<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Genel Paylaşım Forumu ,Türkçe Forum Sitesi, Güncel Forumlar - Sanatçılar]]></title>
		<link>https://www.forumteams.com/</link>
		<description><![CDATA[Genel Paylaşım Forumu ,Türkçe Forum Sitesi, Güncel Forumlar - https://www.forumteams.com]]></description>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 01:50:44 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Aleyna Tilki Kimdir? | Türk Şarkıcı]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-aleyna-tilki-kimdir-turk-sarkici.html</link>
			<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 20:14:32 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=887">x(-Clipper-)x</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-aleyna-tilki-kimdir-turk-sarkici.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://i.imgur.com/SnBgy6x.jpeg" loading="lazy"  alt="[Resim: SnBgy6x.jpeg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aleyna Tilki (28 Mart 2000, Konya), Türk şarkıcıdır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayatı ve kariyeri</span><br />
Aleyna Tilki, 28 Mart 2000'de Of, Trabzonlu bir anne ve Konyalı Rusya göçmeni bir babanın kızı olarak Konya'da doğdu. Yetenek Sizsiniz Türkiye yarışmasına katılmasıyla ilk kez televizyonlarda görüldü. Ağustos 2016'da Türk besteci ve aranjör Emrah Karaduman'ın "Cevapsız Çınlama" adlı parçasında vokal olarak yer aldı. Parçanın YouTube'da yayınlanan klibi 2016'da Türkiye'de en çok izlenen videoklip oldu ve bir yıl içinde 480 milyondan fazla izlendi. Böylece en çok izlenen Türkçe şarkı klibi unvanını yakaladı. Şarkı ise MusicTopTR Resmî Listesi'nde 2 numaraya kadar yükseldi. Tilki, Temmuz 2017'de ilk solo parçası "Sen Olsan Bari"yi yayımladı ve Türkiye'de aynı listede 1 numara oldu.<br />
<br />
Çıkışının ilk aylarında içkili mekânlarda sahne alması, reşit olmadığı gerekçesiyle toplumun bir kesiminin tepkisini çekti. Kasım 2016'da Diyarbakır'daki bir konseri sırasında mekâna iki el yapımı ses bombası atıldı.<br />
<br />
5 Haziran 2019'da Tilki, Emrah Karaduman ile Yıldız Tilbe'nin Yıldızlı Şarkıları albümünde yer alan "Yalnız Çiçek" şarkısını klibi ile yayınladı. Şarkı video klip izlenme ölçüm platformunda 24 saatte en fazla izlenen klip kategorisinde üçüncü sırada yer aldı.<br />
<br />
2019 yılında Tilki'nin Cornetto için hazırladığı yaz şarkısı "Nasılsın Aşkta” klibi YouTube’da 8 Mayıs 2019 gününde dünya genelinde en çok izlenen video oldu.<br />
<br />
Tilki, Mayıs 2019'da dünyanın en büyük müzik şirketlerinden Warner Music Group ile anlaşma imzaladı ve sonrasında Tilki'nin şirketle bir İngilizce albüm ve 4 parça yapacağını açıklandı. Bu onu bu şirketle çalışan ilk Türk şarkıcı yaptı.<br />
<br />
Aleyna Tilki, 2019'da çektiği 'Nasılsın Aşkta' isimli klibinde LGBT bayrağına yer verdikten sonra 2020 yılının Haziran ayında X (sosyal ağ) (eski adıyla Twitter) üzerinden "Aşk her yerdedir, her şekildedir.... Rengarenktir... Tarifini bir kalıba sığdıramaz, aşkı yorumlayamazsınız... Aşk kalıpsızdır, sınırsızdır, şekilsizdir ve tanımı herkese göre başkadır. Gerçekten kalpten gelen bir aşk, özdür ve bunu yaşama şekli kişinin kendine özgüdür..." yazarak LGBT destekçisi olduğunu açıkça ilan etmiştir.<br />
<br />
2020 yılında Acun Ilıcalı'nın sahibi olduğu Exxen'de bir dizi'de oynamak için anlaştı. 2021 yılında başlayan İşte Bu Benim Masalım dizisinde başrolleri Cemal Can Canseven ile paylaşmaktadır.<br />
<br />
26 Şubat 2021 tarihinde Dua Lipa, Sarah Hudson ve Coffee'nin sözlerini yazdığı; Diplo, King Henry ve Jr. Blender'ın bestelediği "Retrograde" adlı ilk İngilizce şarkısının video klibi yayınlandı. 2021'de dönemin TRT Genel Müdürü İbrahim Eren'in, Türkiye’nin Eurovision’a katılımı konusunda çalışmalara başladığını açıklaması üzerine katılan ilk ismin Aleyna Tilki olacağı konusunda söylentiler internet ortamında dolaşmaya başladı. Bunun üzerine Aleyna Tilki, Türkiye'yi Avrupa'da değil tüm dünyada tanıtmak istediğini bu yüzden Eurovision'a katılmayı planlamadığını açıklamıştır.<br />
<br />
Çorum’un Osmancık Belediyesi, şarkıcı Aleyna Tilki’nin ilçede 24 Eylül 2022'de vereceği konseri, Aleyna Tilki’nin 18 Eylül 2022'de, İstanbul’da yapılan LGBT karşıtı yürüyüşle ilgili paylaşımı nedeniyle iptal ettiğini açıkladı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Albümleri</span><br />
2016 - Cevapsız Çınlama (Emrah Karaduman ile)(single)<br />
2017 - Sen Olsan Bari (single)<br />
2018 - Yalnız Çiçek (Yıldız Tilbe'nin Yıldızlı Şarkıları) (single)<br />
2018 - Dipsiz Kuyum (single)<br />
2018 - Sevmek Yok (single)<br />
2019 - Nasılsın Aşkta (single)<br />
2020 - Yalan (single)<br />
2020 - Bu Benim Masalım (single)<br />
2021 - Nehir" (İşte Bu Benim Masalım Dizi Müziği) (single)<br />
Filmleri ve Dizileri<br />
2021 - İşte Bu Benim Masalım (Aleyna) (Tv Dizisi)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://i.imgur.com/SnBgy6x.jpeg" loading="lazy"  alt="[Resim: SnBgy6x.jpeg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aleyna Tilki (28 Mart 2000, Konya), Türk şarkıcıdır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayatı ve kariyeri</span><br />
Aleyna Tilki, 28 Mart 2000'de Of, Trabzonlu bir anne ve Konyalı Rusya göçmeni bir babanın kızı olarak Konya'da doğdu. Yetenek Sizsiniz Türkiye yarışmasına katılmasıyla ilk kez televizyonlarda görüldü. Ağustos 2016'da Türk besteci ve aranjör Emrah Karaduman'ın "Cevapsız Çınlama" adlı parçasında vokal olarak yer aldı. Parçanın YouTube'da yayınlanan klibi 2016'da Türkiye'de en çok izlenen videoklip oldu ve bir yıl içinde 480 milyondan fazla izlendi. Böylece en çok izlenen Türkçe şarkı klibi unvanını yakaladı. Şarkı ise MusicTopTR Resmî Listesi'nde 2 numaraya kadar yükseldi. Tilki, Temmuz 2017'de ilk solo parçası "Sen Olsan Bari"yi yayımladı ve Türkiye'de aynı listede 1 numara oldu.<br />
<br />
Çıkışının ilk aylarında içkili mekânlarda sahne alması, reşit olmadığı gerekçesiyle toplumun bir kesiminin tepkisini çekti. Kasım 2016'da Diyarbakır'daki bir konseri sırasında mekâna iki el yapımı ses bombası atıldı.<br />
<br />
5 Haziran 2019'da Tilki, Emrah Karaduman ile Yıldız Tilbe'nin Yıldızlı Şarkıları albümünde yer alan "Yalnız Çiçek" şarkısını klibi ile yayınladı. Şarkı video klip izlenme ölçüm platformunda 24 saatte en fazla izlenen klip kategorisinde üçüncü sırada yer aldı.<br />
<br />
2019 yılında Tilki'nin Cornetto için hazırladığı yaz şarkısı "Nasılsın Aşkta” klibi YouTube’da 8 Mayıs 2019 gününde dünya genelinde en çok izlenen video oldu.<br />
<br />
Tilki, Mayıs 2019'da dünyanın en büyük müzik şirketlerinden Warner Music Group ile anlaşma imzaladı ve sonrasında Tilki'nin şirketle bir İngilizce albüm ve 4 parça yapacağını açıklandı. Bu onu bu şirketle çalışan ilk Türk şarkıcı yaptı.<br />
<br />
Aleyna Tilki, 2019'da çektiği 'Nasılsın Aşkta' isimli klibinde LGBT bayrağına yer verdikten sonra 2020 yılının Haziran ayında X (sosyal ağ) (eski adıyla Twitter) üzerinden "Aşk her yerdedir, her şekildedir.... Rengarenktir... Tarifini bir kalıba sığdıramaz, aşkı yorumlayamazsınız... Aşk kalıpsızdır, sınırsızdır, şekilsizdir ve tanımı herkese göre başkadır. Gerçekten kalpten gelen bir aşk, özdür ve bunu yaşama şekli kişinin kendine özgüdür..." yazarak LGBT destekçisi olduğunu açıkça ilan etmiştir.<br />
<br />
2020 yılında Acun Ilıcalı'nın sahibi olduğu Exxen'de bir dizi'de oynamak için anlaştı. 2021 yılında başlayan İşte Bu Benim Masalım dizisinde başrolleri Cemal Can Canseven ile paylaşmaktadır.<br />
<br />
26 Şubat 2021 tarihinde Dua Lipa, Sarah Hudson ve Coffee'nin sözlerini yazdığı; Diplo, King Henry ve Jr. Blender'ın bestelediği "Retrograde" adlı ilk İngilizce şarkısının video klibi yayınlandı. 2021'de dönemin TRT Genel Müdürü İbrahim Eren'in, Türkiye’nin Eurovision’a katılımı konusunda çalışmalara başladığını açıklaması üzerine katılan ilk ismin Aleyna Tilki olacağı konusunda söylentiler internet ortamında dolaşmaya başladı. Bunun üzerine Aleyna Tilki, Türkiye'yi Avrupa'da değil tüm dünyada tanıtmak istediğini bu yüzden Eurovision'a katılmayı planlamadığını açıklamıştır.<br />
<br />
Çorum’un Osmancık Belediyesi, şarkıcı Aleyna Tilki’nin ilçede 24 Eylül 2022'de vereceği konseri, Aleyna Tilki’nin 18 Eylül 2022'de, İstanbul’da yapılan LGBT karşıtı yürüyüşle ilgili paylaşımı nedeniyle iptal ettiğini açıkladı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Albümleri</span><br />
2016 - Cevapsız Çınlama (Emrah Karaduman ile)(single)<br />
2017 - Sen Olsan Bari (single)<br />
2018 - Yalnız Çiçek (Yıldız Tilbe'nin Yıldızlı Şarkıları) (single)<br />
2018 - Dipsiz Kuyum (single)<br />
2018 - Sevmek Yok (single)<br />
2019 - Nasılsın Aşkta (single)<br />
2020 - Yalan (single)<br />
2020 - Bu Benim Masalım (single)<br />
2021 - Nehir" (İşte Bu Benim Masalım Dizi Müziği) (single)<br />
Filmleri ve Dizileri<br />
2021 - İşte Bu Benim Masalım (Aleyna) (Tv Dizisi)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Burak Ayaz Kimdir?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-burak-ayaz-kimdir.html</link>
			<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 09:59:25 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=991">gallerprensi</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-burak-ayaz-kimdir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Burak Ayaz (d. 1992, istanbul), türk müzik prodüktörü, ses mühendisi ve teknoloji girişimcisidir</span>. istanbul bilgi üniversitesi müzik bölümü’nden mezun olan ayaz, 2014 yılından itibaren birçok tanınmış sanatçıyla çalışarak müzik prodüksiyonu ve sahne teknolojileri alanlarında kapsamlı deneyim kazanmıştır.<br />
<br />
2018 yılında kendi stüdyosunu kurarak sanatçılara müzik prodüksiyon, kayıt, mix ve mastering hizmetleri sunmaya başlamıştır. aynı zamanda <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">apollon unity</span> müzik şirketi ve bağlı markaların yönetiminde aktif rol almaktadır.<br />
<br />
Ayaz, görme engellilerin müzik notalarını <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">braille alfabesi</span> temelli titreşim teknolojisi aracılığıyla okuyabilmelerini sağlayan yenilikçi bir cihazın da geliştiricisidir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2025 teknofest’te sergilenen bu proje</span>, görme engellilere müzik eğitimi ve nota okuma konusunda yeni olanaklar sunmaktadır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Musicxml </span>formatıyla uyumlu çalışan cihaz, türk patent ve marka kurumu tarafından tescillenmiş olup, ticarileştirme süreci devam etmektedir.<br />
<br />
<a href="https://www.forumteams.com/yonlendir.php?url=https://www.posta.com.tr/gundem/gorme-engellilere-nota-okuma-cihazi-2923843" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.posta.com.tr/gundem/gorme-en...zi-2923843</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Burak Ayaz (d. 1992, istanbul), türk müzik prodüktörü, ses mühendisi ve teknoloji girişimcisidir</span>. istanbul bilgi üniversitesi müzik bölümü’nden mezun olan ayaz, 2014 yılından itibaren birçok tanınmış sanatçıyla çalışarak müzik prodüksiyonu ve sahne teknolojileri alanlarında kapsamlı deneyim kazanmıştır.<br />
<br />
2018 yılında kendi stüdyosunu kurarak sanatçılara müzik prodüksiyon, kayıt, mix ve mastering hizmetleri sunmaya başlamıştır. aynı zamanda <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">apollon unity</span> müzik şirketi ve bağlı markaların yönetiminde aktif rol almaktadır.<br />
<br />
Ayaz, görme engellilerin müzik notalarını <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">braille alfabesi</span> temelli titreşim teknolojisi aracılığıyla okuyabilmelerini sağlayan yenilikçi bir cihazın da geliştiricisidir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2025 teknofest’te sergilenen bu proje</span>, görme engellilere müzik eğitimi ve nota okuma konusunda yeni olanaklar sunmaktadır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Musicxml </span>formatıyla uyumlu çalışan cihaz, türk patent ve marka kurumu tarafından tescillenmiş olup, ticarileştirme süreci devam etmektedir.<br />
<br />
<a href="https://www.forumteams.com/yonlendir.php?url=https://www.posta.com.tr/gundem/gorme-engellilere-nota-okuma-cihazi-2923843" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.posta.com.tr/gundem/gorme-en...zi-2923843</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Müziğin Deli Irmağı: Sezen, Onno Ve Aysel’in Hikayesi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-muzigin-deli-irmagi-sezen-onno-ve-aysel%E2%80%99in-hikayesi.html</link>
			<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 09:52:24 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=991">gallerprensi</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-muzigin-deli-irmagi-sezen-onno-ve-aysel%E2%80%99in-hikayesi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sözlerin, notaların ve seslerin büyük buluşmalarında bugün Sezen Aksu ile Onno Tunç, Aysel Gürel, Atilla Özdemiroğlu ve Uzay Heparı var. Olağanüstü şarkı sözleri, olağanüstü besteler ve o dokunaklı ses. Sezen ve Onno. Onlarınki müziğin aşka, aşkın müziğe karıştığı tutkulu bir ortaklıktı. Ve bir de Deli Kadın şahidi oldu bu aşka. Adı Aysel Gürel. Öyle şarkılar döküldü ki bu üçlünün Deli Akan Irmağından. Türkiye’de pop müzik 20 yıla yakın bir süre o ırmaktan beslendi.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu müzik dünyasına ilk kez 1975 yılında adım atar. İzmir’de hazırladığı deneme kaydını İstanbul’a </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Melodi Plak</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> firmasına gönderir ve ilk plak anlaşmasına böyle imza atar. Ancak plak ilgi görmez. Sezen Aksu yine de işin peşini bırakmaz ve bu defa </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Atilla Özdemiroğlu</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> ve </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Şanar Yurdatapan</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’ın sahibi olduğu dönemin önemli yapım firmalarından </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Şat Yapımı </span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">arar.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu 1976 yılında </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Doğan Plak</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’tan çıkan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Kusura Bakma,</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Yaşanmamış Yıllar</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> 45'liğiyle yavaş yavaş adını duyurmaya başlar.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">1977 yılının ikinci yarısında Sezen Aksu </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Kent Plak</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’a transfer olur. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Kent Plak</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> etiketli ilk 45'lik olan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Kaybolan Yıllar, Neye Yarar</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> büyük başarı kazanır. Sezen Aksu daha yolun çok başında Türk popuna bir klasik kazandırmıştır. Sezen’in bugünkü Sezen olacağının ilk sinyalini aslında </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Kaybolan Yıllar </span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">veriyor belki de dinleyiciye.</span></span><br />
<br />
“Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler, şimdi bana seninle bir ömür vadetseler, şimdi bana yeniden ister misin deseler, tek bir söz bile söylemeye hakkım yok.”<br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">1978 yılında </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Serçe </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">adlı duble albüm piyasaya sürülür. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Hurşit Yeni Gün</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’ün düzenlemelerini yaptığı albümde ağırlıklı olarak Sezen Aksu’nun besteleri vardır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">1981 yılında Sezen Aksu yeni albümü için yıllar sonra tekrar Atilla Özdemiroğlu ile çalışmaya başlar. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Ağlamak Güzeldir</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> adını taşıyan bu albümde 5 şarkının bestesi, 8 şarkınınsa düzenlemesi Atilla Özdemiroğlu tarafından yapılmıştır. Ağlamak Güzeldir albümüne bir bestesi ve düzenlemesiyle Onno Tunç da dahil olur.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu’nun bir sonraki albümü Firuze’de Atilla Özdemiroğlu’nun yanı sıra Aysel Gürel ve Onno Tunç ile çalışmaya devam eder. Albüme adını veren Atilla Özdemiroğlu bestesi </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Firuze</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’nin doğumun sancılı olur. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Firuze </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">şarkısı kısa sürede ülke çapında büyük fırtınalar koparır. Sezen Aksu’yu çok daha büyük kalabalıklara taşıyan bu şarkı Aysel Gürel’in de </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]söz yazarı</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> olarak dönüm noktalarından biri oldu.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu ve Onno Tunç’un arasındaki yakınlığı zamanla bir aşka dönüşür. Müzikal öngörüsü çok yüksek bu iki müzisyenin yanlarına Aysel Gürel’i de alarak daha önce yapılmamış yeni bir şeyler üretme çabası 1984 yılında piyasaya çıkan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sen Ağlama</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> albümüyle taçlanır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sen Ağlama</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> ile girdiği bu yeni yola 1986 yılında yayınlanan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Git </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">ile devam eder. Sesinde ve şarkı söyleme stilinde de belirgin bir değişiklik vardır artık. Bunu Onno Tunç ile geceli gündüzlü süren müzik mesaisine borçludur.</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Git</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">, </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Beni Unutma</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">, </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Değer mi</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">? </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Ünzile </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">ve yalnızca sitem gibi şarkıların büyük ilgi gördüğü </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Git </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">albümüyle Sezen Aksu Aysel Gürel ve Onno Tunç ortaklığının başarısı tescilleniyor.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Bir yandan fırtınalı bir aşk yaşamaktadır Onno ve Sezen. Bir gün küsüp bir gün barışırlar. Sevgisinin de kavgasının da dozu yüksektir bu aşkın. Her yaşadıkları bir şarkıya dökülür sonra. Sezen Aksu yıllar sonra bir konserinde bu durumu şöyle itiraf edecektir:</span></span> <br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">“Git, geri dön, dur gitme. Bu trafik polisi şarkılarını ben hep Onno’ya yazdım.”</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sıradan insanların hayatlarına sığmayacak bir aşktır. Bir öyküdür onlarınki. Kim bilir belki de bu yüzden bu denli benimsenir sevilir o şarkılar. Gerçek olduklarını, gerçek aşkı anlattıklarını bilir herkes. Ve belki de böylesi aşklar yaşamayı özler.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Yalnızca aşk şarkıları çıkmıyordur elbette. Aksu, Gürel ve Tunç ortaklığından. Üçlünün </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]toplumsal </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">ve </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]dünyevi </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">meseleler üzerindeki hassasiyetleri de dizelere dökülür. Sen Ağlama albümünde </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]1945 </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">şarkısıyla </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]İkinci Dünya Savaşı’nda ölen çocuklara</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> ağıt yakılırken, </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Git </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">albümünde birkaç koyun karşılığında erken yaşta evlendirilen </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Ünzile</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’nin dramı anlatılmaktadır.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">1988'de yayınlanan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sezen Aksu 88</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> ve bir yıl sonra çıkan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sezen Aksu Söylüyor</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’da farklı besteci ve söz yazarlarına yer verilse de Onno Tunç yine başroldedir. Bu albümde yer alan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Son Bakış</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> şarkısının yıllar sonra genç yaşta idam edilen </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Erdal Eren’</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">e yazıldığı açıklanacaktır.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sezen Aksu Söylüyor</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> albümünden sonra Aksu ve Tunç onlarla birlikte çalışan genç yeteneklere de destek olmak üzere kolları sıvar. İlk proje </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Aşkın Nur Yengi</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> için yapılır. Yengi’nin ilk albümü </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sevgiliye</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> Türk Pop Müziği’ne taze kan getirir.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu ve Onno Tunç kendi serüvenlerine 1991'de</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b] Gülümse</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> albümüyle devam eder. 1991'de yayınlanan bu albüm 90'lar boyunca bir furyaya dönüşecek yeni nesil Türk pop müziğinde başlangıç albümlerinden biri kabul edilecektir. Ne var ki Sezen Aksu bu albümün kendi tabiriyle kanlı bıçaklı hazırlandığını anlatır.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Bu sancılı süreç hem ikili hem de Türk pop tarihi için bir dönüm noktası olacak albümü doğurmuştur aslında. Sezen Aksu ve Onno Tunç’un bu albümle gençleşen ve temposu yükselen müziği birçok isme de yol gösterici olacaktır. Nitekim sözlerini Aysel Gürel’in yazdığı bestesini Onno Tunç’un yaptığı </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Hadi Bakalım</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> yeni bir akımın başlangıcı olur. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Gülümse </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">albümü bu gelgitli ilişkinin de müzikal ortaklığında sonu olur.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">1993 yılında Sezen Aksu kendi kanatlarıyla uçmaya başlarken Onno Tunç da Nilüfer, Zerrin Özer ve Zuhal Olcay gibi isimlerle çalışmaya başlar. Ancak aralarındaki bitmeyen aşk birbirlerine uzaktan yazdıkları şarkılarla aslında herkesin gözü önünde yaşanmaya devam etmektedir.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Aynı dönem Sezen Aksu ile Ayşel Gürel ortaklığı da son bulmuştur. Ayşel Gürel Onno Tunç ile çalışmaya devam eder ama Sezen Aksu’nun yeni albümlerinde onun imzası görülmez. Sezen Aksu müzik yolculuğunda Onno Tunç’un eksikliğini genç bir müzisyenle </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Uzay Heparı</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’yla kapatmayı dener. Sonuç umulandan da iyi olur. Uzay Heparı-Sezen Aksu ortaklığı ilk kez 1991 yılında yayınlanan İkinci Aşkın Nur Yengi albümü </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Hesap Ver</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> de kendini gösterir.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">1992 yılında </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sertab Erener</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’in ilk albümü </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sakin Ol</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> ve 1993 yılında </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Levent Yüksel</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’in ilk albümü </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Medcezir </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">yayınlanır ve bu iki albüme de Sezen Aksu Uzay Heparı ortaklığı damgasını vurur. Uzay Heparı ve Sezen Aksu 1993 yılında önce Aşkın Nur Yengi’nin </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sıramı Bekliyorum</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> adlı üçüncü albümü için çalışır, ardından da Sezen Aksu’nun yeni albümü </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Deli Kızın Türküsü</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> için kolları sıvarlar. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Deli Kızın Türküsü</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> Sezen Aksu’nun müziğindeki değişimin habercisi olmakla kalmaz, Uzay Heparı’nın müzik dünyasındaki rüştünü de bir kez daha ispat eder.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu ve Uzay Heparı işbirliği 1994 yılında önce Nükhet Duru’nun yeni albümünde, ardından da Serdar Erener’in Lal adlı albümünde kendini gösterir. Her iki projede büyük beğeni toplar. Ancak aynı yılın Mayıs ayında beklenmedik bir kaza bu büyük buluşmanın sonunu hazin bir biçimde getirir. 20 Mayıs 1994 gecesi geçirdiği motosiklet kazasında ağır yaralanan Uzay Heparı, 31 Mayıs 1994 gecesi hayata gözlerini yumar.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Uzay Heparı’nın ani ölümü Sezen Aksu’nun kolunu kanadını kırmıştır. 1995 yılında yayınlanan Yeni Sezen Aksu albümü </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Işık Doğudan Yükselir’</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">de </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Fahir Atakoğlu</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">, </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Arto Tunç</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> ve </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Atilla Özdemiroğlu</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> gibi müzisyenlerden destek alır Sezen Aksu. Onno Tunç ise sadece albüme adını veren enstrümantal eserin bestecisidir. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Işık Doğudan Yükselir</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> etnik seslerin, sazların ve melodilerin hakim olduğu bir albümdür. Ve alışageldiğimiz Sezen Aksu tarzından çok farklıdır. O günlerde Sezen Aksu ve Onno Tunç arasındaki buzlar erir ve ikili Levent Yüksel’in ikinci albümü için tekrar birlikte çalışmaya başlarlar. Sezen Aksu’nun Uzay Heparı için yazdığı </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Yas </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">adlı şarkı bu albümde yer alır.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Ancak ne garip bir tesadüftür ki, bu albümün piyasaya verilmesinden tam altı ay sonra, 14 Ocak 1996'da bu defa Onno Tunç’un ani ölüm haberi gelir. Kendi kullandığı uçağın düşmesi sonucu 47 yaşında hayatını kaybeder Onno Tunç. Sezen Aksu’nun Uzay Heparı için yazdığı yas, o günlerde Onno Tunç’un ardından çalınır ve söylenir.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu 1996 yazında Onno Tunç anısına başkalarına verdiği besteleri yorumladığı bir albüm yapar. Düş Bahçeleri adını verdiği bu albümde Sezen Onno’ya Yarası Saklım şarkısıyla veda eder. </span></span><br />
<br />
“Beni yarına al, yarası saklım. Üzerime hatıram yağıyor. Bu yokluk yaktı bizi.”<br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">1998'de yayınladığı Adı Bende Saklı albümünde Onno Tunç’a bu kez Şimal Yıldızı’yla seslenecektir. Sezen Aksu, Kara Sevdam dediği Onno Tunç’a yıllar içinde başka şarkılarda yazmaya, aşkını şarkılarda canlı tutmaya devam eder.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu ile Aysel Gürel’i yıllar sonra yeniden buluşturan albümse 2000 tarihli </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Deliveren </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">olur. Bu albümde Aysel Gürel, </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Okudum Da</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> adlı sözleriyle yer alır. 2007'nin son günlerinde Aysel Gürel’e akciğer kanseri teşhisi konur. Sezen Aksu, hastanede Gürel’in son gününe dek başucundan hiç ayrılmayacaktır. Aysel Gürel, 17 Şubat 2008'de 79 yaşında hayata veda eder. Ölümünün ardından sözlerinin tamamı Aysel Gürel’e ait yeni şarkılardan oluşan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Çınar </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">albümü yayınlanır. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Nilüfer</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’den </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Nükhet Duru</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’ya birçok ismin yer aldığı albüme Sezen Aksu bestesini yaptığı </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]O Kadın</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> şarkısıyla katılır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Aysel Gürel için 2013 yazında yapılan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Saygı </span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">albümü Aysel’in de Sezen Aksu bu kez adeta Aysel Gürel’in kendi hikayesini anlattığı </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sır </span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">adlı şarkısını yorumlar. “</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Efsane kadın kimdi aşkın? Sordular ama hiç bakmadı.</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">” Efsane kadın Aysel’di. Onno ve Uzay gibi Sezen’i yalnız bırakmıştır bu dünyada. Birlikte ürettikleri şarkılarsa Sezen Aksu’nun ve bütün müzik severlerin yol arkadaşı olmaya devam ediyor.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sözlerin, notaların ve seslerin büyük buluşmalarında bugün Sezen Aksu ile Onno Tunç, Aysel Gürel, Atilla Özdemiroğlu ve Uzay Heparı var. Olağanüstü şarkı sözleri, olağanüstü besteler ve o dokunaklı ses. Sezen ve Onno. Onlarınki müziğin aşka, aşkın müziğe karıştığı tutkulu bir ortaklıktı. Ve bir de Deli Kadın şahidi oldu bu aşka. Adı Aysel Gürel. Öyle şarkılar döküldü ki bu üçlünün Deli Akan Irmağından. Türkiye’de pop müzik 20 yıla yakın bir süre o ırmaktan beslendi.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu müzik dünyasına ilk kez 1975 yılında adım atar. İzmir’de hazırladığı deneme kaydını İstanbul’a </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Melodi Plak</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> firmasına gönderir ve ilk plak anlaşmasına böyle imza atar. Ancak plak ilgi görmez. Sezen Aksu yine de işin peşini bırakmaz ve bu defa </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Atilla Özdemiroğlu</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> ve </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Şanar Yurdatapan</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’ın sahibi olduğu dönemin önemli yapım firmalarından </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Şat Yapımı </span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">arar.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu 1976 yılında </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Doğan Plak</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’tan çıkan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Kusura Bakma,</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Yaşanmamış Yıllar</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> 45'liğiyle yavaş yavaş adını duyurmaya başlar.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">1977 yılının ikinci yarısında Sezen Aksu </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Kent Plak</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’a transfer olur. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Kent Plak</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> etiketli ilk 45'lik olan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Kaybolan Yıllar, Neye Yarar</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> büyük başarı kazanır. Sezen Aksu daha yolun çok başında Türk popuna bir klasik kazandırmıştır. Sezen’in bugünkü Sezen olacağının ilk sinyalini aslında </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Kaybolan Yıllar </span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">veriyor belki de dinleyiciye.</span></span><br />
<br />
“Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler, şimdi bana seninle bir ömür vadetseler, şimdi bana yeniden ister misin deseler, tek bir söz bile söylemeye hakkım yok.”<br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">1978 yılında </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Serçe </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">adlı duble albüm piyasaya sürülür. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Hurşit Yeni Gün</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’ün düzenlemelerini yaptığı albümde ağırlıklı olarak Sezen Aksu’nun besteleri vardır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">1981 yılında Sezen Aksu yeni albümü için yıllar sonra tekrar Atilla Özdemiroğlu ile çalışmaya başlar. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Ağlamak Güzeldir</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> adını taşıyan bu albümde 5 şarkının bestesi, 8 şarkınınsa düzenlemesi Atilla Özdemiroğlu tarafından yapılmıştır. Ağlamak Güzeldir albümüne bir bestesi ve düzenlemesiyle Onno Tunç da dahil olur.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu’nun bir sonraki albümü Firuze’de Atilla Özdemiroğlu’nun yanı sıra Aysel Gürel ve Onno Tunç ile çalışmaya devam eder. Albüme adını veren Atilla Özdemiroğlu bestesi </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Firuze</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’nin doğumun sancılı olur. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Firuze </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">şarkısı kısa sürede ülke çapında büyük fırtınalar koparır. Sezen Aksu’yu çok daha büyük kalabalıklara taşıyan bu şarkı Aysel Gürel’in de </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]söz yazarı</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> olarak dönüm noktalarından biri oldu.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu ve Onno Tunç’un arasındaki yakınlığı zamanla bir aşka dönüşür. Müzikal öngörüsü çok yüksek bu iki müzisyenin yanlarına Aysel Gürel’i de alarak daha önce yapılmamış yeni bir şeyler üretme çabası 1984 yılında piyasaya çıkan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sen Ağlama</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> albümüyle taçlanır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sen Ağlama</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> ile girdiği bu yeni yola 1986 yılında yayınlanan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Git </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">ile devam eder. Sesinde ve şarkı söyleme stilinde de belirgin bir değişiklik vardır artık. Bunu Onno Tunç ile geceli gündüzlü süren müzik mesaisine borçludur.</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Git</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">, </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Beni Unutma</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">, </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Değer mi</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">? </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Ünzile </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">ve yalnızca sitem gibi şarkıların büyük ilgi gördüğü </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Git </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">albümüyle Sezen Aksu Aysel Gürel ve Onno Tunç ortaklığının başarısı tescilleniyor.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Bir yandan fırtınalı bir aşk yaşamaktadır Onno ve Sezen. Bir gün küsüp bir gün barışırlar. Sevgisinin de kavgasının da dozu yüksektir bu aşkın. Her yaşadıkları bir şarkıya dökülür sonra. Sezen Aksu yıllar sonra bir konserinde bu durumu şöyle itiraf edecektir:</span></span> <br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">“Git, geri dön, dur gitme. Bu trafik polisi şarkılarını ben hep Onno’ya yazdım.”</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sıradan insanların hayatlarına sığmayacak bir aşktır. Bir öyküdür onlarınki. Kim bilir belki de bu yüzden bu denli benimsenir sevilir o şarkılar. Gerçek olduklarını, gerçek aşkı anlattıklarını bilir herkes. Ve belki de böylesi aşklar yaşamayı özler.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Yalnızca aşk şarkıları çıkmıyordur elbette. Aksu, Gürel ve Tunç ortaklığından. Üçlünün </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]toplumsal </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">ve </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]dünyevi </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">meseleler üzerindeki hassasiyetleri de dizelere dökülür. Sen Ağlama albümünde </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]1945 </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">şarkısıyla </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]İkinci Dünya Savaşı’nda ölen çocuklara</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> ağıt yakılırken, </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Git </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">albümünde birkaç koyun karşılığında erken yaşta evlendirilen </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Ünzile</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’nin dramı anlatılmaktadır.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">1988'de yayınlanan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sezen Aksu 88</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> ve bir yıl sonra çıkan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sezen Aksu Söylüyor</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’da farklı besteci ve söz yazarlarına yer verilse de Onno Tunç yine başroldedir. Bu albümde yer alan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Son Bakış</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> şarkısının yıllar sonra genç yaşta idam edilen </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Erdal Eren’</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">e yazıldığı açıklanacaktır.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sezen Aksu Söylüyor</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> albümünden sonra Aksu ve Tunç onlarla birlikte çalışan genç yeteneklere de destek olmak üzere kolları sıvar. İlk proje </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Aşkın Nur Yengi</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> için yapılır. Yengi’nin ilk albümü </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sevgiliye</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> Türk Pop Müziği’ne taze kan getirir.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu ve Onno Tunç kendi serüvenlerine 1991'de</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b] Gülümse</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> albümüyle devam eder. 1991'de yayınlanan bu albüm 90'lar boyunca bir furyaya dönüşecek yeni nesil Türk pop müziğinde başlangıç albümlerinden biri kabul edilecektir. Ne var ki Sezen Aksu bu albümün kendi tabiriyle kanlı bıçaklı hazırlandığını anlatır.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Bu sancılı süreç hem ikili hem de Türk pop tarihi için bir dönüm noktası olacak albümü doğurmuştur aslında. Sezen Aksu ve Onno Tunç’un bu albümle gençleşen ve temposu yükselen müziği birçok isme de yol gösterici olacaktır. Nitekim sözlerini Aysel Gürel’in yazdığı bestesini Onno Tunç’un yaptığı </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Hadi Bakalım</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> yeni bir akımın başlangıcı olur. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Gülümse </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">albümü bu gelgitli ilişkinin de müzikal ortaklığında sonu olur.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">1993 yılında Sezen Aksu kendi kanatlarıyla uçmaya başlarken Onno Tunç da Nilüfer, Zerrin Özer ve Zuhal Olcay gibi isimlerle çalışmaya başlar. Ancak aralarındaki bitmeyen aşk birbirlerine uzaktan yazdıkları şarkılarla aslında herkesin gözü önünde yaşanmaya devam etmektedir.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Aynı dönem Sezen Aksu ile Ayşel Gürel ortaklığı da son bulmuştur. Ayşel Gürel Onno Tunç ile çalışmaya devam eder ama Sezen Aksu’nun yeni albümlerinde onun imzası görülmez. Sezen Aksu müzik yolculuğunda Onno Tunç’un eksikliğini genç bir müzisyenle </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Uzay Heparı</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’yla kapatmayı dener. Sonuç umulandan da iyi olur. Uzay Heparı-Sezen Aksu ortaklığı ilk kez 1991 yılında yayınlanan İkinci Aşkın Nur Yengi albümü </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Hesap Ver</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> de kendini gösterir.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">1992 yılında </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sertab Erener</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’in ilk albümü </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sakin Ol</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> ve 1993 yılında </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Levent Yüksel</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’in ilk albümü </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Medcezir </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">yayınlanır ve bu iki albüme de Sezen Aksu Uzay Heparı ortaklığı damgasını vurur. Uzay Heparı ve Sezen Aksu 1993 yılında önce Aşkın Nur Yengi’nin </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Sıramı Bekliyorum</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> adlı üçüncü albümü için çalışır, ardından da Sezen Aksu’nun yeni albümü </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Deli Kızın Türküsü</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> için kolları sıvarlar. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Deli Kızın Türküsü</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> Sezen Aksu’nun müziğindeki değişimin habercisi olmakla kalmaz, Uzay Heparı’nın müzik dünyasındaki rüştünü de bir kez daha ispat eder.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu ve Uzay Heparı işbirliği 1994 yılında önce Nükhet Duru’nun yeni albümünde, ardından da Serdar Erener’in Lal adlı albümünde kendini gösterir. Her iki projede büyük beğeni toplar. Ancak aynı yılın Mayıs ayında beklenmedik bir kaza bu büyük buluşmanın sonunu hazin bir biçimde getirir. 20 Mayıs 1994 gecesi geçirdiği motosiklet kazasında ağır yaralanan Uzay Heparı, 31 Mayıs 1994 gecesi hayata gözlerini yumar.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Uzay Heparı’nın ani ölümü Sezen Aksu’nun kolunu kanadını kırmıştır. 1995 yılında yayınlanan Yeni Sezen Aksu albümü </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Işık Doğudan Yükselir’</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">de </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Fahir Atakoğlu</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">, </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Arto Tunç</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> ve </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Atilla Özdemiroğlu</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> gibi müzisyenlerden destek alır Sezen Aksu. Onno Tunç ise sadece albüme adını veren enstrümantal eserin bestecisidir. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Işık Doğudan Yükselir</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> etnik seslerin, sazların ve melodilerin hakim olduğu bir albümdür. Ve alışageldiğimiz Sezen Aksu tarzından çok farklıdır. O günlerde Sezen Aksu ve Onno Tunç arasındaki buzlar erir ve ikili Levent Yüksel’in ikinci albümü için tekrar birlikte çalışmaya başlarlar. Sezen Aksu’nun Uzay Heparı için yazdığı </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Yas </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">adlı şarkı bu albümde yer alır.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Ancak ne garip bir tesadüftür ki, bu albümün piyasaya verilmesinden tam altı ay sonra, 14 Ocak 1996'da bu defa Onno Tunç’un ani ölüm haberi gelir. Kendi kullandığı uçağın düşmesi sonucu 47 yaşında hayatını kaybeder Onno Tunç. Sezen Aksu’nun Uzay Heparı için yazdığı yas, o günlerde Onno Tunç’un ardından çalınır ve söylenir.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu 1996 yazında Onno Tunç anısına başkalarına verdiği besteleri yorumladığı bir albüm yapar. Düş Bahçeleri adını verdiği bu albümde Sezen Onno’ya Yarası Saklım şarkısıyla veda eder. </span></span><br />
<br />
“Beni yarına al, yarası saklım. Üzerime hatıram yağıyor. Bu yokluk yaktı bizi.”<br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">1998'de yayınladığı Adı Bende Saklı albümünde Onno Tunç’a bu kez Şimal Yıldızı’yla seslenecektir. Sezen Aksu, Kara Sevdam dediği Onno Tunç’a yıllar içinde başka şarkılarda yazmaya, aşkını şarkılarda canlı tutmaya devam eder.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sezen Aksu ile Aysel Gürel’i yıllar sonra yeniden buluşturan albümse 2000 tarihli </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Deliveren </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">olur. Bu albümde Aysel Gürel, </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Okudum Da</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> adlı sözleriyle yer alır. 2007'nin son günlerinde Aysel Gürel’e akciğer kanseri teşhisi konur. Sezen Aksu, hastanede Gürel’in son gününe dek başucundan hiç ayrılmayacaktır. Aysel Gürel, 17 Şubat 2008'de 79 yaşında hayata veda eder. Ölümünün ardından sözlerinin tamamı Aysel Gürel’e ait yeni şarkılardan oluşan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Çınar </span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">albümü yayınlanır. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Nilüfer</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’den </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]Nükhet Duru</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">’ya birçok ismin yer aldığı albüme Sezen Aksu bestesini yaptığı </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">[b]O Kadın</span></span></span>[/b]<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font"> şarkısıyla katılır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Aysel Gürel için 2013 yazında yapılan </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Saygı </span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">albümü Aysel’in de Sezen Aksu bu kez adeta Aysel Gürel’in kendi hikayesini anlattığı </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Sır </span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">adlı şarkısını yorumlar. “</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">Efsane kadın kimdi aşkın? Sordular ama hiç bakmadı.</span></span></span><span style="color: #1a2128;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins, sans-serif;" class="mycode_font">” Efsane kadın Aysel’di. Onno ve Uzay gibi Sezen’i yalnız bırakmıştır bu dünyada. Birlikte ürettikleri şarkılarsa Sezen Aksu’nun ve bütün müzik severlerin yol arkadaşı olmaya devam ediyor.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ferdi Tayfur'un Kapsamlı Biyografisi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-ferdi-tayfur-un-kapsamli-biyografisi.html</link>
			<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 13:20:52 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=993">Açelya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-ferdi-tayfur-un-kapsamli-biyografisi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ferdi Tayfur: Biyografi</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğum:</span> 15 Kasım 1945, Kilis<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meslekler:</span> Şarkıcı, Söz Yazarı, Besteci, Oyuncu, Yapımcı, Yönetmen<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Takma Adlar:</span> Ferdi Baba, Milyonların Ferdi'si<br />
Ferdi Tayfur, Türk müziğinin efsanevi isimlerinden biridir. Sadece bir şarkıcı değil, aynı zamanda başarılı bir besteci, söz yazarı, oyuncu ve yönetmendir. "Arabesk-Fantezi" müziğinin en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilir ve "Milyonların Ferdi'si" lakabıyla anılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erken Yaşamı ve Müziğe Başlangıcı</span><br />
<br />
Ferdi Tayfur, 1945 yılında Kilis'te doğdu. Müziğe olan ilgisi çok genç yaşlarda başladı. İlkokuldan sonra bir yandan çeşitli işlerde çalışırken bir yandan da müzikle uğraştı. Kilis'te bir berber dükkanında çıraklık yaptığı dönemde bile saz çalmayı ve şarkı söylemeyi sürdürdü.<br />
Askerliğini yaptıktan sonra, 1968 yılında müzik kariyeri için büyük bir umutla İstanbul'a geldi. İstanbul'daki ilk yılları oldukça zorlu geçti; gece kulüplerinde ve pavyonlarda şarkı söyleyerek hayatta kalmaya çalıştı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Müzik Kariyeri ve Yükselişi</span><br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk Kayıtlar:</span> İlk 45'liklerini 1969-1970 yıllarında çıkardı. "Bebek Mi Olacaksın", "Durmaz Köpürür Dereler" gibi şarkıları erken dönem hitleri arasına girdi.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Büyük Çıkış:</span> Asıl büyük çıkışını 1974 yılında çıkardığı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Çeşme"</span> 45'liği ile yaptı. Bu şarkı, onu Türkiye çapında bir yıldız haline getirdi.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Milyonların Ferdi'si:</span> 1970'lerin sonu ve 1980'ler boyunca arka arkaya çıkardığı albümlerle inanılmaz bir satış başarısı yakaladı. "Huzurum Kalmadı", "Yadeller", "İnsan Sevince" gibi albümleri milyonlarca sattı. Özellikle <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Dünya Tatlısı"</span> (1981) albümü, Türkiye'de o dönem için rekor sayılabilecek satış rakamlarına ulaştı ve lakabının yerleşmesini sağladı.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Müzikal Tarzı:</span> Ferdi Tayfur, şarkılarının çoğunun hem sözlerini hem bestesini kendi yazardı. Şarkı sözlerinde genellikle aşk, ayrılık, hasret, acı ve hayatın zorlukları gibi temaları işledi. "Ferdi Tayfur Müziği" olarak anılan tarzı, arabeskin hüzünlü yapısına fantezi ve pop unsurlarını katarak daha geniş kitlelere hitap etmeyi başardı.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Unutulmaz Şarkılar:</span> "Çeşme", "Yadeller", "Dünya Tatlısı", "Huzurum Kalmadı", "İnsan Sevince", "Kara Çalı", "Nisan Yağmuru", "Yalnızlık", "Batan Güneş", "Ben de Özledim" yüzlerce hitinden sadece birkaçıdır.<br />
<br />
</li>
</ul>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sinema Kariyeri</span><br />
<br />
Ferdi Tayfur, müzikteki başarısını sinemaya da taşıdı. 1970'lerin sonundan itibaren başrol oynadığı filmlerde genellikle "acılı, iyi yürekli, ezilen ama sonunda haklı çıkan" adam tiplemesiyle büyük beğeni topladı.<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk Filmleri:</span> "Çeşme" (film müziği), "Acı" (1971) gibi filmlerle başladı.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yıldızlaşması:</span> "Huzurum Kalmadı" (1977) filmi, sinemadaki dönüm noktası oldu. "Dünya Tatlısı" (1981) filmi ise hem gişe rekorları kırdı hem de unutulmazlar arasına girdi.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yapımcı ve Yönetmen Olarak:</span> Sadece oyuncu olarak değil, birçok filminin yapımcılığını üstlendi ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Yuvanın Temeli"</span> (1983) filmi ile yönetmenlik de yaptı.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Toplam Film Sayısı:</span> 100'ün üzerinde filmde oynadı, yapımcılığını yaptı veya yönetti.<br />
<br />
</li>
</ul>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kişisel Hayatı</span><br />
<br />
Ferdi Tayfur'un hayatı, ilişkileri ve evlilikleriyle de sık sık gündem oldu.<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk Evliliği:</span> 1975 yılında Gülşen Tayfur ile evlendi. Bu evlilikten <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fatoş</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ferdi</span> adında iki çocuğu oldu. Çift 1992'de boşandı.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İkinci Evliliği:</span> 1993 yılında Sevil Tayfur ile evlendi. Bu evlilikten <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Biko (Berk)</span> adında bir oğlu oldu. Bu evlilik de 2016 yılında sona erdi.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Merve Özbey İlişkisi:</span> 2016 yılında, kendisinden 36 yaş küçük şarkıcı Merve Özbey ile olan ilişkisi medyada geniş yer buldu. Çift 2018'de ayrıldı.<br />
<br />
</li>
</ul>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Güncel Yıllar ve Mirası</span><br />
<ul class="mycode_list"><li>Ferdi Tayfur, müzik kariyerine ve konser vermeye aktif olarak devam etmektedir.<br />
</li>
<li>Sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanmakta ve sevenleriyle sık sık iletişim kurmaktadır.<br />
</li>
<li>Türk popüler kültürünün en ikonik ve en çok sevilen isimlerinden biridir. Hem müziği hem de filmleriyle 40 yılı aşkın süredir milyonlarca insanın hayatında iz bırakmıştır.<br />
</li>
<li>"Ferdi Tayfur" ismi, sadece bir sanatçıyı değil, aynı zamanda bir dönemi ve bir müzik tarzını temsil etmektedir.<br />
</li>
</ul>
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Önemli Albümlerinden Seçmeler</span><ul class="mycode_list"><li>Huzurum Kalmadı (1977)<br />
</li>
<li>Yadeller (1979)<br />
</li>
<li>İnsan Sevince (1980)<br />
</li>
<li>Dünya Tatlısı (1981)<br />
</li>
<li>Ben de Özledim (1982)<br />
</li>
<li>Yuvanın Temeli (1983)<br />
</li>
<li>Nisan Yağmuru (1990)<br />
</li>
<li>Mor Güller (1996)<br />
</li>
<li>Ümitlerim Hep Kırıldı (2003)<br />
</li>
<li>Beyaz (2011)<br />
</li>
</ul>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ferdi Tayfur: Biyografi</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğum:</span> 15 Kasım 1945, Kilis<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meslekler:</span> Şarkıcı, Söz Yazarı, Besteci, Oyuncu, Yapımcı, Yönetmen<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Takma Adlar:</span> Ferdi Baba, Milyonların Ferdi'si<br />
Ferdi Tayfur, Türk müziğinin efsanevi isimlerinden biridir. Sadece bir şarkıcı değil, aynı zamanda başarılı bir besteci, söz yazarı, oyuncu ve yönetmendir. "Arabesk-Fantezi" müziğinin en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilir ve "Milyonların Ferdi'si" lakabıyla anılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erken Yaşamı ve Müziğe Başlangıcı</span><br />
<br />
Ferdi Tayfur, 1945 yılında Kilis'te doğdu. Müziğe olan ilgisi çok genç yaşlarda başladı. İlkokuldan sonra bir yandan çeşitli işlerde çalışırken bir yandan da müzikle uğraştı. Kilis'te bir berber dükkanında çıraklık yaptığı dönemde bile saz çalmayı ve şarkı söylemeyi sürdürdü.<br />
Askerliğini yaptıktan sonra, 1968 yılında müzik kariyeri için büyük bir umutla İstanbul'a geldi. İstanbul'daki ilk yılları oldukça zorlu geçti; gece kulüplerinde ve pavyonlarda şarkı söyleyerek hayatta kalmaya çalıştı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Müzik Kariyeri ve Yükselişi</span><br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk Kayıtlar:</span> İlk 45'liklerini 1969-1970 yıllarında çıkardı. "Bebek Mi Olacaksın", "Durmaz Köpürür Dereler" gibi şarkıları erken dönem hitleri arasına girdi.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Büyük Çıkış:</span> Asıl büyük çıkışını 1974 yılında çıkardığı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Çeşme"</span> 45'liği ile yaptı. Bu şarkı, onu Türkiye çapında bir yıldız haline getirdi.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Milyonların Ferdi'si:</span> 1970'lerin sonu ve 1980'ler boyunca arka arkaya çıkardığı albümlerle inanılmaz bir satış başarısı yakaladı. "Huzurum Kalmadı", "Yadeller", "İnsan Sevince" gibi albümleri milyonlarca sattı. Özellikle <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Dünya Tatlısı"</span> (1981) albümü, Türkiye'de o dönem için rekor sayılabilecek satış rakamlarına ulaştı ve lakabının yerleşmesini sağladı.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Müzikal Tarzı:</span> Ferdi Tayfur, şarkılarının çoğunun hem sözlerini hem bestesini kendi yazardı. Şarkı sözlerinde genellikle aşk, ayrılık, hasret, acı ve hayatın zorlukları gibi temaları işledi. "Ferdi Tayfur Müziği" olarak anılan tarzı, arabeskin hüzünlü yapısına fantezi ve pop unsurlarını katarak daha geniş kitlelere hitap etmeyi başardı.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Unutulmaz Şarkılar:</span> "Çeşme", "Yadeller", "Dünya Tatlısı", "Huzurum Kalmadı", "İnsan Sevince", "Kara Çalı", "Nisan Yağmuru", "Yalnızlık", "Batan Güneş", "Ben de Özledim" yüzlerce hitinden sadece birkaçıdır.<br />
<br />
</li>
</ul>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sinema Kariyeri</span><br />
<br />
Ferdi Tayfur, müzikteki başarısını sinemaya da taşıdı. 1970'lerin sonundan itibaren başrol oynadığı filmlerde genellikle "acılı, iyi yürekli, ezilen ama sonunda haklı çıkan" adam tiplemesiyle büyük beğeni topladı.<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk Filmleri:</span> "Çeşme" (film müziği), "Acı" (1971) gibi filmlerle başladı.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yıldızlaşması:</span> "Huzurum Kalmadı" (1977) filmi, sinemadaki dönüm noktası oldu. "Dünya Tatlısı" (1981) filmi ise hem gişe rekorları kırdı hem de unutulmazlar arasına girdi.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yapımcı ve Yönetmen Olarak:</span> Sadece oyuncu olarak değil, birçok filminin yapımcılığını üstlendi ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Yuvanın Temeli"</span> (1983) filmi ile yönetmenlik de yaptı.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Toplam Film Sayısı:</span> 100'ün üzerinde filmde oynadı, yapımcılığını yaptı veya yönetti.<br />
<br />
</li>
</ul>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kişisel Hayatı</span><br />
<br />
Ferdi Tayfur'un hayatı, ilişkileri ve evlilikleriyle de sık sık gündem oldu.<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk Evliliği:</span> 1975 yılında Gülşen Tayfur ile evlendi. Bu evlilikten <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fatoş</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ferdi</span> adında iki çocuğu oldu. Çift 1992'de boşandı.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İkinci Evliliği:</span> 1993 yılında Sevil Tayfur ile evlendi. Bu evlilikten <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Biko (Berk)</span> adında bir oğlu oldu. Bu evlilik de 2016 yılında sona erdi.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Merve Özbey İlişkisi:</span> 2016 yılında, kendisinden 36 yaş küçük şarkıcı Merve Özbey ile olan ilişkisi medyada geniş yer buldu. Çift 2018'de ayrıldı.<br />
<br />
</li>
</ul>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Güncel Yıllar ve Mirası</span><br />
<ul class="mycode_list"><li>Ferdi Tayfur, müzik kariyerine ve konser vermeye aktif olarak devam etmektedir.<br />
</li>
<li>Sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanmakta ve sevenleriyle sık sık iletişim kurmaktadır.<br />
</li>
<li>Türk popüler kültürünün en ikonik ve en çok sevilen isimlerinden biridir. Hem müziği hem de filmleriyle 40 yılı aşkın süredir milyonlarca insanın hayatında iz bırakmıştır.<br />
</li>
<li>"Ferdi Tayfur" ismi, sadece bir sanatçıyı değil, aynı zamanda bir dönemi ve bir müzik tarzını temsil etmektedir.<br />
</li>
</ul>
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Önemli Albümlerinden Seçmeler</span><ul class="mycode_list"><li>Huzurum Kalmadı (1977)<br />
</li>
<li>Yadeller (1979)<br />
</li>
<li>İnsan Sevince (1980)<br />
</li>
<li>Dünya Tatlısı (1981)<br />
</li>
<li>Ben de Özledim (1982)<br />
</li>
<li>Yuvanın Temeli (1983)<br />
</li>
<li>Nisan Yağmuru (1990)<br />
</li>
<li>Mor Güller (1996)<br />
</li>
<li>Ümitlerim Hep Kırıldı (2003)<br />
</li>
<li>Beyaz (2011)<br />
</li>
</ul>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İbrahim Tatlıses: Bir Efsanenin Biyografisi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-ibrahim-tatlises-bir-efsanenin-biyografisi.html</link>
			<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 12:53:27 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=993">Açelya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-ibrahim-tatlises-bir-efsanenin-biyografisi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğum Adı:</span> İbrahim Tatlı<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğum Tarihi ve Yeri:</span> 1 Ocak 1952, Şanlıurfa, Türkiye<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Lakabı:</span> "İbo", "Tatlıses Kral", "Arabesk'in Kralı"<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çocukluk ve Gençlik Yılları (1952-1970)</span><br />
İbrahim Tatlıses, yedi çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak Şanlıurfa'da dünyaya geldi. Ailesi aslen Adıyamanlıdır. Maddi imkansızlıklar nedeniyle çok küçük yaşlarda çalışmaya başladı. İlkokulu bitirdikten sonra inşaatlarda amelelik, çıraklık, garsonluk, sebze satıcılığı gibi birçok farklı işte çalıştı. Bu zorlu yıllar, onun karakterinin ve müziğinin temelini oluşturdu. Müziğe olan yeteneği ve ilgisi de bu dönemde, Urfa'daki kahvehanelerde ve düğünlerde şarkı söyleyerek kendini gösterdi.<br />
Askerliğini yaptıktan sonra, "şarkı söyleyerek para kazanma" hayaliyle 1970 yılında Adana'ya, oradan da büyük şansını denemek için İstanbul'a geldi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Müzik Kariyerinin Başlangıcı ve Yükselişi (1970-1980)</span><br />
İstanbul'da ilk zamanlarını yine garsonluk yaparak geçirdi. Yeteneği, kısa sürede İstanbul'un gazino sahipleri tarafından keşfedildi. İlk profesyonel sahne deneyimini 1971'de İstanbul Fitaş Gazinosu'nda yaşadı. Aynı yıl, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Hele Yar Zaloğlan"</span> isimli 45'liği (single) ile ilk kez plak doldurdu. Ancak asıl çıkışını 1973'te çıkardığı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Ayağında Kundura / Ölüm Allah'ın Emri"</span> adlı 45'liği ile yaptı. Bu plak, onu Türkiye çapında tanınan bir isim haline getirdi.<br />
1970'ler boyunca arka arkaya çıkardığı plaklarla (özellikle "Kara Çadır", "Yalan", "Vurma Güzel Vurma" gibi şarkılar) halkın ve özellikle de Anadolu'nun sesi oldu. Müziği, Arabesk formunun en önemli temsilcilerinden biri haline geldi. Kendine özgü vurgulu söyleyiş tarzı (o dönemde eleştirilen "Urfa ağzı") ve içli sesi, onu diğer şarkıcılardan ayıran en belirgin özelliklerdi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arabesk'in Kralı Olması ve Sinema Kariyeri (1980-1990)</span><br />
1980'ler, İbrahim Tatlıses'in hem müzikte hem de sinemada zirveye çıktığı yıllar oldu. "Mavi Mavi", "Ben de İsterem", "Fosforlu Cevriyem", "Yar Sana Ölürüm" gibi unutulmaz şarkıları bu dönemde seslendirdi. Albüm satışları milyonlarla ifade ediliyordu.<br />
Sinema kariyeri de aynı hızla ilerledi. Başrollerinde oynadığı, genellikle "acılı, sıkıntılar çekmiş ama sonunda adaleti sağlayan" bir karakteri canlandırdığı filmler (örneğin; <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Gülibik</span>, <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Yuvasız Kuşlar</span>, <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bir Avuç Gözyaşı</span>) gişe rekorları kırdı. 1980'lerde 60'ın üzerinde film çekerek, Türk sinemasının en çok izlenen oyuncularından biri oldu. Müziği ve filmleriyle adeta bir "Tatlıses fenomeni" yarattı.<br />
1987'de kendi televizyon programı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"İbo Show"</span>'u yapmaya başladı. Bu program, Türk televizyonculuk tarihinde bir dönüm noktası oldu ve uzun yıllar prime time'da yayınlanarak reyting rekorları kırdı.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İş İnsanlığı ve Medya İmparatorluğu (1990-2000)</span><br />
1990'larla birlikte Tatlıses, enerjisini iş dünyasına da yönlendirdi. İlk olarak <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tatlıses Çay</span> markasını kurdu ve inanılmaz bir ticari başarı yakaladı. Daha sonra Tatlıses Dondurma, Tatlıses Gazoz, hatta Tatlıses Bisküvi gibi birçok farklı ürünle tüketici marketine girdi. Bu girişimler, onu bir sanatçıdan öte, bir marka haline getirdi.<br />
Müzik kariyeri de devam ediyor; "Uzun İnce Bir Yoldayım" (Aşık Veysel cover'ı), "Diloy", "Ah Gönlüm" gibi şarkılarla listeleri domine ediyordu.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Suikast Girişimi ve Sonrası (2011)</span><br />
İbrahim Tatlıses'in hayatındaki en trajik ve dönüm noktası olan olay, 14 Mart 2011'de yaşandı. Beyoğlu'ndaki bir televizyon kanalına program kaydına giderken, aracına kurşun yağdırıldı. Başından ağır yaralanan Tatlıses, uzun süre yoğun bakımda kaldı. Bu olay, fiziksel olduğu kadar ruhsal olarak da onu derinden etkiledi. Uzun bir süre sahnelerden ve kameralardan uzak kaldı.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2011 Sonrası Dönem ve Sağlık Sorunları</span><br />
Suikast girişiminden sonra eski tempolu hayatına bir daha dönemedi. Zaman zaman ekranlara çıksa ve konserler verse de performansı ve sağlık durumu inişli çıkışlı bir seyir izledi.<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2013:</span> Geçirdiği kalp krizi sonrası stent takıldı.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2017:</span> Yine bir kalp krizi geçirdi ve bypass ameliyatı oldu.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2021:</span> Ağır bir COVID-19 enfeksiyonu geçirdi ve yaklaşık 1,5 ay boyunca yoğun bakımda solunum cihazına bağlı kaldı. Bu süreç, sevenleri için büyük endişe yarattı ancak sağlık durumu yeniden düzeldi.<br />
<br />
</li>
</ul>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kişisel Hayatı</span><br />
<br />
İbrahim Tatlıses'in kişisel hayatı da en az kariyeri kadar hareketli ve konuşuldu. Toplamda 5 kez evlendi:<br />
<ol type="1" class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Keşvan Teyze (Nüfus Kaydı):</span> Çok kısa sürmüş, resmi olmayan bir evlilik.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gülşen Tan (1976-1982):</span> Kızı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dilan Tatlıses</span> bu evlilikten dünyaya geldi.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nurten Tatlıses (1982-1983):</span> Çok kısa sürmüş bir evlilik.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Döndü Avşar (1983-1994):</span> Bu evlilikten <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çağan Tatlıses</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Melek Miray Tatlıses</span> adlı iki çocuğu oldu. Bu evlilik, medyada en çok yer bulan evliliğiydi.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Funda Tatlıses (2004-2005):</span> Bu evlilik de kısa sürmüştür.<br />
</li>
</ol>
Ayrıca, ünlü şarkıcı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ebru Gündeş</span> ile olan ilişkisi uzun yıllar medyanın başlıca gündem maddelerinden biri oldu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mirası ve Önemi</span><br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kültürel Bir Fenomen:</span> İbrahim Tatlıses, sadece bir müzisyen veya oyuncu değil, Türkiye'nin sosyolojik dönüşümünü simgeleyen kültürel bir fenomendir. Anadolu'nun kentleşme sürecinde, varoşlardan gelen milyonların sesi, umudu ve hayali oldu.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arabesk Müziğin Temel Taşı:</span> Arabesk müziğin en güçlü, en etkili ve en çok satan temsilcisidir. Milyonlarca albüm satışıyla Türkiye'nin en çok satan müzisyenlerinden biridir.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İş İnsanı:</span> Sanatın yanı sıra ticarette de gösterdiği başarı ile bir "ilk"ler insanı oldu. Bir sanatçının kendi adını bir çay markasına dönüştürerek nasıl bir ticari imparatorluk kurabileceğini gösterdi.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Televizyon Yıldızı:</span> "İbo Show", Türkiye'de talk-show ve eğlence programcılığının formatını değiştirdi. Onlarca yıl ekranların kralı oldu.<br />
</li>
</ul>
İbrahim Tatlıses, Türkiye'nin son 50 yılına damga vurmuş, sevgi ve nefreti, başarı ve trajediyi aynı anda yoğun bir şekilde yaşamış, efsanevi bir isimdir. Müziği ve hayat hikayesi, Türkiye'nin modern tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğum Adı:</span> İbrahim Tatlı<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğum Tarihi ve Yeri:</span> 1 Ocak 1952, Şanlıurfa, Türkiye<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Lakabı:</span> "İbo", "Tatlıses Kral", "Arabesk'in Kralı"<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çocukluk ve Gençlik Yılları (1952-1970)</span><br />
İbrahim Tatlıses, yedi çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak Şanlıurfa'da dünyaya geldi. Ailesi aslen Adıyamanlıdır. Maddi imkansızlıklar nedeniyle çok küçük yaşlarda çalışmaya başladı. İlkokulu bitirdikten sonra inşaatlarda amelelik, çıraklık, garsonluk, sebze satıcılığı gibi birçok farklı işte çalıştı. Bu zorlu yıllar, onun karakterinin ve müziğinin temelini oluşturdu. Müziğe olan yeteneği ve ilgisi de bu dönemde, Urfa'daki kahvehanelerde ve düğünlerde şarkı söyleyerek kendini gösterdi.<br />
Askerliğini yaptıktan sonra, "şarkı söyleyerek para kazanma" hayaliyle 1970 yılında Adana'ya, oradan da büyük şansını denemek için İstanbul'a geldi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Müzik Kariyerinin Başlangıcı ve Yükselişi (1970-1980)</span><br />
İstanbul'da ilk zamanlarını yine garsonluk yaparak geçirdi. Yeteneği, kısa sürede İstanbul'un gazino sahipleri tarafından keşfedildi. İlk profesyonel sahne deneyimini 1971'de İstanbul Fitaş Gazinosu'nda yaşadı. Aynı yıl, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Hele Yar Zaloğlan"</span> isimli 45'liği (single) ile ilk kez plak doldurdu. Ancak asıl çıkışını 1973'te çıkardığı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Ayağında Kundura / Ölüm Allah'ın Emri"</span> adlı 45'liği ile yaptı. Bu plak, onu Türkiye çapında tanınan bir isim haline getirdi.<br />
1970'ler boyunca arka arkaya çıkardığı plaklarla (özellikle "Kara Çadır", "Yalan", "Vurma Güzel Vurma" gibi şarkılar) halkın ve özellikle de Anadolu'nun sesi oldu. Müziği, Arabesk formunun en önemli temsilcilerinden biri haline geldi. Kendine özgü vurgulu söyleyiş tarzı (o dönemde eleştirilen "Urfa ağzı") ve içli sesi, onu diğer şarkıcılardan ayıran en belirgin özelliklerdi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arabesk'in Kralı Olması ve Sinema Kariyeri (1980-1990)</span><br />
1980'ler, İbrahim Tatlıses'in hem müzikte hem de sinemada zirveye çıktığı yıllar oldu. "Mavi Mavi", "Ben de İsterem", "Fosforlu Cevriyem", "Yar Sana Ölürüm" gibi unutulmaz şarkıları bu dönemde seslendirdi. Albüm satışları milyonlarla ifade ediliyordu.<br />
Sinema kariyeri de aynı hızla ilerledi. Başrollerinde oynadığı, genellikle "acılı, sıkıntılar çekmiş ama sonunda adaleti sağlayan" bir karakteri canlandırdığı filmler (örneğin; <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Gülibik</span>, <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Yuvasız Kuşlar</span>, <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bir Avuç Gözyaşı</span>) gişe rekorları kırdı. 1980'lerde 60'ın üzerinde film çekerek, Türk sinemasının en çok izlenen oyuncularından biri oldu. Müziği ve filmleriyle adeta bir "Tatlıses fenomeni" yarattı.<br />
1987'de kendi televizyon programı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"İbo Show"</span>'u yapmaya başladı. Bu program, Türk televizyonculuk tarihinde bir dönüm noktası oldu ve uzun yıllar prime time'da yayınlanarak reyting rekorları kırdı.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İş İnsanlığı ve Medya İmparatorluğu (1990-2000)</span><br />
1990'larla birlikte Tatlıses, enerjisini iş dünyasına da yönlendirdi. İlk olarak <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tatlıses Çay</span> markasını kurdu ve inanılmaz bir ticari başarı yakaladı. Daha sonra Tatlıses Dondurma, Tatlıses Gazoz, hatta Tatlıses Bisküvi gibi birçok farklı ürünle tüketici marketine girdi. Bu girişimler, onu bir sanatçıdan öte, bir marka haline getirdi.<br />
Müzik kariyeri de devam ediyor; "Uzun İnce Bir Yoldayım" (Aşık Veysel cover'ı), "Diloy", "Ah Gönlüm" gibi şarkılarla listeleri domine ediyordu.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Suikast Girişimi ve Sonrası (2011)</span><br />
İbrahim Tatlıses'in hayatındaki en trajik ve dönüm noktası olan olay, 14 Mart 2011'de yaşandı. Beyoğlu'ndaki bir televizyon kanalına program kaydına giderken, aracına kurşun yağdırıldı. Başından ağır yaralanan Tatlıses, uzun süre yoğun bakımda kaldı. Bu olay, fiziksel olduğu kadar ruhsal olarak da onu derinden etkiledi. Uzun bir süre sahnelerden ve kameralardan uzak kaldı.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2011 Sonrası Dönem ve Sağlık Sorunları</span><br />
Suikast girişiminden sonra eski tempolu hayatına bir daha dönemedi. Zaman zaman ekranlara çıksa ve konserler verse de performansı ve sağlık durumu inişli çıkışlı bir seyir izledi.<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2013:</span> Geçirdiği kalp krizi sonrası stent takıldı.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2017:</span> Yine bir kalp krizi geçirdi ve bypass ameliyatı oldu.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2021:</span> Ağır bir COVID-19 enfeksiyonu geçirdi ve yaklaşık 1,5 ay boyunca yoğun bakımda solunum cihazına bağlı kaldı. Bu süreç, sevenleri için büyük endişe yarattı ancak sağlık durumu yeniden düzeldi.<br />
<br />
</li>
</ul>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kişisel Hayatı</span><br />
<br />
İbrahim Tatlıses'in kişisel hayatı da en az kariyeri kadar hareketli ve konuşuldu. Toplamda 5 kez evlendi:<br />
<ol type="1" class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Keşvan Teyze (Nüfus Kaydı):</span> Çok kısa sürmüş, resmi olmayan bir evlilik.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gülşen Tan (1976-1982):</span> Kızı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dilan Tatlıses</span> bu evlilikten dünyaya geldi.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nurten Tatlıses (1982-1983):</span> Çok kısa sürmüş bir evlilik.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Döndü Avşar (1983-1994):</span> Bu evlilikten <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çağan Tatlıses</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Melek Miray Tatlıses</span> adlı iki çocuğu oldu. Bu evlilik, medyada en çok yer bulan evliliğiydi.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Funda Tatlıses (2004-2005):</span> Bu evlilik de kısa sürmüştür.<br />
</li>
</ol>
Ayrıca, ünlü şarkıcı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ebru Gündeş</span> ile olan ilişkisi uzun yıllar medyanın başlıca gündem maddelerinden biri oldu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mirası ve Önemi</span><br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kültürel Bir Fenomen:</span> İbrahim Tatlıses, sadece bir müzisyen veya oyuncu değil, Türkiye'nin sosyolojik dönüşümünü simgeleyen kültürel bir fenomendir. Anadolu'nun kentleşme sürecinde, varoşlardan gelen milyonların sesi, umudu ve hayali oldu.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arabesk Müziğin Temel Taşı:</span> Arabesk müziğin en güçlü, en etkili ve en çok satan temsilcisidir. Milyonlarca albüm satışıyla Türkiye'nin en çok satan müzisyenlerinden biridir.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İş İnsanı:</span> Sanatın yanı sıra ticarette de gösterdiği başarı ile bir "ilk"ler insanı oldu. Bir sanatçının kendi adını bir çay markasına dönüştürerek nasıl bir ticari imparatorluk kurabileceğini gösterdi.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Televizyon Yıldızı:</span> "İbo Show", Türkiye'de talk-show ve eğlence programcılığının formatını değiştirdi. Onlarca yıl ekranların kralı oldu.<br />
</li>
</ul>
İbrahim Tatlıses, Türkiye'nin son 50 yılına damga vurmuş, sevgi ve nefreti, başarı ve trajediyi aynı anda yoğun bir şekilde yaşamış, efsanevi bir isimdir. Müziği ve hayat hikayesi, Türkiye'nin modern tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İlhan Şeşen Kimdir? | Türk Şarkıcı, Müzisyen]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-ilhan-sesen-kimdir-turk-sarkici-muzisyen.html</link>
			<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 03:50:39 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=887">x(-Clipper-)x</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-ilhan-sesen-kimdir-turk-sarkici-muzisyen.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://i.imgur.com/eprxsDM.png" loading="lazy"  alt="[Resim: eprxsDM.png]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Müzisyen, ses sanatçısı. Grup Gündoğarken ile başlayan müzik kariyerine solo albümleriyle devam eden ve Türkiye'nin başarılı müzisyenlerinden biri olan Şeşen, Neler Oluyor Bize, Ellerimde Çiçekler, Aşk Layık Olanda, Sarılınca Sana gibi çalışmalarıyla müzikseverlerin büyük beğenisini kazanmıştır. Oynadığı TV dizilerinde gösterdiği performansla da dikkat çeken müzisyen, birçok solo albüm çalışması yapmıştır.<br />
<br />
İlhan Şeşen, 18 Haziran 1948'de Manisa'da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra 10 yıl serbest avukat olarak çalışan Şeşen, müziğe olan büyük ilgisi ve yeteneği nedeniyle kariyerine bu yönde devam etmeye karar verdi. 1968'de dans müziği orkestralarında şarkıcılık yapmaya başlayan Şeşen, aynı yıl gitar çalmayı da öğrendi. Şeşen'in çıkarttığı ilk kırkbeşlik plak "Kavga" adını taşıyordu.<br />
<br />
1982 yılında yeğenleri Gökhan Şeşen ve Burhan Şeşen ile beraber Grup Gündoğarken'i kuran Şeşen, Levent Kırca Tiyatrosu tarafından sahnelenen "Kadıncıklar" adlı müzikalin bestelerini yaptı. Türkiye'nin birçok ilinde konserler veren "Grup Gündoğarken" ayrıca ülkemizi Malezya ve Mısır'da da temsil etti. 1994 yılında İlhan Şeşen gruptan ayrıldı. Enson 2000 yılında bir araya geldiler ve İstanbul Atina İstanbul albümünü yaptılar.<br />
<br />
1986 yılında ilk albümleri Bir Yaz Daha Bitiyor'u kaydeden grup daha sonra sırasıyla Yaz Bulutları (1988), Bir Günlük Aşk (1990), Ankara'dan Abim Geldi (1993) ve İstanbul-Atina-İstanbul (2000) albümlerini müzikseverlerle buluşturdu.<br />
<br />
1994'te, grubun çalışmalarına ara verdiği dönemde "Aşk Haklı" isimli solo albümünü yapan Şeşen, TRT'ye "Gençler Haklı" isimli bir program hazırladı. Şeşen, 1995 yılında özel bir kanalda "Arka Pencere" isimli bir programın yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendi. "Amcam Burada" isimli bir de radyo programı hazırlayan İlhan Şeşen, TRT'de yayınlanan "Cesur Kuşku" ve "Mühürlü Güller" dizilerinde de oynadı.<br />
<br />
Sanatçının ikinci solo albümü olan "Neler Oluyor Bize", 2002 yılı ocak ayında müzik marketlerdeki yerini aldı. Özellikle albüme adını veren şarkısıyla o yıl büyük bir başarı kazanan Şeşen, 2003'teyse "Şimdi Ben Bu Şarkıları Kime Söyleyeyim?" albümünü müzikseverlerle buluşturdu. 2005 yılında "Aşk Yalan" ve 2006'da ise "İlhan Şeşen" albümlerini çıkaran sanatçı, büyük ilgi gören TV dizisi "Aliye"de de rol aldı.<br />
<br />
İlhan Şeşen, 1974 yılında Arzu Şeşen ile evlendi. Melis ve Fuat adlarında iki çocuğu vardır. 1996 yılında boşandılar. Boşandıktan itibaren de yine birlikte yaşamaya başladılar.<br />
<br />
2017'den itibaren Sunay Akın’la birlikte “Aşk Şarkıları ve Öyküler” isimli gösteride sahne aldı.<br />
<br />
İlhan Şeşen, 2019 yılında ise “Hayatım Hikaye” isimli ilk kitabını yazdı.<br />
<br />
2023 yılında akciğer kanserine yakalanan İlhan Şeşen, hastanede uzun süredir tedavi görmektedir.<br />
<br />
İlhan Şeşen, 26 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul'da kanser tedavisi gördüğü hastanede 77 yaşında öldü.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kitapları</span><br />
2019 - Hayatım Hikaye<br />
Ödülleri<br />
2002 - 30. Altın Kelebek Ödülleri - En İyi Türk Pop Müziği Erkek Solist Ödülü<br />
2003 - 9. Kral TV Video Müzik Ödülleri - En İyi Şarkı Ödülü(Neler Oluyor Bize)<br />
2015 - Cezayir Annaba Film Festivali - En İyi Oyuncu Ödülü<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Albümleri</span><br />
1971 - Kavga (45lik plak)<br />
1986 - Bir Yaz Daha Bitiyor (Grup Gündoğarken ile beraber)<br />
1988 - Yaz Bulutları (Grup Gündoğarken ile beraber)<br />
1990 - Bir Günlük Aşk (Grup Gündoğarken ile beraber)<br />
1993 - Ankara'dan Abim Geldi (Grup Gündoğarken ile beraber)<br />
1994 - Aşk Haklı<br />
2000 - İstanbul-Atina-İstanbul (Grup Gündoğarken ile beraber)<br />
2002 - Neler Oluyor Bize?<br />
2003 - Şimdi Ben Bu Şarkıları Kime Söyleyeyim<br />
2005 - Aşk Yalan<br />
2006 - İlhan Şeşen Albümü<br />
2012 - Koleksiyon 5 CD BOX SET<br />
2014 - Gel<br />
2017 - 70's İlhan Şeşen<br />
2017 - İstanbullu Şarkılar<br />
2017 - Yedi Bölge İki Gölge<br />
2018 - Ciddi Eğlence<br />
2018 - Hediyem<br />
2020 - Akustik Hikayeler<br />
2022 - Basmakalıp<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Oynadığı Film ve Diziler</span><br />
2022 - Propaganda 2: Ana (Sinema Filmi)<br />
2022 - Alabora Aşk (Sinema Filmi)<br />
2021 - Elli Kelimelik Mektuplar (Avukat Fevzi) (Sinema Filmi)<br />
2017 - Tatlı Şeyler (Kudret) (Sinema Filmi)<br />
2016 - Saklambaç (Doktor Efruz) (TV Filmi)<br />
2016 - Propaganda 2 (Sinema Filmi)<br />
2016 - Aşk Yalanı Sever (Cüneyt Koçoğlu) (TV Dizisi)<br />
2015 - The Yetimler (Sinema Filmi)<br />
2015 - Saklı (Mahir Bey) (Sinema Filmi)<br />
2015 - Milat (Yıldıray Gürata) (TV Dizisi)<br />
2015 - 2016 - Paramparça (Ekrem) (TV Dizisi)<br />
2014 - Asla Vazgeçme (Sinema Filmi)<br />
2013 - Görüş Günü Kadınları (Kudret) (TV Dizisi)<br />
2012 - Hayatımın Rolü (TV Dizisi)<br />
2011 - Bir Günah Gibi (Cihangir) (TV Dizisi)<br />
2011 - Anadolu Kartalları (Onur'un Babası Mehmet) (Sinema Filmi)<br />
2010 - Gönülçelen (Ethem) (TV Dizisi)<br />
2007 - Şöhret Okulu (TV Dizisi)<br />
2007 - 2008 - Annem (Polis Ali) (TV Dizisi)<br />
2004 - Çocuğun Var Derdin Var (Kendisi) (TV Dizisi)<br />
2004 - Aliye (Feyyaz Özdoruk) (TV Dizisi)<br />
2003 - Mühürlü Güller (Cemal) (TV Dizisi)<br />
2002 - Reyting Hamdi (TV Dizisi)<br />
2002 - Mumya Firarda (Yahya) (Sinema Filmi)<br />
2002 - Bir Tatlı Huzur (TV Dizisi)<br />
2001 - Yeditepe İstanbul (Engin) (TV Dizisi)<br />
2001 - Cesur Kuşku (TV Dizisi)<br />
1995 - Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey (Uğur) (Sinema Filmi)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Müzik</span><br />
2009 - Olacak O Kadar (TV Dizisi)<br />
2003 - Mühürlü Güller (TV Dizisi)<br />
1995 - Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey (Sinema Filmi)<br />
1994 - İnce İnce Yasemince (TV Dizisi)<br />
1988 - Piknik (Video)<br />
1986 - Olacak O Kadar (TV Dizisi)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://i.imgur.com/eprxsDM.png" loading="lazy"  alt="[Resim: eprxsDM.png]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Müzisyen, ses sanatçısı. Grup Gündoğarken ile başlayan müzik kariyerine solo albümleriyle devam eden ve Türkiye'nin başarılı müzisyenlerinden biri olan Şeşen, Neler Oluyor Bize, Ellerimde Çiçekler, Aşk Layık Olanda, Sarılınca Sana gibi çalışmalarıyla müzikseverlerin büyük beğenisini kazanmıştır. Oynadığı TV dizilerinde gösterdiği performansla da dikkat çeken müzisyen, birçok solo albüm çalışması yapmıştır.<br />
<br />
İlhan Şeşen, 18 Haziran 1948'de Manisa'da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra 10 yıl serbest avukat olarak çalışan Şeşen, müziğe olan büyük ilgisi ve yeteneği nedeniyle kariyerine bu yönde devam etmeye karar verdi. 1968'de dans müziği orkestralarında şarkıcılık yapmaya başlayan Şeşen, aynı yıl gitar çalmayı da öğrendi. Şeşen'in çıkarttığı ilk kırkbeşlik plak "Kavga" adını taşıyordu.<br />
<br />
1982 yılında yeğenleri Gökhan Şeşen ve Burhan Şeşen ile beraber Grup Gündoğarken'i kuran Şeşen, Levent Kırca Tiyatrosu tarafından sahnelenen "Kadıncıklar" adlı müzikalin bestelerini yaptı. Türkiye'nin birçok ilinde konserler veren "Grup Gündoğarken" ayrıca ülkemizi Malezya ve Mısır'da da temsil etti. 1994 yılında İlhan Şeşen gruptan ayrıldı. Enson 2000 yılında bir araya geldiler ve İstanbul Atina İstanbul albümünü yaptılar.<br />
<br />
1986 yılında ilk albümleri Bir Yaz Daha Bitiyor'u kaydeden grup daha sonra sırasıyla Yaz Bulutları (1988), Bir Günlük Aşk (1990), Ankara'dan Abim Geldi (1993) ve İstanbul-Atina-İstanbul (2000) albümlerini müzikseverlerle buluşturdu.<br />
<br />
1994'te, grubun çalışmalarına ara verdiği dönemde "Aşk Haklı" isimli solo albümünü yapan Şeşen, TRT'ye "Gençler Haklı" isimli bir program hazırladı. Şeşen, 1995 yılında özel bir kanalda "Arka Pencere" isimli bir programın yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendi. "Amcam Burada" isimli bir de radyo programı hazırlayan İlhan Şeşen, TRT'de yayınlanan "Cesur Kuşku" ve "Mühürlü Güller" dizilerinde de oynadı.<br />
<br />
Sanatçının ikinci solo albümü olan "Neler Oluyor Bize", 2002 yılı ocak ayında müzik marketlerdeki yerini aldı. Özellikle albüme adını veren şarkısıyla o yıl büyük bir başarı kazanan Şeşen, 2003'teyse "Şimdi Ben Bu Şarkıları Kime Söyleyeyim?" albümünü müzikseverlerle buluşturdu. 2005 yılında "Aşk Yalan" ve 2006'da ise "İlhan Şeşen" albümlerini çıkaran sanatçı, büyük ilgi gören TV dizisi "Aliye"de de rol aldı.<br />
<br />
İlhan Şeşen, 1974 yılında Arzu Şeşen ile evlendi. Melis ve Fuat adlarında iki çocuğu vardır. 1996 yılında boşandılar. Boşandıktan itibaren de yine birlikte yaşamaya başladılar.<br />
<br />
2017'den itibaren Sunay Akın’la birlikte “Aşk Şarkıları ve Öyküler” isimli gösteride sahne aldı.<br />
<br />
İlhan Şeşen, 2019 yılında ise “Hayatım Hikaye” isimli ilk kitabını yazdı.<br />
<br />
2023 yılında akciğer kanserine yakalanan İlhan Şeşen, hastanede uzun süredir tedavi görmektedir.<br />
<br />
İlhan Şeşen, 26 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul'da kanser tedavisi gördüğü hastanede 77 yaşında öldü.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kitapları</span><br />
2019 - Hayatım Hikaye<br />
Ödülleri<br />
2002 - 30. Altın Kelebek Ödülleri - En İyi Türk Pop Müziği Erkek Solist Ödülü<br />
2003 - 9. Kral TV Video Müzik Ödülleri - En İyi Şarkı Ödülü(Neler Oluyor Bize)<br />
2015 - Cezayir Annaba Film Festivali - En İyi Oyuncu Ödülü<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Albümleri</span><br />
1971 - Kavga (45lik plak)<br />
1986 - Bir Yaz Daha Bitiyor (Grup Gündoğarken ile beraber)<br />
1988 - Yaz Bulutları (Grup Gündoğarken ile beraber)<br />
1990 - Bir Günlük Aşk (Grup Gündoğarken ile beraber)<br />
1993 - Ankara'dan Abim Geldi (Grup Gündoğarken ile beraber)<br />
1994 - Aşk Haklı<br />
2000 - İstanbul-Atina-İstanbul (Grup Gündoğarken ile beraber)<br />
2002 - Neler Oluyor Bize?<br />
2003 - Şimdi Ben Bu Şarkıları Kime Söyleyeyim<br />
2005 - Aşk Yalan<br />
2006 - İlhan Şeşen Albümü<br />
2012 - Koleksiyon 5 CD BOX SET<br />
2014 - Gel<br />
2017 - 70's İlhan Şeşen<br />
2017 - İstanbullu Şarkılar<br />
2017 - Yedi Bölge İki Gölge<br />
2018 - Ciddi Eğlence<br />
2018 - Hediyem<br />
2020 - Akustik Hikayeler<br />
2022 - Basmakalıp<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Oynadığı Film ve Diziler</span><br />
2022 - Propaganda 2: Ana (Sinema Filmi)<br />
2022 - Alabora Aşk (Sinema Filmi)<br />
2021 - Elli Kelimelik Mektuplar (Avukat Fevzi) (Sinema Filmi)<br />
2017 - Tatlı Şeyler (Kudret) (Sinema Filmi)<br />
2016 - Saklambaç (Doktor Efruz) (TV Filmi)<br />
2016 - Propaganda 2 (Sinema Filmi)<br />
2016 - Aşk Yalanı Sever (Cüneyt Koçoğlu) (TV Dizisi)<br />
2015 - The Yetimler (Sinema Filmi)<br />
2015 - Saklı (Mahir Bey) (Sinema Filmi)<br />
2015 - Milat (Yıldıray Gürata) (TV Dizisi)<br />
2015 - 2016 - Paramparça (Ekrem) (TV Dizisi)<br />
2014 - Asla Vazgeçme (Sinema Filmi)<br />
2013 - Görüş Günü Kadınları (Kudret) (TV Dizisi)<br />
2012 - Hayatımın Rolü (TV Dizisi)<br />
2011 - Bir Günah Gibi (Cihangir) (TV Dizisi)<br />
2011 - Anadolu Kartalları (Onur'un Babası Mehmet) (Sinema Filmi)<br />
2010 - Gönülçelen (Ethem) (TV Dizisi)<br />
2007 - Şöhret Okulu (TV Dizisi)<br />
2007 - 2008 - Annem (Polis Ali) (TV Dizisi)<br />
2004 - Çocuğun Var Derdin Var (Kendisi) (TV Dizisi)<br />
2004 - Aliye (Feyyaz Özdoruk) (TV Dizisi)<br />
2003 - Mühürlü Güller (Cemal) (TV Dizisi)<br />
2002 - Reyting Hamdi (TV Dizisi)<br />
2002 - Mumya Firarda (Yahya) (Sinema Filmi)<br />
2002 - Bir Tatlı Huzur (TV Dizisi)<br />
2001 - Yeditepe İstanbul (Engin) (TV Dizisi)<br />
2001 - Cesur Kuşku (TV Dizisi)<br />
1995 - Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey (Uğur) (Sinema Filmi)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Müzik</span><br />
2009 - Olacak O Kadar (TV Dizisi)<br />
2003 - Mühürlü Güller (TV Dizisi)<br />
1995 - Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey (Sinema Filmi)<br />
1994 - İnce İnce Yasemince (TV Dizisi)<br />
1988 - Piknik (Video)<br />
1986 - Olacak O Kadar (TV Dizisi)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Edip Akbayram Kimdir? | Türk Şarkıcı]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-edip-akbayram-kimdir-turk-sarkici.html</link>
			<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 09:23:29 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=887">x(-Clipper-)x</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-edip-akbayram-kimdir-turk-sarkici.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://i.imgur.com/tDNFgnO.jpeg" loading="lazy"  alt="[Resim: tDNFgnO.jpeg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ahmet Edip Akbayram (29 Aralık 1950, Gaziantep - 2 Mart 2025, İstanbul), Türk müzisyen. </span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaşam öyküsü</span><br />
29 Aralık 1950'de Gaziantep'te doğdu. Henüz dokuz aylıkken çocuk felcine yakalandı. Çocukluğunu bu hastalığın pençesinde geçiren Edip Akbayram'ın müziğe tutkusu da çocukluk yıllarında başladı. Akbayram o yıllar için "Haftalığımdan biriktirdiğim paralarla ünlü pop şarkıcılarının konserlerine gider, eve döndüğümde aynanın karşısında onların taklitlerini yapardım." demiştir. Çocukluk yıllarında bir orkestra kurdu ve amatör olarak evlerinin yakınındaki bir düğün salonunda çalıştı.<br />
<br />
Lisede kurdukları orkestrada Pir Sultan'ın, Karacaoğlan'ın deyişleri üzerine yaptıkları besteleri çalıp söylediler. İlk plağı Kendim Ettim Kendim Buldum'u da lise yıllarında yaptı. İlk plağını çıkardığı grubun adı Siyah Örümcekler idi. Plak da "Siyah Örümcekler-Gaziantep Orkestrası" ve "Edip Akbayram ve Siyah Örümcekler" başlıkları altında iki farklı baskıyla çıktı. Gaziantep'ten sonra Adana ikinci adresi oldu. Adana, Akbayram'ın kurduğu orkestrayla ilk kez sahneye çıktığı kenttir. Daha sonra burada "Beyaz Saray" adlı bir gazinoda çalışmaya başladı.<br />
<br />
1968 yılında liseyi bitirip İstanbul'a gitti. Liseyi bitirdiği zaman hep öğrenmeyi istediği mesleğin, doktorluğun eğitimini almak için üniversite sınavlarına girdi ve diş hekimliğini kazandı. Fakat müzik ağır bastı ve bu meslekten vazgeçerek kendini müziğe verdi.<br />
<br />
İstanbul'a geldikten sonra 1971'de Altın Mikrofon Yarışması'na katıldı. Âşık Veysel'in bir şiirinden esinlenerek gerçekleştirdiği ilk bestesi olan "Kükredi Çimenler" ile birinci oldu. 1974'te Dostlar Orkestrası'nı kurdu ve Anadolu pop müziğinin önde gelen isimlerinden biri oldu. Daha sonra "Kara Kuzu", "Deniz Üstü Köpürür" ve "Garip" adlı 45'liklerle ödüller aldı ve ünü yurt çapında duyulan bir sanatçı oldu. "Aldırma Gönül" ve "Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz" adlı parçalarıyla satış rekorları kıran ve Altın Plak kazanan sanatçının çeşitli kuruluşlar tarafından verilen 250 kadar ödülü mevcuttur.<br />
<br />
80'ler Edip Akbayram ve benzeri müzik yapanlar için zor yıllardı. 1981-88 arasında bestelerinin TRT'de çalınması yasaklandı. Ama 90'ların ortasından itibaren, özellikle Türküler Yanmaz albümüyle yeni bir çıkış yaptı ve kendi çizgisinde sapmadan yürümeye devam ettiğini gösterdi. Akbayram bu albümü Sivas Katliamı'nda yaşamını yitirenlere ithaf etmiştir. Bu albümde Can Yücel'in, Oktay Rifat'ın, Ahmed Arif'in, Vedat Türkali'nin yapıtlarından bestelediği şarkılar vardı.<br />
<br />
Edip Akbayram başlangıçtan itibaren ne yapmak istediğini şöyle açıklıyordu: "Kalıcı bir şeyler yapmak istiyordum. Fikret Kızılok ve Cem Karaca'nın Anadolu ezgilerini pop çizgisinde söylemelerini örnek olarak aldım. Renk ve çizgide tamamen bir Edip Akbayram olarak geliştirdim. Toplumcu müzik yapmak istedim. Müziğimde geniş halk kitlelerinin yaşamı, sorunları olmalıydı. Ancak sivri, ucuz kahramanlıklardan da uzak durmaya çalıştım. İnançlarımdan, düşüncelerimden, politikamdan taviz vermeden, müzik tekniğinden yararlanarak, sorunlu, yoksul, geniş halk kitlelerine ulaşmak, daha çağdaş bir şeyler yapmak istiyordum." 1979 yılında Ayten Hanım ile evlenen sanatçının, bu evliliğinden Türkü ve Ozan adlarında bir kızı ve bir oğlu vardır.<br />
Ölümü<br />
<br />
2 Mart 2025 tarihinde zatürre tedavisi sonrası geçirdiği iç kanama nedeniyle 53 gün yoğun bakımda tedavi gördüğü Haydarpaşa Numune Hastanesinde, çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DiskografiAlbümleri (LP/MC/CD)</span><br />
<ul class="mycode_list"><li>Mayıs (2012)<br />
</li>
<li>Söyleyemediklerim (2008)<br />
</li>
<li>Dün ve Bugün 3 (2005)<br />
</li>
<li>Dün ve Bugün 2 (2004)<br />
</li>
<li>33'üncü (2002)<br />
</li>
<li>Selam Olsun (2001)<br />
</li>
<li>İlk Günkü Gibi (1999)<br />
</li>
<li>Dün ve Bugün (1998)<br />
</li>
<li>Yıllar (1997)<br />
</li>
<li>Güzel Günler Göreceğiz (1996)<br />
</li>
<li>Türküler Yanmaz (1994)<br />
</li>
<li>Bir Şarkın Olsun Dudaklarında (1993)<br />
</li>
<li>Unutamadıklarım (1992)<br />
</li>
<li>Hava Nasıl Oralarda? (1991)<br />
</li>
<li>Senden Haber Yok (1991)<br />
</li>
<li>Şahdamar (1990)<br />
</li>
<li>Özgürlük (1988)<br />
</li>
<li>Yeni Gelen Güne Türkü (1986)<br />
</li>
<li>Dostlar 1985 (1985)<br />
</li>
<li>Dostlar 1984 (1984)<br />
</li>
<li>Nice Yıllara Gülüm (1982)<br />
</li>
<li>Nedir Ne Değildir? (1977)<br />
</li>
<li>Edip Akbayram (1974)<br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">45'likleri</span><br />
<ul class="mycode_list"><li>Kendim Ettim Kendim Buldum - Çiçeklerin Dili (Siyah Örümcekler) (1970)<br />
</li>
<li>Kükredi Çimenler - Boşu Boşuna (1972)<br />
</li>
<li>Anam Ağlar Başucumda Oturur - Sev Beni Beni<br />
</li>
<li>Deniz Üstü Köpürür - Dumanli Dumanli Oy Bizim Eller (1973)<br />
</li>
<li>Değmen benim Gamlı Yaslı Gönlüme - Yakar İnceden İnceden<br />
</li>
<li>İnce İnce Bir Kar Yağar - Dağlar Dağladı Beni (1974)<br />
</li>
<li>Garip - Kaşların Karasına<br />
</li>
<li>Kolum Nerden Aldın Sen Bu Zinciri - Gam Üstüne Gam Yapılır (1975)<br />
</li>
<li>Mehmet Emmi - Affetmem Seni (1976)<br />
</li>
<li>Zalim Zalim - Kahpe Felek<br />
</li>
<li>Aldırma Gönül - Sen Açtın Yarayı (1977)<br />
</li>
<li>Analara Kıymayın Efendiler - Adiloş Bebe (1978)<br />
</li>
<li>Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz - Gidenlerin Türküsü (1979)[8]<br />
</li>
<li>Bugün Bizde Bayram Var - Bu Yıl Benim Yeşil Bağım Kurudu (1981)<br />
</li>
<li>Edip Akbayram 1971 yılında Barış Manço'nun Moğollar'la doldurduğu İşte Hendek İşte Deve - Katip Arzuhalim plağını Nejat Taylan Orkestrası ile kaydetti. Plak Nejat Taylan Orkestrası adına piyasaya sürüldü.<br />
</li>
</ul>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://i.imgur.com/tDNFgnO.jpeg" loading="lazy"  alt="[Resim: tDNFgnO.jpeg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ahmet Edip Akbayram (29 Aralık 1950, Gaziantep - 2 Mart 2025, İstanbul), Türk müzisyen. </span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaşam öyküsü</span><br />
29 Aralık 1950'de Gaziantep'te doğdu. Henüz dokuz aylıkken çocuk felcine yakalandı. Çocukluğunu bu hastalığın pençesinde geçiren Edip Akbayram'ın müziğe tutkusu da çocukluk yıllarında başladı. Akbayram o yıllar için "Haftalığımdan biriktirdiğim paralarla ünlü pop şarkıcılarının konserlerine gider, eve döndüğümde aynanın karşısında onların taklitlerini yapardım." demiştir. Çocukluk yıllarında bir orkestra kurdu ve amatör olarak evlerinin yakınındaki bir düğün salonunda çalıştı.<br />
<br />
Lisede kurdukları orkestrada Pir Sultan'ın, Karacaoğlan'ın deyişleri üzerine yaptıkları besteleri çalıp söylediler. İlk plağı Kendim Ettim Kendim Buldum'u da lise yıllarında yaptı. İlk plağını çıkardığı grubun adı Siyah Örümcekler idi. Plak da "Siyah Örümcekler-Gaziantep Orkestrası" ve "Edip Akbayram ve Siyah Örümcekler" başlıkları altında iki farklı baskıyla çıktı. Gaziantep'ten sonra Adana ikinci adresi oldu. Adana, Akbayram'ın kurduğu orkestrayla ilk kez sahneye çıktığı kenttir. Daha sonra burada "Beyaz Saray" adlı bir gazinoda çalışmaya başladı.<br />
<br />
1968 yılında liseyi bitirip İstanbul'a gitti. Liseyi bitirdiği zaman hep öğrenmeyi istediği mesleğin, doktorluğun eğitimini almak için üniversite sınavlarına girdi ve diş hekimliğini kazandı. Fakat müzik ağır bastı ve bu meslekten vazgeçerek kendini müziğe verdi.<br />
<br />
İstanbul'a geldikten sonra 1971'de Altın Mikrofon Yarışması'na katıldı. Âşık Veysel'in bir şiirinden esinlenerek gerçekleştirdiği ilk bestesi olan "Kükredi Çimenler" ile birinci oldu. 1974'te Dostlar Orkestrası'nı kurdu ve Anadolu pop müziğinin önde gelen isimlerinden biri oldu. Daha sonra "Kara Kuzu", "Deniz Üstü Köpürür" ve "Garip" adlı 45'liklerle ödüller aldı ve ünü yurt çapında duyulan bir sanatçı oldu. "Aldırma Gönül" ve "Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz" adlı parçalarıyla satış rekorları kıran ve Altın Plak kazanan sanatçının çeşitli kuruluşlar tarafından verilen 250 kadar ödülü mevcuttur.<br />
<br />
80'ler Edip Akbayram ve benzeri müzik yapanlar için zor yıllardı. 1981-88 arasında bestelerinin TRT'de çalınması yasaklandı. Ama 90'ların ortasından itibaren, özellikle Türküler Yanmaz albümüyle yeni bir çıkış yaptı ve kendi çizgisinde sapmadan yürümeye devam ettiğini gösterdi. Akbayram bu albümü Sivas Katliamı'nda yaşamını yitirenlere ithaf etmiştir. Bu albümde Can Yücel'in, Oktay Rifat'ın, Ahmed Arif'in, Vedat Türkali'nin yapıtlarından bestelediği şarkılar vardı.<br />
<br />
Edip Akbayram başlangıçtan itibaren ne yapmak istediğini şöyle açıklıyordu: "Kalıcı bir şeyler yapmak istiyordum. Fikret Kızılok ve Cem Karaca'nın Anadolu ezgilerini pop çizgisinde söylemelerini örnek olarak aldım. Renk ve çizgide tamamen bir Edip Akbayram olarak geliştirdim. Toplumcu müzik yapmak istedim. Müziğimde geniş halk kitlelerinin yaşamı, sorunları olmalıydı. Ancak sivri, ucuz kahramanlıklardan da uzak durmaya çalıştım. İnançlarımdan, düşüncelerimden, politikamdan taviz vermeden, müzik tekniğinden yararlanarak, sorunlu, yoksul, geniş halk kitlelerine ulaşmak, daha çağdaş bir şeyler yapmak istiyordum." 1979 yılında Ayten Hanım ile evlenen sanatçının, bu evliliğinden Türkü ve Ozan adlarında bir kızı ve bir oğlu vardır.<br />
Ölümü<br />
<br />
2 Mart 2025 tarihinde zatürre tedavisi sonrası geçirdiği iç kanama nedeniyle 53 gün yoğun bakımda tedavi gördüğü Haydarpaşa Numune Hastanesinde, çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DiskografiAlbümleri (LP/MC/CD)</span><br />
<ul class="mycode_list"><li>Mayıs (2012)<br />
</li>
<li>Söyleyemediklerim (2008)<br />
</li>
<li>Dün ve Bugün 3 (2005)<br />
</li>
<li>Dün ve Bugün 2 (2004)<br />
</li>
<li>33'üncü (2002)<br />
</li>
<li>Selam Olsun (2001)<br />
</li>
<li>İlk Günkü Gibi (1999)<br />
</li>
<li>Dün ve Bugün (1998)<br />
</li>
<li>Yıllar (1997)<br />
</li>
<li>Güzel Günler Göreceğiz (1996)<br />
</li>
<li>Türküler Yanmaz (1994)<br />
</li>
<li>Bir Şarkın Olsun Dudaklarında (1993)<br />
</li>
<li>Unutamadıklarım (1992)<br />
</li>
<li>Hava Nasıl Oralarda? (1991)<br />
</li>
<li>Senden Haber Yok (1991)<br />
</li>
<li>Şahdamar (1990)<br />
</li>
<li>Özgürlük (1988)<br />
</li>
<li>Yeni Gelen Güne Türkü (1986)<br />
</li>
<li>Dostlar 1985 (1985)<br />
</li>
<li>Dostlar 1984 (1984)<br />
</li>
<li>Nice Yıllara Gülüm (1982)<br />
</li>
<li>Nedir Ne Değildir? (1977)<br />
</li>
<li>Edip Akbayram (1974)<br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">45'likleri</span><br />
<ul class="mycode_list"><li>Kendim Ettim Kendim Buldum - Çiçeklerin Dili (Siyah Örümcekler) (1970)<br />
</li>
<li>Kükredi Çimenler - Boşu Boşuna (1972)<br />
</li>
<li>Anam Ağlar Başucumda Oturur - Sev Beni Beni<br />
</li>
<li>Deniz Üstü Köpürür - Dumanli Dumanli Oy Bizim Eller (1973)<br />
</li>
<li>Değmen benim Gamlı Yaslı Gönlüme - Yakar İnceden İnceden<br />
</li>
<li>İnce İnce Bir Kar Yağar - Dağlar Dağladı Beni (1974)<br />
</li>
<li>Garip - Kaşların Karasına<br />
</li>
<li>Kolum Nerden Aldın Sen Bu Zinciri - Gam Üstüne Gam Yapılır (1975)<br />
</li>
<li>Mehmet Emmi - Affetmem Seni (1976)<br />
</li>
<li>Zalim Zalim - Kahpe Felek<br />
</li>
<li>Aldırma Gönül - Sen Açtın Yarayı (1977)<br />
</li>
<li>Analara Kıymayın Efendiler - Adiloş Bebe (1978)<br />
</li>
<li>Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz - Gidenlerin Türküsü (1979)[8]<br />
</li>
<li>Bugün Bizde Bayram Var - Bu Yıl Benim Yeşil Bağım Kurudu (1981)<br />
</li>
<li>Edip Akbayram 1971 yılında Barış Manço'nun Moğollar'la doldurduğu İşte Hendek İşte Deve - Katip Arzuhalim plağını Nejat Taylan Orkestrası ile kaydetti. Plak Nejat Taylan Orkestrası adına piyasaya sürüldü.<br />
</li>
</ul>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hayalperest Kimdir, Nerelidir? - Halit Furkan Tombul Biyografisi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-hayalperest-kimdir-nerelidir-halit-furkan-tombul-biyografisi.html</link>
			<pubDate>Thu, 14 Sep 2023 19:41:11 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=704">nefirimfan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-hayalperest-kimdir-nerelidir-halit-furkan-tombul-biyografisi.html</guid>
			<description><![CDATA[Hayalperest Biyografi<br />
<br />
05.02.1996 tarihinde Malatya'da dünyaya geldi. Hakkındakiler malatya yeşiyurt doğumlu mesleği müzisyen 2010 yılında müzik hayatına atıldı. 2010'nun ilk aylarında amatör olarak kayıtlar almaya başladı bu sürede kendini kayıt aldıkca geliştirmeye devam etti. 3 yılın 2 yılını professional olarak rap yazmaya ve seslendirmeye adadı. Bir cok festival ve düzenlenen rap gecelerine katılarak olağan üstü tepki ve beyeni topladı. 2015 yılında sözlerini yazdıgı şarkıları rap yolunda ilerlemeye calısan bir cok insana yardımcı olmak amacıyla maddiyat gözetmeksizin verdi. kendine has tarzıyla herkesime hitap ederek rap yaygınlaştırmaya calısmaktadır.<br />
<br />
<br />
Hayalperest şarkıları oynatma listesi<br />
<br />
<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/40vxwgj2IkQ" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hayalperest Biyografi<br />
<br />
05.02.1996 tarihinde Malatya'da dünyaya geldi. Hakkındakiler malatya yeşiyurt doğumlu mesleği müzisyen 2010 yılında müzik hayatına atıldı. 2010'nun ilk aylarında amatör olarak kayıtlar almaya başladı bu sürede kendini kayıt aldıkca geliştirmeye devam etti. 3 yılın 2 yılını professional olarak rap yazmaya ve seslendirmeye adadı. Bir cok festival ve düzenlenen rap gecelerine katılarak olağan üstü tepki ve beyeni topladı. 2015 yılında sözlerini yazdıgı şarkıları rap yolunda ilerlemeye calısan bir cok insana yardımcı olmak amacıyla maddiyat gözetmeksizin verdi. kendine has tarzıyla herkesime hitap ederek rap yaygınlaştırmaya calısmaktadır.<br />
<br />
<br />
Hayalperest şarkıları oynatma listesi<br />
<br />
<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/40vxwgj2IkQ" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hilal Cebeci Kimdir]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-hilal-cebeci-kimdir.html</link>
			<pubDate>Wed, 13 Jul 2022 17:02:56 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=332">Soulfly</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-hilal-cebeci-kimdir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ad Soyad:</span> Hilal Cebeci Doğum Tarihi: 04 Temmuz 1976 Nereli: İstanbul Meslekler: Pop Şarkıcısı<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hilal Cebeci</span> kimdir, Hilal Cebeci, 1976 doğumlu ünlü Türk pop şarkıcısı. 4 Temmuz 1976 tarihinde İstanbul’da doğmuştur.<br />
<br />
İlk ses tecrübesini 1993 senesinde Erdal Erkoç ve Sinan Erkoç gibi mühim isimler ile çalışarak gerçekleştirdi. Aynı sene kendisinin kurduğu bir fasıl grubu ile Polat Otel ve Dedeman Otel restaurantlarında fasıl yaptı. 1994’te Mithat Paşa Kız Meslek Lisesi’nden mezun oldu. 1997’ye kadar Çubuklu Hayal Kahvesi ve Fayton Bar gibi İstanbul’un detaylı gece klüplerinde sahne aldı.<br />
<br />
İlk albümününü 1999’da çıkardı. “Köylü Güzeli” isimli bu albümü ile Kral Tv Müzik Ödülleri‘nde senenin en iyi çıkış yapan bayan şarkıcısı mükafatını kazandı. 1999-2000 seneları arasında ilk albümünün getirdiği çıkışla 45 ilde çoğu halk konseri verdi. 2000 senesinde ATV televizyonunda “Alo Yarışma” isimli bir TV uygulaması sundu. 2001’de Ersin Pertan‘ın yönetmekte olduğu “Şarkıcı” filminde oynadı. Aynı senede ikinci albümü “En Güzel Ben Severim”i çıkardı. Ama ilki kadar başarı görmedi. İki sene sonra çıkan “Yükselme Zamanı” isimli albümü ile eski başarılı olmasını yine yakaladı.<br />
<br />
Cebeci, Temmuz 2011’de Twitter üzerinden paylaştığı fotoğrafları ile “Panpiş” akımını başlatmış, büyük kitlelere ulaşmış ve Twitter’da en çok takipçisi olan ünlüler arasına girmiştir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ad Soyad:</span> Hilal Cebeci Doğum Tarihi: 04 Temmuz 1976 Nereli: İstanbul Meslekler: Pop Şarkıcısı<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hilal Cebeci</span> kimdir, Hilal Cebeci, 1976 doğumlu ünlü Türk pop şarkıcısı. 4 Temmuz 1976 tarihinde İstanbul’da doğmuştur.<br />
<br />
İlk ses tecrübesini 1993 senesinde Erdal Erkoç ve Sinan Erkoç gibi mühim isimler ile çalışarak gerçekleştirdi. Aynı sene kendisinin kurduğu bir fasıl grubu ile Polat Otel ve Dedeman Otel restaurantlarında fasıl yaptı. 1994’te Mithat Paşa Kız Meslek Lisesi’nden mezun oldu. 1997’ye kadar Çubuklu Hayal Kahvesi ve Fayton Bar gibi İstanbul’un detaylı gece klüplerinde sahne aldı.<br />
<br />
İlk albümününü 1999’da çıkardı. “Köylü Güzeli” isimli bu albümü ile Kral Tv Müzik Ödülleri‘nde senenin en iyi çıkış yapan bayan şarkıcısı mükafatını kazandı. 1999-2000 seneları arasında ilk albümünün getirdiği çıkışla 45 ilde çoğu halk konseri verdi. 2000 senesinde ATV televizyonunda “Alo Yarışma” isimli bir TV uygulaması sundu. 2001’de Ersin Pertan‘ın yönetmekte olduğu “Şarkıcı” filminde oynadı. Aynı senede ikinci albümü “En Güzel Ben Severim”i çıkardı. Ama ilki kadar başarı görmedi. İki sene sonra çıkan “Yükselme Zamanı” isimli albümü ile eski başarılı olmasını yine yakaladı.<br />
<br />
Cebeci, Temmuz 2011’de Twitter üzerinden paylaştığı fotoğrafları ile “Panpiş” akımını başlatmış, büyük kitlelere ulaşmış ve Twitter’da en çok takipçisi olan ünlüler arasına girmiştir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Rafet El Roman Kimdir?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-rafet-el-roman-kimdir.html</link>
			<pubDate>Sat, 28 Aug 2021 20:01:41 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=28">Joker’s Grin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-rafet-el-roman-kimdir.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://i.pinimg.com/originals/9b/28/01/9b2801a5495f7e61421b943d1dd90c80.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 9b2801a5495f7e61421b943d1dd90c80.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Rafet El Roman 25 Ağustos 1968 tarihinde Edirne`de doğdu. 1970 yılında ailesi Almanya`ya işçi olarak gitti. Rafet 7 yaşına kadar Uzunköprü Ömerbey Köyü`nde anneannesi ile birlikte yaşadı. İlkokul 1. sınıfı köyde okuduktan sonra Almanya`ya ailesinin yanına gitti. Öğrenimini Almanya`da tamamladı. 16 yaşında ilk söz ve bestelerini yazmaya başladı.<br />
<br />
17 yaşında Midnight Entertaintment film şirketine figüran olarak başvurmasıyla sinema hayatının ilk adımını atmış oldu. 1987`de ilk uzun metrajlı filmi `Defender`da başrolü oynadı. Bu yapım Rafet El Roman`ın senaristlik ve yönetmenlik alanında da ilk deneyimlerini yaşadığı filmdi. 1988`de müzik çalışmalarına ağırlık verdi. 1992 yılında Saarlaendischer Rundfunk Radio Kurumu tarafindan Almanya`da `yılın en iyi yeteneği` seçildi.<br />
<br />
1994 yılında Frankfurt kültür festivalinde Media Artist Avard - Medya Sanat Ödülü aldı. 1995`de Türkiye`ye gelerek ilk solo albümünü çıkardı. `Gençliğin Gözyaşı` adlı albüm bir milyonu aşan satış rakamlarına ulaştı. 1997`de `En Güzel Günler Senin Olsun` adlı ikinci albümünü çıkardı. Aynı yıl kızı Su El Nur dünyaya geldi. 1998`de Avrupa`da ilk solo albümü piyasaya çıktı. Ayrıca yine 1998 yılında `Propoganda` filmi ile Kemal Sunal, Metin Akpınar gibi Türk Sinema tarihinin dev isimleriyle birlikte başrol oynadı.<br />
<br />
1999`da `Hayat Hüzünlü` adlı üçüncü albümüyle yine büyük bir başarı yakaladı. Bu arada ikinci kızı Sevvalnur dünyaya geldi. Rafet El Roman 2000 yılında kendi yöneteceği bir film hakkında açıklamalar yaptı ama bu hayalini gerçekleştiremedi. Ama 2000`de Mehmet Ali Erbil ile Euro2000 Şampiyonası için Milli Takım`a yazdığı `Bir Gol Daha` şarkısını seslendirdi. Rafet El Roman aynı yıl bir de `Dar Alanda Kısa Paslaşmalar` adlı sinema filminde Müjde Ar`la birlikte başrol oynadı. Rafet El Roman, 2001 yılında yeniden müziğe döndü ve `Hanımeli` adlı albümünü çıkardı. Sonraki iki yılda, `5 Nr Aşk` albümünün yanı sıra, eşiyle olan problemleri de onu sık sık magazin gündemine taşıdı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://i.pinimg.com/originals/9b/28/01/9b2801a5495f7e61421b943d1dd90c80.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 9b2801a5495f7e61421b943d1dd90c80.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Rafet El Roman 25 Ağustos 1968 tarihinde Edirne`de doğdu. 1970 yılında ailesi Almanya`ya işçi olarak gitti. Rafet 7 yaşına kadar Uzunköprü Ömerbey Köyü`nde anneannesi ile birlikte yaşadı. İlkokul 1. sınıfı köyde okuduktan sonra Almanya`ya ailesinin yanına gitti. Öğrenimini Almanya`da tamamladı. 16 yaşında ilk söz ve bestelerini yazmaya başladı.<br />
<br />
17 yaşında Midnight Entertaintment film şirketine figüran olarak başvurmasıyla sinema hayatının ilk adımını atmış oldu. 1987`de ilk uzun metrajlı filmi `Defender`da başrolü oynadı. Bu yapım Rafet El Roman`ın senaristlik ve yönetmenlik alanında da ilk deneyimlerini yaşadığı filmdi. 1988`de müzik çalışmalarına ağırlık verdi. 1992 yılında Saarlaendischer Rundfunk Radio Kurumu tarafindan Almanya`da `yılın en iyi yeteneği` seçildi.<br />
<br />
1994 yılında Frankfurt kültür festivalinde Media Artist Avard - Medya Sanat Ödülü aldı. 1995`de Türkiye`ye gelerek ilk solo albümünü çıkardı. `Gençliğin Gözyaşı` adlı albüm bir milyonu aşan satış rakamlarına ulaştı. 1997`de `En Güzel Günler Senin Olsun` adlı ikinci albümünü çıkardı. Aynı yıl kızı Su El Nur dünyaya geldi. 1998`de Avrupa`da ilk solo albümü piyasaya çıktı. Ayrıca yine 1998 yılında `Propoganda` filmi ile Kemal Sunal, Metin Akpınar gibi Türk Sinema tarihinin dev isimleriyle birlikte başrol oynadı.<br />
<br />
1999`da `Hayat Hüzünlü` adlı üçüncü albümüyle yine büyük bir başarı yakaladı. Bu arada ikinci kızı Sevvalnur dünyaya geldi. Rafet El Roman 2000 yılında kendi yöneteceği bir film hakkında açıklamalar yaptı ama bu hayalini gerçekleştiremedi. Ama 2000`de Mehmet Ali Erbil ile Euro2000 Şampiyonası için Milli Takım`a yazdığı `Bir Gol Daha` şarkısını seslendirdi. Rafet El Roman aynı yıl bir de `Dar Alanda Kısa Paslaşmalar` adlı sinema filminde Müjde Ar`la birlikte başrol oynadı. Rafet El Roman, 2001 yılında yeniden müziğe döndü ve `Hanımeli` adlı albümünü çıkardı. Sonraki iki yılda, `5 Nr Aşk` albümünün yanı sıra, eşiyle olan problemleri de onu sık sık magazin gündemine taşıdı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aşık Veysel Kimdir?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-asik-veysel-kimdir.html</link>
			<pubDate>Sun, 06 Jun 2021 10:10:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1">şenol</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-asik-veysel-kimdir.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://i.hizliresim.com/s7oauiu.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: s7oauiu.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Aşık Veysel Şatıroğlu, 25 Ekim 1884 tarihinde Sivas’da dünyaya geldi.<br />
<br />
İki gözü de görmeyen âşık, günlerini babasının Ortaköy'deki Mustafa Abdal tekkesinde kendisine aldığı üç telli kırık sazla geçirmeye başlamıştır. Önceleri çok acemi olması, başkaları gibi saz çalamaması şevkini kırmış, ancak babasının ısrarıyla ve kendisinin de yavaş yavaş saza hâkim olmasıyla, sonraki seneler iyi saz çalan bir usta olmuştur. İlk saz derslerini Molla Hüseyin'den alan Veysel'in ustalaşmasında, sık sık Emlek yöresine gelen Divriği'nin Çamşıhı yöresi saz ustalarından Ali Ağa'nın büyük oranda rolü olmuştur. Ali Ağa ona, Kul Abdal'ın, Emrah'ın, Tarsuslu Sıtkı'nın, Akkaşların Hüseyin'in, Kaleköylü Kemter Baba'nın ve İğdecikli Veli'nin şiirlerini çalıp öğretmiştir. Bunun yanında Emlek yöresi âşıklarından Ali İzzet Özkan, Mihmanî (Yüzbaşıoğlu), Devranî, Aziz Üstün, Hüseyin Gürsoy, Ali Özsoy Dede gibi simalar, Veysel'in bu vadide ilerlemesinde büyük pay sahibi olmuşlardır. Veysel'in düşünce dünyasının zenginleşmesinde ufkunun açılmasında Mescit köyündeki Salman Baba'nın şüphesiz büyük payı vardır ve rolünü göz ardı etmemek gerekir. Ayrıca Veysel'in pek çok şiirinde Pir Sultan Abdal'ın, Kul Mustafa'nın, Kul Mehmed'in ve Ruhsatî'nin, Âşık Kerem'le Garib'in etkileri açıkça kendisini hissettirir. Etkilediği âşıklar içinde Orta Anadolu'da yaşayan âşıklar başta gelir.<br />
<br />
Yirmi yaşlarına geldiğinde artık iyi saz çalan, iyi ustamalı şiir okuyan bir halk sanatçısı olmuştur. Önceleri Ortaköy, Hüyük, Sarıkaya, Beyyurdu, Hardal, Viranyurt gibi çevre köylerde düğünlere gitmeye başlamıştır. Zamanla iki-üç aylık sürelerle Sivas, Tokat, Kayseri ve Yozgat gibi illerin köylerine gitmiştir. Önce çevre köylerde kendisini göstermiştir. Bu arada biraz önce sözünü ettiğim I. Sivas halk şairleri bayramına katıldı. 1933'ten itibaren arkadaşı İbrahim'le ülkeyi dolaşmaya başlamıştır. İbrahim'le olan beraberliği 1940'lı yıllara kadar sürmüştür. Daha sonra onun yerini Küçük Veysel (Erkılıç) almıştır. Bu arada, İstanbul'a gidip plaklar doldurmuş; radyoda konser vermiştir. Veysel'in İstanbul'da doldurduğu plaklar içinde XIX. Yüzyıl halk şairlerinden İğdecikli Veli'nin'nin 'Mecnun'um Leyla'mı gördüm' adlı türküsü ile kendisine ait olan 'Atatürk'e Ağıt' adlı eseri çok ilgi görmüştür. 1940'ta İbrahim'den ayrılıp Küçük Veysel'le (Veysel Erkılıç), küçük Veysel'in de 1960 yılında ölmesi üzerine oğlu Ahmet Şatıroğlu ile birlikte ülkeyi gezmeye başlamıştır.<br />
<br />
Veysel'in ömrünün belli bir bölümünü köy Enstitülerinde yaptığı öğretmenlik işgal eder. İyi bir aylıklar her sene bir enstitü olmak üzere Adapazarı Arifiye Köy Enstitüsü, Hasanoğlan Köy Enstitüsü, Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü, Kastamonu Gölköy Köy Enstitüsü, Yıldızeli Pamukpınar Köy Enstitüsü ve Samsun Ladik Akpınar Köy Enstitüsünde çalışmıştır. Bu arada Çifteler Köy Enstitüsünde iken meşhur 'Toprak' şiirini yazmıştır. Ayrıca Çanakkale'nin Savaştepe, Erzurum'un Pulur, Malatya'nın Akçadağ, Kırklareli'nin Kepirtepe, Adana'nın Düziçi Köy Enstitülerinde de konserler verir. Bu faaliyetleri 1941-1946 yılları arasında olur.<br />
<br />
Veysel pek çok sanat faaliyetlerine katıldı, okul ve kışlalarda sayısız konserler verdi. Ayrıca 30 Ekim 1964'te Sivas'ta yapılan II. Sivas Halk Şairleri Bayramına ve 28-30 Ekim 1967'de Feyzi Halıcı'nın düzenlediği II. Konya Âşıklar Bayramına da katılmıştır.<br />
<br />
Onu kültürümüze kazandıran Ahmet Kutsi Tecer olmuştur. Onun yıldızı Ahmet Kutsi Tecer'in, 5-7 Kasım 1931 tarihinde Sivas'ta yaptığı I. Sivas Halk Şairleri Bayramına katıldıktan sonra parlar. İl bazında sanatını ilk icra ettiği yer Sivas'tır. Veysel, 5-7 Kasım 1931'de I. Sivas Halk Şairleri Bayramına katılır. Mecburî hizmet için 1930'da Sivas'a gelen Ahmet Kutsi Tecer, burada, Sivas Lisesi edebiyat öğretmeni Vehbi Cem Aşkun ve müzik öğretmeni Muzaffer Sarısözen ile tanışır. <br />
<br />
Ahmet Kutsi, önce 'Halk Şairlerini Koruma Derneği'ni kurar ve başkanlığına Belediye Başkanı Hikmet Işık Bey'i getirtir. Halk türkülerinin, hikâyelerinin ve âşıklarının harman olduğu Sivas'ta derneğin tüzüğünde de yer aldığı gibi derhal bir âşıklar programı yapmayı düşünür. Halkın oldukça ilgi gösterdiği Âşıklar Bayramına; Revanî, Meslekî, Suzanî, Süleyman, Karslı Mehmet, Müştak, Yarım Ali, Talibî, Yusuf, San'atî, Ali gibi âşıklar katılır. Üç gün süren Bayram sonrası Tecer, iştirak eden âşıklara 'Halk Şairi' olduklarına dair bir kâğıt verir. Bu belge, gezici âşıklara gittikleri yerlerde çok kolaylıklar sağlar. Program sonrasında Veysel'e 10 lira verilmek istenir. O günlerde hemen her Anadolu köylüsü gibi oldukça yoksul durumda olan Veysel; 'Siz bize değer verip buralara kadar çağırdınız; asıl bizim size vermemiz gerekir.' diyerek almak istemez, zorla eline 5 lira verirler.<br />
<br />
Gözünün kör olması, şiirlerindeki tabii söyleyiş ve ezgilerinin orijinal oluşu, seçtiği konular ve sentezci yapısı Veysel'i şöhret kazanmasını sağlayan en önemli faktörlerdir.<br />
<br />
Şiirlerinde genellikle Veysel, bazen de Sefil Veysel ve Veysel Şatır gibi mahlaslar kullanmıştır. Veysel, bir şiiri hariç, bütün şiirlerini dörtlüklerle vücuda getirmiştir. En çok yarım kafiyeyi kullanmıştır. Şiirlerinde ağız özelliklerini muhafaza etmiştir.<br />
<br />
Veysel, hemen her konuda şiirler söylemiştir. Ancak orijinaldir ve kendisine hastır. Bunu ezgileri ile de bütünleştirince ister istemez şöhrete ulaşmıştır. Şiirlerinde her ferdin düşüncesine, duygusuna, inancına ve dünya görüşüne yer vermiş birisi olarak şiirlerinde 'Aşk, Tabiat, Fikri, Dert, Taşlama-Yergi-Eleştiri, Dinî-Tasavvufî-Mistik, Millî, Kendisiyle İlgili, Ünlü Kişiler, Kuruluş-Tesis, Gurbet, Gönül, Yurt-Belde, Öğüt, Fanilik, Zümre' gibi konuları ele almıştır. İşlediği konular göz önünde tutulduğunda Veysel'in dert, tabiat, vatan-millet ve birlik şairi olduğunu söyleyebiliriz.<br />
<br />
Veysel hakkında bugüne kadar yüzlerce makale, bildiri, konferans, radyo televizyon yayını anma günleri de dâhil olmak üzere çok çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bugüne kadar Veysel'le ilgili 35 kitap yayımlanmıştır. Milliyet Sanat Dergisi, Sivas Folkloru Dergisi, Türk Folklor Araştırmaları, Maya Dergisi, Halk Ozanlarının Sesi gibi dergiler bir sayısını Âşık Veysel Özel Sayısı yapmıştır. Bunların dışında ülke dışında da onun hakkında İngilizce ve Fransızca makaleler çıkmıştır. Bunlara bakarak edebiyatımızda hakkında en fazla çalışma yapılan âşığın Veysel olduğunu söyleyebiliriz. Evet. 1953 yılında çekilmiş böyle bir film vardır. Metin Erksan'ın yönetmenliğini yaptığı 'Karanlık Dünya' adlı bir film çekilmiştir. Filmin başrollerini Aclan <br />
<br />
Sayılgan ile Ayfer Feray paylaşmıştır. Filmin senaryosu Prof. Dr. Bedri Rahmi Eyüboğlu'na aittir.<br />
<br />
Ümit Yaşar Oğuzcan'ın 1973'te bütün şiirleri yayımladığı 'Dostlar beni Hatırlasın' adlı kitapta Veysel'in 158 şiiri bulunmaktadır. Aradan geçen otuz yıl içinde ben pek çok sözlü ve yazılı kaynağa müracaat ederek bu sayıyı ben 'Âşık Veysel' adlı kitabımda 179'a çıkardım.<br />
<br />
Yıllarca, çeşitli vesilelerle yurdun muhtelif yörelerinde düzenlenen programlara katılan Veysel, son konserini 15 Ağustos 1971'de Hacıbektaş'ta vermiştir. Artık günden güne güçsüzleşmiş olan Veysel'in, yapılan muayenesinde akciğer kanseri olduğu anlaşılmıştır. 21 Mart 1973 günü bir Nevruz sabahına doğru saat 3.30'da vefat etmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eserleri</span><br />
<br />
Deyişler (1944)<br />
Sazımdan Sesler (1950)<br />
Dostlar Beni Hatırlasın (1970)<br />
Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984)<br />
<br />
• Ala Gözlü Benli Dilber<br />
• Aşkın Beni Elden Ele Gezdirdi<br />
• Beni Hoş Görme Gardaşım<br />
• Bir Derd Ehli Bulsam Derdim Söylesem<br />
• Bir Küçük Dünyam Var İçimde<br />
• Derdimi Dökersem Derin Dereye<br />
• Dostlar Beni Hatırlarsın<br />
• Gönül Bir Güzeli Sevmiş<br />
• Hepimiz Bu Yurdun Evlatlarıyız<br />
• Kara Toprak<br />
• Memlekete Destan Oldum<br />
• Sen Bir Ceylan Olsan Ben De Bir Avcı<br />
• Senlik Benlik Nedir Bırak<br />
• Sen Olmasan<br />
• Uzun İnce Bir Yoldayım<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aşık Veysel Müzesi - Sivas</span><br />
<br />
Sivrialan Köyü'nde bulunan Halk Ozanı Âşık Veysel Şatıroğlu'nun evi Kültür Bakanlığı tarafından 1979 yılında kamulaştırılmış ve 1982 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır. Müzede Âşık Veysel'in kişisel eşyaları, fotoğrafları, şiirleri ve onunla ilgili yayınlanan eserler sergilenmektedir. Âşık Veysel'in anısını yaşatmak için her yıl 9-11 Temmuz tarihleri arasında Sivas'ta ve Şarkışla-Sivrialan Köyü'nde anma törenlerinin yanı sıra, “Âşık Veysel Âşıklar Bayramı” adı altında festival düzenlenmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak;</span> sivas.gov.tr]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://i.hizliresim.com/s7oauiu.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: s7oauiu.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Aşık Veysel Şatıroğlu, 25 Ekim 1884 tarihinde Sivas’da dünyaya geldi.<br />
<br />
İki gözü de görmeyen âşık, günlerini babasının Ortaköy'deki Mustafa Abdal tekkesinde kendisine aldığı üç telli kırık sazla geçirmeye başlamıştır. Önceleri çok acemi olması, başkaları gibi saz çalamaması şevkini kırmış, ancak babasının ısrarıyla ve kendisinin de yavaş yavaş saza hâkim olmasıyla, sonraki seneler iyi saz çalan bir usta olmuştur. İlk saz derslerini Molla Hüseyin'den alan Veysel'in ustalaşmasında, sık sık Emlek yöresine gelen Divriği'nin Çamşıhı yöresi saz ustalarından Ali Ağa'nın büyük oranda rolü olmuştur. Ali Ağa ona, Kul Abdal'ın, Emrah'ın, Tarsuslu Sıtkı'nın, Akkaşların Hüseyin'in, Kaleköylü Kemter Baba'nın ve İğdecikli Veli'nin şiirlerini çalıp öğretmiştir. Bunun yanında Emlek yöresi âşıklarından Ali İzzet Özkan, Mihmanî (Yüzbaşıoğlu), Devranî, Aziz Üstün, Hüseyin Gürsoy, Ali Özsoy Dede gibi simalar, Veysel'in bu vadide ilerlemesinde büyük pay sahibi olmuşlardır. Veysel'in düşünce dünyasının zenginleşmesinde ufkunun açılmasında Mescit köyündeki Salman Baba'nın şüphesiz büyük payı vardır ve rolünü göz ardı etmemek gerekir. Ayrıca Veysel'in pek çok şiirinde Pir Sultan Abdal'ın, Kul Mustafa'nın, Kul Mehmed'in ve Ruhsatî'nin, Âşık Kerem'le Garib'in etkileri açıkça kendisini hissettirir. Etkilediği âşıklar içinde Orta Anadolu'da yaşayan âşıklar başta gelir.<br />
<br />
Yirmi yaşlarına geldiğinde artık iyi saz çalan, iyi ustamalı şiir okuyan bir halk sanatçısı olmuştur. Önceleri Ortaköy, Hüyük, Sarıkaya, Beyyurdu, Hardal, Viranyurt gibi çevre köylerde düğünlere gitmeye başlamıştır. Zamanla iki-üç aylık sürelerle Sivas, Tokat, Kayseri ve Yozgat gibi illerin köylerine gitmiştir. Önce çevre köylerde kendisini göstermiştir. Bu arada biraz önce sözünü ettiğim I. Sivas halk şairleri bayramına katıldı. 1933'ten itibaren arkadaşı İbrahim'le ülkeyi dolaşmaya başlamıştır. İbrahim'le olan beraberliği 1940'lı yıllara kadar sürmüştür. Daha sonra onun yerini Küçük Veysel (Erkılıç) almıştır. Bu arada, İstanbul'a gidip plaklar doldurmuş; radyoda konser vermiştir. Veysel'in İstanbul'da doldurduğu plaklar içinde XIX. Yüzyıl halk şairlerinden İğdecikli Veli'nin'nin 'Mecnun'um Leyla'mı gördüm' adlı türküsü ile kendisine ait olan 'Atatürk'e Ağıt' adlı eseri çok ilgi görmüştür. 1940'ta İbrahim'den ayrılıp Küçük Veysel'le (Veysel Erkılıç), küçük Veysel'in de 1960 yılında ölmesi üzerine oğlu Ahmet Şatıroğlu ile birlikte ülkeyi gezmeye başlamıştır.<br />
<br />
Veysel'in ömrünün belli bir bölümünü köy Enstitülerinde yaptığı öğretmenlik işgal eder. İyi bir aylıklar her sene bir enstitü olmak üzere Adapazarı Arifiye Köy Enstitüsü, Hasanoğlan Köy Enstitüsü, Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü, Kastamonu Gölköy Köy Enstitüsü, Yıldızeli Pamukpınar Köy Enstitüsü ve Samsun Ladik Akpınar Köy Enstitüsünde çalışmıştır. Bu arada Çifteler Köy Enstitüsünde iken meşhur 'Toprak' şiirini yazmıştır. Ayrıca Çanakkale'nin Savaştepe, Erzurum'un Pulur, Malatya'nın Akçadağ, Kırklareli'nin Kepirtepe, Adana'nın Düziçi Köy Enstitülerinde de konserler verir. Bu faaliyetleri 1941-1946 yılları arasında olur.<br />
<br />
Veysel pek çok sanat faaliyetlerine katıldı, okul ve kışlalarda sayısız konserler verdi. Ayrıca 30 Ekim 1964'te Sivas'ta yapılan II. Sivas Halk Şairleri Bayramına ve 28-30 Ekim 1967'de Feyzi Halıcı'nın düzenlediği II. Konya Âşıklar Bayramına da katılmıştır.<br />
<br />
Onu kültürümüze kazandıran Ahmet Kutsi Tecer olmuştur. Onun yıldızı Ahmet Kutsi Tecer'in, 5-7 Kasım 1931 tarihinde Sivas'ta yaptığı I. Sivas Halk Şairleri Bayramına katıldıktan sonra parlar. İl bazında sanatını ilk icra ettiği yer Sivas'tır. Veysel, 5-7 Kasım 1931'de I. Sivas Halk Şairleri Bayramına katılır. Mecburî hizmet için 1930'da Sivas'a gelen Ahmet Kutsi Tecer, burada, Sivas Lisesi edebiyat öğretmeni Vehbi Cem Aşkun ve müzik öğretmeni Muzaffer Sarısözen ile tanışır. <br />
<br />
Ahmet Kutsi, önce 'Halk Şairlerini Koruma Derneği'ni kurar ve başkanlığına Belediye Başkanı Hikmet Işık Bey'i getirtir. Halk türkülerinin, hikâyelerinin ve âşıklarının harman olduğu Sivas'ta derneğin tüzüğünde de yer aldığı gibi derhal bir âşıklar programı yapmayı düşünür. Halkın oldukça ilgi gösterdiği Âşıklar Bayramına; Revanî, Meslekî, Suzanî, Süleyman, Karslı Mehmet, Müştak, Yarım Ali, Talibî, Yusuf, San'atî, Ali gibi âşıklar katılır. Üç gün süren Bayram sonrası Tecer, iştirak eden âşıklara 'Halk Şairi' olduklarına dair bir kâğıt verir. Bu belge, gezici âşıklara gittikleri yerlerde çok kolaylıklar sağlar. Program sonrasında Veysel'e 10 lira verilmek istenir. O günlerde hemen her Anadolu köylüsü gibi oldukça yoksul durumda olan Veysel; 'Siz bize değer verip buralara kadar çağırdınız; asıl bizim size vermemiz gerekir.' diyerek almak istemez, zorla eline 5 lira verirler.<br />
<br />
Gözünün kör olması, şiirlerindeki tabii söyleyiş ve ezgilerinin orijinal oluşu, seçtiği konular ve sentezci yapısı Veysel'i şöhret kazanmasını sağlayan en önemli faktörlerdir.<br />
<br />
Şiirlerinde genellikle Veysel, bazen de Sefil Veysel ve Veysel Şatır gibi mahlaslar kullanmıştır. Veysel, bir şiiri hariç, bütün şiirlerini dörtlüklerle vücuda getirmiştir. En çok yarım kafiyeyi kullanmıştır. Şiirlerinde ağız özelliklerini muhafaza etmiştir.<br />
<br />
Veysel, hemen her konuda şiirler söylemiştir. Ancak orijinaldir ve kendisine hastır. Bunu ezgileri ile de bütünleştirince ister istemez şöhrete ulaşmıştır. Şiirlerinde her ferdin düşüncesine, duygusuna, inancına ve dünya görüşüne yer vermiş birisi olarak şiirlerinde 'Aşk, Tabiat, Fikri, Dert, Taşlama-Yergi-Eleştiri, Dinî-Tasavvufî-Mistik, Millî, Kendisiyle İlgili, Ünlü Kişiler, Kuruluş-Tesis, Gurbet, Gönül, Yurt-Belde, Öğüt, Fanilik, Zümre' gibi konuları ele almıştır. İşlediği konular göz önünde tutulduğunda Veysel'in dert, tabiat, vatan-millet ve birlik şairi olduğunu söyleyebiliriz.<br />
<br />
Veysel hakkında bugüne kadar yüzlerce makale, bildiri, konferans, radyo televizyon yayını anma günleri de dâhil olmak üzere çok çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bugüne kadar Veysel'le ilgili 35 kitap yayımlanmıştır. Milliyet Sanat Dergisi, Sivas Folkloru Dergisi, Türk Folklor Araştırmaları, Maya Dergisi, Halk Ozanlarının Sesi gibi dergiler bir sayısını Âşık Veysel Özel Sayısı yapmıştır. Bunların dışında ülke dışında da onun hakkında İngilizce ve Fransızca makaleler çıkmıştır. Bunlara bakarak edebiyatımızda hakkında en fazla çalışma yapılan âşığın Veysel olduğunu söyleyebiliriz. Evet. 1953 yılında çekilmiş böyle bir film vardır. Metin Erksan'ın yönetmenliğini yaptığı 'Karanlık Dünya' adlı bir film çekilmiştir. Filmin başrollerini Aclan <br />
<br />
Sayılgan ile Ayfer Feray paylaşmıştır. Filmin senaryosu Prof. Dr. Bedri Rahmi Eyüboğlu'na aittir.<br />
<br />
Ümit Yaşar Oğuzcan'ın 1973'te bütün şiirleri yayımladığı 'Dostlar beni Hatırlasın' adlı kitapta Veysel'in 158 şiiri bulunmaktadır. Aradan geçen otuz yıl içinde ben pek çok sözlü ve yazılı kaynağa müracaat ederek bu sayıyı ben 'Âşık Veysel' adlı kitabımda 179'a çıkardım.<br />
<br />
Yıllarca, çeşitli vesilelerle yurdun muhtelif yörelerinde düzenlenen programlara katılan Veysel, son konserini 15 Ağustos 1971'de Hacıbektaş'ta vermiştir. Artık günden güne güçsüzleşmiş olan Veysel'in, yapılan muayenesinde akciğer kanseri olduğu anlaşılmıştır. 21 Mart 1973 günü bir Nevruz sabahına doğru saat 3.30'da vefat etmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eserleri</span><br />
<br />
Deyişler (1944)<br />
Sazımdan Sesler (1950)<br />
Dostlar Beni Hatırlasın (1970)<br />
Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984)<br />
<br />
• Ala Gözlü Benli Dilber<br />
• Aşkın Beni Elden Ele Gezdirdi<br />
• Beni Hoş Görme Gardaşım<br />
• Bir Derd Ehli Bulsam Derdim Söylesem<br />
• Bir Küçük Dünyam Var İçimde<br />
• Derdimi Dökersem Derin Dereye<br />
• Dostlar Beni Hatırlarsın<br />
• Gönül Bir Güzeli Sevmiş<br />
• Hepimiz Bu Yurdun Evlatlarıyız<br />
• Kara Toprak<br />
• Memlekete Destan Oldum<br />
• Sen Bir Ceylan Olsan Ben De Bir Avcı<br />
• Senlik Benlik Nedir Bırak<br />
• Sen Olmasan<br />
• Uzun İnce Bir Yoldayım<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aşık Veysel Müzesi - Sivas</span><br />
<br />
Sivrialan Köyü'nde bulunan Halk Ozanı Âşık Veysel Şatıroğlu'nun evi Kültür Bakanlığı tarafından 1979 yılında kamulaştırılmış ve 1982 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır. Müzede Âşık Veysel'in kişisel eşyaları, fotoğrafları, şiirleri ve onunla ilgili yayınlanan eserler sergilenmektedir. Âşık Veysel'in anısını yaşatmak için her yıl 9-11 Temmuz tarihleri arasında Sivas'ta ve Şarkışla-Sivrialan Köyü'nde anma törenlerinin yanı sıra, “Âşık Veysel Âşıklar Bayramı” adı altında festival düzenlenmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak;</span> sivas.gov.tr]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cem Karaca'nın Hayatı - Cem Karaca Biyografisi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-cem-karaca-nin-hayati-cem-karaca-biyografisi.html</link>
			<pubDate>Mon, 15 Mar 2021 19:21:58 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=39">BegonviL</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-cem-karaca-nin-hayati-cem-karaca-biyografisi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #b20080;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cem Karaca'nın Hayatı - Cem Karaca Biyografisi</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><img src="https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTTLJqvg6GoyzXdJIYwk8jAjrfI_qXpHICp2A&amp;usqp=CAU" loading="lazy"  alt="[Resim: images?q=tbn:ANd9GcTTLJqvg6GoyzXdJIYwk8j...A&amp;usqp=CAU]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Red;" class="mycode_color">CEM KARACA’NIN HAYATI – CEM KARACA KİMDİR?</span></span><br />
<br />
Babası Azerbaycan asıllı Mehmet Karaca ve annesi Ermeni asıllı Toto Karaca (İrma Felegyan) olan Cem Karaca, sanatla iç içe büyüdü. Orta öğrenimini Robert Lisesi'nde yapan Cem Karaca sanatçı bir çiftin çocuğu idi ve müziğe doğuştan yetenekliydi. Müzik ile ilk tanışması annesinin teyzesi Rosa Felegyan'ın Cem Karaca'ya piyano notaları ve piyano nağmeleri öğretmesi ile oldu. Kolej yıllarındayken dünyadaki popülaritesini arttıran rock müziğine ilgi duydu. Kız arkadaşlarını etkilemek için ve arkadaşlarının istekleri doğrultusunda dönemin rock starlarının şarkılarını söyledi. Karaca'nın sesinin keşfedilmesi ise annesi Toto Karaca tarafından oldu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">MÜZİK KARİYERİNİN İLK YILLARI</span></span><br />
<br />
1962'ye girerken Beyoğlu Spor Kulübü'nde arkadaşlarının isteği üzerine şarkı söyledi. Arkadaşları ile sahne alan Karaca, daha sonra grup kurmaya karar verir. Gruba o dönemin ünlü sanatçılarından İlham Gencer destek oldu. Cem Karaca'nin ilk grubu 1963'te Dinamikler oldu. Seslendirme sanatçısı Fikri Çöze'nin jübile konserinde performans sergilediler. Babası hâlâ Karaca'nın müzik yapmasına karşıydı. Hatta adam tutup konserlerde onu yuhalatmıştı ancak Karaca bunlara rağmen müziği bırakmadı. Grup olarak Elvis Presley gibi ünlü rock and roll sanatçılarının klasiklerini yorumluyorlardı. 1963'ün sonunda grup dağıldı. Kısa bir süre “Cem Karaca ve Bekledikleriniz” adlı bir grupta çaldı. Bu gruptan kısa bir süre sonra ise Gökçen Kaynatan'ın orkestrasında çaldı ancak bu beraberlik de uzun sürmedi. Aynı sene “Cem Karaca ve Jaguarlar” kuruldu. 1965'te Altın Mikrofon yarışmasına başvurdular ancak ön elemeyi geçemediler. Karaca, 1965'te ilk evliliğini tiyatro sanatçısı Semra Özgür ile yaptı. Evlendikten 3 gün sonra Karaca, askere gitti. Askerliğine 1965 Kasım'ında Antakya 121. Jandarma Er Eğitim Alayı'nda başladı. Bu dönemde Karaca, Anadolu kültürünü tanımaya başladı. Türk ozanlarından Aşık Mahzuni Şerif ile tanıştı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">APAŞLAR DÖNEMİ</span></span><br />
<br />
Cem Karaca, askerlik sonrası Şubat 1967'de gitarist Mehmet Soyarslan'ın kurduğu Apaşlar grubu ile tanıştı. Apaşlar daha önceleri batı tarzı müzik yapmaktaydı ancak Karaca ile tanıştıktan sonra müzik daha doğuya döndü. Karaca, grup ile birlikte Altın Mikrofon 1967'ye katıldı. Yarışmaya katıldıkları Emrah şarkısı Erzurumlu Emrah'ın şiirine yapılmış bir Karaca bestesiydi. Yarışmada Karaca'nın grubu ikinci oldu ancak birinci olan gruptan daha çok ilgi gördüler.<br />
<br />
Cem Karaca ve Apaşlar, 1968'de Almanya'ya gidip Ferdy Klein Orkestrası ile 45'likler kaydetti. Bu dönemde Soyarslan şarkısı “Resimdeki Gözyaşları”, Karaca'nın Emrah'tan sonraki ikinci hit parçası oldu. Bu plak sonrası büyük bir Türkiye turnesi oldu. Ayrıca Almanya'da konserler devam etti. Ayrıca yurtdışına açılmak için İngilizce bir 45'lik kaydedildi. Bunlar Resimdeki Gözyaşları ve Emrah'ın İngilizce versiyonlarıydı. Bu dönemde Cem Karaca, tiyatro sanatçısı Meriç Başaran ile evlendi. Sene sonunda Milliyet'in 1968'in “En Sevilen Erkek Şarkıcıları” anketinde 4. oldu. “Yılın Melodileri” anketinde ise Resimdeki Gözyaşları Türkçe şarkılar arasında 3. oldu. Türkçe ve yabancılar karışık listede ise Resimdeki Gözyaşları dokuzuncu, Cem Karaca bestesi “Ümit Tarlaları” ise 24. oldu.<br />
<br />
1969'da grup içinde fikir farklılıkları olmaya başladı. Cem Karaca, daha siyasi müziğe kaymak isterken, Soyarslan bu değişime karşıydı. “Bu Son Olsun / Felek Beni” plağından sonra grup dağıldı. Aynı yıl Cem Karaca, Bunalım grubunun prodüktörlüğünü ve menejerliğini yapmaya başladı. İlk 45'likleri “Taş Var Köpek Yok/Yeter Artık Kadın” şarkılarının ikisinin de söz ve bestesinde Cem Karaca'nın da adı geçmektedir. Bu 45'likten sonra bu işi bırakan Karaca, grubun bateristi Hüseyin Sultanoğlu'nu kendi grubu Kardaşlar'a almıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">KARDAŞLAR DÖNEMİ</span></span><br />
<br />
Apaşlar dönemi bittikten sonra grup müziğine devam etmek isteyen Karaca, Apaşlar'ın bas gitaristi Seyhan Karabay ile Kardaşlar grubunu kurdu. 1970'in başında grup üyelerinde birçok değişiklikler oldu. Grup üyeleri sabitlendikten sonra, Almanya'da kayıt yapmaya karar verdiler ancak çıkan bir salgın yüzünden, Karaca ve Kardaşlar birlikte Almanya'ya gidemedi. Bu yüzden Cem Karaca, tek başına Köln'e gitti. Apaşlar sonrası yaşadığı müzikal aradan sonra burada kendi besteleri ve Anadolu türkülerini yine Ferdy Klein orkestrası ile kaydetti. 4 tane 45'lik yayınlandı. Amacı maddi sıkıntı yaşamadan çalışmalar yapmaktı.<br />
<br />
1970 Kasım'ında ise Karaca ve Kardaşlar “Dadaloğlu/Kalender” 45'liğini yayınladı. “Dadaloğlu”, Karaca'nın bir başka hit şarkısı oldu. Bu türkü ayrıca Karaca'nın sola doğru kayışının da bir gösteresi olmuştu. Mart 1971'de Karaca'nın Trabzon'da verdiği bir konserde patlayan 3 bomba ile 30 kişi yaralandı. Aynı yıl Rum piskopos III. Makarios, Kıbrıs Fuarı'nda Türk pavyonunu gezerken, Dadaloğlu şarkısı çalınmıştı. 1971'de Cem Karaca ve Kardaşlar 4 tane 45'lik çıkardı.<br />
<br />
Cem Karaca, aynı yıl tiyatro müziği çalışması da yaptı. Ben Jonson'un yazdığı Ülkü Tamer'in Türkçeleştirdiği Püsküllü Moruk oyununun müziklerini Cem Karaca besteledi ve Kardaşlar ile kaydetti. Grup, şarkıları kaydetti ve tiyatro oyuncularına örnek olsun diye Cem Karaca ve annesi Toto Karaca tarafından şarkıları okundu. Bu tiyatro oyunu çok tutmadı ve kısa süre sonra gösterimden kalktı. Cem Karaca ve Kardaşlar'ın kaydettiği şarkılar ise 2007'de yayınlandı.<br />
<br />
1972'ye Cem Karaca ödülle başladı. Hey Dergisi tarafından “1971'in en iyi erkek şarkıcısı” seçildi ve Hey'in turnesine katıldı. Ancak Kardaşlar gitaristi Seyhan Karabay ile anlaşmazlıklar baş gösterdi ve Karaca, Kardaşlar ile yollarını ayırdı. Bu sırada eşi benzeri görülmemiş bir değiş-tokuş meydana geldi. Cem Karaca, Kardaşlar'dan ayrılıp Anadolu Rock'ın güçlü sesi Moğollar'la birleşirken Kardaşlar da Moğollar'la anlaşamayan Ersen Dinleten'i gruplarına dahil etti.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><br />
MOĞOLLAR DÖNEMİ</span></span><br />
<br />
Cem Karaca ve Moğollar, birleştikten bir ay sonra Kasım 1972'de Hey dergisi için verdikleri konserde ilk kez sahne aldılar. Yıl sonunda Milliyet'in anketinde Cem Karaca, en iyi erkek şarkıcılar listesinde 2. oldu, Moğollar ise en iyi yerli topluluk seçildi. Hey Dergisi'nde ise ikisi de kendi dallarında 1. seçildiler.<br />
<br />
1973'te “Obur Dünya / El Çek Tabip” 45'liği yayınlandı. Ancak grubun asıl başarısı 1974'ün başında kaydedilen “Namus Belası” şarkısı ile kazanıldı. Şarkı çok popüler oldu, öyküsü Hey dergisinde çizgi roman olarak yayınlandı. Ancak bu plak sonrası Cahit Berkay çalışmalarını Fransa'da devam ettirmeye karar verince Cem Karaca ve Moğollar yollarını ayırdı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">DERVİŞAN DÖNEMİ</span></span><br />
<br />
Moğollar'dan ayrılan Cem Karaca, önce Fransa'ya gitmeyen Moğollar elemanları Mithat Danışan ve Turhan Yükseler ile “Karasaban” grubunu kurdu ama uzun ömürlü olmadı. Mart 1974'te Dervişan grubunu kurdu. Grup ilk konserlerinden birini Kıbrıs harekatından sonra Hava Kuvvetleri'ne yardım konserinde verdi.<br />
<br />
Şubat 1975'te Cem Karaca'nın en önemli eserlerinden biri olan “Tamirci Çırağı” yayınlandı. Bu şarkıdaki “İşçisin sen, işçi kal” söylemi Cem Karaca'nın siyasi duruşunu da ilk kez bu kadar açık gösteriyordu. 1975'in sonunda “Mutlaka Yavrum/Kavga” 45'liği yayınlandı. 45'liğin ilk şarkısı Mutlaka Yavrum, Filistin Kurtuluş Örgütü için hazırlanmıştı ve 2 farklı Türkçe versiyonunun dışında piyasaya yayınlanmamış İngilizce ve Arapça versiyonları da vardı. 1976'nın başında TRT'de yayınlanacak olan “Kavga” şarkısı son anda nedeni açıklanmayan bir sebepten dolayı programdan çıkarıldı. Aynı yıl Cem Karaca, Hey dergisi tarafından bir kez daha en iyi erkek şarkıcı olarak seçildi.<br />
<br />
1977'de Cem Karaca, artan siyasi gerginlikle birlikte, gitgide daha önemli bir figür oluyordu. Aydın'da verdikleri bir konserde CHP İl Başkanı aşırı solcular tarafından dövüldü. Urfa'da verilen bir konserden sonra Dervişan gitaristi Taner Öngür ve bateristi Sefa Ulaştır saldırıya uğradı. Öngür daha sonra bu nedenlerle gruptan ayrıldı. Cem Karaca bu sene tamamı yeni şarkılardan oluşan ilk uzunçaları Yoksulluk Kader Olamaz'ı yayınladı. Bu albümde Karaca besteleri dışında, ünlü şairlerin şiirleri de bulunmaktaydı. Cem Karaca ve Dervişan, 1978'in başında 1 Mayıs plağından sonra yollarını ayırdılar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">EDİRDAHAN DÖNEMİ VE 12 EYLÜL DARBESİ</span></span><br />
<br />
Cem Karaca, Dervişan sonrası çoğu Kurtalan Ekspres'ten olmak üzere bir müzik grubu kurdu. Adını da Türkiye'nin iki ucu olan Edirne ve Ardahan'dan esinlenerek Edirdahan koydu. Ancak grup 20 gün sonra Kurtalan Ekspres elemanlarının eski gruplarına dönmesiyle eleman değişikliğine uğradı. 1978'de Cem Karaca, Edirdahan ile kaydettiği ilk ve son teklisi Safinaz'ı yayınladı. Bu plak Türkiye'de daha önce hiç görülmemiş olan 18 dakikalık bir rock operaydı. Alt sınıftan Safinaz adlı bir kızın kötü yola düşmesini anlatıyordu. Teklinin diğer şarkıları da Ahmed Arif ve Nazım Hikmet şiirlerinin besteleriydi. Cem Karaca, 1979'da Londra'daki dünyaca ünlü Rainbow Arena'da konser verme başarısı gösterdi.<br />
<br />
1979'da grup dağıldı, Cem Karaca da uzun yıllar sonra ilk kez yanında bir grup olmadan solo olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde ayrıca Almanya'ya taşındı. Çoğu Nazım Hikmet şiirlerinin besteleri olan Hasret albümünü yayınladı. Mart 1980'de Sıkıyönetim Mahkemesi'nde Karaca'nın “1 Mayıs” plağı “komünizm progandası” nedeni ile yargılanmaya başladı. Bu davada şarkıcı Cem Karaca, şarkının bestekarı Sarper Özsan ve plak şirketi sahibi Ali Avaz da suçlanıyordu. Cem Karaca, bu dönemde Avrupa turnesine başlamıştı. Dava başladıktan kısa bir süre sonra da babası Mehmet Karaca'yı kaybetti. Cem Karaca, babasının cenaze törenine katılamadı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">ALMANYA YILLARI</span></span><br />
<br />
12 Eylül darbesi sonrası Sıkıyönetim Mahkemesi tarafından Melike Demirağ, Selda Bağcan, Şanar Yurdatapan ve Sema Poyraz ile birlikte Cem Karaca da yurda çağrıldı. 13 Mart 1981'e kadar süre tanındı. Bonn'da yaşayan Cem Karaca, yurda dönmek için ek süre istedi. 15 Temmuz 1982'ye kadar Cem Karaca'nın süresi uzatıldı ancak Karaca, Türkiye'ye dönmeyeceğini belirtti ve süresi dolduktan sonra ise 6 Ocak 1983'te Yılmaz Güney ile aynı gün Türk vatandaşlığından çıkarıldı.<br />
<br />
Cem Karaca, bir yandan da müzik hayatına devam etti. Almanya'daki müzisyen arkadaşı Fehiman Uğurdemir ile birlikte 1982'de Bekle Beni albümünü yayınladı. Bu albümdeki “Oğluma”, “Alamanya Berbadı” ve “Bekle Beni” gibi şarkılar Karaca'nın ülkesine duyduğu özlemi göstermekteydi. Bu albüm Karaca'nın vatandaşlıktan çıkarıldığı için medyada yer alamamasından dolayı çok fazla bilinmedi. 1984'te ise bir şarkısı dışında tüm şarkıları Almanca olan Die Kanaken albümünü yayınladı. Bu albüm Alman oyun yazarları Henry Böseke ve Martin Burkert tarafından göçmen Türkler'in Almanya'da yaşadıkları zorlukları anlatmaktaydı. Ayrıca albüm bir tiyatro oyununa da çevrildi. Karaca, albüm yayınlandıktan sonra Alman televizyonlarında albümün adı olan Die Kanaken olarak sahne aldı ve albümü tanıttı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">TÜRKİYE'YE DÖNÜŞ</span><br />
</span><br />
1985'te Karaca, arkadaşı Mehmet Barı aracılığıyla Başbakan Turgut Özal ile görüşerek, ülkeye geri dönme isteğini bildirdi ve Münih'e gelen Özal ile konuştu. Özal'ın olumlu yanıt vermesi ile hukuki işlemler başlatıldı. Yıl sonunda vatandaşlıktan çıkarılmasına sebep olan davadan beraat etti. 1987'de de hakkında verilen gıyabi tutuklama kararı kaldırıldı. 29 Haziran 1987'de Cem Karaca, Türkiye'ye döndü. Aynı yıl Merhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar albümünü çıkardı. Bu albüm o senenin en çok satan albümlerinden biri oldu. 1988'de bu albümü Töre takip etti. Bu albüm sonrası Cem Karaca, yasaklı olduğu TRT ekranlarına da çıkmaya başladı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">1990'LAR</span></span><br />
<br />
Cem Karaca, arkadaşı Uğur Dikmen ve Cahit Berkay ile müzikal ortaklık kurarak Yiyin Efendiler albümünü yayınladı. Bu albümdeki “Oh be” şarkısında, kendisini “dönek” diye adlandıranlara cevap olarak “Ben döneksem döndüm diye memleketime / Döndüm baba döndüm işte oh be” diyerek cevap verdi. 21 Temmuz 1990'da sözlerini kendi yazıp, bestesini Cahit Berkay'ın yaptığı Kahya Yahya şarkısı ile Altın Güvercin en iyi şarkı ödülünü kazandı. Bu dönemde Sosyaldemokrat Halkçı Parti için konserlere çıktı.<br />
<br />
Karaca, 1992'de UNICEF için hazırlanan ve İbrahim Tatlıses, Ajda Pekkan, Muazzez Abacı, Leman Sam, Fatih Erkoç gibi ünlü isimler korosunun seslendirdiği “Sev Dünyayı” şarkısının sözlerini yazdı ve koroda da yer aldı. 22 Temmuz 1992'de annesi Toto Karaca hayatını kaybetti. Yılın sonlarına doğru Dikmen ve Berkay ile ikinci çalışması olan Nerde Kalmıştık? albümünü yayınladı. “Raptiye Rap Rap” ve “Islak Islak” besteleri ile büyük başarı yakaladı.<br />
<br />
Bu albümden sonra Cem Karaca, bir süre müzikle aktif olarak ilgilenmedi. 1994'te TRT'de Raptiye adlı programı sundu. 1995'te ise Flash TV'de Cem Karaca Show'u, 1996'da aynı kanalda “Efendime Söyleyeyim” programını yaptı. 95'te bir sanatçı grubu ile Bosna-Hersek'e gidip, savaş sonrası zor durumda olan Bosnalılara destek verdi.<br />
<br />
Sanatçının müziğe geri dönüşü 1997'nin sonunda vizyona giren Ağır Roman ile oldu. Filmin yapımcısı, eski Apaşlar gitaristi ve Karaca'nın dostu Mehmet Soyarslan'nın yazdığı, 1968'de Cem Karaca'ya ün getiren “Resimdeki Gözyaşları”nı, Karaca film için yeniden kaydetti. Filmin ana müziği olan parça, Karaca'yı tekrar müzik piyasasına soktu. Eski plak şirketi, izinsiz olarak “The Best of Cem Karaca” serisini piyasaya sürdü.<br />
<br />
1999'da Türk rock müziğinin duayenleri olan Cahit Berkay, Engin Yörükoğlu, Ahmet Güvenç ve Uğur Dikmen'in desteğiyle ‘Bindik Bir Alamete…' isimli albümünü çıkardı. 2000'de Cem Karaca'nın da rol aldığı Kahpe Bizans'ın müziklerinin bazılarını seslendirdi. Bu filmin de yapımcısı olan Soyarslan'ın yazıp Apaşlar zamanında Dede Korkut'tan esinlenip Sadık Bütünay ile kaydettiği ama yayınlamadığı şarkıları Cem Karaca seslendirdi. Bu eserlerden sonra ölümüne dek birkaç şiir albümünde konuk sanatçı oldu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">SON ÇALIŞMALARI</span></span><br />
<br />
Şubat 2001'de Murat Töz, Barış Göker ve Cengiz Tuncer ile Cem Karaca Trio olarak sahne almaya başladı. Mayıs 2001'de ise Barış Manço'nun ölümü ile vokalistsiz kalan Kurtalan Ekspres ile beraber çalmaya başladı. Harbiye Açıkhava Tiyatrosu Konserleri'nde sahne aldılar. 2002'de Yol Arkadaşları adlı grubu kurup yine onlarla sahne aldı. Ölümünden önce kaydettiği son şarkılar ancak ölümünden kısa süre sonra yayınlandı. İlk önce “Hayvan Terli” teklisi yayınlandı. Mehmet Eryılmaz'ın bu şarkısına Karaca'nın bir bar programında bu şarkıyı söylerkenki görüntüleri ile klip çekildi. Mayıs 2005 tarihinde, ölümünden 10 gün önce (2004) Mahsun Kırmızıgül ile kaydettiği “Hayat Ne Garip?”, Kırmızıgül'ün Sarı Sarı albümünde yayınlandı. Karaca ve Kırmızıgül'ün stüdyodaki görüntülerinden oluşan bir klip yayınlandı. Haziran 2005'te ise Murathan Mungan'ın sözlerini yazdığı şarkıların yeni yorumlarından oluşan “Söz Vermiş Şarkılar” albümünde Yeni Türkü'nün “Göç Yolları” eserini yorumladı.<br />
<br />
2005 yılında Yavuz Bingöl, Edip Akbayram, Manga, Teoman, Deniz Seki, Volkan Konak, Haluk Levent, Suavi, Ayhan Yener, Tuğrul Arseven tarafından yorumlanan Cem Karaca şarkılarından oluşan Mutlaka Yavrum albümü yayınlandı. Bu albüm daha önce yayınlanmamış İngilizce bir Cem Karaca şarkısı da içeriyordu. Ölümünün 6. yılında Beyaz Show'da daha önce kaydedip yayınlamadığı “Karagözlüm” adlı şarkı ilk kez gün yüzüne çıkmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">TİYATRO VE SİNEMA KARİYERİ</span></span><br />
<br />
1961'de Hamlet'te oynayarak tiyatroya ilk adımını attı. 1964'te Münir Özkul'un oynadığı General Çöpçatan oyunu ilk büyük tiyatro çalışması oldu. 1965'te askerliği sırasında askeriyede Cahit Atay'ın Pusuda ve Aziz Nesin'in Toroslar Canavarı oyununu yönetti ve oynadı. Aynı dönem İstanbul Tiyatrosu'nda sergilenen “Anahtarı Bendedir” adlı oyunu Türkçeye çevirdi ve oynadı.<br />
<br />
Uzun bir süre tiyatroya ara veren ve Püsküllü Moruk oyununun müziklerini yapmak dışında tiyatroyla ilgilenmeyen Karaca, 1987'de Almanya'da çıkardığı Die Kanaken albümündeki şarkıların işlendiği Ab in den Orient-Express oyununun Kuzey Ren Westfalya Eyalet Tiyatrosu'nda oynanan “Die Kanaken” adlı versiyonunda annesi Toto Karaca ile beraber oynadı.<br />
<br />
Yine Almanya döneminde Münih Halk Tiyatrosu'nda Nâzım Hikmet'in Şeyh Bedrettin Destanı oyununu yönetti. Cem Karaca, 1970'de ilk ve tek başrol filmi olan Kralların Öfkesi'nde oynadı. Yücel Uçanoğlu'nun yazıp yönettiği yerli western tarzı bu filmde Murat Soydan ile başrolü oynayan Cem Karaca, Camgöz adlı bir kovboyu canlandırdı. Ancak bu film çok başarılı olmadı. Uzun süre beyaz perdeden uzak duran Karaca, 1999'da Kahpe Bizans da Karaca Abdal adlı bir ozan rolünde rol aldı ve filmin müziklerinden bazılarını seslendirdi. Karaca, 1990'da Bir Milyara Bir Çocuk adlı Müjdat Gezen dizisinde rol aldı. Bunun dışında 2001'de Yeni Hayat adlı dizide onur konuğu olarak yer aldı. Aynı sene Avcı adlı dizide Dem Baba rolünü oynadı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">ÖLÜMÜ</span></span><br />
<br />
8 Şubat 2004 sabahında, solunum ve kalp yetmezliğine bağlı olarak ağır bir kalp krizi geçirdi. Uygulanan tüm müdahalelere rağmen kaldırıldığı Bakırköy Acıbadem Hastanesi'nde 59 yaşında hayata gözlerini yumdu. Hastane tarafından yapılan açıklamada Karaca'nın ölüm sebebi kalp ve solunum durması olarak belirtildi. 9 Şubat 2004'de ikindi vaktinde Üsküdar Seyyit Ahmet Deresi Camii'nde kılınan cenaze namazın ardından Karacaahmet Mezarlığı'nda babası ile aynı mezara defnedildi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">ÖZEL HAYATI</span></span><br />
<br />
Cem Karaca ilk evliliğini 22 Aralık 1965 yılında Semra Özgür ile yaptı. Özgür, Karaca'nın annesi gibi bir tiyatro sanatçısıydı. Bu evlilik fazla uzun sürmedi. Karaca, 1968'in sonunda yine bir tiyatro sanatçısı olan Meriç Başaran ile bir ilişki yaşamaya başladı. Ekim 1968'de Karaca ikinci evliliğini Başaran ile yaptı. Bu evlilik de 2 yıl sürdü. Üçüncü evliliğini Feride Balkan ile 21 Ağustos 1972'de yaptı. 1976'da çiftin oğulları Emrah Karaca dünyaya geldi. Çift, Cem Karaca'nın Almanya'da zorunlu yaşama döneminde ayrıldı. 5 Temmuz 1993'te Cem Karaca, dördüncü evliliğini ilk eşi Semra Özgür ile yaptı. Cem Karaca'nın son evliliği ise İlkim Erkan ile oldu.<br />
<br />
Karaca'nın ölümünden sonra Karaca'nın çocuğunun annesi Feride Balkan ve son eşi İlkim Erkan Karaca arasında sorunlar yaşandı. İlkim Karaca, Karaca'nın çocukluğunda geçirdiği bir kaza sonucu kısır olduğunu, bu yüzden Emrah Karaca'nın onun oğlu olmadığını iddia etti. Mahkeme kararı ile Cem Karaca'nın mezarı açılıp DNA örnekleri alındı. DNA testi sonucu Emrah'ın Cem Karaca'nın oğlu olduğu tespit edildi. Bu olaydan sonra Balkan ve Emrah Karaca, İlkim Karaca'ya açtıkları hakaret davasını kazandı. İlkim Karaca daha sonra Cem Karaca ve Barış Manço kardeştiler iddiası ile medyada yer buldu.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #b20080;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cem Karaca'nın Hayatı - Cem Karaca Biyografisi</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><img src="https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTTLJqvg6GoyzXdJIYwk8jAjrfI_qXpHICp2A&amp;usqp=CAU" loading="lazy"  alt="[Resim: images?q=tbn:ANd9GcTTLJqvg6GoyzXdJIYwk8j...A&amp;usqp=CAU]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Red;" class="mycode_color">CEM KARACA’NIN HAYATI – CEM KARACA KİMDİR?</span></span><br />
<br />
Babası Azerbaycan asıllı Mehmet Karaca ve annesi Ermeni asıllı Toto Karaca (İrma Felegyan) olan Cem Karaca, sanatla iç içe büyüdü. Orta öğrenimini Robert Lisesi'nde yapan Cem Karaca sanatçı bir çiftin çocuğu idi ve müziğe doğuştan yetenekliydi. Müzik ile ilk tanışması annesinin teyzesi Rosa Felegyan'ın Cem Karaca'ya piyano notaları ve piyano nağmeleri öğretmesi ile oldu. Kolej yıllarındayken dünyadaki popülaritesini arttıran rock müziğine ilgi duydu. Kız arkadaşlarını etkilemek için ve arkadaşlarının istekleri doğrultusunda dönemin rock starlarının şarkılarını söyledi. Karaca'nın sesinin keşfedilmesi ise annesi Toto Karaca tarafından oldu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">MÜZİK KARİYERİNİN İLK YILLARI</span></span><br />
<br />
1962'ye girerken Beyoğlu Spor Kulübü'nde arkadaşlarının isteği üzerine şarkı söyledi. Arkadaşları ile sahne alan Karaca, daha sonra grup kurmaya karar verir. Gruba o dönemin ünlü sanatçılarından İlham Gencer destek oldu. Cem Karaca'nin ilk grubu 1963'te Dinamikler oldu. Seslendirme sanatçısı Fikri Çöze'nin jübile konserinde performans sergilediler. Babası hâlâ Karaca'nın müzik yapmasına karşıydı. Hatta adam tutup konserlerde onu yuhalatmıştı ancak Karaca bunlara rağmen müziği bırakmadı. Grup olarak Elvis Presley gibi ünlü rock and roll sanatçılarının klasiklerini yorumluyorlardı. 1963'ün sonunda grup dağıldı. Kısa bir süre “Cem Karaca ve Bekledikleriniz” adlı bir grupta çaldı. Bu gruptan kısa bir süre sonra ise Gökçen Kaynatan'ın orkestrasında çaldı ancak bu beraberlik de uzun sürmedi. Aynı sene “Cem Karaca ve Jaguarlar” kuruldu. 1965'te Altın Mikrofon yarışmasına başvurdular ancak ön elemeyi geçemediler. Karaca, 1965'te ilk evliliğini tiyatro sanatçısı Semra Özgür ile yaptı. Evlendikten 3 gün sonra Karaca, askere gitti. Askerliğine 1965 Kasım'ında Antakya 121. Jandarma Er Eğitim Alayı'nda başladı. Bu dönemde Karaca, Anadolu kültürünü tanımaya başladı. Türk ozanlarından Aşık Mahzuni Şerif ile tanıştı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">APAŞLAR DÖNEMİ</span></span><br />
<br />
Cem Karaca, askerlik sonrası Şubat 1967'de gitarist Mehmet Soyarslan'ın kurduğu Apaşlar grubu ile tanıştı. Apaşlar daha önceleri batı tarzı müzik yapmaktaydı ancak Karaca ile tanıştıktan sonra müzik daha doğuya döndü. Karaca, grup ile birlikte Altın Mikrofon 1967'ye katıldı. Yarışmaya katıldıkları Emrah şarkısı Erzurumlu Emrah'ın şiirine yapılmış bir Karaca bestesiydi. Yarışmada Karaca'nın grubu ikinci oldu ancak birinci olan gruptan daha çok ilgi gördüler.<br />
<br />
Cem Karaca ve Apaşlar, 1968'de Almanya'ya gidip Ferdy Klein Orkestrası ile 45'likler kaydetti. Bu dönemde Soyarslan şarkısı “Resimdeki Gözyaşları”, Karaca'nın Emrah'tan sonraki ikinci hit parçası oldu. Bu plak sonrası büyük bir Türkiye turnesi oldu. Ayrıca Almanya'da konserler devam etti. Ayrıca yurtdışına açılmak için İngilizce bir 45'lik kaydedildi. Bunlar Resimdeki Gözyaşları ve Emrah'ın İngilizce versiyonlarıydı. Bu dönemde Cem Karaca, tiyatro sanatçısı Meriç Başaran ile evlendi. Sene sonunda Milliyet'in 1968'in “En Sevilen Erkek Şarkıcıları” anketinde 4. oldu. “Yılın Melodileri” anketinde ise Resimdeki Gözyaşları Türkçe şarkılar arasında 3. oldu. Türkçe ve yabancılar karışık listede ise Resimdeki Gözyaşları dokuzuncu, Cem Karaca bestesi “Ümit Tarlaları” ise 24. oldu.<br />
<br />
1969'da grup içinde fikir farklılıkları olmaya başladı. Cem Karaca, daha siyasi müziğe kaymak isterken, Soyarslan bu değişime karşıydı. “Bu Son Olsun / Felek Beni” plağından sonra grup dağıldı. Aynı yıl Cem Karaca, Bunalım grubunun prodüktörlüğünü ve menejerliğini yapmaya başladı. İlk 45'likleri “Taş Var Köpek Yok/Yeter Artık Kadın” şarkılarının ikisinin de söz ve bestesinde Cem Karaca'nın da adı geçmektedir. Bu 45'likten sonra bu işi bırakan Karaca, grubun bateristi Hüseyin Sultanoğlu'nu kendi grubu Kardaşlar'a almıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">KARDAŞLAR DÖNEMİ</span></span><br />
<br />
Apaşlar dönemi bittikten sonra grup müziğine devam etmek isteyen Karaca, Apaşlar'ın bas gitaristi Seyhan Karabay ile Kardaşlar grubunu kurdu. 1970'in başında grup üyelerinde birçok değişiklikler oldu. Grup üyeleri sabitlendikten sonra, Almanya'da kayıt yapmaya karar verdiler ancak çıkan bir salgın yüzünden, Karaca ve Kardaşlar birlikte Almanya'ya gidemedi. Bu yüzden Cem Karaca, tek başına Köln'e gitti. Apaşlar sonrası yaşadığı müzikal aradan sonra burada kendi besteleri ve Anadolu türkülerini yine Ferdy Klein orkestrası ile kaydetti. 4 tane 45'lik yayınlandı. Amacı maddi sıkıntı yaşamadan çalışmalar yapmaktı.<br />
<br />
1970 Kasım'ında ise Karaca ve Kardaşlar “Dadaloğlu/Kalender” 45'liğini yayınladı. “Dadaloğlu”, Karaca'nın bir başka hit şarkısı oldu. Bu türkü ayrıca Karaca'nın sola doğru kayışının da bir gösteresi olmuştu. Mart 1971'de Karaca'nın Trabzon'da verdiği bir konserde patlayan 3 bomba ile 30 kişi yaralandı. Aynı yıl Rum piskopos III. Makarios, Kıbrıs Fuarı'nda Türk pavyonunu gezerken, Dadaloğlu şarkısı çalınmıştı. 1971'de Cem Karaca ve Kardaşlar 4 tane 45'lik çıkardı.<br />
<br />
Cem Karaca, aynı yıl tiyatro müziği çalışması da yaptı. Ben Jonson'un yazdığı Ülkü Tamer'in Türkçeleştirdiği Püsküllü Moruk oyununun müziklerini Cem Karaca besteledi ve Kardaşlar ile kaydetti. Grup, şarkıları kaydetti ve tiyatro oyuncularına örnek olsun diye Cem Karaca ve annesi Toto Karaca tarafından şarkıları okundu. Bu tiyatro oyunu çok tutmadı ve kısa süre sonra gösterimden kalktı. Cem Karaca ve Kardaşlar'ın kaydettiği şarkılar ise 2007'de yayınlandı.<br />
<br />
1972'ye Cem Karaca ödülle başladı. Hey Dergisi tarafından “1971'in en iyi erkek şarkıcısı” seçildi ve Hey'in turnesine katıldı. Ancak Kardaşlar gitaristi Seyhan Karabay ile anlaşmazlıklar baş gösterdi ve Karaca, Kardaşlar ile yollarını ayırdı. Bu sırada eşi benzeri görülmemiş bir değiş-tokuş meydana geldi. Cem Karaca, Kardaşlar'dan ayrılıp Anadolu Rock'ın güçlü sesi Moğollar'la birleşirken Kardaşlar da Moğollar'la anlaşamayan Ersen Dinleten'i gruplarına dahil etti.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><br />
MOĞOLLAR DÖNEMİ</span></span><br />
<br />
Cem Karaca ve Moğollar, birleştikten bir ay sonra Kasım 1972'de Hey dergisi için verdikleri konserde ilk kez sahne aldılar. Yıl sonunda Milliyet'in anketinde Cem Karaca, en iyi erkek şarkıcılar listesinde 2. oldu, Moğollar ise en iyi yerli topluluk seçildi. Hey Dergisi'nde ise ikisi de kendi dallarında 1. seçildiler.<br />
<br />
1973'te “Obur Dünya / El Çek Tabip” 45'liği yayınlandı. Ancak grubun asıl başarısı 1974'ün başında kaydedilen “Namus Belası” şarkısı ile kazanıldı. Şarkı çok popüler oldu, öyküsü Hey dergisinde çizgi roman olarak yayınlandı. Ancak bu plak sonrası Cahit Berkay çalışmalarını Fransa'da devam ettirmeye karar verince Cem Karaca ve Moğollar yollarını ayırdı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">DERVİŞAN DÖNEMİ</span></span><br />
<br />
Moğollar'dan ayrılan Cem Karaca, önce Fransa'ya gitmeyen Moğollar elemanları Mithat Danışan ve Turhan Yükseler ile “Karasaban” grubunu kurdu ama uzun ömürlü olmadı. Mart 1974'te Dervişan grubunu kurdu. Grup ilk konserlerinden birini Kıbrıs harekatından sonra Hava Kuvvetleri'ne yardım konserinde verdi.<br />
<br />
Şubat 1975'te Cem Karaca'nın en önemli eserlerinden biri olan “Tamirci Çırağı” yayınlandı. Bu şarkıdaki “İşçisin sen, işçi kal” söylemi Cem Karaca'nın siyasi duruşunu da ilk kez bu kadar açık gösteriyordu. 1975'in sonunda “Mutlaka Yavrum/Kavga” 45'liği yayınlandı. 45'liğin ilk şarkısı Mutlaka Yavrum, Filistin Kurtuluş Örgütü için hazırlanmıştı ve 2 farklı Türkçe versiyonunun dışında piyasaya yayınlanmamış İngilizce ve Arapça versiyonları da vardı. 1976'nın başında TRT'de yayınlanacak olan “Kavga” şarkısı son anda nedeni açıklanmayan bir sebepten dolayı programdan çıkarıldı. Aynı yıl Cem Karaca, Hey dergisi tarafından bir kez daha en iyi erkek şarkıcı olarak seçildi.<br />
<br />
1977'de Cem Karaca, artan siyasi gerginlikle birlikte, gitgide daha önemli bir figür oluyordu. Aydın'da verdikleri bir konserde CHP İl Başkanı aşırı solcular tarafından dövüldü. Urfa'da verilen bir konserden sonra Dervişan gitaristi Taner Öngür ve bateristi Sefa Ulaştır saldırıya uğradı. Öngür daha sonra bu nedenlerle gruptan ayrıldı. Cem Karaca bu sene tamamı yeni şarkılardan oluşan ilk uzunçaları Yoksulluk Kader Olamaz'ı yayınladı. Bu albümde Karaca besteleri dışında, ünlü şairlerin şiirleri de bulunmaktaydı. Cem Karaca ve Dervişan, 1978'in başında 1 Mayıs plağından sonra yollarını ayırdılar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">EDİRDAHAN DÖNEMİ VE 12 EYLÜL DARBESİ</span></span><br />
<br />
Cem Karaca, Dervişan sonrası çoğu Kurtalan Ekspres'ten olmak üzere bir müzik grubu kurdu. Adını da Türkiye'nin iki ucu olan Edirne ve Ardahan'dan esinlenerek Edirdahan koydu. Ancak grup 20 gün sonra Kurtalan Ekspres elemanlarının eski gruplarına dönmesiyle eleman değişikliğine uğradı. 1978'de Cem Karaca, Edirdahan ile kaydettiği ilk ve son teklisi Safinaz'ı yayınladı. Bu plak Türkiye'de daha önce hiç görülmemiş olan 18 dakikalık bir rock operaydı. Alt sınıftan Safinaz adlı bir kızın kötü yola düşmesini anlatıyordu. Teklinin diğer şarkıları da Ahmed Arif ve Nazım Hikmet şiirlerinin besteleriydi. Cem Karaca, 1979'da Londra'daki dünyaca ünlü Rainbow Arena'da konser verme başarısı gösterdi.<br />
<br />
1979'da grup dağıldı, Cem Karaca da uzun yıllar sonra ilk kez yanında bir grup olmadan solo olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde ayrıca Almanya'ya taşındı. Çoğu Nazım Hikmet şiirlerinin besteleri olan Hasret albümünü yayınladı. Mart 1980'de Sıkıyönetim Mahkemesi'nde Karaca'nın “1 Mayıs” plağı “komünizm progandası” nedeni ile yargılanmaya başladı. Bu davada şarkıcı Cem Karaca, şarkının bestekarı Sarper Özsan ve plak şirketi sahibi Ali Avaz da suçlanıyordu. Cem Karaca, bu dönemde Avrupa turnesine başlamıştı. Dava başladıktan kısa bir süre sonra da babası Mehmet Karaca'yı kaybetti. Cem Karaca, babasının cenaze törenine katılamadı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">ALMANYA YILLARI</span></span><br />
<br />
12 Eylül darbesi sonrası Sıkıyönetim Mahkemesi tarafından Melike Demirağ, Selda Bağcan, Şanar Yurdatapan ve Sema Poyraz ile birlikte Cem Karaca da yurda çağrıldı. 13 Mart 1981'e kadar süre tanındı. Bonn'da yaşayan Cem Karaca, yurda dönmek için ek süre istedi. 15 Temmuz 1982'ye kadar Cem Karaca'nın süresi uzatıldı ancak Karaca, Türkiye'ye dönmeyeceğini belirtti ve süresi dolduktan sonra ise 6 Ocak 1983'te Yılmaz Güney ile aynı gün Türk vatandaşlığından çıkarıldı.<br />
<br />
Cem Karaca, bir yandan da müzik hayatına devam etti. Almanya'daki müzisyen arkadaşı Fehiman Uğurdemir ile birlikte 1982'de Bekle Beni albümünü yayınladı. Bu albümdeki “Oğluma”, “Alamanya Berbadı” ve “Bekle Beni” gibi şarkılar Karaca'nın ülkesine duyduğu özlemi göstermekteydi. Bu albüm Karaca'nın vatandaşlıktan çıkarıldığı için medyada yer alamamasından dolayı çok fazla bilinmedi. 1984'te ise bir şarkısı dışında tüm şarkıları Almanca olan Die Kanaken albümünü yayınladı. Bu albüm Alman oyun yazarları Henry Böseke ve Martin Burkert tarafından göçmen Türkler'in Almanya'da yaşadıkları zorlukları anlatmaktaydı. Ayrıca albüm bir tiyatro oyununa da çevrildi. Karaca, albüm yayınlandıktan sonra Alman televizyonlarında albümün adı olan Die Kanaken olarak sahne aldı ve albümü tanıttı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">TÜRKİYE'YE DÖNÜŞ</span><br />
</span><br />
1985'te Karaca, arkadaşı Mehmet Barı aracılığıyla Başbakan Turgut Özal ile görüşerek, ülkeye geri dönme isteğini bildirdi ve Münih'e gelen Özal ile konuştu. Özal'ın olumlu yanıt vermesi ile hukuki işlemler başlatıldı. Yıl sonunda vatandaşlıktan çıkarılmasına sebep olan davadan beraat etti. 1987'de de hakkında verilen gıyabi tutuklama kararı kaldırıldı. 29 Haziran 1987'de Cem Karaca, Türkiye'ye döndü. Aynı yıl Merhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar albümünü çıkardı. Bu albüm o senenin en çok satan albümlerinden biri oldu. 1988'de bu albümü Töre takip etti. Bu albüm sonrası Cem Karaca, yasaklı olduğu TRT ekranlarına da çıkmaya başladı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">1990'LAR</span></span><br />
<br />
Cem Karaca, arkadaşı Uğur Dikmen ve Cahit Berkay ile müzikal ortaklık kurarak Yiyin Efendiler albümünü yayınladı. Bu albümdeki “Oh be” şarkısında, kendisini “dönek” diye adlandıranlara cevap olarak “Ben döneksem döndüm diye memleketime / Döndüm baba döndüm işte oh be” diyerek cevap verdi. 21 Temmuz 1990'da sözlerini kendi yazıp, bestesini Cahit Berkay'ın yaptığı Kahya Yahya şarkısı ile Altın Güvercin en iyi şarkı ödülünü kazandı. Bu dönemde Sosyaldemokrat Halkçı Parti için konserlere çıktı.<br />
<br />
Karaca, 1992'de UNICEF için hazırlanan ve İbrahim Tatlıses, Ajda Pekkan, Muazzez Abacı, Leman Sam, Fatih Erkoç gibi ünlü isimler korosunun seslendirdiği “Sev Dünyayı” şarkısının sözlerini yazdı ve koroda da yer aldı. 22 Temmuz 1992'de annesi Toto Karaca hayatını kaybetti. Yılın sonlarına doğru Dikmen ve Berkay ile ikinci çalışması olan Nerde Kalmıştık? albümünü yayınladı. “Raptiye Rap Rap” ve “Islak Islak” besteleri ile büyük başarı yakaladı.<br />
<br />
Bu albümden sonra Cem Karaca, bir süre müzikle aktif olarak ilgilenmedi. 1994'te TRT'de Raptiye adlı programı sundu. 1995'te ise Flash TV'de Cem Karaca Show'u, 1996'da aynı kanalda “Efendime Söyleyeyim” programını yaptı. 95'te bir sanatçı grubu ile Bosna-Hersek'e gidip, savaş sonrası zor durumda olan Bosnalılara destek verdi.<br />
<br />
Sanatçının müziğe geri dönüşü 1997'nin sonunda vizyona giren Ağır Roman ile oldu. Filmin yapımcısı, eski Apaşlar gitaristi ve Karaca'nın dostu Mehmet Soyarslan'nın yazdığı, 1968'de Cem Karaca'ya ün getiren “Resimdeki Gözyaşları”nı, Karaca film için yeniden kaydetti. Filmin ana müziği olan parça, Karaca'yı tekrar müzik piyasasına soktu. Eski plak şirketi, izinsiz olarak “The Best of Cem Karaca” serisini piyasaya sürdü.<br />
<br />
1999'da Türk rock müziğinin duayenleri olan Cahit Berkay, Engin Yörükoğlu, Ahmet Güvenç ve Uğur Dikmen'in desteğiyle ‘Bindik Bir Alamete…' isimli albümünü çıkardı. 2000'de Cem Karaca'nın da rol aldığı Kahpe Bizans'ın müziklerinin bazılarını seslendirdi. Bu filmin de yapımcısı olan Soyarslan'ın yazıp Apaşlar zamanında Dede Korkut'tan esinlenip Sadık Bütünay ile kaydettiği ama yayınlamadığı şarkıları Cem Karaca seslendirdi. Bu eserlerden sonra ölümüne dek birkaç şiir albümünde konuk sanatçı oldu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">SON ÇALIŞMALARI</span></span><br />
<br />
Şubat 2001'de Murat Töz, Barış Göker ve Cengiz Tuncer ile Cem Karaca Trio olarak sahne almaya başladı. Mayıs 2001'de ise Barış Manço'nun ölümü ile vokalistsiz kalan Kurtalan Ekspres ile beraber çalmaya başladı. Harbiye Açıkhava Tiyatrosu Konserleri'nde sahne aldılar. 2002'de Yol Arkadaşları adlı grubu kurup yine onlarla sahne aldı. Ölümünden önce kaydettiği son şarkılar ancak ölümünden kısa süre sonra yayınlandı. İlk önce “Hayvan Terli” teklisi yayınlandı. Mehmet Eryılmaz'ın bu şarkısına Karaca'nın bir bar programında bu şarkıyı söylerkenki görüntüleri ile klip çekildi. Mayıs 2005 tarihinde, ölümünden 10 gün önce (2004) Mahsun Kırmızıgül ile kaydettiği “Hayat Ne Garip?”, Kırmızıgül'ün Sarı Sarı albümünde yayınlandı. Karaca ve Kırmızıgül'ün stüdyodaki görüntülerinden oluşan bir klip yayınlandı. Haziran 2005'te ise Murathan Mungan'ın sözlerini yazdığı şarkıların yeni yorumlarından oluşan “Söz Vermiş Şarkılar” albümünde Yeni Türkü'nün “Göç Yolları” eserini yorumladı.<br />
<br />
2005 yılında Yavuz Bingöl, Edip Akbayram, Manga, Teoman, Deniz Seki, Volkan Konak, Haluk Levent, Suavi, Ayhan Yener, Tuğrul Arseven tarafından yorumlanan Cem Karaca şarkılarından oluşan Mutlaka Yavrum albümü yayınlandı. Bu albüm daha önce yayınlanmamış İngilizce bir Cem Karaca şarkısı da içeriyordu. Ölümünün 6. yılında Beyaz Show'da daha önce kaydedip yayınlamadığı “Karagözlüm” adlı şarkı ilk kez gün yüzüne çıkmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">TİYATRO VE SİNEMA KARİYERİ</span></span><br />
<br />
1961'de Hamlet'te oynayarak tiyatroya ilk adımını attı. 1964'te Münir Özkul'un oynadığı General Çöpçatan oyunu ilk büyük tiyatro çalışması oldu. 1965'te askerliği sırasında askeriyede Cahit Atay'ın Pusuda ve Aziz Nesin'in Toroslar Canavarı oyununu yönetti ve oynadı. Aynı dönem İstanbul Tiyatrosu'nda sergilenen “Anahtarı Bendedir” adlı oyunu Türkçeye çevirdi ve oynadı.<br />
<br />
Uzun bir süre tiyatroya ara veren ve Püsküllü Moruk oyununun müziklerini yapmak dışında tiyatroyla ilgilenmeyen Karaca, 1987'de Almanya'da çıkardığı Die Kanaken albümündeki şarkıların işlendiği Ab in den Orient-Express oyununun Kuzey Ren Westfalya Eyalet Tiyatrosu'nda oynanan “Die Kanaken” adlı versiyonunda annesi Toto Karaca ile beraber oynadı.<br />
<br />
Yine Almanya döneminde Münih Halk Tiyatrosu'nda Nâzım Hikmet'in Şeyh Bedrettin Destanı oyununu yönetti. Cem Karaca, 1970'de ilk ve tek başrol filmi olan Kralların Öfkesi'nde oynadı. Yücel Uçanoğlu'nun yazıp yönettiği yerli western tarzı bu filmde Murat Soydan ile başrolü oynayan Cem Karaca, Camgöz adlı bir kovboyu canlandırdı. Ancak bu film çok başarılı olmadı. Uzun süre beyaz perdeden uzak duran Karaca, 1999'da Kahpe Bizans da Karaca Abdal adlı bir ozan rolünde rol aldı ve filmin müziklerinden bazılarını seslendirdi. Karaca, 1990'da Bir Milyara Bir Çocuk adlı Müjdat Gezen dizisinde rol aldı. Bunun dışında 2001'de Yeni Hayat adlı dizide onur konuğu olarak yer aldı. Aynı sene Avcı adlı dizide Dem Baba rolünü oynadı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">ÖLÜMÜ</span></span><br />
<br />
8 Şubat 2004 sabahında, solunum ve kalp yetmezliğine bağlı olarak ağır bir kalp krizi geçirdi. Uygulanan tüm müdahalelere rağmen kaldırıldığı Bakırköy Acıbadem Hastanesi'nde 59 yaşında hayata gözlerini yumdu. Hastane tarafından yapılan açıklamada Karaca'nın ölüm sebebi kalp ve solunum durması olarak belirtildi. 9 Şubat 2004'de ikindi vaktinde Üsküdar Seyyit Ahmet Deresi Camii'nde kılınan cenaze namazın ardından Karacaahmet Mezarlığı'nda babası ile aynı mezara defnedildi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">ÖZEL HAYATI</span></span><br />
<br />
Cem Karaca ilk evliliğini 22 Aralık 1965 yılında Semra Özgür ile yaptı. Özgür, Karaca'nın annesi gibi bir tiyatro sanatçısıydı. Bu evlilik fazla uzun sürmedi. Karaca, 1968'in sonunda yine bir tiyatro sanatçısı olan Meriç Başaran ile bir ilişki yaşamaya başladı. Ekim 1968'de Karaca ikinci evliliğini Başaran ile yaptı. Bu evlilik de 2 yıl sürdü. Üçüncü evliliğini Feride Balkan ile 21 Ağustos 1972'de yaptı. 1976'da çiftin oğulları Emrah Karaca dünyaya geldi. Çift, Cem Karaca'nın Almanya'da zorunlu yaşama döneminde ayrıldı. 5 Temmuz 1993'te Cem Karaca, dördüncü evliliğini ilk eşi Semra Özgür ile yaptı. Cem Karaca'nın son evliliği ise İlkim Erkan ile oldu.<br />
<br />
Karaca'nın ölümünden sonra Karaca'nın çocuğunun annesi Feride Balkan ve son eşi İlkim Erkan Karaca arasında sorunlar yaşandı. İlkim Karaca, Karaca'nın çocukluğunda geçirdiği bir kaza sonucu kısır olduğunu, bu yüzden Emrah Karaca'nın onun oğlu olmadığını iddia etti. Mahkeme kararı ile Cem Karaca'nın mezarı açılıp DNA örnekleri alındı. DNA testi sonucu Emrah'ın Cem Karaca'nın oğlu olduğu tespit edildi. Bu olaydan sonra Balkan ve Emrah Karaca, İlkim Karaca'ya açtıkları hakaret davasını kazandı. İlkim Karaca daha sonra Cem Karaca ve Barış Manço kardeştiler iddiası ile medyada yer buldu.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zeki Müren Kimdir, Nerelidir? - Zeki Müren Biyografisi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-zeki-muren-kimdir-nerelidir-zeki-muren-biyografisi.html</link>
			<pubDate>Mon, 07 Dec 2020 16:14:00 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=34">KrALiÇe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-zeki-muren-kimdir-nerelidir-zeki-muren-biyografisi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Zeki Müren Kimdir, Nerelidir? - Zeki Müren Biyografisi</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><img src="https://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2020/09/24/iecrop/zeki-muren-kimdir-3_16_9_1600934918.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: zeki-muren-kimdir-3_16_9_1600934918.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZEKİ MÜREN KİMDİR?</span><br />
<br />
Zeki Müren 6 Aralık 1931 yılında Bursa Tophane’de, Üsküp'den Bursa'ya göç eden bir ailenin tek çocuğu olarak doğmuştur. Ortaokulu bitirene dek Bursa'da yaşamıştır. Babası Kaya Bey ve annesi Hayriye hanımdır. Zeki Müren ilkokul yıllarında zayıf ve çelimsiz bir çocuktur. İlkokulu Osmangazi İlkokulunda başlamış daha sonra Tophane İlkokulu ve Akıncı ilkokullarında devam etmiştir. Zeki Müren'in müzik yeteneği ona ilkokul yıllarında müzikli müsamerelerde oynama fırsatı tanımıştır. Aldığı ilk rol bir müsamerede oynadığı çoban rolüdür. Zeki Müren'in müzik yeteneğini öğretmenlerinin dışında babası da farkına varmış ve onu bu konuda desteklemiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZEKİ MÜREN’İN EĞİTİM HAYATI</span><br />
<br />
Bursa' da ilkokulu bitirdikten sonra yine Bursa' da bulunan Tahtakale ortaokulunda tahsiline devam etmiştir. Ortaokul bittiğinde babası Kaya Bey'in de onayını alarak, İstanbul' da bulunan Boğaziçi Lisesine geçiş yapmıştır. Boğaziçi Lisesini birincilik ile bitirerek mezun olan Zeki Müren, olgunluk sınavını da yüksek puanlarla kazanmış şimdiki adıyla Mimar Sinan Üniversitesi güzel sanatlara başlamıştır. Güzel sanatlarda yüksek süsleme bölümünden mezun olduktan sonra da bu alanda desen çalışmaları yapmaya devam etmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZEKİ MÜREN’İN MÜZİK KARİYERİ</span><br />
<br />
Zeki Müren'in müziğe duyduğu ilgi ve babasının teşvikiyle Bursa' da Tamburi sanatçısı İzzet Gerçeker'den usul ve solfej dersleri, Boğaziçi lisesinde okurken sinema yönetmeni ve yazar Arşavir, Alyanak'ın babası AgoposKrikor ve udi Krikor hocaların dersleriyle devam eder. Zeki Müren Şerif İçli, Refik Fersan, Kadri Şençalar ve Sadi Işılay gibi isimlerle müzik derslerini sürdürmüştür.<br />
<br />
Üniversitede okuduğu dönemde TRT İstanbul radyosunda açılan ve 186 kişinin katıldığı ses sanatçısı sınavını birincilik ile bitirmiş ve 1 Ocak 1951 yılında TRT' de ilk konserini canlı olarak icra etmiştir. Konserde kendisine büyük üstatlardan oluşan bir saz heyeti eşlik etmiştir. Saz ekibinde Necdet Gezen, Şükrü Tunar, Hakkı Derman, Serif İçli, Refik Fersan bulunuyordu. İlk konserinin yankısını kısa sürede almış, Hamiyet Yüceses tarafından tebrik edildi.<br />
<br />
1951 yıllarında Anadolu'da Ankara radyosu dinlendiği için İstanbul radyosu net bir şekilde dinlenemiyordu. Bu nedenle Şükrü Tunar Zeki Müren'e bir plak kaydı yaptırıp, ilk plağı olan muhabbet kuşunu Anadolu' ya dağıttı. Böylece Zeki Müren Anadolu'da da tanınmaya başlandı.<br />
<br />
Zeki Müren TRT İstanbul radyosunda verdiği ilk konserle beraber, radyoda sürekli Türk Sanat Musiki eserleri seslendirmeye 15 yıl boyunca devam etti. Bu programların çoğu canlı yayınlardı. Radyo programlarıyla beraber konser ve plak çalışmalarına da devam eden Zeki Müren, ilk konserini 26 Mayıs 1955 yılında verdi. Konserlerinde kendi tasarımı kıyafetler ve T şeklinde podyumla yeniliklere imzasını atarak konserlerine devam etmiştir.<br />
<br />
Zeki Müren on bir yıl boyunca Behiye Aksoy ile dönüşümlü olarak Maksim Gazinosu'nda sahne almış ve 1976 yılında Londra' da bulunan Royal Albert Hall' da ilk Türk sanatçısı olarak konser vermiştir.<br />
<br />
Zeki Müren 600' den fazla plak ve kaset yapmışv e ilk plağında okuduğu Şükrü Tunar' a ait beste olan bir muhabbet kuşu şarkısı, müzik hayatının tırmanışında önemli bir yer tutar. Kendisine ait yaklaşık 300 eser bulunan Zeki Müren'in ilk bestesi olan “Zehretme hayatı bana cananım” şarkısını yaptığında 17 yaşındaydı. Devamında gelen “Şimdi uzaklardasın”, “Bir demet yasemen”, “Gözlerinin içine başka hayal girmesin”, “Elbet bir gün buluşacağız” gibi şarkıları büyük beğeni toplamış, birçok sanatçı tarafından söylenmiştir. Zeki Müren 1955 yılında manolyam adlı şarkı ile Altın Plak Ödülünü almış, 1991 yılında Devlet Sanatçısı unvanı seçilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZEKİ MÜREN’İN OYUNCULUK KARİYERİ</span><br />
<br />
1954 yılında çekilen beklene şarkı filmiyle ilk oyunculuk deneyimini yaşayan Zeki Müren, kendi besteleriyle18 filmde de başrol oynamış ve filmdeki müziklerin bestelerini kendi yapmıştır. Sinema filmlerinden sonra 1965 yılında Çay ve Sempati adlı bir tiyatro oyununda, Arena tiyatrosunda sahne almıştır.<br />
<br />
Zeki Müren müzik, sinema ve tiyatronun dışında resim ve desen çalışmalarını uzun yıllar sürdürdü. Yaptığı resimler birçok ilde sergilendi. Konserlerde giydiği kıyafetlerin büyük bir kısmını tasarımı yine kendisine aittir. Ayrıca şiire olan ilgisi ona kendi şiirlerinden oluşan Bıldırcın Yağmuru şiir kitabını çıkartmıştır. Kitap da Bursa Sokağı, pembe yağmurlar, çim makası, kendimi arıyorum, son kavga, bu bestecikler sana alınyazım gibi şiirleri bulunmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZEKİ MÜREN’İN HAYATI</span><br />
<br />
Zeki Müren ellili yılların şartlarını, kalıplarını zorlayan kıyafetleri, kendine has üslubuyla hep zirvede kalmayı başarmış bir sanatçıdır. Hayatı boyunca hiç evlenmemiş, zaman zaman kadınlarla anılmış olsa da, seçtiği kadınsı tarzla eşcinsel olduğu yönündeki kanaatleri hep taze tuttu ancak cinsel tercihi ile ilgili hiçbir zaman bir açıklamada bulunmadı.<br />
<br />
Zeki Müren tüm hayatı boyunca kuralına uygun ve ağdalı bir Türkçe kullanarak da hafızalara kazındı. Antalya' da 1969 yılında Aspendos' da verdiği konser sonrası Müziğin Paşası olarak anılmış ama bu lakabı neden verdiklerini bilmediğini açıklamıştır.<br />
<br />
Zeki Müren 1957-1958 yıllarında Ankara Piyade Okulunda altı ay, İstanbul Harbiye Temsil bürosunda altı ay, Çankırı' da üç ay olmak üzere 15 ay askerlik görevini yapmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZEKİ MÜREN’İN VEFATI</span><br />
<br />
Geçirdiği kalp rahatsızlığı ve şeker hastalığı son altı yılının sahnelerden uzak geçmesine sebep olmuştur. Bodrum' daki evinde inzivaya çekilir ve kendi tarifiyle kendini dinler. 24 Eylül 1996 yılında TRT İzmir televizyonunu hazırladığı bir programda kalp krizi geçirerek hayata gözlerini yumar. Her zaman söylediği sahnede ölmek isteği gerçekleşmiştir. Cenazesine oldukça büyük bir kalabalık katılmış, memleketi olan Bursa' da Emirsultan mezarlığına defnedilmiştir.<br />
<br />
Vasiyeti üzerine tüm mal varlığı Türk Eğitim Vakfı ve Mehmetçik Vakfına bağışlanmış, bu sayede 2013 yılına dek yaklaşık 2251 üniversite öğrencisi burs alarak eğitimlerine devam etmiştir. Mehmetçik Vakfı 2002 yılında memleketi olan Bursa' da Güzel sanatlar Anadolu Lisesini yaptırarak, birçok sanat dalıyla eğitime açılmıştır. Son yıllarını geçirdiği ev müze haline getirilerek 8 Haziran 2000 yılında hizmete açılmıştır.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Zeki Müren Kimdir, Nerelidir? - Zeki Müren Biyografisi</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><img src="https://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2020/09/24/iecrop/zeki-muren-kimdir-3_16_9_1600934918.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: zeki-muren-kimdir-3_16_9_1600934918.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZEKİ MÜREN KİMDİR?</span><br />
<br />
Zeki Müren 6 Aralık 1931 yılında Bursa Tophane’de, Üsküp'den Bursa'ya göç eden bir ailenin tek çocuğu olarak doğmuştur. Ortaokulu bitirene dek Bursa'da yaşamıştır. Babası Kaya Bey ve annesi Hayriye hanımdır. Zeki Müren ilkokul yıllarında zayıf ve çelimsiz bir çocuktur. İlkokulu Osmangazi İlkokulunda başlamış daha sonra Tophane İlkokulu ve Akıncı ilkokullarında devam etmiştir. Zeki Müren'in müzik yeteneği ona ilkokul yıllarında müzikli müsamerelerde oynama fırsatı tanımıştır. Aldığı ilk rol bir müsamerede oynadığı çoban rolüdür. Zeki Müren'in müzik yeteneğini öğretmenlerinin dışında babası da farkına varmış ve onu bu konuda desteklemiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZEKİ MÜREN’İN EĞİTİM HAYATI</span><br />
<br />
Bursa' da ilkokulu bitirdikten sonra yine Bursa' da bulunan Tahtakale ortaokulunda tahsiline devam etmiştir. Ortaokul bittiğinde babası Kaya Bey'in de onayını alarak, İstanbul' da bulunan Boğaziçi Lisesine geçiş yapmıştır. Boğaziçi Lisesini birincilik ile bitirerek mezun olan Zeki Müren, olgunluk sınavını da yüksek puanlarla kazanmış şimdiki adıyla Mimar Sinan Üniversitesi güzel sanatlara başlamıştır. Güzel sanatlarda yüksek süsleme bölümünden mezun olduktan sonra da bu alanda desen çalışmaları yapmaya devam etmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZEKİ MÜREN’İN MÜZİK KARİYERİ</span><br />
<br />
Zeki Müren'in müziğe duyduğu ilgi ve babasının teşvikiyle Bursa' da Tamburi sanatçısı İzzet Gerçeker'den usul ve solfej dersleri, Boğaziçi lisesinde okurken sinema yönetmeni ve yazar Arşavir, Alyanak'ın babası AgoposKrikor ve udi Krikor hocaların dersleriyle devam eder. Zeki Müren Şerif İçli, Refik Fersan, Kadri Şençalar ve Sadi Işılay gibi isimlerle müzik derslerini sürdürmüştür.<br />
<br />
Üniversitede okuduğu dönemde TRT İstanbul radyosunda açılan ve 186 kişinin katıldığı ses sanatçısı sınavını birincilik ile bitirmiş ve 1 Ocak 1951 yılında TRT' de ilk konserini canlı olarak icra etmiştir. Konserde kendisine büyük üstatlardan oluşan bir saz heyeti eşlik etmiştir. Saz ekibinde Necdet Gezen, Şükrü Tunar, Hakkı Derman, Serif İçli, Refik Fersan bulunuyordu. İlk konserinin yankısını kısa sürede almış, Hamiyet Yüceses tarafından tebrik edildi.<br />
<br />
1951 yıllarında Anadolu'da Ankara radyosu dinlendiği için İstanbul radyosu net bir şekilde dinlenemiyordu. Bu nedenle Şükrü Tunar Zeki Müren'e bir plak kaydı yaptırıp, ilk plağı olan muhabbet kuşunu Anadolu' ya dağıttı. Böylece Zeki Müren Anadolu'da da tanınmaya başlandı.<br />
<br />
Zeki Müren TRT İstanbul radyosunda verdiği ilk konserle beraber, radyoda sürekli Türk Sanat Musiki eserleri seslendirmeye 15 yıl boyunca devam etti. Bu programların çoğu canlı yayınlardı. Radyo programlarıyla beraber konser ve plak çalışmalarına da devam eden Zeki Müren, ilk konserini 26 Mayıs 1955 yılında verdi. Konserlerinde kendi tasarımı kıyafetler ve T şeklinde podyumla yeniliklere imzasını atarak konserlerine devam etmiştir.<br />
<br />
Zeki Müren on bir yıl boyunca Behiye Aksoy ile dönüşümlü olarak Maksim Gazinosu'nda sahne almış ve 1976 yılında Londra' da bulunan Royal Albert Hall' da ilk Türk sanatçısı olarak konser vermiştir.<br />
<br />
Zeki Müren 600' den fazla plak ve kaset yapmışv e ilk plağında okuduğu Şükrü Tunar' a ait beste olan bir muhabbet kuşu şarkısı, müzik hayatının tırmanışında önemli bir yer tutar. Kendisine ait yaklaşık 300 eser bulunan Zeki Müren'in ilk bestesi olan “Zehretme hayatı bana cananım” şarkısını yaptığında 17 yaşındaydı. Devamında gelen “Şimdi uzaklardasın”, “Bir demet yasemen”, “Gözlerinin içine başka hayal girmesin”, “Elbet bir gün buluşacağız” gibi şarkıları büyük beğeni toplamış, birçok sanatçı tarafından söylenmiştir. Zeki Müren 1955 yılında manolyam adlı şarkı ile Altın Plak Ödülünü almış, 1991 yılında Devlet Sanatçısı unvanı seçilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZEKİ MÜREN’İN OYUNCULUK KARİYERİ</span><br />
<br />
1954 yılında çekilen beklene şarkı filmiyle ilk oyunculuk deneyimini yaşayan Zeki Müren, kendi besteleriyle18 filmde de başrol oynamış ve filmdeki müziklerin bestelerini kendi yapmıştır. Sinema filmlerinden sonra 1965 yılında Çay ve Sempati adlı bir tiyatro oyununda, Arena tiyatrosunda sahne almıştır.<br />
<br />
Zeki Müren müzik, sinema ve tiyatronun dışında resim ve desen çalışmalarını uzun yıllar sürdürdü. Yaptığı resimler birçok ilde sergilendi. Konserlerde giydiği kıyafetlerin büyük bir kısmını tasarımı yine kendisine aittir. Ayrıca şiire olan ilgisi ona kendi şiirlerinden oluşan Bıldırcın Yağmuru şiir kitabını çıkartmıştır. Kitap da Bursa Sokağı, pembe yağmurlar, çim makası, kendimi arıyorum, son kavga, bu bestecikler sana alınyazım gibi şiirleri bulunmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZEKİ MÜREN’İN HAYATI</span><br />
<br />
Zeki Müren ellili yılların şartlarını, kalıplarını zorlayan kıyafetleri, kendine has üslubuyla hep zirvede kalmayı başarmış bir sanatçıdır. Hayatı boyunca hiç evlenmemiş, zaman zaman kadınlarla anılmış olsa da, seçtiği kadınsı tarzla eşcinsel olduğu yönündeki kanaatleri hep taze tuttu ancak cinsel tercihi ile ilgili hiçbir zaman bir açıklamada bulunmadı.<br />
<br />
Zeki Müren tüm hayatı boyunca kuralına uygun ve ağdalı bir Türkçe kullanarak da hafızalara kazındı. Antalya' da 1969 yılında Aspendos' da verdiği konser sonrası Müziğin Paşası olarak anılmış ama bu lakabı neden verdiklerini bilmediğini açıklamıştır.<br />
<br />
Zeki Müren 1957-1958 yıllarında Ankara Piyade Okulunda altı ay, İstanbul Harbiye Temsil bürosunda altı ay, Çankırı' da üç ay olmak üzere 15 ay askerlik görevini yapmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZEKİ MÜREN’İN VEFATI</span><br />
<br />
Geçirdiği kalp rahatsızlığı ve şeker hastalığı son altı yılının sahnelerden uzak geçmesine sebep olmuştur. Bodrum' daki evinde inzivaya çekilir ve kendi tarifiyle kendini dinler. 24 Eylül 1996 yılında TRT İzmir televizyonunu hazırladığı bir programda kalp krizi geçirerek hayata gözlerini yumar. Her zaman söylediği sahnede ölmek isteği gerçekleşmiştir. Cenazesine oldukça büyük bir kalabalık katılmış, memleketi olan Bursa' da Emirsultan mezarlığına defnedilmiştir.<br />
<br />
Vasiyeti üzerine tüm mal varlığı Türk Eğitim Vakfı ve Mehmetçik Vakfına bağışlanmış, bu sayede 2013 yılına dek yaklaşık 2251 üniversite öğrencisi burs alarak eğitimlerine devam etmiştir. Mehmetçik Vakfı 2002 yılında memleketi olan Bursa' da Güzel sanatlar Anadolu Lisesini yaptırarak, birçok sanat dalıyla eğitime açılmıştır. Son yıllarını geçirdiği ev müze haline getirilerek 8 Haziran 2000 yılında hizmete açılmıştır.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Michael Jackson Kimdir - Michael Jackson Biyografisi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-michael-jackson-kimdir-michael-jackson-biyografisi.html</link>
			<pubDate>Wed, 11 Nov 2020 08:50:41 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=39">BegonviL</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-michael-jackson-kimdir-michael-jackson-biyografisi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Michael Jackson kimdir - Michael Jackson <a href="https://www.forumteams.com/yonlendir.php?url=https://www.forumteams.com/forum-biyografi-paylasimlari" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Biyografisi</a></span></span><br />
<br />
Michael Joseph Jackson (29 Ağustos 1958, Gary, Indiana - 25 Haziran 2009, Los Angeles, Kaliforniya), "Pop'un Kralı" olarak tanınan Afro-Amerikalı şarkıcı, müzisyen, besteci, söz yazarı ve dansçı.<br />
<br />
Jackson ailesinin dokuz çocuğunun yedincisi olarak dünyaya gelen Michael Jackson, babasının kurduğu Jackson 5 grubunda 1964 yılında henüz 6 yaşındayken müzik yaşamına atılmıştır. Daha sonra Off the Wall (1979), Thriller (1982), Bad (1987), Dangerous (1991), HIStory (1995) gibi milyonlarca satan solo albümlere imza atan Jackson, büyük bir şöhret kazanmış ve “Popun Kralı” (İngilizce: King of Pop) olarak anılmaya başlanmıştır.<br />
<br />
Dokuz çocuklu bir ailenin yedinci üyesi olarak dünyaya gelen sanatçının tam adı, Michael Joseph Jackson'dır. Şarkıcının fabrika işçisi olan babası, Joseph Jackson, müziğe tutku derecesinde bağlıydı ve boş zamanlarında gitar çalıyordu. Eşi Katherine (Scruse) ile evlenip kalabalık bir aile haline geldikten sonra, bu ilgisini çocuklarına da aşıladı.<br />
<br />
60'lı yılların başlarında büyük erkek kardeşleri, Jackie, Tito ve Jermaine, babaları tarafından organize edilen "The Jacksons" adında bir grup kurarak, kulüplerde şarkı söylemeye ve yarışmalara katılmaya başladılar.Jackson'ın sahip olduğu ses ve dans yeteneği, kısa zamanda fark edildi. Henüz yaşı küçük olmasına rağmen, özellikle solo şarkılardaki performansı nedeniyle, 1963'te, diğer kardeşi Marlon'la birlikte gruba dahil edildi.Artık beş üyeden oluşan kardeşler, grubun adını "The Jackson 5" olarak değiştirdi.<br />
<br />
Söz konusu şirketten Suzanne de Passe’ın menajerliğinde çıkan ilk dört tekli, "I Want You Back", "ABC", "The Love You Save", "I'll Be There" listelerde bir numaraya oturdu.O-Jays grubu ve James Brown gibi soul müziğin önderlerinin izinden giden The Jackson 5, 70'lerin başında zenci pop ve soul vokal gruplarının dünya çapında bir numaralı temsilcisi haline gelmişti. Michael Jackson ise, bu yeni müzik tarzını kendi içerisinde, dansıyla birlikte harmanlayarak, özgün bir tarza dönüştürecek, kendi kulvarında yalnız koşacaktı. Grubun bu hızlı yükselişinden sonra, güçlü sesiyle, farklı dansıyla oldukça sivrilen ve öne çıkan Michael Jackson, 1971-1976 yılları arasında hâlen The Jackson 5'a bağlı olarak, yine Motown'dan, "Got To Be There", "Ben", "Music and Me" ve "Forever Michael" adlı ilk solo albümlerini çıkardı<br />
<br />
Michael Jackson'da 1980'li yıllarda fiziksel değişiklikler görülür.Siyah olan teni açılarak bölgesel olarak beyazlaşmış ve 1987'ye kadar makyajla beyaz bölgeler siyah makyaj ile kapatılmıştır. Ancak 1987 yılında vücuttaki beyaz bölge miktarı yoğunluğu ele geçirince siyah bölgeler beyaz makyajla kapatılmış fakat 1998 yılı civarında makyajlar tüm vücudun beyaz olmasından dolayı sonlanmıştır. Michael Jackson'ın teninin açılması vitiligo hastalığından ötürüdür. Kendisi 1993'teki bir röportajda bu hastalığın Thriller albümünden bir süre sonra olduğunu söylemektedir. Bu hastalık en çok yüzüne ve kaval kemiği bölgesine vurmuştur. Yüzü beyazlamış, burnunun üstünde bir leke oluşmuştur. Kaval kemiğinde büyük yaralar meydana gelmiştir.<br />
<br />
Jackson yaptığı bir açıklamada bu hastalığın babasının ailesinde de olduğunu söylemiştir. Ancak doktorlar vitiligo hastalığının asla genlerle insana bulaşmadığını söylemişlerdir. Bir söylentiye göre bazı kişiler Jacksona 1982 yılı itibarıyla verilen ilaçlardan dolayı renginin beyazlığı söylemişlerdir<br />
<br />
25 Haziran 2009 günü Los Angeles'taki evinde geçirdiği rahatsızlık sonucu koma hâlinde hastaneye kaldırılmış fakat kurtarılamamıştır. Ölüm nedeni kalp durması sanılsa da, Los Angeles Adli Tıp Kurumu'nun yaptığı otopsi ile ölüm nedeninin uykusuzluk tedavisinde kullandığı çok güçlü anestezi ilacı propofol olduğu açıklanmıştır. Propofol ve sakinleştirici lorazepam ilaçlarının Jackson'ın ölümünün en önemli nedenleri olduğu kaydedilen açıklamada, Jackson'ın kanında midazolam, diazepam, lidocaine ve ephedrine ilaçlarının da bulunduğu söylenmiştir. Olayın cinayet olmasından şüphenilmekle birlikte Jackson'ın şahsi doktoruna Şubat 2010'da "kazara ölüme sebebiyet verme" suçundan dava açılmıştır. Bu dava doktorun mahkeme kararıyla hapis cezasına çarptırılmasıyla sonuçlandı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Michael Jackson kimdir - Michael Jackson <a href="https://www.forumteams.com/yonlendir.php?url=https://www.forumteams.com/forum-biyografi-paylasimlari" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Biyografisi</a></span></span><br />
<br />
Michael Joseph Jackson (29 Ağustos 1958, Gary, Indiana - 25 Haziran 2009, Los Angeles, Kaliforniya), "Pop'un Kralı" olarak tanınan Afro-Amerikalı şarkıcı, müzisyen, besteci, söz yazarı ve dansçı.<br />
<br />
Jackson ailesinin dokuz çocuğunun yedincisi olarak dünyaya gelen Michael Jackson, babasının kurduğu Jackson 5 grubunda 1964 yılında henüz 6 yaşındayken müzik yaşamına atılmıştır. Daha sonra Off the Wall (1979), Thriller (1982), Bad (1987), Dangerous (1991), HIStory (1995) gibi milyonlarca satan solo albümlere imza atan Jackson, büyük bir şöhret kazanmış ve “Popun Kralı” (İngilizce: King of Pop) olarak anılmaya başlanmıştır.<br />
<br />
Dokuz çocuklu bir ailenin yedinci üyesi olarak dünyaya gelen sanatçının tam adı, Michael Joseph Jackson'dır. Şarkıcının fabrika işçisi olan babası, Joseph Jackson, müziğe tutku derecesinde bağlıydı ve boş zamanlarında gitar çalıyordu. Eşi Katherine (Scruse) ile evlenip kalabalık bir aile haline geldikten sonra, bu ilgisini çocuklarına da aşıladı.<br />
<br />
60'lı yılların başlarında büyük erkek kardeşleri, Jackie, Tito ve Jermaine, babaları tarafından organize edilen "The Jacksons" adında bir grup kurarak, kulüplerde şarkı söylemeye ve yarışmalara katılmaya başladılar.Jackson'ın sahip olduğu ses ve dans yeteneği, kısa zamanda fark edildi. Henüz yaşı küçük olmasına rağmen, özellikle solo şarkılardaki performansı nedeniyle, 1963'te, diğer kardeşi Marlon'la birlikte gruba dahil edildi.Artık beş üyeden oluşan kardeşler, grubun adını "The Jackson 5" olarak değiştirdi.<br />
<br />
Söz konusu şirketten Suzanne de Passe’ın menajerliğinde çıkan ilk dört tekli, "I Want You Back", "ABC", "The Love You Save", "I'll Be There" listelerde bir numaraya oturdu.O-Jays grubu ve James Brown gibi soul müziğin önderlerinin izinden giden The Jackson 5, 70'lerin başında zenci pop ve soul vokal gruplarının dünya çapında bir numaralı temsilcisi haline gelmişti. Michael Jackson ise, bu yeni müzik tarzını kendi içerisinde, dansıyla birlikte harmanlayarak, özgün bir tarza dönüştürecek, kendi kulvarında yalnız koşacaktı. Grubun bu hızlı yükselişinden sonra, güçlü sesiyle, farklı dansıyla oldukça sivrilen ve öne çıkan Michael Jackson, 1971-1976 yılları arasında hâlen The Jackson 5'a bağlı olarak, yine Motown'dan, "Got To Be There", "Ben", "Music and Me" ve "Forever Michael" adlı ilk solo albümlerini çıkardı<br />
<br />
Michael Jackson'da 1980'li yıllarda fiziksel değişiklikler görülür.Siyah olan teni açılarak bölgesel olarak beyazlaşmış ve 1987'ye kadar makyajla beyaz bölgeler siyah makyaj ile kapatılmıştır. Ancak 1987 yılında vücuttaki beyaz bölge miktarı yoğunluğu ele geçirince siyah bölgeler beyaz makyajla kapatılmış fakat 1998 yılı civarında makyajlar tüm vücudun beyaz olmasından dolayı sonlanmıştır. Michael Jackson'ın teninin açılması vitiligo hastalığından ötürüdür. Kendisi 1993'teki bir röportajda bu hastalığın Thriller albümünden bir süre sonra olduğunu söylemektedir. Bu hastalık en çok yüzüne ve kaval kemiği bölgesine vurmuştur. Yüzü beyazlamış, burnunun üstünde bir leke oluşmuştur. Kaval kemiğinde büyük yaralar meydana gelmiştir.<br />
<br />
Jackson yaptığı bir açıklamada bu hastalığın babasının ailesinde de olduğunu söylemiştir. Ancak doktorlar vitiligo hastalığının asla genlerle insana bulaşmadığını söylemişlerdir. Bir söylentiye göre bazı kişiler Jacksona 1982 yılı itibarıyla verilen ilaçlardan dolayı renginin beyazlığı söylemişlerdir<br />
<br />
25 Haziran 2009 günü Los Angeles'taki evinde geçirdiği rahatsızlık sonucu koma hâlinde hastaneye kaldırılmış fakat kurtarılamamıştır. Ölüm nedeni kalp durması sanılsa da, Los Angeles Adli Tıp Kurumu'nun yaptığı otopsi ile ölüm nedeninin uykusuzluk tedavisinde kullandığı çok güçlü anestezi ilacı propofol olduğu açıklanmıştır. Propofol ve sakinleştirici lorazepam ilaçlarının Jackson'ın ölümünün en önemli nedenleri olduğu kaydedilen açıklamada, Jackson'ın kanında midazolam, diazepam, lidocaine ve ephedrine ilaçlarının da bulunduğu söylenmiştir. Olayın cinayet olmasından şüphenilmekle birlikte Jackson'ın şahsi doktoruna Şubat 2010'da "kazara ölüme sebebiyet verme" suçundan dava açılmıştır. Bu dava doktorun mahkeme kararıyla hapis cezasına çarptırılmasıyla sonuçlandı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kâzım Koyuncu Biyografisi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-k%C3%A2zim-koyuncu-biyografisi.html</link>
			<pubDate>Sat, 07 Nov 2020 14:25:28 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=23">Damla</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-k%C3%A2zim-koyuncu-biyografisi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Book Antiqua;" class="mycode_font"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Kâzım Koyuncu</span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Book Antiqua;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">(7 Kasım 1971, Hopa - 25 Haziran 2005, İstanbul)<br />
Laz kökenli, Karadeniz müziği ile rock müziği sentezleyerek kendi tarzını oluşturan Türk müzisyen, söz yazarı, oyuncu ve aktivisttir.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Book Antiqua;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
Çok küçük yaşlarda müzikle tanışmıştır. 1980'li yılların sonunda İstanbul'a taşınmıştır. İlk olarak amatör rock müzik yapmaya başladı. 1990'lı yılların başında arkadaşları ile çeşitli yerlerde küçük çaplı konserler vermeye başladı. 1994 yılında Laz müziğini rock müziği ile birleştirerek kendi tarzını yarattı. Aynı yıl arkadaşları ile birlikte Zuğaşi Berepe adında bir grup kurma kararı aldı. 1995 yılında grup Va Mişkunan adlı ilk albümlerini yayınladı. İlk defa duyulan bir tarz olduğu için albüm olumlu tepkiler aldı. 1998 yılında ikinci albümleri İgzas'ı çıkardılar. Albüm ilk albüme göre daha çok ses getirdi. Bu albümden sonra grup dağıldı. 2000'li yılların başında Kâzım Koyuncu askere gitti. Askerden geldikten sonra ilk solo albümünün çalışmalarına başladı. 2001 yılında, Viya! adlı ilk solo albümünü yayınladı.<br />
<br />
2002 yılında Gökhan Birben ile birlikte Gülbeyaz adlı televizyon dizisinin müziklerini yapmaya başladı. Aynı zamanda dizinin bazı bölümlerinde oynadı. Dizi müzikleri büyük ilgi gördü. Daha sonra Kâzım Koyuncu, Türkiye çapında tanınmaya başlandı. Konserleri büyük kitlelerce izlendi. 2003 yılında ikinci solo albümünün kayıtlarına başladı. 2004 yılında Hayde adlı ikinci albümünü çıkardı. İkinci albüm ilkine göre büyük bir satış rakamına ulaştı. Yılın en çok satan albümlerinden birisi oldu.<br />
<br />
2004 yılının sonunda kanser olduğu haberini aldı. Haberi alan ailesi ve sevenleri çok üzüldü. Doktorlar kendisini çok fazla yormamasını söylese de Kâzım Koyuncu konserler vermeye devam etti. 2005 yılında son konserini Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde verdi. 25 Haziran 2003'te, testis kanserinin akciğerlerine yayılması sonucunda Şişli'de vefat etti.<br />
<br />
Kâzım Koyuncu, 7 Kasım 1971 tarihinde Artvin'in Hopa ilçesinde dünyaya geldi. Çocukluğunda "Kemençeci Yaşar" olarak tanınan Yaşar Turna'nın türkülerini çok dinlediğini her zaman dile getirirdi. Kazım Koyuncu çocukluk günlerini anlatırken "Kitap okuyan babamdan kaynaklı olarak diğer çocuklardan farklı oldum" diyerek babasının farklılığın kendisine nasıl yansıdığının altını çizer. Hopa'da bakkallık ve berberlik yaparak ailesinin geçimini sağlayan babası Cavit Koyuncu, 1960'lı yıllarda Türkiye İşçi Partisi'nin kuruluş dönemlerinde partililerle tanışmış, dükkanı öğrencilerin kitap-gazete okuma yeri haline gelmişti. Kâzım Koyuncu'nun dört erkek ve bir kız olmak üzere beş kardeşi vardı. Babası, 12 Eylül Darbesi'nde Erzurum'da 6 ay hapis yattığı sıralarda Kâzım Koyuncu 10 yaşındaydı ve ailesi annesi Hüsniye Koyuncu'nun gayretleriyle ayakta kaldı. Babasının aldığı mandolin ve amcasının Almanya'dan getirdiği gitar, Kâzım Koyuncu'nun müzik yaşamının ilk adımlarına neden olur. 17 yaşında köyünden çıkar ve 1989 yılında İstanbul Üniversitesi'nde Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girer. 1993 yılında aldığı bir kararla okulu bırakır ve sadece müzik yapmaya karar verir. Bu dönemi Kâzım Koyuncu "Zor dönemler, o okulu bitirip kaymakam falan olacaksın ya da kendi istediğin işi yapacaksın. Ama hep soru işaretleri olacak, sonu nereye varacak? Bu tercihlerden soru işaretli olanını tercih ettim" sözlerini dile getirerek ifade etmiştir. 1990 yılında Çağdaş Sanat Atölyesi’nin etkinliklerinde yer aldı. Çağdaş Oyuncular'ın sahneye koyduğu "Faşizmin Korku ve Sefaleti" adlı oyunun müziklerini yaptı. 1991 yılında Ali Elver ile birlikte kurduğu ve müziğe başladığını söylediği "Grup Dinmeyen" dönemini de yine bir röportajında: "Özgün müzik denen, protest denen tarzda müzik yapmayı amaç edinen bir grup kurduk ama kısa zamanda elektrik gitarı sokmaya başladık. Dağıldık, toplandık falan çok uzun sürdü." diyerek dile getirdi.<br />
<br />
Grup Dinmeyen tek albümünden sonra dağıldıktan sonra, Kâzım Koyuncu 1993 yılında Mehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) isimli yeni bir grup kurdu. Zuğaşi Berepe, Kâzım Koyuncu'nun müzik yaşamında olduğu kadar Lazca söyleyen bir rock grubu olarak da Türkiye'de önemli bir adımdır. Aslında, Kâzım Koyuncu bir gösteride gözaltına alındığında Emniyette polisin ağzından laf almak için Lazca konuşmasıyla "Lazlığının" farkına vardığı hikâyesini birçok sohbetinde dile getirmişti. 1995 yılında grup ilk albümü Va Mişkunan'nı yayınladı. Üç yıl sonra ikinci albümleri İgzas'ı yayınladılar. 1998 yılında ikinci albümlerini yayınladıktan sonra grup dağıldı. 2000'li yılların başında Kâzım Koyuncu askere gitti ve uzun olan saçlarına veda etti. Askerden döndükten sonra 2001 yılında ilk solo albümü Viya!'nın kayıtlarına başladı. Albüm çok ses getirmedi, fakat Kâzım Koyuncu için büyük bir deneyim oldu. İlk albümdeki şarkılar daha sonra klasikleşti.<br />
<br />
2002 yılında Gülbeyaz adlı karadeniz dizisinin müziklerini yapması için teklif aldı. Teklifi kabul etti ve Gökhan Birben ile birlikte dizinin müziklerini yaptılar. Dizinin müziklerini yaptığı sırada dizinin bazı bölümlerinde yer aldı. Reyting rekorları kıran dizinin müzikleri çok beğenildi ve Kâzım Koyuncu tüm Türkiye'de bir anda tanındı. Dizi bittikten sonra konserler yoğunlaştı.<br />
<br />
2003 yılında ikinci albümün kayıtlarına başladı.<br />
<br />
2004 yılında ise ikinci solo albümü Hayde'yi yayınladı. Albüm satış rekorları kırdı. Yurt dışında da konserler vermeye başladı. Sürekli şiddetli öksürükleri başlamıştı. 2004 yılının sonunda arkadaşlarının isteği üzerine hastaneye gitti ve kanser olduğunu öğrendi. Ailesi ve sevenleri büyük üzüntü içine girmişti. Doktorlar kendisini fazla yormamasını söylese de konserler vermeye devam etti. 2005 yılının yaz ayında hayatını kaybetti. Öldükten bir yıl sonra anısına Dünyada Bir Yerdeyim adlı albüm yayınlanmıştır.<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizliyim, ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim. Ve gerçekten doğru bildiğim bir şeyi en azından çok zorlanırsam ortaya koymaktan çekinmem"</span> diyordu bir röportajında Kazım Koyuncu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Müzik kariyeri</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk Yıllar ve Zuğaşi Berepe</span><br />
Babasının aldığı mandolin ve amcasının Almanya'dan getirdiği gitar, Kâzım Koyuncu'nun müzik yaşamının ilk adımlarına neden olur. 1992'de henüz 20 yaşındayken Ali Elver ile "Dinmeyen" adlı özgün müzik grubunu kurmuş ve profesyonel müzik hayatı başlamıştır. Zamanla Lazca müzik yapmak için bu gruptan ayrılmışsa da rock'tan kopamamış ve geleneksel Laz halk müziğini rock tabanlı yorumlamaya başlamıştır. 1993'te okulu bırakmış ve sadece müzik yapmaya başlamıştır. Aynı yıl Mehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe adlı rock müzik grubunu kurmuştur. Lazca rock yapma iddiası ile yola çıkan ve 1995 yılında Va Mişkunan adlı ilk albümlerini yayınladılar. Albüm pek ses getirmese de büyük ilgi gördü. İlk albümden üç yıl sonra 1998'de İgzas adlı ikinci albümlerini yaparak bu iddialarını da gerçekleştiren grup, albümü sınırlı sayıda yalnızca 130 adet bastı. Daha sonra "Bruxel Live" adlı bir konser albümünü çıkardıktan sonra grup 1999 yılında dağılmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Solo Kariyer</span><br />
Kazım Koyuncu, grup dağıldıktan sonra tek başına müziğe devam etmiş ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3 şarkıyla yer almıştı. 2000 yılında Beyoğlu Metropol Müzik’in çıkardığı Salkım Söğüt dizisinin ikincisinde daha sonraları kendisiyle neredeyse özdeşleşen Megrelce "Didou Nana" şarkısını, Lazca çok sevilen bir türkü olan "Golas Empua Yulun" ile "Dağlarda Kar Sesi Var" türküsü ile yer aldı. Salkım Söğüt 4'te ise Kazım'ın seslendirdiği en güzel şarkılardan olan ve Viya albümünde de yer alan "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ou Nana</span>" şarkısında İlkay Akkaya ile düet yaptı. Kâzım Koyuncu müzik yaşamına tek başına devam etmek istediği zorlu döneminde kendi deyişiyle daha Karadenizli bir çalışmaya yöneldi. 2001 yılında Viya! adlı ilk solo albümünü çıkarmıştır. Albümdeki şarkılar birer klasik olmuştur. Albüm çok ses getirmese de ilgi görmüştür. Albüm, Kâzım'ın gelecekteki müziğinin şekillendiği, habercisi olduğu bir albüm olarak düşünülebilir. Albüm, Kazım için gelecekte yapması gerekenler için bir işaret olmuştur. Kâzım Koyuncu, aslında bir geçiş çalışması oldu, diye nitelediği Viya! albümünü Lazca, Gürcüce ve Hemşince anonim şarkılar ve Laz sanatçı Hasan Xelimişi'nin eserlerini söyledi.<br />
<br />
Viya! albümüyle Karadenizlilerle tam bir bağ kuramasa da üniversite öğrencileri ve muhalif kesimlerle buluşur. 2002 yılında Kanal D'de yayınlanacak olan Gülbeyaz adlı karadeniz dizisinin müziklerini yapmak için teklif alır. Yönetmen Özer Kızıltan ile dostluğu ve bir Karadeniz dizisine doğru katkılarda bulunabileceğini düşünerek teklifi kabul ettikten sonra, dizinin müziklerini çoğu kendi olmakla beraber Gökhan Birben ile birlikte yapar. Dizi bir anda popüler olunca müzikleri de büyük bir ilgi görür. Kâzım Koyuncu, dizinin bazı bölümlerinde oyuncu olarak görev almıştır ve dizinin yayınlandığı sırada tüm ülke çapında bir anda popüler oluştur.<br />
<br />
Daha sonra Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamı adlı dizinin müziklerini hazırlamıştır. Bu sıralarda konserleri büyük ilgi görmüştür ve kalabalıklaşmıştır. Yurt dışında da konserler veren sanatçı, 2003 yılında ikinci solo albümünün çalışmalarına başlar. Türkçe türkülerin yanı sıra Lazca, Gürcüce, Hemşince, Megrelce şarkılarla Karadeniz’in tüm kültür ve renklerini yansıtmaya çalıştı.<br />
<br />
Tulum, kemence, kaval gibi otantik çalgıların yanı sıra bas, elektrogitar, davul ve bilgisayar destekli seslerle müziğine tam da anlattığı gibi hem otantik hem modern öğeler kattı. Gülbeyaz dizisinin başrol oyuncusu Şevval Sam bu albümde "Ben Seni Sevduğumi" türküsünü seslendirirken Kâzım Koyuncu ile birlikte de "Gelevera Deresi" türküsüne düet yapmıştı. 2004 yılının mart ayında yayınlanan albüm büyük ilgi görür. Yılın en çok satan albümlerinden biri olması yanı sıra en çok konuşulan albümlerinden birisi de olur. Albümden sonra konserler vermeye başlamıştır.<br />
<br />
Hayde, Kâzım Koyuncu'yu Karadenizlilerde daha sıkı buluşturan bir albüm oldu. Müthiş bir tempoyla hem Karadeniz kentlerinde, hem Türkiye'nin her bölgesinde hem de yurt dışında konserden konsere koştu. Kazım Koyuncu, eski grubu Zugaşi Berepe'den bu yana çalıştığı arkadaşları, yeni katılanları önemsiyor, çalışmalarında hep "arkadaşlarım" diyerek ekibine verdiği önemi de belli ediyordu. Metin Kalaç, Cafer İşleyen, Murat Dilek, Gürsoy Tanç ve sonradan aralarına katılan kemençe sanatçısı Selim Bölükbaşı, geri vokallerinin yanı sıra ve horonlarıyla izleyiciyi coşturan Harun Topaloğlu, tulumcular Metin Turan ve İsmail Avcı, Kazım ile birlikte o müthiş sahne performanslarını yaratıyorlardı.<br />
<br />
Hayde, piyasa koşullarının alışılmış yöntemlerini kullanmamasına ve sektörün krizine karşın satış rakamlarıyla müzik dünyasını şaşırtırken geniş dinleyici kitlesi konserlerini dolduruyordu. Karadeniz müziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka, Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birlikte düzenledikleri, büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz konserler dizisinin de öncülüğünü yapmıştır. Ölümünden sonra 16 şarkının 4 tanesi konser kaydı, 4 tanesi (Dünyada Bir Yerde, Yalnızlığı Anla, Hoşçakal, Yine Burada) demo kayıt, geri kalanı ise farklı albümlerde (Gitarın Asi Çocukları (Anılar Düştü Peşime), Grup Patika/Aşk Beni Büyütmedi (Ayrılık Şarkısı), Seyduna (Hayat), Tuncay Akdoğan/Bir Nehir ki Ömrüm (Darbedar), Dinmeyen/Sisler Bulvarı (Askıda Yaşamak), dizi müziği (Le le le) yer alan Dünyada Bir Yerdeyim albümü Halkevleri tarafından 18 Aralık 2006 tarihinde çıkartılmıştır. Bu albümün geliriyle Kazım Koyuncu Kültür Merkezi çalışmalarına başlamış ve halen çeşitli atölye çalışmalarıyla katılımcılarına ücretsiz eğitimler vermeye devam etmektedir. 2008 yılında Kazım Koyuncu'nun hayat hikâyesinin yanı sıra bir kısmı hiçbir yerde yayınlanmamış görüntülerle anlatan yönetmenliğini Ümit Kıvanç'ın yaptığı "Şarkılarla Geçtim Aranızdan" belgeseli 3 DVD halinde yayınlanmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Kişiliği</span></span><br />
Müzikte ve normal yaşantısında değişimci bir kişiliğe sahipti. Kendisini devrimci olarak tanımlıyordu. Kâzım Koyuncu, çevre sorunlarına duyarlı olmuştur. Karadeniz Sahil Yolu inşaatına karşı Rize ilinin Fındıklı ilçesinde düzenlenen eylemlere destekte bulunmuştur.<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya."</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Kanser hastalığı</span></span><br />
2004 yılının sonlarında aralık ayında Kâzım Koyuncu'ya testis kanseri teşhisi konuldu ve kısa bir süre sonra tüm dostları, dinleciyicileri kötü haberi aldı. Kâzım Koyuncu, hastalığıyla büyük bir mücadeleye girerken etrafındaki sevgi çemberiyle bu zor zamanların geçeceğine inanıyordu. Nefesi yettiği kadar sesi çıktığı kadar müziğinden ve direncinden vazgeçmedi ve kemoterapi tedavisi sırasında 4 Şubat 2005 tarihinde İstanbul, Taksim'deki Yeni Melek Gösteri Merkezi’nde izleyicileriyle kucaklaştı. Sevenlerine hastalığına unutturduğu müthiş bir konser verdi ve aslında yaşam dersi verdi. Konserlerinden vazgeçemezdi ve belki biraz da sevenlerini üzmek için “ha kanser ha konser” diye esprili yapmaktan geri kalmamıştı. Gördüğü ilaç tedavisinden çok sevdiği saçlarının tamamen dökülmesini beklemeden kendisi kestirmiş ve grubundaki bütün dostları da aynı şekilde saçlarını kestirerek yüreklerinin Kazım ile birlikte olduğunu göstermişti. Bu konserde gruba nefesli sazlarıyla müzisyen dostu Kemal Sahir Gürel'de katılmıştı. 23 Nisan 2005 günü Trabzon Dernekler Birliği'nin İstanbul Ticaret Odası'nda düzenlediği "Çernobil'in etkileri ve Hasta Hakları" panelinde yaşam, hastalık, bilimi sorguladığı acı ve isyanı bir arada hissettiren bir konuşma yaptı. Konuşmasında yerleşik düzenin kuralları dışında kalmasına karşın nasıl böyle bir geniş izleyici kitlesini edindiğini açıkça gösteriyordu.<br />
<br />
Kâzım Koyuncu, 30 Nisan 2005 tarihinde Trabzon Gazeteciler Cemiyeti'nin ödülünü almak için Trabzon'a gittiğinde hastalığı ilerlemişti ve ağrılarına karşın ayaktaydı. Son kez Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde gençlerle bir kez daha buluştu ve çok sevdiği gibi horonlar tepildi, bir ağızdan şarkılar söylendi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Ölümü</span></span><br />
2004 yılının son ayında kansere yakalanmıştı. 25 Haziran 2005 günü tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiğinde gerçekten de bir yürüyüş başlatmıştı. Kâzım Koyuncu'yu İstanbul'dan uğurlamak üzere Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda bir tören düzenlenmiş ve çok kısa sürede duyurusu da yapılamamıştı ama 26 Haziran 2005 günü binlerce kişi gözyaşları içerisinde gelmişti. Genç yaşlı, iş adamı, işçi, öğrenci, sanatçı, toplumun tüm kesimlerinden gelip Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nu dolduranları acılarını isyana dönüştürmüş Çernobil kazasından sonra kayıtsız kalan devlet, hükümet yetkililerinin tutumlarını sorgulamıştı. Binlerce kişi Kâzım Koyuncu’yu taşıyan aracın arkasından Taksim'e kadar yürüdü, sloganlarını kesmedi. Aynı akşam Trabzon Havaalanı'ndan alan Karadenizliler doğduğu Hopa'ya doğru arkasından büyük bir konvoy oluşturdular. Yağmur altında Trabzon'un, Rize'nin ilçelerinden geçerken otoban kenarlarından, balkonlardan, pencerelerden isyankar çocuklarına el salladılar bağırlarına bastılar.<br />
<br />
Kazım, 27 Haziran 2005 günü artık adı Sugören olarak değiştirilen 2–3 km uzaklıklıktaki K’ise’deki evinden binlerce seveni tarafından alınıp tulum sesleri arasında Hopa Meydanı'na getirildi. Ailesi, grup arkadaşları, sanatçı dostları, sevenleri, nişanlısı Gönül Bozoğlu duygularını Hopa'lılarla ve Türkiye’nin dört bir yanından gelenlerle paylaştılar. Kazım’ı doğduğu Pançol'a doğru giderken arkasında binlerce kişi vardı. 27 Haziran 2005'te, doğduğu köy olan Pançol'da fındık ağaçlarının çevrelediği köy mezarlığında defnedilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Albümleri</span></span><br />
Viya! (2001)<br />
Hayde (2004)<br />
Dünyada Bir Yerdeyim (2006)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Mirası</span></span><br />
20 Eylül 2007'de, Kadıköy, İstanbul'da Kâzım Koyuncu Kültür Merkezi Derneği kuruldu. İlerleyen yıllarda da Atakum, Samsun merkezli Samsun Kazım Koyuncu Gençlik Kültür Merkezi faaliyete geçti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Hakkında yapılmış belgeseller</span></span><br />
Cine5, Portreler Kazım Koyuncu belgeseli. Yayın tarihi: 25 Haziran 2012<br />
CNN Türk, 5n1k Kazım Koyuncu belgeseli. Yayın tarihi: 5 Aralık 2012<br />
Şarkılarla Geçtim Aranızdan - Kazım Koyuncu Belgeseli<br />
Keşke Olmasaydı-Kazım Koyuncu Belgeseli<br />
En Sevdali Yanımız: Kazım'ın Trabzonspor'u</span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Book Antiqua;" class="mycode_font"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Kâzım Koyuncu</span></span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Book Antiqua;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">(7 Kasım 1971, Hopa - 25 Haziran 2005, İstanbul)<br />
Laz kökenli, Karadeniz müziği ile rock müziği sentezleyerek kendi tarzını oluşturan Türk müzisyen, söz yazarı, oyuncu ve aktivisttir.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Book Antiqua;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
Çok küçük yaşlarda müzikle tanışmıştır. 1980'li yılların sonunda İstanbul'a taşınmıştır. İlk olarak amatör rock müzik yapmaya başladı. 1990'lı yılların başında arkadaşları ile çeşitli yerlerde küçük çaplı konserler vermeye başladı. 1994 yılında Laz müziğini rock müziği ile birleştirerek kendi tarzını yarattı. Aynı yıl arkadaşları ile birlikte Zuğaşi Berepe adında bir grup kurma kararı aldı. 1995 yılında grup Va Mişkunan adlı ilk albümlerini yayınladı. İlk defa duyulan bir tarz olduğu için albüm olumlu tepkiler aldı. 1998 yılında ikinci albümleri İgzas'ı çıkardılar. Albüm ilk albüme göre daha çok ses getirdi. Bu albümden sonra grup dağıldı. 2000'li yılların başında Kâzım Koyuncu askere gitti. Askerden geldikten sonra ilk solo albümünün çalışmalarına başladı. 2001 yılında, Viya! adlı ilk solo albümünü yayınladı.<br />
<br />
2002 yılında Gökhan Birben ile birlikte Gülbeyaz adlı televizyon dizisinin müziklerini yapmaya başladı. Aynı zamanda dizinin bazı bölümlerinde oynadı. Dizi müzikleri büyük ilgi gördü. Daha sonra Kâzım Koyuncu, Türkiye çapında tanınmaya başlandı. Konserleri büyük kitlelerce izlendi. 2003 yılında ikinci solo albümünün kayıtlarına başladı. 2004 yılında Hayde adlı ikinci albümünü çıkardı. İkinci albüm ilkine göre büyük bir satış rakamına ulaştı. Yılın en çok satan albümlerinden birisi oldu.<br />
<br />
2004 yılının sonunda kanser olduğu haberini aldı. Haberi alan ailesi ve sevenleri çok üzüldü. Doktorlar kendisini çok fazla yormamasını söylese de Kâzım Koyuncu konserler vermeye devam etti. 2005 yılında son konserini Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde verdi. 25 Haziran 2003'te, testis kanserinin akciğerlerine yayılması sonucunda Şişli'de vefat etti.<br />
<br />
Kâzım Koyuncu, 7 Kasım 1971 tarihinde Artvin'in Hopa ilçesinde dünyaya geldi. Çocukluğunda "Kemençeci Yaşar" olarak tanınan Yaşar Turna'nın türkülerini çok dinlediğini her zaman dile getirirdi. Kazım Koyuncu çocukluk günlerini anlatırken "Kitap okuyan babamdan kaynaklı olarak diğer çocuklardan farklı oldum" diyerek babasının farklılığın kendisine nasıl yansıdığının altını çizer. Hopa'da bakkallık ve berberlik yaparak ailesinin geçimini sağlayan babası Cavit Koyuncu, 1960'lı yıllarda Türkiye İşçi Partisi'nin kuruluş dönemlerinde partililerle tanışmış, dükkanı öğrencilerin kitap-gazete okuma yeri haline gelmişti. Kâzım Koyuncu'nun dört erkek ve bir kız olmak üzere beş kardeşi vardı. Babası, 12 Eylül Darbesi'nde Erzurum'da 6 ay hapis yattığı sıralarda Kâzım Koyuncu 10 yaşındaydı ve ailesi annesi Hüsniye Koyuncu'nun gayretleriyle ayakta kaldı. Babasının aldığı mandolin ve amcasının Almanya'dan getirdiği gitar, Kâzım Koyuncu'nun müzik yaşamının ilk adımlarına neden olur. 17 yaşında köyünden çıkar ve 1989 yılında İstanbul Üniversitesi'nde Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girer. 1993 yılında aldığı bir kararla okulu bırakır ve sadece müzik yapmaya karar verir. Bu dönemi Kâzım Koyuncu "Zor dönemler, o okulu bitirip kaymakam falan olacaksın ya da kendi istediğin işi yapacaksın. Ama hep soru işaretleri olacak, sonu nereye varacak? Bu tercihlerden soru işaretli olanını tercih ettim" sözlerini dile getirerek ifade etmiştir. 1990 yılında Çağdaş Sanat Atölyesi’nin etkinliklerinde yer aldı. Çağdaş Oyuncular'ın sahneye koyduğu "Faşizmin Korku ve Sefaleti" adlı oyunun müziklerini yaptı. 1991 yılında Ali Elver ile birlikte kurduğu ve müziğe başladığını söylediği "Grup Dinmeyen" dönemini de yine bir röportajında: "Özgün müzik denen, protest denen tarzda müzik yapmayı amaç edinen bir grup kurduk ama kısa zamanda elektrik gitarı sokmaya başladık. Dağıldık, toplandık falan çok uzun sürdü." diyerek dile getirdi.<br />
<br />
Grup Dinmeyen tek albümünden sonra dağıldıktan sonra, Kâzım Koyuncu 1993 yılında Mehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) isimli yeni bir grup kurdu. Zuğaşi Berepe, Kâzım Koyuncu'nun müzik yaşamında olduğu kadar Lazca söyleyen bir rock grubu olarak da Türkiye'de önemli bir adımdır. Aslında, Kâzım Koyuncu bir gösteride gözaltına alındığında Emniyette polisin ağzından laf almak için Lazca konuşmasıyla "Lazlığının" farkına vardığı hikâyesini birçok sohbetinde dile getirmişti. 1995 yılında grup ilk albümü Va Mişkunan'nı yayınladı. Üç yıl sonra ikinci albümleri İgzas'ı yayınladılar. 1998 yılında ikinci albümlerini yayınladıktan sonra grup dağıldı. 2000'li yılların başında Kâzım Koyuncu askere gitti ve uzun olan saçlarına veda etti. Askerden döndükten sonra 2001 yılında ilk solo albümü Viya!'nın kayıtlarına başladı. Albüm çok ses getirmedi, fakat Kâzım Koyuncu için büyük bir deneyim oldu. İlk albümdeki şarkılar daha sonra klasikleşti.<br />
<br />
2002 yılında Gülbeyaz adlı karadeniz dizisinin müziklerini yapması için teklif aldı. Teklifi kabul etti ve Gökhan Birben ile birlikte dizinin müziklerini yaptılar. Dizinin müziklerini yaptığı sırada dizinin bazı bölümlerinde yer aldı. Reyting rekorları kıran dizinin müzikleri çok beğenildi ve Kâzım Koyuncu tüm Türkiye'de bir anda tanındı. Dizi bittikten sonra konserler yoğunlaştı.<br />
<br />
2003 yılında ikinci albümün kayıtlarına başladı.<br />
<br />
2004 yılında ise ikinci solo albümü Hayde'yi yayınladı. Albüm satış rekorları kırdı. Yurt dışında da konserler vermeye başladı. Sürekli şiddetli öksürükleri başlamıştı. 2004 yılının sonunda arkadaşlarının isteği üzerine hastaneye gitti ve kanser olduğunu öğrendi. Ailesi ve sevenleri büyük üzüntü içine girmişti. Doktorlar kendisini fazla yormamasını söylese de konserler vermeye devam etti. 2005 yılının yaz ayında hayatını kaybetti. Öldükten bir yıl sonra anısına Dünyada Bir Yerdeyim adlı albüm yayınlanmıştır.<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizliyim, ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim. Ve gerçekten doğru bildiğim bir şeyi en azından çok zorlanırsam ortaya koymaktan çekinmem"</span> diyordu bir röportajında Kazım Koyuncu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Müzik kariyeri</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk Yıllar ve Zuğaşi Berepe</span><br />
Babasının aldığı mandolin ve amcasının Almanya'dan getirdiği gitar, Kâzım Koyuncu'nun müzik yaşamının ilk adımlarına neden olur. 1992'de henüz 20 yaşındayken Ali Elver ile "Dinmeyen" adlı özgün müzik grubunu kurmuş ve profesyonel müzik hayatı başlamıştır. Zamanla Lazca müzik yapmak için bu gruptan ayrılmışsa da rock'tan kopamamış ve geleneksel Laz halk müziğini rock tabanlı yorumlamaya başlamıştır. 1993'te okulu bırakmış ve sadece müzik yapmaya başlamıştır. Aynı yıl Mehmedali Barış Beşli ile birlikte Zuğaşi Berepe adlı rock müzik grubunu kurmuştur. Lazca rock yapma iddiası ile yola çıkan ve 1995 yılında Va Mişkunan adlı ilk albümlerini yayınladılar. Albüm pek ses getirmese de büyük ilgi gördü. İlk albümden üç yıl sonra 1998'de İgzas adlı ikinci albümlerini yaparak bu iddialarını da gerçekleştiren grup, albümü sınırlı sayıda yalnızca 130 adet bastı. Daha sonra "Bruxel Live" adlı bir konser albümünü çıkardıktan sonra grup 1999 yılında dağılmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Solo Kariyer</span><br />
Kazım Koyuncu, grup dağıldıktan sonra tek başına müziğe devam etmiş ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3 şarkıyla yer almıştı. 2000 yılında Beyoğlu Metropol Müzik’in çıkardığı Salkım Söğüt dizisinin ikincisinde daha sonraları kendisiyle neredeyse özdeşleşen Megrelce "Didou Nana" şarkısını, Lazca çok sevilen bir türkü olan "Golas Empua Yulun" ile "Dağlarda Kar Sesi Var" türküsü ile yer aldı. Salkım Söğüt 4'te ise Kazım'ın seslendirdiği en güzel şarkılardan olan ve Viya albümünde de yer alan "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ou Nana</span>" şarkısında İlkay Akkaya ile düet yaptı. Kâzım Koyuncu müzik yaşamına tek başına devam etmek istediği zorlu döneminde kendi deyişiyle daha Karadenizli bir çalışmaya yöneldi. 2001 yılında Viya! adlı ilk solo albümünü çıkarmıştır. Albümdeki şarkılar birer klasik olmuştur. Albüm çok ses getirmese de ilgi görmüştür. Albüm, Kâzım'ın gelecekteki müziğinin şekillendiği, habercisi olduğu bir albüm olarak düşünülebilir. Albüm, Kazım için gelecekte yapması gerekenler için bir işaret olmuştur. Kâzım Koyuncu, aslında bir geçiş çalışması oldu, diye nitelediği Viya! albümünü Lazca, Gürcüce ve Hemşince anonim şarkılar ve Laz sanatçı Hasan Xelimişi'nin eserlerini söyledi.<br />
<br />
Viya! albümüyle Karadenizlilerle tam bir bağ kuramasa da üniversite öğrencileri ve muhalif kesimlerle buluşur. 2002 yılında Kanal D'de yayınlanacak olan Gülbeyaz adlı karadeniz dizisinin müziklerini yapmak için teklif alır. Yönetmen Özer Kızıltan ile dostluğu ve bir Karadeniz dizisine doğru katkılarda bulunabileceğini düşünerek teklifi kabul ettikten sonra, dizinin müziklerini çoğu kendi olmakla beraber Gökhan Birben ile birlikte yapar. Dizi bir anda popüler olunca müzikleri de büyük bir ilgi görür. Kâzım Koyuncu, dizinin bazı bölümlerinde oyuncu olarak görev almıştır ve dizinin yayınlandığı sırada tüm ülke çapında bir anda popüler oluştur.<br />
<br />
Daha sonra Kemal Sahir Gürel ile birlikte Sultan Makamı adlı dizinin müziklerini hazırlamıştır. Bu sıralarda konserleri büyük ilgi görmüştür ve kalabalıklaşmıştır. Yurt dışında da konserler veren sanatçı, 2003 yılında ikinci solo albümünün çalışmalarına başlar. Türkçe türkülerin yanı sıra Lazca, Gürcüce, Hemşince, Megrelce şarkılarla Karadeniz’in tüm kültür ve renklerini yansıtmaya çalıştı.<br />
<br />
Tulum, kemence, kaval gibi otantik çalgıların yanı sıra bas, elektrogitar, davul ve bilgisayar destekli seslerle müziğine tam da anlattığı gibi hem otantik hem modern öğeler kattı. Gülbeyaz dizisinin başrol oyuncusu Şevval Sam bu albümde "Ben Seni Sevduğumi" türküsünü seslendirirken Kâzım Koyuncu ile birlikte de "Gelevera Deresi" türküsüne düet yapmıştı. 2004 yılının mart ayında yayınlanan albüm büyük ilgi görür. Yılın en çok satan albümlerinden biri olması yanı sıra en çok konuşulan albümlerinden birisi de olur. Albümden sonra konserler vermeye başlamıştır.<br />
<br />
Hayde, Kâzım Koyuncu'yu Karadenizlilerde daha sıkı buluşturan bir albüm oldu. Müthiş bir tempoyla hem Karadeniz kentlerinde, hem Türkiye'nin her bölgesinde hem de yurt dışında konserden konsere koştu. Kazım Koyuncu, eski grubu Zugaşi Berepe'den bu yana çalıştığı arkadaşları, yeni katılanları önemsiyor, çalışmalarında hep "arkadaşlarım" diyerek ekibine verdiği önemi de belli ediyordu. Metin Kalaç, Cafer İşleyen, Murat Dilek, Gürsoy Tanç ve sonradan aralarına katılan kemençe sanatçısı Selim Bölükbaşı, geri vokallerinin yanı sıra ve horonlarıyla izleyiciyi coşturan Harun Topaloğlu, tulumcular Metin Turan ve İsmail Avcı, Kazım ile birlikte o müthiş sahne performanslarını yaratıyorlardı.<br />
<br />
Hayde, piyasa koşullarının alışılmış yöntemlerini kullanmamasına ve sektörün krizine karşın satış rakamlarıyla müzik dünyasını şaşırtırken geniş dinleyici kitlesi konserlerini dolduruyordu. Karadeniz müziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka, Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birlikte düzenledikleri, büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz konserler dizisinin de öncülüğünü yapmıştır. Ölümünden sonra 16 şarkının 4 tanesi konser kaydı, 4 tanesi (Dünyada Bir Yerde, Yalnızlığı Anla, Hoşçakal, Yine Burada) demo kayıt, geri kalanı ise farklı albümlerde (Gitarın Asi Çocukları (Anılar Düştü Peşime), Grup Patika/Aşk Beni Büyütmedi (Ayrılık Şarkısı), Seyduna (Hayat), Tuncay Akdoğan/Bir Nehir ki Ömrüm (Darbedar), Dinmeyen/Sisler Bulvarı (Askıda Yaşamak), dizi müziği (Le le le) yer alan Dünyada Bir Yerdeyim albümü Halkevleri tarafından 18 Aralık 2006 tarihinde çıkartılmıştır. Bu albümün geliriyle Kazım Koyuncu Kültür Merkezi çalışmalarına başlamış ve halen çeşitli atölye çalışmalarıyla katılımcılarına ücretsiz eğitimler vermeye devam etmektedir. 2008 yılında Kazım Koyuncu'nun hayat hikâyesinin yanı sıra bir kısmı hiçbir yerde yayınlanmamış görüntülerle anlatan yönetmenliğini Ümit Kıvanç'ın yaptığı "Şarkılarla Geçtim Aranızdan" belgeseli 3 DVD halinde yayınlanmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Kişiliği</span></span><br />
Müzikte ve normal yaşantısında değişimci bir kişiliğe sahipti. Kendisini devrimci olarak tanımlıyordu. Kâzım Koyuncu, çevre sorunlarına duyarlı olmuştur. Karadeniz Sahil Yolu inşaatına karşı Rize ilinin Fındıklı ilçesinde düzenlenen eylemlere destekte bulunmuştur.<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya."</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Kanser hastalığı</span></span><br />
2004 yılının sonlarında aralık ayında Kâzım Koyuncu'ya testis kanseri teşhisi konuldu ve kısa bir süre sonra tüm dostları, dinleciyicileri kötü haberi aldı. Kâzım Koyuncu, hastalığıyla büyük bir mücadeleye girerken etrafındaki sevgi çemberiyle bu zor zamanların geçeceğine inanıyordu. Nefesi yettiği kadar sesi çıktığı kadar müziğinden ve direncinden vazgeçmedi ve kemoterapi tedavisi sırasında 4 Şubat 2005 tarihinde İstanbul, Taksim'deki Yeni Melek Gösteri Merkezi’nde izleyicileriyle kucaklaştı. Sevenlerine hastalığına unutturduğu müthiş bir konser verdi ve aslında yaşam dersi verdi. Konserlerinden vazgeçemezdi ve belki biraz da sevenlerini üzmek için “ha kanser ha konser” diye esprili yapmaktan geri kalmamıştı. Gördüğü ilaç tedavisinden çok sevdiği saçlarının tamamen dökülmesini beklemeden kendisi kestirmiş ve grubundaki bütün dostları da aynı şekilde saçlarını kestirerek yüreklerinin Kazım ile birlikte olduğunu göstermişti. Bu konserde gruba nefesli sazlarıyla müzisyen dostu Kemal Sahir Gürel'de katılmıştı. 23 Nisan 2005 günü Trabzon Dernekler Birliği'nin İstanbul Ticaret Odası'nda düzenlediği "Çernobil'in etkileri ve Hasta Hakları" panelinde yaşam, hastalık, bilimi sorguladığı acı ve isyanı bir arada hissettiren bir konuşma yaptı. Konuşmasında yerleşik düzenin kuralları dışında kalmasına karşın nasıl böyle bir geniş izleyici kitlesini edindiğini açıkça gösteriyordu.<br />
<br />
Kâzım Koyuncu, 30 Nisan 2005 tarihinde Trabzon Gazeteciler Cemiyeti'nin ödülünü almak için Trabzon'a gittiğinde hastalığı ilerlemişti ve ağrılarına karşın ayaktaydı. Son kez Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde gençlerle bir kez daha buluştu ve çok sevdiği gibi horonlar tepildi, bir ağızdan şarkılar söylendi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Ölümü</span></span><br />
2004 yılının son ayında kansere yakalanmıştı. 25 Haziran 2005 günü tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiğinde gerçekten de bir yürüyüş başlatmıştı. Kâzım Koyuncu'yu İstanbul'dan uğurlamak üzere Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda bir tören düzenlenmiş ve çok kısa sürede duyurusu da yapılamamıştı ama 26 Haziran 2005 günü binlerce kişi gözyaşları içerisinde gelmişti. Genç yaşlı, iş adamı, işçi, öğrenci, sanatçı, toplumun tüm kesimlerinden gelip Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nu dolduranları acılarını isyana dönüştürmüş Çernobil kazasından sonra kayıtsız kalan devlet, hükümet yetkililerinin tutumlarını sorgulamıştı. Binlerce kişi Kâzım Koyuncu’yu taşıyan aracın arkasından Taksim'e kadar yürüdü, sloganlarını kesmedi. Aynı akşam Trabzon Havaalanı'ndan alan Karadenizliler doğduğu Hopa'ya doğru arkasından büyük bir konvoy oluşturdular. Yağmur altında Trabzon'un, Rize'nin ilçelerinden geçerken otoban kenarlarından, balkonlardan, pencerelerden isyankar çocuklarına el salladılar bağırlarına bastılar.<br />
<br />
Kazım, 27 Haziran 2005 günü artık adı Sugören olarak değiştirilen 2–3 km uzaklıklıktaki K’ise’deki evinden binlerce seveni tarafından alınıp tulum sesleri arasında Hopa Meydanı'na getirildi. Ailesi, grup arkadaşları, sanatçı dostları, sevenleri, nişanlısı Gönül Bozoğlu duygularını Hopa'lılarla ve Türkiye’nin dört bir yanından gelenlerle paylaştılar. Kazım’ı doğduğu Pançol'a doğru giderken arkasında binlerce kişi vardı. 27 Haziran 2005'te, doğduğu köy olan Pançol'da fındık ağaçlarının çevrelediği köy mezarlığında defnedilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Albümleri</span></span><br />
Viya! (2001)<br />
Hayde (2004)<br />
Dünyada Bir Yerdeyim (2006)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Mirası</span></span><br />
20 Eylül 2007'de, Kadıköy, İstanbul'da Kâzım Koyuncu Kültür Merkezi Derneği kuruldu. İlerleyen yıllarda da Atakum, Samsun merkezli Samsun Kazım Koyuncu Gençlik Kültür Merkezi faaliyete geçti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">Hakkında yapılmış belgeseller</span></span><br />
Cine5, Portreler Kazım Koyuncu belgeseli. Yayın tarihi: 25 Haziran 2012<br />
CNN Türk, 5n1k Kazım Koyuncu belgeseli. Yayın tarihi: 5 Aralık 2012<br />
Şarkılarla Geçtim Aranızdan - Kazım Koyuncu Belgeseli<br />
Keşke Olmasaydı-Kazım Koyuncu Belgeseli<br />
En Sevdali Yanımız: Kazım'ın Trabzonspor'u</span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>