<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Genel Paylaşım Forumu ,Türkçe Forum Sitesi, Güncel Forumlar - Sporcular]]></title>
		<link>https://www.forumteams.com/</link>
		<description><![CDATA[Genel Paylaşım Forumu ,Türkçe Forum Sitesi, Güncel Forumlar - https://www.forumteams.com]]></description>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 22:28:17 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Busenaz Sürmeneli Kimdir Biyografisi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-busenaz-surmeneli-kimdir-biyografisi.html</link>
			<pubDate>Sat, 05 Jul 2025 05:19:45 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=23">Damla</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-busenaz-surmeneli-kimdir-biyografisi.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://www.biyografiler.com/personpicture/busenazsurmeneli.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: busenazsurmeneli.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Doğum Tarihi: 25.Haziran.1998<br />
Busenaz Sürmeneli kaç yaşında : 27<br />
Burcu: Yengeç<br />
Meslek: Sporcu, Boksör<br />
Doğum Yeri: Trabzon<br />
<br />
Busenaz Sürmeneli, 26 Mayıs 1998 tarihinde Bursa'da doğmuştur. Aslen Trabzonludur. Tuğçenaz adında ikiz kız kardeşi vardır. Trabzon Üniversitesinde eğitimini tamamlamıştır.<br />
<br />
2019 yılında Rusya'nın Ulan-Ude kentinde düzenlenen 2019 Dünya Şampiyonası'nda finalde Çinli Yang Liu'yu 4-0 yenerek altın madalya kazandı.<br />
Busenaz Sürmeneli, olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu Türk boksördür. Fenerbahçe Spor Kulübü sporcusudur. 2020 Yaz Olimpiyatları; 2019 ve 2022 Dünya Boks Şampiyonası'nda; 2024 Avrupa Boks Şampiyonası'nda altın madalya kazanmıştır.<br />
2019 yılında Cezayir'in Vahran kentinde düzenlenen 19'uncu Akdeniz Oyunları'nda kadınlar 66 kg'da final müsabakasında Cezayirli Ichrak Chaib'i 3-0 yenerek altın madalya kazandı.<br />
<br />
Busenaz Sürmeneli, Japonya'nın Tokyo kentinde Kokugikan Arena'da düzenlenen 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda final maçında Çinli rakibi Gu Hong'u 3-0 yenerek altın madalya kazanmıştır. Bu madalya Türkiye'nin olimpiyatlarda boks branşında aldığı ilk altın madalyadır<br />
<br />
Busenaz Sürmeneli, Uluslararası Boks Birliği (IBA) tarafından Türkiye'nin İstanbul kentindeki Başakşehir Gençlik ve Spor Tesisleri'nde düzenlenen 2022 Dünya Kadınlar Boks <br />
<br />
Şampiyonası'nda 66 kiloda altın madalya kazandı.<br />
2023 yılında Polonya'da düzenlenen 3. Avrupa Oyunları'nda kadınlar velter sıklette ilk turda Litvanyalı Austėja Aučiūtė'yi 5-0, ikinci turda Yunanistan'dan Paraskevi Mavrommati'yi hakem kararıyla, çeyrek finalde Polonyalı Aneta Rygielska'yı 5-0, yarı finalde Birleşik Krallıktan Rosie Eccles'i 4-1 ve finalde Belçikalı Oshin Derieuw'u 5-0 yenerek altın madalyayı kazandı.<br />
<br />
2024 yılında ise Trabzonspor'dan Fenerbahçe'ye transfer olduğu açıklandı.<br />
Sırbistan'ın Belgrad kentinde düzenlenen 2024 Avrupa Boks Şampiyonası final maçında 66 kiloda Rus boksör Albina Moldazhanova'yı 5-0 mağlup ederek altın madalya kazandı.<br />
Fransa'nın başkenti Paris'te 2024 yılında yapılan Yaz olimpiyatlarında Busenaz Sürmeneli, çeyrek finalde Taylandlı Janjaem Suwannapheng'e yenilerek organizasyondan elendi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Madalyaları:</span><br />
2017 - Avrupa Birliği Şampiyonası - Cascia, İtalya- 75 kg - Gümüş<br />
2019 - Avrupa Şampiyonası - Alcobendas, İspanya - 69 kg - Bronz<br />
2019 - Dünya Şampiyonası - Ulan Ude, Rusya- 69 kg - Altın<br />
2020 - Olimpiyat Oyunları- Tokyo, 69 kg - Altın<br />
2022 - Akdeniz Oyunları - Vahran, Cezayir - 66 kg - Altın<br />
2022 - Avrupa Şampiyonası - Budva, Karadağ - 66 kg - Bronz<br />
2022 - Dünya Şampiyonası - İstanbul - 66 kg- Altın<br />
2023 - Avrupa Oyunları - Kraków, Polonya - 66 kg - Altın<br />
2024 - Avrupa Şampiyonası - Belgrad, Sırbistan - 66 kg - Altın<br />
<br />
Uluslararası Arenadaki Başarıları<br />
Busenaz Sürmeneli, dünya çapında birçok şampiyonluk kazanarak Türk sporunun gururu olmuştur. Kariyerindeki önemli başarılar arasında şunlar yer alır:<br />
<br />
2019 Dünya Şampiyonu: Rusya'nın Ulan-Ude şehrinde düzenlenen Dünya Şampiyonası'nda velter sıklette altın madalya kazanarak dünya şampiyonu oldu.<br />
<br />
2020 Tokyo Olimpiyatları: Velter sıklette altın madalya kazanarak Türkiye'nin boks dalında olimpiyat tarihindeki ilk altın madalyasını kazandı.<br />
<br />
2024 Avrupa Şampiyonu: Sırbistan'da düzenlenen Büyükler Avrupa Boks Şampiyonası'nda altın madalya kazandı.<br />
<br />
Fenerbahçe Spor Kulübü'ne Transferi<br />
16 Şubat 2024 tarihinde Busenaz Sürmeneli, Fenerbahçe Spor Kulübü'ne transfer olarak kariyerinde yeni bir döneme başlamıştır. Fenerbahçe, transferi "Dünyanın En Büyük Spor Kulübü’ne hoş geldin Olimpiyat Şampiyonu Busenaz Sürmeneli" mesajıyla duyurmuştur. Busenaz, Fenerbahçe forması altında uluslararası arenada daha büyük başarılar hedeflemektedir.<br />
<br />
Başarılarla Dolu Kariyer<br />
Busenaz Sürmeneli’nin kariyeri boyunca elde ettiği bazı önemli başarılar şunlardır:<br />
2013 Yıldız Kadınlar Dünya Şampiyonu (Bulgaristan)<br />
2015 Genç Kadınlar Dünya Şampiyonu (Tayvan)<br />
2017 Polonya Felix Stamm Boks Turnuvası Şampiyonu<br />
2019 Büyük Kadınlar Avrupa 3.’sü (İspanya)<br />
2019 Dünya Şampiyonu (Ulan-Ude, Rusya)<br />
2020 Tokyo Olimpiyatları Altın Madalya<br />
2024 Avrupa Şampiyonu (Sırbistan)<br />
<br />
Busenaz Sürmeneli, hem ringdeki agresif stili hem de güçlü mental yapısıyla tanınır. Azmi, disiplini ve Türk sporuna olan katkılarıyla genç sporcular için bir ilham kaynağı olmuştur. Olimpiyat altın madalyası kazanması, sadece kendi kariyerinde değil, Türk sporu için de tarihi bir dönüm noktasıdır.<br />
<br />
Trabzon’a olan bağlılığı ve ailesine düşkünlüğüyle bilinen Busenaz Sürmeneli, sporda genç kızların daha fazla yer almasını teşvik etmekte kararlıdır. Mütevazı yaşamı ve güçlü karakteriyle, sadece başarılı bir sporcu değil, aynı zamanda bir rol model olarak da tanınmaktadır.<br />
<br />
Busenaz Sürmeneli, gelecekte daha birçok uluslararası şampiyonluk kazanmayı ve Türk sporuna daha fazla katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Fenerbahçe Spor Kulübü'ndeki kariyerine odaklanırken, aynı zamanda genç yetenekleri desteklemek ve sporda kalıcı bir miras bırakmak için çalışmaya devam etmektedir.<br />
<br />
Busenaz Sürmeneli’nin başarılarla dolu kariyeri, Türk spor tarihinde önemli bir yer tutmakta ve yeni nesillere ilham vermektedir. Disiplini, azmi ve tutkusu sayesinde dünya boks camiasında kendine sağlam bir yer edinmiş olan Busenaz, kariyerine başarıyla devam etmektedir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.biyografiler.com/personpicture/busenazsurmeneli.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: busenazsurmeneli.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Doğum Tarihi: 25.Haziran.1998<br />
Busenaz Sürmeneli kaç yaşında : 27<br />
Burcu: Yengeç<br />
Meslek: Sporcu, Boksör<br />
Doğum Yeri: Trabzon<br />
<br />
Busenaz Sürmeneli, 26 Mayıs 1998 tarihinde Bursa'da doğmuştur. Aslen Trabzonludur. Tuğçenaz adında ikiz kız kardeşi vardır. Trabzon Üniversitesinde eğitimini tamamlamıştır.<br />
<br />
2019 yılında Rusya'nın Ulan-Ude kentinde düzenlenen 2019 Dünya Şampiyonası'nda finalde Çinli Yang Liu'yu 4-0 yenerek altın madalya kazandı.<br />
Busenaz Sürmeneli, olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu Türk boksördür. Fenerbahçe Spor Kulübü sporcusudur. 2020 Yaz Olimpiyatları; 2019 ve 2022 Dünya Boks Şampiyonası'nda; 2024 Avrupa Boks Şampiyonası'nda altın madalya kazanmıştır.<br />
2019 yılında Cezayir'in Vahran kentinde düzenlenen 19'uncu Akdeniz Oyunları'nda kadınlar 66 kg'da final müsabakasında Cezayirli Ichrak Chaib'i 3-0 yenerek altın madalya kazandı.<br />
<br />
Busenaz Sürmeneli, Japonya'nın Tokyo kentinde Kokugikan Arena'da düzenlenen 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda final maçında Çinli rakibi Gu Hong'u 3-0 yenerek altın madalya kazanmıştır. Bu madalya Türkiye'nin olimpiyatlarda boks branşında aldığı ilk altın madalyadır<br />
<br />
Busenaz Sürmeneli, Uluslararası Boks Birliği (IBA) tarafından Türkiye'nin İstanbul kentindeki Başakşehir Gençlik ve Spor Tesisleri'nde düzenlenen 2022 Dünya Kadınlar Boks <br />
<br />
Şampiyonası'nda 66 kiloda altın madalya kazandı.<br />
2023 yılında Polonya'da düzenlenen 3. Avrupa Oyunları'nda kadınlar velter sıklette ilk turda Litvanyalı Austėja Aučiūtė'yi 5-0, ikinci turda Yunanistan'dan Paraskevi Mavrommati'yi hakem kararıyla, çeyrek finalde Polonyalı Aneta Rygielska'yı 5-0, yarı finalde Birleşik Krallıktan Rosie Eccles'i 4-1 ve finalde Belçikalı Oshin Derieuw'u 5-0 yenerek altın madalyayı kazandı.<br />
<br />
2024 yılında ise Trabzonspor'dan Fenerbahçe'ye transfer olduğu açıklandı.<br />
Sırbistan'ın Belgrad kentinde düzenlenen 2024 Avrupa Boks Şampiyonası final maçında 66 kiloda Rus boksör Albina Moldazhanova'yı 5-0 mağlup ederek altın madalya kazandı.<br />
Fransa'nın başkenti Paris'te 2024 yılında yapılan Yaz olimpiyatlarında Busenaz Sürmeneli, çeyrek finalde Taylandlı Janjaem Suwannapheng'e yenilerek organizasyondan elendi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Madalyaları:</span><br />
2017 - Avrupa Birliği Şampiyonası - Cascia, İtalya- 75 kg - Gümüş<br />
2019 - Avrupa Şampiyonası - Alcobendas, İspanya - 69 kg - Bronz<br />
2019 - Dünya Şampiyonası - Ulan Ude, Rusya- 69 kg - Altın<br />
2020 - Olimpiyat Oyunları- Tokyo, 69 kg - Altın<br />
2022 - Akdeniz Oyunları - Vahran, Cezayir - 66 kg - Altın<br />
2022 - Avrupa Şampiyonası - Budva, Karadağ - 66 kg - Bronz<br />
2022 - Dünya Şampiyonası - İstanbul - 66 kg- Altın<br />
2023 - Avrupa Oyunları - Kraków, Polonya - 66 kg - Altın<br />
2024 - Avrupa Şampiyonası - Belgrad, Sırbistan - 66 kg - Altın<br />
<br />
Uluslararası Arenadaki Başarıları<br />
Busenaz Sürmeneli, dünya çapında birçok şampiyonluk kazanarak Türk sporunun gururu olmuştur. Kariyerindeki önemli başarılar arasında şunlar yer alır:<br />
<br />
2019 Dünya Şampiyonu: Rusya'nın Ulan-Ude şehrinde düzenlenen Dünya Şampiyonası'nda velter sıklette altın madalya kazanarak dünya şampiyonu oldu.<br />
<br />
2020 Tokyo Olimpiyatları: Velter sıklette altın madalya kazanarak Türkiye'nin boks dalında olimpiyat tarihindeki ilk altın madalyasını kazandı.<br />
<br />
2024 Avrupa Şampiyonu: Sırbistan'da düzenlenen Büyükler Avrupa Boks Şampiyonası'nda altın madalya kazandı.<br />
<br />
Fenerbahçe Spor Kulübü'ne Transferi<br />
16 Şubat 2024 tarihinde Busenaz Sürmeneli, Fenerbahçe Spor Kulübü'ne transfer olarak kariyerinde yeni bir döneme başlamıştır. Fenerbahçe, transferi "Dünyanın En Büyük Spor Kulübü’ne hoş geldin Olimpiyat Şampiyonu Busenaz Sürmeneli" mesajıyla duyurmuştur. Busenaz, Fenerbahçe forması altında uluslararası arenada daha büyük başarılar hedeflemektedir.<br />
<br />
Başarılarla Dolu Kariyer<br />
Busenaz Sürmeneli’nin kariyeri boyunca elde ettiği bazı önemli başarılar şunlardır:<br />
2013 Yıldız Kadınlar Dünya Şampiyonu (Bulgaristan)<br />
2015 Genç Kadınlar Dünya Şampiyonu (Tayvan)<br />
2017 Polonya Felix Stamm Boks Turnuvası Şampiyonu<br />
2019 Büyük Kadınlar Avrupa 3.’sü (İspanya)<br />
2019 Dünya Şampiyonu (Ulan-Ude, Rusya)<br />
2020 Tokyo Olimpiyatları Altın Madalya<br />
2024 Avrupa Şampiyonu (Sırbistan)<br />
<br />
Busenaz Sürmeneli, hem ringdeki agresif stili hem de güçlü mental yapısıyla tanınır. Azmi, disiplini ve Türk sporuna olan katkılarıyla genç sporcular için bir ilham kaynağı olmuştur. Olimpiyat altın madalyası kazanması, sadece kendi kariyerinde değil, Türk sporu için de tarihi bir dönüm noktasıdır.<br />
<br />
Trabzon’a olan bağlılığı ve ailesine düşkünlüğüyle bilinen Busenaz Sürmeneli, sporda genç kızların daha fazla yer almasını teşvik etmekte kararlıdır. Mütevazı yaşamı ve güçlü karakteriyle, sadece başarılı bir sporcu değil, aynı zamanda bir rol model olarak da tanınmaktadır.<br />
<br />
Busenaz Sürmeneli, gelecekte daha birçok uluslararası şampiyonluk kazanmayı ve Türk sporuna daha fazla katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Fenerbahçe Spor Kulübü'ndeki kariyerine odaklanırken, aynı zamanda genç yetenekleri desteklemek ve sporda kalıcı bir miras bırakmak için çalışmaya devam etmektedir.<br />
<br />
Busenaz Sürmeneli’nin başarılarla dolu kariyeri, Türk spor tarihinde önemli bir yer tutmakta ve yeni nesillere ilham vermektedir. Disiplini, azmi ve tutkusu sayesinde dünya boks camiasında kendine sağlam bir yer edinmiş olan Busenaz, kariyerine başarıyla devam etmektedir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Arda Güler Kimdir - Arda Güler Biyografi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-arda-guler-kimdir-arda-guler-biyografi.html</link>
			<pubDate>Sun, 23 Jul 2023 13:58:40 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1">şenol</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-arda-guler-kimdir-arda-guler-biyografi.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://www.forumteams.com//Konuresim/arda-guler.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: arda-guler.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Arda Güler, 25 Şubat 2005'te Ankara'nın Altındağ ilçesinde dünyaya geldi. 2014 yılında 9 yaşında iken Gençlerbirliği altyapısına katılan Arda, yeteneği ile ön plana çıktı. 2018'e kadar Başkent ekibinde forma giyen genç solak, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şubat 2019</span>'da <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fenerbahç</span>e'ye katıldı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayalini kurduğu kulübe gelmenin mutluluğu..</span><br />
<br />
14 yaşında Fenerbahçe'ye katılan Arda, hayalini kurduğu kulübe geldiğini belirtmiş ve "Bir yanda yıllardır beraber futbol oynadığım takım arkadaşlarımdan ve hocalarımdan ayrılmanın üzüntüsü, diğer tarafta taraftarı olduğum ve hayalini kurduğum kulübe gelmenin mutluluğu..." ifadelerini kullanmıştı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kulüp kariyeri</span><br />
2014-2019 yılları arasında Gençlerbirliği'nin birçok altyapı kategorilerinde forma giydi. 20 Şubat 2019 tarihinde 150.000 TL (28.000 Euro) karşılığında Fenerbahçe'nin altyapı takımına transfer oldu. 2023 sezonunun bitiminden sonra adı başka kulüpler ile anılan Arda Güler'e talip olan takımlar arasında Barcelona ve AC Milan gibi takımlar vardı. 4 Temmuz 2023 tarihinde adı Real Madrid ile anılmaya başlanan Arda Güler, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6 Temmuz 2023 tarihinde toplam 30 milyon Euro bedel ile Real Madrid</span>'e transfer oldu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.forumteams.com//Konuresim/arda-guler.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: arda-guler.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Arda Güler, 25 Şubat 2005'te Ankara'nın Altındağ ilçesinde dünyaya geldi. 2014 yılında 9 yaşında iken Gençlerbirliği altyapısına katılan Arda, yeteneği ile ön plana çıktı. 2018'e kadar Başkent ekibinde forma giyen genç solak, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şubat 2019</span>'da <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fenerbahç</span>e'ye katıldı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayalini kurduğu kulübe gelmenin mutluluğu..</span><br />
<br />
14 yaşında Fenerbahçe'ye katılan Arda, hayalini kurduğu kulübe geldiğini belirtmiş ve "Bir yanda yıllardır beraber futbol oynadığım takım arkadaşlarımdan ve hocalarımdan ayrılmanın üzüntüsü, diğer tarafta taraftarı olduğum ve hayalini kurduğum kulübe gelmenin mutluluğu..." ifadelerini kullanmıştı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kulüp kariyeri</span><br />
2014-2019 yılları arasında Gençlerbirliği'nin birçok altyapı kategorilerinde forma giydi. 20 Şubat 2019 tarihinde 150.000 TL (28.000 Euro) karşılığında Fenerbahçe'nin altyapı takımına transfer oldu. 2023 sezonunun bitiminden sonra adı başka kulüpler ile anılan Arda Güler'e talip olan takımlar arasında Barcelona ve AC Milan gibi takımlar vardı. 4 Temmuz 2023 tarihinde adı Real Madrid ile anılmaya başlanan Arda Güler, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6 Temmuz 2023 tarihinde toplam 30 milyon Euro bedel ile Real Madrid</span>'e transfer oldu.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Volkan Demirel Kimdir?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-volkan-demirel-kimdir.html</link>
			<pubDate>Sat, 04 Mar 2023 09:38:34 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=214">Mango</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-volkan-demirel-kimdir.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://iaftm.tmgrup.com.tr/06842c/1200/627/0/175/1200/802?u=https://iftm.tmgrup.com.tr/2023/02/13/volkan-demirel-depremzede-cocuklarla-konusurken-gozyaslarini-tutamadi-1676320560366.jpeg" loading="lazy"  alt="[Resim: volkan-demirel-depremzede-cocuklarla-kon...60366.jpeg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Volkan Demirel, 27 Ekim 1981 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. </span></span><br />
<br />
Okul takımındayken orta saha mevkiinde görev yapan Demirel, takımın kalecisinin takımdan ayrılmasının ardından kaleye geçti. Bunun ardından okul takımındaki arkadaşlarıyla Kartalspor'a transfer oldu. <br />
<br />
2000-02 yılları arasında Kartalspor'da forma giyen Demirel bu takımda 51 maça çıktı. <br />
<br />
2002 senesinde Fenerbahçe'ye transfer oldu ve hala Fenerbahçe forması giymektedir. <br />
<br />
Fenerbahçe formasıyla birçok başarı yaşayan Demirel, sert kişiliğiyle de bilinmektedir. <br />
<br />
Milli takım formasını ilk kez 2004 senesinde giymiş ve Belçika'ya karşı oynamıştır. <br />
<br />
2016 Avrupa Şampiyonası'nda Türkiye-Kazakistan maçı öncesindeki ısınma sırasında kendisine yapılan ıslıklı, küfürlü tezahüratlar sonucu sahayı terk eden Volkan Demirel, o tarihten bu yana Türkiye eski futbol direktörü Fatih Terim tarafından bir daha kadroya alınmadı. <br />
<br />
Volkan Demirel evli ve 2 çocuk babasıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Volkan Demirel Hangi Takımlarda Forma Giydi?</span></span><br />
<br />
Volkan Demirel, profesyonel futbol hayatına Kartalspor'da başladı.2002 yılında Fenerbahçe'ye geçti. 2019 yılına kadar Fenerbahçe'de bulunan Volkan Demirel, aynı zamanda Türkiye Milli takımda forma giydi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://iaftm.tmgrup.com.tr/06842c/1200/627/0/175/1200/802?u=https://iftm.tmgrup.com.tr/2023/02/13/volkan-demirel-depremzede-cocuklarla-konusurken-gozyaslarini-tutamadi-1676320560366.jpeg" loading="lazy"  alt="[Resim: volkan-demirel-depremzede-cocuklarla-kon...60366.jpeg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Volkan Demirel, 27 Ekim 1981 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. </span></span><br />
<br />
Okul takımındayken orta saha mevkiinde görev yapan Demirel, takımın kalecisinin takımdan ayrılmasının ardından kaleye geçti. Bunun ardından okul takımındaki arkadaşlarıyla Kartalspor'a transfer oldu. <br />
<br />
2000-02 yılları arasında Kartalspor'da forma giyen Demirel bu takımda 51 maça çıktı. <br />
<br />
2002 senesinde Fenerbahçe'ye transfer oldu ve hala Fenerbahçe forması giymektedir. <br />
<br />
Fenerbahçe formasıyla birçok başarı yaşayan Demirel, sert kişiliğiyle de bilinmektedir. <br />
<br />
Milli takım formasını ilk kez 2004 senesinde giymiş ve Belçika'ya karşı oynamıştır. <br />
<br />
2016 Avrupa Şampiyonası'nda Türkiye-Kazakistan maçı öncesindeki ısınma sırasında kendisine yapılan ıslıklı, küfürlü tezahüratlar sonucu sahayı terk eden Volkan Demirel, o tarihten bu yana Türkiye eski futbol direktörü Fatih Terim tarafından bir daha kadroya alınmadı. <br />
<br />
Volkan Demirel evli ve 2 çocuk babasıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Volkan Demirel Hangi Takımlarda Forma Giydi?</span></span><br />
<br />
Volkan Demirel, profesyonel futbol hayatına Kartalspor'da başladı.2002 yılında Fenerbahçe'ye geçti. 2019 yılına kadar Fenerbahçe'de bulunan Volkan Demirel, aynı zamanda Türkiye Milli takımda forma giydi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gökhan Zan Kimdir ?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-gokhan-zan-kimdir.html</link>
			<pubDate>Sat, 04 Mar 2023 09:33:49 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=214">Mango</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-gokhan-zan-kimdir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><img src="https://i.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/0x410/6281babe45d2a05158763b76.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6281babe45d2a05158763b76.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Gökhan Zan kimdir?</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Defans mevkiinde görev yapan milli eski futbolcu Gökhan Zan kimdir?</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gökhan Zan</span>, 7 Eylül 1981 tarihinde Hatay'ın Antakya ilçesinde dünyaya geldi.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Futbola 1997 senesinde Hatayspor altyapısında başlayan Zan, ilk profesyonel sözleşmesini de 1999 senesinde Hatayspor ile imzaladı.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Profesyonel futbol kariyeri başladıktan sonra Hatayspor'da yalnızca 1 sezon geçiren Zan, 2000 senesinde Çanakkale Dardanelspor'a transfer oldu. </span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">2000-03 yılları arasında Çanakkale Dardanelspor bünyesinde 80 maçta görev alan Gökhan Zan, mevkii gereği fazla gol şansı bulamasa da 9 gol ile takımına katkı sağladı. </span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">2003 senesinde Süper Lig'in köklü kulüplerinden Beşiktaş'a transfer oldu. 2004-05 sezonunda Gaziantepspor'a kiralandı.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Sonraki sezon Beşiktaş kadrosuna geri çağrılan Zan, 2003-09 yılları arasında 69 maçta forma şansı buldu ve 4 kez rakip ağları havalandırdı. Burada takımıyla birlikte 2009 senesinde Süper Lig şampiyonluğu, 2006 senesinde Türkiye Süper Kupası birinciliği ve 2006, 2007, 2009 yıllarında olmak üzere 3 Türkiye Kupası birinciliği elde etti.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">2009 senesinde Galatasaray'a transfer oldu. 2015 senesinde futbolu bırakana dek Galatasaray formasıyla 56 maçta şans bulan Zan, 3 gol ile takımına katkı sağladı. Galatasaray ile 2012, 2013 yıllarında Süper Lig şampiyonluğu, aynı senelerde Türkiye Süper Kupası birinciliği ve 2014 senesinde Türkiye Kupası birinciliği elde etti.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Ayrıca Gökhan Zan, 2006-2013 yılları arasında Türkiye A Milli Futbol Takımı forması giydi.</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><img src="https://i.fanatik.com.tr/i/fanatik/75/0x410/6281babe45d2a05158763b76.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6281babe45d2a05158763b76.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Gökhan Zan kimdir?</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Defans mevkiinde görev yapan milli eski futbolcu Gökhan Zan kimdir?</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gökhan Zan</span>, 7 Eylül 1981 tarihinde Hatay'ın Antakya ilçesinde dünyaya geldi.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Futbola 1997 senesinde Hatayspor altyapısında başlayan Zan, ilk profesyonel sözleşmesini de 1999 senesinde Hatayspor ile imzaladı.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Profesyonel futbol kariyeri başladıktan sonra Hatayspor'da yalnızca 1 sezon geçiren Zan, 2000 senesinde Çanakkale Dardanelspor'a transfer oldu. </span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">2000-03 yılları arasında Çanakkale Dardanelspor bünyesinde 80 maçta görev alan Gökhan Zan, mevkii gereği fazla gol şansı bulamasa da 9 gol ile takımına katkı sağladı. </span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">2003 senesinde Süper Lig'in köklü kulüplerinden Beşiktaş'a transfer oldu. 2004-05 sezonunda Gaziantepspor'a kiralandı.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Sonraki sezon Beşiktaş kadrosuna geri çağrılan Zan, 2003-09 yılları arasında 69 maçta forma şansı buldu ve 4 kez rakip ağları havalandırdı. Burada takımıyla birlikte 2009 senesinde Süper Lig şampiyonluğu, 2006 senesinde Türkiye Süper Kupası birinciliği ve 2006, 2007, 2009 yıllarında olmak üzere 3 Türkiye Kupası birinciliği elde etti.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">2009 senesinde Galatasaray'a transfer oldu. 2015 senesinde futbolu bırakana dek Galatasaray formasıyla 56 maçta şans bulan Zan, 3 gol ile takımına katkı sağladı. Galatasaray ile 2012, 2013 yıllarında Süper Lig şampiyonluğu, aynı senelerde Türkiye Süper Kupası birinciliği ve 2014 senesinde Türkiye Kupası birinciliği elde etti.</span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Ayrıca Gökhan Zan, 2006-2013 yılları arasında Türkiye A Milli Futbol Takımı forması giydi.</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fenerbahçe Kulübü Tarihi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-fenerbahce-kulubu-tarihi.html</link>
			<pubDate>Sat, 27 Mar 2021 22:05:22 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=214">Mango</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-fenerbahce-kulubu-tarihi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1823<br />
Kuşdili Çayırında İlk Futbol Oyunu</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1823</span><br />
İlk futbol oyununun, bugünkü anlamıyla ilk kez 1823 yılında İngiltere’de oynanmaya başlamasının üzerinden neredeyse yıllar ve yıllar geçmişti. Nihayet tarihler 1890’lı yıllara ulaştığında, Moda’da oturan İngiliz’ler de bu keyifli spordan iyice etkilenmiş ve o yemyeşil arsaların bulunduğu Kadıköy’ün geniş alanlarında, futbolu oynamaya başlamışlardı. Seyri çok keyifli bu oyunun, çevredeki Türk gençlerinde de ilgi uyandıracağı ve de bu sporu onlara sevdireceği pek tabii idi ve hatta da kaçınılmazdı. Ama ne var ki, o sıralarda süren monarşi rejimi nedeniyle Müslüman Türkler için cemiyet kurmanın ve hatta mevcut cemiyetlere dahi üye olmanın yasak olmasından dolayı, Kadıköy Çayırlarında top koşturan İngiliz gençlere yine ancak Rum gençleri eşlik edebilmekteydi. Yine de, hemen her akşamüstü bilhassa Kuşdili Çayırında yapılan bu futbol maçları ya da antrenmanları, Kadıköy halkının büyük bir kesiminin ilgisini çekmekte, genellikle akşamüstleri zevk için de olsa oynanan bu futbol oyunu için, Kalamış’tan, Moda’dan, Kuyubaşı’ndan, ve hatta Haydarpaşa civarlarından gelecek öbek öbek halkı, gününe ve hava durumuna göre küçük ya da büyük kümeler halinde bu oyunu seyretmeye yöneltmekteydi. Kadıköy halkının ekserisi ikindi sularında ayaklanır, günlerden Cuma ve Pazar değilse yani Kurbağalıdere’nin kenarındaki salaş tiyatroda Komik Hasan’ın tuluat kumpanyası oynanmıyorsa Kuşdili Çayırı’na doğru yola koyulurlardı. Yok, eğer günlerden Cuma ya da Pazar ise de, Moda’ya doğru ya da şimdiki Fenerbahçe Stadyumu’nun bulunduğu Papazın Çayırı’na doğru yola koyulurlardı (*1). Omuzdaş kılıklı, burma bıyıklı tüylü tüysüz gençler, yanlarında boy boy çocuklarla hanım nineler ve de orta yaşlı hatunlar, Arap bacılar, ahretlikler, kahvede pineklemekten usanan efendi kişiler, burada çayırı çepeçevre kuşatır, kadınlar getirdikleri kilimleri yayarlar, erkeklerin kimi toprağa bağdaş kurar, kimi büyükçe bir taşa oturur, kimi ayakta dururdu. Sucusu, dondurmacısı, kağıt helvacısı, simitçisi, baloncusu, Eyüp oyuncakçısı velhasılı satıcıların her çeşidi burada arzı endam eyler, burayı adeta panayır yerinden farksız kılardı. Ortadaki saha olacak alanda ise, kapı gibi gövdeli, başları açık, renk renk gömleklerinin kolları sıvalı, göğüsleri fora, bacaklarından dizkapaklarına kadar şortlu bir alay adam soluk soluğa koşuşurlar, birbirlerine çarpıp çarpıp, alt alta üst üste mecelleşirler, güya da top oynarlardı. Oynanan bu futbollardan örnek alan bazı gençler, Kadıköy’ündeki arsalarda ya da geniş çayırlarda onlar gibi top oynamaya heveslenir, karman çorman bir biçimde, bir harradır bir gürradır gider, topa en çok vuranla onu en havalara yükselten erbab sayılırdı. Ne var ki bir süre sonra, bir başka deyişle 1900’lü yıllara iyice yaklaşılmasıyla birlikte, Moda’da oturan İngiliz gençlerinin artık modern futbolu oynamaya başlamaları ve dolayısıyla da oynadıkları futbolu daha seyredilir bir halde sunmaları, kendilerini hayran hayran seyreden Kadıköy’lü gençlerin yüreklerinde birtakım kıpırdanmalara sebep oluyor, onlar gibi organize bir takım kurma isteklerini ise, vazgeçilemez bir tutkuya<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1884<br />
Kadıköy ve Fenerbahçesi<br />
</span><br />
İstanbul’un Kadıköy yakası; Allah’ın, yeryüzünü yaratırken kesinlikle ayrıcalıklı davrandığı bir eşsiz yöre... Tarihlerin henüz 1900 yılına ulaşmadığı İstanbul’da, Kalamış’ıyla Fenerbahçe’siyle, Caddebostan’ı Suadiye’si Moda’sı ile adeta bir rüya beldesi... Göz alabildiğine bomboş arsalarla yemyeşil çayırlara sahip bu yörede, doğanın insanları spor yapmak için sanki teşvik ettiği yıllar... Ve de, İstanbul’un silüeti deniz üzerinde uzaklardan perde perde yansıyıp dalgalanırken, Fenerbahçe Burnu’nda yanıp sönerek yol gösteren bir fener Türk sporuna önderlik edeceği bir kulübe sembol olmanın da gururu içinde, Adalar’a, Marmara’ya, daha da ötesi uzak yıllara doğru aynı şevkle ışık saçacağı günlerin özlemi ile çakıp durmaya başlamıştı sanki... Ve de Kadıköy, o dönemlerde en güzel semti olan Fenerbahçesi’nin bağrından çıkaracağı takımını önce yakınlara, sonra da yarınlara armağan edeceği günleri bekliyordu gayri...<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1890<br />
Kadıköy Football Association</span><br />
<br />
1890’lı yıllarda İstanbul Moda’da yaşayan İngiliz ailelerinden La Fontaine, Giraud, Whittall, Charnaud, Pears, Armitage aileleri Kadıköy ve Moda’nın çayırlarında kendi aralarında bu oyunu yeni yeni oynamaya başladıklarında, İzmir’de yaşayan İngiliz aileleri, Bornova çayırlarında bu oyunu çoktan oynamaya başlamışlardı bile (*2). Zira sosyal ve idari bakımdan payitaht İstanbul’a uzak ve rahat iki şehir olan Selanik ile İzmir, 1870’li yıllarda Osmanlı’nın futbol oyunu için ilk taraftar bulduğu toprakları oluyor, futbol oyunu o dönemlerde dini inançların da etkisi ile Müslüman Türkler arasında gelişemediğinden, böylece de Osmanlı toprakları üzerinde ilk defa gayrimüslim ve levanten (ülkede yerleşmiş bulunan yabancı uyruklu) vatandaşlar tarafından oynanıyordu.<br />
<br />
Moda’da futbolla tanışan ilk ailelerin İstanbul’da İngiltere elçiliği personeli görevlileriyle aralarında yaptıkları maç rekabetini, 1894 yılında İzmir’de "Football Club Smyrne"nin kurulması ile birlikte İstanbul - İzmir rekabeti izlemeye başlıyordu (*3). İzmir’de futbolun öncülüğünü yapan James La Fontaine, 1889 yılında İstanbul’a yerleştiğinde, Kadıköy’de İngilizlerin futbol-rugby karışımı bir oyun oynadıklarını görmüş ve onlarla kısa zamanda dostluk kurarak, daha iyi bildiği futbol oyununu onlara kabul ettirmişti. Tarihler 1897 yılını gösterdiğinde, James La Fontaine ve arkadaşları Kadıköy yakasında ilk kez bir futbol takımı olarak Kadıköy Football Association adı altında toplanıyor, takımı oluşturan İngiliz, Rum, Ermeni gençleri, genelde İstanbul’a sefere gelen İngiliz gemicilerle oynadıkları oyunlarını Kadıköy’ün çayırlarında sürdürüyor, ve her akşamüstü (ilk bölümde geniş bir biçimde sunduğumuz) o kalabalık izleyici kitlesine de seyrettiriyorlardı. Bu müsabakalar halkın öylesine ilgisini çekmişti ki "Football Association"takımı, iki yıl içerisinde "İzmir Karması" ile karşılıklı olarak futbol maçları yapmaya yönelmişti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1899<br />
Black StocKings FC Kuruluyor</span><br />
<br />
Ne var ki, Sultan 2. Abdülhamid’in padişahlığının sürdüğü o dönemde, mevcut monarşi rejiminin korunması amacıyla Türk gençlerinin dernek kurmaları yasaktı. Bu durum ise, yabancı ve azınlıkların top koşturdukları kendi topraklarında futbol oynamanın imkan ve zevkinden mahrum olan ve onların aralarına karışarak oynamak istedikleri bu cazip oyunu ancak gıpta ile seyretmekle yetinen Kadıköylü Müslüman Türk gençleri arasında, sadece üzüntü değil aynı zamanda tabii ki öfke ve hırs da uyandırıyordu. İşte her türlü tehlikeyi göze alan bu gençlerden, deniz öğrencisi Fuat Hüsnü (Kayacan), eski hariciyecilerden Reşat Danyal ve Mehmet Ali ile, Kuşdili’nde Papazın Çayırı adı verilen topraklarda meşin yuvarlağa vuruşlar yapan arkadaşları bu özlemin sona ermesini amaçlıyorlar, ve 1899 yılında da, devrin hafiye ve jurnalcilerinin dikkatlerinden kaçmak ve hışımlarından korunmak amacıyla bir İngiliz adı altında Black Stockings FC (Siyah Çoraplılar Futbol Kulübü) ’nü kuruyorlardı. Ancak siyah çorap ve kırmızı üst formaları ile Türk gençlerinin oluşturduğu bu ilk Türk spor ve futbol topluluğu daha ilk maçlarında hafiyelerin baskınına uğruyor ve hemen dağıtılıyordu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1899<br />
Fenerbahçe’nin Gerçek Kuruluş Yılı</span><br />
<br />
Burada dikkati çeken en önemli nokta; Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stockings FC ismi altında 1899 yılındaki bu ilk girişimindeki öncülük yapan gençler ile, ilerideki yıllarda kurulacak olan Kadıköy Futbol Kulübü (1902) ve Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altında toplanan gençlerin genelde aynı kişiler olacağıydı. Dolayısıyla FENERBAHÇE KULÜBÜ kuruluşunu gayri resmi olarak 1899 yılında gerçekleştirmiş, ne var ki iki kez kapatılmaları nedeni ile faaliyetlerine, ancak resmi kuruluş yılları olan 1907 yılında geçebilmişti. Görülen odur ki; Black Stockings F.C. ya da Kadıköy Futbol Kulübü isimleri, amaç karşısında birer araçtırlar (*4). Ayrıca İstanbul’da kurulan futbol kulüplerinin listeleri incelendiğinde de; Moda Futbol Kulübü (1896), Cadi-Keuy Football Club (1899) ve Imogen (1900) takımlarının İngiliz uyruklular tarafından, Elpis (1900) takımının Rumlar tarafından, Black Stockings (1899), Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerinin ise Osmanlı uyruklular tarafından kurulmuş oldukları da zaten görülmektedir.(*5)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1900<br />
Kadıköy’de Kuruluşu Bekleyiş</span><br />
<br />
Güneş, 1900’lerle henüz tanışmış. İstanbul’un her semti aynı sıcaklıkta aynı cömertlikte aydınlanırken, Kadıköy yakasında gökyüzü hep puslu, sanki her dem kapalı gibi. Kuşdili Çayırı mahzun, Papazın Çayırı solgun gibi. Fenerbahçesi’nde bahçeler çiçeksiz, köşklerinde kanaryalar suskun, güllerle bülbülleri küs gibi... Zira, içleri spor aşkı ile yanan Türk gençlerinin Kadıköy’de kulüp kurma istekleri "saray"ca iki kez engellenmiş, levanten ve gayrimüslim vatandaşlarımızın aynı isteklerine aynı saraydan izin çıkarken, Kadıköylü gençlerimiz sarayın rejimine karşı iki kez yenilmiş gibi. İşte bu nedenledir ki, gayri tüm Kadıköy halkı suskun, biraz da yaralı, Kalamış’ta esen rüzgar bir mahzun, Fenerbahçesi’nde çakan "Beyaz Fener" bir mahzun gibi. İşte bu nedenledir ki ; galip, sanki bu yolda mağlup gibi...<br />
<br />
Ve de deniz üzerinde İstanbul’un silüeti, karşı uzaklardan perde perde sahile akarken, "ışıksız FENER, çiçeksiz BAHÇE " misali biçare yarımada, mahzun bir eda ile karşı sahilindeki sarayın ufuklarına doğru bakıp bakıp kuruluş izninin çıkması hayali içinde " Bu memlekette bir gün sabah olursa Haluk. " mısralarını yüreği yaralı fakat gönlü ümitle dolu bir şekilde sanki okur da, devlet kapusundan da medet bekler gibi...<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1901<br />
Kadıköy Futbol Kulübü Kuruluşu</span><br />
<br />
Ama yine de, aradan geçen birkaç yıl içinde aynı gençlerin bir bölümü, aralarına yeni katılanlarla beraber Kurbağalıdere Köprüsü’nün hemen yakınındaki (şimdiki stadyumun karsısında) Hurşit Ağa’nın kahvehanesinde muntazaman toplanıyor ve 1901 yılında da, bu kez isim de değiştirerek Kadıköy Futbol Kulübüismindeki bir yeni takımı daha kurabilmenin çalışmalarını yapıyorlardı. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgiye, yaşadığı yakın tarihi, yazılarında bütün ayrıntıları ile canlandıran üstad Sermet Muhtar Alus’un, 1951 senesinde Tarih Hazinesi Mecmuası’na yazdığı "Kadıköyü’nde İlk Futbol" isimli makalesinde rastlıyoruz:<br />
<br />
(Aslı gibidir) : " Zamanın musiki üstadı Sine Kemani Nuri Bey’in anlatışına bakılırsa, futbola meraklı ilk Türk gençleri bir kulüp kurmağa, daha bir derli toplu birleşmeye karar vermişler. Çok geçmeden arzularını yerine getirmiş, elbiseyi de seçmişler; gömleğin göksü, yakası, kol kapakları beyaz, öbür tarafları kırmızı, pantolon keza beyaz. Kuşdili Papazın çayırlarında kendi aralarında maçlara girişmişler. Moda’daki İngilizlerden, Rumlardan mürekkep (oluşan) takımın derecesine erişmek, onları yenmek baş emelleri(en büyük arzuları). Eski cimnastikçi ve idmancılardan Sine Kemani Bay Nuri’nin rivayetine göre, ilk oynayanları sayalım: Kendisi(Nuri Bey), Emced Bey, Mehmet Ali ve kardeşi Neşet Beyler, Reşat Danyal Bey, Hafız Mustafa, Topçu zabiti Cevdet Bey, Eşref Bey, Hüsnü Paşa zade Bahriyeli Fuat Bey, Mekteb-i Sultani’li Daniş, Tahsin (Şair Tahsin Nahit) Bey, Sarı Şevki.<br />
<br />
Haftalık Malumat Mecmuası sahibi Baba Tahir’in yevmi (günlük) Fransızca Servet Gazetesi, bu maçlara dair teşvik yollu bir yazı neşretmiş. Fırsatı kaçırmayan namlı hafiyyelerden (gizli görevli polis) biri, Sultan Hamid’e hemen jurnali(haberi) uçurmuş: " Kadıköy gençleri, Veliahd- i Saltanat Reşat Efendi (Sultan Reşat)’nin himayesinde (korumasında) bir cemiyet teşkil eylemişlerdir (oluşturmuşlardır). Beray-i ubudiyet (kulunuz olarak), nazar-ı dikkat-i hümayunlarınızı celp ederim (padişahımın dikkatlerini çekerim). Ferman."<br />
<br />
Ve tabii ki, yine rejim ve futbolun haram sayılması nedeniyle dini baskılı, ancak daha sıkı hafiye baskısı sonucunda da zaptiye teşkilatının baskınıyla bu girişimler de yine engelleniyor ve Kadıköy’lü gençler bir kez daha dağıtılıyordu. Ne hazin bir kaderdir ki, Olimpiyatların Atina’daki açılış gününe rastlayan 6 Nisan 1896 tarihinde Tatavla (Kurtuluş)’da bir gurup Rum vatandaşımızın teşebbüsüyle "Tatavla - Heraklis Jimnastik Kulübü" şaşalı bir biçimde tabii ki de kurulurken(*6), ondan iki yıl sonra tamamen Türk gençlerinden oluşarak kurulmaya çalışılan "Kadıköy Futbol Kulübü" mevcut rejim nedeniyle hemen kapatılıyor, kurucuları ise sürgün edilmekten zor kurtuluyordu. Bu durum Türk sporunun kulüpler yolundaki gelişimini en az 5 yıl geciktirecek ve yurdumuzda futbol ağırlıklı sporun temeli de, yabancı egemenliği ve anlayışı ile atılacaktı (* 7).<br />
<br />
İşte İstanbul’da, hem Pera yakasında hem de Kadıköy yakasında oturan ecnebi (levanten) ve gayrimüslim vatandaşlarımızın, törenlerle kurdukları ilk kulüplerinin yaşama hakkını elde etmelerine karşın, yine kalpleri spor aşkı ile çarpan Kadıköy’lü Türk gençlerimiz tarafından girişilen her iki cesurane teşebbüsün gerçekleşememesi, onların içindeki bu ateşi söndürmüyor, aksine, Kadıköy’de bir futbol kulübü kurmalarına hiçbir kuvvetin engel olamayacağı gerçeği ile, daha henüz ismi bile belli olmayan ve fakat ki Kadıköy’ün bağrından çıkacak ve gelecekte milyonlarca taraftara sahip olacak bir kulübü kurmaları için, sadece sayılı yılların kaldığını da sanki artık iyiden iyiye hissediyorlardı.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1901<br />
Fenerbahçe’nin Gerçek Kuruluş Yılı</span><br />
<br />
Burada dikkati çeken en önemli nokta; Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stockings FC ismi altında 1899 yılındaki bu ilk girişimindeki öncülük yapan gençler ile, ilerideki yıllarda kurulacak olan Kadıköy Futbol Kulübü (1902) ve Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altında toplanan gençlerin genelde aynı kişiler olacağıydı. Dolayısıyla FENERBAHÇE KULÜBÜ kuruluşunu gayri resmi olarak 1899 yılında gerçekleştirmiş, ne var ki iki kez kapatılmaları nedeni ile faaliyetlerine, ancak resmi kuruluş yılları olan 1907 yılında geçebilmişti. Görülen odur ki;<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1906<br />
İstanbul'da ilk "Futbol Ligi" günleri</span><br />
<br />
Evet, istibdat ; bir başka değişle o dönemki mevcut " mutlak hakimiyet " rejimi, yurdumuzda cemiyet kurmak ya da bu bünyede spor yapmak hakkını Türklere yasak etmekteydi. İşte sırf bu nedenle, Fuat Hüsnü (Kayacan) Bey ve tamamen Türk gençlerinden oluşan arkadaşlarının Fenerbahçe Spor Kulübü’müzü kurma teşebbüsleri, gerek 1899 yılında Türkçe isim vermeden bir İngiliz ismi altında kurmak istedikleri "Black Stockings F.C./Siyah Çoraplılar Futbol Kulübü" olsun, ve gerekse de 1902 yılında bu kez isim değiştirerek kurmak istedikleri "Kadıköy Futbol Kulübü" olsun, sarayca engellemişti. Bu durum ise, ülkemizde kurulan ilk spor kulüplerinin yabancılar ile gayrimüslimler tarafından oluşmasına sebep olacak(*8), Türk sporunun kulüpler yolundaki gelişimini ise en az 5 yıl geciktirerek, yurdumuzda futbol ağırlıklı sporun temelinin "yabancı egemenliği ve anlayışı" ile atılması neticesini doğuracaktı (*9).<br />
<br />
Nitekim, Kadıköy Futbol Kulübü’nün mevcut bu rejim nedeniyle hemen kapatılarak dağıtılmasının ardından, 1902 senesinde James Lafontaine ile Horace Armitage isimli kişiler hemen hemen tamamı İngiliz’lerden oluşan "Cadıkeuy Football Club"; (Kadıköy Futbol Kulübü) isimli futbol takımını kuruyor ve kuruluşunun iznini de alıyordu (*10). Bunu, 1903 senesinde Moda’da oturan İngiliz gençlerin "Moda Football Clup", 1904 senesinde de Kadıköylü Rum vatandaşların "Elpis(Ümit)Futbol Takımı"nı kurmaları izliyordu. Aynı yıl İngiliz elçilik gemisi "İmogene" nin de aynı isimde bir futbol takımı kurması üzerine, Türkiye’deki ilk lig organizasyonunu gerçekleştiren James La Fontaine, 1904 senesi sonbaharında "Constantinople Football Liege" ( İstanbul Futbol Ligi ) adı ile İstanbul’daki ilk futbol ligini kuruyordu. (*11)<br />
Cadıkeuy (Kadıköy), Moda, Elpis ve İmogene takımlarının oluşturduğu ligdeki organizasyon olan "Pazar Ligi" ismi altında yapılan bu maçlar, bugünkü Fenerbahçe Stadının bulunduğu Papazın Çayırı’nda sürüyor ve halk tarafından da büyük bir ilgi ile takip ediliyordu. 1904 tarihindeki ilk Pazar Ligi şampiyonluğunu İmogene Takımı, 1905 yılındaki ikinci Pazar ligi şampiyonluğunu ise Cadıkeuy (Kadıköy) Futbol Takımı kazanıyordu. Tarihler 1905 yılını gösterirken , Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) öğrencileri tarafından okulun çatısı altında kurulan Galatasaray Futbol Takımı, Kadıköy’deki Papazın Çayırı mevkiinde Kadıköy Frerler Mektebi (Saint Joseph) takımı ile maçlarına başlıyor ve 1906 yılından itibaren de İstanbul Futbol Ligine resmen katılıyordu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1907<br />
1907 resmi kuruluşa doğru</span><br />
<br />
Gayri takvimlerin o en güzel yıl olan 1907 yılının ilk yapraklarını gösterdiği günler... Sultan 2. Abdülhamid Han, 33 yıllık saltanatının baskılı rejime dayalı son yılını yaşamakta olduğunun sanki farkında. Saltanatı ile uğraşanlarla boğuşmaktan futbol topu peşinde koşturanlarla uğraşmaya ayıracak pek fazla vakti ve de gönlü kalmadığından bu tür oluşumlara karşı uygulattığı baskıyı da, resmi de olmasa biraz gevşetmiş. Zaten gayri müslimler ile yabancılarca ortalama on yıldır oynanmakta olan futbol oyununa gözleri ve de gönülleri biraz da alışmış. Kadıköy yakasındaki Kördere Sahası ile Kuşdili Çayırı’nda, o ilk yıllarda göz açtırmayan top uçurtmayan saraylı hafiyelerden görünürde eser kalmamış, Türk gençleri, resmi formalı olmasa da buralarda sanki rahat rahat top koşturur bir halde. Gerçi, bir jimnastik kulübü olarak "Beşiktaş" ile, Fransız Mektebi Takımı hüviyetini arkasına almış bir futbol kulübü olarak "Galatasaray", kuruluş faaliyetlerini İstanbul yakasında gerçekleştirebilmiş ama, karşı kıyı Kadıköy yakası o dönem için adeta bir başka belde, adeta İstanbul’a taşra...<br />
<br />
Nihayet, artık bu yakada da beklenen günlerin yakınlığı hissedilmekte. Kadıköy yakasında da güneş bir başka parlak, bahçelerde çiçekler bir başka güzel açmakta. Fenerbahçesi’nde de kanaryalar bir başka ötüp, burundaki fener sanki bir başka parlak çakmakta. Zira, halkın içinden çıkacak ilk Türk kulübünün kuruluşu için kararın ve de onayının alınacağı çok önemli günlerin çoğu geçmiş, azı ise sanki artık gelmekte...<br />
<br />
İşte, içinde bulundukları tarihin de desteğinden güç alan Kadıköy’lü gençlerden, Hariciye Nazırı Asım ve Server Paşa’ların torunu Londra Sefareti Başkatibi Nuri Bey’in oğlu Ziya(Songülen) Bey ile Harekat Ordusu Feriki (tümgeneral) Şevki Paşa’nın oğlu Ayetullah Bey ve de ünlü edebiyatçı Sami Paşazade Sezai Bey’in yeğeni Enver Necip (Okaner) Bey, Necip Bey’in Moda Beşbıyık sokak 3 numaralı evinin selamlık katında yaptıkları bir görüşme sonucunda kuracakları takımın ilk fikir harcını atıyorlardı. Gerekli olan parayı da finanse edecek olan dönemin zenginlerinden Saint Joseph mezunu Mühendis Nurizade Ziya Bey’e kulübün kurucu başkanlık şerefini, Osmanlı Bankası memurlarından Ayetullah Bey’e katiplik (sekreter) görevini, Bahriye Subayı Necip Bey’e de kaptanlık ve veznedarlık (sayman) görevini veriyorlardı.<br />
<br />
Aynı görüşmede varılan fikir birliği ile de ; kuracakları kulübün adını oturdukları semtin güzelliğinden esinlenerek Fenerbahçe yapacaklar, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise Fenerbahçesi’ndeki ilkbaharın sevimli müjdecisi papatyaların kıskançlık ve temizlik sembolü olan renklerinden yani sarı ile beyazdan alacaklardı.<br />
<br />
Ertesi gün "Baker Mağazası"ndan forma kumaşları alınıyor, Fener armalı kırtasiye malzemelerinin siparişleri veriliyor, ve de dönemin güya Futbol Federasyon Başkanlığı görevini üstlenmiş kişisi James Lafontaine ile yapılan bir sohbette de sanki kendisinden icabet alınıyordu. Artık kurulacak olan kulübün ismi, başkanı, amblemi ve formaları seçilmiş, mesele sadece formaları giyerek bu ismi tescil ettirecek 11 Türk gencinin bir araya getirilmesine kalmıştı. Bu konuda da en mühim rolü St. Joseph Mektebi Türkçe Öğretmeni Enver ( Yetiker ) Bey üstleniyordu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1907<br />
Fenerbahçe Futbol Takımı"nın ilk kadrosu kuruluyor</span><br />
<br />
Güneş bu defa, o en güzel yıl olan 1907 senesi ilkbaharının serince bir Pazar gününü aydınlatıyor ve Fenerbahçe semti de bu kez, ismini yıllarca şerefle temsil edecek olan bir kulübün ilk temsilcilerinin ilk kalabalık gövde gösterisine sahne oluyordu. O gün, Kadıköy’ündeki Kuşdili Çayırı’nda İngiliz ve Rum takımları arasında oynanan bir futbol maçını seyrettikten sonra St. Joseph Mektebi talebelerinden oluşan bir grup, Moda İskelesi’nden sandallara biniyor ve koyun karşı kıyısında randevu mahalleri olan Fenerbahçesi’ne geçiyorlardı. Nuri zade Ziya (Songülen)Bey ve Ayetullah Bey ile Sami Paşa zade Sezai Bey’in yeğeni Bahriye zabiti Necip(Okaner)Bey, Hintli lakaplı Mühendis Asaf (Beşpınar) Bey ve S.Joseph Mektebi Türkçe öğretmeni Enver (Yetiker) Bey isimli gençler, burada daha evvel gelmiş olan Hasan ve Hüseyin(Dalaklı), Galip (Kulaksızoğlu), Nasuhi Esat(Baydar), Yanya’lı Şevkati, Elkatipzade Mustafa ve kardeşi Hamdan, Çerkes Sabri, Hayrullah, Hakkı Saffet (Tarı),Hasan Sami(Kocamemi) Bey’ler ile buluşuyorlardı(*12).<br />
<br />
Çoğunluğunun, yakında kurulacak oldukları takımın ilk oyuncularını teşkil edecek olan bu gençler için o gün, Ziya Bey’in İngiltere’den getirttiği; önü ve kolları düğmeli olan sarı beyaz yollu bol formaları, lacivert şort pantolonları ve sarı löverli yün çorapları ile, Fenerbahçe’nin çayırlarında ilk antrenmanlarını yapacakları gündü. Kısa zamanda çevrenin futbola kabiliyetli gençlerini de kendi etrafında toplayan bu kulüp, bugün için büyük bir kıymet ifade eden ilk kadrosunu, olası olarak; Hintli Asaf – Necip , Ziya – Hasan, Hassan, Sabri – Nasuhi , Şevkati , Galip , Hüseyin , Hayrullah terkibinde (*13), ya da ; Asaf – Ziya , Sami – Ayetullah , Mazhar , Necip – Fethi , Galip , Hüseyin , Hasan , Nevzat şeklinde oluşturuyordu (*14).<br />
<br />
Başta da değindiğimiz üzere, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stockings FC ismi altında 1899 yılındaki ilk girişiminde öncülüğünü yaptığı gençler ile, Kadıköy Futbol Kulübü (1902) ve ilerideki yıllarda kurulacak olan Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altında toplanan gençler, aslında yıllardır aynı ideali sürdüren hep aynı kişilerdi. Ama ne var ki iki kez kapatılmaları, yasal faaliyetlerine ancak resmi kuruluş yılları olan 1907 yılında geçebilmelerine olanak kılmıştı. Bir başka deyişle; Black Stockings F.C. ile, aynı amacı ve kaderi paylaşan Kadıköy Futbol Kulübü’nün isimleri, "Fenerbahçe Spor Kulübü"nün kuruluşu yolunda "amaç karşısında birer araçtı "(*15). Israrla tekrar ettiğimiz bu durum karşısında, 1940 yılında yapmış oldukları haklı bir tüzük değişikliği ile kuruluş senelerini 1909 senesinden 1903 senesine aldıran Beşiktaş Kulübü’nün ( Bereket Jimnastik Kulübü) de gerçekleştirdiği gibi, Fenerbahçe Spor Kulübümüz olarak tüzüklerimize geçirmemiz ve de yazılı bir deklarasyonla kamuya ilan edip düzeltmemiz gereken gecikmiş gerçek odur ki; Fenerbahçe Spor Kulübünün kurulduğu yıl 1899’dur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1908<br />
Kuruluşu Tescil Olunan İlk Türk Kulübü; Fenerbahçe</span><br />
<br />
Nihayet, 23 Temmuz 1908 tarihinde İkinci Meşrutiyetin ilanını takiben, yurtta dernek ve kulüp kurma hakları herkese resmen tanınıyor, böylece, Ziya, Ayetullah, Necip ve Enver Bey’lerin önderliğinde kurulmuş bu yeni kulüp tescil edilerek, Fenerbahçe’ye, cemiyetler kanununa göre tescil olunan ilk Türk kulübü olmak şerefi kazandırılıyordu (*16). Kulübün ilk kurucu üyelikleri ise ; 1) Ziya ( Songülen ), 2) Ayetullah Bey, 3) Necip ( Okaner), 4) Galip ( Kulaksızoğlu), 5) Hassan Sami (Kocamemi), 6) Asaf ( Beşpınar) şeklinde başlıyor (*17) ve olası diğer üyelikler de; 7)Enver (Yetiker), 8) Şevkati (Hulusi Bey), 9) Fuat Hüsnü (Kayacan), 10) Hamit Hüsnü ( Kayacan) 11) Nasuhi (Baydar),... isimleriyle devam ederek sıralanıyordu. Konu ile ilgili olarak; ömrünü adadığı "Fenerbahçe Kulübü Tarihi" konusunda, özellikle arşiv ve bilgi toplamada en zorlandığımız kuruluş yılları dönemleri ile ilgili en güvenilir araştırmaları gerçekleştirmiş olan merhum yazar Dr. Rüştü Dağlaroğlu’na ait (eski Türkçe ile yazılmış notları şu an deşifre çalışmaları yapan oğlu Sayın Müzdat Dağlaroğlu’nun arşivinde) Fenerbahçe tarihine ışık tutmakta olan not defterindeki tarihi notlar arasında ; "kulübün 1939 Nizamnamesinde ilk 30 kurucu üyenin isminin sıralandığı, ne var ki, kurucu olan ilk 6 üye arasında yer alması gereken Hassan Sami (Kocamemi)’nin bile bu listede isminin bulunmayışının, kendisini listenin doğruluğu hakkında haklı olarak kuşkuya düşürdüğü ifadesi" de ayrıca belirtilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1908<br />
İstanbul Şampiyonluğu Ligi</span><br />
<br />
1908 yılında ilan edilen 2. Meşrutiyetin ilanı ile tanınan dernek kurma serbestliği sonucunda İstanbul’da kurulan Türk kulüplerinin sayısı çığ gibi artıyor, Anadolu, Beykoz, Vefa Futbol Kulüpleri de, sırf 1908 senesinde resmen kurulup tescil edilen Türk kulüpleri arasında yerini alıyordu. Kısa zamanda Türk kulüplerinin sayılarındaki bu artış ise, İstanbul’da yeni bir ligin kurulması ihtiyacını doğuruyor, bu nedenle de o dönemlerde ülkede resmi tatil günü olan Cuma günleri oynanacak bir lig olan, Cuma Ligi adıyla yeni bir lig kuruluyordu.<br />
<br />
Takımların sayılarının hızla artmasıyla, İstanbul’da futbol alanlarının sayısı da çoğalmaya başlamıştı. Anadolu yakasında; Kadıköy’deki Kuşdili Çayırı, şimdiki stadın bulunduğu yerdeki Papazın Çayırı, Yoğurtçu Deresi yanındaki Altınordu’nun Kördere Çayırı, Dereağzı’nda Kemikçi Çayırı, Baklatarlası, İbrahimağa sahası ile, Rumeli yakasında; Taksim, Talimhane, Bakırköy, Baruthane, Karagümrük, Çukurbostan, Süleymaniye, Güzelbahçe, Beyazıt Harbiye Nezareti sahaları, ve de Boğaz’ın Anadolu kesiminde ise; Anadoluhisarı, Küçüksu Er Meydanı , Beykoz Ortaçeşme sahaları mevcut sahalara eklenmişti (*18) .<br />
<br />
Kuruluşu 1908 yılında resmen tescil olunan Fenerbahçe Spor Kulübü, sarı beyaz olan renklerini 1909 sonbaharında sarı laciverte çevirmiş (*19) , 1909 -1910 sezonuyla birlikte de İstanbul Futbol Ligine Galatasaray’dan sonra katılan ikinci Türk takımı olmuştu. İşte, dünyanın en hırslı ilk 5 derbisinden biri olan Fenerbahçe – Galatasaray kulüpleri arasındaki ezeli rekabet, ilk defa 17 Ocak 1909 tarihinde Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi ) öğrencilerinin takımı ile, yeni kurulmuş bir semt takımı maçı şeklinde başlamış (*20), ve bu tarihten itibaren de o dönemlerdeki İstanbul futbolundaki şampiyonluklar genelde bu iki Türk takımı arasında paylaşılarak, Türk futbolunun artık bir varlık olarak ortaya çıkması sonucunu doğurmuştu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1910<br />
Kuşdili Spor Kulübü’nün Bünyeye Katılması</span><br />
<br />
Fenerbahçe, "İstanbul Şampiyonluğu Ligi"ne ilk kez katıldığı 1909 – 1910 sezonunda beşinci oluyordu. 1910 yılı liginin başlamasına kısa bir süre kala da kulüpten ayrılmalar ve mali zorluklar nedeniyle, Üsküdar Kulübü ile birleşmesi gündeme gelmişti. 1910 senesi Eylülünde, Koço’nun Mühürdar Gazinosu’nda yapılan müşterek toplantı sonucunda, gerçekleştirilmesi istenen Üsküdar - Fenerbahçe Kulübü teklifi, üyeler tarafından kabul görmedi. Buna karşılık, Kuşdili Kulübü Başkanı iken Fenerbahçe’ye katılan Elkatip Zade Mustafa Bey, Kuşdili Kulübü’nü Fenerbahçe’ye katmayı başardı ve bu başarısıyla da Fenerbahçe’yi çok zor günlerinde güçlendiren, geleceğini aydınlatarak güven altına alan ve takımı yücelten kişi olarak kulüp tarihine geçti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1910<br />
Fenerbahçe’nin ilk rozeti</span><br />
<br />
Fenerbahçe Kulübü’nün ilk amblemi, Fenerbahçe burnundaki ışık saçan beyaz feneri, renkleri ise sarı ile beyaz olmuştu. Ancak, kulüp mensupları bunu tatminkar bulmadıkları gibi, anlam bakımından da içinde bulunulan monarşi rejimini tehdit edici sayılacağı endişesi ile kısa sürede iptal etti. 1910 yılında Fenerbahçeliler arasında resim çizmede maharetiyle tanınan futbolcu solaçık Hikmet (Topuz)’in çizdiği (bugünkü) amblem ise herkesin beğenisini kazandı ve kabul edilerek bugünlere kadar da ulaştı. İşte "sarı ve lacivert" ağırlık içinde olmak üzere 5 renkten oluşan amblem ve şu anlamları taşımaktaydı(*22) ; "FENERBAHÇE SPOR KULUBÜ 1907" yazılı beyaz yuvarlak çerçeve, temizlik ve açık yüreklilik ifadesiydi. Kırmızı fon ise, safiyet ve Fenerbahçeliler arasındaki sevgi ve bağlılığı belirtirken bu arada bayrağımızı da sembolize etmekte, ortadaki sarı renk Fenerbahçe için duyulan gıpta ve kıskançlığı, kalp şeklindeki lacivert renk asaleti temsil etmekteydi. Sarı lacivert renkler içinde yükselen palamut dalı Fenerbahçelilik güç ve kudretini sembolize etmekte, yeşil renk ise yükselen bu kudret için başarının gerekli olduğunu açıklamaktaydı. Böylece "milli renkler arasında doğan Fenerbahçe"nin, sarı ile lacivert renkler beraberindeki bu amblemi üyelerce de kabul gördüğünden, klişesi İngiltere’ye Manchester şehrine yollanmış ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bugünkü rozeti olarak ilk kez 1910 yılında yaptırılmıştı. Rozet; 1929 yılından itibaren üzerindeki eski Türkçe harfleri yeni Türkçe harflere bırakmış ve manada önemli etki yapmayacak ufak tefek değişikliklerle de günümüze kadar aynı şekli muhafaza ederek gelmiştir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
1911<br />
İlk Namağlup Şampiyonluk</span><br />
<br />
Kadrosunu yeni gençlerle geliştiren ve güçlendiren bu Fenerbahçe 1911- 1912 liginde hiç yenilmeden şampiyon oluyordu. Bu şampiyonluğun en önemli yönü ise, Fenerbahçe’nin bu şampiyonluğu ile İngiliz ve Rum takımlarının şampiyonluklarının tamamen sona ermesi ve bu tarihten itibaren de Türk futbolunda şampiyonlukların artık Türk takımlarının olmasıydı. Bu şampiyonluk, kulübün itibarını bir anda yükseltip imkanlarını da arttırmıştı. İlk iş olarak Altıyol’da bir kulüp lokali kiralandı, lokalin açılışı ise üye sayısının çoğalmasına sebep oldu. Bu arada futbol dışında diğer spor dallarında da faaliyet gösterilmesine başlandığından, aynı yıl Fenerbahçe Futbol Kulübü adı ,Fenerbahçe Spor Kulübü’ne dönüştürüyordu (*21).<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1920<br />
İstanbul’da İşgal Yılları</span><br />
<br />
İstanbul halkı 16 Mart 1920 sabahı uyandığında gözlerine inanamamıştı. Zira şehrin üzerine kapkara bulutlar çökmüş, bir gece içinde koca şehir işgal ordularınca adeta askeri bir kampa çevrilmişti. Dünyayı sarsmış, imparatorluklar yıkmış ve on milyon insanın ölümüne sebep olup o hiç bitmeyecek sanılan "Harb-i Umumi" diye anılan "1. Dünya Savaşı", Osmanlı İmparatorluğu’nun yenilmesi ile son bulmuş, mütareke ile birlikte de galip itilaf devletleri mağlup Osmanlı’nın başkenti İstanbul’u işgal etmişlerdi. Zırhlı araçlar cadde başlarını tutarken, sokakları dünyanın her yanından gelmiş her renkten ve her dinden askerler sarmış, Harbiye, karakollar, kaymakamlıklar, subay mahfelleri , vesair tüm makamlar işgal ordularınca işgal edilmişti. İşgal üniformalı itilaf ordusu askerleri, sosyal yaşantı içinde her fırsatta halkı manevi baskı altında ezerken, tramvayda trende ya da vapurda bile kendileri daima birinci mevkide oturup, biletli Türk vatandaşlarını vagonların sahanlıklarında vapurların ise ikinci mevkilerinde seyahat ettirir, kendilerine ayrılmış bölümlere boş da olsa kimseyi sokmaz, yolcuların bilet kontrollerini bile kendileri, üstelik alaycı bir tavır içinde ve ağır hakaretler altında yaparlardı(*23). Evet, İstanbul artık o eski İstanbul değildi. Acı günler gelip çatmış, herkes üzgün, herkes kendi vatanında sürgün gibiydi. İşgalcilerle birlikte yaşamak zorunda olan talihsiz İstanbul halkına, o güne kadar yaşadıkları, ne gıdasızlık, ne susuzluk, ne elektrik kesintileri, ne de hiçbir şey, "İşgal İstanbul’u "na tanıklık etmek kadar onlara acı vermemişti. İşte bütün bu olumsuz şartlar altında halkın morali için mutlak bir desteğe ihtiyacı vardı ki, işte bu ihtiyaç duyduğu güç, ona kendi öz bağrından çıkarttığı takımı tarafından "Fenerbahçe"si tarafından verilecekti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1921<br />
İşgal yıllarındaki gurur; Fenerbahçe</span><br />
<br />
Mütareke döneminde (1918 - 1921) işgal kuvvetlerine mensup özellikle İngiliz ve Fransız askeri takımlarıyla yapılan futbol maçları, İstanbul’daki futbol heyecanını ve futbola olan ilgiyi doruk noktasına çıkaran olgu oluyor, Türk takımları işgalci ekiplerle 5 yılda 50’sini Fenerbahçe’nin oynadığı toplam 80 maç yapıyor , işgal kuvvetleri takımlarına karşı kazanılan galibiyetler ise Türk takımlarını gönüllerde yüceltiyordu. Bu nedenle futbol İstanbul’da büyük kitleleri kendine çekerken, Türk takımlarının özellikle de Fenerbahçe’nin, başta General Harrington Kupası (29 Haziran 1923) olmak üzere işgal kuvvetleri takımları karşısında elde ettikleri tüm galibiyetler, İstanbul halkının intikam duyguları içindeki milli duygularını şahlandıran ve yaralı gönüllerine teselli veren yegane olay haline dönüşüyordu.<br />
<br />
Mütarekenin karanlık yıllarında işgal kuvvetlerine mensup takımlarını her hafta birbiri peşi sıra futbol sahalarında yenerek milletin rencide olmuş gururunu okşayan Fenerbahçe tüm halkın sevgilisihaline geliyor, zamanla da milli mücadelenin ve milliyetçi karşı çıkışın adeta İstanbul şubesi halini alıyordu. Onlar, cephelere gönderdikleri futbolcuları misali Çanakkale’de yaptıkları müdafaanın(*24) bir örneğini de sanki Taksim’in Taşkışla sahasında gösteriyor, yaptıkları toplu hücumlarda ise sanki kısa bir süre sonra Kocatepe’den verecekleri milli taarruzdaki şahlanışımızın provasını veriyorlardı. Bu şevk ve iman içinde mütareke ve işgal İstanbul’unda Türk futbolu denince ilk akla gelen Kadıköy’ün Fenerbahçe’si oluyor, cepheden gelen her yeni zafer İstanbul’luların moralini yükseltirken, Fenerbahçe takımı da aldığı galibiyetlerle halkın başını dik tutmasını sağlıyordu. 1910’lu yıllarda en fazla iki bin kişinin izlediği Fenerbahçe, 1919 -1920 yıllarında 6-7 bin kişinin hınca hınç doldurduğu tribünlere oynuyor, bir zamanların ürkek mahcup yapılan tezahüratları, artık açık açık, yüksek sesle hep bir ağızdan dile getiriliyordu; "Ya ya ya ,şa şa şa, Fenerbahçe çok yaşa, ".<br />
<br />
Artık iş futbol oyunu halinden çıkmış, vatanın asıl sahipleri ile işgalcilerin hesaplaşması şekline dönüşmüştü. Fenerbahçe takımı artık "Kuvai Milliye" ruhunun halk içindeki sembolü olmuştu. Bunun birinci sebebi işgal takımları ile oynadıkları toplam 50 maçtan ikisi hariç hiç yenilmeyip 41 maçta galip gelmeleriydi ki Altınordu ve Galatasaray takımları ne yazık ki bu başarıyı gösterememişlerdi. İkinci sebebi ise, "Anadolu Harekatı"nın başında olan Mustafa Kemal’in "Fenerbahçeli" olarak bilinmesiydi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1823<br />
Kuşdili Çayırında İlk Futbol Oyunu</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1823</span><br />
İlk futbol oyununun, bugünkü anlamıyla ilk kez 1823 yılında İngiltere’de oynanmaya başlamasının üzerinden neredeyse yıllar ve yıllar geçmişti. Nihayet tarihler 1890’lı yıllara ulaştığında, Moda’da oturan İngiliz’ler de bu keyifli spordan iyice etkilenmiş ve o yemyeşil arsaların bulunduğu Kadıköy’ün geniş alanlarında, futbolu oynamaya başlamışlardı. Seyri çok keyifli bu oyunun, çevredeki Türk gençlerinde de ilgi uyandıracağı ve de bu sporu onlara sevdireceği pek tabii idi ve hatta da kaçınılmazdı. Ama ne var ki, o sıralarda süren monarşi rejimi nedeniyle Müslüman Türkler için cemiyet kurmanın ve hatta mevcut cemiyetlere dahi üye olmanın yasak olmasından dolayı, Kadıköy Çayırlarında top koşturan İngiliz gençlere yine ancak Rum gençleri eşlik edebilmekteydi. Yine de, hemen her akşamüstü bilhassa Kuşdili Çayırında yapılan bu futbol maçları ya da antrenmanları, Kadıköy halkının büyük bir kesiminin ilgisini çekmekte, genellikle akşamüstleri zevk için de olsa oynanan bu futbol oyunu için, Kalamış’tan, Moda’dan, Kuyubaşı’ndan, ve hatta Haydarpaşa civarlarından gelecek öbek öbek halkı, gününe ve hava durumuna göre küçük ya da büyük kümeler halinde bu oyunu seyretmeye yöneltmekteydi. Kadıköy halkının ekserisi ikindi sularında ayaklanır, günlerden Cuma ve Pazar değilse yani Kurbağalıdere’nin kenarındaki salaş tiyatroda Komik Hasan’ın tuluat kumpanyası oynanmıyorsa Kuşdili Çayırı’na doğru yola koyulurlardı. Yok, eğer günlerden Cuma ya da Pazar ise de, Moda’ya doğru ya da şimdiki Fenerbahçe Stadyumu’nun bulunduğu Papazın Çayırı’na doğru yola koyulurlardı (*1). Omuzdaş kılıklı, burma bıyıklı tüylü tüysüz gençler, yanlarında boy boy çocuklarla hanım nineler ve de orta yaşlı hatunlar, Arap bacılar, ahretlikler, kahvede pineklemekten usanan efendi kişiler, burada çayırı çepeçevre kuşatır, kadınlar getirdikleri kilimleri yayarlar, erkeklerin kimi toprağa bağdaş kurar, kimi büyükçe bir taşa oturur, kimi ayakta dururdu. Sucusu, dondurmacısı, kağıt helvacısı, simitçisi, baloncusu, Eyüp oyuncakçısı velhasılı satıcıların her çeşidi burada arzı endam eyler, burayı adeta panayır yerinden farksız kılardı. Ortadaki saha olacak alanda ise, kapı gibi gövdeli, başları açık, renk renk gömleklerinin kolları sıvalı, göğüsleri fora, bacaklarından dizkapaklarına kadar şortlu bir alay adam soluk soluğa koşuşurlar, birbirlerine çarpıp çarpıp, alt alta üst üste mecelleşirler, güya da top oynarlardı. Oynanan bu futbollardan örnek alan bazı gençler, Kadıköy’ündeki arsalarda ya da geniş çayırlarda onlar gibi top oynamaya heveslenir, karman çorman bir biçimde, bir harradır bir gürradır gider, topa en çok vuranla onu en havalara yükselten erbab sayılırdı. Ne var ki bir süre sonra, bir başka deyişle 1900’lü yıllara iyice yaklaşılmasıyla birlikte, Moda’da oturan İngiliz gençlerinin artık modern futbolu oynamaya başlamaları ve dolayısıyla da oynadıkları futbolu daha seyredilir bir halde sunmaları, kendilerini hayran hayran seyreden Kadıköy’lü gençlerin yüreklerinde birtakım kıpırdanmalara sebep oluyor, onlar gibi organize bir takım kurma isteklerini ise, vazgeçilemez bir tutkuya<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1884<br />
Kadıköy ve Fenerbahçesi<br />
</span><br />
İstanbul’un Kadıköy yakası; Allah’ın, yeryüzünü yaratırken kesinlikle ayrıcalıklı davrandığı bir eşsiz yöre... Tarihlerin henüz 1900 yılına ulaşmadığı İstanbul’da, Kalamış’ıyla Fenerbahçe’siyle, Caddebostan’ı Suadiye’si Moda’sı ile adeta bir rüya beldesi... Göz alabildiğine bomboş arsalarla yemyeşil çayırlara sahip bu yörede, doğanın insanları spor yapmak için sanki teşvik ettiği yıllar... Ve de, İstanbul’un silüeti deniz üzerinde uzaklardan perde perde yansıyıp dalgalanırken, Fenerbahçe Burnu’nda yanıp sönerek yol gösteren bir fener Türk sporuna önderlik edeceği bir kulübe sembol olmanın da gururu içinde, Adalar’a, Marmara’ya, daha da ötesi uzak yıllara doğru aynı şevkle ışık saçacağı günlerin özlemi ile çakıp durmaya başlamıştı sanki... Ve de Kadıköy, o dönemlerde en güzel semti olan Fenerbahçesi’nin bağrından çıkaracağı takımını önce yakınlara, sonra da yarınlara armağan edeceği günleri bekliyordu gayri...<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1890<br />
Kadıköy Football Association</span><br />
<br />
1890’lı yıllarda İstanbul Moda’da yaşayan İngiliz ailelerinden La Fontaine, Giraud, Whittall, Charnaud, Pears, Armitage aileleri Kadıköy ve Moda’nın çayırlarında kendi aralarında bu oyunu yeni yeni oynamaya başladıklarında, İzmir’de yaşayan İngiliz aileleri, Bornova çayırlarında bu oyunu çoktan oynamaya başlamışlardı bile (*2). Zira sosyal ve idari bakımdan payitaht İstanbul’a uzak ve rahat iki şehir olan Selanik ile İzmir, 1870’li yıllarda Osmanlı’nın futbol oyunu için ilk taraftar bulduğu toprakları oluyor, futbol oyunu o dönemlerde dini inançların da etkisi ile Müslüman Türkler arasında gelişemediğinden, böylece de Osmanlı toprakları üzerinde ilk defa gayrimüslim ve levanten (ülkede yerleşmiş bulunan yabancı uyruklu) vatandaşlar tarafından oynanıyordu.<br />
<br />
Moda’da futbolla tanışan ilk ailelerin İstanbul’da İngiltere elçiliği personeli görevlileriyle aralarında yaptıkları maç rekabetini, 1894 yılında İzmir’de "Football Club Smyrne"nin kurulması ile birlikte İstanbul - İzmir rekabeti izlemeye başlıyordu (*3). İzmir’de futbolun öncülüğünü yapan James La Fontaine, 1889 yılında İstanbul’a yerleştiğinde, Kadıköy’de İngilizlerin futbol-rugby karışımı bir oyun oynadıklarını görmüş ve onlarla kısa zamanda dostluk kurarak, daha iyi bildiği futbol oyununu onlara kabul ettirmişti. Tarihler 1897 yılını gösterdiğinde, James La Fontaine ve arkadaşları Kadıköy yakasında ilk kez bir futbol takımı olarak Kadıköy Football Association adı altında toplanıyor, takımı oluşturan İngiliz, Rum, Ermeni gençleri, genelde İstanbul’a sefere gelen İngiliz gemicilerle oynadıkları oyunlarını Kadıköy’ün çayırlarında sürdürüyor, ve her akşamüstü (ilk bölümde geniş bir biçimde sunduğumuz) o kalabalık izleyici kitlesine de seyrettiriyorlardı. Bu müsabakalar halkın öylesine ilgisini çekmişti ki "Football Association"takımı, iki yıl içerisinde "İzmir Karması" ile karşılıklı olarak futbol maçları yapmaya yönelmişti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1899<br />
Black StocKings FC Kuruluyor</span><br />
<br />
Ne var ki, Sultan 2. Abdülhamid’in padişahlığının sürdüğü o dönemde, mevcut monarşi rejiminin korunması amacıyla Türk gençlerinin dernek kurmaları yasaktı. Bu durum ise, yabancı ve azınlıkların top koşturdukları kendi topraklarında futbol oynamanın imkan ve zevkinden mahrum olan ve onların aralarına karışarak oynamak istedikleri bu cazip oyunu ancak gıpta ile seyretmekle yetinen Kadıköylü Müslüman Türk gençleri arasında, sadece üzüntü değil aynı zamanda tabii ki öfke ve hırs da uyandırıyordu. İşte her türlü tehlikeyi göze alan bu gençlerden, deniz öğrencisi Fuat Hüsnü (Kayacan), eski hariciyecilerden Reşat Danyal ve Mehmet Ali ile, Kuşdili’nde Papazın Çayırı adı verilen topraklarda meşin yuvarlağa vuruşlar yapan arkadaşları bu özlemin sona ermesini amaçlıyorlar, ve 1899 yılında da, devrin hafiye ve jurnalcilerinin dikkatlerinden kaçmak ve hışımlarından korunmak amacıyla bir İngiliz adı altında Black Stockings FC (Siyah Çoraplılar Futbol Kulübü) ’nü kuruyorlardı. Ancak siyah çorap ve kırmızı üst formaları ile Türk gençlerinin oluşturduğu bu ilk Türk spor ve futbol topluluğu daha ilk maçlarında hafiyelerin baskınına uğruyor ve hemen dağıtılıyordu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1899<br />
Fenerbahçe’nin Gerçek Kuruluş Yılı</span><br />
<br />
Burada dikkati çeken en önemli nokta; Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stockings FC ismi altında 1899 yılındaki bu ilk girişimindeki öncülük yapan gençler ile, ilerideki yıllarda kurulacak olan Kadıköy Futbol Kulübü (1902) ve Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altında toplanan gençlerin genelde aynı kişiler olacağıydı. Dolayısıyla FENERBAHÇE KULÜBÜ kuruluşunu gayri resmi olarak 1899 yılında gerçekleştirmiş, ne var ki iki kez kapatılmaları nedeni ile faaliyetlerine, ancak resmi kuruluş yılları olan 1907 yılında geçebilmişti. Görülen odur ki; Black Stockings F.C. ya da Kadıköy Futbol Kulübü isimleri, amaç karşısında birer araçtırlar (*4). Ayrıca İstanbul’da kurulan futbol kulüplerinin listeleri incelendiğinde de; Moda Futbol Kulübü (1896), Cadi-Keuy Football Club (1899) ve Imogen (1900) takımlarının İngiliz uyruklular tarafından, Elpis (1900) takımının Rumlar tarafından, Black Stockings (1899), Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerinin ise Osmanlı uyruklular tarafından kurulmuş oldukları da zaten görülmektedir.(*5)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1900<br />
Kadıköy’de Kuruluşu Bekleyiş</span><br />
<br />
Güneş, 1900’lerle henüz tanışmış. İstanbul’un her semti aynı sıcaklıkta aynı cömertlikte aydınlanırken, Kadıköy yakasında gökyüzü hep puslu, sanki her dem kapalı gibi. Kuşdili Çayırı mahzun, Papazın Çayırı solgun gibi. Fenerbahçesi’nde bahçeler çiçeksiz, köşklerinde kanaryalar suskun, güllerle bülbülleri küs gibi... Zira, içleri spor aşkı ile yanan Türk gençlerinin Kadıköy’de kulüp kurma istekleri "saray"ca iki kez engellenmiş, levanten ve gayrimüslim vatandaşlarımızın aynı isteklerine aynı saraydan izin çıkarken, Kadıköylü gençlerimiz sarayın rejimine karşı iki kez yenilmiş gibi. İşte bu nedenledir ki, gayri tüm Kadıköy halkı suskun, biraz da yaralı, Kalamış’ta esen rüzgar bir mahzun, Fenerbahçesi’nde çakan "Beyaz Fener" bir mahzun gibi. İşte bu nedenledir ki ; galip, sanki bu yolda mağlup gibi...<br />
<br />
Ve de deniz üzerinde İstanbul’un silüeti, karşı uzaklardan perde perde sahile akarken, "ışıksız FENER, çiçeksiz BAHÇE " misali biçare yarımada, mahzun bir eda ile karşı sahilindeki sarayın ufuklarına doğru bakıp bakıp kuruluş izninin çıkması hayali içinde " Bu memlekette bir gün sabah olursa Haluk. " mısralarını yüreği yaralı fakat gönlü ümitle dolu bir şekilde sanki okur da, devlet kapusundan da medet bekler gibi...<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1901<br />
Kadıköy Futbol Kulübü Kuruluşu</span><br />
<br />
Ama yine de, aradan geçen birkaç yıl içinde aynı gençlerin bir bölümü, aralarına yeni katılanlarla beraber Kurbağalıdere Köprüsü’nün hemen yakınındaki (şimdiki stadyumun karsısında) Hurşit Ağa’nın kahvehanesinde muntazaman toplanıyor ve 1901 yılında da, bu kez isim de değiştirerek Kadıköy Futbol Kulübüismindeki bir yeni takımı daha kurabilmenin çalışmalarını yapıyorlardı. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgiye, yaşadığı yakın tarihi, yazılarında bütün ayrıntıları ile canlandıran üstad Sermet Muhtar Alus’un, 1951 senesinde Tarih Hazinesi Mecmuası’na yazdığı "Kadıköyü’nde İlk Futbol" isimli makalesinde rastlıyoruz:<br />
<br />
(Aslı gibidir) : " Zamanın musiki üstadı Sine Kemani Nuri Bey’in anlatışına bakılırsa, futbola meraklı ilk Türk gençleri bir kulüp kurmağa, daha bir derli toplu birleşmeye karar vermişler. Çok geçmeden arzularını yerine getirmiş, elbiseyi de seçmişler; gömleğin göksü, yakası, kol kapakları beyaz, öbür tarafları kırmızı, pantolon keza beyaz. Kuşdili Papazın çayırlarında kendi aralarında maçlara girişmişler. Moda’daki İngilizlerden, Rumlardan mürekkep (oluşan) takımın derecesine erişmek, onları yenmek baş emelleri(en büyük arzuları). Eski cimnastikçi ve idmancılardan Sine Kemani Bay Nuri’nin rivayetine göre, ilk oynayanları sayalım: Kendisi(Nuri Bey), Emced Bey, Mehmet Ali ve kardeşi Neşet Beyler, Reşat Danyal Bey, Hafız Mustafa, Topçu zabiti Cevdet Bey, Eşref Bey, Hüsnü Paşa zade Bahriyeli Fuat Bey, Mekteb-i Sultani’li Daniş, Tahsin (Şair Tahsin Nahit) Bey, Sarı Şevki.<br />
<br />
Haftalık Malumat Mecmuası sahibi Baba Tahir’in yevmi (günlük) Fransızca Servet Gazetesi, bu maçlara dair teşvik yollu bir yazı neşretmiş. Fırsatı kaçırmayan namlı hafiyyelerden (gizli görevli polis) biri, Sultan Hamid’e hemen jurnali(haberi) uçurmuş: " Kadıköy gençleri, Veliahd- i Saltanat Reşat Efendi (Sultan Reşat)’nin himayesinde (korumasında) bir cemiyet teşkil eylemişlerdir (oluşturmuşlardır). Beray-i ubudiyet (kulunuz olarak), nazar-ı dikkat-i hümayunlarınızı celp ederim (padişahımın dikkatlerini çekerim). Ferman."<br />
<br />
Ve tabii ki, yine rejim ve futbolun haram sayılması nedeniyle dini baskılı, ancak daha sıkı hafiye baskısı sonucunda da zaptiye teşkilatının baskınıyla bu girişimler de yine engelleniyor ve Kadıköy’lü gençler bir kez daha dağıtılıyordu. Ne hazin bir kaderdir ki, Olimpiyatların Atina’daki açılış gününe rastlayan 6 Nisan 1896 tarihinde Tatavla (Kurtuluş)’da bir gurup Rum vatandaşımızın teşebbüsüyle "Tatavla - Heraklis Jimnastik Kulübü" şaşalı bir biçimde tabii ki de kurulurken(*6), ondan iki yıl sonra tamamen Türk gençlerinden oluşarak kurulmaya çalışılan "Kadıköy Futbol Kulübü" mevcut rejim nedeniyle hemen kapatılıyor, kurucuları ise sürgün edilmekten zor kurtuluyordu. Bu durum Türk sporunun kulüpler yolundaki gelişimini en az 5 yıl geciktirecek ve yurdumuzda futbol ağırlıklı sporun temeli de, yabancı egemenliği ve anlayışı ile atılacaktı (* 7).<br />
<br />
İşte İstanbul’da, hem Pera yakasında hem de Kadıköy yakasında oturan ecnebi (levanten) ve gayrimüslim vatandaşlarımızın, törenlerle kurdukları ilk kulüplerinin yaşama hakkını elde etmelerine karşın, yine kalpleri spor aşkı ile çarpan Kadıköy’lü Türk gençlerimiz tarafından girişilen her iki cesurane teşebbüsün gerçekleşememesi, onların içindeki bu ateşi söndürmüyor, aksine, Kadıköy’de bir futbol kulübü kurmalarına hiçbir kuvvetin engel olamayacağı gerçeği ile, daha henüz ismi bile belli olmayan ve fakat ki Kadıköy’ün bağrından çıkacak ve gelecekte milyonlarca taraftara sahip olacak bir kulübü kurmaları için, sadece sayılı yılların kaldığını da sanki artık iyiden iyiye hissediyorlardı.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1901<br />
Fenerbahçe’nin Gerçek Kuruluş Yılı</span><br />
<br />
Burada dikkati çeken en önemli nokta; Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stockings FC ismi altında 1899 yılındaki bu ilk girişimindeki öncülük yapan gençler ile, ilerideki yıllarda kurulacak olan Kadıköy Futbol Kulübü (1902) ve Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altında toplanan gençlerin genelde aynı kişiler olacağıydı. Dolayısıyla FENERBAHÇE KULÜBÜ kuruluşunu gayri resmi olarak 1899 yılında gerçekleştirmiş, ne var ki iki kez kapatılmaları nedeni ile faaliyetlerine, ancak resmi kuruluş yılları olan 1907 yılında geçebilmişti. Görülen odur ki;<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1906<br />
İstanbul'da ilk "Futbol Ligi" günleri</span><br />
<br />
Evet, istibdat ; bir başka değişle o dönemki mevcut " mutlak hakimiyet " rejimi, yurdumuzda cemiyet kurmak ya da bu bünyede spor yapmak hakkını Türklere yasak etmekteydi. İşte sırf bu nedenle, Fuat Hüsnü (Kayacan) Bey ve tamamen Türk gençlerinden oluşan arkadaşlarının Fenerbahçe Spor Kulübü’müzü kurma teşebbüsleri, gerek 1899 yılında Türkçe isim vermeden bir İngiliz ismi altında kurmak istedikleri "Black Stockings F.C./Siyah Çoraplılar Futbol Kulübü" olsun, ve gerekse de 1902 yılında bu kez isim değiştirerek kurmak istedikleri "Kadıköy Futbol Kulübü" olsun, sarayca engellemişti. Bu durum ise, ülkemizde kurulan ilk spor kulüplerinin yabancılar ile gayrimüslimler tarafından oluşmasına sebep olacak(*8), Türk sporunun kulüpler yolundaki gelişimini ise en az 5 yıl geciktirerek, yurdumuzda futbol ağırlıklı sporun temelinin "yabancı egemenliği ve anlayışı" ile atılması neticesini doğuracaktı (*9).<br />
<br />
Nitekim, Kadıköy Futbol Kulübü’nün mevcut bu rejim nedeniyle hemen kapatılarak dağıtılmasının ardından, 1902 senesinde James Lafontaine ile Horace Armitage isimli kişiler hemen hemen tamamı İngiliz’lerden oluşan "Cadıkeuy Football Club"; (Kadıköy Futbol Kulübü) isimli futbol takımını kuruyor ve kuruluşunun iznini de alıyordu (*10). Bunu, 1903 senesinde Moda’da oturan İngiliz gençlerin "Moda Football Clup", 1904 senesinde de Kadıköylü Rum vatandaşların "Elpis(Ümit)Futbol Takımı"nı kurmaları izliyordu. Aynı yıl İngiliz elçilik gemisi "İmogene" nin de aynı isimde bir futbol takımı kurması üzerine, Türkiye’deki ilk lig organizasyonunu gerçekleştiren James La Fontaine, 1904 senesi sonbaharında "Constantinople Football Liege" ( İstanbul Futbol Ligi ) adı ile İstanbul’daki ilk futbol ligini kuruyordu. (*11)<br />
Cadıkeuy (Kadıköy), Moda, Elpis ve İmogene takımlarının oluşturduğu ligdeki organizasyon olan "Pazar Ligi" ismi altında yapılan bu maçlar, bugünkü Fenerbahçe Stadının bulunduğu Papazın Çayırı’nda sürüyor ve halk tarafından da büyük bir ilgi ile takip ediliyordu. 1904 tarihindeki ilk Pazar Ligi şampiyonluğunu İmogene Takımı, 1905 yılındaki ikinci Pazar ligi şampiyonluğunu ise Cadıkeuy (Kadıköy) Futbol Takımı kazanıyordu. Tarihler 1905 yılını gösterirken , Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) öğrencileri tarafından okulun çatısı altında kurulan Galatasaray Futbol Takımı, Kadıköy’deki Papazın Çayırı mevkiinde Kadıköy Frerler Mektebi (Saint Joseph) takımı ile maçlarına başlıyor ve 1906 yılından itibaren de İstanbul Futbol Ligine resmen katılıyordu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1907<br />
1907 resmi kuruluşa doğru</span><br />
<br />
Gayri takvimlerin o en güzel yıl olan 1907 yılının ilk yapraklarını gösterdiği günler... Sultan 2. Abdülhamid Han, 33 yıllık saltanatının baskılı rejime dayalı son yılını yaşamakta olduğunun sanki farkında. Saltanatı ile uğraşanlarla boğuşmaktan futbol topu peşinde koşturanlarla uğraşmaya ayıracak pek fazla vakti ve de gönlü kalmadığından bu tür oluşumlara karşı uygulattığı baskıyı da, resmi de olmasa biraz gevşetmiş. Zaten gayri müslimler ile yabancılarca ortalama on yıldır oynanmakta olan futbol oyununa gözleri ve de gönülleri biraz da alışmış. Kadıköy yakasındaki Kördere Sahası ile Kuşdili Çayırı’nda, o ilk yıllarda göz açtırmayan top uçurtmayan saraylı hafiyelerden görünürde eser kalmamış, Türk gençleri, resmi formalı olmasa da buralarda sanki rahat rahat top koşturur bir halde. Gerçi, bir jimnastik kulübü olarak "Beşiktaş" ile, Fransız Mektebi Takımı hüviyetini arkasına almış bir futbol kulübü olarak "Galatasaray", kuruluş faaliyetlerini İstanbul yakasında gerçekleştirebilmiş ama, karşı kıyı Kadıköy yakası o dönem için adeta bir başka belde, adeta İstanbul’a taşra...<br />
<br />
Nihayet, artık bu yakada da beklenen günlerin yakınlığı hissedilmekte. Kadıköy yakasında da güneş bir başka parlak, bahçelerde çiçekler bir başka güzel açmakta. Fenerbahçesi’nde de kanaryalar bir başka ötüp, burundaki fener sanki bir başka parlak çakmakta. Zira, halkın içinden çıkacak ilk Türk kulübünün kuruluşu için kararın ve de onayının alınacağı çok önemli günlerin çoğu geçmiş, azı ise sanki artık gelmekte...<br />
<br />
İşte, içinde bulundukları tarihin de desteğinden güç alan Kadıköy’lü gençlerden, Hariciye Nazırı Asım ve Server Paşa’ların torunu Londra Sefareti Başkatibi Nuri Bey’in oğlu Ziya(Songülen) Bey ile Harekat Ordusu Feriki (tümgeneral) Şevki Paşa’nın oğlu Ayetullah Bey ve de ünlü edebiyatçı Sami Paşazade Sezai Bey’in yeğeni Enver Necip (Okaner) Bey, Necip Bey’in Moda Beşbıyık sokak 3 numaralı evinin selamlık katında yaptıkları bir görüşme sonucunda kuracakları takımın ilk fikir harcını atıyorlardı. Gerekli olan parayı da finanse edecek olan dönemin zenginlerinden Saint Joseph mezunu Mühendis Nurizade Ziya Bey’e kulübün kurucu başkanlık şerefini, Osmanlı Bankası memurlarından Ayetullah Bey’e katiplik (sekreter) görevini, Bahriye Subayı Necip Bey’e de kaptanlık ve veznedarlık (sayman) görevini veriyorlardı.<br />
<br />
Aynı görüşmede varılan fikir birliği ile de ; kuracakları kulübün adını oturdukları semtin güzelliğinden esinlenerek Fenerbahçe yapacaklar, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise Fenerbahçesi’ndeki ilkbaharın sevimli müjdecisi papatyaların kıskançlık ve temizlik sembolü olan renklerinden yani sarı ile beyazdan alacaklardı.<br />
<br />
Ertesi gün "Baker Mağazası"ndan forma kumaşları alınıyor, Fener armalı kırtasiye malzemelerinin siparişleri veriliyor, ve de dönemin güya Futbol Federasyon Başkanlığı görevini üstlenmiş kişisi James Lafontaine ile yapılan bir sohbette de sanki kendisinden icabet alınıyordu. Artık kurulacak olan kulübün ismi, başkanı, amblemi ve formaları seçilmiş, mesele sadece formaları giyerek bu ismi tescil ettirecek 11 Türk gencinin bir araya getirilmesine kalmıştı. Bu konuda da en mühim rolü St. Joseph Mektebi Türkçe Öğretmeni Enver ( Yetiker ) Bey üstleniyordu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1907<br />
Fenerbahçe Futbol Takımı"nın ilk kadrosu kuruluyor</span><br />
<br />
Güneş bu defa, o en güzel yıl olan 1907 senesi ilkbaharının serince bir Pazar gününü aydınlatıyor ve Fenerbahçe semti de bu kez, ismini yıllarca şerefle temsil edecek olan bir kulübün ilk temsilcilerinin ilk kalabalık gövde gösterisine sahne oluyordu. O gün, Kadıköy’ündeki Kuşdili Çayırı’nda İngiliz ve Rum takımları arasında oynanan bir futbol maçını seyrettikten sonra St. Joseph Mektebi talebelerinden oluşan bir grup, Moda İskelesi’nden sandallara biniyor ve koyun karşı kıyısında randevu mahalleri olan Fenerbahçesi’ne geçiyorlardı. Nuri zade Ziya (Songülen)Bey ve Ayetullah Bey ile Sami Paşa zade Sezai Bey’in yeğeni Bahriye zabiti Necip(Okaner)Bey, Hintli lakaplı Mühendis Asaf (Beşpınar) Bey ve S.Joseph Mektebi Türkçe öğretmeni Enver (Yetiker) Bey isimli gençler, burada daha evvel gelmiş olan Hasan ve Hüseyin(Dalaklı), Galip (Kulaksızoğlu), Nasuhi Esat(Baydar), Yanya’lı Şevkati, Elkatipzade Mustafa ve kardeşi Hamdan, Çerkes Sabri, Hayrullah, Hakkı Saffet (Tarı),Hasan Sami(Kocamemi) Bey’ler ile buluşuyorlardı(*12).<br />
<br />
Çoğunluğunun, yakında kurulacak oldukları takımın ilk oyuncularını teşkil edecek olan bu gençler için o gün, Ziya Bey’in İngiltere’den getirttiği; önü ve kolları düğmeli olan sarı beyaz yollu bol formaları, lacivert şort pantolonları ve sarı löverli yün çorapları ile, Fenerbahçe’nin çayırlarında ilk antrenmanlarını yapacakları gündü. Kısa zamanda çevrenin futbola kabiliyetli gençlerini de kendi etrafında toplayan bu kulüp, bugün için büyük bir kıymet ifade eden ilk kadrosunu, olası olarak; Hintli Asaf – Necip , Ziya – Hasan, Hassan, Sabri – Nasuhi , Şevkati , Galip , Hüseyin , Hayrullah terkibinde (*13), ya da ; Asaf – Ziya , Sami – Ayetullah , Mazhar , Necip – Fethi , Galip , Hüseyin , Hasan , Nevzat şeklinde oluşturuyordu (*14).<br />
<br />
Başta da değindiğimiz üzere, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stockings FC ismi altında 1899 yılındaki ilk girişiminde öncülüğünü yaptığı gençler ile, Kadıköy Futbol Kulübü (1902) ve ilerideki yıllarda kurulacak olan Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altında toplanan gençler, aslında yıllardır aynı ideali sürdüren hep aynı kişilerdi. Ama ne var ki iki kez kapatılmaları, yasal faaliyetlerine ancak resmi kuruluş yılları olan 1907 yılında geçebilmelerine olanak kılmıştı. Bir başka deyişle; Black Stockings F.C. ile, aynı amacı ve kaderi paylaşan Kadıköy Futbol Kulübü’nün isimleri, "Fenerbahçe Spor Kulübü"nün kuruluşu yolunda "amaç karşısında birer araçtı "(*15). Israrla tekrar ettiğimiz bu durum karşısında, 1940 yılında yapmış oldukları haklı bir tüzük değişikliği ile kuruluş senelerini 1909 senesinden 1903 senesine aldıran Beşiktaş Kulübü’nün ( Bereket Jimnastik Kulübü) de gerçekleştirdiği gibi, Fenerbahçe Spor Kulübümüz olarak tüzüklerimize geçirmemiz ve de yazılı bir deklarasyonla kamuya ilan edip düzeltmemiz gereken gecikmiş gerçek odur ki; Fenerbahçe Spor Kulübünün kurulduğu yıl 1899’dur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1908<br />
Kuruluşu Tescil Olunan İlk Türk Kulübü; Fenerbahçe</span><br />
<br />
Nihayet, 23 Temmuz 1908 tarihinde İkinci Meşrutiyetin ilanını takiben, yurtta dernek ve kulüp kurma hakları herkese resmen tanınıyor, böylece, Ziya, Ayetullah, Necip ve Enver Bey’lerin önderliğinde kurulmuş bu yeni kulüp tescil edilerek, Fenerbahçe’ye, cemiyetler kanununa göre tescil olunan ilk Türk kulübü olmak şerefi kazandırılıyordu (*16). Kulübün ilk kurucu üyelikleri ise ; 1) Ziya ( Songülen ), 2) Ayetullah Bey, 3) Necip ( Okaner), 4) Galip ( Kulaksızoğlu), 5) Hassan Sami (Kocamemi), 6) Asaf ( Beşpınar) şeklinde başlıyor (*17) ve olası diğer üyelikler de; 7)Enver (Yetiker), 8) Şevkati (Hulusi Bey), 9) Fuat Hüsnü (Kayacan), 10) Hamit Hüsnü ( Kayacan) 11) Nasuhi (Baydar),... isimleriyle devam ederek sıralanıyordu. Konu ile ilgili olarak; ömrünü adadığı "Fenerbahçe Kulübü Tarihi" konusunda, özellikle arşiv ve bilgi toplamada en zorlandığımız kuruluş yılları dönemleri ile ilgili en güvenilir araştırmaları gerçekleştirmiş olan merhum yazar Dr. Rüştü Dağlaroğlu’na ait (eski Türkçe ile yazılmış notları şu an deşifre çalışmaları yapan oğlu Sayın Müzdat Dağlaroğlu’nun arşivinde) Fenerbahçe tarihine ışık tutmakta olan not defterindeki tarihi notlar arasında ; "kulübün 1939 Nizamnamesinde ilk 30 kurucu üyenin isminin sıralandığı, ne var ki, kurucu olan ilk 6 üye arasında yer alması gereken Hassan Sami (Kocamemi)’nin bile bu listede isminin bulunmayışının, kendisini listenin doğruluğu hakkında haklı olarak kuşkuya düşürdüğü ifadesi" de ayrıca belirtilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1908<br />
İstanbul Şampiyonluğu Ligi</span><br />
<br />
1908 yılında ilan edilen 2. Meşrutiyetin ilanı ile tanınan dernek kurma serbestliği sonucunda İstanbul’da kurulan Türk kulüplerinin sayısı çığ gibi artıyor, Anadolu, Beykoz, Vefa Futbol Kulüpleri de, sırf 1908 senesinde resmen kurulup tescil edilen Türk kulüpleri arasında yerini alıyordu. Kısa zamanda Türk kulüplerinin sayılarındaki bu artış ise, İstanbul’da yeni bir ligin kurulması ihtiyacını doğuruyor, bu nedenle de o dönemlerde ülkede resmi tatil günü olan Cuma günleri oynanacak bir lig olan, Cuma Ligi adıyla yeni bir lig kuruluyordu.<br />
<br />
Takımların sayılarının hızla artmasıyla, İstanbul’da futbol alanlarının sayısı da çoğalmaya başlamıştı. Anadolu yakasında; Kadıköy’deki Kuşdili Çayırı, şimdiki stadın bulunduğu yerdeki Papazın Çayırı, Yoğurtçu Deresi yanındaki Altınordu’nun Kördere Çayırı, Dereağzı’nda Kemikçi Çayırı, Baklatarlası, İbrahimağa sahası ile, Rumeli yakasında; Taksim, Talimhane, Bakırköy, Baruthane, Karagümrük, Çukurbostan, Süleymaniye, Güzelbahçe, Beyazıt Harbiye Nezareti sahaları, ve de Boğaz’ın Anadolu kesiminde ise; Anadoluhisarı, Küçüksu Er Meydanı , Beykoz Ortaçeşme sahaları mevcut sahalara eklenmişti (*18) .<br />
<br />
Kuruluşu 1908 yılında resmen tescil olunan Fenerbahçe Spor Kulübü, sarı beyaz olan renklerini 1909 sonbaharında sarı laciverte çevirmiş (*19) , 1909 -1910 sezonuyla birlikte de İstanbul Futbol Ligine Galatasaray’dan sonra katılan ikinci Türk takımı olmuştu. İşte, dünyanın en hırslı ilk 5 derbisinden biri olan Fenerbahçe – Galatasaray kulüpleri arasındaki ezeli rekabet, ilk defa 17 Ocak 1909 tarihinde Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi ) öğrencilerinin takımı ile, yeni kurulmuş bir semt takımı maçı şeklinde başlamış (*20), ve bu tarihten itibaren de o dönemlerdeki İstanbul futbolundaki şampiyonluklar genelde bu iki Türk takımı arasında paylaşılarak, Türk futbolunun artık bir varlık olarak ortaya çıkması sonucunu doğurmuştu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1910<br />
Kuşdili Spor Kulübü’nün Bünyeye Katılması</span><br />
<br />
Fenerbahçe, "İstanbul Şampiyonluğu Ligi"ne ilk kez katıldığı 1909 – 1910 sezonunda beşinci oluyordu. 1910 yılı liginin başlamasına kısa bir süre kala da kulüpten ayrılmalar ve mali zorluklar nedeniyle, Üsküdar Kulübü ile birleşmesi gündeme gelmişti. 1910 senesi Eylülünde, Koço’nun Mühürdar Gazinosu’nda yapılan müşterek toplantı sonucunda, gerçekleştirilmesi istenen Üsküdar - Fenerbahçe Kulübü teklifi, üyeler tarafından kabul görmedi. Buna karşılık, Kuşdili Kulübü Başkanı iken Fenerbahçe’ye katılan Elkatip Zade Mustafa Bey, Kuşdili Kulübü’nü Fenerbahçe’ye katmayı başardı ve bu başarısıyla da Fenerbahçe’yi çok zor günlerinde güçlendiren, geleceğini aydınlatarak güven altına alan ve takımı yücelten kişi olarak kulüp tarihine geçti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1910<br />
Fenerbahçe’nin ilk rozeti</span><br />
<br />
Fenerbahçe Kulübü’nün ilk amblemi, Fenerbahçe burnundaki ışık saçan beyaz feneri, renkleri ise sarı ile beyaz olmuştu. Ancak, kulüp mensupları bunu tatminkar bulmadıkları gibi, anlam bakımından da içinde bulunulan monarşi rejimini tehdit edici sayılacağı endişesi ile kısa sürede iptal etti. 1910 yılında Fenerbahçeliler arasında resim çizmede maharetiyle tanınan futbolcu solaçık Hikmet (Topuz)’in çizdiği (bugünkü) amblem ise herkesin beğenisini kazandı ve kabul edilerek bugünlere kadar da ulaştı. İşte "sarı ve lacivert" ağırlık içinde olmak üzere 5 renkten oluşan amblem ve şu anlamları taşımaktaydı(*22) ; "FENERBAHÇE SPOR KULUBÜ 1907" yazılı beyaz yuvarlak çerçeve, temizlik ve açık yüreklilik ifadesiydi. Kırmızı fon ise, safiyet ve Fenerbahçeliler arasındaki sevgi ve bağlılığı belirtirken bu arada bayrağımızı da sembolize etmekte, ortadaki sarı renk Fenerbahçe için duyulan gıpta ve kıskançlığı, kalp şeklindeki lacivert renk asaleti temsil etmekteydi. Sarı lacivert renkler içinde yükselen palamut dalı Fenerbahçelilik güç ve kudretini sembolize etmekte, yeşil renk ise yükselen bu kudret için başarının gerekli olduğunu açıklamaktaydı. Böylece "milli renkler arasında doğan Fenerbahçe"nin, sarı ile lacivert renkler beraberindeki bu amblemi üyelerce de kabul gördüğünden, klişesi İngiltere’ye Manchester şehrine yollanmış ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bugünkü rozeti olarak ilk kez 1910 yılında yaptırılmıştı. Rozet; 1929 yılından itibaren üzerindeki eski Türkçe harfleri yeni Türkçe harflere bırakmış ve manada önemli etki yapmayacak ufak tefek değişikliklerle de günümüze kadar aynı şekli muhafaza ederek gelmiştir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
1911<br />
İlk Namağlup Şampiyonluk</span><br />
<br />
Kadrosunu yeni gençlerle geliştiren ve güçlendiren bu Fenerbahçe 1911- 1912 liginde hiç yenilmeden şampiyon oluyordu. Bu şampiyonluğun en önemli yönü ise, Fenerbahçe’nin bu şampiyonluğu ile İngiliz ve Rum takımlarının şampiyonluklarının tamamen sona ermesi ve bu tarihten itibaren de Türk futbolunda şampiyonlukların artık Türk takımlarının olmasıydı. Bu şampiyonluk, kulübün itibarını bir anda yükseltip imkanlarını da arttırmıştı. İlk iş olarak Altıyol’da bir kulüp lokali kiralandı, lokalin açılışı ise üye sayısının çoğalmasına sebep oldu. Bu arada futbol dışında diğer spor dallarında da faaliyet gösterilmesine başlandığından, aynı yıl Fenerbahçe Futbol Kulübü adı ,Fenerbahçe Spor Kulübü’ne dönüştürüyordu (*21).<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1920<br />
İstanbul’da İşgal Yılları</span><br />
<br />
İstanbul halkı 16 Mart 1920 sabahı uyandığında gözlerine inanamamıştı. Zira şehrin üzerine kapkara bulutlar çökmüş, bir gece içinde koca şehir işgal ordularınca adeta askeri bir kampa çevrilmişti. Dünyayı sarsmış, imparatorluklar yıkmış ve on milyon insanın ölümüne sebep olup o hiç bitmeyecek sanılan "Harb-i Umumi" diye anılan "1. Dünya Savaşı", Osmanlı İmparatorluğu’nun yenilmesi ile son bulmuş, mütareke ile birlikte de galip itilaf devletleri mağlup Osmanlı’nın başkenti İstanbul’u işgal etmişlerdi. Zırhlı araçlar cadde başlarını tutarken, sokakları dünyanın her yanından gelmiş her renkten ve her dinden askerler sarmış, Harbiye, karakollar, kaymakamlıklar, subay mahfelleri , vesair tüm makamlar işgal ordularınca işgal edilmişti. İşgal üniformalı itilaf ordusu askerleri, sosyal yaşantı içinde her fırsatta halkı manevi baskı altında ezerken, tramvayda trende ya da vapurda bile kendileri daima birinci mevkide oturup, biletli Türk vatandaşlarını vagonların sahanlıklarında vapurların ise ikinci mevkilerinde seyahat ettirir, kendilerine ayrılmış bölümlere boş da olsa kimseyi sokmaz, yolcuların bilet kontrollerini bile kendileri, üstelik alaycı bir tavır içinde ve ağır hakaretler altında yaparlardı(*23). Evet, İstanbul artık o eski İstanbul değildi. Acı günler gelip çatmış, herkes üzgün, herkes kendi vatanında sürgün gibiydi. İşgalcilerle birlikte yaşamak zorunda olan talihsiz İstanbul halkına, o güne kadar yaşadıkları, ne gıdasızlık, ne susuzluk, ne elektrik kesintileri, ne de hiçbir şey, "İşgal İstanbul’u "na tanıklık etmek kadar onlara acı vermemişti. İşte bütün bu olumsuz şartlar altında halkın morali için mutlak bir desteğe ihtiyacı vardı ki, işte bu ihtiyaç duyduğu güç, ona kendi öz bağrından çıkarttığı takımı tarafından "Fenerbahçe"si tarafından verilecekti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1921<br />
İşgal yıllarındaki gurur; Fenerbahçe</span><br />
<br />
Mütareke döneminde (1918 - 1921) işgal kuvvetlerine mensup özellikle İngiliz ve Fransız askeri takımlarıyla yapılan futbol maçları, İstanbul’daki futbol heyecanını ve futbola olan ilgiyi doruk noktasına çıkaran olgu oluyor, Türk takımları işgalci ekiplerle 5 yılda 50’sini Fenerbahçe’nin oynadığı toplam 80 maç yapıyor , işgal kuvvetleri takımlarına karşı kazanılan galibiyetler ise Türk takımlarını gönüllerde yüceltiyordu. Bu nedenle futbol İstanbul’da büyük kitleleri kendine çekerken, Türk takımlarının özellikle de Fenerbahçe’nin, başta General Harrington Kupası (29 Haziran 1923) olmak üzere işgal kuvvetleri takımları karşısında elde ettikleri tüm galibiyetler, İstanbul halkının intikam duyguları içindeki milli duygularını şahlandıran ve yaralı gönüllerine teselli veren yegane olay haline dönüşüyordu.<br />
<br />
Mütarekenin karanlık yıllarında işgal kuvvetlerine mensup takımlarını her hafta birbiri peşi sıra futbol sahalarında yenerek milletin rencide olmuş gururunu okşayan Fenerbahçe tüm halkın sevgilisihaline geliyor, zamanla da milli mücadelenin ve milliyetçi karşı çıkışın adeta İstanbul şubesi halini alıyordu. Onlar, cephelere gönderdikleri futbolcuları misali Çanakkale’de yaptıkları müdafaanın(*24) bir örneğini de sanki Taksim’in Taşkışla sahasında gösteriyor, yaptıkları toplu hücumlarda ise sanki kısa bir süre sonra Kocatepe’den verecekleri milli taarruzdaki şahlanışımızın provasını veriyorlardı. Bu şevk ve iman içinde mütareke ve işgal İstanbul’unda Türk futbolu denince ilk akla gelen Kadıköy’ün Fenerbahçe’si oluyor, cepheden gelen her yeni zafer İstanbul’luların moralini yükseltirken, Fenerbahçe takımı da aldığı galibiyetlerle halkın başını dik tutmasını sağlıyordu. 1910’lu yıllarda en fazla iki bin kişinin izlediği Fenerbahçe, 1919 -1920 yıllarında 6-7 bin kişinin hınca hınç doldurduğu tribünlere oynuyor, bir zamanların ürkek mahcup yapılan tezahüratları, artık açık açık, yüksek sesle hep bir ağızdan dile getiriliyordu; "Ya ya ya ,şa şa şa, Fenerbahçe çok yaşa, ".<br />
<br />
Artık iş futbol oyunu halinden çıkmış, vatanın asıl sahipleri ile işgalcilerin hesaplaşması şekline dönüşmüştü. Fenerbahçe takımı artık "Kuvai Milliye" ruhunun halk içindeki sembolü olmuştu. Bunun birinci sebebi işgal takımları ile oynadıkları toplam 50 maçtan ikisi hariç hiç yenilmeyip 41 maçta galip gelmeleriydi ki Altınordu ve Galatasaray takımları ne yazık ki bu başarıyı gösterememişlerdi. İkinci sebebi ise, "Anadolu Harekatı"nın başında olan Mustafa Kemal’in "Fenerbahçeli" olarak bilinmesiydi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Beşiktaş Jimnastik Kulübü Tarihçesi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-besiktas-jimnastik-kulubu-tarihcesi.html</link>
			<pubDate>Sat, 27 Mar 2021 22:00:39 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=214">Mango</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-besiktas-jimnastik-kulubu-tarihcesi.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://bjk.com.tr/images/clup/1306756626_886d282373e8229d8caf352faf7f5f20614611.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 1306756626_886d282373e8229d8caf352faf7f5f20614611.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KURULUŞ<br />
</span><br />
1902 sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi'nde, o zamanın Medine Muhafızı olan Osman Paşa'nın konağının bahçesinde, 22 kişilik genç grup, haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydı. Başta Osman Paşa'nın oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Beyler’in aralarında bulunduğu gençlerin ilk ilgilendikleri spor branşları, özellikle barfiks, paralel, güreş, halter, aletli ve aletsiz jimnastikti. <br />
<br />
O sıralarda siyasi hareketler dolayısıyla her türlü toplanmadan ürkerek hafiyeler dolaştıran 2. Abdülhamit'in adamları Serencebey'deki bu toplanmaları haber alınca, spor yapan gençler bir baskınla karakola götürüldü. Bu sporcu gençlerin bir kısmının saray erkanına yakın olması, ayrıca o dönemlerde kötü gözle bakılan futbol oynamadıkları ve sadece beden hareketleri yaptıklarını belirtmeleriyle gergin durum yumuşadı. Hatta saray çevresinden Şeyhzade Abdülhalim bu sporcuları destekledi ve sık sık antrenmanları seyretmeye başladı. Ünlü boksör ve güreşçi Kenan Bey de antrenmanlara gelerek güreş ve boks hareketleri göstermeye başladı.<br />
<br />
1903 Mart'ında ise özel bir izinle Bereket Jimnastik Kulübü kuruldu. 1908'de Meşrutiyet'in ilanıyla sportif hareketler biraz daha serbestlik kazandı. 13 Nisan 1909'daki (31 Mart 1325) siyasi olaylardan sonra Edirne'de bulunan Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı, Hareket Ordusu ile İstanbul'a geldi. Siyasi olaylar yatıştıktan sonra iyi bir eskrim hocası olan Fuat Balkan ile başta güreş ve halter sporlarını yapan Mazhar Kazancı, Serencebey'de jimnastik yapan gençleri bularak birlikte spor yapma fikrini kabul ettirdi. Fuat Balkan, Ihlamur'daki evinin altındaki yeri, kulüp merkezi yaptı ve Bereket Jimnastik Kulübü'nün adı Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirildi. Böylece jimnastik, güreş, boks, eskrim ve atletizmin ön planda tutulduğu güçlü bir spor kulübü meydana geldi. Fuat Bey'in arkadaşları Refik ve Şerafettin Beyler de iyi birer eskrimciydi.<br />
<br />
Bu arada Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey'in teşvikiyle Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, 26 Ocak 1911 tarihinde tescil edilen ilk Türk spor kulübü oldu. Semtin gençlerinin bu spor kulübüne ilgisi büyüdü ve spor yapan üyelerin sayısı bir anda 150'ye yükseldi. Kulübün merkezi de Ihlamur'dan Akaretler'de 49 numaralı binaya taşındı. Bir süre sonra bu bina da küçük gelince, yine Akaretler'de 84 numaralı binaya geçildi. Bu binanın arkasındaki bahçe de bir spor sahası haline getirildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://bjk.com.tr/images/clup/1306756626_886d282373e8229d8caf352faf7f5f20614611.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 1306756626_886d282373e8229d8caf352faf7f5f20614611.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KURULUŞ<br />
</span><br />
1902 sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi'nde, o zamanın Medine Muhafızı olan Osman Paşa'nın konağının bahçesinde, 22 kişilik genç grup, haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydı. Başta Osman Paşa'nın oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Beyler’in aralarında bulunduğu gençlerin ilk ilgilendikleri spor branşları, özellikle barfiks, paralel, güreş, halter, aletli ve aletsiz jimnastikti. <br />
<br />
O sıralarda siyasi hareketler dolayısıyla her türlü toplanmadan ürkerek hafiyeler dolaştıran 2. Abdülhamit'in adamları Serencebey'deki bu toplanmaları haber alınca, spor yapan gençler bir baskınla karakola götürüldü. Bu sporcu gençlerin bir kısmının saray erkanına yakın olması, ayrıca o dönemlerde kötü gözle bakılan futbol oynamadıkları ve sadece beden hareketleri yaptıklarını belirtmeleriyle gergin durum yumuşadı. Hatta saray çevresinden Şeyhzade Abdülhalim bu sporcuları destekledi ve sık sık antrenmanları seyretmeye başladı. Ünlü boksör ve güreşçi Kenan Bey de antrenmanlara gelerek güreş ve boks hareketleri göstermeye başladı.<br />
<br />
1903 Mart'ında ise özel bir izinle Bereket Jimnastik Kulübü kuruldu. 1908'de Meşrutiyet'in ilanıyla sportif hareketler biraz daha serbestlik kazandı. 13 Nisan 1909'daki (31 Mart 1325) siyasi olaylardan sonra Edirne'de bulunan Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı, Hareket Ordusu ile İstanbul'a geldi. Siyasi olaylar yatıştıktan sonra iyi bir eskrim hocası olan Fuat Balkan ile başta güreş ve halter sporlarını yapan Mazhar Kazancı, Serencebey'de jimnastik yapan gençleri bularak birlikte spor yapma fikrini kabul ettirdi. Fuat Balkan, Ihlamur'daki evinin altındaki yeri, kulüp merkezi yaptı ve Bereket Jimnastik Kulübü'nün adı Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirildi. Böylece jimnastik, güreş, boks, eskrim ve atletizmin ön planda tutulduğu güçlü bir spor kulübü meydana geldi. Fuat Bey'in arkadaşları Refik ve Şerafettin Beyler de iyi birer eskrimciydi.<br />
<br />
Bu arada Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey'in teşvikiyle Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, 26 Ocak 1911 tarihinde tescil edilen ilk Türk spor kulübü oldu. Semtin gençlerinin bu spor kulübüne ilgisi büyüdü ve spor yapan üyelerin sayısı bir anda 150'ye yükseldi. Kulübün merkezi de Ihlamur'dan Akaretler'de 49 numaralı binaya taşındı. Bir süre sonra bu bina da küçük gelince, yine Akaretler'de 84 numaralı binaya geçildi. Bu binanın arkasındaki bahçe de bir spor sahası haline getirildi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Galatasaray'ın Tarihi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-galatasaray-in-tarihi.html</link>
			<pubDate>Sat, 27 Mar 2021 21:57:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=214">Mango</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-galatasaray-in-tarihi.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://hlkiurt3.rocketcdn.com/staticpages/47bcafc540944cf182a0537a8d3b1cd7.jpeg" loading="lazy"  alt="[Resim: 47bcafc540944cf182a0537a8d3b1cd7.jpeg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GALATASARAY SPOR KULÜBÜ, 1905</span><br />
<br />
Galatasaray Spor Kulübü, Türk Spor Tarihi'ndeki öncü olma özelliğini hiç kuşkusuz içinden doğduğu ve gene öncü bir kurum olan Galatasaray Lisesi'nden (Mektebi Sultani) almıştır. Okul ile kulüp arasındaki koparılmaz bağ, yadsınamayacak bir gerçeklik ve övünç kaynağıdır.<br />
<br />
Devlet adamı yetiştirmek amacıyla II. Beyazıt tarafından 1481'de kurulan mektep, adını kurulduğu bölgeden alır ve "Galata Sarayı" olarak anılmaya başlar. Okul modern konumuna 1 Eylül 1868'de Sultan Abdülaziz döneminde kavuşur. Okul' un yeniden yapılanmasıyla birlikte, Türkiye'de de gerçek anlamıyla ilk sportif çalışmalar başlamış olur ve okulda Beden Eğitimi dersi jimnastikçi 'Monsieur Curel' tarafından eğitim programına konur. Bu atılımlar gerçekten bir devrim niteliği taşımaktadırlar. Curel, modern aletler eşliğinde çalıştırdığı öğrencileri sportif açıdan geliştirirken, onlar için Kağıthane'de bir idman Bayramı düzenler. Yıl 1870'tir. Bu etkinlikte başarı gösteren sporcular değişik ödül ve madalyalar kazanır ve yarışmaların sonunda öğrencilere "kuzulu pilav" verilir. Bu da, sonraki yıllarda bir başka geleneğin başlangıcını oluşturur.<br />
<br />
Curel'den sonra görevi devralan yabancı spor hocaları (M. Moiroux, Signor Martinetti, Stangali gibi), jimnastik ve atletizmin yanı sıra, değişik branşlara da eğilerek (yüzme, kürek, aletli jimnastik), bir ilki daha başlatmış olurlar. Bu çalışmaların ürünü çok geçmeden alınmaya başlanır ve adı Türk Spor Tarihi'ne altın harflerle yazılan Faik Üstünidman'ın yanı sıra, Binbaşı Mazhar Kazancı, Abdurrahman ve Ahmet Robenson kardeşler GSL'nde görev alıp, izcilik, tenis, hokey gibi spor dallarının öğrenciler arasında yaygınlaşmasını sağlarlar. Özellikle Üstünidman'ın ön ayak olmasıyla, öğrenciler futbolla tanışırlar. Ama oynanan futbol, bir kör dövüşünden farklı olmayan ve kural tanımayan bir koşuşturmayı andırmaktadır. Ama futbol GSL' nin Tören Kapısı'ndan adımını atmış ve tam bir salgına dönüşmüştür.<br />
<br />
1901 yılında İstanbul'da yaşayan iki İngiliz, James Lafontaine ve Horace Armitage, Rum ve İngiliz oyunculardan oluşan Kadıköy Futbol Kulübü'nü kurmuşlar ama 1903'te takımdaki İngilizler bir anlaşmazlık sonucu ayrılarak Moda Kulübü'nü oluşturmuşlardır. 1904 yılında ise bu kulüpler, Imogen, Elpis, Strugglers takımlarıyla anlaşarak, İstanbul Futbol Birliği'ni hayata geçirmişler ve bugünkü Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'nın yerinde bulunan "Union Club-İttihat Spor" sahasında düzenli karşılaşmalar yapmaya başlamışlardır. Görüldüğü gibi bu takımlar yabancı ya da azınlık takımlarıdır. Türk olmayan ekiplerin gerçekleştirdikleri bu ilk futbol karşılaşmaları, GSL öğrencilerini hem ilgilendirir hem de çok üzer. Artık onların amacı, kendi futbol kulüplerini kurmak, ölesiye sevdikleri bu oyunun kurallarını "hatmetmek" ve yabancılarla boy ölçüşmektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türk olmayan takımları yenmek</span><br />
Galatasaray Spor Kulübü'nün kurucusu Ali Sami Yen, "Ellinci Yıl" kitabında kuruluş öyküsünü şöyle anlatır: "1 Teşrin 1905'te mektebin beşinci sınıfında edebiyat muallimimiz merhum Mehmet Ata beyin dersi esnasında birkaç arkadaş baş başa vererek Galatasaray'da bir futbol kulübü kurmaya karar verdik. İlk müteşebbisler oyuna ve mücadeleye meyyal arkadaşlardan Asım Tevfik Sonumut, Reşat Şirvani, Cevdet Kalpakçıoğlu, Abidin Daver, Kamil...gibi gençlerdi. Mektepde tahsilde bulunan Bulgar ve Sırp talebesinden çevik ve kuvvetli olanlar da bize iltihak etmişlerdi. Asım'ı muhasebeciliğe, Cevdet'i ikinci reisliğe seçmiş, kendim de Reis olmuştum. Asım her hafta arkadaşlardan birer kuruş toplamakda mahir olduğu için kendisini muhasebeci yapmıştık. Ben Reisliği topu yağlayıp şişirmekle almıştım. Topumuza evladım gibi bakardım. Zaten varımız yoğumuz da toptu. Mektebe gelirken, domuz sokağından geçer, domuz yağı alırdım. Topu onunla yağlar, şişirirdim; yamasını yeni pabucumdan kesmiştim. Bunu gören arkadaşlar, bana hepimizden fazla paye vermişlerdi. Yani o zaman Reisliğe ve diğer vazifelere payeyi, en çok çalışan kazanırdı. Cevdet de ikinci Reisliği formaları yıkadığı için almıştı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmek."</span><br />
<br />
Kulübün adının Gloria (Zafer) ya da Audace (Cesaret) konulması yolunda görüşler ortaya atılmışsa da, sonuçta Galatasaray olmasında anlaşmaya varılmıştır. Araştırmacı Cem Atabeyoğlu, Galatasaray adının, bu takımın yaptığı ilk maçta Rum ekibini 2-0 yenerken, seyircilerin onlardan "Galata Sarayı efendileri"diye söz etmelerinden doğduğunu yazar. Bunun üzerine kurucular da ismi benimserler ve "Adımız Galata Sarayı olsun" derler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kurucu Listeler</span><br />
1905'ten 1919'a kadar Galatasaray Spor Kulübü'ne Başkanlık yapan, mektebin 889 numaralı öğrencisi Ali Sami Yen, inci gibi elyazısıyla tuttuğu Galatasaray Terbiye-i Bedeniye Kulübü ıhsaiyet Defteri'nin (Sayım-İstatistik Defteri) 181 ve 182. sayfalarında kurucu 13 üyeyi şöyle sıralar:<br />
<br />
1-Ali Sami Yen<br />
2-Asım Sonumut<br />
3-Emin Bülend Serdaroğlu<br />
4-Celal İbrahim<br />
5-B. Nikolof<br />
6-Milo Bakiş<br />
7-Pol Bakiş<br />
8-Bekir Sıtkı Bircan<br />
9-Tahsin Nahit<br />
10-Reşat Şirvanizade<br />
11-Hüseyin Hüsnü<br />
12-Refik Cevdet Kalpakçıoğlu<br />
13-Abidin Daver<br />
<br />
1905'te Osmanlı İmparatorluğu'nda bir dernekler yasası bulunmadığından, Galatasaray Spor Kulübü yasal olarak tescil edilme olanağını bulamamıştır. 1912 yılında Cemiyetler Kanunu çıkarıldıktan sonra, kulüp yasal bir kimlik kazandı. Yetkili makamlara kulüplerin tüzükleriyle birlikte, kurucu üyelerin ad ve adreslerinin de bildirilmesi zorunlu tutulduğundan, istifa eden ya da eğitimlerini tamamlayarak ülkelerine dönen üyeler ilk listeden çıkarılmış ve 1 Eylül 1913'te kurucu liste yeniden düzenlenmiştir. Kurucu üyelerin yeni sıralaması şöyle gerçekleşmiştir:<br />
<br />
1-Ali Sami Yen<br />
2-Asım Sonumut<br />
3-Emin Bülend Serdaroğlu<br />
4-Celal İbrahim<br />
5-Bekir Sıtkı Bircan<br />
6-Reşat Şirvanizade<br />
7-Refik Cevdet Kalpakçıoğlu<br />
8-Abidin Daver.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tüzüğümüzün 5. maddesinde Galatasaray Spor Kulübü'nün kurucuları aşağıdaki liste halinde yayınlanmıştır:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KURUCULAR</span><br />
MADDE 5: Kulüp, Ali Sami Yen ve aşağıda isimleri yazılı arkadaşları tarafından kurulmuştur: (İntisap Tarihi)<br />
1) Ali Sami Yen 01.10.1321 (1905)<br />
2) Asım Tevfik Sonumut 01.10.1321 (1905)<br />
3) Emin Bülent 01.10.1321 (1905)<br />
4) Celal İbrahim 01.10.1321 (1905)<br />
5) Bekir Sıtkı Bircan 01.10.1321 (1905)<br />
6) Reşat Şirvanzade 01.09.1322 (1906)<br />
7) Refik Cevdet Kalpakçıoğlu 01.09.1322 (1906)<br />
8) Abidin Daver 01.09.1322 (1906)<br />
9) Ahmet Robenson 01.09.1322 (1906)<br />
10) Ahmet Adnan Pirioğlu 1323 (1907)<br />
11) Neş'et 01.10.1324 (1908)<br />
12) Ruşen Eşref Ünaydın 01.10.1324 (1908)<br />
13) Yusuf Celal 01.10.1324 (1908)<br />
14) Hasnun Galip 01.10.1324 (1908)<br />
15) Hüseyin Zihni Eden 01.09.1325 (1909)<br />
16) Mehmet Rıza Kara 01.09.1325 (1909)<br />
Boris Nikolof (*) 01.10.1321 (1905)<br />
Milo Bakiç (*) 01.10.1321 (1905)<br />
Paul Bakiç (*) 01.10.1321 (1905)<br />
Tahsin Nihat (*) 01.10.1321 (1905)<br />
Hüseyin Hüsnü (*) 01.10.1321 (1905)<br />
<br />
(*) Bu kişilere Kulübün tescil tarihi olan 14 Ağustos 1913 öncesi üyelikten ayrılmaları nedeniyle kurucu numarası verilmemiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kulüp 14 Ağustos 1913 tarihinde görevde olan;</span><br />
* Reis; Ali Sami Yen (1 Numaralı üye)<br />
* 2. Reis; Mehmet Rıza Kara (16 Numaralı üye)<br />
* Katip; Refik Cevdet Kalpakçıoğlu (7 Numaralı üye)<br />
tarafından Beyoğlu Mutasarrıflığına (Kaymakamlık) yapılan müracaat ile resmi olarak tescil ettirilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALİ SAMİ YEN'İN KALEMİNDEN "GALATASARAYLILIK"</span><br />
<br />
Galatasaray’ın kurucusu Ali Sami Yen, Emin Bülent Serdaroğlu ile yaşadığı bir anısından yola çıkarak Galatasaraylılığı anlatIyor:<br />
<br />
"Kulübümüzü kurma fikrinden ilk kez en yakın arkadaşım Emin Bülent’e sözetmiştim. O daha büyük sınıftaydı, okulu benden önce bitirmişti, bu yüzden yalnız tatil günlerinde buluşabiliyorduk.<br />
<br />
Çalışmaları Asım Tevfik ile yürüttük, grubumuzu genişlettik ve o zaman çok sorumluluk getirici bir iş olan kulüp kurma işimizi tamamladık.<br />
<br />
Emellerimizin düşünceden uygulamaya geçmesi sırasında yanımızda çalışan Asım Tevfik olduğu için, onu, hala müzemizde sakladığımız sicil defterimizin iki numarasına, Emin Bülent’i de üç numarasına kaydettik.<br />
<br />
Aradan yıllar geçti. Güneş kulübünün doğmasına varan anlaşmazlıklar ve mücadeleler Emin’i çok üzmüştü, spordan ve sporcudan nefret ediyordu. Öyle sanıyorum ki, bizi artık yalnız kişisel dostluk bağlıyordu. Galatasaraylılık ortadan silinmiş gibiydi.<br />
<br />
Yıllar yeniden akıp gitti. Unutmayacağım bir kara gündü. Emin Bülent Göztepe’deki evinde son saatlerini yaşıyordu. Sayın eşi beni karşılarken, “Aman, bu defa çok fena göreceksiniz… İçeriye girmeden kendinizi alıştırın, yüzünüzden birşey anlamasın…”Aylardan beri ölüme karşı yaptığı çetin mücadele zavallı Emin’in aslan gibi bünyesini bitik bir hale getirmiş hem de ruhunu hırpalamıştı. Eliyle işaret ederek beni yanına çağırdı. “Ali Sami” dedi, “Şimdiye kadar içimde sakladığım bir duyguyu sana açıklayacağım: Benim hakkımı yediniz, 2 numaralı Galatasaraylı benim” ve gözlerinin feri bir an için tekrar parlayarak: “Arkadaşlara söyle, hakkımı vermezseniz ruhum hepinizden davacıdır” sözünü ekledi. Emin hayatının son büyük hamlelerinden birini yapmıştı. Başı yana çevrildi, elleri yorganın üstüne dermansız düştü. Ben şaşırmış kalmıştım, Kulübünün sözünü bile ettirmek istemeyen insan bu muydu?<br />
<br />
Emin’in son arzusunu yerine getirmek için önce Asım’la görüştüm. O da Emin’i çok severdi. Kulüp dertleri bizi birbirimize üç silahşörler gibi bağlamıştı. Asım, Emin’i kurtarmak için canını verirdi, fakat Galatasaraylılığını ifade eden bu belgeden vazgeçmeye razı olamadı, elinden gelmiyordu. Galatasaray kongresi, iş kendisine gelince, bu iki emektar arkadaşın duygularını coşkuyla karşıladı, her ikisini de kulüplerine bağlılık açısından haklı görerek güzel bir sonuca vardı:<br />
Emin de, Asım da Galatasaray’ın 2 numaralı üyesi sayılacak; 3 numara kimseye verilmeyecekti. Fakat gerçekte öyle olmadı, Emin’in asil ruhundan boş kalan yeri bir tek kişi değil, bütün GalatasaraylIlar bir anda duygularıyla doldurdular.”]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://hlkiurt3.rocketcdn.com/staticpages/47bcafc540944cf182a0537a8d3b1cd7.jpeg" loading="lazy"  alt="[Resim: 47bcafc540944cf182a0537a8d3b1cd7.jpeg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GALATASARAY SPOR KULÜBÜ, 1905</span><br />
<br />
Galatasaray Spor Kulübü, Türk Spor Tarihi'ndeki öncü olma özelliğini hiç kuşkusuz içinden doğduğu ve gene öncü bir kurum olan Galatasaray Lisesi'nden (Mektebi Sultani) almıştır. Okul ile kulüp arasındaki koparılmaz bağ, yadsınamayacak bir gerçeklik ve övünç kaynağıdır.<br />
<br />
Devlet adamı yetiştirmek amacıyla II. Beyazıt tarafından 1481'de kurulan mektep, adını kurulduğu bölgeden alır ve "Galata Sarayı" olarak anılmaya başlar. Okul modern konumuna 1 Eylül 1868'de Sultan Abdülaziz döneminde kavuşur. Okul' un yeniden yapılanmasıyla birlikte, Türkiye'de de gerçek anlamıyla ilk sportif çalışmalar başlamış olur ve okulda Beden Eğitimi dersi jimnastikçi 'Monsieur Curel' tarafından eğitim programına konur. Bu atılımlar gerçekten bir devrim niteliği taşımaktadırlar. Curel, modern aletler eşliğinde çalıştırdığı öğrencileri sportif açıdan geliştirirken, onlar için Kağıthane'de bir idman Bayramı düzenler. Yıl 1870'tir. Bu etkinlikte başarı gösteren sporcular değişik ödül ve madalyalar kazanır ve yarışmaların sonunda öğrencilere "kuzulu pilav" verilir. Bu da, sonraki yıllarda bir başka geleneğin başlangıcını oluşturur.<br />
<br />
Curel'den sonra görevi devralan yabancı spor hocaları (M. Moiroux, Signor Martinetti, Stangali gibi), jimnastik ve atletizmin yanı sıra, değişik branşlara da eğilerek (yüzme, kürek, aletli jimnastik), bir ilki daha başlatmış olurlar. Bu çalışmaların ürünü çok geçmeden alınmaya başlanır ve adı Türk Spor Tarihi'ne altın harflerle yazılan Faik Üstünidman'ın yanı sıra, Binbaşı Mazhar Kazancı, Abdurrahman ve Ahmet Robenson kardeşler GSL'nde görev alıp, izcilik, tenis, hokey gibi spor dallarının öğrenciler arasında yaygınlaşmasını sağlarlar. Özellikle Üstünidman'ın ön ayak olmasıyla, öğrenciler futbolla tanışırlar. Ama oynanan futbol, bir kör dövüşünden farklı olmayan ve kural tanımayan bir koşuşturmayı andırmaktadır. Ama futbol GSL' nin Tören Kapısı'ndan adımını atmış ve tam bir salgına dönüşmüştür.<br />
<br />
1901 yılında İstanbul'da yaşayan iki İngiliz, James Lafontaine ve Horace Armitage, Rum ve İngiliz oyunculardan oluşan Kadıköy Futbol Kulübü'nü kurmuşlar ama 1903'te takımdaki İngilizler bir anlaşmazlık sonucu ayrılarak Moda Kulübü'nü oluşturmuşlardır. 1904 yılında ise bu kulüpler, Imogen, Elpis, Strugglers takımlarıyla anlaşarak, İstanbul Futbol Birliği'ni hayata geçirmişler ve bugünkü Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'nın yerinde bulunan "Union Club-İttihat Spor" sahasında düzenli karşılaşmalar yapmaya başlamışlardır. Görüldüğü gibi bu takımlar yabancı ya da azınlık takımlarıdır. Türk olmayan ekiplerin gerçekleştirdikleri bu ilk futbol karşılaşmaları, GSL öğrencilerini hem ilgilendirir hem de çok üzer. Artık onların amacı, kendi futbol kulüplerini kurmak, ölesiye sevdikleri bu oyunun kurallarını "hatmetmek" ve yabancılarla boy ölçüşmektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türk olmayan takımları yenmek</span><br />
Galatasaray Spor Kulübü'nün kurucusu Ali Sami Yen, "Ellinci Yıl" kitabında kuruluş öyküsünü şöyle anlatır: "1 Teşrin 1905'te mektebin beşinci sınıfında edebiyat muallimimiz merhum Mehmet Ata beyin dersi esnasında birkaç arkadaş baş başa vererek Galatasaray'da bir futbol kulübü kurmaya karar verdik. İlk müteşebbisler oyuna ve mücadeleye meyyal arkadaşlardan Asım Tevfik Sonumut, Reşat Şirvani, Cevdet Kalpakçıoğlu, Abidin Daver, Kamil...gibi gençlerdi. Mektepde tahsilde bulunan Bulgar ve Sırp talebesinden çevik ve kuvvetli olanlar da bize iltihak etmişlerdi. Asım'ı muhasebeciliğe, Cevdet'i ikinci reisliğe seçmiş, kendim de Reis olmuştum. Asım her hafta arkadaşlardan birer kuruş toplamakda mahir olduğu için kendisini muhasebeci yapmıştık. Ben Reisliği topu yağlayıp şişirmekle almıştım. Topumuza evladım gibi bakardım. Zaten varımız yoğumuz da toptu. Mektebe gelirken, domuz sokağından geçer, domuz yağı alırdım. Topu onunla yağlar, şişirirdim; yamasını yeni pabucumdan kesmiştim. Bunu gören arkadaşlar, bana hepimizden fazla paye vermişlerdi. Yani o zaman Reisliğe ve diğer vazifelere payeyi, en çok çalışan kazanırdı. Cevdet de ikinci Reisliği formaları yıkadığı için almıştı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmek."</span><br />
<br />
Kulübün adının Gloria (Zafer) ya da Audace (Cesaret) konulması yolunda görüşler ortaya atılmışsa da, sonuçta Galatasaray olmasında anlaşmaya varılmıştır. Araştırmacı Cem Atabeyoğlu, Galatasaray adının, bu takımın yaptığı ilk maçta Rum ekibini 2-0 yenerken, seyircilerin onlardan "Galata Sarayı efendileri"diye söz etmelerinden doğduğunu yazar. Bunun üzerine kurucular da ismi benimserler ve "Adımız Galata Sarayı olsun" derler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kurucu Listeler</span><br />
1905'ten 1919'a kadar Galatasaray Spor Kulübü'ne Başkanlık yapan, mektebin 889 numaralı öğrencisi Ali Sami Yen, inci gibi elyazısıyla tuttuğu Galatasaray Terbiye-i Bedeniye Kulübü ıhsaiyet Defteri'nin (Sayım-İstatistik Defteri) 181 ve 182. sayfalarında kurucu 13 üyeyi şöyle sıralar:<br />
<br />
1-Ali Sami Yen<br />
2-Asım Sonumut<br />
3-Emin Bülend Serdaroğlu<br />
4-Celal İbrahim<br />
5-B. Nikolof<br />
6-Milo Bakiş<br />
7-Pol Bakiş<br />
8-Bekir Sıtkı Bircan<br />
9-Tahsin Nahit<br />
10-Reşat Şirvanizade<br />
11-Hüseyin Hüsnü<br />
12-Refik Cevdet Kalpakçıoğlu<br />
13-Abidin Daver<br />
<br />
1905'te Osmanlı İmparatorluğu'nda bir dernekler yasası bulunmadığından, Galatasaray Spor Kulübü yasal olarak tescil edilme olanağını bulamamıştır. 1912 yılında Cemiyetler Kanunu çıkarıldıktan sonra, kulüp yasal bir kimlik kazandı. Yetkili makamlara kulüplerin tüzükleriyle birlikte, kurucu üyelerin ad ve adreslerinin de bildirilmesi zorunlu tutulduğundan, istifa eden ya da eğitimlerini tamamlayarak ülkelerine dönen üyeler ilk listeden çıkarılmış ve 1 Eylül 1913'te kurucu liste yeniden düzenlenmiştir. Kurucu üyelerin yeni sıralaması şöyle gerçekleşmiştir:<br />
<br />
1-Ali Sami Yen<br />
2-Asım Sonumut<br />
3-Emin Bülend Serdaroğlu<br />
4-Celal İbrahim<br />
5-Bekir Sıtkı Bircan<br />
6-Reşat Şirvanizade<br />
7-Refik Cevdet Kalpakçıoğlu<br />
8-Abidin Daver.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tüzüğümüzün 5. maddesinde Galatasaray Spor Kulübü'nün kurucuları aşağıdaki liste halinde yayınlanmıştır:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KURUCULAR</span><br />
MADDE 5: Kulüp, Ali Sami Yen ve aşağıda isimleri yazılı arkadaşları tarafından kurulmuştur: (İntisap Tarihi)<br />
1) Ali Sami Yen 01.10.1321 (1905)<br />
2) Asım Tevfik Sonumut 01.10.1321 (1905)<br />
3) Emin Bülent 01.10.1321 (1905)<br />
4) Celal İbrahim 01.10.1321 (1905)<br />
5) Bekir Sıtkı Bircan 01.10.1321 (1905)<br />
6) Reşat Şirvanzade 01.09.1322 (1906)<br />
7) Refik Cevdet Kalpakçıoğlu 01.09.1322 (1906)<br />
8) Abidin Daver 01.09.1322 (1906)<br />
9) Ahmet Robenson 01.09.1322 (1906)<br />
10) Ahmet Adnan Pirioğlu 1323 (1907)<br />
11) Neş'et 01.10.1324 (1908)<br />
12) Ruşen Eşref Ünaydın 01.10.1324 (1908)<br />
13) Yusuf Celal 01.10.1324 (1908)<br />
14) Hasnun Galip 01.10.1324 (1908)<br />
15) Hüseyin Zihni Eden 01.09.1325 (1909)<br />
16) Mehmet Rıza Kara 01.09.1325 (1909)<br />
Boris Nikolof (*) 01.10.1321 (1905)<br />
Milo Bakiç (*) 01.10.1321 (1905)<br />
Paul Bakiç (*) 01.10.1321 (1905)<br />
Tahsin Nihat (*) 01.10.1321 (1905)<br />
Hüseyin Hüsnü (*) 01.10.1321 (1905)<br />
<br />
(*) Bu kişilere Kulübün tescil tarihi olan 14 Ağustos 1913 öncesi üyelikten ayrılmaları nedeniyle kurucu numarası verilmemiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kulüp 14 Ağustos 1913 tarihinde görevde olan;</span><br />
* Reis; Ali Sami Yen (1 Numaralı üye)<br />
* 2. Reis; Mehmet Rıza Kara (16 Numaralı üye)<br />
* Katip; Refik Cevdet Kalpakçıoğlu (7 Numaralı üye)<br />
tarafından Beyoğlu Mutasarrıflığına (Kaymakamlık) yapılan müracaat ile resmi olarak tescil ettirilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALİ SAMİ YEN'İN KALEMİNDEN "GALATASARAYLILIK"</span><br />
<br />
Galatasaray’ın kurucusu Ali Sami Yen, Emin Bülent Serdaroğlu ile yaşadığı bir anısından yola çıkarak Galatasaraylılığı anlatIyor:<br />
<br />
"Kulübümüzü kurma fikrinden ilk kez en yakın arkadaşım Emin Bülent’e sözetmiştim. O daha büyük sınıftaydı, okulu benden önce bitirmişti, bu yüzden yalnız tatil günlerinde buluşabiliyorduk.<br />
<br />
Çalışmaları Asım Tevfik ile yürüttük, grubumuzu genişlettik ve o zaman çok sorumluluk getirici bir iş olan kulüp kurma işimizi tamamladık.<br />
<br />
Emellerimizin düşünceden uygulamaya geçmesi sırasında yanımızda çalışan Asım Tevfik olduğu için, onu, hala müzemizde sakladığımız sicil defterimizin iki numarasına, Emin Bülent’i de üç numarasına kaydettik.<br />
<br />
Aradan yıllar geçti. Güneş kulübünün doğmasına varan anlaşmazlıklar ve mücadeleler Emin’i çok üzmüştü, spordan ve sporcudan nefret ediyordu. Öyle sanıyorum ki, bizi artık yalnız kişisel dostluk bağlıyordu. Galatasaraylılık ortadan silinmiş gibiydi.<br />
<br />
Yıllar yeniden akıp gitti. Unutmayacağım bir kara gündü. Emin Bülent Göztepe’deki evinde son saatlerini yaşıyordu. Sayın eşi beni karşılarken, “Aman, bu defa çok fena göreceksiniz… İçeriye girmeden kendinizi alıştırın, yüzünüzden birşey anlamasın…”Aylardan beri ölüme karşı yaptığı çetin mücadele zavallı Emin’in aslan gibi bünyesini bitik bir hale getirmiş hem de ruhunu hırpalamıştı. Eliyle işaret ederek beni yanına çağırdı. “Ali Sami” dedi, “Şimdiye kadar içimde sakladığım bir duyguyu sana açıklayacağım: Benim hakkımı yediniz, 2 numaralı Galatasaraylı benim” ve gözlerinin feri bir an için tekrar parlayarak: “Arkadaşlara söyle, hakkımı vermezseniz ruhum hepinizden davacıdır” sözünü ekledi. Emin hayatının son büyük hamlelerinden birini yapmıştı. Başı yana çevrildi, elleri yorganın üstüne dermansız düştü. Ben şaşırmış kalmıştım, Kulübünün sözünü bile ettirmek istemeyen insan bu muydu?<br />
<br />
Emin’in son arzusunu yerine getirmek için önce Asım’la görüştüm. O da Emin’i çok severdi. Kulüp dertleri bizi birbirimize üç silahşörler gibi bağlamıştı. Asım, Emin’i kurtarmak için canını verirdi, fakat Galatasaraylılığını ifade eden bu belgeden vazgeçmeye razı olamadı, elinden gelmiyordu. Galatasaray kongresi, iş kendisine gelince, bu iki emektar arkadaşın duygularını coşkuyla karşıladı, her ikisini de kulüplerine bağlılık açısından haklı görerek güzel bir sonuca vardı:<br />
Emin de, Asım da Galatasaray’ın 2 numaralı üyesi sayılacak; 3 numara kimseye verilmeyecekti. Fakat gerçekte öyle olmadı, Emin’in asil ruhundan boş kalan yeri bir tek kişi değil, bütün GalatasaraylIlar bir anda duygularıyla doldurdular.”]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mesut Özil Kimdir Kaç Yaşında Nereli?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-mesut-ozil-kimdir-kac-yasinda-nereli.html</link>
			<pubDate>Tue, 02 Feb 2021 17:31:47 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1">şenol</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-mesut-ozil-kimdir-kac-yasinda-nereli.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Mesut Özil kimdir, kaç yaşında, Nereli, Hangi Takımlarda Oynadı, elde ettiği başarılar ?</span></span><br />
<br />
<img src="https://www.forumteams.com/Konuresim/mesut-ozil.png" loading="lazy"  alt="[Resim: mesut-ozil.png]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Aslen Türk asılı Alman futbolcu olan Mesut Özil, artık Fenerbahçe'nin başarısı için ter dökecek. İki kız kardeşi ve bir ağabeyi bulunan Mesut Özil’in ağabeyi de kendisi gibi futbolculuk yapmıştır. Ünlü futbolcu, çeşitli ödüllerde aday gösterilmiş ve sayısız başarılar ile kupaları kazanmayı başarmıştır. Gösterdiği yüksek performans nedeni ile dünya devi futbol kulüplerinin dikkatini çekmeyi başaran Mesut Özil’in ilk alt yapı takımı 1995 ile 1998 yılları arasında Westfalia 04 Gelsenkirchen takımıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mesut Özil kaç yaşında?<br />
</span>Dünyanın en önemli ligi olarak bilinen La Liga’da forma giyme şansını yakalayan Mesut Özil, 1988 yılında hayata gözlerini açmıştır. Şu an aktif olarak futbolculuk kariyerini devam ettiren Mesut Özil 32 yaşındadır. Ünlü futbolcu, çeşitli ödüllerde aday gösterilmiş ve sayısız başarılar ile kupaları kazanmayı başarmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mesut Özil hangi takımlarda oynadı?</span><br />
- Schalke 04: 2006 ile 2007 yılları arası.<br />
<div align="left">- Werder Bremen: 2008 ile 2010 yılları arası.</div>
<div align="left">- Real Madrid: 2010 ile 2013 yılları arası.</div>
<div align="left">- Arsenal: 2013 ile 2021</div>
- 2021'de Fenerbahçe'ye Transfer olmuştur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mesut Özil’in elde ettiği başarılar</span><br />
<div align="left">- 2009 Werder Bremen: (Almanya Kupası)</div>
<div align="left">- 2009 Werder Bremen: (Almanya Süper Kupası)</div>
<div align="left">- 2009 Almanya U-21: (Avrupa U-21 Şampiyonluğu)</div>
<div align="left">- 2010 Almanya: (FIFA Dünya Kupası Üçüncülüğü)</div>
<div align="left">- 2011 Real Madrid: (İspanya Kral Kupası)</div>
<div align="left">- 2012 Real Madrid: (La Liga Şampiyonluğu- İspanya Süper Kupası)</div>
- 2014 Almanya: (FIFA Dünya Kupası Şampiyonluğu)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Mesut Özil kimdir, kaç yaşında, Nereli, Hangi Takımlarda Oynadı, elde ettiği başarılar ?</span></span><br />
<br />
<img src="https://www.forumteams.com/Konuresim/mesut-ozil.png" loading="lazy"  alt="[Resim: mesut-ozil.png]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Aslen Türk asılı Alman futbolcu olan Mesut Özil, artık Fenerbahçe'nin başarısı için ter dökecek. İki kız kardeşi ve bir ağabeyi bulunan Mesut Özil’in ağabeyi de kendisi gibi futbolculuk yapmıştır. Ünlü futbolcu, çeşitli ödüllerde aday gösterilmiş ve sayısız başarılar ile kupaları kazanmayı başarmıştır. Gösterdiği yüksek performans nedeni ile dünya devi futbol kulüplerinin dikkatini çekmeyi başaran Mesut Özil’in ilk alt yapı takımı 1995 ile 1998 yılları arasında Westfalia 04 Gelsenkirchen takımıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mesut Özil kaç yaşında?<br />
</span>Dünyanın en önemli ligi olarak bilinen La Liga’da forma giyme şansını yakalayan Mesut Özil, 1988 yılında hayata gözlerini açmıştır. Şu an aktif olarak futbolculuk kariyerini devam ettiren Mesut Özil 32 yaşındadır. Ünlü futbolcu, çeşitli ödüllerde aday gösterilmiş ve sayısız başarılar ile kupaları kazanmayı başarmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mesut Özil hangi takımlarda oynadı?</span><br />
- Schalke 04: 2006 ile 2007 yılları arası.<br />
<div align="left">- Werder Bremen: 2008 ile 2010 yılları arası.</div>
<div align="left">- Real Madrid: 2010 ile 2013 yılları arası.</div>
<div align="left">- Arsenal: 2013 ile 2021</div>
- 2021'de Fenerbahçe'ye Transfer olmuştur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mesut Özil’in elde ettiği başarılar</span><br />
<div align="left">- 2009 Werder Bremen: (Almanya Kupası)</div>
<div align="left">- 2009 Werder Bremen: (Almanya Süper Kupası)</div>
<div align="left">- 2009 Almanya U-21: (Avrupa U-21 Şampiyonluğu)</div>
<div align="left">- 2010 Almanya: (FIFA Dünya Kupası Üçüncülüğü)</div>
<div align="left">- 2011 Real Madrid: (İspanya Kral Kupası)</div>
<div align="left">- 2012 Real Madrid: (La Liga Şampiyonluğu- İspanya Süper Kupası)</div>
- 2014 Almanya: (FIFA Dünya Kupası Şampiyonluğu)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sergen Yalçın Kimdir, Kaç Yaşındadır? Sergen Yalçın Biyografisi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-sergen-yalcin-kimdir-kac-yasindadir-sergen-yalcin-biyografisi.html</link>
			<pubDate>Mon, 07 Dec 2020 16:20:13 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=34">KrALiÇe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-sergen-yalcin-kimdir-kac-yasindadir-sergen-yalcin-biyografisi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #b10dc9;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sergen Yalçın kimdir, kaç yaşındadır? Sergen Yalçın Biyografisi</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://cdn-amk.sozcu.com.tr/amk-resimler/2020/09/iecrop/sergen_depo2_16_9_1599898010.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: sergen_depo2_16_9_1599898010.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SERGEN YALÇIN KİMDİR?</span><br />
<br />
Ali Rıza Sergen Yalçın ya da kısaca Sergen Yalçın, 5 Ekim 1972'de İstanbul'da dünyaya gelmiştir.<br />
<br />
10 yaşında girdiği Beşiktaş altyapısından A takıma kadar yükselmiş olup 15 yıl kulüp için ter dökmüştür.<br />
<br />
Sergen'i 15 saniye izleyip Beşiktaş’a kazandıran Serpil Hamdi Tüzün’ün direktifi doğrultusunda her gün deftere 10 tane gol pozisyonu çizdiğini ve onları uyguladığını söylemiştir.<br />
<br />
1991-1992 sezonunda “Namağlup Şampiyon” kadronun içinde yer almıştır. 1993 Akdeniz Oyunları’nda Sergen’li Türkiye, yarı finalde Zidane’lı Fransa U21 takımını yenerek, Cezayir’e karşı finalde altın madalyanın sahibi olmuştur.<br />
<br />
1997 yılında rekor transfer ücreti ile İstanbulspor’a transfer oldu. Türkiye’de dört büyüklerin formalarını giymiş iki futbolcudan ilkidir.<br />
<br />
2000 yılında The Guardian gazetesi onun hakkında “Paha biçilmez bir sol ayağı var, 60 metre uzaktan topu kül tablasına bile kondurabilir.” ifadelerini kullandı. Ayrıca dönemin Newcastle United teknik direktörü Bobby Robson’un da bir Sergen Yalçın hayranı olduğunu belirtti.<br />
<br />
Caz müzisyeni Önder Focan'ın ‘Boğazda' adlı albümünde ‘Negres' (tersten Sergen) isimli eserini üretirken ilham aldığı kişi olmuştur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEŞİKTAŞ'A GERİ DÖNÜŞ</span><br />
<br />
2002 yılında tekrar Beşiktaş’a dönmüştür. Beşiktaş’ın 100. yılında şampiyon olan kadronun en çok gol atan futbolcusu olmuştur. Sezonun 33. haftasındaki Beşiktaş ve Galatasaray arasında oynanan maçta 100. yıl şampiyonluğunu getiren golü atarak, Ercan Taner’in klasikleşmiş “Sergen attı, şampiyonluk geldi” sözünü hayata geçirmiştir.<br />
<br />
Beşiktaş JK'da Yönetim Kurulu Başkanlığı, Divan Kurulu Başkanlığı ve Yönetim Kurulu üyeliğinde bulunmuş yöneticilerin, medya temsilcilerinin ve taraftarların verdiği oylar sonucu 2003’te 100 yılın en iyi futbolcularından seçilerek gümüş 11’e girmiştir.<br />
<br />
1 Ekim 2003’de ki Chelsea-Beşiktaş Şampiyonlar Ligi grup maçında Sergen Yalçın’ın deplasmanda attığı 2 gol ile Beşiktaş, Avrupa kupalarında tarihinde ilk kez İngiliz takımını yendiği, ilk kez Şampiyonlar Ligi'nde deplasman galibiyetine imza attığı, Chelsea’yi yenen tek Türk takımı olan ve Chelsea’nin Avrupa kupalarında 41. maçında 2. mağlubiyetini yaşatan takım oluyordu.<br />
<br />
2003-2004 sezonunda Beşiktaş formasıyla Çaykur Rizespor karşısında orta sahanın gerisinden kazandığı topla ceza yayına kadar yaklaşıp, İlhan Mansız'la yaptığı verkaçı golle tamamladığı pozisyon “Yılın Golü” ödülünü kazandı.<br />
<br />
2002 yılında geldiği Beşiktaş’tan 2006 yılında ayrılmıştır. Lig’de 100 golü geçen ender orta saha oyuncularından biri olmuştur. İngiliz basınından These Football Times dergisinde Eylül 2017’de “Sergen Yalçın: Dünyanın en iyi futbolcusu olabilirdi.” adlı makale yayımlandı.<br />
<br />
Birçok Anadolu kulübünü çalıştıran Sergen Yalçın, son olarak Beşiktaş’ın teknik direktörlüğünü yapmaktadır.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #b10dc9;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sergen Yalçın kimdir, kaç yaşındadır? Sergen Yalçın Biyografisi</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://cdn-amk.sozcu.com.tr/amk-resimler/2020/09/iecrop/sergen_depo2_16_9_1599898010.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: sergen_depo2_16_9_1599898010.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SERGEN YALÇIN KİMDİR?</span><br />
<br />
Ali Rıza Sergen Yalçın ya da kısaca Sergen Yalçın, 5 Ekim 1972'de İstanbul'da dünyaya gelmiştir.<br />
<br />
10 yaşında girdiği Beşiktaş altyapısından A takıma kadar yükselmiş olup 15 yıl kulüp için ter dökmüştür.<br />
<br />
Sergen'i 15 saniye izleyip Beşiktaş’a kazandıran Serpil Hamdi Tüzün’ün direktifi doğrultusunda her gün deftere 10 tane gol pozisyonu çizdiğini ve onları uyguladığını söylemiştir.<br />
<br />
1991-1992 sezonunda “Namağlup Şampiyon” kadronun içinde yer almıştır. 1993 Akdeniz Oyunları’nda Sergen’li Türkiye, yarı finalde Zidane’lı Fransa U21 takımını yenerek, Cezayir’e karşı finalde altın madalyanın sahibi olmuştur.<br />
<br />
1997 yılında rekor transfer ücreti ile İstanbulspor’a transfer oldu. Türkiye’de dört büyüklerin formalarını giymiş iki futbolcudan ilkidir.<br />
<br />
2000 yılında The Guardian gazetesi onun hakkında “Paha biçilmez bir sol ayağı var, 60 metre uzaktan topu kül tablasına bile kondurabilir.” ifadelerini kullandı. Ayrıca dönemin Newcastle United teknik direktörü Bobby Robson’un da bir Sergen Yalçın hayranı olduğunu belirtti.<br />
<br />
Caz müzisyeni Önder Focan'ın ‘Boğazda' adlı albümünde ‘Negres' (tersten Sergen) isimli eserini üretirken ilham aldığı kişi olmuştur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEŞİKTAŞ'A GERİ DÖNÜŞ</span><br />
<br />
2002 yılında tekrar Beşiktaş’a dönmüştür. Beşiktaş’ın 100. yılında şampiyon olan kadronun en çok gol atan futbolcusu olmuştur. Sezonun 33. haftasındaki Beşiktaş ve Galatasaray arasında oynanan maçta 100. yıl şampiyonluğunu getiren golü atarak, Ercan Taner’in klasikleşmiş “Sergen attı, şampiyonluk geldi” sözünü hayata geçirmiştir.<br />
<br />
Beşiktaş JK'da Yönetim Kurulu Başkanlığı, Divan Kurulu Başkanlığı ve Yönetim Kurulu üyeliğinde bulunmuş yöneticilerin, medya temsilcilerinin ve taraftarların verdiği oylar sonucu 2003’te 100 yılın en iyi futbolcularından seçilerek gümüş 11’e girmiştir.<br />
<br />
1 Ekim 2003’de ki Chelsea-Beşiktaş Şampiyonlar Ligi grup maçında Sergen Yalçın’ın deplasmanda attığı 2 gol ile Beşiktaş, Avrupa kupalarında tarihinde ilk kez İngiliz takımını yendiği, ilk kez Şampiyonlar Ligi'nde deplasman galibiyetine imza attığı, Chelsea’yi yenen tek Türk takımı olan ve Chelsea’nin Avrupa kupalarında 41. maçında 2. mağlubiyetini yaşatan takım oluyordu.<br />
<br />
2003-2004 sezonunda Beşiktaş formasıyla Çaykur Rizespor karşısında orta sahanın gerisinden kazandığı topla ceza yayına kadar yaklaşıp, İlhan Mansız'la yaptığı verkaçı golle tamamladığı pozisyon “Yılın Golü” ödülünü kazandı.<br />
<br />
2002 yılında geldiği Beşiktaş’tan 2006 yılında ayrılmıştır. Lig’de 100 golü geçen ender orta saha oyuncularından biri olmuştur. İngiliz basınından These Football Times dergisinde Eylül 2017’de “Sergen Yalçın: Dünyanın en iyi futbolcusu olabilirdi.” adlı makale yayımlandı.<br />
<br />
Birçok Anadolu kulübünü çalıştıran Sergen Yalçın, son olarak Beşiktaş’ın teknik direktörlüğünü yapmaktadır.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fatih Terim Kimdir]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-fatih-terim-kimdir.html</link>
			<pubDate>Mon, 23 Nov 2020 15:15:46 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=34">KrALiÇe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-fatih-terim-kimdir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1953 yılında Adana’da doğdu. Futbola Adana Demirspor’da başladı. 14 yıl Galatasaray forması giydi. 52 kez A Milli Takım’da oynadı. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlüğe başladı. 1987-1989 yılları arasında iki sezon Ankaragücü’nü çalıştırdı. 1989-1990 sezonunda 2. lig takımı Göztepe'yi çalıştırdı.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1990 yılında, Alman teknik adam Sepp Piontek’in yardımcılığını yapmaya başladı. Ümit Millî Takımı’nı, 1993 Akdeniz Oyunları şampiyonu yaptı. Ekim 1993'de Sepp Piontek'ten boşalan Türk Milli Takımı'nın başına geçti. Fatih Terim'in yönettiği Türk Milli Takımı, 1996 yılında Avrupa Şampiyonası'na ilk defa katılma hakkı kazandı.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1996-2000 yılları arasında Galatasaray’ı çalıştırdı. 4 lig 2 Türkiye Kupası ve 1 UEFA Kupası şampiyonluğu kazandırdı. 2000 yılında Galatasaray UEFA Kupası'nı kazanan ilk ve tek Türk takımı oldu ve "İmparator" lakabını aldı.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2000-2001 döneminde İtalya'nın Fiorentina takımını çalıştırdı ve takımını İtalya Kupası'nda finale taşıdı. Final maçından birkaç hafta önce takımdan ayrıldı. 2001-2002 döneminde İtalya'nın köklü kulüplerinden olan AC Milan'ı çalıştırdı.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2002 yılında Galatasaray'a geri döndü. 2004 yılında ayrıldı. 2005 yılında Millî Takımın başına tekrar getirtildi.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, 7 Şubat 2007 tarihinde Gürcistan maçıyla 55. kez takımın başında sahaya çıktı. Coşkun Özarı'nın rekorunu kırdı. 24 Mart 2007 Yunanistan-Türkiye maçı ile 56. kez milli takımın başına geçti.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Terim'in karnesinde, o dönem 30 galibiyet, 17 beraberlik, 14 de yenilgi bulunuyordu. Aldığı mağlubiyetler ve beraberliklerden sorumlu tutuldu. Fakat daha sonrasında elde ettiği Norveç ve Bosna-Hersek galibiyetleriyle Türkiye Milli Takımını Avusturya ve İsviçre'de yapılacak olan EURO 2008 finallerine götürdü. Şampiyonada Milli Takım yarı finale yükseldi. Yarı finalde Türkiye, Almanya'ya 3-2 yenilerek elendi. Bu sonuçla Türkiye EURO 2008'de Avrupa üçüncüsü oldu. Türkiye Milli Futbol Takımı'nı 2010 FIFA Dünya Kupası'na taşıyamadığı için 19 Ekim 2009 tarihinde görevinden ayrıldı.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">17 Mayıs 2011 tarihinde üçüncü kez Galatasaray teknik direktörlüğüne getirildi.</span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1953 yılında Adana’da doğdu. Futbola Adana Demirspor’da başladı. 14 yıl Galatasaray forması giydi. 52 kez A Milli Takım’da oynadı. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlüğe başladı. 1987-1989 yılları arasında iki sezon Ankaragücü’nü çalıştırdı. 1989-1990 sezonunda 2. lig takımı Göztepe'yi çalıştırdı.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1990 yılında, Alman teknik adam Sepp Piontek’in yardımcılığını yapmaya başladı. Ümit Millî Takımı’nı, 1993 Akdeniz Oyunları şampiyonu yaptı. Ekim 1993'de Sepp Piontek'ten boşalan Türk Milli Takımı'nın başına geçti. Fatih Terim'in yönettiği Türk Milli Takımı, 1996 yılında Avrupa Şampiyonası'na ilk defa katılma hakkı kazandı.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1996-2000 yılları arasında Galatasaray’ı çalıştırdı. 4 lig 2 Türkiye Kupası ve 1 UEFA Kupası şampiyonluğu kazandırdı. 2000 yılında Galatasaray UEFA Kupası'nı kazanan ilk ve tek Türk takımı oldu ve "İmparator" lakabını aldı.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2000-2001 döneminde İtalya'nın Fiorentina takımını çalıştırdı ve takımını İtalya Kupası'nda finale taşıdı. Final maçından birkaç hafta önce takımdan ayrıldı. 2001-2002 döneminde İtalya'nın köklü kulüplerinden olan AC Milan'ı çalıştırdı.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2002 yılında Galatasaray'a geri döndü. 2004 yılında ayrıldı. 2005 yılında Millî Takımın başına tekrar getirtildi.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, 7 Şubat 2007 tarihinde Gürcistan maçıyla 55. kez takımın başında sahaya çıktı. Coşkun Özarı'nın rekorunu kırdı. 24 Mart 2007 Yunanistan-Türkiye maçı ile 56. kez milli takımın başına geçti.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Terim'in karnesinde, o dönem 30 galibiyet, 17 beraberlik, 14 de yenilgi bulunuyordu. Aldığı mağlubiyetler ve beraberliklerden sorumlu tutuldu. Fakat daha sonrasında elde ettiği Norveç ve Bosna-Hersek galibiyetleriyle Türkiye Milli Takımını Avusturya ve İsviçre'de yapılacak olan EURO 2008 finallerine götürdü. Şampiyonada Milli Takım yarı finale yükseldi. Yarı finalde Türkiye, Almanya'ya 3-2 yenilerek elendi. Bu sonuçla Türkiye EURO 2008'de Avrupa üçüncüsü oldu. Türkiye Milli Futbol Takımı'nı 2010 FIFA Dünya Kupası'na taşıyamadığı için 19 Ekim 2009 tarihinde görevinden ayrıldı.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">17 Mayıs 2011 tarihinde üçüncü kez Galatasaray teknik direktörlüğüne getirildi.</span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Van Hooijdonk Kimdir? Biyografisi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-van-hooijdonk-kimdir-biyografisi.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jul 2020 08:43:31 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1">şenol</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-van-hooijdonk-kimdir-biyografisi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Petrus Ferdinandus Johannes (Pierre) van Hooijdonk, 29 Kasım 1969, Fas asıllı Hollandalı futbolcudur.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://foto.haberler.com/haber/2020/04/18/pierre-van-hooijdonk-fenerbahce-paylasimi-yap-13137460_o.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: pierre-van-hooijdonk-fenerbahce-paylasim...7460_o.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span><br />
<br />
Profesyonel futbol yaşamına Roosendaal'da başladı. NAC Breda'da oynadıktan sonra Celtic'e transfer oldu. İskoç liginde 69 maçta 44 gol attı. Sezon sonunda Vitesse'ye transfer oldu.2003 yılında Hollanda'nın Feyenoord takımından ayrılarak Fenerbahçe'ye gelen oyuncu, ilk şampiyonluğunu 2003-2004 futbol sezonu sonunda bu takımda yaşadı. Pierre Paulus Wielaartus van Hooijdonk aynı sezon 24 gol atarken, 10 gol pasına da imzasını koydu ve 5 topu çizgiden çıkardı. Fenerbahçe'nin en sevilen oyuncusu olmuştur<br />
<br />
Fenerbahçe'den ayrılarak NAC Breda takımına transfer olmuş ve burada da teknik heyet ile yaşadığı problemler nedeniyle devre arasında takımdan ayrılıp eski takımı Feyenoord'a dönmüştür. 2007'de futbolu bıraktı. Futboldan kopamamış ve 2009 yılında doğduğu yerin amatör takımı olan Steenbergen 4 takımında forma giymeye başlamıştır.Muhteşem bir dönüş yaptığı söylentiler arasındadır.Antrenörü Jean-Paul De Groot kendisinin takıma çok büyük katkıları olduğunu ve seyircilerin Hooijdonk için geldiğini belirtmiş bu yüzden de onu asla yedek bırakamayacağını söylemiştir. Ayrıca bu futbolcu Hollanda millî futbol takımında oynadığı 46 maçta 14 gol attı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Başarıları</span></span><br />
2003-2004 Türkiye - Süper Lig Şampiyonluğu<br />
2003-2004 Türkiye - Süper Lig Gol Krallığı ikincisi<br />
2004-2005 Türkiye - Süper Lig Şampiyonluğu<br />
2004 Avrupa Futbol Şampiyonası, Hollanda<br />
2002 Avrupa UEFA Şampiyonu, Feyenoord<br />
2000 Avrupa Kupası Hollanda Yarı Final<br />
1998 FIFA Dünya Kupası Dördüncüsü - Hollanda]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Petrus Ferdinandus Johannes (Pierre) van Hooijdonk, 29 Kasım 1969, Fas asıllı Hollandalı futbolcudur.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://foto.haberler.com/haber/2020/04/18/pierre-van-hooijdonk-fenerbahce-paylasimi-yap-13137460_o.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: pierre-van-hooijdonk-fenerbahce-paylasim...7460_o.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span><br />
<br />
Profesyonel futbol yaşamına Roosendaal'da başladı. NAC Breda'da oynadıktan sonra Celtic'e transfer oldu. İskoç liginde 69 maçta 44 gol attı. Sezon sonunda Vitesse'ye transfer oldu.2003 yılında Hollanda'nın Feyenoord takımından ayrılarak Fenerbahçe'ye gelen oyuncu, ilk şampiyonluğunu 2003-2004 futbol sezonu sonunda bu takımda yaşadı. Pierre Paulus Wielaartus van Hooijdonk aynı sezon 24 gol atarken, 10 gol pasına da imzasını koydu ve 5 topu çizgiden çıkardı. Fenerbahçe'nin en sevilen oyuncusu olmuştur<br />
<br />
Fenerbahçe'den ayrılarak NAC Breda takımına transfer olmuş ve burada da teknik heyet ile yaşadığı problemler nedeniyle devre arasında takımdan ayrılıp eski takımı Feyenoord'a dönmüştür. 2007'de futbolu bıraktı. Futboldan kopamamış ve 2009 yılında doğduğu yerin amatör takımı olan Steenbergen 4 takımında forma giymeye başlamıştır.Muhteşem bir dönüş yaptığı söylentiler arasındadır.Antrenörü Jean-Paul De Groot kendisinin takıma çok büyük katkıları olduğunu ve seyircilerin Hooijdonk için geldiğini belirtmiş bu yüzden de onu asla yedek bırakamayacağını söylemiştir. Ayrıca bu futbolcu Hollanda millî futbol takımında oynadığı 46 maçta 14 gol attı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Başarıları</span></span><br />
2003-2004 Türkiye - Süper Lig Şampiyonluğu<br />
2003-2004 Türkiye - Süper Lig Gol Krallığı ikincisi<br />
2004-2005 Türkiye - Süper Lig Şampiyonluğu<br />
2004 Avrupa Futbol Şampiyonası, Hollanda<br />
2002 Avrupa UEFA Şampiyonu, Feyenoord<br />
2000 Avrupa Kupası Hollanda Yarı Final<br />
1998 FIFA Dünya Kupası Dördüncüsü - Hollanda]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tuncay Şanlı kimdir? Biyografisi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-tuncay-sanli-kimdir-biyografisi.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jul 2020 08:36:19 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1">şenol</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-tuncay-sanli-kimdir-biyografisi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tuncay Şanlı kimdir? Biyografisi</span></span><br />
<br />
Tuncay Şanlı, (d. 16 Ocak 1982, Sakarya) forvet mevkisinde forma giyen Türk futbolcu. Katar Ligi ekiplerinden Umm-Salal takımın'da forma giymektedir. Aynı zamanda Türk teknik direktör Bülent Uygun'un öğrencisidir.<br />
<br />
<img src="https://tmssl.akamaized.net/images/foto/normal/sanli-tuncay-fenerbahce-1567004928-25114.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: sanli-tuncay-fenerbahce-1567004928-25114.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kulüp kariyeri</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sakaryaspor</span></span><br />
<br />
Futbol hayatına Sakarya'daki Sakaryatekspor kulübünde başlayıp Sakaryaspor'a transfer olmuştur. Orta saha veya forvet mevkiinde başlamıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fenerbahçe</span></span><br />
<br />
2002-03 sezonunda Sakaryaspor'dan Fenerbahçe'ye transfer olmuştur. Fenerbahçe'deki ilk resmi maçı, 11 Eylül 2002′de Gaziantepspor-Fenerbahçe karşılaşmasıdır ve aynı sezon içerisinde 6 kasım 2002'de Galatasaray ile oynanan 6-0'lık karşılaşmada ilk golü kaydederek Fenerbahçe'li taraftarların gönlünde ayrı bir yer edinmiştir.2004-2005 sezonunda Şampiyonlar Liginde Manchester United maçında 3 gol atarak avrupa kupalarında bir maçta en çok gol yapan türk futbolcu ünvanını elde etmiştir.Fenerbahçe'nin 100. yılındaki şampiyonluğunda Alex De Souza ile katkısı çok büyük olmuştur ve bu sezonun sonunda bedelsiz olarak Middlesbrough FC takımına transfer olmuştur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Middlesbrough</span></span><br />
<br />
Fenerbahçe ile sözleşmesi sona eren milli futbolcu Tuncay Şanlı, 2007 yılında İngiltere'nin Middlesbrough takımıyla anlaştı ve 4 yıllık sözleşmeye imza attı. Bu takımda 70 maçta 17 gol kaydetti.<br />
<br />
Stoke City<br />
<br />
2009 yılında Middlesbrough ikinci lige düşmesi sonucu Stoke City takımına transfer oldu. Teknik direktör Tony Pulis ile yaşadığı sorunlardan dolayı Stoke City'de mutlu olmadığını belirten Tuncay, Almanya'nın VfL Wolfsburg takımıyla anlaştı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Wolfsburg</span></span><br />
<br />
31 Ocak 2011'de Almanya'nın Wolfsburg takımı ile 3.5 yıllık sözleşme imzaladı. Wolfsburg takımında 6 numaralı formayı taşıdı. Felix Magath'ın kadroda düşünmediği Tuncay, pek forma şansı bulmayarak takımdan ayrıldı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bolton Wanderers</span></span><br />
<br />
Şanlı 12 Ağustos 2011'de yaptığı anlaşmayla İngiltere'ye döndü; bir yıllığına kiralık olarak, Premier League ekiplerinden Bolton'a imza attı.<br />
<br />
Bu takımdaki ilk lig maçına 27 Ağustos 2011 tarihinde oynanan Liverpool maçının 57. dakikasında Chris Eagles'ın yerine oyuna girerek çıkmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bursaspor</span></span><br />
<br />
Tuncay Şanlı, 2012-2013 sezonundan itibaren Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Bursaspor ile 3 yıllık anlaşmaya imza atmıştır.Kendisi için önemli olan forma numaraları giyildiğinden,4 numaralı formayı seçmiştir ancak daha sonra tekrar "17" numaralı formanın boşalmasıyla o numaraya geçmiştir.Bursaspor formasıyla ilk maçına 15 Eylül 2012'de Süper Lig'in 4. haftasında Karabükspor karşısında 61. dakikada çıktı ve sol kanat'ta forma giydi. Bu maçla birlikte Ertuğrul Sağlam'ın vazgeçilmezi olan Tuncay, ilk golünü ise 9 Şubat 2013'te Karabükspor'a attı. İlk sezonunda 27 lig maçına çıkan Tuncay 1 gol attı. Kupada ise 4 maça çıktı. Sonraki sezon ise ligin ilk yarısında Christoph Daum'un da değişilmezi olan Tuncay, UEFA Avrupa Ligi'nde iki Türkiye Kupası'nda 2 ve Süper Lig'de ise 12 maça çıktı ve 1 gol attı. Katar 'dan ve Elazığspor ve Balıkesirspor'dan devre arasında teklif alan oyuncu kulübünde kaldı ve en son olarak 2 Şubat 2014 günü Galatasaray SK maçının kadrosunda olan Tuncay ile kulüp arasındaki sözleşme 5 Şubat 2014 tarihinde feshedildi.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Umm-Salal SC</span></span><br />
<br />
Uzun süre takım arayışı sürdüren ve aynı zamanda bazı takımlarlada transferi için ismi geçen Tuncay, 30 Temmuz 2014 tarihinde Umm-Salal takımına transfer olmuştur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tuncay Şanlı kimdir? Biyografisi</span></span><br />
<br />
Tuncay Şanlı, (d. 16 Ocak 1982, Sakarya) forvet mevkisinde forma giyen Türk futbolcu. Katar Ligi ekiplerinden Umm-Salal takımın'da forma giymektedir. Aynı zamanda Türk teknik direktör Bülent Uygun'un öğrencisidir.<br />
<br />
<img src="https://tmssl.akamaized.net/images/foto/normal/sanli-tuncay-fenerbahce-1567004928-25114.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: sanli-tuncay-fenerbahce-1567004928-25114.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kulüp kariyeri</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sakaryaspor</span></span><br />
<br />
Futbol hayatına Sakarya'daki Sakaryatekspor kulübünde başlayıp Sakaryaspor'a transfer olmuştur. Orta saha veya forvet mevkiinde başlamıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fenerbahçe</span></span><br />
<br />
2002-03 sezonunda Sakaryaspor'dan Fenerbahçe'ye transfer olmuştur. Fenerbahçe'deki ilk resmi maçı, 11 Eylül 2002′de Gaziantepspor-Fenerbahçe karşılaşmasıdır ve aynı sezon içerisinde 6 kasım 2002'de Galatasaray ile oynanan 6-0'lık karşılaşmada ilk golü kaydederek Fenerbahçe'li taraftarların gönlünde ayrı bir yer edinmiştir.2004-2005 sezonunda Şampiyonlar Liginde Manchester United maçında 3 gol atarak avrupa kupalarında bir maçta en çok gol yapan türk futbolcu ünvanını elde etmiştir.Fenerbahçe'nin 100. yılındaki şampiyonluğunda Alex De Souza ile katkısı çok büyük olmuştur ve bu sezonun sonunda bedelsiz olarak Middlesbrough FC takımına transfer olmuştur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Middlesbrough</span></span><br />
<br />
Fenerbahçe ile sözleşmesi sona eren milli futbolcu Tuncay Şanlı, 2007 yılında İngiltere'nin Middlesbrough takımıyla anlaştı ve 4 yıllık sözleşmeye imza attı. Bu takımda 70 maçta 17 gol kaydetti.<br />
<br />
Stoke City<br />
<br />
2009 yılında Middlesbrough ikinci lige düşmesi sonucu Stoke City takımına transfer oldu. Teknik direktör Tony Pulis ile yaşadığı sorunlardan dolayı Stoke City'de mutlu olmadığını belirten Tuncay, Almanya'nın VfL Wolfsburg takımıyla anlaştı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Wolfsburg</span></span><br />
<br />
31 Ocak 2011'de Almanya'nın Wolfsburg takımı ile 3.5 yıllık sözleşme imzaladı. Wolfsburg takımında 6 numaralı formayı taşıdı. Felix Magath'ın kadroda düşünmediği Tuncay, pek forma şansı bulmayarak takımdan ayrıldı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bolton Wanderers</span></span><br />
<br />
Şanlı 12 Ağustos 2011'de yaptığı anlaşmayla İngiltere'ye döndü; bir yıllığına kiralık olarak, Premier League ekiplerinden Bolton'a imza attı.<br />
<br />
Bu takımdaki ilk lig maçına 27 Ağustos 2011 tarihinde oynanan Liverpool maçının 57. dakikasında Chris Eagles'ın yerine oyuna girerek çıkmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bursaspor</span></span><br />
<br />
Tuncay Şanlı, 2012-2013 sezonundan itibaren Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Bursaspor ile 3 yıllık anlaşmaya imza atmıştır.Kendisi için önemli olan forma numaraları giyildiğinden,4 numaralı formayı seçmiştir ancak daha sonra tekrar "17" numaralı formanın boşalmasıyla o numaraya geçmiştir.Bursaspor formasıyla ilk maçına 15 Eylül 2012'de Süper Lig'in 4. haftasında Karabükspor karşısında 61. dakikada çıktı ve sol kanat'ta forma giydi. Bu maçla birlikte Ertuğrul Sağlam'ın vazgeçilmezi olan Tuncay, ilk golünü ise 9 Şubat 2013'te Karabükspor'a attı. İlk sezonunda 27 lig maçına çıkan Tuncay 1 gol attı. Kupada ise 4 maça çıktı. Sonraki sezon ise ligin ilk yarısında Christoph Daum'un da değişilmezi olan Tuncay, UEFA Avrupa Ligi'nde iki Türkiye Kupası'nda 2 ve Süper Lig'de ise 12 maça çıktı ve 1 gol attı. Katar 'dan ve Elazığspor ve Balıkesirspor'dan devre arasında teklif alan oyuncu kulübünde kaldı ve en son olarak 2 Şubat 2014 günü Galatasaray SK maçının kadrosunda olan Tuncay ile kulüp arasındaki sözleşme 5 Şubat 2014 tarihinde feshedildi.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Umm-Salal SC</span></span><br />
<br />
Uzun süre takım arayışı sürdüren ve aynı zamanda bazı takımlarlada transferi için ismi geçen Tuncay, 30 Temmuz 2014 tarihinde Umm-Salal takımına transfer olmuştur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Alex de Souza Kimdir Biyoğrafi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-alex-de-souza-kimdir-biyografi.html</link>
			<pubDate>Sat, 04 Jul 2020 16:56:53 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1">şenol</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-alex-de-souza-kimdir-biyografi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ALEX DE SOUZA KİMDİR?</span></span><br />
Alexsandro de Souza (Alex),14 Eylül 1977 tarihinde Brezilya'nın Curitiba şehrinde dünyaya geldi. 1995 yılında profesyonel futbol kariyerine Coritiba FC takımında başladı. 2 sezon oynadığı Coritiba'da oldukça başarılı performans sergileyen Alex, forma giydiği 124 maçta 32 gol attı.<br />
<br />
<img src="https://www.timeturk.com/resim/detay/81/816057.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 816057.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
Çocukluğu Kolombo şehrinde geçen genç futbolcu profesyonel futbol hayatına erken atıldığı için liseyi son sınıftan terk etmek zorunda kaldı. Futbol'a 1995 yılında Coritiba FC Takımında başlamıştır. 2 sene oynadıktan sonra 1997 yılında Palmeiras'a geçmiştir.<br />
<br />
2001 yılına kadar Palmeiras'ta oyanayan futbolcu buradaki performansıyla Brezilya Milli Takımınada da oynamaya başlamıştır. Ayrıca 1997 yılında tanıştığı Daiane ile 9 Mart 2000 tarihinde evlenmiştir. 2001-2002 sezonunda Parma F.C. takımına transfer olmuştur. Ancak 5 maça çıkabilmiştir ve ligin ikinci yarısında Flamengo'ya transfer olmuştur. Diğer sezon ise Cruzeiro Takımına transfer olmuştur. 25 Nisan 2004'te Daiane ile olan çocukları Mario Eduardo dünyaya gelmiştir. 2004 yılında ise Fenerbahçe'ye transfer olmuştur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Coritiba FC</span></span><br />
1995 yılında futbol'a Coritiba FC'de başlamıştır. 2 sezon burada oynayan Alex 67 maç oynamış 42 gol atarak iyi bir futblcu olduğunu kanıtlamıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Palmeiras</span></span><br />
1997 senesinde Coritiba FC'den Palmeiras'a transfer olmuştur. Burada 5 sene oynayan futbolcu çok iyi bir performans göstermiştir. Burada oynadığı 5 sene içinde Brezilya Milli Takımına da seçilmiştir. Palmeiras'ta 241 maçta 147 gol atarak Avrupa kulüplerinin transfer listesine girmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Parma</span></span><br />
Parma F.C. Takımı tarafından 2001-2002 sezonunda transfer edilmiştir. Ancak Avrupa'daki ilk macerası pek güzel yürümemiştir. Aşırı yabancılık çeken futbolcu ligin ilk yarısında 6 maça çıkmış ve 5 gol atmıştır. Kısacası hayal kırıklığı yaratan Brezilya'lı ligin ikinci yarısında ülkesine dönmüştür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Flamengo</span></span><br />
2002 yılında Flamengo'ya geçen futbolcu yarım sezonda burada oynamıştır. 2001-2002 senesi kendisi için iyi geçmemiştir. Avrupa'da Parma F.C. ile 5 maça çıkabilen Alex geri döndüğü ülkesinde de Flamengo formasıyla 2002 senesinde 12 maça çıkmış 5 gol kaydetmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cruzeiro</span></span><br />
2002 yılında Cruzeiro takımına transfer olan futbolcu burada yeniden kendini bulmuş hatta 2004 Copa América'yı Kazanan Brezilya Milli Takımının Kaptanlığını yapmıştır. 2 sezonda 55 maça çıkmış 39 gol atmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fenerbahçe</span></span><br />
20 Haziran 2004 tarihinde Fenerbahçe'ye transfer olmuştur. Türkiye'ye 2004 Copa América'yı Kazanan Brezilya Milli Takımının Kaptanı olarak gelmiştir ve Fenerbahçe'de harikalar yaratmıştır. 2006-2007 sezonunda Fenerbahçe'nin 100. Yılında şampiyon olan takımda yer alarak tarihe geçmiştir ve 2006-2007 sezonunda Turkcell Süper Lig'i 19 golle tamamlayarak, Fenerbahçe tarihinde gol kralı olan ilk yabancı futbolcu olmuştur. Fenerbahçe tarafından 2007-2008 sezonu başında kaptanlığa getirilmiştir.<br />
<br />
2008-2009 sezonundan itibaren 10 numaralı formayı giymeye başlamıştır. Fenerbahçe ile 2007-2008 UEFA Şampiyonlar Ligi'nde asist kralı olmuştur. Fenerbahçe'yle Turkcell Süper Lig'te 1 kere gol kralı 4 kere de asist kralı olmuştur. 2007-2008 senesinde Avrupa liglerinde forma giyen en değerli ilk 10 oyuncu arasında girmeyi başarmıştır. Fenerbahçe taraftarı kendisine krALEX lakabını takmıştır. Fenerbahçe 203 Maça Çıkmış Ve 105 Gol Kaydetmiştir<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Milli Takım Kariyeri</span></span><br />
1999 yılında Brezilya Milli Takımında oynamaya başlamıştır. Milli Takım ile katıldığı turnuvalar; 1999 FIFA Konfederasyonlar Kupası, 1999 Copa América, 2000 Yaz Olimpiyatları, 2003 FIFA Konfederasyonlar Kupası ve 2004 Copa América. Alex Brezilya Milli Takımı ile 1999 Copa América ve 2004 Copa América Kupalarını kazanmıştır. Ayrıca 2004 Copa América'yı Kazanan Brezilya Milli Takımının Kaptanlığını yapmıştır. Toplamda da 1999-2005 yılları arası Brezilya Milli Takımı Formasını 68 kere giymiş 30 tane de gol atmıştır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ALEX DE SOUZA KİMDİR?</span></span><br />
Alexsandro de Souza (Alex),14 Eylül 1977 tarihinde Brezilya'nın Curitiba şehrinde dünyaya geldi. 1995 yılında profesyonel futbol kariyerine Coritiba FC takımında başladı. 2 sezon oynadığı Coritiba'da oldukça başarılı performans sergileyen Alex, forma giydiği 124 maçta 32 gol attı.<br />
<br />
<img src="https://www.timeturk.com/resim/detay/81/816057.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 816057.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
Çocukluğu Kolombo şehrinde geçen genç futbolcu profesyonel futbol hayatına erken atıldığı için liseyi son sınıftan terk etmek zorunda kaldı. Futbol'a 1995 yılında Coritiba FC Takımında başlamıştır. 2 sene oynadıktan sonra 1997 yılında Palmeiras'a geçmiştir.<br />
<br />
2001 yılına kadar Palmeiras'ta oyanayan futbolcu buradaki performansıyla Brezilya Milli Takımınada da oynamaya başlamıştır. Ayrıca 1997 yılında tanıştığı Daiane ile 9 Mart 2000 tarihinde evlenmiştir. 2001-2002 sezonunda Parma F.C. takımına transfer olmuştur. Ancak 5 maça çıkabilmiştir ve ligin ikinci yarısında Flamengo'ya transfer olmuştur. Diğer sezon ise Cruzeiro Takımına transfer olmuştur. 25 Nisan 2004'te Daiane ile olan çocukları Mario Eduardo dünyaya gelmiştir. 2004 yılında ise Fenerbahçe'ye transfer olmuştur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Coritiba FC</span></span><br />
1995 yılında futbol'a Coritiba FC'de başlamıştır. 2 sezon burada oynayan Alex 67 maç oynamış 42 gol atarak iyi bir futblcu olduğunu kanıtlamıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Palmeiras</span></span><br />
1997 senesinde Coritiba FC'den Palmeiras'a transfer olmuştur. Burada 5 sene oynayan futbolcu çok iyi bir performans göstermiştir. Burada oynadığı 5 sene içinde Brezilya Milli Takımına da seçilmiştir. Palmeiras'ta 241 maçta 147 gol atarak Avrupa kulüplerinin transfer listesine girmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Parma</span></span><br />
Parma F.C. Takımı tarafından 2001-2002 sezonunda transfer edilmiştir. Ancak Avrupa'daki ilk macerası pek güzel yürümemiştir. Aşırı yabancılık çeken futbolcu ligin ilk yarısında 6 maça çıkmış ve 5 gol atmıştır. Kısacası hayal kırıklığı yaratan Brezilya'lı ligin ikinci yarısında ülkesine dönmüştür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Flamengo</span></span><br />
2002 yılında Flamengo'ya geçen futbolcu yarım sezonda burada oynamıştır. 2001-2002 senesi kendisi için iyi geçmemiştir. Avrupa'da Parma F.C. ile 5 maça çıkabilen Alex geri döndüğü ülkesinde de Flamengo formasıyla 2002 senesinde 12 maça çıkmış 5 gol kaydetmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cruzeiro</span></span><br />
2002 yılında Cruzeiro takımına transfer olan futbolcu burada yeniden kendini bulmuş hatta 2004 Copa América'yı Kazanan Brezilya Milli Takımının Kaptanlığını yapmıştır. 2 sezonda 55 maça çıkmış 39 gol atmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fenerbahçe</span></span><br />
20 Haziran 2004 tarihinde Fenerbahçe'ye transfer olmuştur. Türkiye'ye 2004 Copa América'yı Kazanan Brezilya Milli Takımının Kaptanı olarak gelmiştir ve Fenerbahçe'de harikalar yaratmıştır. 2006-2007 sezonunda Fenerbahçe'nin 100. Yılında şampiyon olan takımda yer alarak tarihe geçmiştir ve 2006-2007 sezonunda Turkcell Süper Lig'i 19 golle tamamlayarak, Fenerbahçe tarihinde gol kralı olan ilk yabancı futbolcu olmuştur. Fenerbahçe tarafından 2007-2008 sezonu başında kaptanlığa getirilmiştir.<br />
<br />
2008-2009 sezonundan itibaren 10 numaralı formayı giymeye başlamıştır. Fenerbahçe ile 2007-2008 UEFA Şampiyonlar Ligi'nde asist kralı olmuştur. Fenerbahçe'yle Turkcell Süper Lig'te 1 kere gol kralı 4 kere de asist kralı olmuştur. 2007-2008 senesinde Avrupa liglerinde forma giyen en değerli ilk 10 oyuncu arasında girmeyi başarmıştır. Fenerbahçe taraftarı kendisine krALEX lakabını takmıştır. Fenerbahçe 203 Maça Çıkmış Ve 105 Gol Kaydetmiştir<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Milli Takım Kariyeri</span></span><br />
1999 yılında Brezilya Milli Takımında oynamaya başlamıştır. Milli Takım ile katıldığı turnuvalar; 1999 FIFA Konfederasyonlar Kupası, 1999 Copa América, 2000 Yaz Olimpiyatları, 2003 FIFA Konfederasyonlar Kupası ve 2004 Copa América. Alex Brezilya Milli Takımı ile 1999 Copa América ve 2004 Copa América Kupalarını kazanmıştır. Ayrıca 2004 Copa América'yı Kazanan Brezilya Milli Takımının Kaptanlığını yapmıştır. Toplamda da 1999-2005 yılları arası Brezilya Milli Takımı Formasını 68 kere giymiş 30 tane de gol atmıştır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cristiano Ronaldo Kimdir?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-cristiano-ronaldo-kimdir.html</link>
			<pubDate>Mon, 29 Jun 2020 18:34:30 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1">şenol</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-cristiano-ronaldo-kimdir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cristiano Ronaldo Biyoğrafisi</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><img src="https://i.hizliresim.com/jkikhw.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: jkikhw.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cristiano Ronaldo Kimdir? </span></span><br />
<br />
Portekiz’in Medeira kasabasında 5 Şubat 1985 yılında dünyaya geldi. Tam adı Cristiano Ronaldo dos Santos Aveiro’dur. 4 kardeş olan Ronaldo’nun iki kız bir de erkek kardeşi bulunmaktadır. Sahadaki yeri forvet pozisyonudur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cristiano Ronaldo’nun Milli Takım Kariyeri</span></span><br />
<br />
Cristiano Ronaldo 2001 yılında U-15 kadrosuyla milli takımda yer almıştır. 2004 senesine kadar alt kategorilerde yer alan oyuncu 34 kez maça çıktı ve toplamda 18 gole adını yazdırdı. 2003 yılında da Portekiz A Milli Takımı’ndaki ilk karşılaşmasına çıkan yıldız oyuncu, 119 maçta 52 kez topu ağlara göndermeyi başardı. Ronaldo, 2008 yılından bu yana Portekiz A Milli Takımı’nda yer almakta ve takımının kaptanlığını üstlenmektedir.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kulüp başarıları</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Portekiz (1 Kupa)</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Avrupa Futbol Şampiyonası (1): 2016</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Avrupa Futbol Şampiyonası Final (1): 2004</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Avrupa Futbol Şampiyonası Üçüncülük (1): 2012</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">FIFA Dünya Kupası Dördüncülük (1): 2006 FIFA Dünya Kupası</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Manchester United (10 Kupa)</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">FIFA Dünya Kulüpler Kupası (1): 2008</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">UEFA Şampiyonlar Ligi (1): 2008</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Premier League (3): 2007, 2008, 2009</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">EFL Cup (2): 2006, 2009</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">FA Community Shield (2): 2007, 2008</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">FA Cup Kupası (1): 2004</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Real Madrid (12 Kupa)</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">FIFA Dünya Kulüpler Kupası (2): 2014 , 2016</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">UEFA Şampiyonlar Ligi (3): 2014, 2016, 2017</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">UEFA Süper Kupası (2): 2014, 2016</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">La Liga (2): 2012, 2017</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Supercopa de España (1): 2012</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Copa del Rey (2): 2011, 2014</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tam Adı</span><br />
Cristiano Ronaldo dos Santos Aveiro<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğum Tarihi</span><br />
5 Şubat 1985 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Güneş Burcu</span><br />
Kova<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğum Yeri (Nereli)</span><br />
Funchal / Portekiz<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mesleği</span><br />
Futbolcu<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz Rengi</span><br />
Kahverengi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğal Saç Rengi</span><br />
Koyu Kahverengi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kilosu</span><br />
80<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Boyu</span><br />
185 cm]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cristiano Ronaldo Biyoğrafisi</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><img src="https://i.hizliresim.com/jkikhw.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: jkikhw.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cristiano Ronaldo Kimdir? </span></span><br />
<br />
Portekiz’in Medeira kasabasında 5 Şubat 1985 yılında dünyaya geldi. Tam adı Cristiano Ronaldo dos Santos Aveiro’dur. 4 kardeş olan Ronaldo’nun iki kız bir de erkek kardeşi bulunmaktadır. Sahadaki yeri forvet pozisyonudur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cristiano Ronaldo’nun Milli Takım Kariyeri</span></span><br />
<br />
Cristiano Ronaldo 2001 yılında U-15 kadrosuyla milli takımda yer almıştır. 2004 senesine kadar alt kategorilerde yer alan oyuncu 34 kez maça çıktı ve toplamda 18 gole adını yazdırdı. 2003 yılında da Portekiz A Milli Takımı’ndaki ilk karşılaşmasına çıkan yıldız oyuncu, 119 maçta 52 kez topu ağlara göndermeyi başardı. Ronaldo, 2008 yılından bu yana Portekiz A Milli Takımı’nda yer almakta ve takımının kaptanlığını üstlenmektedir.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kulüp başarıları</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Portekiz (1 Kupa)</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Avrupa Futbol Şampiyonası (1): 2016</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Avrupa Futbol Şampiyonası Final (1): 2004</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Avrupa Futbol Şampiyonası Üçüncülük (1): 2012</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">FIFA Dünya Kupası Dördüncülük (1): 2006 FIFA Dünya Kupası</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Manchester United (10 Kupa)</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">FIFA Dünya Kulüpler Kupası (1): 2008</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">UEFA Şampiyonlar Ligi (1): 2008</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Premier League (3): 2007, 2008, 2009</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">EFL Cup (2): 2006, 2009</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">FA Community Shield (2): 2007, 2008</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">FA Cup Kupası (1): 2004</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Real Madrid (12 Kupa)</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">FIFA Dünya Kulüpler Kupası (2): 2014 , 2016</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">UEFA Şampiyonlar Ligi (3): 2014, 2016, 2017</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">UEFA Süper Kupası (2): 2014, 2016</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">La Liga (2): 2012, 2017</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Supercopa de España (1): 2012</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Copa del Rey (2): 2011, 2014</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tam Adı</span><br />
Cristiano Ronaldo dos Santos Aveiro<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğum Tarihi</span><br />
5 Şubat 1985 <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Güneş Burcu</span><br />
Kova<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğum Yeri (Nereli)</span><br />
Funchal / Portekiz<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mesleği</span><br />
Futbolcu<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz Rengi</span><br />
Kahverengi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğal Saç Rengi</span><br />
Koyu Kahverengi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kilosu</span><br />
80<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Boyu</span><br />
185 cm]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>