<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Genel Paylaşım Forumu ,Türkçe Forum Sitesi, Güncel Forumlar - Çocuğum ve Ben]]></title>
		<link>https://www.forumteams.com/</link>
		<description><![CDATA[Genel Paylaşım Forumu ,Türkçe Forum Sitesi, Güncel Forumlar - https://www.forumteams.com]]></description>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 18:45:36 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Çocuklarda Anksiete Durumları]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-cocuklarda-anksiete-durumlari.html</link>
			<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 15:46:29 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1035">Asya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-cocuklarda-anksiete-durumlari.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yetişkinlerde olduğu gibi, çocuklarda da acı emosyonları (anksiete, depresyon ve öfke) çoğu zaman stress (bkz.) sitüasyonlarına bir tepki olarak ortaya çıkar. Bununla birlikte, birçok bakımlardan çocukların emosyonel yaşantısı büyüklerinkinden farklıdır. Çocukların karşılaştıkları stress'ler daha değişik olup biyolojik olgunlaşma ve aile hayatıyla ilgilidir. Çocuğun gelişme proçesi sürekli bir değişimi, özellikle bir bağımlılık durumundan vazgeçilerek bağımsızlığın kazanılmasını kapsar. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayrıca, normal bir emosyonel gelişim için çocuğun anksieteyi tanıyıp buna göğüs germesi gerekir, iki yaşındaki çocuklarda görülen yabancılara karşı korku, bu fenomenin iyi bir örneğidir. Son olarak, anksiete veya depresyonu yaratan şeyin ne olduğuna karar vermek bakımından çocuk hasta, yetişkine kıyasla, daha âcizdir; bu yüzden doktor, ebeveynin anlattıklarına ve çocuğun davranışıyla ilgili gözlemlerine dayanmalıdır. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çocuklukta depresyona (bkz.) Ender olarak endojen biçimde ve daha sık olarak da stress'e karşı abartılmış bir tepki biçiminde rastlanır. Aksaklıklar yaratan anksiete durumları ise, tersine, çocukluk dönemi boyunca görülür ve daha ayrıntılı bir ilgi gerektirir. Bir yaşındaki bazı bebekler yeni bir sitüasyonla karşılaştıklarında, meselâ anne yeni bir yemek yedirmeyi denediğinde veya çocuğu fincan yerine kaşık kullanmaya zorladığında, korku veya mutsuzluk belirtileri görülür.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Stella Chess, «güç ısınan» bebeklerden sözetmiş ve bunun yapısal nitelik taşıyan bir huy karakteristiği olduğuna inandığını belirtmiştir. Yeni bir sitüasyonda annenin gösterdiği anksiete ve gösterebileceği sabır başka bir önemli faktördür.İki yaşındaki bebekte sık sık uyanma ve korkulu çığlıklarla beliren gece anksietesine rastlanabilir. Gene bu yaşta yabancılara karşı aşırı bir korku olabilir. Çocuk büyüdükçe hayvanlara, özellikle köpeklere, gökgürültüsüne ve şimşeğe, karanlığa, doktorlara, dişçilere, vs. karşı duyduğu spesifik korkulara daha çok rastlanır ve bu bazan aksaklıklar doğurur. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çocukların hafif biçimde bir sürü korkular duymaları çok görülen bir durumdur, fakat bu korkuların çocuğun yaşantısında ciddi aksaklıklar yaratması pek olağan değildir. Adolesans (bkz.) döneminde, sosyal sitüasyonlara duyulan korku ve agorafobi (bkz.) Daha önemli olur. Spesifik korkular daha genel başka anksiete semptomlarıyla, özellikle uyku ve iştah rahatsızlıkları, dikkat güçlükleri, sinirlilik ve ağlama ile birlikte belirdiği zaman, daha önemlidir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu semptom dizisinin mevcudiyeti, aile ortamı, çocuğun okuldaki uyumu ve diğer muhtemel stress'lerin dikkatle teşhisini gerektirir, semptomatik tedavi ve daha büyük çocuklarda bunun yanışım medazepam gibi hafif bir trankilizan, çoğu zaman etkili olur; çünkü bu gibi bozuklukların genellikle selim bir seyri vardır. Eğer durumun kronikleşmesi tehlikesi varsa, bir uzmana başvurulmalıdır.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yetişkinlerde olduğu gibi, çocuklarda da acı emosyonları (anksiete, depresyon ve öfke) çoğu zaman stress (bkz.) sitüasyonlarına bir tepki olarak ortaya çıkar. Bununla birlikte, birçok bakımlardan çocukların emosyonel yaşantısı büyüklerinkinden farklıdır. Çocukların karşılaştıkları stress'ler daha değişik olup biyolojik olgunlaşma ve aile hayatıyla ilgilidir. Çocuğun gelişme proçesi sürekli bir değişimi, özellikle bir bağımlılık durumundan vazgeçilerek bağımsızlığın kazanılmasını kapsar. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayrıca, normal bir emosyonel gelişim için çocuğun anksieteyi tanıyıp buna göğüs germesi gerekir, iki yaşındaki çocuklarda görülen yabancılara karşı korku, bu fenomenin iyi bir örneğidir. Son olarak, anksiete veya depresyonu yaratan şeyin ne olduğuna karar vermek bakımından çocuk hasta, yetişkine kıyasla, daha âcizdir; bu yüzden doktor, ebeveynin anlattıklarına ve çocuğun davranışıyla ilgili gözlemlerine dayanmalıdır. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çocuklukta depresyona (bkz.) Ender olarak endojen biçimde ve daha sık olarak da stress'e karşı abartılmış bir tepki biçiminde rastlanır. Aksaklıklar yaratan anksiete durumları ise, tersine, çocukluk dönemi boyunca görülür ve daha ayrıntılı bir ilgi gerektirir. Bir yaşındaki bazı bebekler yeni bir sitüasyonla karşılaştıklarında, meselâ anne yeni bir yemek yedirmeyi denediğinde veya çocuğu fincan yerine kaşık kullanmaya zorladığında, korku veya mutsuzluk belirtileri görülür.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Stella Chess, «güç ısınan» bebeklerden sözetmiş ve bunun yapısal nitelik taşıyan bir huy karakteristiği olduğuna inandığını belirtmiştir. Yeni bir sitüasyonda annenin gösterdiği anksiete ve gösterebileceği sabır başka bir önemli faktördür.İki yaşındaki bebekte sık sık uyanma ve korkulu çığlıklarla beliren gece anksietesine rastlanabilir. Gene bu yaşta yabancılara karşı aşırı bir korku olabilir. Çocuk büyüdükçe hayvanlara, özellikle köpeklere, gökgürültüsüne ve şimşeğe, karanlığa, doktorlara, dişçilere, vs. karşı duyduğu spesifik korkulara daha çok rastlanır ve bu bazan aksaklıklar doğurur. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çocukların hafif biçimde bir sürü korkular duymaları çok görülen bir durumdur, fakat bu korkuların çocuğun yaşantısında ciddi aksaklıklar yaratması pek olağan değildir. Adolesans (bkz.) döneminde, sosyal sitüasyonlara duyulan korku ve agorafobi (bkz.) Daha önemli olur. Spesifik korkular daha genel başka anksiete semptomlarıyla, özellikle uyku ve iştah rahatsızlıkları, dikkat güçlükleri, sinirlilik ve ağlama ile birlikte belirdiği zaman, daha önemlidir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu semptom dizisinin mevcudiyeti, aile ortamı, çocuğun okuldaki uyumu ve diğer muhtemel stress'lerin dikkatle teşhisini gerektirir, semptomatik tedavi ve daha büyük çocuklarda bunun yanışım medazepam gibi hafif bir trankilizan, çoğu zaman etkili olur; çünkü bu gibi bozuklukların genellikle selim bir seyri vardır. Eğer durumun kronikleşmesi tehlikesi varsa, bir uzmana başvurulmalıdır.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bebeklerde Yenidoğan Sarılığı]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-bebeklerde-yenidogan-sariligi.html</link>
			<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 17:15:03 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=986">AyTozu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-bebeklerde-yenidogan-sariligi.html</guid>
			<description><![CDATA[Yenidoğanlardaki sarılığın nedeni bebeğin kanında fazla miktarda bilirubin birikmesidir . <br />
<br />
Bu durum bebeğin derisinde ve gözlerinin beyaz kısımlarında sararmaya neden olur. <br />
<br />
Sarılık genellikle baştan ayaklara doğru ilerler ve bacaklarda sararma görülmesi bilirubin seviyesinin ciddi düzeyde artmış olduğunu gösterir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yenidoğanlardaki sarılığın nedeni bebeğin kanında fazla miktarda bilirubin birikmesidir . <br />
<br />
Bu durum bebeğin derisinde ve gözlerinin beyaz kısımlarında sararmaya neden olur. <br />
<br />
Sarılık genellikle baştan ayaklara doğru ilerler ve bacaklarda sararma görülmesi bilirubin seviyesinin ciddi düzeyde artmış olduğunu gösterir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aşermek Hakkında Bilmeniz Gerekenler]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-asermek-hakkinda-bilmeniz-gerekenler.html</link>
			<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 17:13:30 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=986">AyTozu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-asermek-hakkinda-bilmeniz-gerekenler.html</guid>
			<description><![CDATA[Aşermek, belirli bir yiyeceğe karşı duyulan yoğun ve kontrol edilemeyen bir istek olarak tanımlanabilir. Genellikle hamilelik döneminde yaşanmasına rağmen, herkesin hayatında farklı zamanlarda ortaya çıkabilecek bir durumdur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aşermenin Nedenleri</span><br />
Aşermenin kesin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, birçok faktörün etkili olduğu düşünülmektedir:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hormonal Değişiklikler:</span> Özellikle hamilelik döneminde, östrojen ve progesteron gibi hormonlardaki artışlar, besinlere olan isteği artırabilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Psikolojik Durum:</span> Stres, sıkıntı, can sıkıntısı gibi duygusal durumlar da aşermeye neden olabilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Besin Eksiklikleri:</span> Vücudun belirli bir besine ihtiyacı olduğunda, aşerme mekanizması devreye girebilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Koku ve Tat Algısı: </span>Hamilelikte güçlenen koku ve tat alma duyusu, bazı yiyeceklere karşı aşırı istek uyandırabilir.<br />
Hamilelikte Aşermek<br />
<br />
Hamilelikte aşermeler daha sık görülür ve genellikle daha yoğun yaşanır. Bu durum, hem annenin hem de bebeğin sağlığı için bazı riskler taşıyabilir. Bu nedenle, hamilelikte aşermeler konusunda doktorunuza danışmanız önemlidir.<br />
<br />
Özetle, aşermek normal bir durum olsa da, aşırıya kaçmadan ve sağlıklı alternatifler tercih ederek bu durumu yönetebilirsiniz.<br />
<br />
Mevsiminde olmayan bir meyveyi veya sebzeyi aşeren kadınlar genelde konu edilmiştir bazı dizilerde. Gerçek hayatta da hep öyle mi acaba?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Aşermek, belirli bir yiyeceğe karşı duyulan yoğun ve kontrol edilemeyen bir istek olarak tanımlanabilir. Genellikle hamilelik döneminde yaşanmasına rağmen, herkesin hayatında farklı zamanlarda ortaya çıkabilecek bir durumdur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aşermenin Nedenleri</span><br />
Aşermenin kesin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, birçok faktörün etkili olduğu düşünülmektedir:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hormonal Değişiklikler:</span> Özellikle hamilelik döneminde, östrojen ve progesteron gibi hormonlardaki artışlar, besinlere olan isteği artırabilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Psikolojik Durum:</span> Stres, sıkıntı, can sıkıntısı gibi duygusal durumlar da aşermeye neden olabilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Besin Eksiklikleri:</span> Vücudun belirli bir besine ihtiyacı olduğunda, aşerme mekanizması devreye girebilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Koku ve Tat Algısı: </span>Hamilelikte güçlenen koku ve tat alma duyusu, bazı yiyeceklere karşı aşırı istek uyandırabilir.<br />
Hamilelikte Aşermek<br />
<br />
Hamilelikte aşermeler daha sık görülür ve genellikle daha yoğun yaşanır. Bu durum, hem annenin hem de bebeğin sağlığı için bazı riskler taşıyabilir. Bu nedenle, hamilelikte aşermeler konusunda doktorunuza danışmanız önemlidir.<br />
<br />
Özetle, aşermek normal bir durum olsa da, aşırıya kaçmadan ve sağlıklı alternatifler tercih ederek bu durumu yönetebilirsiniz.<br />
<br />
Mevsiminde olmayan bir meyveyi veya sebzeyi aşeren kadınlar genelde konu edilmiştir bazı dizilerde. Gerçek hayatta da hep öyle mi acaba?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gebelikte Şeker Yüklemesi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-gebelikte-seker-yuklemesi.html</link>
			<pubDate>Sat, 09 Aug 2025 10:31:31 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=28">Joker’s Grin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-gebelikte-seker-yuklemesi.html</guid>
			<description><![CDATA[<div align="center"><span style="color: #d900a7;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gebelikte Şeker Yüklemesi</span></span></span></div>
<br />
Şeker hastalığı, kandaki yüksek şeker oranından dolayı ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Gebe bir bayanın hamilelik öncesinde şeker hastalığı olmamasına rağmen...<br />
Şeker hastalığı diğer adıyla diyabet, kadınların bir bölümünde gebelikten önce ortaya çıkarken bir bölümünde ise gestasyonel diyabet diye adlandırılan diyabet şekliyle gebelik esnasında karşı karşıya kalınabilir. Şeker hastalığı, kandaki yüksek şeker oranından dolayı ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Gebe bir bayanın hamilelik öncesinde şeker hastalığı olmamasına rağmen, gebelik esnasında ortaya çıkabileceği için bunun erkenden teşhis edilmesi hem hamile için hem de bebeği için hayati bir önem taşımaktadır. Bunun olup olmadığı gebelik döneminin 24. ve 28. haftaları arasında yapılabilecek şeker yükleme testi –diğer adıyla şekerli su testi- ile öğrenilebilir. Bu testin yapılması ve sonucu hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından çok önemlidir.<br />
<br />
Gebelik şekeri nasıl belirlenir?, Gebelikte diyabet özellikle kimlerde görülür?, Diyabet riski hangi anne adaylarında daha fazla görülür?, Gebelik şekerinin anne ve bebek için riskleri nelerdir?, Şeker hastalığı görülen anne adayında ve bebekte görülebilecek sorunlar nelerdir?, Şeker yüklemesinin anneye ve bebeğe ne gibi zararları vardır?<br />
Gebelik şekeri nasıl belirlenir?<br />
<br />
Gebeliğin 24'üncü ve 28'inci haftalar arasında şeker yükleme testi ile gebelik şekeri belirlenebilir. Bu testte, hamile bayana 50 gram glikoz verilir. Bir saat geçtikten sonra gebenin kandaki glikoz seviyesi kontrol edilerek şekerinin olup olmadığı tespit edilir. Eğer hamile bayanın kanındaki şeker seviyesi 140 mg/dl altındaysa şeker hastalığının olmadığına, eğer verilen değerin üzerinde çıkarsa 3 saatlik 100 gram glikozla test tekrarlanır. Bu testin ardından bayanın şeker hastalığı olup olmadığı kesinleşir.<br />
<br />
Gebelikte diyabet özellikle kimlerde görülür?<br />
Şeker hastalığı hamile bayanların sadece %5'inde görülen bir rahatsızlıktır. Bu hastalık çoğunlukla; ölü doğum yapan, önceki gebeliklerinde şeker hastalığı yaşayan, gebelik öncesinde kilolu alan ve yaşı 35'i geçen, ailede birinci derece yakınlarında şeker hastalığı bulunan, gebeliğinde fazla kilo alan, gebelik sırasında amniyos sıvısında artış olan anne adaylarında görülür. Sayılan bu anne adayları, gebelik esnasında şeker hastalığı riskini daha çok taşımaktadır.<br />
<br />
Gebelerde şeker yüklemesi testi yapıldıktan sonra normal diyabet hastaların da kullanılan ilaçlar ve uygulanan tedavi uygulanmaz. Gebelerde bu tedavi, diyet uygulamasıyla ve insülin kullanılmasıyla yapılır. İnsülin kullanımının ardından anne adaylarının kan şekeri seviyeleri normale döner. Bazı hastalarda sadece diyet yeterlidir. Uygulanacak diyabet tedavisi çok önemlidir çünkü diyabet, anne adayını da bebeği de tehlikeye atabileceğinden dolayı tedaviye devam edilmelidir. Tedavinin yanı sıra egzersizler de anne adayına faydalı olacaktır.<br />
<br />
Şeker hastalığı görülen anne adayında ve bebekte görülebilecek sorunlar nelerdir?<br />
Şeker hastalığı görülen anne adaylarında ve bebekte oluşabilecek bazı riskler vardır. Bunlar; solunum sıkıntısı, bebeğin iri olması, bebeğin olması gerekenden küçük olması, bebekte hipoglisemi – hipokalsemi – polisitemi – hiperbiluribinemi görülmesi, ileri aşamada kalp hastalıklarının oluşması, böbrek anomalileri olması, beyin ve santral sinir sisteminde anomaliler oluşması şeklinde sıralanabilir. O yüzden şeker hastalığının teşhis edilmesi ve tedavi edilmesi hem anne hem de bebek sağlığı için hayati önem taşımaktadır.<br />
<br />
Şeker yüklemesinin anneye ve bebeğe ne gibi zararları vardır?<br />
Anne adayında şeker hastalığının olup olmadığını öğrenmek için yapılan şeker yükleme testinin anne ve bebek sağlığı için bir zararının olup olmadığı merak edilen sorular arasındadır. Öncelikle bu testin uluslararası kabul edilmiş bir standartta olduğu bilinmelidir. Bu test yapılırken anne adayına verilen 50 – 75 gram glikozun ne anneye ne de bebeğe bir zararı vardır. Bu şekerin bebeği zehirlemesi gibi bir durum söz konusu değildir. Zaten işlem yapılırken de anne adayından kan alınması için bir kez plastik ile kaplı bir iğne batırılacak ve bu iğne maksimum 2 saat boyunca orada kalacaktır. Yani bu testin uygulanmasının riski bir iğne olmak kadardır diyebiliriz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><span style="color: #d900a7;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gebelikte Şeker Yüklemesi</span></span></span></div>
<br />
Şeker hastalığı, kandaki yüksek şeker oranından dolayı ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Gebe bir bayanın hamilelik öncesinde şeker hastalığı olmamasına rağmen...<br />
Şeker hastalığı diğer adıyla diyabet, kadınların bir bölümünde gebelikten önce ortaya çıkarken bir bölümünde ise gestasyonel diyabet diye adlandırılan diyabet şekliyle gebelik esnasında karşı karşıya kalınabilir. Şeker hastalığı, kandaki yüksek şeker oranından dolayı ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Gebe bir bayanın hamilelik öncesinde şeker hastalığı olmamasına rağmen, gebelik esnasında ortaya çıkabileceği için bunun erkenden teşhis edilmesi hem hamile için hem de bebeği için hayati bir önem taşımaktadır. Bunun olup olmadığı gebelik döneminin 24. ve 28. haftaları arasında yapılabilecek şeker yükleme testi –diğer adıyla şekerli su testi- ile öğrenilebilir. Bu testin yapılması ve sonucu hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından çok önemlidir.<br />
<br />
Gebelik şekeri nasıl belirlenir?, Gebelikte diyabet özellikle kimlerde görülür?, Diyabet riski hangi anne adaylarında daha fazla görülür?, Gebelik şekerinin anne ve bebek için riskleri nelerdir?, Şeker hastalığı görülen anne adayında ve bebekte görülebilecek sorunlar nelerdir?, Şeker yüklemesinin anneye ve bebeğe ne gibi zararları vardır?<br />
Gebelik şekeri nasıl belirlenir?<br />
<br />
Gebeliğin 24'üncü ve 28'inci haftalar arasında şeker yükleme testi ile gebelik şekeri belirlenebilir. Bu testte, hamile bayana 50 gram glikoz verilir. Bir saat geçtikten sonra gebenin kandaki glikoz seviyesi kontrol edilerek şekerinin olup olmadığı tespit edilir. Eğer hamile bayanın kanındaki şeker seviyesi 140 mg/dl altındaysa şeker hastalığının olmadığına, eğer verilen değerin üzerinde çıkarsa 3 saatlik 100 gram glikozla test tekrarlanır. Bu testin ardından bayanın şeker hastalığı olup olmadığı kesinleşir.<br />
<br />
Gebelikte diyabet özellikle kimlerde görülür?<br />
Şeker hastalığı hamile bayanların sadece %5'inde görülen bir rahatsızlıktır. Bu hastalık çoğunlukla; ölü doğum yapan, önceki gebeliklerinde şeker hastalığı yaşayan, gebelik öncesinde kilolu alan ve yaşı 35'i geçen, ailede birinci derece yakınlarında şeker hastalığı bulunan, gebeliğinde fazla kilo alan, gebelik sırasında amniyos sıvısında artış olan anne adaylarında görülür. Sayılan bu anne adayları, gebelik esnasında şeker hastalığı riskini daha çok taşımaktadır.<br />
<br />
Gebelerde şeker yüklemesi testi yapıldıktan sonra normal diyabet hastaların da kullanılan ilaçlar ve uygulanan tedavi uygulanmaz. Gebelerde bu tedavi, diyet uygulamasıyla ve insülin kullanılmasıyla yapılır. İnsülin kullanımının ardından anne adaylarının kan şekeri seviyeleri normale döner. Bazı hastalarda sadece diyet yeterlidir. Uygulanacak diyabet tedavisi çok önemlidir çünkü diyabet, anne adayını da bebeği de tehlikeye atabileceğinden dolayı tedaviye devam edilmelidir. Tedavinin yanı sıra egzersizler de anne adayına faydalı olacaktır.<br />
<br />
Şeker hastalığı görülen anne adayında ve bebekte görülebilecek sorunlar nelerdir?<br />
Şeker hastalığı görülen anne adaylarında ve bebekte oluşabilecek bazı riskler vardır. Bunlar; solunum sıkıntısı, bebeğin iri olması, bebeğin olması gerekenden küçük olması, bebekte hipoglisemi – hipokalsemi – polisitemi – hiperbiluribinemi görülmesi, ileri aşamada kalp hastalıklarının oluşması, böbrek anomalileri olması, beyin ve santral sinir sisteminde anomaliler oluşması şeklinde sıralanabilir. O yüzden şeker hastalığının teşhis edilmesi ve tedavi edilmesi hem anne hem de bebek sağlığı için hayati önem taşımaktadır.<br />
<br />
Şeker yüklemesinin anneye ve bebeğe ne gibi zararları vardır?<br />
Anne adayında şeker hastalığının olup olmadığını öğrenmek için yapılan şeker yükleme testinin anne ve bebek sağlığı için bir zararının olup olmadığı merak edilen sorular arasındadır. Öncelikle bu testin uluslararası kabul edilmiş bir standartta olduğu bilinmelidir. Bu test yapılırken anne adayına verilen 50 – 75 gram glikozun ne anneye ne de bebeğe bir zararı vardır. Bu şekerin bebeği zehirlemesi gibi bir durum söz konusu değildir. Zaten işlem yapılırken de anne adayından kan alınması için bir kez plastik ile kaplı bir iğne batırılacak ve bu iğne maksimum 2 saat boyunca orada kalacaktır. Yani bu testin uygulanmasının riski bir iğne olmak kadardır diyebiliriz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hamilelikte (Gebelikte) Guava Yenir Mi? Faydaları Ve Yan Etkileri]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-hamilelikte-gebelikte-guava-yenir-mi-faydalari-ve-yan-etkileri.html</link>
			<pubDate>Sat, 19 Jul 2025 06:58:01 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=887">x(-Clipper-)x</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-hamilelikte-gebelikte-guava-yenir-mi-faydalari-ve-yan-etkileri.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hamilelikte (Gebelikte) Guava Yenir mi? Faydaları ve Yan Etkileri</span><br />
<br />
Hamilelikte (Gebelikte) Guava Yenir mi?<br />
Guava, tropikal ve subtropikal bölgelerde yaygın olarak yetiştirilen bir ağaçtır. Sarıdan açık yeşil renge doğru değişen guava meyvesi en doğal olarak çiğ şekilde yenir. Diğer meyvelerle birlikte güzel bir meyve salatasının yanı sıra uzun süreli yemek için reçel, jöle ya da meyve suyu olarak saklanabilir.<br />
<br />
Hamilelikte guava yemek, gebelik sürecinde vücudun ihtiyacı olan çoklu besin maddesi gereksinimlerini karşılar. Yüksek su içeriği, nispeten düşük yağ, karbonhidrat ve protein varlığı meyveyi hamileler için sağlıklı bir gıda yapar.<br />
<br />
<br />
Hamile kadınların diyetine önemli bir katkı yapar. Bu nedenle guava meyvesi yemenin faydaları göz ardı edilmemelidir.<br />
<br />
<br />
Hamilelikte (Gebelikte) Guava Yemenin Faydaları<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.)</span> Zengin Vitamin Kaynağı<br />
<br />
C, A, B2 ve E vitaminleri bakımından zengin bir kaynak olan guava, bunlara ek olarak bakır, kalsiyum, potasyum, manganez, fosfor ve tiamin içerir. A ve C vitamini değerlerinin limon ve portakallarda mevcut olan miktarın üzerine çıktığı düşünülmektedir.<br />
<br />
<br />
C vitamini, hamilelerin bağışıklık sistemini geliştirmeye yardımcı olur. Ayrıca diş ağrısı, diş eti kanaması, ülser ve diğer gebelik ile ilgili sağlık sorunlarının giderilmesinde de destek olur.<br />
<br />
<br />
Ayrıca antioksidan içeriği sayesinde vücudunuzdaki serbest radikallere karşı mücadelede başarılı olup, gebelik süresince enfeksiyonları önlemede yardımcıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.)</span> Askorbik ve Folik Asit Deposu<br />
<br />
Askorbik asit ve folik asit bakımından zengin olan guava, sağlıklı dolaşım sistemi için faydalıdır. Bebek için de sinir sistemi gelişimini düzenleyerek, kardiyovasküler hastalık ve nörolojik rahatsızlıkların riskini azaltır.<br />
<br />
<br />
Folik asit içeriği ile birlikte yenidoğanlardaki nöral tüp defekti gibi kusurları önlemeye yardımcı olur. Ayrıca vücudunuzun kırmızı kan hücrelerinin üretimini arttırmasına yardımcı olur ve bu da sinir sisteminin iyileştirilmesini sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.)</span> Likopen İçerir<br />
<br />
Likopen açısından zengin bir beslenme, ağızda ve çevresindeki yaraların kanser öncesi gelişme risklerini azaltır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.)</span> Kan Şekeri ve Kan Basıncını Düzenler<br />
<br />
Kan şekeri düzeylerini kontrol altında tuttuğu düşünülen guava, hamile kadınlarda gestasyonel diyabetin önlenmesinde önemli bir rol oynar.<br />
<br />
AYRICA: Hamileler Marul Yiyebilir mi? Gebelikte Marulun Faydaları!<br />
<br />
Aynı şekilde hamilelik sürecinde düşük ve erken doğum gibi problemlerden kaçınmak için kan basıncının dengeli olması önemlidir. Guava, kan basıncınızı kontrol altında tutmanıza yardımcı olur.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.)</span> Kolesterol Kontrolü<br />
<br />
Hamilelikte guava yemek, birçok kardiyovasküler hastalıkla ilişkili en önemli risk faktörü olan yüksek kolesterol düzeylerini kontrol eder.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6.) </span>Sağlıklı Demir İçeriği<br />
<br />
Gebelikte guava yemek, vücuttaki hemoglobin değerlerini kontrol altında tutmaya yardımcı olurken, içerdiği demir sayesinde anemi riskini azaltabilir.<br />
<br />
AYRICA: Hamilelikte (Gebelikte) Elma Sirkesi Zararlı mı? İçilir mi?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7.)</span> Kabızlık ve Hemoroite Karşı<br />
<br />
Zengin lif kaynağı sayesinde guava, gebelik sırasında görülebilen hemoroit ve kabızlık gibi yaygın şikayetleri önlemeye destek olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8.)</span> Kas ve Sinirleri Rahatlatır<br />
<br />
Guava, gebelik sırasında vücudunuzdaki kasların ve sinirlerin rahatlamasını sağlayan zengin bir magnezyum kaynağıdır.<br />
<br />
<br />
Hamilelikte (Gebelikte) Guava Yemenin Yan Etkileri<br />
Hamilelikte guava tüketimi konusunda yan etkiler meyvenin fazla tüketimiyle görülebilmektedir.<br />
<br />
Gebelik sırasında özellikle soyulmamış guavaların fazla tüketimi, yüksek lif içeriğinden ishale neden olabilir. Bu durum ise hamile bir kadını zayıf düşürdüğü, tahrişe neden olduğu ve daha tedirgin yaptığı için istenmeyen bir durumdur.<br />
Diş problemleri varsa, tam olmamış ya da yarı olgunlaşmış guavalar diş ağrılarına yol açabilir.<br />
Listerioz veya bakteriyel enfeksiyonlardan kaçınmak için iyice yıkandığından emin olunmalıdır. Yoksa enfeksiyon riski olabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hamilelikte (Gebelikte) Guava Yenir mi? Faydaları ve Yan Etkileri</span><br />
<br />
Hamilelikte (Gebelikte) Guava Yenir mi?<br />
Guava, tropikal ve subtropikal bölgelerde yaygın olarak yetiştirilen bir ağaçtır. Sarıdan açık yeşil renge doğru değişen guava meyvesi en doğal olarak çiğ şekilde yenir. Diğer meyvelerle birlikte güzel bir meyve salatasının yanı sıra uzun süreli yemek için reçel, jöle ya da meyve suyu olarak saklanabilir.<br />
<br />
Hamilelikte guava yemek, gebelik sürecinde vücudun ihtiyacı olan çoklu besin maddesi gereksinimlerini karşılar. Yüksek su içeriği, nispeten düşük yağ, karbonhidrat ve protein varlığı meyveyi hamileler için sağlıklı bir gıda yapar.<br />
<br />
<br />
Hamile kadınların diyetine önemli bir katkı yapar. Bu nedenle guava meyvesi yemenin faydaları göz ardı edilmemelidir.<br />
<br />
<br />
Hamilelikte (Gebelikte) Guava Yemenin Faydaları<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.)</span> Zengin Vitamin Kaynağı<br />
<br />
C, A, B2 ve E vitaminleri bakımından zengin bir kaynak olan guava, bunlara ek olarak bakır, kalsiyum, potasyum, manganez, fosfor ve tiamin içerir. A ve C vitamini değerlerinin limon ve portakallarda mevcut olan miktarın üzerine çıktığı düşünülmektedir.<br />
<br />
<br />
C vitamini, hamilelerin bağışıklık sistemini geliştirmeye yardımcı olur. Ayrıca diş ağrısı, diş eti kanaması, ülser ve diğer gebelik ile ilgili sağlık sorunlarının giderilmesinde de destek olur.<br />
<br />
<br />
Ayrıca antioksidan içeriği sayesinde vücudunuzdaki serbest radikallere karşı mücadelede başarılı olup, gebelik süresince enfeksiyonları önlemede yardımcıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.)</span> Askorbik ve Folik Asit Deposu<br />
<br />
Askorbik asit ve folik asit bakımından zengin olan guava, sağlıklı dolaşım sistemi için faydalıdır. Bebek için de sinir sistemi gelişimini düzenleyerek, kardiyovasküler hastalık ve nörolojik rahatsızlıkların riskini azaltır.<br />
<br />
<br />
Folik asit içeriği ile birlikte yenidoğanlardaki nöral tüp defekti gibi kusurları önlemeye yardımcı olur. Ayrıca vücudunuzun kırmızı kan hücrelerinin üretimini arttırmasına yardımcı olur ve bu da sinir sisteminin iyileştirilmesini sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.)</span> Likopen İçerir<br />
<br />
Likopen açısından zengin bir beslenme, ağızda ve çevresindeki yaraların kanser öncesi gelişme risklerini azaltır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.)</span> Kan Şekeri ve Kan Basıncını Düzenler<br />
<br />
Kan şekeri düzeylerini kontrol altında tuttuğu düşünülen guava, hamile kadınlarda gestasyonel diyabetin önlenmesinde önemli bir rol oynar.<br />
<br />
AYRICA: Hamileler Marul Yiyebilir mi? Gebelikte Marulun Faydaları!<br />
<br />
Aynı şekilde hamilelik sürecinde düşük ve erken doğum gibi problemlerden kaçınmak için kan basıncının dengeli olması önemlidir. Guava, kan basıncınızı kontrol altında tutmanıza yardımcı olur.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.)</span> Kolesterol Kontrolü<br />
<br />
Hamilelikte guava yemek, birçok kardiyovasküler hastalıkla ilişkili en önemli risk faktörü olan yüksek kolesterol düzeylerini kontrol eder.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6.) </span>Sağlıklı Demir İçeriği<br />
<br />
Gebelikte guava yemek, vücuttaki hemoglobin değerlerini kontrol altında tutmaya yardımcı olurken, içerdiği demir sayesinde anemi riskini azaltabilir.<br />
<br />
AYRICA: Hamilelikte (Gebelikte) Elma Sirkesi Zararlı mı? İçilir mi?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7.)</span> Kabızlık ve Hemoroite Karşı<br />
<br />
Zengin lif kaynağı sayesinde guava, gebelik sırasında görülebilen hemoroit ve kabızlık gibi yaygın şikayetleri önlemeye destek olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8.)</span> Kas ve Sinirleri Rahatlatır<br />
<br />
Guava, gebelik sırasında vücudunuzdaki kasların ve sinirlerin rahatlamasını sağlayan zengin bir magnezyum kaynağıdır.<br />
<br />
<br />
Hamilelikte (Gebelikte) Guava Yemenin Yan Etkileri<br />
Hamilelikte guava tüketimi konusunda yan etkiler meyvenin fazla tüketimiyle görülebilmektedir.<br />
<br />
Gebelik sırasında özellikle soyulmamış guavaların fazla tüketimi, yüksek lif içeriğinden ishale neden olabilir. Bu durum ise hamile bir kadını zayıf düşürdüğü, tahrişe neden olduğu ve daha tedirgin yaptığı için istenmeyen bir durumdur.<br />
Diş problemleri varsa, tam olmamış ya da yarı olgunlaşmış guavalar diş ağrılarına yol açabilir.<br />
Listerioz veya bakteriyel enfeksiyonlardan kaçınmak için iyice yıkandığından emin olunmalıdır. Yoksa enfeksiyon riski olabilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hamilelikte Güzelliğinizi Korumanın Yolları]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-hamilelikte-guzelliginizi-korumanin-yollari.html</link>
			<pubDate>Mon, 09 Oct 2023 16:15:01 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=271">SteLLase</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-hamilelikte-guzelliginizi-korumanin-yollari.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Hamilelikte Güzelliğinizi Korumanın Yolları</span></span></span><br />
<br />
Bazı hamile kadınlar kendilerini aynada gördüklerinde moral çöküntüsüne uğruyor ve bu görüntüye alışamıyorlar. Kendilerini çirkinleştirdiği için çocuktan nefret ediyorlar, sonra da ondan nefret ettikleri için kendilerinden nefret ediyorlar. Hamilelik bazen bu çelişkili duygularla zor olur. Bir kadın, hamile olmaktan mutlu, kendini şişman görmekten mutsuz olabilir. Kafayla, vücut her zaman mantıklı bir çizgide yaşamaz.<br />
<br />
Nasıl giyinmeli? Bir bebek bekleyen kadın için özel bir giyim tarzı yoktur. Duruma uydurarak ayın tarz giysileri giymeye devam edebilirsiniz. Pantolon, bahçıvan pantolon, tişört, elbise -elbette biraz daha geniş-Bacakları saran bir tayt, uzun, büyük bir kazak ya da bir tişörtle birlikte iyi dengelenmiş bir görünüş yaratıyor. Uzmanlar taytların uterusa baskı yapmaması için alışılmıştan 2 ya da 3 beden daha büyüklerinin alınmasını, ve bu durumda da yukarıya kadar çekilmesini ya da bel hizasında kıvrılmasını öneriyor. <br />
<br />
Geleceğin annelerine yönelik özel mağazalarda, değişik giysilerin yanı sıra, iç çamaşırı, mayo ve hamile kadınlar için dolaşım güçlüğü durumunda bacakları yatıştıran özel çoraplar bulunabiliyor. Ayakkabılar Bugün, düz ayakkabılara eğilim var ancak, eğer alışkınsanız, yüksek topuklu ayakkabı giymeye devam edebilirsiniz, fazla yüksek olmaması şartıyla (5 cm'den fazla olmamalıdır). Eğer birden düz ayakkabıya geçerseniz, rahat edemezsiniz. Giyilmesi hoş yüksek pençeli ayakkabılar tekrar moda oldu, ancak yüksek pençelerle dengenin genelde sağlam olmadığını da belirtmek gerek. Asıl gereken ayakkabıların rahat olmasıdır. Çünkü çoğunlukla bacaklar çocuğun ağırlığıyla yorgun düşer.<br />
<br />
Ayakkabılar dengenizi iyi sağlamalı çünkü hamilelikte düşme çok olur. Ayakkabılar yeterince geniş de olmalı, hamileliğin sonuna doğru ayakların şişme eğilimi olur. Spor ayakkabılar çok rahattır ve giysilerle uydurulabilecek renkleri de mevcuttur. Göğüsler Göğüslerde, hacimleri arttığında genişlemelerini engelleyecek ya da ağırlaştıklarında tutup destekleyecek hiçbir kas yoktur. Göğüsleri tutan kaslar göğüs kafesi kaslarıdır (pektonaller) Bir aynanın önünde profilinizi dönün, ellerinizi açık bir biçimde tutup birini diğerine bastırın, çok güçlü sıkın, göğüslerinizin pektorallerin kasılmasıyla kalktığını göreceksiniz.<br />
<br />
Böylece, göğüslerinizin güzelliğini korumak ve sarkmalarını engellemek için: Madem ki göğüslerinizin iyi duruşu pektorallere bağlı, onları daha sıkı ve güçlü kılmak için göğüs kafesi kaslarınızı (pektoralleri) çalıştırmak gerek, Bu kaslar ne kadar sıkı olursa, göğüslerinizin düşme eğilimi o kadar azalır. Omuzlar hafifçe geriye atılmış bir halde, dik durmak gerek. Yine bir aynaya bakın, bu duruş şeklinin göğüsleri öne çıkardığını göreceksiniz. <br />
<br />
Ayrıca bu duruş sırt yorgunluğunu azaltır, daktilo yazmak, tahtaya yazmak, bulaşık yıkamak gibi bazı işler, aslında iyi bir duruş şeklinin önüne geçebileceği kürek kemikleri sancılarına neden olurlar. Eğer hamileliğin sonuna doğru göğüsleriniz kolostrum, yani sütün öncüsü olan beyazımsı bir sıvı salgılarsa, göğüsler üzerinde küçük kabukların oluşmasını engellemek için sabun ve suyla yıkamak yeterli olacaktır. Eğer emzirmek isteniyorsa, hamilelik sırasında göğüs uçlarını hazırlamak, alkol sürerek sertleştirmek gerektiğinin söylendiğini belki çevrenizde duyarsınız. Aslında tersine, cildinizi kurutup çatlakların oluşmasına neden olacaksınız.<br />
<br />
Ancak, etkili olabilecek bir şey, doğumun öngörülen tarihinden sekiz, on gün öncesinden itibaren günde bir kere göğüs uçlarını lanolinli kremle ya da badem yağıyla ovmaktır. Sutyen takma alışkanlığı olmayan kadınlar bile hamilelik sırasında takmayı çoğunlukla daha rahat bulacaklardır. Hamilelik boyunca göğüslerin hacmi hızla artar, hatta bazen önemli oranlarda artar. Eğer göğüslerinizin hacmi arttıysa ve emzirmek niyetindeyseniz, şimdiden bir emzirme sutyeni alın ve sonrasında da kullanın. Bunlar ağırlaşan göğüslerin rahat taşınması için özellikle yapılmışlardır ve çocuğun doğumundan sonra da işinize yararlar. Pamuklu modelleri tercih ediniz; sentetik kumaşlar çatlaklara yol açar.<br />
<br />
Karın Geleceğin annelerinin estetik kaygıları özellikle karın konusunda odaklaşır: Bu çok normal çünkü karın önemli oranda büyür. Karnımızı nasıl eskisi gibi düz ve kaslı bir hale getirebiliriz? Güzelliğe ilk yatırım, banyonuzda yoksa, bir tartı satın almaktır. Kuşkusuz çok şişmanlamamak, sonradan kendi ölçüsüne dönebilmenin en iyi yolu. İkinci en iyi yol, şişmanlama esnasında ve sonrasında düzenli olarak egzersiz yapmaktır. Üçüncüsü, dik durma alışkanlığını edinmektir. Genel görünüşten ziyade rahatınız için de daha etkilidir. <br />
<br />
Kısacası hem rahatınız, hem güzelliğiniz için. Havuzda hazırlık özel olarak sırtı esnetmek için gerekli egzersizlere uyarlanmıştır. Sırtüstü yüzme, özellikle sırtüstü dizleri bükmeksizin bacakları hızla ha-reket ettirerek yüzme (kravl) yararlıdır. Tam tersine, kamburu arttıran kulaç atarak yüzmeden kaçınılmalıdır. Yüz Normal bir cilt hamilelik sırasında değişmez. Yaygın bir kanının tersine, cilt kurumaya özel bir eğilim göstermez. Normal bir cildin dengesini korumak için bakıma ihtiyacı vardır. Sabun katı ya da sıvı olsun, tıbbi ya da sıradan olsun, yüzü sabunlamanın bir yararı yok. <br />
<br />
Sabunlamak, çevrenin (özellikle iklimlere bağlı olarak) etkilerine sürekli açık bir bölge için ek bir yıpranma tehlikesidir, üstelik yararsızdır da. Fondöten ya da renklendirilmiş kremler sürmek oldukça zararlıdır. Bakım, akşamlan nötr ve yumuşak bir sütle yapılacaktır. Bu sütü pamukla sürmek alışkanlık olmuştur ama elle ovarak yaymak daha etkili ve daha kolaydır. Sonra, sanki sabunmuşcasma özenle silmek gerekir. Süt cildi tedavi etmek, korumak, beslemek, nemlendirmek ya da yağlandırmak için sürülmez. Önce makyaj silme pamuğuyla kuru olarak silinir, sonra tercihen bol suyla ve bir lifle durulanır. Musluk suyu, kireçli olsa bile, toniklerden daha iyi iş görür. Durulama bittikten sonra cildi iyice kurulamak gerekir. <br />
<br />
Kullandığınız durulama türü hangisi olursa olsun, (tonikler, alkolsüz losyonlar, akan su) unutulmaması gereken şey, cildin ıslak bir halde havada kurumaya bırakılırsa zarar göreceğidir. Temizlik bittiğinde, gece için, cildin nemini kaybetmesini engelleyecek "yağlı su" denen kategorideki emülsiyonlardan seçtiğiniz bir koruyucu kremi çok az miktarda -ince bir tabaka yeter- sürün. Gece için bir krem sürülmesi özellikle kışın çok yararlıdır. Kalorifer, dairelerin havasını kurutur ve sabah hiç de hoş olmayan ciltte kasılma, çekilme hissiyle uyanılır, çünkü cildin içerdiği suyun buharlaşması çabuklaşmıştır (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">hava ne kadar kura olursa kuruma o kadar yoğun ve hızlı olur</span>). Sabah, serin suyla yüzünüzü yıkadıktan ve iyice kuruladıktan sonra, gün için, gece için kullandığınız aynı koruyucu kremi sürün. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aynı ürünün hem gece hem gündüz kremi olarak kullanılması yaşamı kolaylaştırır. Sorunlu ciltler:</span> Yağlı ya da akneli ciltli kadınlarda hamilelik bir yatışma dönemi olabilir. Bu tür durumlarda, önce bir akne patlamasına tanık olunur. En fazla iki ay sonra, yatışır, tamamen kayboluncaya kadar döküntüler kesinleşir. Ne yazık ki, bu evrim mutlak bir kural değil ve bazı durumlarda akne, tersine daha kötüleşecek ve doğuma kadar sürecektir. Daha az rastlansa da, hamileliğin yıllarca önce kaybolmuş akneleri nüksettirdiği de olur. Bu evrimler bir sorun yaratıyor, çünkü etkili hiçbir içten tedavi (hormon, antibiyotik, A vitamini türevleri) hamile bir kadına uygulanamaz. Doğumu ve sorununun daha kökten bir çözümünü beklerken daha az etkili, kullanımı daha zor, daha fazla güçlük çıkaran dıştan tedavilerle sınırlı kalınır. Hamilelik maskesi: Çoğunlukla, dördüncü ya da, altıncı aya doğru, yüzde bir maske oluşturabilecek kadar çok sayıda, küçük kahverengi lekeler ortaya çıkar. <br />
<br />
Bu hamilelik maskesidir. Genelde, çocuğun doğumundan sonra lekeler kaybolur. Ancak bu her zaman doğru değildir. O halde hamilelik maskesini engellemek için her şeyi yapmak gerek. Bunun için, tek bir önlem vardır ve kaçınılmazdır. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yüz güneşte kalmamalı;</span> çünkü hamilelik maskesi yalnızca, güneş etkisiyle oluşan hormonal değişiklikler yüzünden gelişir. Hamileliği önleyici bir hap alarak güneşe çıkan bir kadın da yüzünde hamile kadınların hamilelik maskesi gibi kahverengi lekelerin ortaya çıktığını görebilir. Yaz olsun, kışın dağda olsun, yüzünüz ancak tam siperdeyse, özel bir krem sürülüyse güneşe çıkın ya da büyük bir şapka takın. Bazı hamile kadınlar kontak lensleri zor kullanırlar. Eğer rahatsız olduysanız, gözlük takın, lenslerinizi doğumdan sonra, takarsınız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Hamilelikte Güzelliğinizi Korumanın Yolları</span></span></span><br />
<br />
Bazı hamile kadınlar kendilerini aynada gördüklerinde moral çöküntüsüne uğruyor ve bu görüntüye alışamıyorlar. Kendilerini çirkinleştirdiği için çocuktan nefret ediyorlar, sonra da ondan nefret ettikleri için kendilerinden nefret ediyorlar. Hamilelik bazen bu çelişkili duygularla zor olur. Bir kadın, hamile olmaktan mutlu, kendini şişman görmekten mutsuz olabilir. Kafayla, vücut her zaman mantıklı bir çizgide yaşamaz.<br />
<br />
Nasıl giyinmeli? Bir bebek bekleyen kadın için özel bir giyim tarzı yoktur. Duruma uydurarak ayın tarz giysileri giymeye devam edebilirsiniz. Pantolon, bahçıvan pantolon, tişört, elbise -elbette biraz daha geniş-Bacakları saran bir tayt, uzun, büyük bir kazak ya da bir tişörtle birlikte iyi dengelenmiş bir görünüş yaratıyor. Uzmanlar taytların uterusa baskı yapmaması için alışılmıştan 2 ya da 3 beden daha büyüklerinin alınmasını, ve bu durumda da yukarıya kadar çekilmesini ya da bel hizasında kıvrılmasını öneriyor. <br />
<br />
Geleceğin annelerine yönelik özel mağazalarda, değişik giysilerin yanı sıra, iç çamaşırı, mayo ve hamile kadınlar için dolaşım güçlüğü durumunda bacakları yatıştıran özel çoraplar bulunabiliyor. Ayakkabılar Bugün, düz ayakkabılara eğilim var ancak, eğer alışkınsanız, yüksek topuklu ayakkabı giymeye devam edebilirsiniz, fazla yüksek olmaması şartıyla (5 cm'den fazla olmamalıdır). Eğer birden düz ayakkabıya geçerseniz, rahat edemezsiniz. Giyilmesi hoş yüksek pençeli ayakkabılar tekrar moda oldu, ancak yüksek pençelerle dengenin genelde sağlam olmadığını da belirtmek gerek. Asıl gereken ayakkabıların rahat olmasıdır. Çünkü çoğunlukla bacaklar çocuğun ağırlığıyla yorgun düşer.<br />
<br />
Ayakkabılar dengenizi iyi sağlamalı çünkü hamilelikte düşme çok olur. Ayakkabılar yeterince geniş de olmalı, hamileliğin sonuna doğru ayakların şişme eğilimi olur. Spor ayakkabılar çok rahattır ve giysilerle uydurulabilecek renkleri de mevcuttur. Göğüsler Göğüslerde, hacimleri arttığında genişlemelerini engelleyecek ya da ağırlaştıklarında tutup destekleyecek hiçbir kas yoktur. Göğüsleri tutan kaslar göğüs kafesi kaslarıdır (pektonaller) Bir aynanın önünde profilinizi dönün, ellerinizi açık bir biçimde tutup birini diğerine bastırın, çok güçlü sıkın, göğüslerinizin pektorallerin kasılmasıyla kalktığını göreceksiniz.<br />
<br />
Böylece, göğüslerinizin güzelliğini korumak ve sarkmalarını engellemek için: Madem ki göğüslerinizin iyi duruşu pektorallere bağlı, onları daha sıkı ve güçlü kılmak için göğüs kafesi kaslarınızı (pektoralleri) çalıştırmak gerek, Bu kaslar ne kadar sıkı olursa, göğüslerinizin düşme eğilimi o kadar azalır. Omuzlar hafifçe geriye atılmış bir halde, dik durmak gerek. Yine bir aynaya bakın, bu duruş şeklinin göğüsleri öne çıkardığını göreceksiniz. <br />
<br />
Ayrıca bu duruş sırt yorgunluğunu azaltır, daktilo yazmak, tahtaya yazmak, bulaşık yıkamak gibi bazı işler, aslında iyi bir duruş şeklinin önüne geçebileceği kürek kemikleri sancılarına neden olurlar. Eğer hamileliğin sonuna doğru göğüsleriniz kolostrum, yani sütün öncüsü olan beyazımsı bir sıvı salgılarsa, göğüsler üzerinde küçük kabukların oluşmasını engellemek için sabun ve suyla yıkamak yeterli olacaktır. Eğer emzirmek isteniyorsa, hamilelik sırasında göğüs uçlarını hazırlamak, alkol sürerek sertleştirmek gerektiğinin söylendiğini belki çevrenizde duyarsınız. Aslında tersine, cildinizi kurutup çatlakların oluşmasına neden olacaksınız.<br />
<br />
Ancak, etkili olabilecek bir şey, doğumun öngörülen tarihinden sekiz, on gün öncesinden itibaren günde bir kere göğüs uçlarını lanolinli kremle ya da badem yağıyla ovmaktır. Sutyen takma alışkanlığı olmayan kadınlar bile hamilelik sırasında takmayı çoğunlukla daha rahat bulacaklardır. Hamilelik boyunca göğüslerin hacmi hızla artar, hatta bazen önemli oranlarda artar. Eğer göğüslerinizin hacmi arttıysa ve emzirmek niyetindeyseniz, şimdiden bir emzirme sutyeni alın ve sonrasında da kullanın. Bunlar ağırlaşan göğüslerin rahat taşınması için özellikle yapılmışlardır ve çocuğun doğumundan sonra da işinize yararlar. Pamuklu modelleri tercih ediniz; sentetik kumaşlar çatlaklara yol açar.<br />
<br />
Karın Geleceğin annelerinin estetik kaygıları özellikle karın konusunda odaklaşır: Bu çok normal çünkü karın önemli oranda büyür. Karnımızı nasıl eskisi gibi düz ve kaslı bir hale getirebiliriz? Güzelliğe ilk yatırım, banyonuzda yoksa, bir tartı satın almaktır. Kuşkusuz çok şişmanlamamak, sonradan kendi ölçüsüne dönebilmenin en iyi yolu. İkinci en iyi yol, şişmanlama esnasında ve sonrasında düzenli olarak egzersiz yapmaktır. Üçüncüsü, dik durma alışkanlığını edinmektir. Genel görünüşten ziyade rahatınız için de daha etkilidir. <br />
<br />
Kısacası hem rahatınız, hem güzelliğiniz için. Havuzda hazırlık özel olarak sırtı esnetmek için gerekli egzersizlere uyarlanmıştır. Sırtüstü yüzme, özellikle sırtüstü dizleri bükmeksizin bacakları hızla ha-reket ettirerek yüzme (kravl) yararlıdır. Tam tersine, kamburu arttıran kulaç atarak yüzmeden kaçınılmalıdır. Yüz Normal bir cilt hamilelik sırasında değişmez. Yaygın bir kanının tersine, cilt kurumaya özel bir eğilim göstermez. Normal bir cildin dengesini korumak için bakıma ihtiyacı vardır. Sabun katı ya da sıvı olsun, tıbbi ya da sıradan olsun, yüzü sabunlamanın bir yararı yok. <br />
<br />
Sabunlamak, çevrenin (özellikle iklimlere bağlı olarak) etkilerine sürekli açık bir bölge için ek bir yıpranma tehlikesidir, üstelik yararsızdır da. Fondöten ya da renklendirilmiş kremler sürmek oldukça zararlıdır. Bakım, akşamlan nötr ve yumuşak bir sütle yapılacaktır. Bu sütü pamukla sürmek alışkanlık olmuştur ama elle ovarak yaymak daha etkili ve daha kolaydır. Sonra, sanki sabunmuşcasma özenle silmek gerekir. Süt cildi tedavi etmek, korumak, beslemek, nemlendirmek ya da yağlandırmak için sürülmez. Önce makyaj silme pamuğuyla kuru olarak silinir, sonra tercihen bol suyla ve bir lifle durulanır. Musluk suyu, kireçli olsa bile, toniklerden daha iyi iş görür. Durulama bittikten sonra cildi iyice kurulamak gerekir. <br />
<br />
Kullandığınız durulama türü hangisi olursa olsun, (tonikler, alkolsüz losyonlar, akan su) unutulmaması gereken şey, cildin ıslak bir halde havada kurumaya bırakılırsa zarar göreceğidir. Temizlik bittiğinde, gece için, cildin nemini kaybetmesini engelleyecek "yağlı su" denen kategorideki emülsiyonlardan seçtiğiniz bir koruyucu kremi çok az miktarda -ince bir tabaka yeter- sürün. Gece için bir krem sürülmesi özellikle kışın çok yararlıdır. Kalorifer, dairelerin havasını kurutur ve sabah hiç de hoş olmayan ciltte kasılma, çekilme hissiyle uyanılır, çünkü cildin içerdiği suyun buharlaşması çabuklaşmıştır (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">hava ne kadar kura olursa kuruma o kadar yoğun ve hızlı olur</span>). Sabah, serin suyla yüzünüzü yıkadıktan ve iyice kuruladıktan sonra, gün için, gece için kullandığınız aynı koruyucu kremi sürün. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aynı ürünün hem gece hem gündüz kremi olarak kullanılması yaşamı kolaylaştırır. Sorunlu ciltler:</span> Yağlı ya da akneli ciltli kadınlarda hamilelik bir yatışma dönemi olabilir. Bu tür durumlarda, önce bir akne patlamasına tanık olunur. En fazla iki ay sonra, yatışır, tamamen kayboluncaya kadar döküntüler kesinleşir. Ne yazık ki, bu evrim mutlak bir kural değil ve bazı durumlarda akne, tersine daha kötüleşecek ve doğuma kadar sürecektir. Daha az rastlansa da, hamileliğin yıllarca önce kaybolmuş akneleri nüksettirdiği de olur. Bu evrimler bir sorun yaratıyor, çünkü etkili hiçbir içten tedavi (hormon, antibiyotik, A vitamini türevleri) hamile bir kadına uygulanamaz. Doğumu ve sorununun daha kökten bir çözümünü beklerken daha az etkili, kullanımı daha zor, daha fazla güçlük çıkaran dıştan tedavilerle sınırlı kalınır. Hamilelik maskesi: Çoğunlukla, dördüncü ya da, altıncı aya doğru, yüzde bir maske oluşturabilecek kadar çok sayıda, küçük kahverengi lekeler ortaya çıkar. <br />
<br />
Bu hamilelik maskesidir. Genelde, çocuğun doğumundan sonra lekeler kaybolur. Ancak bu her zaman doğru değildir. O halde hamilelik maskesini engellemek için her şeyi yapmak gerek. Bunun için, tek bir önlem vardır ve kaçınılmazdır. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yüz güneşte kalmamalı;</span> çünkü hamilelik maskesi yalnızca, güneş etkisiyle oluşan hormonal değişiklikler yüzünden gelişir. Hamileliği önleyici bir hap alarak güneşe çıkan bir kadın da yüzünde hamile kadınların hamilelik maskesi gibi kahverengi lekelerin ortaya çıktığını görebilir. Yaz olsun, kışın dağda olsun, yüzünüz ancak tam siperdeyse, özel bir krem sürülüyse güneşe çıkın ya da büyük bir şapka takın. Bazı hamile kadınlar kontak lensleri zor kullanırlar. Eğer rahatsız olduysanız, gözlük takın, lenslerinizi doğumdan sonra, takarsınız.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bebeğini Emziren Annelere Söylenmemesi Gerekenler]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-bebegini-emziren-annelere-soylenmemesi-gerekenler.html</link>
			<pubDate>Thu, 21 Sep 2023 16:37:19 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=23">Damla</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-bebegini-emziren-annelere-soylenmemesi-gerekenler.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: DarkRed;" class="mycode_color"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bebeğini Emziren Annelere Söylenmemesi Gerekenler</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.imgur.com/Gv8pfVa.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: Gv8pfVa.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kadınlar öyle ki, bazen iyi niyetle söyleseler de bazı şeyleri, karşılarındaki diğer kadının canını yakabiliyorlar. Hatta emzirme konusunda anneniz, arkadaşlarınız yetmiyormuş gibi kamuda herhangi bir yerde, tanımadığınız herhangi bir kadından da pek çok eleştiri, yorum duyabilirsiniz. Hadi onlara söylemememiz gerekenlere bir bakalım ve emziren annelerle diyalog kurarken dikkat etmemiz gerekenleri bir düşünelim.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1-Bebeğinin yeterli miktarda süt aldığına emin misin?</span><br />
Evet maalesef bebekler “Annecim ben doydum” demeyi henüz beceremiyorlar. Ama bir annenin bebeğinin karnını doyurmaktan başka ne amacı olabilir ki? (aradaki bağ, sevgi bir kenara) Sonuç olarak bu soruya nasıl bir cevap almayı bekliyorsunuz mesela? Biraz da bundan bahsedelim…<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2-Yine mi acıktı, ne çok acıkıyor?</span><br />
Durduk yere neden bir anne (uyumak, yemek yapmak, televizyon izlemek, internette gezinmek, temizlik yapmak ya da ne bileyim arkadaşlarıyla şöyle doğada güzel bir yürüyüş yapmak yerine) bebeğini emzirir ki… Lütfen bebeklerin acıkmasıyla ilgili endişelenmeyin.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3-Emzirmek, benim göğüslerimi mahvetti!</span><br />
Bu olumsuz yorumlarınızı kendinize saklayın. Evet hamilelik zaten vücuda çeşitli farklılıklar katıyor. Olabilir. Ayrıca Estetik Cerrahi Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre göğüsleri mahveden hamilelik, emzirmek değil.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4-Emzirirken memeni biraz örtebilir misin?</span><br />
Bu cümle aslında bir soru değil. İçinde “memenizi örterseniz ben kendimi daha iyi hissedeceğim” anlamı yatan, yargılayıcı bir cümle. Anneler, bebeklerini eğer gerekiyorsa pek çok yerde emzirebilir ve hiçbir anne bunu vücudunu sergilemek için yapmaz. Demek ki o kadar kapanıyor. Eğer bir annenin bebeğini emzirmesini görmek istemiyorsanız, ona doğru gözlerinizi dikmeyebilirsiniz.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5-Ben çocuklarımı emzirmedim ama gayet iyi durumdalar.</span><br />
Bu karar sizin kararınızdır. Doğru ya da yanlış olduğu konusunda bir tartışmaya gerek yok. Ne kadar güzel, umarız hep sağlıklı olurlar. Bu cümle de emziren annelere söylenmese daha iyi olacak olanlardan.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6-Seninki emzirmek için biraz büyümemiş mi?</span><br />
Uzmanlar eğer annenin sütü varsa ve bebek emmek istiyorsa sütün kesilmesine gerek olmadığını söylüyor. Uzun süre emzirmekte ne gibi bir zarar olabilir? Ayrıca bu, sizi neden ilgilendiriyor.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7-Way! Memelerin ne kadar büyük!</span><br />
Bunu söyleyince iltifat ettiğinizi sanıyorsanız ve emziren annenin bunu duyduğu için mutlu olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü hiçbir kadın kendisinin sadece süt üreten bir insan olarak görülmesini istemez. Odak noktanızı değiştirmenizi dilerler.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8-Eğer biberonla süt vermeye başlarsan, meme istemez.</span><br />
Ama o zaman, anne ile bebek, emzirmenin diğer faydaları ve güzel yanlarından mahrum kalacaklar… Bunun da bir kuralı yok. Öte yandan ilk ay için biberon tavsiye edilmiyor. Sonuç olarak bu annenin tercihidir, karışmanıza gerek yok.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9-Sevgilin/kocan sütünün tadına baktı mı?</span><br />
Buna cevap vermek zorunda mı?<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10-Biberonla süt vermeye başlarsan daha fazla uyuyabilirsin.</span><br />
Herkes aynı uyku sistemine sahip değil. Daha çok uyumak istemiyor da olabilir. Yapılan bir araştırmaya göre yeni annelerin hepsi kendilerini bitik hissediyor. Bunu değiştirmek mümkün aslında. Belki hem emzirip hem de biberon kullanılıyordur. Emziren annelere ne kadar uyuması gerektiğini biz söyleyemeyiz, eğer sorarsa o başka.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">11-Eğer emzirirken zorlanıyorsan mama vermeye başla.</span><br />
Bunu da iyi niyetle söylüyorlar tabii ki şüphemiz yok. Karşılarında bebeğini emzirmek için mücadele eden bir kadın görüyorlar. Ebeveynler, arkadaşlar, tanıdıklar, herkes annenin mutlu olmasını istiyor. Annenin daha iyi hissetmesini istiyorlar ve akıllarına gelen ilk şey pes edip mamaya geçmesi. Ancak emzirme işi mücadele istiyor. Üzerinde çalışılması gerekiyor. Pes etmesini önermek yerine neden yardımcı olmuyorsunuz?<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">12-Her istediğinde emzirmek bebeği bozar.</span><br />
Bazı yeni doğan bebekler 1,5 saatte bir, bazıları 3 saatte bir acıkır. Bir bebeğin ne sıklıkla emmek isteyeceğini bilemezsiniz. Ayrıca bir bebeğin 24 saat içinde 8-12 aralığında -ya da fazla- beslenmesi normaldir.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">13-Emzirmeyi şimdiden bıraktın mı?</span></span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="color: DarkRed;" class="mycode_color"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bebeğini Emziren Annelere Söylenmemesi Gerekenler</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.imgur.com/Gv8pfVa.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: Gv8pfVa.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kadınlar öyle ki, bazen iyi niyetle söyleseler de bazı şeyleri, karşılarındaki diğer kadının canını yakabiliyorlar. Hatta emzirme konusunda anneniz, arkadaşlarınız yetmiyormuş gibi kamuda herhangi bir yerde, tanımadığınız herhangi bir kadından da pek çok eleştiri, yorum duyabilirsiniz. Hadi onlara söylemememiz gerekenlere bir bakalım ve emziren annelerle diyalog kurarken dikkat etmemiz gerekenleri bir düşünelim.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1-Bebeğinin yeterli miktarda süt aldığına emin misin?</span><br />
Evet maalesef bebekler “Annecim ben doydum” demeyi henüz beceremiyorlar. Ama bir annenin bebeğinin karnını doyurmaktan başka ne amacı olabilir ki? (aradaki bağ, sevgi bir kenara) Sonuç olarak bu soruya nasıl bir cevap almayı bekliyorsunuz mesela? Biraz da bundan bahsedelim…<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2-Yine mi acıktı, ne çok acıkıyor?</span><br />
Durduk yere neden bir anne (uyumak, yemek yapmak, televizyon izlemek, internette gezinmek, temizlik yapmak ya da ne bileyim arkadaşlarıyla şöyle doğada güzel bir yürüyüş yapmak yerine) bebeğini emzirir ki… Lütfen bebeklerin acıkmasıyla ilgili endişelenmeyin.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3-Emzirmek, benim göğüslerimi mahvetti!</span><br />
Bu olumsuz yorumlarınızı kendinize saklayın. Evet hamilelik zaten vücuda çeşitli farklılıklar katıyor. Olabilir. Ayrıca Estetik Cerrahi Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre göğüsleri mahveden hamilelik, emzirmek değil.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4-Emzirirken memeni biraz örtebilir misin?</span><br />
Bu cümle aslında bir soru değil. İçinde “memenizi örterseniz ben kendimi daha iyi hissedeceğim” anlamı yatan, yargılayıcı bir cümle. Anneler, bebeklerini eğer gerekiyorsa pek çok yerde emzirebilir ve hiçbir anne bunu vücudunu sergilemek için yapmaz. Demek ki o kadar kapanıyor. Eğer bir annenin bebeğini emzirmesini görmek istemiyorsanız, ona doğru gözlerinizi dikmeyebilirsiniz.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5-Ben çocuklarımı emzirmedim ama gayet iyi durumdalar.</span><br />
Bu karar sizin kararınızdır. Doğru ya da yanlış olduğu konusunda bir tartışmaya gerek yok. Ne kadar güzel, umarız hep sağlıklı olurlar. Bu cümle de emziren annelere söylenmese daha iyi olacak olanlardan.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6-Seninki emzirmek için biraz büyümemiş mi?</span><br />
Uzmanlar eğer annenin sütü varsa ve bebek emmek istiyorsa sütün kesilmesine gerek olmadığını söylüyor. Uzun süre emzirmekte ne gibi bir zarar olabilir? Ayrıca bu, sizi neden ilgilendiriyor.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7-Way! Memelerin ne kadar büyük!</span><br />
Bunu söyleyince iltifat ettiğinizi sanıyorsanız ve emziren annenin bunu duyduğu için mutlu olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü hiçbir kadın kendisinin sadece süt üreten bir insan olarak görülmesini istemez. Odak noktanızı değiştirmenizi dilerler.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8-Eğer biberonla süt vermeye başlarsan, meme istemez.</span><br />
Ama o zaman, anne ile bebek, emzirmenin diğer faydaları ve güzel yanlarından mahrum kalacaklar… Bunun da bir kuralı yok. Öte yandan ilk ay için biberon tavsiye edilmiyor. Sonuç olarak bu annenin tercihidir, karışmanıza gerek yok.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9-Sevgilin/kocan sütünün tadına baktı mı?</span><br />
Buna cevap vermek zorunda mı?<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10-Biberonla süt vermeye başlarsan daha fazla uyuyabilirsin.</span><br />
Herkes aynı uyku sistemine sahip değil. Daha çok uyumak istemiyor da olabilir. Yapılan bir araştırmaya göre yeni annelerin hepsi kendilerini bitik hissediyor. Bunu değiştirmek mümkün aslında. Belki hem emzirip hem de biberon kullanılıyordur. Emziren annelere ne kadar uyuması gerektiğini biz söyleyemeyiz, eğer sorarsa o başka.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">11-Eğer emzirirken zorlanıyorsan mama vermeye başla.</span><br />
Bunu da iyi niyetle söylüyorlar tabii ki şüphemiz yok. Karşılarında bebeğini emzirmek için mücadele eden bir kadın görüyorlar. Ebeveynler, arkadaşlar, tanıdıklar, herkes annenin mutlu olmasını istiyor. Annenin daha iyi hissetmesini istiyorlar ve akıllarına gelen ilk şey pes edip mamaya geçmesi. Ancak emzirme işi mücadele istiyor. Üzerinde çalışılması gerekiyor. Pes etmesini önermek yerine neden yardımcı olmuyorsunuz?<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">12-Her istediğinde emzirmek bebeği bozar.</span><br />
Bazı yeni doğan bebekler 1,5 saatte bir, bazıları 3 saatte bir acıkır. Bir bebeğin ne sıklıkla emmek isteyeceğini bilemezsiniz. Ayrıca bir bebeğin 24 saat içinde 8-12 aralığında -ya da fazla- beslenmesi normaldir.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">13-Emzirmeyi şimdiden bıraktın mı?</span></span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çocuklarda Öz Güven Eksikliği]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-cocuklarda-oz-guven-eksikligi.html</link>
			<pubDate>Sat, 26 Aug 2023 07:58:04 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=39">BegonviL</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-cocuklarda-oz-guven-eksikligi.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://i.hizliresim.com/fv26b6o.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: fv26b6o.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Birey yaşamı sırasında ilişkilerinde, okul ya da iş yaşantısında, kendisini yeterli, yaptıklarını işlevsel ve önemli hissediyorsa “öz güvenli” olduğundan söz edilebilir. Öz güveni olan kişiler, çocukluklarından itibaren kendine değer veren, çevrelerinden değerli olduklarını duyarak buna inanmış kişilerdir. Yaptıkları çevrelerindeki erişkinler tarafından iyi, gerekli, zamanında yapılmış davranışlar olarak tanımlanmıştır. Erişkin yaşantıya geldiklerinde öz güvenli insanlar önemli, yararlı işler yapmaya istekli, enerji düzeyi yüksek, kararlı, cesur kişiler olarak sosyal yaşantıda kendilerini gösterirler. Yaptıkları planlar ve elde ettikleri sonuçlar karşısında memnuniyet duyarlar.<br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğuştan yetenekli veya bazı konularda başarı sağlamış bir birey doğal olarak da öz güvenli midir?</span></span><br />
<br />
Bazı işleri başarmış olmak ya da doğuştan özel yeteneklere sahip olmak öz güvenli olmayı beraberinde getirmez. Birey herhangi bir başarı yaşadığında ya da çabasıyla elde ettiği sonuçların diğer insanları etkilediğini gördüğünde bile kendini “etkili”, “başarılı” hatta “yeterli” olarak tanımlamayabilir. Başarısının sürmeyeceği, sürse de kendi çabası dışındaki etkenlerle (rastlantı, bir başkasının anlık başarısızlığı gibi)şekilleneceğine inanır. Böyle kişiler “öz güven eksikliği” yaşamakta olan bireylerdir. Sıklıkla tedirgin, elde edilmiş olumlu sonuçların bile tadını çıkaramayan kişiler olarak yaşantılarını devam ettirirler.<br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Öz güven eksikliği yaşayan çocuklarda ne tip kaygılar, sıkıntılar ön plana çıkar?</span></span><br />
<br />
Öz güven eksikliği yaşayan ve bu nedenle çeşitli konularda verdiği kararlardan, alacağı sonuçlardan sürekli endişe duyan çocuklar kararsızlık yaşarlar. Performanslarıyla ilgili sürekli bir kaygı duyarlar. Başkalarının sözlerinden çok etkilenir, kendi kararlarını onların görüşleriyle şekillendirirler. Öz güven sorunu olan bireyler elde ettikleri başarıları küçümser, başarısızlıklarını fazlaca önemserler. Bu olumsuz duygu yükü bütün yaşantılarına yayılır. Psikiyatrik rahatsızlıklardan kaygı bozuklukları ve depresyon özgüven eksikliği yaşayan bireylerde sık görülmektedir.<br />
<br />
Başkalarının değer yargılarını çok önemseyen bireylerde başka fikirleri öğrenmek farklı etkiler yapar. Öz güven eksikliği olan çocuk bazen tamamen çekinik, pasif dururken kararı bir arkadaşına bırakır, son sözü söylemekten kaçınır. Bildiği halde sorulan soruların yanıtını söylemekten kaçınır, hakkını savunmaktan kolayca vazgeçer. Bazen kendisine sunulan yapıcı eleştirileri hakaret olarak algılar, incinir. İlişki kurmaktan kaçınabilir. Sosyal ya da akademik alanda başarı göstermesi bu koşullarda zorlaşır.<br />
Öz güven eksikliği olan çocuk yetiştirmemek için ebeveyn nelere dikkat etmeli, nasıl bir tutum sergilemeli?<ul class="mycode_list"><li>Eleştirel, sert, kuralcı yanlarınızı gözden geçirin<br />
</li>
<li>Sürekli uyararak eğitim vermek zorunda hissetmeyin, çocuk sadece sizinle yaşarken de bir çok davranış biçimi öğrenir<br />
</li>
<li>Aşağılamayın, komik duruma düşürmeyin, alay etmeyin<br />
</li>
<li>Yargılamayın<br />
</li>
<li>İyi yaptığı şeyleri ve iyi yapmak adına gösterdiği çabayı görün, destekleyin, onunla mutlaka paylaşın<br />
</li>
<li>Kötü olanı, yakışıksız bulduğunuz tavırları her seferinde uyarmayın, görmezden gelin, kendinizi tutamayacaksanız oradan uzaklaşın<br />
</li>
</ul>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://i.hizliresim.com/fv26b6o.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: fv26b6o.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Birey yaşamı sırasında ilişkilerinde, okul ya da iş yaşantısında, kendisini yeterli, yaptıklarını işlevsel ve önemli hissediyorsa “öz güvenli” olduğundan söz edilebilir. Öz güveni olan kişiler, çocukluklarından itibaren kendine değer veren, çevrelerinden değerli olduklarını duyarak buna inanmış kişilerdir. Yaptıkları çevrelerindeki erişkinler tarafından iyi, gerekli, zamanında yapılmış davranışlar olarak tanımlanmıştır. Erişkin yaşantıya geldiklerinde öz güvenli insanlar önemli, yararlı işler yapmaya istekli, enerji düzeyi yüksek, kararlı, cesur kişiler olarak sosyal yaşantıda kendilerini gösterirler. Yaptıkları planlar ve elde ettikleri sonuçlar karşısında memnuniyet duyarlar.<br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğuştan yetenekli veya bazı konularda başarı sağlamış bir birey doğal olarak da öz güvenli midir?</span></span><br />
<br />
Bazı işleri başarmış olmak ya da doğuştan özel yeteneklere sahip olmak öz güvenli olmayı beraberinde getirmez. Birey herhangi bir başarı yaşadığında ya da çabasıyla elde ettiği sonuçların diğer insanları etkilediğini gördüğünde bile kendini “etkili”, “başarılı” hatta “yeterli” olarak tanımlamayabilir. Başarısının sürmeyeceği, sürse de kendi çabası dışındaki etkenlerle (rastlantı, bir başkasının anlık başarısızlığı gibi)şekilleneceğine inanır. Böyle kişiler “öz güven eksikliği” yaşamakta olan bireylerdir. Sıklıkla tedirgin, elde edilmiş olumlu sonuçların bile tadını çıkaramayan kişiler olarak yaşantılarını devam ettirirler.<br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Öz güven eksikliği yaşayan çocuklarda ne tip kaygılar, sıkıntılar ön plana çıkar?</span></span><br />
<br />
Öz güven eksikliği yaşayan ve bu nedenle çeşitli konularda verdiği kararlardan, alacağı sonuçlardan sürekli endişe duyan çocuklar kararsızlık yaşarlar. Performanslarıyla ilgili sürekli bir kaygı duyarlar. Başkalarının sözlerinden çok etkilenir, kendi kararlarını onların görüşleriyle şekillendirirler. Öz güven sorunu olan bireyler elde ettikleri başarıları küçümser, başarısızlıklarını fazlaca önemserler. Bu olumsuz duygu yükü bütün yaşantılarına yayılır. Psikiyatrik rahatsızlıklardan kaygı bozuklukları ve depresyon özgüven eksikliği yaşayan bireylerde sık görülmektedir.<br />
<br />
Başkalarının değer yargılarını çok önemseyen bireylerde başka fikirleri öğrenmek farklı etkiler yapar. Öz güven eksikliği olan çocuk bazen tamamen çekinik, pasif dururken kararı bir arkadaşına bırakır, son sözü söylemekten kaçınır. Bildiği halde sorulan soruların yanıtını söylemekten kaçınır, hakkını savunmaktan kolayca vazgeçer. Bazen kendisine sunulan yapıcı eleştirileri hakaret olarak algılar, incinir. İlişki kurmaktan kaçınabilir. Sosyal ya da akademik alanda başarı göstermesi bu koşullarda zorlaşır.<br />
Öz güven eksikliği olan çocuk yetiştirmemek için ebeveyn nelere dikkat etmeli, nasıl bir tutum sergilemeli?<ul class="mycode_list"><li>Eleştirel, sert, kuralcı yanlarınızı gözden geçirin<br />
</li>
<li>Sürekli uyararak eğitim vermek zorunda hissetmeyin, çocuk sadece sizinle yaşarken de bir çok davranış biçimi öğrenir<br />
</li>
<li>Aşağılamayın, komik duruma düşürmeyin, alay etmeyin<br />
</li>
<li>Yargılamayın<br />
</li>
<li>İyi yaptığı şeyleri ve iyi yapmak adına gösterdiği çabayı görün, destekleyin, onunla mutlaka paylaşın<br />
</li>
<li>Kötü olanı, yakışıksız bulduğunuz tavırları her seferinde uyarmayın, görmezden gelin, kendinizi tutamayacaksanız oradan uzaklaşın<br />
</li>
</ul>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[40'lı Yaşlarda Anne Olmak]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-40-li-yaslarda-anne-olmak.html</link>
			<pubDate>Tue, 18 Jul 2023 18:51:08 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=39">BegonviL</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-40-li-yaslarda-anne-olmak.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #4A148C;" class="mycode_color"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font">40'lı Yaşlarda Anne Olmak...</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Ünlü model Naomi Campbell 53 yaşında ikinci çocuğunu kucağına alınca, geç yaşta anne olma konusu tekrar gündeme geldi. Eskiden 35 yaşını geçince anne olmanın sakıncalı olduğuna inanılırdı. Şimdilerde ise 40'lı yaşlarda anne olan kadınların sayısı gittikçe artıyor. Bilim de bunda bir sakınca olmadığı görüşüyle bu trendi destekliyor.</span></span></span></span><br />
<br />
<br />
<div align="center"><img src="https://hthayat.haberturk.com/im/2019/01/02/ver1688223733/1068004_620x360.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 1068004_620x360.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>
<br />
<br />
<span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Günümüzde 30'lu yaşlarının sonunda ya da 40'lı yaşların başında ilk çocuklarını kucaklarına alan kadın sayısı gittikçe artıyor ve gebelik kontrol altında olduğu sürece, sağlıklı bebekler dünyaya geliyor.<br />
<br />
Uzmanlığı kadın üreme sağlığı olan psikolog Dr. Juli Fraga, kadınların çekincelerini gayet iyi bir şekilde anladığını söylüyor; ancak yine de bilimsel gerçeklerin dile getirilmesi gerektiğini belirtiyor ve şunları söylüyor: “Geç yaşlarda hamilelik konusunda endişe duymak normal; ancak 35 yaşındaki kadınların genel olarak genç olduklarını ve bebek sahibi olabileceklerini unutmamak gerekiyor. Mevcut doğurganlık sorunları olsa dahi tüp bebek, taşıyıcı annelik ya da donör yumurta gibi ailelere çocuk sahibi olmalarında yardımcı olacak birçok yöntem var.”<br />
</span><br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">35 yaşından sonra bebek sahibi olmak ile ilgili bilinmesi gerekenler kabaca şu şekilde sıralanabilir:</span><br />
</span><br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geç yaşta bebek sahibi olmak trend: </span>Amerikan Ulusal Sağlık Merkezi istatistiklerine göre, 40'lı yaşlarında çocuk sahibi olan kadınların sayısı gittikçe artıyor. Aslında annelik yaşı yıllardır yükseliyor. Artık birçok kadın, geç yaşlarda çocuk sahibi oluyor ve bu trend yükselişte kalacağa benziyor.<br />
</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Daha uzun yaşayabilirsiniz: </span>İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, 40 yaşından sonra doğum yapan kadınların 100 yaşına dek yaşama olasılıkları, daha genç yaşlarda doğum yapanlara kıyasla dört kat daha fazla.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İleriki yaşlarda çocuk sahibi olmak genç kalmayı sağlıyor: </span>Yaşama küçük bir çocuğun gözlerinden bakmanın insana kendini genç hissettirdiği su götürmez bir gerçek. Zaten yapılan araştırmalar, bu tür pozitif bir yaklaşımın, orta yaşlı yeni ebeveynlerin daha uzun, mutlu ve endişesiz bir hayat yaşamalarına yardımcı olduğunu gösteriyor.<br />
</span><br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Daha mutlu olabilirsiniz: </span>Yapılan birçok araştırma, geç yaştaki ebeveynlerin – özellikle de 40'lı yaşlardan sonra – çok daha mutlu ebeveynler olduklarını ortaya koyuyor.<br />
</span><br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu yaşlarda doğum yapmak daha zeki olmanızı sağlayabilir: </span>35 yaşı geçmiş anneler üzerine Journal of the American Geriatrics Society dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, kadınların hamilelik süreci esnasında hormon salgı artışları ile problem çözme, mental muhakeme ve hafıza becerilerinde iyileşme görülüyor.</span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #4A148C;" class="mycode_color"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font">40'lı Yaşlarda Anne Olmak...</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Ünlü model Naomi Campbell 53 yaşında ikinci çocuğunu kucağına alınca, geç yaşta anne olma konusu tekrar gündeme geldi. Eskiden 35 yaşını geçince anne olmanın sakıncalı olduğuna inanılırdı. Şimdilerde ise 40'lı yaşlarda anne olan kadınların sayısı gittikçe artıyor. Bilim de bunda bir sakınca olmadığı görüşüyle bu trendi destekliyor.</span></span></span></span><br />
<br />
<br />
<div align="center"><img src="https://hthayat.haberturk.com/im/2019/01/02/ver1688223733/1068004_620x360.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 1068004_620x360.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>
<br />
<br />
<span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font">Günümüzde 30'lu yaşlarının sonunda ya da 40'lı yaşların başında ilk çocuklarını kucaklarına alan kadın sayısı gittikçe artıyor ve gebelik kontrol altında olduğu sürece, sağlıklı bebekler dünyaya geliyor.<br />
<br />
Uzmanlığı kadın üreme sağlığı olan psikolog Dr. Juli Fraga, kadınların çekincelerini gayet iyi bir şekilde anladığını söylüyor; ancak yine de bilimsel gerçeklerin dile getirilmesi gerektiğini belirtiyor ve şunları söylüyor: “Geç yaşlarda hamilelik konusunda endişe duymak normal; ancak 35 yaşındaki kadınların genel olarak genç olduklarını ve bebek sahibi olabileceklerini unutmamak gerekiyor. Mevcut doğurganlık sorunları olsa dahi tüp bebek, taşıyıcı annelik ya da donör yumurta gibi ailelere çocuk sahibi olmalarında yardımcı olacak birçok yöntem var.”<br />
</span><br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">35 yaşından sonra bebek sahibi olmak ile ilgili bilinmesi gerekenler kabaca şu şekilde sıralanabilir:</span><br />
</span><br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geç yaşta bebek sahibi olmak trend: </span>Amerikan Ulusal Sağlık Merkezi istatistiklerine göre, 40'lı yaşlarında çocuk sahibi olan kadınların sayısı gittikçe artıyor. Aslında annelik yaşı yıllardır yükseliyor. Artık birçok kadın, geç yaşlarda çocuk sahibi oluyor ve bu trend yükselişte kalacağa benziyor.<br />
</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Daha uzun yaşayabilirsiniz: </span>İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, 40 yaşından sonra doğum yapan kadınların 100 yaşına dek yaşama olasılıkları, daha genç yaşlarda doğum yapanlara kıyasla dört kat daha fazla.<br />
</span></span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İleriki yaşlarda çocuk sahibi olmak genç kalmayı sağlıyor: </span>Yaşama küçük bir çocuğun gözlerinden bakmanın insana kendini genç hissettirdiği su götürmez bir gerçek. Zaten yapılan araştırmalar, bu tür pozitif bir yaklaşımın, orta yaşlı yeni ebeveynlerin daha uzun, mutlu ve endişesiz bir hayat yaşamalarına yardımcı olduğunu gösteriyor.<br />
</span><br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Daha mutlu olabilirsiniz: </span>Yapılan birçok araştırma, geç yaştaki ebeveynlerin – özellikle de 40'lı yaşlardan sonra – çok daha mutlu ebeveynler olduklarını ortaya koyuyor.<br />
</span><br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu yaşlarda doğum yapmak daha zeki olmanızı sağlayabilir: </span>35 yaşı geçmiş anneler üzerine Journal of the American Geriatrics Society dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, kadınların hamilelik süreci esnasında hormon salgı artışları ile problem çözme, mental muhakeme ve hafıza becerilerinde iyileşme görülüyor.</span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çocuklara Hangi Yaş Aralığında Ne Tür Sorumluluklar Verebiliriz?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-cocuklara-hangi-yas-araliginda-ne-tur-sorumluluklar-verebiliriz.html</link>
			<pubDate>Mon, 19 Jun 2023 18:16:42 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=23">Damla</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-cocuklara-hangi-yas-araliginda-ne-tur-sorumluluklar-verebiliriz.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çocuklara Hangi Yaş Aralığında Ne Tür Sorumluluklar Verebiliriz?</span><br />
<br />
2-3 yaş aralığında yeni yürümeye başlayan çocuklar<br />
• Oyuncaklarını toplama (tabii ki bunu nasıl yapacağını göstermelisiniz)<br />
• Yemekten sonra tabağını ve çatal-kaşığını kaldırma<br />
• Çarşafını düzleştirme (düzeltmeyi beceremeyeceği için)<br />
• Kirlilerini sepete atma<br />
• Dökülenleri silme<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okul öncesi 4-5 yaş aralığındaki çocuklar<br />
</span>• Yukarıdaki görevlerle beraber<br />
• Yatağını açmak-kaldırmak<br />
• Giysilerini çamaşır makinasına atmak<br />
• Çöpü kapıya koymak<br />
• Tabakları bulaşık makinasına yerleştirmek<br />
• Toz almak<br />
• Varsa evcil hayvanınızın beslenmesi<br />
• Çiçekleri sulamak<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlkokul çağı olan 6-8 yaş aralığında</span><br />
• Yukarıdaki görevlerle beraber<br />
• Yemek masasını hazırlama<br />
• Temiz çamaşırları katlamak<br />
• Evi düzeltmek<br />
• Market alışverişini yerleştirmek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9-11 Yaş Aralığı Çocuklar</span><br />
• Yukarıdaki tüm görevlerle beraber<br />
• Yemek hazırlamaya yardım etmek<br />
• Çarşaflarını değiştirmek<br />
• Tuvalet temizliği<br />
• Banyo lavabolarını, aynasını temizlemek<br />
• Köpeği gezdirmek, kuşun kafesini temizlemek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">12-14 Yaş Aralığında</span><br />
• Yukarıdaki tüm görevlerle beraber<br />
• Duş kabini temizliği<br />
• Yerleri süpürme<br />
• Varsa bahçe işleri<br />
• Daha küçük kardeşleri varsa onlara yardım etmek<br />
<br />
Ancak tüm bu görevleri aşamalı ve zorunluluk olarak hissettirmeden verdiğimizde ve kendimiz de sorumluluklarımızı yerine getirerek iyi bir model olduğumuzda sorumluluk bilinci yerleştirilen çocuklar yetiştirebiliriz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çocuklara Hangi Yaş Aralığında Ne Tür Sorumluluklar Verebiliriz?</span><br />
<br />
2-3 yaş aralığında yeni yürümeye başlayan çocuklar<br />
• Oyuncaklarını toplama (tabii ki bunu nasıl yapacağını göstermelisiniz)<br />
• Yemekten sonra tabağını ve çatal-kaşığını kaldırma<br />
• Çarşafını düzleştirme (düzeltmeyi beceremeyeceği için)<br />
• Kirlilerini sepete atma<br />
• Dökülenleri silme<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okul öncesi 4-5 yaş aralığındaki çocuklar<br />
</span>• Yukarıdaki görevlerle beraber<br />
• Yatağını açmak-kaldırmak<br />
• Giysilerini çamaşır makinasına atmak<br />
• Çöpü kapıya koymak<br />
• Tabakları bulaşık makinasına yerleştirmek<br />
• Toz almak<br />
• Varsa evcil hayvanınızın beslenmesi<br />
• Çiçekleri sulamak<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlkokul çağı olan 6-8 yaş aralığında</span><br />
• Yukarıdaki görevlerle beraber<br />
• Yemek masasını hazırlama<br />
• Temiz çamaşırları katlamak<br />
• Evi düzeltmek<br />
• Market alışverişini yerleştirmek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9-11 Yaş Aralığı Çocuklar</span><br />
• Yukarıdaki tüm görevlerle beraber<br />
• Yemek hazırlamaya yardım etmek<br />
• Çarşaflarını değiştirmek<br />
• Tuvalet temizliği<br />
• Banyo lavabolarını, aynasını temizlemek<br />
• Köpeği gezdirmek, kuşun kafesini temizlemek<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">12-14 Yaş Aralığında</span><br />
• Yukarıdaki tüm görevlerle beraber<br />
• Duş kabini temizliği<br />
• Yerleri süpürme<br />
• Varsa bahçe işleri<br />
• Daha küçük kardeşleri varsa onlara yardım etmek<br />
<br />
Ancak tüm bu görevleri aşamalı ve zorunluluk olarak hissettirmeden verdiğimizde ve kendimiz de sorumluluklarımızı yerine getirerek iyi bir model olduğumuzda sorumluluk bilinci yerleştirilen çocuklar yetiştirebiliriz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çocuklar Için Genel Kültür Kategorileri Nelerdir?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-cocuklar-icin-genel-kultur-kategorileri-nelerdir.html</link>
			<pubDate>Sat, 06 May 2023 06:30:18 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=253">uzman</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-cocuklar-icin-genel-kultur-kategorileri-nelerdir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çocuklar için Genel Kültür Kategorileri Nelerdir?</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Yemek.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Tarih.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Edebiyat.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Sanat.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Moda.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Coğrafya.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Müzik.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Sinema.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çocuklar için Genel Kültür Kategorileri Nelerdir?</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Yemek.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Tarih.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Edebiyat.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Sanat.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Moda.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Coğrafya.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Müzik.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: serif;" class="mycode_font">Sinema.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çocuklar Ve Büyük Hafızayı Güçlendirmek]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-cocuklar-ve-buyuk-hafizayi-guclendirmek.html</link>
			<pubDate>Thu, 20 Apr 2023 11:53:28 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=386">byking</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-cocuklar-ve-buyuk-hafizayi-guclendirmek.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hafızayı Güçlendirmek İçin</span><br />
<br />
?Bıngıldağın sıcak yağlarla yağlanması İbni Sina tarafından tavsiye edilir... Hafızayı güçlendirmek konsantrasyan artırmak için.<br />
<br />
?Sıcak yağlar nelerdir?<br />
Kantaron yağı,<br />
Zeytin yağı,<br />
Çörek otu yağı,<br />
Nane yağı,<br />
Kekik yağı<br />
<br />
Bıngıldak bölgesine sürülen bu yağlardan birisi.. Bu bölgeyi ısıtarak hafızanın güçlenmesini sağlayacaktır.<br />
<br />
?Bir diğeri Bıngıldağı ısıtmak için yapılan tedavi yöntemlerden birisi saçın anlına biten bölgeye üç adet orta boy sülük yapılmalıdır. Sülük yapıldığı gibi ısınır konsantrasyon bozukluğu dahi varsa tedavi eder, sinüzlere neden olan iltihaplar sülük sonrası kanın akması ile boşalır temizlenir ..<br />
<br />
<br />
?Özellikle dikkat eksikliği olan çocuklarda saçın anlına biten hemen saç dibine yapılan beş adet botoks sülük dikkat eksikliği konsantrasyon bozukluğu çocuklara çok fayda verecektir.<br />
<br />
? Mutlaka olmazsa olmaz içmek içinde<br />
propolis’ den destek alınmalıdır.<br />
<br />
? Her gün yatmadan önce sıcak yağlardan biriyle çocuklarınızın bıngıldağını yağlarsanız konsantrasyon eksikliği ve hafiza kuvvetini artırmada yardımcı olacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hafızayı Güçlendirmek İçin</span><br />
<br />
?Bıngıldağın sıcak yağlarla yağlanması İbni Sina tarafından tavsiye edilir... Hafızayı güçlendirmek konsantrasyan artırmak için.<br />
<br />
?Sıcak yağlar nelerdir?<br />
Kantaron yağı,<br />
Zeytin yağı,<br />
Çörek otu yağı,<br />
Nane yağı,<br />
Kekik yağı<br />
<br />
Bıngıldak bölgesine sürülen bu yağlardan birisi.. Bu bölgeyi ısıtarak hafızanın güçlenmesini sağlayacaktır.<br />
<br />
?Bir diğeri Bıngıldağı ısıtmak için yapılan tedavi yöntemlerden birisi saçın anlına biten bölgeye üç adet orta boy sülük yapılmalıdır. Sülük yapıldığı gibi ısınır konsantrasyon bozukluğu dahi varsa tedavi eder, sinüzlere neden olan iltihaplar sülük sonrası kanın akması ile boşalır temizlenir ..<br />
<br />
<br />
?Özellikle dikkat eksikliği olan çocuklarda saçın anlına biten hemen saç dibine yapılan beş adet botoks sülük dikkat eksikliği konsantrasyon bozukluğu çocuklara çok fayda verecektir.<br />
<br />
? Mutlaka olmazsa olmaz içmek içinde<br />
propolis’ den destek alınmalıdır.<br />
<br />
? Her gün yatmadan önce sıcak yağlardan biriyle çocuklarınızın bıngıldağını yağlarsanız konsantrasyon eksikliği ve hafiza kuvvetini artırmada yardımcı olacaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bebeklerde Köpüklü Kaka]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-bebeklerde-kopuklu-kaka.html</link>
			<pubDate>Sat, 04 Mar 2023 08:08:50 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=23">Damla</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-bebeklerde-kopuklu-kaka.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #d900a7;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bebeklerde köpüklü kaka</span></span></span><br />
<br />
Köpüklü veya köpüklü dışkı özellikle bebeklerde yaygındır ve genellikle endişe nedeni değildir.<br />
<br />
Bebeklerde köpüklü dışkı genellikle anne sütünde bulunan bir şeker olan laktozun aşırı yüklendiğinin bir işaretidir.<br />
<br />
Anne sütü iki kısımdan oluşur: ön süt ve son süt. Bebek beslenmeye başladığında ön süt birkaç dakikalığına dışarı çıkar. Ardından daha zengin ve daha kalın son süt gelir.<br />
<br />
Ön süt, son sütten daha az besin içerir ve bir bebek çok fazla ön süt alıyorsa, laktozu doğru şekilde sindiremez ve bu da dışkı değişikliklerine neden olabilir.<br />
<br />
Bir bebeğin dışkısı sıklıkla köpüklüyse, diğerine geçmeden önce bir taraftan en az 20 dakika emzirmek iyi bir fikir olabilir. Bu, bebeğin yeterli son sütü almasını sağlayacaktır.<br />
<br />
ikiden fazla köpüklü dışkısı varsa, bir doktora görünülmelidir.<br />
<br />
<span style="color: #d900a7;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri köpüklü dışkıya eşlik ederse derhal tıbbi yardım alın:</span></span><br />
<br />
(38°C) daha yüksek bir sıcaklık<br />
baş dönmesi<br />
şiddetli karın ağrısı<br />
2 günden fazla süren şiddetli ishal<br />
<br />
Elbette sebep sadece ön süt olmayabilir, sürekli devam ediyorsa doktorunuz ile görüşmeniz gerekir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #d900a7;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bebeklerde köpüklü kaka</span></span></span><br />
<br />
Köpüklü veya köpüklü dışkı özellikle bebeklerde yaygındır ve genellikle endişe nedeni değildir.<br />
<br />
Bebeklerde köpüklü dışkı genellikle anne sütünde bulunan bir şeker olan laktozun aşırı yüklendiğinin bir işaretidir.<br />
<br />
Anne sütü iki kısımdan oluşur: ön süt ve son süt. Bebek beslenmeye başladığında ön süt birkaç dakikalığına dışarı çıkar. Ardından daha zengin ve daha kalın son süt gelir.<br />
<br />
Ön süt, son sütten daha az besin içerir ve bir bebek çok fazla ön süt alıyorsa, laktozu doğru şekilde sindiremez ve bu da dışkı değişikliklerine neden olabilir.<br />
<br />
Bir bebeğin dışkısı sıklıkla köpüklüyse, diğerine geçmeden önce bir taraftan en az 20 dakika emzirmek iyi bir fikir olabilir. Bu, bebeğin yeterli son sütü almasını sağlayacaktır.<br />
<br />
ikiden fazla köpüklü dışkısı varsa, bir doktora görünülmelidir.<br />
<br />
<span style="color: #d900a7;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri köpüklü dışkıya eşlik ederse derhal tıbbi yardım alın:</span></span><br />
<br />
(38°C) daha yüksek bir sıcaklık<br />
baş dönmesi<br />
şiddetli karın ağrısı<br />
2 günden fazla süren şiddetli ishal<br />
<br />
Elbette sebep sadece ön süt olmayabilir, sürekli devam ediyorsa doktorunuz ile görüşmeniz gerekir]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bebek İçin İlk Yiyecekler]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-bebek-icin-ilk-yiyecekler.html</link>
			<pubDate>Sat, 25 Feb 2023 07:07:16 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=332">Soulfly</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-bebek-icin-ilk-yiyecekler.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Bebek için ilk yiyecekler</span></span></span><br />
<br />
Bebek için bu En İyi İlk Gıdalar, bebek maması püresi veya atıştırmalık gıdalar olarak mükemmeldir. Büyüyen bir bebek için gerekli besinlerle dolu bu karşı konulmaz lezzetli tarifler 6+ aylık bebekler için harikadır. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEBEK İÇİN EN İYİ İLK YİYECEKLER</span></span><br />
<br />
elma<br />
Brokoli<br />
Somon<br />
Yumurta (sarısı)<br />
Tatlı patates<br />
yoğurt<br />
Avokado<br />
Muz<br />
Yeşil fasulye<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #005dc2;" class="mycode_color">Bu ağız sulandıran yiyeceklerin her birine daha yakından bakalım</span></span><br />
<br />
Avokado, bebek için harika bir besindir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AVOKADO</span><br />
<br />
Avokado, bir insanın hayatta kalması ve gelişmesi için ihtiyaç duyduğu çok fazla besin içerdiğinden genellikle doğanın süper gıdalarından biri olarak adlandırılır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #f012be;" class="mycode_color">AVOKADO'NUN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Tüm B vitaminleri ( B12), C vitamini, çok çeşitli minerallerle doludurlar ve beyin geliştirici omega-3 yağ asitleri yüksektir. Aslında,  bir avokadonun %88'i  sağlıklı yağlardan oluşur, bu da yağda çözünen belirli vitaminleri emmemize, kan şekerini kontrol etmemize ve sağlıklı bir kardiyovasküler sistemi desteklememize yardımcı olur. Başka bir deyişle, avokado çok besleyicidir; aynı zamanda bebeğiniz için ilk besin olarak idealdir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AVOKADO BEBEK MAMASI PÜRESİ NASIL YAPILIR?</span><br />
<br />
Olgun bir avokadonun çeyreğini soyun ve bir kesme tahtası üzerine koyun.<br />
<br />
Bir çatalın arkasıyla avokadoyu pürüzsüz olana kadar ezin.<br />
<br />
Gerekirse, püreyi ekstra pürüzsüz ve kremsi hale getirmek için bir veya iki çay kaşığı mama veya anne sütü ekleyebilirsiniz.<br />
<br />
<br />
Yumurta, bebek için en iyi ilk yiyeceklerden biridir.<br />
<br />
bebek maması püresi haline getirilmiş yumurta sarısı - bebeğin ilk yemeği için harika.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YUMURTA</span><br />
<br />
Yumurtalar bebekler için başka bir harika ilk besindir ve günün herhangi bir saatinde servis edilebilir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YUMURTANIN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Yumurta sarısı, bebeğinizin beyin gelişimi için önemli bir besin maddesi olan kolin ile doludur ve beyazları mükemmel protein kaynaklarıdır. Meralarda yetiştirilen yumurtalar, beyni güçlendiren Omega-3'ler için iyi bir yoldur.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YUMURTA BEBEK MAMASI PÜRESİ NASIL YAPILIR?</span></span><br />
<br />
Bir yumurtayı sert kaynatın, ardından kabuğunu ve beyaz kısmını soyun.<br />
<br />
Pişmiş yumurta sarısını bir kesme tahtası veya bebek için güvenli bir tabağa koyun.<br />
<br />
Bir çatalın arkasını kullanarak yumurta sarısını pürüzsüz olana kadar ezin, kremsi hale getirmek için gerekirse bir veya iki çay kaşığı anne sütü veya mama ekleyin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TATLI PATATES</span><br />
<br />
Bebeklerle tanıştırılacak ilk yiyecekler söz konusu olduğunda da tatlı patatesler listemin başında yer alır. Tatlı patateslerin besin değeri olağanüstüdür ve doğal tatlı tadı onları bebeğinizle tanıştırmayı kolaylaştırır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TATLI PATATESİN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Tatlı patatesler ayrıca beta-karoten ve C vitamini ve ultra önemli elektrolit minerali potasyum bakımından da yüksektir! Tatlı patatesler ayrıca iyi düzeyde E vitamini, kalsiyum ve folat içerir. Yüksek lif içeriği nedeniyle tatlı patatesler, sağlıklı bir sindirim sistemini desteklemeye ve bebeğiniz için düzenli bağırsak hareketlerini desteklemeye yardımcı olur.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TATLI PATATES BEBEK MAMASI PÜRESİ NASIL YAPILIR?</span></span><br />
<br />
1-2 tatlı patatesi soyun ve doğrayın.<br />
<br />
Kaynar suyun üzerine bir buharlı sepete koyun ve 10-12 dakika veya çatalla delindiğinde yumuşayana kadar buharda pişirin.<br />
<br />
Pişmiş tatlı patatesleri bir mutfak robotu veya karıştırıcıya ekleyin ve gerekirse 1/4 fincan artışlarla su, taze anne sütü veya mama ekleyerek tamamen pürüzsüz olana kadar 1-2 dakika püre haline getirin. <br />
<br />
Unutma, yumuşak ama fazla pişmiş değil. <br />
<br />
Bu tarif buzdolabında 5 gün dayanır<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ELMA</span><br />
<br />
Elmalar, bebekler için de lezzetli, besleyici yoğun bir ilk besindir. Sindirimi kolaydır, bağışıklığı güçlendiren besin maddeleri bakımından zengindir ve kendi başlarına mükemmel derecede tatlıdırlar.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ELMANIN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Hepimiz "Günde bir elma..." sözünü duymuşuzdur, bunda bazı gerçekler olabilir - elmalar, bebekleri ve küçük çocukları hastalık ve hastalıklardan korumaya yardımcı olan güçlü antioksidanlar olan polifenoller ve bitkisel besinler açısından zengindir. Antioksidanlara ek olarak elmalar, çözünmeyen ve çözünen lifler içerir ve bebekleri ishal ve kabızlıktan korumaya yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ELMALI BEBEK MAMASI PÜRESİ NASIL YAPILIR?</span></span><br />
<br />
2-3 elmayı soyun ve doğrayın ve kaynayan suyun üzerine bir buharlı sepete koyun ve 8-10 dakika veya çatalla delindiğinde yumuşayana kadar pişirin.<br />
<br />
Elmaları bir karıştırıcıya aktarın ve 1-2 dakika veya pürüzsüz olana kadar püre haline getirin, gerekirse 1/4 fincan artışlarla sıvı (su, taze anne sütü veya mama) ekleyin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BROKOLİ</span><br />
<br />
Brokoli kesinlikle bebeğiniz için en iyi ilk yiyecek seçeneklerinden biridir.<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BROKOLİNİN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Bu yeşil turpgillerden oluşan sebzenin kolesterolü düşürdüğü, detoksifikasyona yardımcı olduğu, D vitamini depolarını yeniden oluşturduğu ve iltihapla mücadeleye yardımcı olduğu gösterilmiştir. Buharda pişirme, brokolinin en fazla besin maddesini tutmasını sağlar - bu, pek çok çocuğun kaşlarını çattığı bir mamadır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #f012be;" class="mycode_color">BEBEK MAMASI PÜRESİ İÇİN BROKOLİ NASIL YAPILIR?</span></span><br />
<br />
2 bardak brokoli çiçeğini kaynayan suyun üzerine bir buharlı sepete koyun ve yumuşayana kadar 10-12 dakika buharda pişirin.<br />
<br />
Bir karıştırıcıya aktarın ve püre elde edene kadar 1/4 fincan sıvı (su, taze anne sütü veya mama) ekleyerek 1-2 dakika püre haline getirin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SOMON</span><br />
<br />
Vahşi yakalanmış somon, dünyanın en sağlıklı yiyeceklerinden biridir ve ister inanın ister inanmayın, bebek için harika bir ilk besindir.<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SOMONUN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Bunun nedeni, D ve B-12 vitaminleri ve omega-3 yağ asitleri gibi vitamin ve minerallerle dolu olmasıdır. Aslında somon, en iyi omega-3 kaynaklarından biridir! Kombine olarak, bu besinler kemik sağlığını iyileştirmeye, beyin fonksiyonunu artırmaya, sağlıklı bir kalbi desteklemeye ve çocuklarda DEHB semptomlarını azaltmaya yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #f012be;" class="mycode_color">SOMON BEBEK MAMASI PÜRESİ NASIL YAPILIR?</span></span><br />
<br />
1/4 fincan pişmiş somonu ve 1 fincan pişmiş tatlı patatesi veya kabağı bir karıştırıcıya koyun ve 1-2 dakika püre haline getirin, 1/4 fincan sıvı (su, taze anne sütü veya formül mama) pürüzsüz olana kadar ekleyin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YOĞURT</span><br />
<br />
Sade, tam yağlı yoğurt bebeğiniz için lezzetli bir ilk besindir ve tek başına veya başka pürelerle karıştırılarak servis edilmesi harikadır.<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YOĞURDUN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
İnek sütünün bakteriyel fermantasyonu ile üretilen yoğurt, bağırsaklarımızı iyi çalışır durumda tutmaya yardımcı olan sindirimi ve kabızlığı iyileştiren faydalı probiyotiklerle doludur. Yoğurt ayrıca protein  ve kalsiyum açısından da zengindir ve kemiklerimizin ve dişlerimizin sağlıklı ve güçlü kalmasına yardımcı olur.<br />
<br />
Yağ beyin gelişimine yardımcı olduğu için tam yağlı yoğurt düşük yağ yerine tavsiye edilir. Ayrıca, yağ ve protein tokluğun daha uzun süre korunmasına yardımcı olabilir. Yoğurdun ayrıca kan şekeri kontrolünü iyileştirmeye yardımcı olduğu (tatlandırılmış, meyve veya vanilya aromalı değil, sade çeşit) ve “iyi” HDL kolesterolümüzü artırırken toplam kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olduğu gösterilmiştir. Bebeğinizin çok fazla şeker almaması için bu yaşta herhangi bir aromalı yoğurttan kaçınmak en iyisidir. Ayrıca inek sütü yoğurduna güzel bir alternatif olarak bebeğinize sade keçi sütü de sunabilirsiniz. Bebeğinize bitkisel yoğurtları servis etmek için 7 aya kadar beklemenizi tavsiye ederim ama unutmayın; sütlü yoğurtlarla aynı besin profiline sahip olmayacaklardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MUZ</span><br />
<br />
Muz ve bebekler hemen hemen eş anlamlıdır.<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MUZUN BEBEK İÇİN FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Muz tatlı, duygusal ve sindirimi kolaydır, bu nedenle bebekler için ilk yiyecekler olarak idealdir. İyi bir potasyum ve lif kaynağıdırlar ve işte en iyi kısım: onları soymanız, doğramanız, buharlamanız veya püre haline getirmeniz gerekmez. Sadece soyun, (temiz) parmağınızla sıkıştırın ve servis yapın! Kaşıklar tamamen isteğe bağlıdır. Daha büyük bebekler muzları küçük bir kıskaçla kendi başlarına ezmeyi severler. Ancak önlükler,  mama sandalyesi tepsileri, giysiler, zemin, muzlara dikkat edin. Ah, muzlar! Birçok mutlu bebek, muzların o ilk lezzetli ısırıklarından geçerken yutkundu, yutkundu ve kıkırdadı! 🍌<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YEŞİL FASULYELER</span><br />
<br />
Sadece bir porsiyon yeşil fasulye ile bebeğiniz güzel ve büyük bir dozda temel besin maddelerini alacak.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #f012be;" class="mycode_color">YEŞİL FASULYENİN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Yeşil fasulyede bulunan besinler astım, kulak enfeksiyonları ve hatta soğuk algınlığı ve grip gibi çeşitli durumların önlenmesine yardımcı olabilir! Yeşil fasulye zengin, yeşil bir renge sahip olsa da, bebeğinize normalde canlı renkli turuncu meyve ve sebzelerde bulunan karotenoidleri de sağlar. Bu karotenoidler, bebeğinizi hastalıklardan uzak tutmaya yardımcı olacak, sağlığı destekleyen güçlü antioksidanlardır!<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #f012be;" class="mycode_color">YEŞİL FASULYE BEBEK MAMASI PÜRESİ NASIL YAPILIR?</span></span><br />
<br />
İki fincan yeşil fasulyeyi kaynayan suyun üzerine bir buharlı sepete koyun ve 8-10 dakika veya yumuşayana kadar buharda pişirin.<br />
<br />
Fasulyeleri bir karıştırıcıya aktarın ve gerekirse 1/4 fincan sıvı (su, taze anne sütü veya formül mama) ekleyerek pürüzsüz olana kadar 1-2 dakika püre haline getirin.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Bebek için ilk yiyecekler</span></span></span><br />
<br />
Bebek için bu En İyi İlk Gıdalar, bebek maması püresi veya atıştırmalık gıdalar olarak mükemmeldir. Büyüyen bir bebek için gerekli besinlerle dolu bu karşı konulmaz lezzetli tarifler 6+ aylık bebekler için harikadır. <br />
<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEBEK İÇİN EN İYİ İLK YİYECEKLER</span></span><br />
<br />
elma<br />
Brokoli<br />
Somon<br />
Yumurta (sarısı)<br />
Tatlı patates<br />
yoğurt<br />
Avokado<br />
Muz<br />
Yeşil fasulye<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #005dc2;" class="mycode_color">Bu ağız sulandıran yiyeceklerin her birine daha yakından bakalım</span></span><br />
<br />
Avokado, bebek için harika bir besindir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AVOKADO</span><br />
<br />
Avokado, bir insanın hayatta kalması ve gelişmesi için ihtiyaç duyduğu çok fazla besin içerdiğinden genellikle doğanın süper gıdalarından biri olarak adlandırılır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #f012be;" class="mycode_color">AVOKADO'NUN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Tüm B vitaminleri ( B12), C vitamini, çok çeşitli minerallerle doludurlar ve beyin geliştirici omega-3 yağ asitleri yüksektir. Aslında,  bir avokadonun %88'i  sağlıklı yağlardan oluşur, bu da yağda çözünen belirli vitaminleri emmemize, kan şekerini kontrol etmemize ve sağlıklı bir kardiyovasküler sistemi desteklememize yardımcı olur. Başka bir deyişle, avokado çok besleyicidir; aynı zamanda bebeğiniz için ilk besin olarak idealdir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AVOKADO BEBEK MAMASI PÜRESİ NASIL YAPILIR?</span><br />
<br />
Olgun bir avokadonun çeyreğini soyun ve bir kesme tahtası üzerine koyun.<br />
<br />
Bir çatalın arkasıyla avokadoyu pürüzsüz olana kadar ezin.<br />
<br />
Gerekirse, püreyi ekstra pürüzsüz ve kremsi hale getirmek için bir veya iki çay kaşığı mama veya anne sütü ekleyebilirsiniz.<br />
<br />
<br />
Yumurta, bebek için en iyi ilk yiyeceklerden biridir.<br />
<br />
bebek maması püresi haline getirilmiş yumurta sarısı - bebeğin ilk yemeği için harika.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YUMURTA</span><br />
<br />
Yumurtalar bebekler için başka bir harika ilk besindir ve günün herhangi bir saatinde servis edilebilir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YUMURTANIN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Yumurta sarısı, bebeğinizin beyin gelişimi için önemli bir besin maddesi olan kolin ile doludur ve beyazları mükemmel protein kaynaklarıdır. Meralarda yetiştirilen yumurtalar, beyni güçlendiren Omega-3'ler için iyi bir yoldur.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YUMURTA BEBEK MAMASI PÜRESİ NASIL YAPILIR?</span></span><br />
<br />
Bir yumurtayı sert kaynatın, ardından kabuğunu ve beyaz kısmını soyun.<br />
<br />
Pişmiş yumurta sarısını bir kesme tahtası veya bebek için güvenli bir tabağa koyun.<br />
<br />
Bir çatalın arkasını kullanarak yumurta sarısını pürüzsüz olana kadar ezin, kremsi hale getirmek için gerekirse bir veya iki çay kaşığı anne sütü veya mama ekleyin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TATLI PATATES</span><br />
<br />
Bebeklerle tanıştırılacak ilk yiyecekler söz konusu olduğunda da tatlı patatesler listemin başında yer alır. Tatlı patateslerin besin değeri olağanüstüdür ve doğal tatlı tadı onları bebeğinizle tanıştırmayı kolaylaştırır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TATLI PATATESİN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Tatlı patatesler ayrıca beta-karoten ve C vitamini ve ultra önemli elektrolit minerali potasyum bakımından da yüksektir! Tatlı patatesler ayrıca iyi düzeyde E vitamini, kalsiyum ve folat içerir. Yüksek lif içeriği nedeniyle tatlı patatesler, sağlıklı bir sindirim sistemini desteklemeye ve bebeğiniz için düzenli bağırsak hareketlerini desteklemeye yardımcı olur.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TATLI PATATES BEBEK MAMASI PÜRESİ NASIL YAPILIR?</span></span><br />
<br />
1-2 tatlı patatesi soyun ve doğrayın.<br />
<br />
Kaynar suyun üzerine bir buharlı sepete koyun ve 10-12 dakika veya çatalla delindiğinde yumuşayana kadar buharda pişirin.<br />
<br />
Pişmiş tatlı patatesleri bir mutfak robotu veya karıştırıcıya ekleyin ve gerekirse 1/4 fincan artışlarla su, taze anne sütü veya mama ekleyerek tamamen pürüzsüz olana kadar 1-2 dakika püre haline getirin. <br />
<br />
Unutma, yumuşak ama fazla pişmiş değil. <br />
<br />
Bu tarif buzdolabında 5 gün dayanır<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ELMA</span><br />
<br />
Elmalar, bebekler için de lezzetli, besleyici yoğun bir ilk besindir. Sindirimi kolaydır, bağışıklığı güçlendiren besin maddeleri bakımından zengindir ve kendi başlarına mükemmel derecede tatlıdırlar.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ELMANIN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Hepimiz "Günde bir elma..." sözünü duymuşuzdur, bunda bazı gerçekler olabilir - elmalar, bebekleri ve küçük çocukları hastalık ve hastalıklardan korumaya yardımcı olan güçlü antioksidanlar olan polifenoller ve bitkisel besinler açısından zengindir. Antioksidanlara ek olarak elmalar, çözünmeyen ve çözünen lifler içerir ve bebekleri ishal ve kabızlıktan korumaya yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ELMALI BEBEK MAMASI PÜRESİ NASIL YAPILIR?</span></span><br />
<br />
2-3 elmayı soyun ve doğrayın ve kaynayan suyun üzerine bir buharlı sepete koyun ve 8-10 dakika veya çatalla delindiğinde yumuşayana kadar pişirin.<br />
<br />
Elmaları bir karıştırıcıya aktarın ve 1-2 dakika veya pürüzsüz olana kadar püre haline getirin, gerekirse 1/4 fincan artışlarla sıvı (su, taze anne sütü veya mama) ekleyin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BROKOLİ</span><br />
<br />
Brokoli kesinlikle bebeğiniz için en iyi ilk yiyecek seçeneklerinden biridir.<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BROKOLİNİN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Bu yeşil turpgillerden oluşan sebzenin kolesterolü düşürdüğü, detoksifikasyona yardımcı olduğu, D vitamini depolarını yeniden oluşturduğu ve iltihapla mücadeleye yardımcı olduğu gösterilmiştir. Buharda pişirme, brokolinin en fazla besin maddesini tutmasını sağlar - bu, pek çok çocuğun kaşlarını çattığı bir mamadır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #f012be;" class="mycode_color">BEBEK MAMASI PÜRESİ İÇİN BROKOLİ NASIL YAPILIR?</span></span><br />
<br />
2 bardak brokoli çiçeğini kaynayan suyun üzerine bir buharlı sepete koyun ve yumuşayana kadar 10-12 dakika buharda pişirin.<br />
<br />
Bir karıştırıcıya aktarın ve püre elde edene kadar 1/4 fincan sıvı (su, taze anne sütü veya mama) ekleyerek 1-2 dakika püre haline getirin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SOMON</span><br />
<br />
Vahşi yakalanmış somon, dünyanın en sağlıklı yiyeceklerinden biridir ve ister inanın ister inanmayın, bebek için harika bir ilk besindir.<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SOMONUN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Bunun nedeni, D ve B-12 vitaminleri ve omega-3 yağ asitleri gibi vitamin ve minerallerle dolu olmasıdır. Aslında somon, en iyi omega-3 kaynaklarından biridir! Kombine olarak, bu besinler kemik sağlığını iyileştirmeye, beyin fonksiyonunu artırmaya, sağlıklı bir kalbi desteklemeye ve çocuklarda DEHB semptomlarını azaltmaya yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #f012be;" class="mycode_color">SOMON BEBEK MAMASI PÜRESİ NASIL YAPILIR?</span></span><br />
<br />
1/4 fincan pişmiş somonu ve 1 fincan pişmiş tatlı patatesi veya kabağı bir karıştırıcıya koyun ve 1-2 dakika püre haline getirin, 1/4 fincan sıvı (su, taze anne sütü veya formül mama) pürüzsüz olana kadar ekleyin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YOĞURT</span><br />
<br />
Sade, tam yağlı yoğurt bebeğiniz için lezzetli bir ilk besindir ve tek başına veya başka pürelerle karıştırılarak servis edilmesi harikadır.<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YOĞURDUN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
İnek sütünün bakteriyel fermantasyonu ile üretilen yoğurt, bağırsaklarımızı iyi çalışır durumda tutmaya yardımcı olan sindirimi ve kabızlığı iyileştiren faydalı probiyotiklerle doludur. Yoğurt ayrıca protein  ve kalsiyum açısından da zengindir ve kemiklerimizin ve dişlerimizin sağlıklı ve güçlü kalmasına yardımcı olur.<br />
<br />
Yağ beyin gelişimine yardımcı olduğu için tam yağlı yoğurt düşük yağ yerine tavsiye edilir. Ayrıca, yağ ve protein tokluğun daha uzun süre korunmasına yardımcı olabilir. Yoğurdun ayrıca kan şekeri kontrolünü iyileştirmeye yardımcı olduğu (tatlandırılmış, meyve veya vanilya aromalı değil, sade çeşit) ve “iyi” HDL kolesterolümüzü artırırken toplam kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olduğu gösterilmiştir. Bebeğinizin çok fazla şeker almaması için bu yaşta herhangi bir aromalı yoğurttan kaçınmak en iyisidir. Ayrıca inek sütü yoğurduna güzel bir alternatif olarak bebeğinize sade keçi sütü de sunabilirsiniz. Bebeğinize bitkisel yoğurtları servis etmek için 7 aya kadar beklemenizi tavsiye ederim ama unutmayın; sütlü yoğurtlarla aynı besin profiline sahip olmayacaklardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MUZ</span><br />
<br />
Muz ve bebekler hemen hemen eş anlamlıdır.<br />
<br />
<span style="color: #f012be;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MUZUN BEBEK İÇİN FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Muz tatlı, duygusal ve sindirimi kolaydır, bu nedenle bebekler için ilk yiyecekler olarak idealdir. İyi bir potasyum ve lif kaynağıdırlar ve işte en iyi kısım: onları soymanız, doğramanız, buharlamanız veya püre haline getirmeniz gerekmez. Sadece soyun, (temiz) parmağınızla sıkıştırın ve servis yapın! Kaşıklar tamamen isteğe bağlıdır. Daha büyük bebekler muzları küçük bir kıskaçla kendi başlarına ezmeyi severler. Ancak önlükler,  mama sandalyesi tepsileri, giysiler, zemin, muzlara dikkat edin. Ah, muzlar! Birçok mutlu bebek, muzların o ilk lezzetli ısırıklarından geçerken yutkundu, yutkundu ve kıkırdadı! 🍌<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YEŞİL FASULYELER</span><br />
<br />
Sadece bir porsiyon yeşil fasulye ile bebeğiniz güzel ve büyük bir dozda temel besin maddelerini alacak.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #f012be;" class="mycode_color">YEŞİL FASULYENİN BEBEĞE FAYDALARI</span></span><br />
<br />
Yeşil fasulyede bulunan besinler astım, kulak enfeksiyonları ve hatta soğuk algınlığı ve grip gibi çeşitli durumların önlenmesine yardımcı olabilir! Yeşil fasulye zengin, yeşil bir renge sahip olsa da, bebeğinize normalde canlı renkli turuncu meyve ve sebzelerde bulunan karotenoidleri de sağlar. Bu karotenoidler, bebeğinizi hastalıklardan uzak tutmaya yardımcı olacak, sağlığı destekleyen güçlü antioksidanlardır!<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #f012be;" class="mycode_color">YEŞİL FASULYE BEBEK MAMASI PÜRESİ NASIL YAPILIR?</span></span><br />
<br />
İki fincan yeşil fasulyeyi kaynayan suyun üzerine bir buharlı sepete koyun ve 8-10 dakika veya yumuşayana kadar buharda pişirin.<br />
<br />
Fasulyeleri bir karıştırıcıya aktarın ve gerekirse 1/4 fincan sıvı (su, taze anne sütü veya formül mama) ekleyerek pürüzsüz olana kadar 1-2 dakika püre haline getirin.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hamilelik Döneminde Kilo Kontrolü Nasıl Sağlanır?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-hamilelik-doneminde-kilo-kontrolu-nasil-saglanir.html</link>
			<pubDate>Tue, 07 Feb 2023 18:10:32 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=271">SteLLase</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-hamilelik-doneminde-kilo-kontrolu-nasil-saglanir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #d40f33;" class="mycode_color"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Hamilelik Döneminde Kilo Kontrolü Nasıl Sağlanır?</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Narrow;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">Hamilelik sırasında kilo almak tabii ki normal. Ancak araştırmalar beklenenden fazla kilo alımının hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı için risk oluşturabileceğini söylüyor. Ayrıca doğum sonrası bu kiloları vermek de bir hayli zorlaşıyor. Doktorunuza danışarak hamileliğiniz sırasında almanız gereken maksimum kiloyu öğrenebilir ve kilo kontrolü sağlayabilirsiniz.<br />
</span></span></span><br />
<div align="center"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Narrow;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><img src="https://listelist.com/wp-content/uploads/2023/01/Hamilelik-1.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: Hamilelik-1.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Narrow;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">1. Yana doğru oturun</span></span><br />
Genellikle hamileliğin 8. haftasına doğru karın kaslarınız ayrılmaya başlar. Bu durum bebeğin karnınızda büyümesi ve hormon değişimleri nedeniyle oluşur. Bu kasların ayrılması zararsız olsa da doğumdan sonra karnınızda şişkinlik adı verebileceğimiz kalıcı bir görüntü bırakabilir. Bu durumu önlemek için uzanırken ya da otururken yan tarafa dönmeyi deneyebilirsiniz.<br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Narrow;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">2. Su şişesi elinizin altında olsun</span></span><br />
Su içmenin hem sağlık için hem de kilo kontrolü açısından ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak hamilelik sırasında yeterli su içmek, plasenta oluşumuna yardımcı olduğu için daha da önemlidir. Eğer gün içinde su içmekte zorlanıyorsanız büyük bir su şişesi alıp sürekli elinizin altında bulundurabilirsiniz. Ayrıca aklınıza her geldiğinde biraz su içmeyi unutmayın. Hadi, bu yazıdan sonra gidip bir bardak su için!<br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Narrow;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">3. “İki canı beslemek” düşüncesini bırakın</span></span><br />
Hamile olduğunuzu aileniz ve arkadaşlarınızla paylaştığınız andan itibaren “Artık iki canı besliyorsun” gibi cümleler duymaya başlamışsınızdır. Ancak bu düşünce oldukça zararlı. Anne karnındaki bebeğin kalori ihtiyacı yetişkin bir bireye eşit değil. Araştırmalar hamileliğin 6. ayından itibaren fazladan 300 kalori almanın yeterli olduğunu söylüyor. Bu konuda doktorunuza danışıp daha detaylı bilgi alabilirsiniz.<br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Narrow;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">4. Egzersiz için zaman ayırın</span></span><br />
Egzersiz yapmak beynimizin mutluluk hormonu olarak da bilinen endorfin salgılamasına yardımcı olur. Endorfin aynı zamanda doğum esnasında acıyı azalttığı bilinen bir hormondur. Hamilelikte hafif ve düzenli egzersiz yapmak hem beyninizin mutluluk hormonu salgılamasına hem de kilonuzu kontrol altında tutmanıza yardımcı olur. Tabii ki, basketbol gibi ağır ve zıplamalı sporlardan bahsetmiyoruz. Güzel havalarda yürüyüşe çıkmak ya da gün içinde hafifçe esneme hareketleri yapmak oldukça yeterli. fsah<br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Narrow;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">5. Protein ve lif olmazsa olmaz</span></span><br />
Düzenli olarak protein ve lif tüketmek hem kan şekerini dengelemek hem de açlığınızı kontrol etmek için çok önemli. Özellikle, hamilelik sırasında tuvalete çıkmakta zorlanıyorsanız bu ikili sizin için vazgeçilmez olacak! Meyve ve sebzelerin çoğunda lif bulunur. Kahvaltıda yumurtanın yanına en sevdiğiniz meyveyi ekleyin ve dengeli bir öğünün tadını çıkarın!</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Öykü Demirağ</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #d40f33;" class="mycode_color"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Hamilelik Döneminde Kilo Kontrolü Nasıl Sağlanır?</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Narrow;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">Hamilelik sırasında kilo almak tabii ki normal. Ancak araştırmalar beklenenden fazla kilo alımının hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı için risk oluşturabileceğini söylüyor. Ayrıca doğum sonrası bu kiloları vermek de bir hayli zorlaşıyor. Doktorunuza danışarak hamileliğiniz sırasında almanız gereken maksimum kiloyu öğrenebilir ve kilo kontrolü sağlayabilirsiniz.<br />
</span></span></span><br />
<div align="center"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Narrow;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><img src="https://listelist.com/wp-content/uploads/2023/01/Hamilelik-1.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: Hamilelik-1.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Narrow;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">1. Yana doğru oturun</span></span><br />
Genellikle hamileliğin 8. haftasına doğru karın kaslarınız ayrılmaya başlar. Bu durum bebeğin karnınızda büyümesi ve hormon değişimleri nedeniyle oluşur. Bu kasların ayrılması zararsız olsa da doğumdan sonra karnınızda şişkinlik adı verebileceğimiz kalıcı bir görüntü bırakabilir. Bu durumu önlemek için uzanırken ya da otururken yan tarafa dönmeyi deneyebilirsiniz.<br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Narrow;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">2. Su şişesi elinizin altında olsun</span></span><br />
Su içmenin hem sağlık için hem de kilo kontrolü açısından ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak hamilelik sırasında yeterli su içmek, plasenta oluşumuna yardımcı olduğu için daha da önemlidir. Eğer gün içinde su içmekte zorlanıyorsanız büyük bir su şişesi alıp sürekli elinizin altında bulundurabilirsiniz. Ayrıca aklınıza her geldiğinde biraz su içmeyi unutmayın. Hadi, bu yazıdan sonra gidip bir bardak su için!<br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Narrow;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">3. “İki canı beslemek” düşüncesini bırakın</span></span><br />
Hamile olduğunuzu aileniz ve arkadaşlarınızla paylaştığınız andan itibaren “Artık iki canı besliyorsun” gibi cümleler duymaya başlamışsınızdır. Ancak bu düşünce oldukça zararlı. Anne karnındaki bebeğin kalori ihtiyacı yetişkin bir bireye eşit değil. Araştırmalar hamileliğin 6. ayından itibaren fazladan 300 kalori almanın yeterli olduğunu söylüyor. Bu konuda doktorunuza danışıp daha detaylı bilgi alabilirsiniz.<br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Narrow;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">4. Egzersiz için zaman ayırın</span></span><br />
Egzersiz yapmak beynimizin mutluluk hormonu olarak da bilinen endorfin salgılamasına yardımcı olur. Endorfin aynı zamanda doğum esnasında acıyı azalttığı bilinen bir hormondur. Hamilelikte hafif ve düzenli egzersiz yapmak hem beyninizin mutluluk hormonu salgılamasına hem de kilonuzu kontrol altında tutmanıza yardımcı olur. Tabii ki, basketbol gibi ağır ve zıplamalı sporlardan bahsetmiyoruz. Güzel havalarda yürüyüşe çıkmak ya da gün içinde hafifçe esneme hareketleri yapmak oldukça yeterli. fsah<br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Narrow;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: Sienna;" class="mycode_color">5. Protein ve lif olmazsa olmaz</span></span><br />
Düzenli olarak protein ve lif tüketmek hem kan şekerini dengelemek hem de açlığınızı kontrol etmek için çok önemli. Özellikle, hamilelik sırasında tuvalete çıkmakta zorlanıyorsanız bu ikili sizin için vazgeçilmez olacak! Meyve ve sebzelerin çoğunda lif bulunur. Kahvaltıda yumurtanın yanına en sevdiğiniz meyveyi ekleyin ve dengeli bir öğünün tadını çıkarın!</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Öykü Demirağ</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>