<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Genel Paylaşım Forumu ,Türkçe Forum Sitesi, Güncel Forumlar - Göz Sağlığı]]></title>
		<link>https://www.forumteams.com/</link>
		<description><![CDATA[Genel Paylaşım Forumu ,Türkçe Forum Sitesi, Güncel Forumlar - https://www.forumteams.com]]></description>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:58:45 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Göz Kuruluğu Hangi Testlerle Anlaşılır?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-goz-kurulugu-hangi-testlerle-anlasilir.html</link>
			<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 16:00:49 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1035">Asya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-goz-kurulugu-hangi-testlerle-anlasilir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz kuruluğu hangi testlerle anlaşılır?</span></span></span><br />
<br />
Rutin bir göz muayenesinde biyomikroskopik muayenede göz kuruluğu rahatlıkla anlaşılabilir. Ancak göz kuruluğunun hangi tipte olduğu ve tedavi planının neye göre belirleneceği mutlaka ek testlerle değerlendirilmelidir. <br />
<br />
Bunlardan sıkça kullandığımız <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">testler;</span> gözyaşı stabilitesini değerlendirdiğimiz Gözyaşı Kırılma Zamanı, gözyaşı üretim miktarını değerlendirdiğimiz <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Schirmer testi</span>, gözyaşı yoğunluğunu değerlendirdiğimiz Osmolarite testi, kapak altında yağ salgılayan Meibomian bezleri görebildiğimiz ve değerlendirdiğimiz Meibografi testi (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">LipiScan</span>) sayılabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz kuruluğu hangi testlerle anlaşılır?</span></span></span><br />
<br />
Rutin bir göz muayenesinde biyomikroskopik muayenede göz kuruluğu rahatlıkla anlaşılabilir. Ancak göz kuruluğunun hangi tipte olduğu ve tedavi planının neye göre belirleneceği mutlaka ek testlerle değerlendirilmelidir. <br />
<br />
Bunlardan sıkça kullandığımız <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">testler;</span> gözyaşı stabilitesini değerlendirdiğimiz Gözyaşı Kırılma Zamanı, gözyaşı üretim miktarını değerlendirdiğimiz <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Schirmer testi</span>, gözyaşı yoğunluğunu değerlendirdiğimiz Osmolarite testi, kapak altında yağ salgılayan Meibomian bezleri görebildiğimiz ve değerlendirdiğimiz Meibografi testi (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">LipiScan</span>) sayılabilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Göz Sağlığınızı Korumak İçin 7 Öneri]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-goz-sagliginizi-korumak-icin-7-oneri.html</link>
			<pubDate>Sat, 09 Aug 2025 10:29:46 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=28">Joker’s Grin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-goz-sagliginizi-korumak-icin-7-oneri.html</guid>
			<description><![CDATA[<div align="center"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz Sağlığınızı Korumak İçin 7 Öneri</span></span></span></div>
<div align="center"><span style="color: #ffffff;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">forumteams.com</span></span></span></div>
Göz sağlığımız için dikkat etmemiz gerekenleri Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Göz Sağlğı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinan Tatlıpınar sıralıyor.<br />
<br />
Her mevsim güneş gözlüğünüzü yanınızda bulundurun<br />
<br />
Güneşe karşı gözlerimizin korunmasında güneş gözlüklerinin çok büyük önemi bulunuyor. Dolayısıyla gözlük kullanmak için yoğun güneşte olmayı beklememek gerekiyor. Çünkü her mevsim güneşin zararlı ışınlarından korunmak için gözlük kullanmak önem taşıyor. Bu sayede katarakt, sarı nokta ve pterjium gibi hastalıklara karşı gözü korunma sağlanabiliyor. Ancak bu noktada güneş gözlüğü seçerken de dikkatli olmak ve mutlaka bir uzman görüşünden yararlanmak önem taşıyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sigara kullanmayın</span><br />
<br />
Birçok hastalık için zemin hazırlayan sigara göz sağlığını da olumsuz yönde etkiliyor. Katarakt ve sarı nokta başta olmak üzere birçok hastalığa neden olabildiği biliniyor. Ayrıca sigara gözyaşı yapısını bozarak, kuru göz şikâyetlerine ve gözde kızarıklığa yol açabiliyor. Dolayısıyla göz sağlığı için de sigara kullanmamak gerekiyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Diyabetliyseniz düzenli olarak göz muayenesini ihmal etmeyin</span><br />
<br />
Diyabet, gözlerle yakın ilişkili olan bir sorun. Kontrol edilmeyen kan şekerinin gözlerde komplikasyonlara neden olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Sinan Tatlıpınar, özellikle diyabet süresi arttıkça hasar yapma riskinin de arttığını belirtiyor. " Diyabetin neden olduğu retina hasarı, en sık rastlanan ve en önemli görme azlığı nedenleri arasında yer alıyor. Bununla birlikte, göz tansiyonu (glokom) ve kataraktın (göz merceğinin bulanıklaşması) diyabetli kişilerde normal popülasyondan daha fazla görüldüğü biliniyor. Bu nedenle diyabetli kişilerin herhangi bir problem olmasını beklemeden göz hekime muayene olmaları ve bunu düzenli hale getirmeleri gerekiyor. Çünkü, erken evrede tespit edilen problemler çok daha etkin şekilde tedavi edilebiliyor" diyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ellerinizi sık sık yıkayın</span><br />
<br />
Üst solunum yolu enfeksiyonlarından etkilenen organlardan biri de gözlerimiz oluyor. Özellikle, kızarıklık, çapaklanma, batma, göz kapağında şişlikle kendini gösteren konjonktivit üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkili olarak ortaya çıkabiliyor. Bu belirtilerin önemsenmemesi durumunda ise, gözün en önde yer alan saydam tabakası olan kornea etkileniyor. Ve buna bağlı olarak görmede bulanıklık problemi yaşanabiliyor. Önlemek içinse elin gözle temasını en aza indirmek ve elleri sık sık yıkamak gerekiyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kontak lenslerin temizliğine dikkat edin</span><br />
<br />
Kontak lenslerin yanlış kullanımı da göz sağlığını olumsuz etkiliyor. Bu nedenle öncelikle doktor kontrolünde lens kullanılması önem taşıyor. Ayrıca takıp çıkarırken ellerin temizliğine ve genel hijyen şartlarına dikkat etmek, kullanılmadığı dönemlerde de genel bakımına özen göstermek gerekiyor. Hekimin belirlediği süre zarfında kullanmak ve gerekli değişiklikleri yapmak ve çok küçük bir rahatsızlıkta bile bir uzmana danışmak önem taşıyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Teknolojik cihazlarla aranıza mesafe koyun</span><br />
<br />
Gelişen teknolojiyle birlikte hayatımızın vazgeçilmesi olan telefon, bilgisayar ve tabletlere uzun süre ve çok yakın mesafede tutmak da göz sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Çünkü ekrana dikkatli şekilde bakarken bir süre sonra göz kırpmayı unutuyoruz. Bu da gözyaşını buharlaştırarak, gözlerde kuruluk oluşmasına neden oluyor. Ayrıca, ekrana odaklanarak ve yakın çalışmak zorunda kalanlarda da stres, yorgunluk ve aşırı yüklenme sonrası gevşeyemediği için yalancı miyopi oluşabiliyor. Dolayısıyla tüm bu istenmeyen sonuçlara ulaşmamak için; Cep telefonuna, bilgisayar ve tablete en az 40 cm mesafeden bakmak, gün içinde kısa aralar vermek önem taşıyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çalışma ortamı ışığınızı ayarlayın</span><br />
<br />
Uzun süre bilgisayarda çalışmak zorunda kalanların dikkat etmeleri gereken en önemli noktalardan biri de bulundukları ortamın ışığı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sinan Tatlıpınar, önerilerini şöyle sıralıyor; "Monitörünüzün ekran aydınlatması, bulunduğunuz ortamdaki ışıktan daha hafif düzeyde olmalı. Doğal ışıktan yoksun alanda fazla zaman geçirilmesi göz sağlığını bozabildiği için çalışma ortamınızın gün ışığı alması fayda sağlıyor."]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz Sağlığınızı Korumak İçin 7 Öneri</span></span></span></div>
<div align="center"><span style="color: #ffffff;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">forumteams.com</span></span></span></div>
Göz sağlığımız için dikkat etmemiz gerekenleri Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Göz Sağlğı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinan Tatlıpınar sıralıyor.<br />
<br />
Her mevsim güneş gözlüğünüzü yanınızda bulundurun<br />
<br />
Güneşe karşı gözlerimizin korunmasında güneş gözlüklerinin çok büyük önemi bulunuyor. Dolayısıyla gözlük kullanmak için yoğun güneşte olmayı beklememek gerekiyor. Çünkü her mevsim güneşin zararlı ışınlarından korunmak için gözlük kullanmak önem taşıyor. Bu sayede katarakt, sarı nokta ve pterjium gibi hastalıklara karşı gözü korunma sağlanabiliyor. Ancak bu noktada güneş gözlüğü seçerken de dikkatli olmak ve mutlaka bir uzman görüşünden yararlanmak önem taşıyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sigara kullanmayın</span><br />
<br />
Birçok hastalık için zemin hazırlayan sigara göz sağlığını da olumsuz yönde etkiliyor. Katarakt ve sarı nokta başta olmak üzere birçok hastalığa neden olabildiği biliniyor. Ayrıca sigara gözyaşı yapısını bozarak, kuru göz şikâyetlerine ve gözde kızarıklığa yol açabiliyor. Dolayısıyla göz sağlığı için de sigara kullanmamak gerekiyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Diyabetliyseniz düzenli olarak göz muayenesini ihmal etmeyin</span><br />
<br />
Diyabet, gözlerle yakın ilişkili olan bir sorun. Kontrol edilmeyen kan şekerinin gözlerde komplikasyonlara neden olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Sinan Tatlıpınar, özellikle diyabet süresi arttıkça hasar yapma riskinin de arttığını belirtiyor. " Diyabetin neden olduğu retina hasarı, en sık rastlanan ve en önemli görme azlığı nedenleri arasında yer alıyor. Bununla birlikte, göz tansiyonu (glokom) ve kataraktın (göz merceğinin bulanıklaşması) diyabetli kişilerde normal popülasyondan daha fazla görüldüğü biliniyor. Bu nedenle diyabetli kişilerin herhangi bir problem olmasını beklemeden göz hekime muayene olmaları ve bunu düzenli hale getirmeleri gerekiyor. Çünkü, erken evrede tespit edilen problemler çok daha etkin şekilde tedavi edilebiliyor" diyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ellerinizi sık sık yıkayın</span><br />
<br />
Üst solunum yolu enfeksiyonlarından etkilenen organlardan biri de gözlerimiz oluyor. Özellikle, kızarıklık, çapaklanma, batma, göz kapağında şişlikle kendini gösteren konjonktivit üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkili olarak ortaya çıkabiliyor. Bu belirtilerin önemsenmemesi durumunda ise, gözün en önde yer alan saydam tabakası olan kornea etkileniyor. Ve buna bağlı olarak görmede bulanıklık problemi yaşanabiliyor. Önlemek içinse elin gözle temasını en aza indirmek ve elleri sık sık yıkamak gerekiyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kontak lenslerin temizliğine dikkat edin</span><br />
<br />
Kontak lenslerin yanlış kullanımı da göz sağlığını olumsuz etkiliyor. Bu nedenle öncelikle doktor kontrolünde lens kullanılması önem taşıyor. Ayrıca takıp çıkarırken ellerin temizliğine ve genel hijyen şartlarına dikkat etmek, kullanılmadığı dönemlerde de genel bakımına özen göstermek gerekiyor. Hekimin belirlediği süre zarfında kullanmak ve gerekli değişiklikleri yapmak ve çok küçük bir rahatsızlıkta bile bir uzmana danışmak önem taşıyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Teknolojik cihazlarla aranıza mesafe koyun</span><br />
<br />
Gelişen teknolojiyle birlikte hayatımızın vazgeçilmesi olan telefon, bilgisayar ve tabletlere uzun süre ve çok yakın mesafede tutmak da göz sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Çünkü ekrana dikkatli şekilde bakarken bir süre sonra göz kırpmayı unutuyoruz. Bu da gözyaşını buharlaştırarak, gözlerde kuruluk oluşmasına neden oluyor. Ayrıca, ekrana odaklanarak ve yakın çalışmak zorunda kalanlarda da stres, yorgunluk ve aşırı yüklenme sonrası gevşeyemediği için yalancı miyopi oluşabiliyor. Dolayısıyla tüm bu istenmeyen sonuçlara ulaşmamak için; Cep telefonuna, bilgisayar ve tablete en az 40 cm mesafeden bakmak, gün içinde kısa aralar vermek önem taşıyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çalışma ortamı ışığınızı ayarlayın</span><br />
<br />
Uzun süre bilgisayarda çalışmak zorunda kalanların dikkat etmeleri gereken en önemli noktalardan biri de bulundukları ortamın ışığı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sinan Tatlıpınar, önerilerini şöyle sıralıyor; "Monitörünüzün ekran aydınlatması, bulunduğunuz ortamdaki ışıktan daha hafif düzeyde olmalı. Doğal ışıktan yoksun alanda fazla zaman geçirilmesi göz sağlığını bozabildiği için çalışma ortamınızın gün ışığı alması fayda sağlıyor."]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Anizokori Tedavisi Nasıl Olur?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-anizokori-tedavisi-nasil-olur.html</link>
			<pubDate>Fri, 06 Jun 2025 08:30:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=34">KrALiÇe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-anizokori-tedavisi-nasil-olur.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anizokori tedavisi, bu durumun neden olduğuna dair teşhisin ardından belirlenerek uygulanır.</span> Fizyolojik anizokori yani farklı bir hastalık nedeniyle meydana gelmediği durumda tedavi gerekmeyebilir. Patolojik olduğu durumda ise buna yönelik olarak tedavi yöntemi belirlenir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Anizokori tedavisinde uygulanabilecek yöntemler şöyle sıralanır:</span></span><br />
<br />
Sinir basısına neden olan bir tümör varsa cerrahi müdahale gerekebilir.<br />
Gözde yaralanma varsa ciddiyetine göre cerrahi müdahale veya ilaç tedavisi uygulanabilir.<br />
Glokom gibi durumlarda göz içi basıncı kontrol altına almak için ilaçlar veya cerrahi tedavi yöntemleri kullanılır.<br />
Bir ilaca bağlı anizokori gelişmişse, ilacın değiştirilmesi veya dozunun ayarlanması gerekebilir.<br />
Migren veya küme baş ağrıları kaynaklıysa migren tedavisi uygulanır.<br />
Vücutta iltihaplanma varsa antibiyotikler, antiviral ilaçlar veya steroidler gibi iltihaplanma giderici ilaçlar kullanılabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anizokori tedavisi, bu durumun neden olduğuna dair teşhisin ardından belirlenerek uygulanır.</span> Fizyolojik anizokori yani farklı bir hastalık nedeniyle meydana gelmediği durumda tedavi gerekmeyebilir. Patolojik olduğu durumda ise buna yönelik olarak tedavi yöntemi belirlenir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Anizokori tedavisinde uygulanabilecek yöntemler şöyle sıralanır:</span></span><br />
<br />
Sinir basısına neden olan bir tümör varsa cerrahi müdahale gerekebilir.<br />
Gözde yaralanma varsa ciddiyetine göre cerrahi müdahale veya ilaç tedavisi uygulanabilir.<br />
Glokom gibi durumlarda göz içi basıncı kontrol altına almak için ilaçlar veya cerrahi tedavi yöntemleri kullanılır.<br />
Bir ilaca bağlı anizokori gelişmişse, ilacın değiştirilmesi veya dozunun ayarlanması gerekebilir.<br />
Migren veya küme baş ağrıları kaynaklıysa migren tedavisi uygulanır.<br />
Vücutta iltihaplanma varsa antibiyotikler, antiviral ilaçlar veya steroidler gibi iltihaplanma giderici ilaçlar kullanılabilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Göz Kuruluğu Tehlikesine Dikkat]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-goz-kurulugu-tehlikesine-dikkat.html</link>
			<pubDate>Thu, 03 Oct 2024 17:46:13 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=28">Joker’s Grin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-goz-kurulugu-tehlikesine-dikkat.html</guid>
			<description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prof. Dr. Nilüfer Alpaslan</span>, ciddi göz kuruluğu durumunun zaman içinde tedavi edilmediği vakalarda infeksiyon riskinde artış ve görmede ciddi bozulmalar meydana geldiğini bildirdi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prof. Dr.</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Alpaslan,</span> yaptığı yazılı açıklamada, gözyaşının gözün sağlıklı kalmasını ve göz kırpma hareketini yaparken rahatlık sağladığını belirtti.<br />
<br />
Bazı insanlarda gözyaşı üretiminin azaldığını ve gözyası kalitesinde bozulma meydana geldiğini ifade eden Prof. Dr. Alpaslan, bu durumda ortaya çıkan rahatsızlığın ''kuru göz'' olarak bilindiğini kaydetti.<br />
<br />
Yaygın olmasına karşın kronik göz kurulugunun çok sayıda insanı etkileyen, fakat az bilinen göz rahatsızlıkları arasında yer aldığına değinen Prof. Dr. Alpaslan, birçok kişinin göz kuruluğu semptomlarını yanlış olarak alerjilerle, iklim koşullarıyla ya da basitçe göz zorlanmasıyla açıkladığını ifade etti. Bu belirtilerin hepsinin kronik göz kuruluğu semptomlarını şiddetlendirdiğini ancak asıl nedenin bunlar olmadığını vurgulayan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prof. Dr. Alpaslan, şu bilgileri verdi:</span><br />
<br />
''Doğal gözyaşı filmi, kornea üstünde sağlıklı bir göz yüzeyi yaratmasına ve gözün tamamını kayganlaştırmasına ek olarak, infeksiyonla savaşma işlevi görür, önemli beslenme sağlar ve net görüş için hayati öneme sahiptir. Uzun süreli gözyaşı üretimi azaldığı zaman gözün ön kısmında kalıcı hasar ve yara izi oluşumu ihtimali ortaya çıkar. Ciddi bir göz kuruluğu durumunun zaman içinde tedavi edilmediği vakalarda infeksiyon riskinde artış ve görmede ciddi bozulmalar meydana gelir.''<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prof. Dr</span>. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Alpaslan,</span> kontak lens, bilgisayar, sigara, klimalı ortamlar, göz ameliyatları, romatizma, sistemik hastalıklar ve tedavisinde kullanılan ilaçlar, göz tansiyonu, yaş, çevresel faktörler ve menopoz gibi etkenlerin göz kuruluğuna yol açtığını kaydetti.<br />
<br />
Kuru göz hastalığının semptomlarını, kişinin yaşam kalitesini etkileyebildiğine işaret eden Prof. Dr. Alpaslan, bu durumun hastanın psikolojisini olumsuz etkilediğini vurguladı. Suni gözyaşlarının, kuru göz hastalığının başlıca tedavi yöntemi olduğunu belirten Prof. Dr. Alpaslan, dünya genelinde birçok suni gözyaşı bulunduğunu ifade etti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prof. Dr. Nilüfer Alpaslan</span>, ciddi göz kuruluğu durumunun zaman içinde tedavi edilmediği vakalarda infeksiyon riskinde artış ve görmede ciddi bozulmalar meydana geldiğini bildirdi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prof. Dr.</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Alpaslan,</span> yaptığı yazılı açıklamada, gözyaşının gözün sağlıklı kalmasını ve göz kırpma hareketini yaparken rahatlık sağladığını belirtti.<br />
<br />
Bazı insanlarda gözyaşı üretiminin azaldığını ve gözyası kalitesinde bozulma meydana geldiğini ifade eden Prof. Dr. Alpaslan, bu durumda ortaya çıkan rahatsızlığın ''kuru göz'' olarak bilindiğini kaydetti.<br />
<br />
Yaygın olmasına karşın kronik göz kurulugunun çok sayıda insanı etkileyen, fakat az bilinen göz rahatsızlıkları arasında yer aldığına değinen Prof. Dr. Alpaslan, birçok kişinin göz kuruluğu semptomlarını yanlış olarak alerjilerle, iklim koşullarıyla ya da basitçe göz zorlanmasıyla açıkladığını ifade etti. Bu belirtilerin hepsinin kronik göz kuruluğu semptomlarını şiddetlendirdiğini ancak asıl nedenin bunlar olmadığını vurgulayan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prof. Dr. Alpaslan, şu bilgileri verdi:</span><br />
<br />
''Doğal gözyaşı filmi, kornea üstünde sağlıklı bir göz yüzeyi yaratmasına ve gözün tamamını kayganlaştırmasına ek olarak, infeksiyonla savaşma işlevi görür, önemli beslenme sağlar ve net görüş için hayati öneme sahiptir. Uzun süreli gözyaşı üretimi azaldığı zaman gözün ön kısmında kalıcı hasar ve yara izi oluşumu ihtimali ortaya çıkar. Ciddi bir göz kuruluğu durumunun zaman içinde tedavi edilmediği vakalarda infeksiyon riskinde artış ve görmede ciddi bozulmalar meydana gelir.''<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prof. Dr</span>. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Alpaslan,</span> kontak lens, bilgisayar, sigara, klimalı ortamlar, göz ameliyatları, romatizma, sistemik hastalıklar ve tedavisinde kullanılan ilaçlar, göz tansiyonu, yaş, çevresel faktörler ve menopoz gibi etkenlerin göz kuruluğuna yol açtığını kaydetti.<br />
<br />
Kuru göz hastalığının semptomlarını, kişinin yaşam kalitesini etkileyebildiğine işaret eden Prof. Dr. Alpaslan, bu durumun hastanın psikolojisini olumsuz etkilediğini vurguladı. Suni gözyaşlarının, kuru göz hastalığının başlıca tedavi yöntemi olduğunu belirten Prof. Dr. Alpaslan, dünya genelinde birçok suni gözyaşı bulunduğunu ifade etti.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Göz Kapağı Ağrısı Ve Sulanmasına Ne İyi Gelir?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-goz-kapagi-agrisi-ve-sulanmasina-ne-iyi-gelir.html</link>
			<pubDate>Sun, 09 Apr 2023 05:48:39 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=332">Soulfly</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-goz-kapagi-agrisi-ve-sulanmasina-ne-iyi-gelir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #4A148C;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font">Göz Kapağı Ağrısı ve Sulanmasına Ne İyi Gelir?</span></span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><br />
Bir çoğumuzun günlük hayatta bir anda göz kapağının ağrıdığı ya da gözlerinin sulandığı olabilir. Peki, bu durumda ne yapılmalı? İşte yanıtları…</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><img src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/2023/02/270220231659453054586_1.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 270220231659453054586_1.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><br />
Genelde göz kapağı ağrısı, normal göz ağrısının bir işareti olarak nitelendirilir. Ancak bazı durumlarda takma kirpik, rimel veya farklı kozmetik ürünlere bağlı olarak da göz kapağı ağrısı yaşanabilir. Bu durumda göz kapağı ağrısının giderilmesi için ilk olarak ağrıya sebep olan hususların saptanması gerekir. Daha sonra ise göz doktoru tarafından reçete edilen ilaçlar ya da göz damlaları düzenli bir şekilde kullanılmalıdır.<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Eğer göz kapağında ağrı hissi oluştuysa kişinin bu ağrıya neden olan faktörün belirlenmesi için direkt olarak bir göz doktoruna başvurması gerekir.<br />
Gül suyu ve yeşil çay gibi doğal ürünlerle gözler temizlenerek olası göz kapağı ağrıları önlenebilir. Belirli aralıklarla gözlere salatalık veya patates dilimleri konularak da hafif şiddetteki göz kapağı ağrılarının hafifletilmesi mümkündür.<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÖZ SULANMASINA EVDE NELER YAPILABİLİR?</span><br />
Bakteriler, göz yaşı kanallarının tıkanması, alerji, enfeksiyon ve toz gibi sayısız faktöre bağlı olarak göz sulanması problemi yaşanabilir. Yaşanan bu göz sulanması problemine genelde kaşıntı ve ağrı gibi semptomlar da eşlik eder. Dolayısıyla göz sulanmasının tedavi planı da göz ağrısında olduğu gibi mutlaka uzman doktor tarafından belirlenmelidir. Bu süreçte genellikle göz damlası ve antibiyotik ilaç kullanımına başvurulur. Göz sulanmasının önlenmesi için dikkat edilmesi veya uygulanması önerilen çözümler:<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Eğer göz sulanmasına farklı semptomlar da eşlik etmiyorsa evde ılık kompres uygulaması yapılabilir.<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Siyah veya yeşil çayın suyu bir pamuk yardımıyla gözlere az miktarda sürülebilir.<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Göz sulanmasının önlenmesi için farklı yüzeyler veya nesnelerle temas edildikten sonra eller gözlere sürülmemelidir.<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bulunulan ortamda toz olmamasına özen gösterilmelidir.<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Gözler düzenli olarak dinlendirilmeli ve doğal ürünler ya da bolca su ile yıkanmalıdır.<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Güneş ve polen alerjisi olan kişiler dış ortamda güneş gözlüğü kullanmaya dikkat etmelidir.</span></span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #4A148C;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma;" class="mycode_font">Göz Kapağı Ağrısı ve Sulanmasına Ne İyi Gelir?</span></span></span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><br />
Bir çoğumuzun günlük hayatta bir anda göz kapağının ağrıdığı ya da gözlerinin sulandığı olabilir. Peki, bu durumda ne yapılmalı? İşte yanıtları…</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><img src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/2023/02/270220231659453054586_1.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 270220231659453054586_1.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><br />
Genelde göz kapağı ağrısı, normal göz ağrısının bir işareti olarak nitelendirilir. Ancak bazı durumlarda takma kirpik, rimel veya farklı kozmetik ürünlere bağlı olarak da göz kapağı ağrısı yaşanabilir. Bu durumda göz kapağı ağrısının giderilmesi için ilk olarak ağrıya sebep olan hususların saptanması gerekir. Daha sonra ise göz doktoru tarafından reçete edilen ilaçlar ya da göz damlaları düzenli bir şekilde kullanılmalıdır.<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Eğer göz kapağında ağrı hissi oluştuysa kişinin bu ağrıya neden olan faktörün belirlenmesi için direkt olarak bir göz doktoruna başvurması gerekir.<br />
Gül suyu ve yeşil çay gibi doğal ürünlerle gözler temizlenerek olası göz kapağı ağrıları önlenebilir. Belirli aralıklarla gözlere salatalık veya patates dilimleri konularak da hafif şiddetteki göz kapağı ağrılarının hafifletilmesi mümkündür.<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÖZ SULANMASINA EVDE NELER YAPILABİLİR?</span><br />
Bakteriler, göz yaşı kanallarının tıkanması, alerji, enfeksiyon ve toz gibi sayısız faktöre bağlı olarak göz sulanması problemi yaşanabilir. Yaşanan bu göz sulanması problemine genelde kaşıntı ve ağrı gibi semptomlar da eşlik eder. Dolayısıyla göz sulanmasının tedavi planı da göz ağrısında olduğu gibi mutlaka uzman doktor tarafından belirlenmelidir. Bu süreçte genellikle göz damlası ve antibiyotik ilaç kullanımına başvurulur. Göz sulanmasının önlenmesi için dikkat edilmesi veya uygulanması önerilen çözümler:<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Eğer göz sulanmasına farklı semptomlar da eşlik etmiyorsa evde ılık kompres uygulaması yapılabilir.<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Siyah veya yeşil çayın suyu bir pamuk yardımıyla gözlere az miktarda sürülebilir.<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Göz sulanmasının önlenmesi için farklı yüzeyler veya nesnelerle temas edildikten sonra eller gözlere sürülmemelidir.<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bulunulan ortamda toz olmamasına özen gösterilmelidir.<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Gözler düzenli olarak dinlendirilmeli ve doğal ürünler ya da bolca su ile yıkanmalıdır.<br />
</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: 1pt;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Güneş ve polen alerjisi olan kişiler dış ortamda güneş gözlüğü kullanmaya dikkat etmelidir.</span></span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Astigmat Lazer Tedavisi Var Mı?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-astigmat-lazer-tedavisi-var-mi.html</link>
			<pubDate>Sun, 09 Apr 2023 05:46:35 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=332">Soulfly</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-astigmat-lazer-tedavisi-var-mi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Astigmat lazer tedavisi var mı?</span></span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Astigmat ve hipermetrop gözlere lazer yapılmaz. </span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğru:</span> Lazer ameliyatı 1 ile 10 derece arası miyop, 1 ile 5 derece arası hipermetrop ve astigmat rahatsızlığı olan ve lazere uygun bulunan gözlere başarı ile uygulanabilir.. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğru:</span> Lazer tedavisi gözün kornea tabakasına uygulanır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Astigmat lazer tedavisi var mı?</span></span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Astigmat ve hipermetrop gözlere lazer yapılmaz. </span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğru:</span> Lazer ameliyatı 1 ile 10 derece arası miyop, 1 ile 5 derece arası hipermetrop ve astigmat rahatsızlığı olan ve lazere uygun bulunan gözlere başarı ile uygulanabilir.. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğru:</span> Lazer tedavisi gözün kornea tabakasına uygulanır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Göz Nezlesi Nedir? (Vernalis)]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-goz-nezlesi-nedir-vernalis.html</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jan 2023 07:18:07 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=23">Damla</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-goz-nezlesi-nedir-vernalis.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Göz Nezlesi (Vernalis)</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">* Belirtileri:</span></span><br />
<br />
- Gözlerde kaşıntı, yanma<br />
<br />
- Yabancı cisim hissi<br />
<br />
- Sulanma, ışıktan rahatsız olma.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Konjunktiva dediğimiz gözün zar kısmının alerjik iltihabıdır. Çocukluk döneminde başlar. Yirmi yaşlarına kadar devam eder. Genellikle bu yaşlardan sonra azalır veya kaybolur. Özellikle bahar mevsiminde belirtiler artar. Alerjiye çok sayıda faktör yol açabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">* Tedavi :</span></span></span><br />
<br />
- Tedavisinde anti-alerjik, kortizonlu göz ilaçları kullanılır.<br />
<br />
- Alerjiye karşı aşılama başarılı değildir.<br />
<br />
- Alerjik maddelerden uzak kalma, güneş gözlükleri faydalıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Göz Nezlesi (Vernalis)</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">* Belirtileri:</span></span><br />
<br />
- Gözlerde kaşıntı, yanma<br />
<br />
- Yabancı cisim hissi<br />
<br />
- Sulanma, ışıktan rahatsız olma.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Konjunktiva dediğimiz gözün zar kısmının alerjik iltihabıdır. Çocukluk döneminde başlar. Yirmi yaşlarına kadar devam eder. Genellikle bu yaşlardan sonra azalır veya kaybolur. Özellikle bahar mevsiminde belirtiler artar. Alerjiye çok sayıda faktör yol açabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">* Tedavi :</span></span></span><br />
<br />
- Tedavisinde anti-alerjik, kortizonlu göz ilaçları kullanılır.<br />
<br />
- Alerjiye karşı aşılama başarılı değildir.<br />
<br />
- Alerjik maddelerden uzak kalma, güneş gözlükleri faydalıdır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Astigmatizma Nedir?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-astigmatizma-nedir.html</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jan 2023 07:16:05 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=23">Damla</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-astigmatizma-nedir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Astigmatizma</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Astigmatizma kavramı, tıp literatüründe yer alan bir kavram olmakla birlikte, beş duyu organından birisi olan göz organıyla alakalı bir hastalıktır. Göz, psikolojik açıdan incelendiği takdirde karşımıza, oldukça kompleks ve de sistemli bir yapı çıkmaktadır.</span><br />
<br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Bu yapı içerisinde herhangi bir sorun ya da aksaklık yaşandığında, görme işlevinde de olumsuzluklar yaşanmaktadır. Astigmatizma da, göz organında yaşanan bu tür olumsuzluklardan biridir. Göz organında, saydam tabaka adı verilen bir tabaka bulunur. Bu saydam tabakada meydana gelen eğrilik bozukluğu sonucunda ortaya çıkan göz sorununa, astigmatizma adı verilmektedir. Göz organında bulunan saydam tabakada, iki tür meridyen bulunmaktadır. Bu meridyenlere, dikey ve yatay meridyen adı verilir. Bu meridyenlerin göz organındaki görevi, göze gelen ışınları kırmaktır. Eğer meridyenler göze paralel olarak gelen ışınları farklı noktalarda kırarlarsa, bu ışınlar aynı noktada toplanamazlar. Bu olay neticesinde ise, göz organında bulunan sarı lekeye görüntüler, net bir şekilde eğil bulanık şekilde yansır.</span><br />
<br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Gözde bu şekilde meydana gelen rahatsızlığa, “astigmatizma” adı verilmektedir. Astigmatizma rahatsızlığı, iki farklı şekilde olabilmektedir. Bu şekiller, düzenli astigmatizma ve düzensiz astigmatizma olarak adlandırılmaktadır. Bu noktada, düzenli astigmatizma da kendi içerisinde iki farklı gruba ayrılır. Bu gruplar, kaideye uygun astigmatizma ve kaideye aykırı astigmatizma olarak adlandırılmaktadır. Kaideye uygun ve de kaideye aykırı şekilde sınıflandırılan astigmatizmaların bu şekilde sınıflandırılmasının nedeni, eksenler’dir. Öyle ki, kaideye uygun asitgmatizmada dikey eksen, daha eğriyken kaideye aykırı astigmatizmada ise yatay eksen daha eğri konumdadır. Bu göz rahatsızlığında, göz organı aynı düzlemde bulunan dikey ve yatay doğruları eşit netlikte görememektedir. Bunun nedeni ise, dikey ve de yatay eksendeki eğriliklerdir. Bu duruma örnek vermek gerekirse; kaideye uyguna astigmatizmada dikey eksen daha eğri, yatay eksen ise normal eğriliktedir. Bunun neticesinde göz, yatay doğruları net görür. Yatay görüntüye dikey olan bir görüntü ise, net değil bulanık bir şekilde görülür. Bu durumunun yaşanmasına neden olan etken ise, dikey meridyendeki eğrilik oranının, yatay meridyendeki eğriliğe göre daha fazla olmasıdır. Böylece dikey eksende meydana gelen kırılma, yatay eksene göre daha fazla gerçekleşir.</span><br />
<br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Bir göz hastalığı olan astigmatizmanın, çeşitli belirtileri bulunmaktadır. Bu hastalık, hafif veya ileri düzeyde yaşanabilmektedir. Eğer hafif düzeyde yaşanırsa, astigmatizmanın belirti verme ihtimali oldukça düşüktür. Bu hastalığın belirtileri, özellikle kitap okumakla alakalıdır. Eğer kitap okurken, kitabı gözünüze doğru yaklaştırma eğiliminde bulunuyorsanız, bu durum astigmatizmanın belirtileri arasında sayılmaktadır. Yine kitap okuduktan sonra, sık sık baş ağrısı meydana geliyorsa bu da astigmatizmanın belirtileri arasında yer alır. Kaş çatma durumu da, bu hastalığın belirtileri arasında gösterilmektedir. Kaşları çatmanın nedeni ise, bulanık olan görüntüyü netleştirme isteğidir.</span><br />
<br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Astigmatizma hastalığının tedavisi, diğer göz hastalıklarına nazaran daha kolaydır. Silindir şeklindeki mercekler sayesinde, bu görme kusuru düzeltilebilmektedir. Bu kusur tedavi edilmezse, baş ağrıları ve de kitap okumanın hemen ardından görüntülerde bulanıklaşma gibi sorunlar yaşanabilmektedir. Düzensiz astigmatizma sorununda ise, saydam tabakadaki eğrilik düzenli değildir. Bu noktada, rahatsızlığın tedavisi merceklerle mümkün olmaz. Kontakt lens kullanımı, düzensiz astigmatizma durumunda kullanılmakta olan en iyi tedavi yöntemleri arasında gösterilmektedir.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Astigmatizma</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Astigmatizma kavramı, tıp literatüründe yer alan bir kavram olmakla birlikte, beş duyu organından birisi olan göz organıyla alakalı bir hastalıktır. Göz, psikolojik açıdan incelendiği takdirde karşımıza, oldukça kompleks ve de sistemli bir yapı çıkmaktadır.</span><br />
<br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Bu yapı içerisinde herhangi bir sorun ya da aksaklık yaşandığında, görme işlevinde de olumsuzluklar yaşanmaktadır. Astigmatizma da, göz organında yaşanan bu tür olumsuzluklardan biridir. Göz organında, saydam tabaka adı verilen bir tabaka bulunur. Bu saydam tabakada meydana gelen eğrilik bozukluğu sonucunda ortaya çıkan göz sorununa, astigmatizma adı verilmektedir. Göz organında bulunan saydam tabakada, iki tür meridyen bulunmaktadır. Bu meridyenlere, dikey ve yatay meridyen adı verilir. Bu meridyenlerin göz organındaki görevi, göze gelen ışınları kırmaktır. Eğer meridyenler göze paralel olarak gelen ışınları farklı noktalarda kırarlarsa, bu ışınlar aynı noktada toplanamazlar. Bu olay neticesinde ise, göz organında bulunan sarı lekeye görüntüler, net bir şekilde eğil bulanık şekilde yansır.</span><br />
<br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Gözde bu şekilde meydana gelen rahatsızlığa, “astigmatizma” adı verilmektedir. Astigmatizma rahatsızlığı, iki farklı şekilde olabilmektedir. Bu şekiller, düzenli astigmatizma ve düzensiz astigmatizma olarak adlandırılmaktadır. Bu noktada, düzenli astigmatizma da kendi içerisinde iki farklı gruba ayrılır. Bu gruplar, kaideye uygun astigmatizma ve kaideye aykırı astigmatizma olarak adlandırılmaktadır. Kaideye uygun ve de kaideye aykırı şekilde sınıflandırılan astigmatizmaların bu şekilde sınıflandırılmasının nedeni, eksenler’dir. Öyle ki, kaideye uygun asitgmatizmada dikey eksen, daha eğriyken kaideye aykırı astigmatizmada ise yatay eksen daha eğri konumdadır. Bu göz rahatsızlığında, göz organı aynı düzlemde bulunan dikey ve yatay doğruları eşit netlikte görememektedir. Bunun nedeni ise, dikey ve de yatay eksendeki eğriliklerdir. Bu duruma örnek vermek gerekirse; kaideye uyguna astigmatizmada dikey eksen daha eğri, yatay eksen ise normal eğriliktedir. Bunun neticesinde göz, yatay doğruları net görür. Yatay görüntüye dikey olan bir görüntü ise, net değil bulanık bir şekilde görülür. Bu durumunun yaşanmasına neden olan etken ise, dikey meridyendeki eğrilik oranının, yatay meridyendeki eğriliğe göre daha fazla olmasıdır. Böylece dikey eksende meydana gelen kırılma, yatay eksene göre daha fazla gerçekleşir.</span><br />
<br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Bir göz hastalığı olan astigmatizmanın, çeşitli belirtileri bulunmaktadır. Bu hastalık, hafif veya ileri düzeyde yaşanabilmektedir. Eğer hafif düzeyde yaşanırsa, astigmatizmanın belirti verme ihtimali oldukça düşüktür. Bu hastalığın belirtileri, özellikle kitap okumakla alakalıdır. Eğer kitap okurken, kitabı gözünüze doğru yaklaştırma eğiliminde bulunuyorsanız, bu durum astigmatizmanın belirtileri arasında sayılmaktadır. Yine kitap okuduktan sonra, sık sık baş ağrısı meydana geliyorsa bu da astigmatizmanın belirtileri arasında yer alır. Kaş çatma durumu da, bu hastalığın belirtileri arasında gösterilmektedir. Kaşları çatmanın nedeni ise, bulanık olan görüntüyü netleştirme isteğidir.</span><br />
<br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Astigmatizma hastalığının tedavisi, diğer göz hastalıklarına nazaran daha kolaydır. Silindir şeklindeki mercekler sayesinde, bu görme kusuru düzeltilebilmektedir. Bu kusur tedavi edilmezse, baş ağrıları ve de kitap okumanın hemen ardından görüntülerde bulanıklaşma gibi sorunlar yaşanabilmektedir. Düzensiz astigmatizma sorununda ise, saydam tabakadaki eğrilik düzenli değildir. Bu noktada, rahatsızlığın tedavisi merceklerle mümkün olmaz. Kontakt lens kullanımı, düzensiz astigmatizma durumunda kullanılmakta olan en iyi tedavi yöntemleri arasında gösterilmektedir.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sklerit Nedir?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-sklerit-nedir.html</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jan 2023 07:14:56 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=23">Damla</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-sklerit-nedir.html</guid>
			<description><![CDATA[<div align="center"><span style="color: #e86e04;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sklerit Nedir?</span></span></span></div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Belirtiler</span><br />
<br />
- Bir veya her iki gözde ağrı<br />
- Gözde parça halinde kızarıklık<br />
- Bulanık görme<br />
<br />
Göz küresinin dış kısmı birkaç bölümden meydana gelmiştir. Sklera, göz küresinin çoğunu kaplayan sert doku tabakasıdır. Göz akı olarak söz edilen kısım sklera ise, episklera ile kaplıdır. Bu doku, skJera ile dış zar (konjonktiva) arasında arasında bulunan şeffaf dokudur. Bazen sklera ve episklera iltihaplanabilir.<br />
<br />
Episkleranın i1tihabl en büyük sıklıkla genç yetişkinlerde ortaya çıkan hafif ve lokalize bir enfeksiyondur. Sklera i1tihabl daha az görülen ve daha ciddi bir rahatsızlıktır. Sıklıkla belirli otoimmün rahatsızlıklarla (romatoid artrit gibi) veya iltihapıı bağırsak hastalığıyla bağlantılı düşünülür. Sklerat en fazla 30 ile 60 yaş arasındakilerde görülür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Teşhis</span><br />
<br />
Her iki hastalığın da özelliği gözün üzerinde kırmızı veya mor bir kısımdır. Skıeritre şiddetli olmayan bir ağrı da olabilir. Skıerit gözün arka tarafında meydana geldiği zaman görüşü bulandırabilir. Eğer sizde skJerit veya episklerit oldUğundan şüphe ediyorsanız göz muayenesi için göz doktorunuza danışın. Eğer rahatsızlığınız skJeritse, bu hastalık sıklıkla başka bir rahatsızlıkla bağlantılı olduğundan daha genel bir muayene de yapılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color">Tedavi</span></span><br />
<br />
Episk Jerit bir iki haftada kendiliğinden geçme eğilimindedir. Ayrıca zaman zaman nüksetme eğilimi de vardır. Doktorunuz i1tihabl azaltmak için damla veya merhem halinde steroid ilaçları verebilir.<br />
<br />
Eger sizde sklerit varsa doktorunuz muhtemelen, iltihabı azaltmak için agızdan veya göz damlası şeklinde kortikosteroid kürü verecektir. Gözün içindeki bazı adaleieri gevşeterek gözbebegini büyüten skloplejik bir ilaç kuııanılabilir. Böylece irisin zarar görme ihtimali ve duyulan rahatsızlık azalır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><span style="color: #e86e04;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sklerit Nedir?</span></span></span></div>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Belirtiler</span><br />
<br />
- Bir veya her iki gözde ağrı<br />
- Gözde parça halinde kızarıklık<br />
- Bulanık görme<br />
<br />
Göz küresinin dış kısmı birkaç bölümden meydana gelmiştir. Sklera, göz küresinin çoğunu kaplayan sert doku tabakasıdır. Göz akı olarak söz edilen kısım sklera ise, episklera ile kaplıdır. Bu doku, skJera ile dış zar (konjonktiva) arasında arasında bulunan şeffaf dokudur. Bazen sklera ve episklera iltihaplanabilir.<br />
<br />
Episkleranın i1tihabl en büyük sıklıkla genç yetişkinlerde ortaya çıkan hafif ve lokalize bir enfeksiyondur. Sklera i1tihabl daha az görülen ve daha ciddi bir rahatsızlıktır. Sıklıkla belirli otoimmün rahatsızlıklarla (romatoid artrit gibi) veya iltihapıı bağırsak hastalığıyla bağlantılı düşünülür. Sklerat en fazla 30 ile 60 yaş arasındakilerde görülür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Teşhis</span><br />
<br />
Her iki hastalığın da özelliği gözün üzerinde kırmızı veya mor bir kısımdır. Skıeritre şiddetli olmayan bir ağrı da olabilir. Skıerit gözün arka tarafında meydana geldiği zaman görüşü bulandırabilir. Eğer sizde skJerit veya episklerit oldUğundan şüphe ediyorsanız göz muayenesi için göz doktorunuza danışın. Eğer rahatsızlığınız skJeritse, bu hastalık sıklıkla başka bir rahatsızlıkla bağlantılı olduğundan daha genel bir muayene de yapılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color">Tedavi</span></span><br />
<br />
Episk Jerit bir iki haftada kendiliğinden geçme eğilimindedir. Ayrıca zaman zaman nüksetme eğilimi de vardır. Doktorunuz i1tihabl azaltmak için damla veya merhem halinde steroid ilaçları verebilir.<br />
<br />
Eger sizde sklerit varsa doktorunuz muhtemelen, iltihabı azaltmak için agızdan veya göz damlası şeklinde kortikosteroid kürü verecektir. Gözün içindeki bazı adaleieri gevşeterek gözbebegini büyüten skloplejik bir ilaç kuııanılabilir. Böylece irisin zarar görme ihtimali ve duyulan rahatsızlık azalır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çocuklarda Göz Hastalıkları (Pediatrik Oftalmoloji)]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-cocuklarda-goz-hastaliklari-pediatrik-oftalmoloji.html</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jan 2023 07:13:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=23">Damla</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-cocuklarda-goz-hastaliklari-pediatrik-oftalmoloji.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çocuklarda Göz Hastalıkları (Pediatrik Oftalmoloji)</span></span><br />
<br />
Erişkinlerde görülen göz hastalıklarının bir çoğu daha az sıklıkla olmak üzere bebeklerde ve çocuklarda da görülebilir.<br />
<br />
<span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÇOCUKLARDA EN SIK GÖRÜLEN GÖZ RAHATSIZLIKLARI:</span></span><br />
<br />
Görme kusurları (miyop, hipermetrop, astigmat), şaşılık, göz tembelliği, doğuştan katarakt, doğuştan göz tansiyonu (glokom), doğuştan gözyaşı kanalı tıkanıklığı, doğuştan anomaliler, bazı göz tümörleri olarak sıralanabilir.<br />
<br />
<span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEBEK NE ZAMAN GÖZ DOKTORUNA GÖTÜRÜLMELİDİR?</span></span><br />
<br />
Anne-baba, bebekte veya çocukta herhangi bir göz rahatsızlığından şüpheleniyorsa hemen bir göz doktoruna başvurmalıdır. Göz muayenesi için bebeğin belirli bir aya veya yaşa gelmesi beklenmemelidir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda göz muayenesi genellikle çok güç olmaktadır, fakat imkansız değildir. Eğer bebek çok ağlar ve muayene olmaya kesinlikle karşı koyarsa narkozla muayene edilmelidir. Böylece herhangi bir rahatsızlık varsa erkenden teşhis edilip tedaviye başlanır.<br />
<br />
<span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEBEKLERDE VE ÇOCUKLARDA GÖRME BOZUKLUKLARI BELİRTİLERİ:</span></span><br />
<br />
Bebekte içe kayma varsa çoğunlukla, hipermetropi ve görme tembelliği ile birliktedir. Bu durumda tedavi için bebeğin büyümesinin beklenmesi yapılabilecek büyük bir hatadır. Çünkü şaşılıklarda, hiç beklenilmeden bir an önce gözdeki bozukluğun ve derecesinin, varsa görme tembelliğinin tespit edilip hemen uygun gözlüğün verilerek uygun tedaviye başlanılması son derece önemlidir. Ayrıca, bebeklerde ve çocuklarda şaşılık olmaksızın görmelerinde bir zayıflık hissedilirse, örneğin çocuk televizyonu çok yakından izliyorsa, kitaba-deftere çok yaklaşarak okuyup-yazıyorsa, gözlerini sürekli kırpıştırıyorsa, başına belirli bir pozisyon vererek görmeye çalışıyorsa, gözlerini kısarak bakıyorsa, bir gözünü kapatarak veya kısarak diğer gözüyle görmeye çalışıyorsa hemen muayene edilmeli ve bir görme bozukluğu teşhis edilirse gözlük takılmalı veya gerekli tedaviye geçilmelidir.<br />
<br />
<span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEBEKTE GÖZYAŞI KANALI TIKANIKLIĞI:</span></span><br />
<br />
Yeni doğan bebeğin bir veya her iki gözünde sürekli sulanma ve çapaklanma görülürse, göz yaşı kanallarının doğuştan tıkalı olabileceği düşünülerek bir göz doktoruna başvurulmalıdır. Teşhis doğrulanırsa doktor önce göz yaşı kesesine masaj yapılmasını ve bazı göz damlalarının kullanılmasını tavsiye edecek, sulanma ve çapaklanma düzelmediğinde ise narkoz altında göz yaşı kanalının açılmasını önerecektir. Doğuştan göz yaşı kanalı tıkanıklığı, bebek 18 aylık olmadan önce tedavi edilmelidir. Çünkü 18 aylıktan önce basit bir girişimle düzeltilebilen bu problem için ileri yaşlarda ameliyat gerekli olmaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DOĞUŞTAN KATARAKT:</span></span><br />
<br />
Yeni doğan bebeğin gözbebeğinde beyazlık görüldüğünde, hemen doktora başvurulmalıdır. Bu durum, çoğunlukla doğuştan kataraktın belirtisidir; tek gözde veya her iki gözde olabilir ve ameliyatı gerektiren bir durumdur. Yine gözbebeğinde beyazlık veya parlama ile ortaya çıkan ve bebeklerde görülen bir göziçi tümörü de mevcuttur. Bu durum da acil olarak doktora başvurmayı gerektiren önemli bir hastalıktır.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DOĞUŞTAN GLOKOM (GÖZ TANSİYONU):</span></span><br />
<br />
Yeni doğanlarda görülen önemli bir hastalık da, doğuştan glokomdur (göz tansiyonu yüksekliği). Bu hastalık başlangıçta bir belirti vermediği halde ilerledikçe bebeğin gözünün irileştiği, büyüdüğü dikkat çeker, ayrıca ışığa bakamama sulanma gibi belirtiler de tabloya eklenir. Tedavi edilmediği takdirde hastalığın ilerleyen dönemlerinde, gözün saydam tabakasının zamanla bulanıklaştığı ve giderek beyazlaştığı görülür. Bu durumda bebek, giderek görmesini kaybedecektir. Hastalık başlangıç döneminde teşhis edildiğinde, yapılacak ameliyatla göz tansiyonu düşecek ve görme kaybı önlenecektir. Fakat doğuştan glokomlu bebeklerde, ameliyattan bir süre sonra göz tansiyonu tekrar yükselebilir ve tekrar ameliyat gerekebilir. Bebeklerde görülen glokom, erişkinlerde görülen glokoma göre daha inatçı bir glokom türü olup bazen birkaç ameliyat bile gerekebilir.<br />
<br />
<span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çocuk Hastalıkları ile ilgili Sıkça Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> Yeni doğan bir bebeğin göz muayenesi, en erken ne zaman yapılmalıdır?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Eğer, bir göz rahatsızlığından şüpheleniliyorsa muayene için beklemenin hiçbir anlamı ve yararı yoktur. Bebek 1 günlük de olsa, gerekiyorsa hemen göz muayenesi yapılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> Bir günlük bebeğin göz muayenesi olmasını gerektiren ne gibi göz rahatsızlıkları olabilir ?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Bebeğin gözlerinde hemen tedaviye başlanmasını gerektiren iltihaplı hastalıklar veya özellikle erken doğan (premature) bebeklerde görülen ve görme kaybına yol açabilen bazı rahatsızlıklarda, bebeğin hemen göz muayenesinin yapılması gereklidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> Yeni doğan bebeğin muayenesi zor değil midir?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Yeni doğan bebeğin muayenesi erişkin muayenesine göre bazı zorluklar taşır. Ancak, bebeğin mutlaka muayenesi gerekiyorsa bu, narkozla da yapılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> Bebeğin narkoz alması riskli değil midir ?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Yapılan her işlemde bir risk payı vardır ve yeni doğan bebeğin uyutulmasında, erişkin bir hastaya narkoz verilmesine göre pratik bazı güçlükler vardır. Fakat narkoz için birinci koşul, bebeğin narkoz almasına engel bir sağlık probleminin mevcut olmamasıdır. Bu nedenle önce çocuk hastalıkları uzmanı ile konsültasyon yapılarak, narkoza engel bir durumun olup olmadığı öğrenilir. Deneyimli bir anestezi uzmanının varlığında bebeklerin uyutulmasının korkulacak hiçbir yanı yoktur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> 1 yaşındaki bir bebeğin gözleri kayıyorsa tedavi için kaç yaşına kadar beklenmelidir ?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Gözü kayan bir bebek veya çocukta, bu durumun zamanla kendiliğinden düzeleceği düşüncesiyle beklemek ve doktora başvurmamak büyük hatadır. Gözde herhangi bir kayma olduğunda, hiç beklemeden, hemen bir göz doktoruna başvurularak muayene ettirilmelidir ve doktorun önerisine göre hareket edilmelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> 3 aylık bir bebeğim var, doğduğundan beri her iki gözü sürekli olarak sulanıyor ve çapaklanıyor, ne yapmalıyım ?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Bebeğinizde büyük olasılıkla doğuştan gözyaşı kanalı tıkanıklığı var. Hemen bir göz doktoruna başvurmanız doğru olacaktır. Bu durumun tedavisi için önce bazı damlalar kullanmanız ve gözyaşı kesesinin bulunduğu yere (göz ile burun kökü arasındaki bölgeye) masaj yapmanız tavsiye edilecektir. Düzelme olmazsa narkozla, tıkalı olan gözyaşı kanalının açılması gerekecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> Bebeklerde narkozla, tıkalı gözyaşı kanalının açılması zor bir ameliyat mıdır ?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Bu işlem bir ameliyat değildir. Sonda adı verilen tel gibi bir aletle gözyaşı kanalının açılması söz konusudur. Ortalama 5 dakikalık bir işlemdir. Fakat bebek 18 aylık olana kadar kanal açılmazsa, daha sonra kanala tüp takılması ve ameliyat yapılması gerekecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> 5 yaşındaki çocuğum televizyonu çok yakından izliyor ve gözlerini kırpıştırıyor, ne olabilir?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Çocuğun, gözlük takmasını gerektirecek bir görme problemi olabilir. Göz muayenesi olup, durumun ortaya çıkarılması gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru: </span>Bir bebekte veya çocukta gözbebeklerinde beyazlık görülmesi neye işarettir ?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span> </span>Bir bebek veya çocukta her iki gözbebeğinde beyazlık görülürse bu, büyük ihtimalle doğuştan kataraktın belirtisidir. Bu durumda, hemen doktora başvurulmalı ve önce beyazlığın gerçekten katarakt olup olmadığı anlaşılmalı, sonra tedaviye geçilmelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> Doğuştan katarakt nedir ?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Normal olarak saydam olması gereken göz merceğinin saydamlığını kaybedip beyazlaşmasına katarakt denir. Katarakt çoğunlukla yaşlılarda olduğu halde yeni doğan bebeklerde veya çocuklarda da görülebilir. Bu tür katarakt, doğuştan katarakt olarak isimlendirilir. Akraba evliliklerinde, ailesinde doğuştan katarakt olanlarda görülebilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çocuklarda Göz Hastalıkları (Pediatrik Oftalmoloji)</span></span><br />
<br />
Erişkinlerde görülen göz hastalıklarının bir çoğu daha az sıklıkla olmak üzere bebeklerde ve çocuklarda da görülebilir.<br />
<br />
<span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÇOCUKLARDA EN SIK GÖRÜLEN GÖZ RAHATSIZLIKLARI:</span></span><br />
<br />
Görme kusurları (miyop, hipermetrop, astigmat), şaşılık, göz tembelliği, doğuştan katarakt, doğuştan göz tansiyonu (glokom), doğuştan gözyaşı kanalı tıkanıklığı, doğuştan anomaliler, bazı göz tümörleri olarak sıralanabilir.<br />
<br />
<span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEBEK NE ZAMAN GÖZ DOKTORUNA GÖTÜRÜLMELİDİR?</span></span><br />
<br />
Anne-baba, bebekte veya çocukta herhangi bir göz rahatsızlığından şüpheleniyorsa hemen bir göz doktoruna başvurmalıdır. Göz muayenesi için bebeğin belirli bir aya veya yaşa gelmesi beklenmemelidir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda göz muayenesi genellikle çok güç olmaktadır, fakat imkansız değildir. Eğer bebek çok ağlar ve muayene olmaya kesinlikle karşı koyarsa narkozla muayene edilmelidir. Böylece herhangi bir rahatsızlık varsa erkenden teşhis edilip tedaviye başlanır.<br />
<br />
<span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEBEKLERDE VE ÇOCUKLARDA GÖRME BOZUKLUKLARI BELİRTİLERİ:</span></span><br />
<br />
Bebekte içe kayma varsa çoğunlukla, hipermetropi ve görme tembelliği ile birliktedir. Bu durumda tedavi için bebeğin büyümesinin beklenmesi yapılabilecek büyük bir hatadır. Çünkü şaşılıklarda, hiç beklenilmeden bir an önce gözdeki bozukluğun ve derecesinin, varsa görme tembelliğinin tespit edilip hemen uygun gözlüğün verilerek uygun tedaviye başlanılması son derece önemlidir. Ayrıca, bebeklerde ve çocuklarda şaşılık olmaksızın görmelerinde bir zayıflık hissedilirse, örneğin çocuk televizyonu çok yakından izliyorsa, kitaba-deftere çok yaklaşarak okuyup-yazıyorsa, gözlerini sürekli kırpıştırıyorsa, başına belirli bir pozisyon vererek görmeye çalışıyorsa, gözlerini kısarak bakıyorsa, bir gözünü kapatarak veya kısarak diğer gözüyle görmeye çalışıyorsa hemen muayene edilmeli ve bir görme bozukluğu teşhis edilirse gözlük takılmalı veya gerekli tedaviye geçilmelidir.<br />
<br />
<span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BEBEKTE GÖZYAŞI KANALI TIKANIKLIĞI:</span></span><br />
<br />
Yeni doğan bebeğin bir veya her iki gözünde sürekli sulanma ve çapaklanma görülürse, göz yaşı kanallarının doğuştan tıkalı olabileceği düşünülerek bir göz doktoruna başvurulmalıdır. Teşhis doğrulanırsa doktor önce göz yaşı kesesine masaj yapılmasını ve bazı göz damlalarının kullanılmasını tavsiye edecek, sulanma ve çapaklanma düzelmediğinde ise narkoz altında göz yaşı kanalının açılmasını önerecektir. Doğuştan göz yaşı kanalı tıkanıklığı, bebek 18 aylık olmadan önce tedavi edilmelidir. Çünkü 18 aylıktan önce basit bir girişimle düzeltilebilen bu problem için ileri yaşlarda ameliyat gerekli olmaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DOĞUŞTAN KATARAKT:</span></span><br />
<br />
Yeni doğan bebeğin gözbebeğinde beyazlık görüldüğünde, hemen doktora başvurulmalıdır. Bu durum, çoğunlukla doğuştan kataraktın belirtisidir; tek gözde veya her iki gözde olabilir ve ameliyatı gerektiren bir durumdur. Yine gözbebeğinde beyazlık veya parlama ile ortaya çıkan ve bebeklerde görülen bir göziçi tümörü de mevcuttur. Bu durum da acil olarak doktora başvurmayı gerektiren önemli bir hastalıktır.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DOĞUŞTAN GLOKOM (GÖZ TANSİYONU):</span></span><br />
<br />
Yeni doğanlarda görülen önemli bir hastalık da, doğuştan glokomdur (göz tansiyonu yüksekliği). Bu hastalık başlangıçta bir belirti vermediği halde ilerledikçe bebeğin gözünün irileştiği, büyüdüğü dikkat çeker, ayrıca ışığa bakamama sulanma gibi belirtiler de tabloya eklenir. Tedavi edilmediği takdirde hastalığın ilerleyen dönemlerinde, gözün saydam tabakasının zamanla bulanıklaştığı ve giderek beyazlaştığı görülür. Bu durumda bebek, giderek görmesini kaybedecektir. Hastalık başlangıç döneminde teşhis edildiğinde, yapılacak ameliyatla göz tansiyonu düşecek ve görme kaybı önlenecektir. Fakat doğuştan glokomlu bebeklerde, ameliyattan bir süre sonra göz tansiyonu tekrar yükselebilir ve tekrar ameliyat gerekebilir. Bebeklerde görülen glokom, erişkinlerde görülen glokoma göre daha inatçı bir glokom türü olup bazen birkaç ameliyat bile gerekebilir.<br />
<br />
<span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çocuk Hastalıkları ile ilgili Sıkça Sorulan Sorular</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> Yeni doğan bir bebeğin göz muayenesi, en erken ne zaman yapılmalıdır?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Eğer, bir göz rahatsızlığından şüpheleniliyorsa muayene için beklemenin hiçbir anlamı ve yararı yoktur. Bebek 1 günlük de olsa, gerekiyorsa hemen göz muayenesi yapılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> Bir günlük bebeğin göz muayenesi olmasını gerektiren ne gibi göz rahatsızlıkları olabilir ?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Bebeğin gözlerinde hemen tedaviye başlanmasını gerektiren iltihaplı hastalıklar veya özellikle erken doğan (premature) bebeklerde görülen ve görme kaybına yol açabilen bazı rahatsızlıklarda, bebeğin hemen göz muayenesinin yapılması gereklidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> Yeni doğan bebeğin muayenesi zor değil midir?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Yeni doğan bebeğin muayenesi erişkin muayenesine göre bazı zorluklar taşır. Ancak, bebeğin mutlaka muayenesi gerekiyorsa bu, narkozla da yapılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> Bebeğin narkoz alması riskli değil midir ?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Yapılan her işlemde bir risk payı vardır ve yeni doğan bebeğin uyutulmasında, erişkin bir hastaya narkoz verilmesine göre pratik bazı güçlükler vardır. Fakat narkoz için birinci koşul, bebeğin narkoz almasına engel bir sağlık probleminin mevcut olmamasıdır. Bu nedenle önce çocuk hastalıkları uzmanı ile konsültasyon yapılarak, narkoza engel bir durumun olup olmadığı öğrenilir. Deneyimli bir anestezi uzmanının varlığında bebeklerin uyutulmasının korkulacak hiçbir yanı yoktur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> 1 yaşındaki bir bebeğin gözleri kayıyorsa tedavi için kaç yaşına kadar beklenmelidir ?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Gözü kayan bir bebek veya çocukta, bu durumun zamanla kendiliğinden düzeleceği düşüncesiyle beklemek ve doktora başvurmamak büyük hatadır. Gözde herhangi bir kayma olduğunda, hiç beklemeden, hemen bir göz doktoruna başvurularak muayene ettirilmelidir ve doktorun önerisine göre hareket edilmelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> 3 aylık bir bebeğim var, doğduğundan beri her iki gözü sürekli olarak sulanıyor ve çapaklanıyor, ne yapmalıyım ?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Bebeğinizde büyük olasılıkla doğuştan gözyaşı kanalı tıkanıklığı var. Hemen bir göz doktoruna başvurmanız doğru olacaktır. Bu durumun tedavisi için önce bazı damlalar kullanmanız ve gözyaşı kesesinin bulunduğu yere (göz ile burun kökü arasındaki bölgeye) masaj yapmanız tavsiye edilecektir. Düzelme olmazsa narkozla, tıkalı olan gözyaşı kanalının açılması gerekecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> Bebeklerde narkozla, tıkalı gözyaşı kanalının açılması zor bir ameliyat mıdır ?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Bu işlem bir ameliyat değildir. Sonda adı verilen tel gibi bir aletle gözyaşı kanalının açılması söz konusudur. Ortalama 5 dakikalık bir işlemdir. Fakat bebek 18 aylık olana kadar kanal açılmazsa, daha sonra kanala tüp takılması ve ameliyat yapılması gerekecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> 5 yaşındaki çocuğum televizyonu çok yakından izliyor ve gözlerini kırpıştırıyor, ne olabilir?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Çocuğun, gözlük takmasını gerektirecek bir görme problemi olabilir. Göz muayenesi olup, durumun ortaya çıkarılması gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru: </span>Bir bebekte veya çocukta gözbebeklerinde beyazlık görülmesi neye işarettir ?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span> </span>Bir bebek veya çocukta her iki gözbebeğinde beyazlık görülürse bu, büyük ihtimalle doğuştan kataraktın belirtisidir. Bu durumda, hemen doktora başvurulmalı ve önce beyazlığın gerçekten katarakt olup olmadığı anlaşılmalı, sonra tedaviye geçilmelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Soru:</span> Doğuştan katarakt nedir ?<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cevap:</span></span> Normal olarak saydam olması gereken göz merceğinin saydamlığını kaybedip beyazlaşmasına katarakt denir. Katarakt çoğunlukla yaşlılarda olduğu halde yeni doğan bebeklerde veya çocuklarda da görülebilir. Bu tür katarakt, doğuştan katarakt olarak isimlendirilir. Akraba evliliklerinde, ailesinde doğuştan katarakt olanlarda görülebilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Göz Tembelliği Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-goz-tembelligi-nedir-nasil-tedavi-edilir.html</link>
			<pubDate>Wed, 31 Aug 2022 22:12:03 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=3">Engin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-goz-tembelligi-nedir-nasil-tedavi-edilir.html</guid>
			<description><![CDATA[<div align="center"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><img src="https://i4.hurimg.com/i/hurriyet/75/1200x675/5f903c55d3806c1fa825576d.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 5f903c55d3806c1fa825576d.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></div>
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Göz tembelliği, görmenin düzgün bir şekilde gelişmediği bir çocukluk durumudur. Tıbbi olarak ambliyopi olarak bilinir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Göz tembelliğinin nedeni, bir gözün veya ikisinin de beyin ile güçlü bir bağ kuramamasıdır. Genelde kişinin sadece bir gözünü etkiler ve bu durum çocuğun etkilenen gözden net olmayan görüntü alacağı ve etkilenmeyen göze daha çok güveneceği anlamına gelmektedir. Dünya nüfusunda göz tembelliği oranı 100’de 2 olarak tahmin edilmektedir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz Tembelliği ve Türleri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Çok basitçe, göz tembelliği için kullanılan tıbbi terim olan Ambliyopi, görme keskinliği veya görme ile ilgili bir sorundur. Pek çok insan şaşılık olan bir kişinin göz tembelliği olduğunu, ancak göz tembelliği (ambliyopi) ve şaşılığın aynı durum olmadığını söyleme hatasına düşer.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz tembelliği</span></span>, tek başına gözlükle iyileştirilemeyen göz sağlığı sorunudur. Bunun dışında bir veya iki gözde net görmenin (keskinlik) gelişmemesidir. Beynin ambliyopik gözden gelen bilgiyi nasıl algıladığı ve yorumladığı ile ilgili bir sorundur. Genellikle ambliyopik gözden gelen bilgilerin baskılanmasına yol açar.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Ambliyopi, retinadan beyne giden sinir yollarındaki bir değişikliktir. Bu bağlantı zayıfladığında, göz hareket edebilir ve daha az genel görsel sinyal alabilir. Tedavi edilmezse beyin zayıf gözden gönderilen tüm görsel sinyalleri göz ardı etmeye başlayabilir. Ambliyopi, bulanık görme ve derinlik algısı eksikliğine neden olabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Üç ana tür ambliyopi vardır. Bir çocuğun sergilediği ambliyopi türü neredeyse tamamen görme bozukluğunun nedenine bağlıdır. Her üç tür göz tembelliği, bir veya iki gözde görmenin baskılanmasından kaynaklanır. Türlerin arasındaki fark baskılanmanın temel nedenleridir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kırılma Ambliyopisi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Refraktif Ambliyopi, anizometropik ambliyopi olarak da bilinir. Bu, bir veya iki gözde yüksek derecede miyopluk veya hipermetropluk olduğunda ortaya çıkar. Bu tür göz tembelliği, iki göz arasındaki odaklanma farkından kaynaklı olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu, astigmatizm, hipermetrop veya miyop gibi durumlardan kaynaklanabilir. Beyin yalnızca daha güçlü olan gözle görür ve sonuç olarak zayıf gözdeki görme gelişmez.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şaşılık Ambliyopi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Şaşılık Ambliyopi, gözlerin yanlış hizalanmasından kaynaklanır. Zayıf göz genellikle çift görmeyi veya diplopiyi önlemek için bastırılır. Şaşılık ambliyopide, orta dereceli ambliyopi vakalarında bile kortikal oküler baskınlık sütunları yapılandırılmış kalır. Sadece derin göz tembelliği vakalarında baskınlık sütunlarının değiştiğine dair raporlar vardır. Kortikal hücresel aparat nispeten korunmuş olmasına rağmen, görsel sistemde birçok fonksiyonel değişiklik meydana gelir. Hakim göz, kayan göz üzerinde aktif ve derin bir şekilde bastırılır, retina yazışması tamamen kaybolur ve hücresel etkileşimler değişir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yoksunluk Ambliyopisi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">En az görülen Ambliyopi türü, erken çocuklukta görme yoksunluğunun neden olduğu yoksun bırakma ambliyopisidir. Buna genellikle doğuştan katarakt neden olur. Yoksunluk ambliyopisi bu durumun en şiddetli şeklidir ve tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına neden olabilir. Bu tür ambliyopi, genellikle katarakt gibi başka bir göz sağlığı sorunu nedeniyle bir gözde net görsel sinyallerden mahrum kaldığında ortaya çıkar.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz Tembelliği Nedenleri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Göz tembelliği birçok nedenden ortaya çıkabilmektedir. Çocuğun gelişimi sırasında her iki gözde de görmeyi engelleyen herhangi bir şey, göz tembelliğine neden olma potansiyeline sahiptir. Nedenleri tam olarak bilinemese de beyin, etkilenen göden gelen görüntüleri baskılamaktadır. Aşağıda bazı olası nedenlere ilişkin örnekler verilmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şaşılık</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Bu durum, gözün kaymasına olan gözü konumlandıran kaslardaki bir dengesizliktir. Kaslardaki dengesizlik, her iki gözün nesneleri birlikte takibini zorlaştırır. Şaşılık kalıtsal olabilmektedir, miyop ve hipermetrop, viral bir hastalık veya bir yaralanma sonucu oluşabilmektedir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anizometropik ambliyopi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Anizometropik göz tembelliği, ışığın göz merceğinin içerisinden geçerken doğru bir biçimde odaklanmamasıdır. Kornea veya lens yüzeyinin düzensiz olduğu ve bulanık görmeye neden olduğu miyopluk, ileri görüşlülük veya astigmatizm nedeniyle kırılma hataları meydana gelir. Anizometropik göz tembelliği olan bir çocuk, bir gözde diğerine göre daha ileri görüşlü veya yakın görüşlü olacak ve en çok etkilenen gözde ambliyopi ile sonuçlanacaktır.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Uyaran yoksunluğu ambliyopisi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Bu en az görülen ambliyopi şeklidir. Bir gözün görmesi engellenir ve zayıflar. Bazen ikisi de etkilenebilir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bunun nedeni şunlar olabilir:</span></span></span><ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Yara izi, kornea ülseri gibi göz hastalıkları,</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Bir bebeğin merceğin bulanıklaşmasıyla doğduğu konjenital bir katarakt</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Pitoz veya sarkık göz kapağı</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Glokom</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Göz yaralanması</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Göz Ameliyatı</span></span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz Tembelliği Belirtileri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Göz tembelliği olan bir çocuk, gözlerinden birine düzgün odaklanamayacaktır. Etkilenmeyen göz problemi çok iyi telafi edeceğinden etkilenen göz acı çeker. Görme bozukluğu olan göz net görüntüler almayacaktır. Beyin gözlerden net veriler almayacaktır ve sonunda problemli gözden gelen görüntüleri görmezden gelmeye başlayacaktır.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Çoğu vakada kişinin beyni ve etkilenmeyen gözü durumu çok iyi telafi edeceğinden çocuk göz tembelliği olduğunu fark edemez. Bu sebeple göz tembelliği çocuğun rutin göz kontrolüne kadar tespit edilememektedir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz tembelliği belirtileri şunları içerebilir:</span></span></span><ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Bulanık görme</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Çift görme</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Zayıf derinlik algısı</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Gözler birlikte çalışıyor gibi görünmüyor</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Her yöne doğru olan göz dönüşü</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Bir çocuğun göz testi yaptırması önemlidir. Çoğu kişi için, ilk göz muayenesi 3 ile 5 yaşlarında iken yapılır. Ailede şaşılık, çocukluk çağı kataraktı gibi göz rahatsızlıkları hikayesi olan kişilerin erken göz muayenesi yaptırması gerekmektedir.</span></span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz Tembelliği Tedavi Yöntemleri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Göz tembelliği tedavisi, beyni ambliyopik veya zayıf gözün görüntülerine dikkat etmeye zorlamayı içerir, böylece bu gözdeki görme güçlenir. Bu, gözlük, göz bandı, göz damlası, ameliyat veya bunların bir kombinasyonu ile yapılır:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gözlük:</span> Göz tembelliğinin ciddi kırma kusurları veya anizometropiden kaynaklandığı durumlarda ( bir göz diğerinden daha net gördüğünde ) gözlük reçete edilir. Gözlükler beyne daha zayıf gözü açmayı öğreten net, odaklanmış görüntüler göndermeye yardımcı olur. Bu, beynin gözleri birlikte kullanmasına ve normal görmeyi geliştirmesine izin verir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz bantları:</span> Çoğu durumda, ambliyopili çocuklar, daha güçlü veya etkilenmemiş gözlerin üzerine bir göz bandı takmalıdır. Bant, duruma bağlı olarak çocuk birkaç ay veya yıl uyanıkken günde 2-6 saat takılır. İki tür göz bandı vardır: biri yara bandı gibi çalışır ve doğrudan gözün üzerine yerleştirilir; gözlük takan çocuklar için tasarlanan diğeri ise bir merceğin üzerine sıkıca oturan bir bez parçadır.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Çocukların göz bantlarını taktıklarına emin olmak zor olabilmektedir. Ancak çocuklar genellikle iyi adapte olurlar ve bant basitçe günlerinin bir parçası haline gelir. Bu arada, yeni veya heyecan verici bir oyuncakla dikkat dağıtmak, parka gitmek veya sadece dışarıda oynamak, çocukların göz bandı taktıklarını unutmalarına yardımcı olabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Atropin damlası:</span> Bazen, ebeveynlerin en iyi çabalarına rağmen, bazı çocuklar göz bandını takmaz. Bu durumlarda atropin damlaları kullanılabilir. Göz tembelliği olmayan veya düz gözdeki bir bant görmeyi engellediği gibi, atropin damlaları da güçlü gözdeki görmeyi geçici olarak bulanıklaştırarak beyni zayıf gözle görülen görüntüleri tanımaya zorlar.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ameliyat:</span> Şaşılık ambliyopiye neden oluyorsa ve gözlük, yama veya damlalarla tedavi gözlerin hizalamasını iyileştirmiyorsa, göz kası ameliyatı bir seçenek olabilir. Ambliyopiye göz kapağı düşüklüğü veya katarakt neden oluyorsa ameliyat da yapılabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Ameliyat, gözün dolaşmasına neden olan kasları gevşetmeyi veya sıkılaştırmayı içerir. Bu tür bir ameliyat genellikle bir gece hastanede kalmayı gerektirmez.</span></span><br />
<br />
<div align="right"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Kaynak: <a href="https://www.forumteams.com/yonlendir.php?url=https://www.dorahospital.com/etiket/yetiskinlerde-goz-tembelligi-tedavisi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.dorahospital.com/etiket/yeti...-tedavisi/</a></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><img src="https://i4.hurimg.com/i/hurriyet/75/1200x675/5f903c55d3806c1fa825576d.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 5f903c55d3806c1fa825576d.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></div>
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Göz tembelliği, görmenin düzgün bir şekilde gelişmediği bir çocukluk durumudur. Tıbbi olarak ambliyopi olarak bilinir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Göz tembelliğinin nedeni, bir gözün veya ikisinin de beyin ile güçlü bir bağ kuramamasıdır. Genelde kişinin sadece bir gözünü etkiler ve bu durum çocuğun etkilenen gözden net olmayan görüntü alacağı ve etkilenmeyen göze daha çok güveneceği anlamına gelmektedir. Dünya nüfusunda göz tembelliği oranı 100’de 2 olarak tahmin edilmektedir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz Tembelliği ve Türleri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Çok basitçe, göz tembelliği için kullanılan tıbbi terim olan Ambliyopi, görme keskinliği veya görme ile ilgili bir sorundur. Pek çok insan şaşılık olan bir kişinin göz tembelliği olduğunu, ancak göz tembelliği (ambliyopi) ve şaşılığın aynı durum olmadığını söyleme hatasına düşer.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz tembelliği</span></span>, tek başına gözlükle iyileştirilemeyen göz sağlığı sorunudur. Bunun dışında bir veya iki gözde net görmenin (keskinlik) gelişmemesidir. Beynin ambliyopik gözden gelen bilgiyi nasıl algıladığı ve yorumladığı ile ilgili bir sorundur. Genellikle ambliyopik gözden gelen bilgilerin baskılanmasına yol açar.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Ambliyopi, retinadan beyne giden sinir yollarındaki bir değişikliktir. Bu bağlantı zayıfladığında, göz hareket edebilir ve daha az genel görsel sinyal alabilir. Tedavi edilmezse beyin zayıf gözden gönderilen tüm görsel sinyalleri göz ardı etmeye başlayabilir. Ambliyopi, bulanık görme ve derinlik algısı eksikliğine neden olabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Üç ana tür ambliyopi vardır. Bir çocuğun sergilediği ambliyopi türü neredeyse tamamen görme bozukluğunun nedenine bağlıdır. Her üç tür göz tembelliği, bir veya iki gözde görmenin baskılanmasından kaynaklanır. Türlerin arasındaki fark baskılanmanın temel nedenleridir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kırılma Ambliyopisi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Refraktif Ambliyopi, anizometropik ambliyopi olarak da bilinir. Bu, bir veya iki gözde yüksek derecede miyopluk veya hipermetropluk olduğunda ortaya çıkar. Bu tür göz tembelliği, iki göz arasındaki odaklanma farkından kaynaklı olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu, astigmatizm, hipermetrop veya miyop gibi durumlardan kaynaklanabilir. Beyin yalnızca daha güçlü olan gözle görür ve sonuç olarak zayıf gözdeki görme gelişmez.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şaşılık Ambliyopi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Şaşılık Ambliyopi, gözlerin yanlış hizalanmasından kaynaklanır. Zayıf göz genellikle çift görmeyi veya diplopiyi önlemek için bastırılır. Şaşılık ambliyopide, orta dereceli ambliyopi vakalarında bile kortikal oküler baskınlık sütunları yapılandırılmış kalır. Sadece derin göz tembelliği vakalarında baskınlık sütunlarının değiştiğine dair raporlar vardır. Kortikal hücresel aparat nispeten korunmuş olmasına rağmen, görsel sistemde birçok fonksiyonel değişiklik meydana gelir. Hakim göz, kayan göz üzerinde aktif ve derin bir şekilde bastırılır, retina yazışması tamamen kaybolur ve hücresel etkileşimler değişir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yoksunluk Ambliyopisi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">En az görülen Ambliyopi türü, erken çocuklukta görme yoksunluğunun neden olduğu yoksun bırakma ambliyopisidir. Buna genellikle doğuştan katarakt neden olur. Yoksunluk ambliyopisi bu durumun en şiddetli şeklidir ve tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına neden olabilir. Bu tür ambliyopi, genellikle katarakt gibi başka bir göz sağlığı sorunu nedeniyle bir gözde net görsel sinyallerden mahrum kaldığında ortaya çıkar.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz Tembelliği Nedenleri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Göz tembelliği birçok nedenden ortaya çıkabilmektedir. Çocuğun gelişimi sırasında her iki gözde de görmeyi engelleyen herhangi bir şey, göz tembelliğine neden olma potansiyeline sahiptir. Nedenleri tam olarak bilinemese de beyin, etkilenen göden gelen görüntüleri baskılamaktadır. Aşağıda bazı olası nedenlere ilişkin örnekler verilmiştir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şaşılık</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Bu durum, gözün kaymasına olan gözü konumlandıran kaslardaki bir dengesizliktir. Kaslardaki dengesizlik, her iki gözün nesneleri birlikte takibini zorlaştırır. Şaşılık kalıtsal olabilmektedir, miyop ve hipermetrop, viral bir hastalık veya bir yaralanma sonucu oluşabilmektedir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anizometropik ambliyopi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Anizometropik göz tembelliği, ışığın göz merceğinin içerisinden geçerken doğru bir biçimde odaklanmamasıdır. Kornea veya lens yüzeyinin düzensiz olduğu ve bulanık görmeye neden olduğu miyopluk, ileri görüşlülük veya astigmatizm nedeniyle kırılma hataları meydana gelir. Anizometropik göz tembelliği olan bir çocuk, bir gözde diğerine göre daha ileri görüşlü veya yakın görüşlü olacak ve en çok etkilenen gözde ambliyopi ile sonuçlanacaktır.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Uyaran yoksunluğu ambliyopisi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Bu en az görülen ambliyopi şeklidir. Bir gözün görmesi engellenir ve zayıflar. Bazen ikisi de etkilenebilir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bunun nedeni şunlar olabilir:</span></span></span><ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Yara izi, kornea ülseri gibi göz hastalıkları,</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Bir bebeğin merceğin bulanıklaşmasıyla doğduğu konjenital bir katarakt</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Pitoz veya sarkık göz kapağı</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Glokom</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Göz yaralanması</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Göz Ameliyatı</span></span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz Tembelliği Belirtileri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Göz tembelliği olan bir çocuk, gözlerinden birine düzgün odaklanamayacaktır. Etkilenmeyen göz problemi çok iyi telafi edeceğinden etkilenen göz acı çeker. Görme bozukluğu olan göz net görüntüler almayacaktır. Beyin gözlerden net veriler almayacaktır ve sonunda problemli gözden gelen görüntüleri görmezden gelmeye başlayacaktır.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Çoğu vakada kişinin beyni ve etkilenmeyen gözü durumu çok iyi telafi edeceğinden çocuk göz tembelliği olduğunu fark edemez. Bu sebeple göz tembelliği çocuğun rutin göz kontrolüne kadar tespit edilememektedir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz tembelliği belirtileri şunları içerebilir:</span></span></span><ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Bulanık görme</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Çift görme</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Zayıf derinlik algısı</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Gözler birlikte çalışıyor gibi görünmüyor</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Her yöne doğru olan göz dönüşü</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Bir çocuğun göz testi yaptırması önemlidir. Çoğu kişi için, ilk göz muayenesi 3 ile 5 yaşlarında iken yapılır. Ailede şaşılık, çocukluk çağı kataraktı gibi göz rahatsızlıkları hikayesi olan kişilerin erken göz muayenesi yaptırması gerekmektedir.</span></span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz Tembelliği Tedavi Yöntemleri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Göz tembelliği tedavisi, beyni ambliyopik veya zayıf gözün görüntülerine dikkat etmeye zorlamayı içerir, böylece bu gözdeki görme güçlenir. Bu, gözlük, göz bandı, göz damlası, ameliyat veya bunların bir kombinasyonu ile yapılır:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gözlük:</span> Göz tembelliğinin ciddi kırma kusurları veya anizometropiden kaynaklandığı durumlarda ( bir göz diğerinden daha net gördüğünde ) gözlük reçete edilir. Gözlükler beyne daha zayıf gözü açmayı öğreten net, odaklanmış görüntüler göndermeye yardımcı olur. Bu, beynin gözleri birlikte kullanmasına ve normal görmeyi geliştirmesine izin verir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz bantları:</span> Çoğu durumda, ambliyopili çocuklar, daha güçlü veya etkilenmemiş gözlerin üzerine bir göz bandı takmalıdır. Bant, duruma bağlı olarak çocuk birkaç ay veya yıl uyanıkken günde 2-6 saat takılır. İki tür göz bandı vardır: biri yara bandı gibi çalışır ve doğrudan gözün üzerine yerleştirilir; gözlük takan çocuklar için tasarlanan diğeri ise bir merceğin üzerine sıkıca oturan bir bez parçadır.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Çocukların göz bantlarını taktıklarına emin olmak zor olabilmektedir. Ancak çocuklar genellikle iyi adapte olurlar ve bant basitçe günlerinin bir parçası haline gelir. Bu arada, yeni veya heyecan verici bir oyuncakla dikkat dağıtmak, parka gitmek veya sadece dışarıda oynamak, çocukların göz bandı taktıklarını unutmalarına yardımcı olabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Atropin damlası:</span> Bazen, ebeveynlerin en iyi çabalarına rağmen, bazı çocuklar göz bandını takmaz. Bu durumlarda atropin damlaları kullanılabilir. Göz tembelliği olmayan veya düz gözdeki bir bant görmeyi engellediği gibi, atropin damlaları da güçlü gözdeki görmeyi geçici olarak bulanıklaştırarak beyni zayıf gözle görülen görüntüleri tanımaya zorlar.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ameliyat:</span> Şaşılık ambliyopiye neden oluyorsa ve gözlük, yama veya damlalarla tedavi gözlerin hizalamasını iyileştirmiyorsa, göz kası ameliyatı bir seçenek olabilir. Ambliyopiye göz kapağı düşüklüğü veya katarakt neden oluyorsa ameliyat da yapılabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Ameliyat, gözün dolaşmasına neden olan kasları gevşetmeyi veya sıkılaştırmayı içerir. Bu tür bir ameliyat genellikle bir gece hastanede kalmayı gerektirmez.</span></span><br />
<br />
<div align="right"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font">Kaynak: <a href="https://www.forumteams.com/yonlendir.php?url=https://www.dorahospital.com/etiket/yetiskinlerde-goz-tembelligi-tedavisi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.dorahospital.com/etiket/yeti...-tedavisi/</a></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gözlerinizi Ovuştumayın]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-gozlerinizi-ovustumayin.html</link>
			<pubDate>Sat, 18 Jun 2022 06:51:44 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=214">Mango</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-gozlerinizi-ovustumayin.html</guid>
			<description><![CDATA[<div align="center"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gözlerinizi ovuştumayın<br />
</span><br />
<span style="color: #1a1a31;" class="mycode_color"><span style="font-family: SofiaPro, sans-serif;" class="mycode_font">Yorgunlukta, uyku geldiğinde ya da gözler kaşındığında onları ovuşturmanın herkesin yaptığı bir hareket. Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, bu hareketin göz çevresinde çizgilerin oluşmasına neden olduğunu söyledi.</span><br />
<br />
</span><span style="color: #1a1a31;" class="mycode_color"><span style="font-family: SofiaPro, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaşlı görünme sebebi</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a1a31;" class="mycode_color"><span style="font-family: SofiaPro, sans-serif;" class="mycode_font">Gözlerinizin etrafındaki deri çok ince olduğundan ileri geri ovmak, çizgilerin oluşmasına sebep olur. Olduğunuzdan yaşlı görünmek istemiyorsanız bu alışkanlığı hayatınızdan çıkarmalısınız. Günde 2-3 bardaktan daha fazla kahve tüketmek vücutta mevcut olan kortizol düzeyini artırabilir. Yüksek kortizol (stres hormonu) yaşlanma hızını artırır ve cildi yine hızlı bir şekilde yıprandırır. Ayrıca kahve diüretik yönde etki göstermektedir. Bu sebeple vücudun susuz kalmasına sebep olmaktadır.</span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gözlerinizi ovuştumayın<br />
</span><br />
<span style="color: #1a1a31;" class="mycode_color"><span style="font-family: SofiaPro, sans-serif;" class="mycode_font">Yorgunlukta, uyku geldiğinde ya da gözler kaşındığında onları ovuşturmanın herkesin yaptığı bir hareket. Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, bu hareketin göz çevresinde çizgilerin oluşmasına neden olduğunu söyledi.</span><br />
<br />
</span><span style="color: #1a1a31;" class="mycode_color"><span style="font-family: SofiaPro, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaşlı görünme sebebi</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1a1a31;" class="mycode_color"><span style="font-family: SofiaPro, sans-serif;" class="mycode_font">Gözlerinizin etrafındaki deri çok ince olduğundan ileri geri ovmak, çizgilerin oluşmasına sebep olur. Olduğunuzdan yaşlı görünmek istemiyorsanız bu alışkanlığı hayatınızdan çıkarmalısınız. Günde 2-3 bardaktan daha fazla kahve tüketmek vücutta mevcut olan kortizol düzeyini artırabilir. Yüksek kortizol (stres hormonu) yaşlanma hızını artırır ve cildi yine hızlı bir şekilde yıprandırır. Ayrıca kahve diüretik yönde etki göstermektedir. Bu sebeple vücudun susuz kalmasına sebep olmaktadır.</span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kirpiklerin İçe Dönmesi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-kirpiklerin-ice-donmesi.html</link>
			<pubDate>Fri, 25 Mar 2022 17:00:18 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=79">Gece</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-kirpiklerin-ice-donmesi.html</guid>
			<description><![CDATA[Kirpiklerin içe dönmesine "trikiyazis" denir. Kirpikler blefarit (kirpik dibi iltihabı), herpes zoster enfeksiyonu ve trahom gibi nedenlerle içe döner. İçe dönük kirpikler estetik olmayan görüntünün yanısıra, gözde batma, rahatsızlık hissi yaparlar. Bu kirpikler korneaya (gözün renkli kısmının üstündeki şeffaf tabaka) sürtünerek, korneaya zarar verirler. Korneada kalıcı izlere yol açarak, görmeyi azaltabilirler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Trikiyazisin tedavisi</span><br />
<br />
İçe dönük kirpikler cımbızla kopartılır: Kalıcı bir çözüm değildir. 3 ay sonra kirpikler yine çıkar.<br />
<br />
İçe dönük kirpik kökleri koterle yakılır. Kalıcı bir tedavidir, birden fazla seans gerekebilir.<br />
<br />
İçe dönük kirpik kökleri "kriyo" denen cihazla dondurulur. Kalıcı bir tedavidir, birden fazla seans gerekebilir.<br />
<br />
Eğer içe dönük çok fazla kirpik varsa, o kirpik sırasının olduğu cilt cerrahi olarak çıkartılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kirpik köklerinin koter veya kriyo ile yok edilmesinin karnesi</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anestezi şekli:</span> Göz kapaklarına uyuşturucu iğne<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşlem sürsi: </span>İçe dönük kirpik sayısına göre değişir, yaklaşık 5 dakika<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bandaj:</span> Göz bandajlanmaz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşlem sonrası:</span> Göz kapağında hafif bir şişlik olabilir. 1-2 gün sürer.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşe dönüş:</span> Ertesi gün<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kontroller:</span> Ameliyatın ertesi günü<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz damlaları ve pomad:</span> Antibiyotikli damla ve pomad 5 gün]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kirpiklerin içe dönmesine "trikiyazis" denir. Kirpikler blefarit (kirpik dibi iltihabı), herpes zoster enfeksiyonu ve trahom gibi nedenlerle içe döner. İçe dönük kirpikler estetik olmayan görüntünün yanısıra, gözde batma, rahatsızlık hissi yaparlar. Bu kirpikler korneaya (gözün renkli kısmının üstündeki şeffaf tabaka) sürtünerek, korneaya zarar verirler. Korneada kalıcı izlere yol açarak, görmeyi azaltabilirler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Trikiyazisin tedavisi</span><br />
<br />
İçe dönük kirpikler cımbızla kopartılır: Kalıcı bir çözüm değildir. 3 ay sonra kirpikler yine çıkar.<br />
<br />
İçe dönük kirpik kökleri koterle yakılır. Kalıcı bir tedavidir, birden fazla seans gerekebilir.<br />
<br />
İçe dönük kirpik kökleri "kriyo" denen cihazla dondurulur. Kalıcı bir tedavidir, birden fazla seans gerekebilir.<br />
<br />
Eğer içe dönük çok fazla kirpik varsa, o kirpik sırasının olduğu cilt cerrahi olarak çıkartılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kirpik köklerinin koter veya kriyo ile yok edilmesinin karnesi</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anestezi şekli:</span> Göz kapaklarına uyuşturucu iğne<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşlem sürsi: </span>İçe dönük kirpik sayısına göre değişir, yaklaşık 5 dakika<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bandaj:</span> Göz bandajlanmaz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşlem sonrası:</span> Göz kapağında hafif bir şişlik olabilir. 1-2 gün sürer.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşe dönüş:</span> Ertesi gün<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kontroller:</span> Ameliyatın ertesi günü<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göz damlaları ve pomad:</span> Antibiyotikli damla ve pomad 5 gün]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gözlerin Kızarması, Sulanması Ve Kaşıntı]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-gozlerin-kizarmasi-sulanmasi-ve-kasinti.html</link>
			<pubDate>Fri, 25 Mar 2022 16:58:03 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=79">Gece</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-gozlerin-kizarmasi-sulanmasi-ve-kasinti.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gözler hemen mikrop kapabilen, çabuk hastalanabilen bir organımızdır. Bu nedenden dolayı daha dikkatli olunması gerekir. Oldukça önem verilmelidir.</span></span><br />
<br />
Gözlerin kızarması, sulanması ve kaşıntı ile kendini gösteren "Allerjik konjonktivit" çok sık rastlanan bir göz rahatsızlığıdır.<br />
<br />
Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi'nden Doç. Dr. Sinan Tatlıpınar, bir göz rahatsızlığı olan "Allerjik konjonktivit"e sık rastlandığını belirterek "Allerjik konjunktivitin tedavisinde genellikle kombine tedaviler uyguluyoruz ama temel prensip alerjiye neden olan etkenden uzak durmaktır" diyor.<br />
<br />
Gözlerin kızarması, sulanması ve kaşıntı ile kendini gösteren "Allerjik konjonktivit" çok sık rastlanan bir göz rahatsızlığı. Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi'nden Doç. Dr. Sinan Tatlıpınar, "allerjik konjonktivit"i "göz kapaklarının içini ve gözün beyaz kısmını saran ve konjonktiva olarak isimlendirilen zarın allerjiye bağlı olarak gelişen iltihabıdır" diye tanımlıyor.<br />
<br />
Dr.Tatlıpınar, gözün allerjik hastalıklarına sık rastlandığını belirterek "Aslında allerjik konjonktivit bir grup hastalığı tanımlayan genel bir terimdir. Alt tipleri arasında mevsimsel allerjik konjonktivit, pereniyal allerjik konjonktivit (uzun süreli allerjik konjonktivit), vernal keratokonjonktivit, atopik keratokonjonktivit ve dev papiller konjonktivit yer almaktadır" diyor.<br />
<br />
Allerjik konjonktivitin genellikle her iki gözü birlikte etkilediğini vurgulayan Dr. Tatlıpınar, diğer belirtileri şöyle sıralıyor: "Gözlerde kaşıntı ve kızarıklık, gözde yanma hissi, gözkapaklarında şişme, gözlerde sulanma genel belirtilerdir. Ancak türlerine göre bu belirtilerde değişiklik olabilir. İleri durumlarda saydam tabakanın (kornea) etkilenmesi halinde görme sorunlarına yol açabilir."<br />
<br />
Allerjik konjonktivit teşhisinin hastanın şikayetleri, dikkatli bir muayene ve bazı laboratuar incelemeleriyle konduğunu belirten Dr. Tatlıpınar, tedaviyle ilgili ise şunları söylüyor:<br />
<br />
"Allerjik konjonktivitin tedavisinde prensip; eğer biliyorsak allerjiye neden olan etkenden uzak durmaktır. Genellikle kombine tedaviler uygulanmaktadır. Hastalığın tipine ve şiddetine göre allerjiyi önleyici antihistaminik damlalar ve gerektiğinde mutlaka doktor kontrolünde olmak üzere kortizon içeren ilaçlar kullanılmaktadır."<br />
<br />
Konjunktivitin Alt Tipleri<br />
<br />
Mevsimsel ve pereniyal allerjik konjunktivit: Bu iki alerji tipi aynı gurupta toplanabilir. Her iki tipte de havada bulunan spesifik bir etkene karşı alerji gelişmektedir. Mevsimsel alerjik kojonktivit en sık rastlanan allerjik göz hastalığıdır. Tüm alerjik konjunktivit olgularının yaklaşık olarak yarısı bu guruptandır. Burada etken sıklıkla polenlerdir. İki taraflı göz yaşarması, kaşıntı, yanma hissi ve kızarıklık görülür. Göz kapakları hafif şişmiş olabilir, görme normaldir. Sıklıkla burun akıntısı, hapşırma, burunda tıkanıklık ve kaşıntı gibi allerjik rinit bulguları da eşlik eder.<br />
<br />
Pereniyal yani uzun süreli alerjik konjunktivit yıl boyunca mevcuttur ve bu tipten başlıca ev tozu ve hayvan atıkları sorumludur. Bu tip daha az yaygın olup genellikle mevsimsel tipten daha az şiddetli biçimde ortaya çıkar.<br />
<br />
Vernal keratokonjonktivit (Bahar Keratokonjonktiviti): Çocuk ve genç erişkinleri etkileyen bir allerjik konjunktivit tipidir. Ilık ve kuru iklimli bölgelerde daha sık ve şiddetli görülür. Erkeklerde daha sık görülmektedir. Ortaya çıkışı genellikle 5 yaşından sonradır ve genellikle ergenlik çağına gelindiğinde hastalık sonlanmaktadır. Hastalığın süresi nadiren 5-10 yılı geçer. Tipik olarak mevsimseldir ve ilkbahardan yaz sonuna kadar sürer.<br />
<br />
Atopik keratokonjonktivit: Körlük riskinin en fazla görüldüğü allerjik konjonktivit formudur. Nadir olarak ve gençlerde görülür. Yirmili yaşlar civarında başlar ve uzun yıllar devam eder. Atopi kişinin alerjik bozukluk geliştir¬mesine yol açan kalıtımsal ve yapısal bir özelliktir. Bu konjonktivit tipi astım, rinit, atopik dermatit, besin allerjisi gibi atopi belirtileri gösteren kişilerde görülür. Göz bulguları genellikle diğer atopik bulguların ortaya çıkmasından bir kaç yıl sonra gelişir ve vernal keratokonjonktivite benzer şekildedir. Göz kapakları sıklıkla tutulmuştur. Kapak cildi kızarık, kalınlaşmış ve pul pul olmuştur. Kirpik dibi iltihabına sık olarak rastlanmaktadır. Kapak iç kısımlarında yapışıklıklar, gözün kornea tabakasında anormal damarlanmalar, katarakt görülebilir.<br />
<br />
Dev Papiller Konjunktivit: Bu hastalık kontakt lensler, kontakt lens temizlik veya bakım ürünlerine karşı gelişebilir. Üst kapağın altını döşeyen konjunktivada papilla denen kabarıklıklar mevcuttur. Hastalar kontakt lens taktıklarında rahatsız olduklarından yakınırlar. Bazen göz protezleri ve göze konulan dikişler de bu tabloyu oluşturabilmektedir. Tedavisinde bu tabloya yol açan etken ortadan kaldırılmalı ve alerjiyi önleyici ilaçlar kullanılmalıdır.<br />
<br />
Bazen göze kullanılan ilaçlara, bu ilaçlar içerisindeki koruyucu maddelere veya kozmetik maddelere karşı gözde alerjik reaksiyon meydana gelebilmektedir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gözler hemen mikrop kapabilen, çabuk hastalanabilen bir organımızdır. Bu nedenden dolayı daha dikkatli olunması gerekir. Oldukça önem verilmelidir.</span></span><br />
<br />
Gözlerin kızarması, sulanması ve kaşıntı ile kendini gösteren "Allerjik konjonktivit" çok sık rastlanan bir göz rahatsızlığıdır.<br />
<br />
Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi'nden Doç. Dr. Sinan Tatlıpınar, bir göz rahatsızlığı olan "Allerjik konjonktivit"e sık rastlandığını belirterek "Allerjik konjunktivitin tedavisinde genellikle kombine tedaviler uyguluyoruz ama temel prensip alerjiye neden olan etkenden uzak durmaktır" diyor.<br />
<br />
Gözlerin kızarması, sulanması ve kaşıntı ile kendini gösteren "Allerjik konjonktivit" çok sık rastlanan bir göz rahatsızlığı. Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi'nden Doç. Dr. Sinan Tatlıpınar, "allerjik konjonktivit"i "göz kapaklarının içini ve gözün beyaz kısmını saran ve konjonktiva olarak isimlendirilen zarın allerjiye bağlı olarak gelişen iltihabıdır" diye tanımlıyor.<br />
<br />
Dr.Tatlıpınar, gözün allerjik hastalıklarına sık rastlandığını belirterek "Aslında allerjik konjonktivit bir grup hastalığı tanımlayan genel bir terimdir. Alt tipleri arasında mevsimsel allerjik konjonktivit, pereniyal allerjik konjonktivit (uzun süreli allerjik konjonktivit), vernal keratokonjonktivit, atopik keratokonjonktivit ve dev papiller konjonktivit yer almaktadır" diyor.<br />
<br />
Allerjik konjonktivitin genellikle her iki gözü birlikte etkilediğini vurgulayan Dr. Tatlıpınar, diğer belirtileri şöyle sıralıyor: "Gözlerde kaşıntı ve kızarıklık, gözde yanma hissi, gözkapaklarında şişme, gözlerde sulanma genel belirtilerdir. Ancak türlerine göre bu belirtilerde değişiklik olabilir. İleri durumlarda saydam tabakanın (kornea) etkilenmesi halinde görme sorunlarına yol açabilir."<br />
<br />
Allerjik konjonktivit teşhisinin hastanın şikayetleri, dikkatli bir muayene ve bazı laboratuar incelemeleriyle konduğunu belirten Dr. Tatlıpınar, tedaviyle ilgili ise şunları söylüyor:<br />
<br />
"Allerjik konjonktivitin tedavisinde prensip; eğer biliyorsak allerjiye neden olan etkenden uzak durmaktır. Genellikle kombine tedaviler uygulanmaktadır. Hastalığın tipine ve şiddetine göre allerjiyi önleyici antihistaminik damlalar ve gerektiğinde mutlaka doktor kontrolünde olmak üzere kortizon içeren ilaçlar kullanılmaktadır."<br />
<br />
Konjunktivitin Alt Tipleri<br />
<br />
Mevsimsel ve pereniyal allerjik konjunktivit: Bu iki alerji tipi aynı gurupta toplanabilir. Her iki tipte de havada bulunan spesifik bir etkene karşı alerji gelişmektedir. Mevsimsel alerjik kojonktivit en sık rastlanan allerjik göz hastalığıdır. Tüm alerjik konjunktivit olgularının yaklaşık olarak yarısı bu guruptandır. Burada etken sıklıkla polenlerdir. İki taraflı göz yaşarması, kaşıntı, yanma hissi ve kızarıklık görülür. Göz kapakları hafif şişmiş olabilir, görme normaldir. Sıklıkla burun akıntısı, hapşırma, burunda tıkanıklık ve kaşıntı gibi allerjik rinit bulguları da eşlik eder.<br />
<br />
Pereniyal yani uzun süreli alerjik konjunktivit yıl boyunca mevcuttur ve bu tipten başlıca ev tozu ve hayvan atıkları sorumludur. Bu tip daha az yaygın olup genellikle mevsimsel tipten daha az şiddetli biçimde ortaya çıkar.<br />
<br />
Vernal keratokonjonktivit (Bahar Keratokonjonktiviti): Çocuk ve genç erişkinleri etkileyen bir allerjik konjunktivit tipidir. Ilık ve kuru iklimli bölgelerde daha sık ve şiddetli görülür. Erkeklerde daha sık görülmektedir. Ortaya çıkışı genellikle 5 yaşından sonradır ve genellikle ergenlik çağına gelindiğinde hastalık sonlanmaktadır. Hastalığın süresi nadiren 5-10 yılı geçer. Tipik olarak mevsimseldir ve ilkbahardan yaz sonuna kadar sürer.<br />
<br />
Atopik keratokonjonktivit: Körlük riskinin en fazla görüldüğü allerjik konjonktivit formudur. Nadir olarak ve gençlerde görülür. Yirmili yaşlar civarında başlar ve uzun yıllar devam eder. Atopi kişinin alerjik bozukluk geliştir¬mesine yol açan kalıtımsal ve yapısal bir özelliktir. Bu konjonktivit tipi astım, rinit, atopik dermatit, besin allerjisi gibi atopi belirtileri gösteren kişilerde görülür. Göz bulguları genellikle diğer atopik bulguların ortaya çıkmasından bir kaç yıl sonra gelişir ve vernal keratokonjonktivite benzer şekildedir. Göz kapakları sıklıkla tutulmuştur. Kapak cildi kızarık, kalınlaşmış ve pul pul olmuştur. Kirpik dibi iltihabına sık olarak rastlanmaktadır. Kapak iç kısımlarında yapışıklıklar, gözün kornea tabakasında anormal damarlanmalar, katarakt görülebilir.<br />
<br />
Dev Papiller Konjunktivit: Bu hastalık kontakt lensler, kontakt lens temizlik veya bakım ürünlerine karşı gelişebilir. Üst kapağın altını döşeyen konjunktivada papilla denen kabarıklıklar mevcuttur. Hastalar kontakt lens taktıklarında rahatsız olduklarından yakınırlar. Bazen göz protezleri ve göze konulan dikişler de bu tabloyu oluşturabilmektedir. Tedavisinde bu tabloya yol açan etken ortadan kaldırılmalı ve alerjiyi önleyici ilaçlar kullanılmalıdır.<br />
<br />
Bazen göze kullanılan ilaçlara, bu ilaçlar içerisindeki koruyucu maddelere veya kozmetik maddelere karşı gözde alerjik reaksiyon meydana gelebilmektedir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Göz Kapağı Hastalıkları]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-goz-kapagi-hastaliklari.html</link>
			<pubDate>Fri, 25 Mar 2022 16:56:10 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=79">Gece</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-goz-kapagi-hastaliklari.html</guid>
			<description><![CDATA[Orbikularis okuli, fasial sinirden innerve olur ve göz çevresini saran sirküler liflerden oluşmuştur Kasıldığı zaman göz kapaklarını kapatır. Kırpma refleksinin efferent yolunu da oluşturur.<br />
<br />
Levator superior, okulomotor sinirden innerve olur. Orbita apeksindeki Zinn halkasından başlayan lifler öne doğru uzanırlar ve bir kısmı kapak serbest kenarında, bir kısmı ise tarsın üst kenarında sonlanırlar.<br />
Müller kası ise, sempatik sinirden innerve olan düz bir kastır. Orbita apeksindeki Zinn halkasından başlar ve tarsın üst kenarında sonlanır ve her iki kasın görevi de üst göz kapağını kaldırmaktır.<br />
<br />
Epikantus : Göz kapaklarının iç kısmında, iç kantusu yukarıdan aşağıya doğru örten dikey bir deri katlantısıdır. Yeni doğanda ve sarı ırktaki bu fizyolojik durum yalancı iç şaşılık (pseudostrabismus) izlenimi verir<br />
<br />
Ankiloblefaron : Alt ve üst göz kapaklarının doğuştan yapışıkolmasına verilen isimdir.<br />
İltahabi blefaritler en sık olarak stafilokoklarla meydana gelirler.<br />
<br />
Zeiss (yağ) ve moll (ter) bezlerinin süpüratif tipte iltahabı olan marjinal lefaritler genellikle akut seyirlidirler. Semptomları arasında ödem, hiperemi, ve ağrı ön plandadır. Kirpik diplerinde sekresyon, kepeklenme mevcuttur<br />
Kepekler kaldırılınca altında ülserasyon görülebilir. Yakın komşuluk nedeni ile sıklıkla bir konjonktivit tabloya eşlik edebilir. Eğer kıl kökleri harap olursa kirpikler dökülebilir(madarozis) ve tekrar çıkmazlar Tedavide antiseptik ilaçlar, antibiyotikli göz damla ve pomadlarından yararlanılır.<br />
<br />
Allerjik blefaritler,genellikle kronik seyirli olup, semptomları arasında kaşıntı ve kızarıklık ön plandadır. Kirpik diplerinde kepeklenme şeklinde pul pul döküntüler, seboreik sekresyonlar oluşabilir. Tedavide kapakların ve kirpik diplerinin temizliğinin yanısıra kortizonlu göz damla ve pomadları kullanılabilir.<br />
<br />
Hordeolum eksternum (Dış arpacık): Kirpik diplerindeki zeiss ve moll bezlerinin stafilokok, akut süpüratif iltahabıdır Deriye fistülize olabilir. Tedavide sıcak pansuman ve topikal antibiyotikli ilaçlar kullanılır.<br />
Hordeolum internum (İç arpacık): Meibomius bezlerinin stafilokok akut süpüratif iltahabıdır. Ödem ve ağrı şiddetlidir Lezyon dış arpacığa göre daha derindedir. Benzer şekilde tedavi edilir.<br />
<br />
Şalazyon: Meibomius bezinin kronik granülomatöz bir iltahabıdır. Bezin sekresyonunun retansiyonu sonucu gelişir. Akut iltihabi belirtiler olmaksızın kapakta lokalize, ağrısız bir nodül şeklinde belirir Tedavi, erken dönemde sıcak pansuman ve masajdan ibarettir.Tedaviye cevap alınamazsa lezyon içine depo steroid enjeksiyonu veya cerrahi küretaj yapılır<br />
<br />
Ptozis: Üst göz kapağının normal pozisyonundan daha düşük durumda olmasına ptozis adı verilir. Bilateral yada unilateral olabilir. Dört ana tipi vardır. Bunlar myojenik, aponevrotik, nörojenik ve mekanik ptozisdir. Ptozislerin %90'ı konjenitaldir. %10'u ise paralitik, miyojenik (Miyastenia Gravis), sempatik ve mekanik nedenlerle akkiz olarak ortaya çıkar. Nedene ve levator fonksiyonuna göre cerrahi tedavi planlanır. Levator rezeksiyonu bu amaçla uygulanan etkili cerrahilerden birisidir. Konjenital ptozislerde ise cerrahi tedavinin erken uygulanması önemlidir çünkü üst göz kapağının pupil alanını kapatması durumunda ambliyopi gelişebilir. Cerrahi yöntem olarak da frontal askılama konjenital grupta daha sık uygulanır.<br />
<br />
Kapak retraksiyonu : Üst ve alt göz kapaklarının limbusları açıkta bırakıp, skleranın görünür olmasına kapak retraksiyonu adı verilir. Fizyolojik olabilir. Sıklıkla tiroid oftalmopatide üst göz kapağında miyojenik nedenlerle ortaya çıkar.<br />
<br />
Lagoftalmus : Göz kapaklarının kapatılamaması ve kapaklar arasında aralık kalmasıdurumuna verilen isimdir. Bu durumda, özellikle gece uyku sırasında kornea kuruma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağı için gözün kaybına kadar giden komplikasyonlar (lagoftalmik keratit) gelişebilir. Sıklıkla fasial paralizide ortaya çıkar. Tedavide suni gözyaşı pomadları kullanılarak korneanın kuruması önlenmeye çalışılır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Orbikularis okuli, fasial sinirden innerve olur ve göz çevresini saran sirküler liflerden oluşmuştur Kasıldığı zaman göz kapaklarını kapatır. Kırpma refleksinin efferent yolunu da oluşturur.<br />
<br />
Levator superior, okulomotor sinirden innerve olur. Orbita apeksindeki Zinn halkasından başlayan lifler öne doğru uzanırlar ve bir kısmı kapak serbest kenarında, bir kısmı ise tarsın üst kenarında sonlanırlar.<br />
Müller kası ise, sempatik sinirden innerve olan düz bir kastır. Orbita apeksindeki Zinn halkasından başlar ve tarsın üst kenarında sonlanır ve her iki kasın görevi de üst göz kapağını kaldırmaktır.<br />
<br />
Epikantus : Göz kapaklarının iç kısmında, iç kantusu yukarıdan aşağıya doğru örten dikey bir deri katlantısıdır. Yeni doğanda ve sarı ırktaki bu fizyolojik durum yalancı iç şaşılık (pseudostrabismus) izlenimi verir<br />
<br />
Ankiloblefaron : Alt ve üst göz kapaklarının doğuştan yapışıkolmasına verilen isimdir.<br />
İltahabi blefaritler en sık olarak stafilokoklarla meydana gelirler.<br />
<br />
Zeiss (yağ) ve moll (ter) bezlerinin süpüratif tipte iltahabı olan marjinal lefaritler genellikle akut seyirlidirler. Semptomları arasında ödem, hiperemi, ve ağrı ön plandadır. Kirpik diplerinde sekresyon, kepeklenme mevcuttur<br />
Kepekler kaldırılınca altında ülserasyon görülebilir. Yakın komşuluk nedeni ile sıklıkla bir konjonktivit tabloya eşlik edebilir. Eğer kıl kökleri harap olursa kirpikler dökülebilir(madarozis) ve tekrar çıkmazlar Tedavide antiseptik ilaçlar, antibiyotikli göz damla ve pomadlarından yararlanılır.<br />
<br />
Allerjik blefaritler,genellikle kronik seyirli olup, semptomları arasında kaşıntı ve kızarıklık ön plandadır. Kirpik diplerinde kepeklenme şeklinde pul pul döküntüler, seboreik sekresyonlar oluşabilir. Tedavide kapakların ve kirpik diplerinin temizliğinin yanısıra kortizonlu göz damla ve pomadları kullanılabilir.<br />
<br />
Hordeolum eksternum (Dış arpacık): Kirpik diplerindeki zeiss ve moll bezlerinin stafilokok, akut süpüratif iltahabıdır Deriye fistülize olabilir. Tedavide sıcak pansuman ve topikal antibiyotikli ilaçlar kullanılır.<br />
Hordeolum internum (İç arpacık): Meibomius bezlerinin stafilokok akut süpüratif iltahabıdır. Ödem ve ağrı şiddetlidir Lezyon dış arpacığa göre daha derindedir. Benzer şekilde tedavi edilir.<br />
<br />
Şalazyon: Meibomius bezinin kronik granülomatöz bir iltahabıdır. Bezin sekresyonunun retansiyonu sonucu gelişir. Akut iltihabi belirtiler olmaksızın kapakta lokalize, ağrısız bir nodül şeklinde belirir Tedavi, erken dönemde sıcak pansuman ve masajdan ibarettir.Tedaviye cevap alınamazsa lezyon içine depo steroid enjeksiyonu veya cerrahi küretaj yapılır<br />
<br />
Ptozis: Üst göz kapağının normal pozisyonundan daha düşük durumda olmasına ptozis adı verilir. Bilateral yada unilateral olabilir. Dört ana tipi vardır. Bunlar myojenik, aponevrotik, nörojenik ve mekanik ptozisdir. Ptozislerin %90'ı konjenitaldir. %10'u ise paralitik, miyojenik (Miyastenia Gravis), sempatik ve mekanik nedenlerle akkiz olarak ortaya çıkar. Nedene ve levator fonksiyonuna göre cerrahi tedavi planlanır. Levator rezeksiyonu bu amaçla uygulanan etkili cerrahilerden birisidir. Konjenital ptozislerde ise cerrahi tedavinin erken uygulanması önemlidir çünkü üst göz kapağının pupil alanını kapatması durumunda ambliyopi gelişebilir. Cerrahi yöntem olarak da frontal askılama konjenital grupta daha sık uygulanır.<br />
<br />
Kapak retraksiyonu : Üst ve alt göz kapaklarının limbusları açıkta bırakıp, skleranın görünür olmasına kapak retraksiyonu adı verilir. Fizyolojik olabilir. Sıklıkla tiroid oftalmopatide üst göz kapağında miyojenik nedenlerle ortaya çıkar.<br />
<br />
Lagoftalmus : Göz kapaklarının kapatılamaması ve kapaklar arasında aralık kalmasıdurumuna verilen isimdir. Bu durumda, özellikle gece uyku sırasında kornea kuruma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağı için gözün kaybına kadar giden komplikasyonlar (lagoftalmik keratit) gelişebilir. Sıklıkla fasial paralizide ortaya çıkar. Tedavide suni gözyaşı pomadları kullanılarak korneanın kuruması önlenmeye çalışılır.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>