<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Genel Paylaşım Forumu ,Türkçe Forum Sitesi, Güncel Forumlar - Erkek Sağlığı]]></title>
		<link>https://www.forumteams.com/</link>
		<description><![CDATA[Genel Paylaşım Forumu ,Türkçe Forum Sitesi, Güncel Forumlar - https://www.forumteams.com]]></description>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 04:49:09 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkeklerde Meme Büyümesi Kansere Yol Açar Mı?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-erkeklerde-meme-buyumesi-kansere-yol-acar-mi.html</link>
			<pubDate>Sat, 26 Aug 2023 17:37:46 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=28">Joker’s Grin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-erkeklerde-meme-buyumesi-kansere-yol-acar-mi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Erkeklerde meme büyümesi kansere yol açar mı?</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erkeklerde meme büyümesi kansere yol açar mı? Erkeklerde meme büyümesi bir hastalık mıdır, tedavisi var mı?</span></span><br />
<br />
Dikkatimiz çeken bazı durumlardan birtanesi de bazı erkeklerin memelerinin büyük olması veya biraz fazla kadın memesine benzemesidir. Peki hiç merak ettiniz mi sizde bu bir hastalık olabilir mi? Sizler için araştırdık Erkeklerde meme büyümesi ne anlama gelmektedir?<br />
<br />
''Erkeklerde meme büyümesi olan jinekomasti, sanıldığının aksine kilo dışında birçok nedenle ortaya çıkabiliyor. Alkol, bazı antidepresan ve vücut geliştirme ilaçları ve maddelerin uzun süre kullanını, jinekomastiyi tetikleyen faktörler arasında.<br />
<br />
Toplumda <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%65</span> oranında nedeni tam açıklanamayan jinekomasti vakaları olsa da meme büyümesi yaşayan erkeklerin, bazı testlerle nedenleri araytırması, olası bazı hastalıkların devre dışı bırakılması açısından önem taşıyor.'']]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Erkeklerde meme büyümesi kansere yol açar mı?</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erkeklerde meme büyümesi kansere yol açar mı? Erkeklerde meme büyümesi bir hastalık mıdır, tedavisi var mı?</span></span><br />
<br />
Dikkatimiz çeken bazı durumlardan birtanesi de bazı erkeklerin memelerinin büyük olması veya biraz fazla kadın memesine benzemesidir. Peki hiç merak ettiniz mi sizde bu bir hastalık olabilir mi? Sizler için araştırdık Erkeklerde meme büyümesi ne anlama gelmektedir?<br />
<br />
''Erkeklerde meme büyümesi olan jinekomasti, sanıldığının aksine kilo dışında birçok nedenle ortaya çıkabiliyor. Alkol, bazı antidepresan ve vücut geliştirme ilaçları ve maddelerin uzun süre kullanını, jinekomastiyi tetikleyen faktörler arasında.<br />
<br />
Toplumda <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%65</span> oranında nedeni tam açıklanamayan jinekomasti vakaları olsa da meme büyümesi yaşayan erkeklerin, bazı testlerle nedenleri araytırması, olası bazı hastalıkların devre dışı bırakılması açısından önem taşıyor.'']]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sıcak Duş Erkekler İçin Tehlikeli]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-sicak-dus-erkekler-icin-tehlikeli.html</link>
			<pubDate>Sat, 26 Aug 2023 17:36:26 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=28">Joker’s Grin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-sicak-dus-erkekler-icin-tehlikeli.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://i.hizliresim.com/ODWyP3.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: ODWyP3.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hamamı ve saunayı seven erkeklerde varikosel riski bulunuyor.</span><br />
<br />
Erkek kısırlığının başlıca nedenlerinden biri olan varikoselin sağlıksız sperm üretimine neden olduğunu söyleyen Medical Park Fatih Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Nejat Eğilmez: Uzun süre ayakta durmak, ağır kaldırmak, testislerin aşırı sıcağa maruz kalması (mesela ateş karşısında çalışmak), çok sıcak suyla banyo yapmak, sık sık hamam veya saunaya gitmek varikoseli artırır!<br />
<br />
Medical Park Fatih Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Nejat Eğilmez; varikosel hakkındaki soruları yanıtladı:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Varikosel Nedir?</span><br />
<br />
Erkek kısırlığının en önemli nedenlerinden biri olan varikosel, testisten çıkan toplardamarların, aynen bacaklardaki varislerde olduğu gibi genişlemesidir. Genişleyen toplardamarlar içindeki kapakçıkların çalışması da bozulur. Varis halini almış bu toplardamarlar yeterince kuvvetli bir şekilde kasılma yeteneklerini kaybederler ve kanın gerektirdiği kadar olarak kalbe geri dönmesini sağlayamazlar. Bu da kan dolaşımının yavaşlamasına, testiste aşırı miktarda kan birikmesine ve ısı artırımına neden olur. Testislerdeki ısının artması, burada bulunan ve sperm hücrelerini imal eden ana hücrelerin çalışmasını bozar. Bunun sonucu olarak da sağlıksız bir sperm üretimi ortaya çıkar. Spermlerin sayısı ve hareket kabiliyeti azalır, şekil bozuklukları görülür. Böylece kişinin çocuk sahibi olma şansı azalır, kısırlık ortaya çıkabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AĞIR KALDIRMAK VARİKOSEL NEDENİ</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Varikosel neden oluşur?</span><br />
<br />
Varikosel oluşumunda genetik özellikler ön plandadır. Varikoseli olan kişilerin ailelerinde varikoselin yanı sıra aynı şekilde toplardamarların genişlemesiyle ortaya çıkan, bacaklarda varis veya makat bölgesinde hemoroit yani basur olan kişilere sık olarak rastlanır. Varikosel genellikle ergenlik sonrası görülür. Uzun süre ayakta durmak, ağır kaldırmak, testislerin aşırı sıcağa maruz kalması (mesela ateş karşısında çalışmak), çok sıcak suyla banyo yapmak, sık sık hamam veya saunaya gitmek varikoseli arttırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Varikoselin belirtileri nelerdir?</span><br />
<br />
Varikosel genellikle belirti vermez. Hasta tesadüfen eliyle testisin üst kısmında genişlemiş damarları hisseder ve merak ederek doktora gider. Bazen başka bir nedenle yapılan doktor muayenesinde doktor tarafından saptanır. az olarak görülen bir belirti de testislerde ağrı olmasıdır. Tipik olarak uzun süre ayakta durma sonucu ağrı artar. Oturunca veya yatınca ağrı azalır ve bir süre sonra tamamen geçer. Bazı durumlarda, varikoselin uzun bir süre devam etmesi soncu testiste yumuşama veya küçülme görülebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Varikosel tanısı nasıl konur?</span><br />
<br />
Ayakta duran erkek hastada varikosel tanısı tarafından elle muayene edilerek yapılır. Ayrıca skrotal doppler ultrasonografi tekniği de varikoselin tek veya çift taraflı olduğunu ve derecesini göstermesi açısından önemlidir.<br />
Your Adsense Code<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TEDAVİSİ İLAÇ DEĞİL AMELİYAT</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Varikosel tevdisi nasıl yapılır?</span><br />
<br />
Varikoselin tedavisi ameliyattır. İlaçla veya başka bir şekilde tedavi edilemez. Ameliyat mikrocerrahi şeklinde mikroskop veya büyüteçli gözlükler kullanılarak yapılmalıdır. Ameliyathanede steril şartlarda anestezi altında yapılır. Varis şeklinde genişlemiş olan toplardamarlar ayrılır, bağlanarak kesilir ve iptal edilir. Bu şekilde kan akımının normal toplardamarlardan normal hızla devamı sağlanır. Ameliyat esnasında atardamarlar ve lenf damarları ile sinirler dikkatlice korunmalıdır. Sabah opere edilen hasta gün boyu izlenir ve aynı gün akşam taburcu edilir. Ameliyat sonrası en az üç gün yatak istirahatı önerilir. Hasta üç hafta içinde tamamen iyileşmiş olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Varikosel ameliyatının komplikasyonları nelerdir?</span><br />
<br />
Dikkatli yapılan bir ameliyat sonrası komplikasyon görülme oranı çok düşüktür. En sık görülen komplikasyonlar ameliyat sonrası kanama, lenf damarlarının zedelenmesi sonucu testis etrafında sıvı birikmesi yani hidrosel atardamar zedelenmesi sonucu testisin küçülmesidir. Daha önce aynı bölgede yapılmış olan operasyonlar komplikasyon oranını arttırır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://i.hizliresim.com/ODWyP3.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: ODWyP3.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hamamı ve saunayı seven erkeklerde varikosel riski bulunuyor.</span><br />
<br />
Erkek kısırlığının başlıca nedenlerinden biri olan varikoselin sağlıksız sperm üretimine neden olduğunu söyleyen Medical Park Fatih Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Nejat Eğilmez: Uzun süre ayakta durmak, ağır kaldırmak, testislerin aşırı sıcağa maruz kalması (mesela ateş karşısında çalışmak), çok sıcak suyla banyo yapmak, sık sık hamam veya saunaya gitmek varikoseli artırır!<br />
<br />
Medical Park Fatih Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Nejat Eğilmez; varikosel hakkındaki soruları yanıtladı:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Varikosel Nedir?</span><br />
<br />
Erkek kısırlığının en önemli nedenlerinden biri olan varikosel, testisten çıkan toplardamarların, aynen bacaklardaki varislerde olduğu gibi genişlemesidir. Genişleyen toplardamarlar içindeki kapakçıkların çalışması da bozulur. Varis halini almış bu toplardamarlar yeterince kuvvetli bir şekilde kasılma yeteneklerini kaybederler ve kanın gerektirdiği kadar olarak kalbe geri dönmesini sağlayamazlar. Bu da kan dolaşımının yavaşlamasına, testiste aşırı miktarda kan birikmesine ve ısı artırımına neden olur. Testislerdeki ısının artması, burada bulunan ve sperm hücrelerini imal eden ana hücrelerin çalışmasını bozar. Bunun sonucu olarak da sağlıksız bir sperm üretimi ortaya çıkar. Spermlerin sayısı ve hareket kabiliyeti azalır, şekil bozuklukları görülür. Böylece kişinin çocuk sahibi olma şansı azalır, kısırlık ortaya çıkabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AĞIR KALDIRMAK VARİKOSEL NEDENİ</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Varikosel neden oluşur?</span><br />
<br />
Varikosel oluşumunda genetik özellikler ön plandadır. Varikoseli olan kişilerin ailelerinde varikoselin yanı sıra aynı şekilde toplardamarların genişlemesiyle ortaya çıkan, bacaklarda varis veya makat bölgesinde hemoroit yani basur olan kişilere sık olarak rastlanır. Varikosel genellikle ergenlik sonrası görülür. Uzun süre ayakta durmak, ağır kaldırmak, testislerin aşırı sıcağa maruz kalması (mesela ateş karşısında çalışmak), çok sıcak suyla banyo yapmak, sık sık hamam veya saunaya gitmek varikoseli arttırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Varikoselin belirtileri nelerdir?</span><br />
<br />
Varikosel genellikle belirti vermez. Hasta tesadüfen eliyle testisin üst kısmında genişlemiş damarları hisseder ve merak ederek doktora gider. Bazen başka bir nedenle yapılan doktor muayenesinde doktor tarafından saptanır. az olarak görülen bir belirti de testislerde ağrı olmasıdır. Tipik olarak uzun süre ayakta durma sonucu ağrı artar. Oturunca veya yatınca ağrı azalır ve bir süre sonra tamamen geçer. Bazı durumlarda, varikoselin uzun bir süre devam etmesi soncu testiste yumuşama veya küçülme görülebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Varikosel tanısı nasıl konur?</span><br />
<br />
Ayakta duran erkek hastada varikosel tanısı tarafından elle muayene edilerek yapılır. Ayrıca skrotal doppler ultrasonografi tekniği de varikoselin tek veya çift taraflı olduğunu ve derecesini göstermesi açısından önemlidir.<br />
Your Adsense Code<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TEDAVİSİ İLAÇ DEĞİL AMELİYAT</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Varikosel tevdisi nasıl yapılır?</span><br />
<br />
Varikoselin tedavisi ameliyattır. İlaçla veya başka bir şekilde tedavi edilemez. Ameliyat mikrocerrahi şeklinde mikroskop veya büyüteçli gözlükler kullanılarak yapılmalıdır. Ameliyathanede steril şartlarda anestezi altında yapılır. Varis şeklinde genişlemiş olan toplardamarlar ayrılır, bağlanarak kesilir ve iptal edilir. Bu şekilde kan akımının normal toplardamarlardan normal hızla devamı sağlanır. Ameliyat esnasında atardamarlar ve lenf damarları ile sinirler dikkatlice korunmalıdır. Sabah opere edilen hasta gün boyu izlenir ve aynı gün akşam taburcu edilir. Ameliyat sonrası en az üç gün yatak istirahatı önerilir. Hasta üç hafta içinde tamamen iyileşmiş olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Varikosel ameliyatının komplikasyonları nelerdir?</span><br />
<br />
Dikkatli yapılan bir ameliyat sonrası komplikasyon görülme oranı çok düşüktür. En sık görülen komplikasyonlar ameliyat sonrası kanama, lenf damarlarının zedelenmesi sonucu testis etrafında sıvı birikmesi yani hidrosel atardamar zedelenmesi sonucu testisin küçülmesidir. Daha önce aynı bölgede yapılmış olan operasyonlar komplikasyon oranını arttırır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Penisim Kırılırsa Nasıl Anlarım?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-penisim-kirilirsa-nasil-anlarim.html</link>
			<pubDate>Thu, 16 Mar 2023 19:47:22 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=79">Gece</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-penisim-kirilirsa-nasil-anlarim.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Penisim Kırılırsa Nasıl Anlarım?</span></span></span><br />
<br />
Peniste yaşanan ağrılar asla göz ardı edilmemelidir. Penis ağrısına neden olan birçok etken bulunmaktadır. Penis kırılması, penis ereksiyon halinde iken travma sonucu penisin içine kan dolarak sertliği sağlayan korpus kavernosumların yırtılması durumuna denir. Bu durum nadir görülmesine rağmen cinel ilişki sırasında travmaya neden olabilir.<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PENİS KIRILMASI NEDEN OLUR?</span></span><br />
<br />
Penis kırılması (fraktür), zorlu cinsel ilişki, yataktan düşme, mastürbasyon sırasında veya cinsel ilişki sırasında penisin eğilmesine, zorlanmasına yol açan hareketlere bağlı olarak meydana gelir. Cinsel ilişki sırasında penisi zorlayıcı hareketler, partnerin üstte olduğu pozisyonda sert hareketler sırasında peniste zorlanma olması fraktür (kırılma) ihtimalini artırır. Ayrıca peniste doğuştan veya sonradan gelişen eğrilik olması ilişki sırasında penisin zorlanmasına yol açarak, penis kırılması(fraktür) ihtimalini artırır.<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PENİS KIRILMASI BELİRTİLERİNE DİKKAT</span></span><br />
<br />
Penis kırılması en sık 35-40’lı yaşlarda görülür. Hastalar acil olarak başvururlar. Klasik olarak ani kırılma hissi, orta şiddette ağrı, aniden peniste yumuşama, peniste morarma ve şişlik oluşur. Penis kırılmada kanamanın etkisiyle ters tarafa eğrilik olur. Daha az olarak sertleşme bozukluğu, peniste eğrilik, , penis ucundan kan gelmesi(idrar kanalı yırtılmasına bağlıdır), kanlı idrar, idrar akımında azalma, idrar sıkışıklığıdır.<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PENİS KIRILMASINDA SES DUYULUR</span></span><br />
<br />
Penis kırıklarında, sesler normalde bariz bir belirtidir ve cam kırılma sesi olarak tanımlanmıştır. Ürolog Dr Ryan Berglund, "Penis kırılması yaşayan erkekler bir patlama sesi duyuyor, ardından şiddetli ağrı, şişme ve koyu morarma yaşayabiliyor. Bu durumda içeri girip hızlıca diktirmeniz gerekiyor” diye ekliyor." diye ekliyor.<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PENİS AĞRISININ DİĞER NEDENLERİ NELERDİR?</span></span><br />
<br />
Peyronie hastalığı<br />
Priapizm<br />
Prostat büyümesi<br />
Penis kanseri<br />
Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar<br />
Mesane enfeksiyonu<br />
Balanit<br />
Fimozis ve Paraphimosis<br />
Travma]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Penisim Kırılırsa Nasıl Anlarım?</span></span></span><br />
<br />
Peniste yaşanan ağrılar asla göz ardı edilmemelidir. Penis ağrısına neden olan birçok etken bulunmaktadır. Penis kırılması, penis ereksiyon halinde iken travma sonucu penisin içine kan dolarak sertliği sağlayan korpus kavernosumların yırtılması durumuna denir. Bu durum nadir görülmesine rağmen cinel ilişki sırasında travmaya neden olabilir.<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PENİS KIRILMASI NEDEN OLUR?</span></span><br />
<br />
Penis kırılması (fraktür), zorlu cinsel ilişki, yataktan düşme, mastürbasyon sırasında veya cinsel ilişki sırasında penisin eğilmesine, zorlanmasına yol açan hareketlere bağlı olarak meydana gelir. Cinsel ilişki sırasında penisi zorlayıcı hareketler, partnerin üstte olduğu pozisyonda sert hareketler sırasında peniste zorlanma olması fraktür (kırılma) ihtimalini artırır. Ayrıca peniste doğuştan veya sonradan gelişen eğrilik olması ilişki sırasında penisin zorlanmasına yol açarak, penis kırılması(fraktür) ihtimalini artırır.<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PENİS KIRILMASI BELİRTİLERİNE DİKKAT</span></span><br />
<br />
Penis kırılması en sık 35-40’lı yaşlarda görülür. Hastalar acil olarak başvururlar. Klasik olarak ani kırılma hissi, orta şiddette ağrı, aniden peniste yumuşama, peniste morarma ve şişlik oluşur. Penis kırılmada kanamanın etkisiyle ters tarafa eğrilik olur. Daha az olarak sertleşme bozukluğu, peniste eğrilik, , penis ucundan kan gelmesi(idrar kanalı yırtılmasına bağlıdır), kanlı idrar, idrar akımında azalma, idrar sıkışıklığıdır.<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PENİS KIRILMASINDA SES DUYULUR</span></span><br />
<br />
Penis kırıklarında, sesler normalde bariz bir belirtidir ve cam kırılma sesi olarak tanımlanmıştır. Ürolog Dr Ryan Berglund, "Penis kırılması yaşayan erkekler bir patlama sesi duyuyor, ardından şiddetli ağrı, şişme ve koyu morarma yaşayabiliyor. Bu durumda içeri girip hızlıca diktirmeniz gerekiyor” diye ekliyor." diye ekliyor.<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PENİS AĞRISININ DİĞER NEDENLERİ NELERDİR?</span></span><br />
<br />
Peyronie hastalığı<br />
Priapizm<br />
Prostat büyümesi<br />
Penis kanseri<br />
Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar<br />
Mesane enfeksiyonu<br />
Balanit<br />
Fimozis ve Paraphimosis<br />
Travma]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İdrardan Kan Gelmesi]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-idrardan-kan-gelmesi.html</link>
			<pubDate>Sat, 11 Mar 2023 19:42:02 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=214">Mango</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-idrardan-kan-gelmesi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrardan kan gelmesi</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrardan kan gelmesi; tehlikeli bir hastalığın ya da boşaltım sistemindeki bir sorunun habercisi olabilir. Erkekte idrardan kan gelmesi; zaman zaman yaşanabilen bir sorun olmasının yanı sıra böbrek taşı gibi hastalıkların habercisi de olabilir. İdrardan kan gelmesi ile birlikte çeşitli acılar da yaşanıyorsa ve bu durum belirli bir süre devam ediyorsa bir doktordan yardım almak gerekmektedir. bazı durumlarda idrar ile birlikte gelen kan net bir şekilde gözlemlenebilirken bazı durumlarda idrar renginde değişimler olması nedeniyle kan anlaşılamayabilir. Kanın yoğunluğuna göre bazı durumlarda idrarın direkt olarak koyu bir şekilde gelmesi ya da idrarı pembe bir tona çevirmesi mümkündür.</span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Erkeklerde idrardan kan gelmesi neden olur?</span></span></span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrardan kan gelmesi kadınlar ve erkekler için birçok hastalığın belirtisi olarak ele alınmalıdır. İdrar kesindeki sorunlar ya da bir kanser sonucunda bu tür bir sorun ortaya çıkabilir. Erkeklerin idrarından kan gelmesinin nedenleri sıralanacak olursa;</span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrar borusu üzerinde oluşmuş bir tümör,</span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrar kesesi sorunları,</span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">En bilinen sorunlardan biri olarak prostat,</span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrar borusunda oluşan darlık,</span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Herhangi bir nedenden kaynaklı yırtılma,</span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Taş sorunları,</span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Böbrek sorunları başlıca sorunlar arasında gösterilebilir.</span></span></span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrarda kan bulunması erkekler için birçok hastalığın erken tanısının yapılmasına imkan sağlar. Kan belirgin bir şekilde idrarda görülmüyorsa belirli dönemlerde bol miktarda su içtikten sonra; 3 ayrı cam kap içerisine idrar örneği bırakabilir ve renkleri karşılaştırarak bir sorun olup olmadığını gözlemleyebilirsiniz. Uzmanlar tarafından yapılan testler çok daha etkin bir şekildedir ve kişinin hangi nedenden kaynaklı olarak idrarda kan gelmesi sorunu yaşadığını ortaya koyar.</span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bazı dönemlerde bu tür sorunların yaşanması normal karşılanmaktadır. Sürekli olarak idrarda kan gelmemesi durumu dışında erkeklerin %15’lik bir kısmı belirli dönemlerde bu sorunu nedensiz bir şekilde yaşamaktadır.</span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrar yolunda ya da böbreklerinizde bir sorun olduğunu düşünüyorsanız doktora gitmeniz halinde ultrason ile bakılarak ve çeşitli testler yapılarak sorun hızlıca tespit edilebilir. Sorunun tespitinin ardından da hızlı bir şekilde ilaç tedavisine başlamak mümkün bir hal alabilir.</span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrardan kan gelmesinin bitkisel tedavisi?</span></span></span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrardan kan gelmesinin nedeni enfeksiyona bağlı bir sorundan kaynaklanıyorsa; enfeksiyon önleyen bitkilerle beslenerek sorunun önüne geçilmesi mümkün olabilir. Sorun her en olursa olsun mutlaka doktora göründükten sonra bitkisel tedavi yöntemi seçilmelidir çünkü erkekler için idrarda kan görülmesi ciddi bir hastalığın habercisi niteliği taşıyabilir. Doktora göründükten sonra tedavinin desteklenmesi adına bitkisel karışımlardan ya da yiyeceklerden yararlanılabilir.</span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Yararlandığınız her türlü bitkiden ya da karışımdan doktorunuzun haberdar olması önemlidir. Bazı ilaçlar ile bitkiler tepkimeye girebildiği için kişinin zehirlenmesine ve daha ağır sonuçların ortaya çıkmasına neden olabilir. Mutlaka doktorunuzun gözlemi altında takviye bitkisel ilaçlar kullanmanız gerekmektedir. Aynı anda biden fazla bitkinin kullanılması da sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrardan kan gelmesi</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrardan kan gelmesi; tehlikeli bir hastalığın ya da boşaltım sistemindeki bir sorunun habercisi olabilir. Erkekte idrardan kan gelmesi; zaman zaman yaşanabilen bir sorun olmasının yanı sıra böbrek taşı gibi hastalıkların habercisi de olabilir. İdrardan kan gelmesi ile birlikte çeşitli acılar da yaşanıyorsa ve bu durum belirli bir süre devam ediyorsa bir doktordan yardım almak gerekmektedir. bazı durumlarda idrar ile birlikte gelen kan net bir şekilde gözlemlenebilirken bazı durumlarda idrar renginde değişimler olması nedeniyle kan anlaşılamayabilir. Kanın yoğunluğuna göre bazı durumlarda idrarın direkt olarak koyu bir şekilde gelmesi ya da idrarı pembe bir tona çevirmesi mümkündür.</span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Erkeklerde idrardan kan gelmesi neden olur?</span></span></span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrardan kan gelmesi kadınlar ve erkekler için birçok hastalığın belirtisi olarak ele alınmalıdır. İdrar kesindeki sorunlar ya da bir kanser sonucunda bu tür bir sorun ortaya çıkabilir. Erkeklerin idrarından kan gelmesinin nedenleri sıralanacak olursa;</span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrar borusu üzerinde oluşmuş bir tümör,</span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrar kesesi sorunları,</span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">En bilinen sorunlardan biri olarak prostat,</span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrar borusunda oluşan darlık,</span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Herhangi bir nedenden kaynaklı yırtılma,</span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Taş sorunları,</span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Böbrek sorunları başlıca sorunlar arasında gösterilebilir.</span></span></span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrarda kan bulunması erkekler için birçok hastalığın erken tanısının yapılmasına imkan sağlar. Kan belirgin bir şekilde idrarda görülmüyorsa belirli dönemlerde bol miktarda su içtikten sonra; 3 ayrı cam kap içerisine idrar örneği bırakabilir ve renkleri karşılaştırarak bir sorun olup olmadığını gözlemleyebilirsiniz. Uzmanlar tarafından yapılan testler çok daha etkin bir şekildedir ve kişinin hangi nedenden kaynaklı olarak idrarda kan gelmesi sorunu yaşadığını ortaya koyar.</span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bazı dönemlerde bu tür sorunların yaşanması normal karşılanmaktadır. Sürekli olarak idrarda kan gelmemesi durumu dışında erkeklerin %15’lik bir kısmı belirli dönemlerde bu sorunu nedensiz bir şekilde yaşamaktadır.</span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrar yolunda ya da böbreklerinizde bir sorun olduğunu düşünüyorsanız doktora gitmeniz halinde ultrason ile bakılarak ve çeşitli testler yapılarak sorun hızlıca tespit edilebilir. Sorunun tespitinin ardından da hızlı bir şekilde ilaç tedavisine başlamak mümkün bir hal alabilir.</span><br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrardan kan gelmesinin bitkisel tedavisi?</span></span></span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İdrardan kan gelmesinin nedeni enfeksiyona bağlı bir sorundan kaynaklanıyorsa; enfeksiyon önleyen bitkilerle beslenerek sorunun önüne geçilmesi mümkün olabilir. Sorun her en olursa olsun mutlaka doktora göründükten sonra bitkisel tedavi yöntemi seçilmelidir çünkü erkekler için idrarda kan görülmesi ciddi bir hastalığın habercisi niteliği taşıyabilir. Doktora göründükten sonra tedavinin desteklenmesi adına bitkisel karışımlardan ya da yiyeceklerden yararlanılabilir.</span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Yararlandığınız her türlü bitkiden ya da karışımdan doktorunuzun haberdar olması önemlidir. Bazı ilaçlar ile bitkiler tepkimeye girebildiği için kişinin zehirlenmesine ve daha ağır sonuçların ortaya çıkmasına neden olabilir. Mutlaka doktorunuzun gözlemi altında takviye bitkisel ilaçlar kullanmanız gerekmektedir. Aynı anda biden fazla bitkinin kullanılması da sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkeklerin Kullanması Gereken Özel Besinler]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-erkeklerin-kullanmasi-gereken-ozel-besinler.html</link>
			<pubDate>Sat, 22 Jan 2022 11:48:54 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1">şenol</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-erkeklerin-kullanmasi-gereken-ozel-besinler.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Erkeklerin Kullanması Gereken Özel Besinler</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KUŞDİLİ:</span> Tüm salgı bezlerini dengeli bir şekilde çalıştırır. Erkeklerde de kadınlarda olduğu gibi cinsel iktidarsızlığı giderir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MAYDANOZ:</span> Bedeni yorgunluk ve ruhi bunalımı giderir. Erkeklerde cinsel gücü arttırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NANE:</span> Cinsel isteği çok arttırır. Erkekte psikolojik iktidarsızlığı giderir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TARÇIN:</span> Cinsel isteği çok arttırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZATER:</span> RUHEN VE BEDENEN CANLILIK SAĞLAR CİNSEL GÜCÜ ARTIRIR VE İKTİDARSIZLIĞI GİDERİR. Kekik gibi kullanılır Toz halinde yemeklere serpilir. Çay olarak ta kullanılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZENCEFİL:</span> TÜM VUCUDU UYARARAK BEDENİ VE ZİHNİ ÇALIŞMA GÜCÜNÜ ARTIRIR. Erkekte cinsel gücü ve isteği cok atırır. Günlük miktar bir kahve kaşığıdır. Toz halinde reçel marmelatlara veya hamurişlerine karıştırılır. Et yemeklerine ve sosa karıştırılır. Süt ve salebe de karıştırılabilinir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KEKİK:</span> Vucudun savunma gücünü artırır. Erkekte cinsel arzuyu artırır. Karanfil-Cinsel isteği çok artırır. Gunde 1-2 adet yeterlidir. Yemekte et suyu sebze ve kompostolara katılarak yenir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KİŞNİŞ:</span> Erkeklerde cinsel arzuyu artırır. Günde bir kahve kaşığı kullanılır. Sinir sistemine de cok yararlıdır. Et yemeklerine veya yemeklerde soslara konur. Bir bardak sıcak suya yarım kahve kaşığı kişniş karıştırılıp, yemek üzerine içilebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">VANİLYA:</span> Çeşitli sebeplerle (Ruhi ve Bedeni zayıflık) erkeklerde görülen cinsel iktidarsızlığı giderir ve onlara cinsel güç kazandırır. Pasta ve sütlü tatlılarda kullanılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YULAF:</span> Cinsel iktidarsızlığı giderir. Aksamları salep gibi içilerek yatılabilir. Sabahları yulaf u veya sütle pişirilip içine ceviz fındık kuru üzüm katılarak yenebilir. Fazla ve sürekli yenmemelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KIRMIZI BİBER:</span> Cinsel isteği çok artırır. Damar sertliği, üre ve tansiyonu olanlar yememelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SİVRİ BİBER:</span> Bol C, P, K vitamini vardır. Erkeklerde cinsel istegi çok artırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HARDAL:</span> Cinsel arzuyu çok artırır. Sinirleri kuvvetlendirir. Midesi hassas olanlar, karaciğer, damarsetliğive tansiyonu olanlar kullanmamalıdır veya çok az almalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KEREVİZ:</span> Çeşitli iç salgı bezlerine tesir eder ve onların faaliyetlerini artırır. erkeklerde cinsel faaliyeti cok artırır. vakitsiz iktidarsızlığı önler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AYÇİÇEĞİ:</span> Bol protein ihtiva eder fazla miktarda E vitamini vardır. İktidarsızlığa engel olur. Kalp ve sinir hastalıklarını önler. Cinsel arzuyu artırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GREYFURT:</span> Vucuda gençlik ve dinçlik verir. Sabah kahvaltıda bir bardak içilmesi tavsiye edilir. ülseri ve tansiyonu olanlara tavsiye edilmez.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÇAM FISTIĞI:</span> Bol E vitamini vardır. Cinsel tukenmeye ve buna bağlı olarak ruhi çöküntü ve kalp rahatsızlıklarını geçirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ANTEPFISTIĞI-FISTIK:</span> Protein ve bol E vitamini ihtiva eder. Cinsel arzuyu uyarır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SUSAM:</span> Cinsel isteği artırır<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÇÖREKOTU:</span> Cinsel isteği artırır ve bel gevşekliğini gideriri. bir tutamdan fazla kullanılmamalıdır. Tahin yada tahin helvası olarak yenir. Yemeklerden sonra 4 tatlı kaşığı yeterlidir. cinsel arzuyu artırır.<br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">VİTAMİNLER VE MİNERALLER</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">E- vitamini:</span> Kadında ve erkekte üreme vitaminidir. Kasların ve sinirlerinnormal çalışmasını sağlar. Eksikliğinde cinsiyet organları yeteri kadar çalışmaz. Bugday çimi, fıstık, soya, yulaf ezmesinde bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÇİNKO: </span>Eksikliğinde erkeklerde husyeler yeterli ve iyi. Böbreküstü bezleri de yetersiz kalır. prostat bezlerinin şişmesi ve kanser meydana gelebilir. Bugday kepeği, kuru fasülye, mercimek, yumurta ve ekmekte bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">FOSFOR:</span> Husyelerin çalışması , sinirlerin tamiri, ve gelişmesi, beynin çalışmasını sağlar Soya, bugday çimi, yumurta, badem, kurufasülyede bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İYOT:</span> İyot şimanlatır veya zayıflatır. Cinsel bezeler, husyeler üzerinde etkilidir. Soya, sarımsak, karides, süt, soğanda bol bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MAGNEZYUM:</span> Çok önemli görevleri vardır. Vakitsiz yaşlanma ve bilhassa erkeklerde prostat kanserini önler Buğday çimi, Badem, soya, kurubakla, fındık ta bol bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MANGANEZ:</span> Eksikliği kız ve oglan cocuklarında kısırlık yaratabilir. Bedeni ve ruhi bunalımı önler. hububat, muşmula, fındık , karaciğerde bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SELENYUM:</span> Sperm hücrelerinin gelişimi sırasında selenyum maddesinin çok önemli bir rol oynadığını belirlediler. Bulgulara göre, selenyum maddesi bir proteini harekete geçirerek sperm hücrelerinin oksitlenmesini önlüyor. Böylelikle daha canlı ve aktif kalan spermlerin dölleme yeteneği artıyor. Aksi durumda ise oksitlenen spermler dölleme fonksiyonunu yerine getiremiyor. Bilim adamları ayrıca selenyumun maddesinin sperm hücresinin nefes alması sırasında da önemli bir rolü olduğunu belirlediler.<br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">SPERM AZLIĞI</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ANASON VE SU:</span> Bir çay bardağı sicak suya yarım kahvekaşığı anason konur. 5 dadkika bekletilir süzülüp içilir.<br />
<br />
PİRİNÇ , ŞEKER, SÜT (SÜTLAÇ): Bol bol yenilmesi gereklidir<br />
<br />
ISIGAN OTU VE SU: 4 bardak suya 3 tutam ısırgan otu konur. 10 dakika kaynatılıp süzülür ve içilir.<br />
<br />
Yemek sırasında bir tatlı kaşığı kuvvet macunu ve bir çorba kaşığı andız pekmezi alınması tavsiye edilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Erkeklerin Kullanması Gereken Özel Besinler</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KUŞDİLİ:</span> Tüm salgı bezlerini dengeli bir şekilde çalıştırır. Erkeklerde de kadınlarda olduğu gibi cinsel iktidarsızlığı giderir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MAYDANOZ:</span> Bedeni yorgunluk ve ruhi bunalımı giderir. Erkeklerde cinsel gücü arttırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NANE:</span> Cinsel isteği çok arttırır. Erkekte psikolojik iktidarsızlığı giderir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TARÇIN:</span> Cinsel isteği çok arttırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZATER:</span> RUHEN VE BEDENEN CANLILIK SAĞLAR CİNSEL GÜCÜ ARTIRIR VE İKTİDARSIZLIĞI GİDERİR. Kekik gibi kullanılır Toz halinde yemeklere serpilir. Çay olarak ta kullanılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ZENCEFİL:</span> TÜM VUCUDU UYARARAK BEDENİ VE ZİHNİ ÇALIŞMA GÜCÜNÜ ARTIRIR. Erkekte cinsel gücü ve isteği cok atırır. Günlük miktar bir kahve kaşığıdır. Toz halinde reçel marmelatlara veya hamurişlerine karıştırılır. Et yemeklerine ve sosa karıştırılır. Süt ve salebe de karıştırılabilinir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KEKİK:</span> Vucudun savunma gücünü artırır. Erkekte cinsel arzuyu artırır. Karanfil-Cinsel isteği çok artırır. Gunde 1-2 adet yeterlidir. Yemekte et suyu sebze ve kompostolara katılarak yenir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KİŞNİŞ:</span> Erkeklerde cinsel arzuyu artırır. Günde bir kahve kaşığı kullanılır. Sinir sistemine de cok yararlıdır. Et yemeklerine veya yemeklerde soslara konur. Bir bardak sıcak suya yarım kahve kaşığı kişniş karıştırılıp, yemek üzerine içilebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">VANİLYA:</span> Çeşitli sebeplerle (Ruhi ve Bedeni zayıflık) erkeklerde görülen cinsel iktidarsızlığı giderir ve onlara cinsel güç kazandırır. Pasta ve sütlü tatlılarda kullanılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YULAF:</span> Cinsel iktidarsızlığı giderir. Aksamları salep gibi içilerek yatılabilir. Sabahları yulaf u veya sütle pişirilip içine ceviz fındık kuru üzüm katılarak yenebilir. Fazla ve sürekli yenmemelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KIRMIZI BİBER:</span> Cinsel isteği çok artırır. Damar sertliği, üre ve tansiyonu olanlar yememelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SİVRİ BİBER:</span> Bol C, P, K vitamini vardır. Erkeklerde cinsel istegi çok artırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HARDAL:</span> Cinsel arzuyu çok artırır. Sinirleri kuvvetlendirir. Midesi hassas olanlar, karaciğer, damarsetliğive tansiyonu olanlar kullanmamalıdır veya çok az almalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KEREVİZ:</span> Çeşitli iç salgı bezlerine tesir eder ve onların faaliyetlerini artırır. erkeklerde cinsel faaliyeti cok artırır. vakitsiz iktidarsızlığı önler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AYÇİÇEĞİ:</span> Bol protein ihtiva eder fazla miktarda E vitamini vardır. İktidarsızlığa engel olur. Kalp ve sinir hastalıklarını önler. Cinsel arzuyu artırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GREYFURT:</span> Vucuda gençlik ve dinçlik verir. Sabah kahvaltıda bir bardak içilmesi tavsiye edilir. ülseri ve tansiyonu olanlara tavsiye edilmez.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÇAM FISTIĞI:</span> Bol E vitamini vardır. Cinsel tukenmeye ve buna bağlı olarak ruhi çöküntü ve kalp rahatsızlıklarını geçirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ANTEPFISTIĞI-FISTIK:</span> Protein ve bol E vitamini ihtiva eder. Cinsel arzuyu uyarır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SUSAM:</span> Cinsel isteği artırır<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÇÖREKOTU:</span> Cinsel isteği artırır ve bel gevşekliğini gideriri. bir tutamdan fazla kullanılmamalıdır. Tahin yada tahin helvası olarak yenir. Yemeklerden sonra 4 tatlı kaşığı yeterlidir. cinsel arzuyu artırır.<br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">VİTAMİNLER VE MİNERALLER</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">E- vitamini:</span> Kadında ve erkekte üreme vitaminidir. Kasların ve sinirlerinnormal çalışmasını sağlar. Eksikliğinde cinsiyet organları yeteri kadar çalışmaz. Bugday çimi, fıstık, soya, yulaf ezmesinde bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÇİNKO: </span>Eksikliğinde erkeklerde husyeler yeterli ve iyi. Böbreküstü bezleri de yetersiz kalır. prostat bezlerinin şişmesi ve kanser meydana gelebilir. Bugday kepeği, kuru fasülye, mercimek, yumurta ve ekmekte bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">FOSFOR:</span> Husyelerin çalışması , sinirlerin tamiri, ve gelişmesi, beynin çalışmasını sağlar Soya, bugday çimi, yumurta, badem, kurufasülyede bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İYOT:</span> İyot şimanlatır veya zayıflatır. Cinsel bezeler, husyeler üzerinde etkilidir. Soya, sarımsak, karides, süt, soğanda bol bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MAGNEZYUM:</span> Çok önemli görevleri vardır. Vakitsiz yaşlanma ve bilhassa erkeklerde prostat kanserini önler Buğday çimi, Badem, soya, kurubakla, fındık ta bol bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MANGANEZ:</span> Eksikliği kız ve oglan cocuklarında kısırlık yaratabilir. Bedeni ve ruhi bunalımı önler. hububat, muşmula, fındık , karaciğerde bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SELENYUM:</span> Sperm hücrelerinin gelişimi sırasında selenyum maddesinin çok önemli bir rol oynadığını belirlediler. Bulgulara göre, selenyum maddesi bir proteini harekete geçirerek sperm hücrelerinin oksitlenmesini önlüyor. Böylelikle daha canlı ve aktif kalan spermlerin dölleme yeteneği artıyor. Aksi durumda ise oksitlenen spermler dölleme fonksiyonunu yerine getiremiyor. Bilim adamları ayrıca selenyumun maddesinin sperm hücresinin nefes alması sırasında da önemli bir rolü olduğunu belirlediler.<br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">SPERM AZLIĞI</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ANASON VE SU:</span> Bir çay bardağı sicak suya yarım kahvekaşığı anason konur. 5 dadkika bekletilir süzülüp içilir.<br />
<br />
PİRİNÇ , ŞEKER, SÜT (SÜTLAÇ): Bol bol yenilmesi gereklidir<br />
<br />
ISIGAN OTU VE SU: 4 bardak suya 3 tutam ısırgan otu konur. 10 dakika kaynatılıp süzülür ve içilir.<br />
<br />
Yemek sırasında bir tatlı kaşığı kuvvet macunu ve bir çorba kaşığı andız pekmezi alınması tavsiye edilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkek Sağlığı İçin Önem Taşıyan Testler Hangileridir?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-erkek-sagligi-icin-onem-tasiyan-testler-hangileridir.html</link>
			<pubDate>Sat, 22 Jan 2022 11:43:50 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1">şenol</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-erkek-sagligi-icin-onem-tasiyan-testler-hangileridir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erkek Sağlığı İçin Önem Taşıyan Testler Hangileridir?</span><br />
<br />
Erkekler için kalp-damar hastalıkları ve kanserler en sık karşılaşılabilecek sağlık sorunları arasındadır. Her erkeğin 18 yaşından itibaren boy, kilo ve tansiyon ölçümü ile kontrollerine başlanması gerekir. Senede en az bir kez diş muayenesi de yaptırılması gerekir. Memorial Ataşehir Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prof. Dr. Birsel Kavaklı</span>, erkekler için hayat kurtarıcı öneme sahip testler hakkında bilgi verdi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Her erkek için yaşamsal önem taşıyan testler şunlardır:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Diyabet ve kolesterol testleri:</span> Ailede diyabetli, kolesterol sorunu, tansiyon hastası, obez bireyler varsa özellikle 30 yaşından sonra kan tetkikleri mutlaka yaptırılmalıdır. Sağlıklı bir genetik mirasınız var; ama sizin yaşam şartlarınız kötüyse, 45 yaşından sonra 3 senede bir mutlaka tarama testleri yaptırılmalıdır. Yüksek tansiyon ve yüksek kolesterolü olan kişilerde takiplerin daha sık yapılması gereklidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Efor kapasitesi ölçümü:</span> Ailesinde kalp hastalıkları riski bulunanların daha erken yaşlarda yaptırması gereken bir ölçümdür. Özellikle 50 yaş ve üzerinde mutlaka yapılması önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prostat muayenesi:</span> Basit muayene ve testlerle ortaya çıkarılabilen prostat kanseri, erkeklerde kanser nedeni sıralamasında ilk 3’te yer almaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşitme ve görme testi:</span> 40 yaş ve üzerinde görme kusurları oluşabileceğinden erken önlem alarak hayat kalitesi artırılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mide ve kalın bağırsak taraması:</span> Özellikle 50 yaş ve üzerinde yılda bir kez dışkıda gizli kan bakılması, 3 senede bir kolonoskopi mutlaka önerilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bulaşıcı hastalık taraması:</span> <span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hepatit B, C, Hıv</span></span> gibi cinsel yolla geçen hastalıklar açısından genç-yaşlı her erkeğin düzenli aralıklarla kontrolden geçmesi gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Depresyon taraması:</span> Gündelik yaşam karmaşası “<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">maskeli depresyon</span>”a neden olmaktadır. Özellikle 50 yaş ve üzerinde depresyon eğilimi daha da artığından rutin tarama önerilmektedir<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Alerji testleri:</span> Hayat kalitesini oldukça düşüren alerji için testlerin yapılması gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cilt muayenesi:</span> Cilt kanserleri, kötü huylu benler ve bazı hastalıkların cilt bulguları bu kontrollerde ortaya çıkabileceğinden yılda bir kez yaptırmanız gereklidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aşılanma:</span> Grip ve zatürre aşıları 65 yaş sonrasında mutlaka önerilir. Her sene grip, 5 senede bir zatürre aşısı yapılmalıdır. Bunlar dışında hepatit aşısı belli sürelerde tekrarlanmalı, 10 senede bir tetanoz aşısı yapılmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Utrason ile aort anevrizması bakısı:</span> Özellikle çok uzun süre sigara içmiş ve yaşı 60 üzerinde olan erkeklerde “<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">aorta</span>”nın (ana atardamar) genişlemesine karın ultrasonu ile bakılması gerekir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erkek Sağlığı İçin Önem Taşıyan Testler Hangileridir?</span><br />
<br />
Erkekler için kalp-damar hastalıkları ve kanserler en sık karşılaşılabilecek sağlık sorunları arasındadır. Her erkeğin 18 yaşından itibaren boy, kilo ve tansiyon ölçümü ile kontrollerine başlanması gerekir. Senede en az bir kez diş muayenesi de yaptırılması gerekir. Memorial Ataşehir Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prof. Dr. Birsel Kavaklı</span>, erkekler için hayat kurtarıcı öneme sahip testler hakkında bilgi verdi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Her erkek için yaşamsal önem taşıyan testler şunlardır:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Diyabet ve kolesterol testleri:</span> Ailede diyabetli, kolesterol sorunu, tansiyon hastası, obez bireyler varsa özellikle 30 yaşından sonra kan tetkikleri mutlaka yaptırılmalıdır. Sağlıklı bir genetik mirasınız var; ama sizin yaşam şartlarınız kötüyse, 45 yaşından sonra 3 senede bir mutlaka tarama testleri yaptırılmalıdır. Yüksek tansiyon ve yüksek kolesterolü olan kişilerde takiplerin daha sık yapılması gereklidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Efor kapasitesi ölçümü:</span> Ailesinde kalp hastalıkları riski bulunanların daha erken yaşlarda yaptırması gereken bir ölçümdür. Özellikle 50 yaş ve üzerinde mutlaka yapılması önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prostat muayenesi:</span> Basit muayene ve testlerle ortaya çıkarılabilen prostat kanseri, erkeklerde kanser nedeni sıralamasında ilk 3’te yer almaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşitme ve görme testi:</span> 40 yaş ve üzerinde görme kusurları oluşabileceğinden erken önlem alarak hayat kalitesi artırılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mide ve kalın bağırsak taraması:</span> Özellikle 50 yaş ve üzerinde yılda bir kez dışkıda gizli kan bakılması, 3 senede bir kolonoskopi mutlaka önerilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bulaşıcı hastalık taraması:</span> <span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hepatit B, C, Hıv</span></span> gibi cinsel yolla geçen hastalıklar açısından genç-yaşlı her erkeğin düzenli aralıklarla kontrolden geçmesi gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Depresyon taraması:</span> Gündelik yaşam karmaşası “<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">maskeli depresyon</span>”a neden olmaktadır. Özellikle 50 yaş ve üzerinde depresyon eğilimi daha da artığından rutin tarama önerilmektedir<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Alerji testleri:</span> Hayat kalitesini oldukça düşüren alerji için testlerin yapılması gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cilt muayenesi:</span> Cilt kanserleri, kötü huylu benler ve bazı hastalıkların cilt bulguları bu kontrollerde ortaya çıkabileceğinden yılda bir kez yaptırmanız gereklidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aşılanma:</span> Grip ve zatürre aşıları 65 yaş sonrasında mutlaka önerilir. Her sene grip, 5 senede bir zatürre aşısı yapılmalıdır. Bunlar dışında hepatit aşısı belli sürelerde tekrarlanmalı, 10 senede bir tetanoz aşısı yapılmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Utrason ile aort anevrizması bakısı:</span> Özellikle çok uzun süre sigara içmiş ve yaşı 60 üzerinde olan erkeklerde “<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">aorta</span>”nın (ana atardamar) genişlemesine karın ultrasonu ile bakılması gerekir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Prostat Büyümesi Nedir?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-prostat-buyumesi-nedir.html</link>
			<pubDate>Sun, 09 Jan 2022 20:02:24 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1">şenol</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-prostat-buyumesi-nedir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Prostat Büyümesi Nedir?</span></span></span><br />
<br />
Prostat büyümesi; iyi huylu prostat büyümesi ya da tıp literatüründeki adıyla benign prostat hipertrofisi (BPH) 50 yaş üzerindeki çoğu erkeği etkileyen önemli bir sağlık sorunudur. "Benign" terimi iyi huylu anlamına gelir. Burada kastedilen, büyümenin prostat kanserine bağlı olup olmadığıdır. BPH'da en sık görülen belirti idrar yaparken güçlüktür. Bu şikâyet yaşla birlikte artma eğilimindedir. Prostat büyümesine bağlı şikâyetler çeşitli ilaç tedavisiyle ya da cerrahi yolla tedavi edilebilir.<br />
<br />
Prostat Büyümesi Nedir?<br />
Çeşitli nedenlere bağlı olarak prostat hacminde artış olması, prostat büyümesi olarak adlandırılır. Yaş ilerledikçe çoğu erkekte prostat hacminde artış meydana gelir. Yaşa bağlı ortaya çıkan bu büyümeye iyi huylu prostat büyümesi denir<br />
<br />
Prostat, mesane ile penis arasında yer alan ceviz büyüklüğünde bir organdır. Kalın bağırsağın anüsten önceki bölümü olan rektumun hemen önünde yer alır ve bu nedenle muayenesi rektum yoluyla yapılır. Mesane ile penisi birleştiren idrar yolu bölümüne üretra denir. Üretra, prostat bezinin merkezinden geçer. Prostat, spermi besleyen ve koruyan bir sıvı salgılar. Boşalma sırasında prostat bu sıvıyı üretraya gönderir ve sıvı spermle birleşerek semen olarak atılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Prostat Büyümesi Neden Olur?</span></span><br />
Prostat hacmindeki artışa prostatın iç bölgesinde (prostat çekirdeği) oluşan farklı boyutlardaki iyi huylu nodüller (adenomlar) neden olur. Bu nodüller üretraya ve ileri aşamalarda mesaneye baskı yaparak idrar tutma ve boşaltma fonksiyonları ile ilişkili sorunlara neden olabilir. Nodüler değişikliklerin nedeninin yaşlanan erkekte ortaya çıkan hormonal bozukluklar olduğu düşünülmektedir. Prostatın çalışması için önemli olan dış bölge, iç bölgenin hacmindeki artış nedeniyle daralır. Bu da prostatta işlevsel bozukluklara neden olabilir. Prostat büyümesi, genellikle oldukça yavaş geliştiğinden etkilenen erkekler erken aşamalarda bu değişikliği fark etmezler. Benign prostat büyümesi 40 yaşın altındaki erkeklerde nadirdir. 50 ila 59 yaşları arasında ise yaklaşık 100 erkekten 20'si durumdan etkilenir.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prostat Büyümesi Belirtileri Nelerdir?</span></span><br />
Prostat büyümesi belirtileri, büyümenin derecesine bağlı olarak değişiklik gösterir. Şikâyetler genellikle 50 yaşından sonra başlar ve yaş ilerledikçe artar. Semptomlar üretra ve mesanenin prostat tarafından daraltılmasının bir sonucudur. BPH'ya bağlı en yaygın şikâyet idrar akışında zayıflamadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diğer belirtileri arasında şunlar sayılabilir:</span></span><br />
<br />
İdrar çıkışının geç başlaması<br />
Sık sık idrara çıkma ihtiyacı<br />
Gün içinde ve özellikle geceleri sık idrara çıkma<br />
Mesane geç boşalması<br />
Mesanede idrar kalmış hissi<br />
İdrar bittikten sonra hala damlama olması<br />
Sık idrar yolu enfeksiyonu<br />
Mesanede taş oluşumu<br />
<br />
Bazı hastalar semptomlara uyum sağlar ve belirtileri nispeten kontrol altına alabilir. Çoğu erkeğin günlük yaşamda ayarlayabilecekleri hafif ila orta şiddette belirtileri vardır. Bazen semptomlar geçici olarak düzelir. Bununla birlikte idrara çıkma dürtüsü ile ilişkili semptomlar kişinin hayat kalitesini ciddi ölçüde etkiler. Kişinin sık sık tuvalete gitme ihtiyacı geceleri yeterli uyku alamamasına, dolayısıyla gün boyunca bitkin olmasına yol açar. İş randevuları veya diğer faaliyetler tekrar tekrar kesilmek durumunda kalır. Büyümüş prostat genellikle zararsız olsa da, belirtiler oldukça rahatsız edici olabilir. Prostat büyümesi olan bazı erkeklerde sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve mesane taşları vardır. Prostatın büyüklüğü ile şikâyetlerin şiddeti arasında her zaman doğrudan bir bağlantı olmayabilir. Büyük ölçüde genişlemiş prostatı olan bazı erkeklerin sadece az sayıda şikâyeti bulunabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Prostat Büyümesi Tanısı Nasıl Konulur?</span></span><br />
İyi huylu prostat büyümesi, idrar sorunlarının en yaygın nedenidir, ancak başka olası nedenler de vardır. Doğru tanı için doktor öncelikle hastanın şikâyetlerini sorgular. Ayrıca hastanın kullandığı ilaçlar da sorgulanır, çünkü bazı ilaçlar prostat büyümesinde görülen belirtilere benzer yan etkilere sebep olabilir. Daha sonra genel bir fizik muayene ve prostat muayenesi yapılır. Prostat muayenesi için doktor tek kullanımlık eldivenler giyer ve bezin boyut ve yapısını değerlendirmek için bir parmağını kullanarak makat yoluyla prostatı değerlendirir.<br />
<br />
İdrar örneği, prostat veya idrar yolu enfeksiyonu varlığının belirlenmesine yardımcı olur. Her iki enfeksiyon da büyümüş prostatın belirtilerine benzer semptomlara neden olabilir. Ek olarak idrar, şüphe duyulan başka hastalıklar için de kontrol edilebilir.<br />
<br />
Prostat kanserini ekarte etmek için kan testi ile PSA (Prostat spesifik antijen) değerine bakılabilir. Prostat kanseri kan PSA değerinde artışa neden olabilir. Bununla birlikte artmış bir değerin, iyi huylu prostat büyümesi dahil olmak üzere başka birçok nedeni olabilir. PSA testi bu nedenle prostat büyümesi olan erkeklerde her zaman yapılmaz. Testin yapılmasına avantajları ve dezavantajları düşünülerek karar verilir.<br />
<br />
BPH'da şüphelenilen hastalarda saniyede ne kadar idrar atıldığını kontrol etmek için idrar akım hızı ölçümü yapılır. Bunun için bu amaca yönelik geliştirilmiş özel bir cihaz kullanılır. Mesane mümkün olduğunca dolu iken hastadan cihaza idrar yapması istenir ve ölçümler alınır. Ultrason muayenesi ile prostatın ne kadar büyüdüğü görülebilir. Ultrason görüntüsü ayrıca idrar yaptıktan sonra mesanede hala ne kadar idrar olduğunu da gösterir. Buna artık idrar tayini denir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Prostat Büyümesi Tedavisi Nasıl Yapılır?</span></span><br />
Benign prostat büyümesi tedavisinde genellikle aciliyet söz konusu değildir. Bununla birlikte bazı hastalarda aniden idrar yapmada ciddi güçlük veya hiç idrara çıkamama durumu gelişebilir. Bu, acil bir durumdur ve hızlı bir şekilde tedavi edilmesi hayati önem taşır. Bu olgularda mesane ilk önce kateter takılarak boşaltılır. Birkaç gün sonra, normal idrar akışını sağlamak için prostat bezi cerrahi olarak küçültülür. İdrar retansiyonu olarak adlandırılan ve mesanede idrarın hapsolması ile karakterize bu acil durum nispeten nadirdir. Ortalama olarak iyi huylu prostat büyümesi olan 100 erkekten 1 ila 3'ünde rastlanır.<br />
<br />
Acil olmayan vakalarda ise tedaviye karar vermeden önce, çeşitli seçeneklerin avantajları ve dezavantajları hakkında bilgi sahibi olunması önem taşır. Bu, özellikle ameliyattan önce gereklidir, çünkü cerrahi bir müdahale istenmeyen yan etkilere ve uzun süreli komplikasyonlara yol açabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İyi huylu prostat büyümesi için hangi tedavinin uygun olduğu;</span><br />
Semptomların ciddiyetine,<br />
Sık idrar yolu enfeksiyonu gibi komplikasyonların varlığına,<br />
Tedavinin avantaj ve dezavantajlarına göre belirlenir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tedavi seçenekleri şunları içerir:</span></span><br />
Takip: Hafif şikâyetleri olan ve herhangi bir komplikasyonu bulunmayan hastaların yılda bir defa doktor kontrolüne gitmesi yeterlidir. Bu hastalarda doktor, yaşam tarzı değişiklikleri önerir ve diğer tedavilere gereksinim olup olmadığını saptar. BPH'lı hastaların yaklaşık olarak %30'u bu grupta yer alır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bitkisel İlaçlar:</span> BPH semptomlarını hafifletmek için üretilmiş ve reçetesiz temin edilebilen çeşitli bitkisel ilaçlar vardır. Ancak, bunların çoğunluğu ile ilgili herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Bitkisel ilaçların herhangi bir faydası olup olmadığı ve yan etkileri bilinmediğinden kullanılması önerilmez.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tıbbi ilaçlar:</span> Reçete edilen ilaçlar prostat ve mesane kaslarını gevşeterek etki gösterir. Böylece idrara çıkmayı kolaylaştırır.<br />
<br />
Prostatın boyutunu küçültmek için operasyonlar: Prostat dokusunu çıkarmak veya yok etmek için çeşitli cerrahi teknikler kullanılabilir. Ameliyatın olası nedenleri arasında idrar retansiyonu, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve ilaç tedavisi ile hafifletilemeyen şiddetli semptomlar bulunur. Bazı erkekler, farklı tedavi seçeneklerinin artı ve eksilerini tarttıktan sonra sayılan nedenler olmaksızın da ameliyat olmak isteyebilirler. Cerrahi müdahalelerin en yaygın yan etkisi boşalamamadır. İdrarını tutamama veya erektil disfonksiyon (iktidarsızlık) ise daha nadirdir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Medicalpark</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Prostat Büyümesi Nedir?</span></span></span><br />
<br />
Prostat büyümesi; iyi huylu prostat büyümesi ya da tıp literatüründeki adıyla benign prostat hipertrofisi (BPH) 50 yaş üzerindeki çoğu erkeği etkileyen önemli bir sağlık sorunudur. "Benign" terimi iyi huylu anlamına gelir. Burada kastedilen, büyümenin prostat kanserine bağlı olup olmadığıdır. BPH'da en sık görülen belirti idrar yaparken güçlüktür. Bu şikâyet yaşla birlikte artma eğilimindedir. Prostat büyümesine bağlı şikâyetler çeşitli ilaç tedavisiyle ya da cerrahi yolla tedavi edilebilir.<br />
<br />
Prostat Büyümesi Nedir?<br />
Çeşitli nedenlere bağlı olarak prostat hacminde artış olması, prostat büyümesi olarak adlandırılır. Yaş ilerledikçe çoğu erkekte prostat hacminde artış meydana gelir. Yaşa bağlı ortaya çıkan bu büyümeye iyi huylu prostat büyümesi denir<br />
<br />
Prostat, mesane ile penis arasında yer alan ceviz büyüklüğünde bir organdır. Kalın bağırsağın anüsten önceki bölümü olan rektumun hemen önünde yer alır ve bu nedenle muayenesi rektum yoluyla yapılır. Mesane ile penisi birleştiren idrar yolu bölümüne üretra denir. Üretra, prostat bezinin merkezinden geçer. Prostat, spermi besleyen ve koruyan bir sıvı salgılar. Boşalma sırasında prostat bu sıvıyı üretraya gönderir ve sıvı spermle birleşerek semen olarak atılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Prostat Büyümesi Neden Olur?</span></span><br />
Prostat hacmindeki artışa prostatın iç bölgesinde (prostat çekirdeği) oluşan farklı boyutlardaki iyi huylu nodüller (adenomlar) neden olur. Bu nodüller üretraya ve ileri aşamalarda mesaneye baskı yaparak idrar tutma ve boşaltma fonksiyonları ile ilişkili sorunlara neden olabilir. Nodüler değişikliklerin nedeninin yaşlanan erkekte ortaya çıkan hormonal bozukluklar olduğu düşünülmektedir. Prostatın çalışması için önemli olan dış bölge, iç bölgenin hacmindeki artış nedeniyle daralır. Bu da prostatta işlevsel bozukluklara neden olabilir. Prostat büyümesi, genellikle oldukça yavaş geliştiğinden etkilenen erkekler erken aşamalarda bu değişikliği fark etmezler. Benign prostat büyümesi 40 yaşın altındaki erkeklerde nadirdir. 50 ila 59 yaşları arasında ise yaklaşık 100 erkekten 20'si durumdan etkilenir.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prostat Büyümesi Belirtileri Nelerdir?</span></span><br />
Prostat büyümesi belirtileri, büyümenin derecesine bağlı olarak değişiklik gösterir. Şikâyetler genellikle 50 yaşından sonra başlar ve yaş ilerledikçe artar. Semptomlar üretra ve mesanenin prostat tarafından daraltılmasının bir sonucudur. BPH'ya bağlı en yaygın şikâyet idrar akışında zayıflamadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diğer belirtileri arasında şunlar sayılabilir:</span></span><br />
<br />
İdrar çıkışının geç başlaması<br />
Sık sık idrara çıkma ihtiyacı<br />
Gün içinde ve özellikle geceleri sık idrara çıkma<br />
Mesane geç boşalması<br />
Mesanede idrar kalmış hissi<br />
İdrar bittikten sonra hala damlama olması<br />
Sık idrar yolu enfeksiyonu<br />
Mesanede taş oluşumu<br />
<br />
Bazı hastalar semptomlara uyum sağlar ve belirtileri nispeten kontrol altına alabilir. Çoğu erkeğin günlük yaşamda ayarlayabilecekleri hafif ila orta şiddette belirtileri vardır. Bazen semptomlar geçici olarak düzelir. Bununla birlikte idrara çıkma dürtüsü ile ilişkili semptomlar kişinin hayat kalitesini ciddi ölçüde etkiler. Kişinin sık sık tuvalete gitme ihtiyacı geceleri yeterli uyku alamamasına, dolayısıyla gün boyunca bitkin olmasına yol açar. İş randevuları veya diğer faaliyetler tekrar tekrar kesilmek durumunda kalır. Büyümüş prostat genellikle zararsız olsa da, belirtiler oldukça rahatsız edici olabilir. Prostat büyümesi olan bazı erkeklerde sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve mesane taşları vardır. Prostatın büyüklüğü ile şikâyetlerin şiddeti arasında her zaman doğrudan bir bağlantı olmayabilir. Büyük ölçüde genişlemiş prostatı olan bazı erkeklerin sadece az sayıda şikâyeti bulunabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Prostat Büyümesi Tanısı Nasıl Konulur?</span></span><br />
İyi huylu prostat büyümesi, idrar sorunlarının en yaygın nedenidir, ancak başka olası nedenler de vardır. Doğru tanı için doktor öncelikle hastanın şikâyetlerini sorgular. Ayrıca hastanın kullandığı ilaçlar da sorgulanır, çünkü bazı ilaçlar prostat büyümesinde görülen belirtilere benzer yan etkilere sebep olabilir. Daha sonra genel bir fizik muayene ve prostat muayenesi yapılır. Prostat muayenesi için doktor tek kullanımlık eldivenler giyer ve bezin boyut ve yapısını değerlendirmek için bir parmağını kullanarak makat yoluyla prostatı değerlendirir.<br />
<br />
İdrar örneği, prostat veya idrar yolu enfeksiyonu varlığının belirlenmesine yardımcı olur. Her iki enfeksiyon da büyümüş prostatın belirtilerine benzer semptomlara neden olabilir. Ek olarak idrar, şüphe duyulan başka hastalıklar için de kontrol edilebilir.<br />
<br />
Prostat kanserini ekarte etmek için kan testi ile PSA (Prostat spesifik antijen) değerine bakılabilir. Prostat kanseri kan PSA değerinde artışa neden olabilir. Bununla birlikte artmış bir değerin, iyi huylu prostat büyümesi dahil olmak üzere başka birçok nedeni olabilir. PSA testi bu nedenle prostat büyümesi olan erkeklerde her zaman yapılmaz. Testin yapılmasına avantajları ve dezavantajları düşünülerek karar verilir.<br />
<br />
BPH'da şüphelenilen hastalarda saniyede ne kadar idrar atıldığını kontrol etmek için idrar akım hızı ölçümü yapılır. Bunun için bu amaca yönelik geliştirilmiş özel bir cihaz kullanılır. Mesane mümkün olduğunca dolu iken hastadan cihaza idrar yapması istenir ve ölçümler alınır. Ultrason muayenesi ile prostatın ne kadar büyüdüğü görülebilir. Ultrason görüntüsü ayrıca idrar yaptıktan sonra mesanede hala ne kadar idrar olduğunu da gösterir. Buna artık idrar tayini denir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Prostat Büyümesi Tedavisi Nasıl Yapılır?</span></span><br />
Benign prostat büyümesi tedavisinde genellikle aciliyet söz konusu değildir. Bununla birlikte bazı hastalarda aniden idrar yapmada ciddi güçlük veya hiç idrara çıkamama durumu gelişebilir. Bu, acil bir durumdur ve hızlı bir şekilde tedavi edilmesi hayati önem taşır. Bu olgularda mesane ilk önce kateter takılarak boşaltılır. Birkaç gün sonra, normal idrar akışını sağlamak için prostat bezi cerrahi olarak küçültülür. İdrar retansiyonu olarak adlandırılan ve mesanede idrarın hapsolması ile karakterize bu acil durum nispeten nadirdir. Ortalama olarak iyi huylu prostat büyümesi olan 100 erkekten 1 ila 3'ünde rastlanır.<br />
<br />
Acil olmayan vakalarda ise tedaviye karar vermeden önce, çeşitli seçeneklerin avantajları ve dezavantajları hakkında bilgi sahibi olunması önem taşır. Bu, özellikle ameliyattan önce gereklidir, çünkü cerrahi bir müdahale istenmeyen yan etkilere ve uzun süreli komplikasyonlara yol açabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İyi huylu prostat büyümesi için hangi tedavinin uygun olduğu;</span><br />
Semptomların ciddiyetine,<br />
Sık idrar yolu enfeksiyonu gibi komplikasyonların varlığına,<br />
Tedavinin avantaj ve dezavantajlarına göre belirlenir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tedavi seçenekleri şunları içerir:</span></span><br />
Takip: Hafif şikâyetleri olan ve herhangi bir komplikasyonu bulunmayan hastaların yılda bir defa doktor kontrolüne gitmesi yeterlidir. Bu hastalarda doktor, yaşam tarzı değişiklikleri önerir ve diğer tedavilere gereksinim olup olmadığını saptar. BPH'lı hastaların yaklaşık olarak %30'u bu grupta yer alır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bitkisel İlaçlar:</span> BPH semptomlarını hafifletmek için üretilmiş ve reçetesiz temin edilebilen çeşitli bitkisel ilaçlar vardır. Ancak, bunların çoğunluğu ile ilgili herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Bitkisel ilaçların herhangi bir faydası olup olmadığı ve yan etkileri bilinmediğinden kullanılması önerilmez.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tıbbi ilaçlar:</span> Reçete edilen ilaçlar prostat ve mesane kaslarını gevşeterek etki gösterir. Böylece idrara çıkmayı kolaylaştırır.<br />
<br />
Prostatın boyutunu küçültmek için operasyonlar: Prostat dokusunu çıkarmak veya yok etmek için çeşitli cerrahi teknikler kullanılabilir. Ameliyatın olası nedenleri arasında idrar retansiyonu, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve ilaç tedavisi ile hafifletilemeyen şiddetli semptomlar bulunur. Bazı erkekler, farklı tedavi seçeneklerinin artı ve eksilerini tarttıktan sonra sayılan nedenler olmaksızın da ameliyat olmak isteyebilirler. Cerrahi müdahalelerin en yaygın yan etkisi boşalamamadır. İdrarını tutamama veya erektil disfonksiyon (iktidarsızlık) ise daha nadirdir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Medicalpark</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sperm Artırıcı Yiyecekler]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-sperm-artirici-yiyecekler.html</link>
			<pubDate>Sun, 09 Jan 2022 19:59:40 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1">şenol</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-sperm-artirici-yiyecekler.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sperm Artırıcı Yiyecekler</span></span></span><br />
<br />
Erkek üreme sağlığı için önem taşıyan konulardan biri sperm miktarıdır. Sperm sayısının yetersiz olması erkeklerde kısırlığın oluşmasına sebep olabilir. Üreme çağındaki her 6 çiftten biri infertilite (kısırlık) sorunu ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu 6 çiftten 1 veya 2 tanesinde ise infertilitenin temelinde sperm sayısının veya kalitesinin düşük olması yatar. Bu sorunla karşı karşıya olan erkekler tıbbi tedavinin yanı sıra birtakım destekleyici önlemler alarak da sperm kalitesini ve miktarını artırabilirler. Yapılan bilimsel araştırmalara bakıldığında sperm sağlığı ve miktarını koruyabilmek için; düzenli egzersiz yapmaya, stresten uzak durmaya, alkol ve sigara kullanımından kaçınmaya, sağlıklı ve dengeli beslenmeye dikkat etmek gerekir.<br />
<br />
Sperm sayısının az olmasına bağlı olarak çocuk sahibi olamayan bireyler doğru besinleri tüketerek sperm sayılarını bir miktar artırabilirler. Sağlıklı ve dengeli beslenmek sağlığın her yönünde olduğu gibi üreme sağlığı üzerinde de oldukça etkilidir. İşte baba olmak isteyen erkeklerin sperm miktarını ve kalitesini artırmak için tüketmesi gereken sperm artırıcı yiyecekler:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bitter Çikolata</span></span><br />
Bitter çikolata, sperm kalitesini ve sayısını en çok arttıran besinlerden bir tanesidir. İçerdiği antioksidan maddeler sayesinde sağlık açısından birçok fayda barındıran bitter çikolata, içerisinde L-Arginin HCL adlı bir aminoasit bulundurur. Bu aminoasit meni hacmini ve dolayısıyla sperm sayısını önemli ölçüde artırır. Dolayısıyla bitter çikolata çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerin tüketmesi gereken besinler arasında ilk sıralarda yer alır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Muz</span></span><br />
Bir diğer sperm artırıcı besin olan muz, sperm verimliliğini ve sağlığını ciddi ölçüde olumlu etkiler. Bunun sebebi içerisinde bol miktarda A, C ve B1 vitaminleri barındırmasıdır. Aynı zamanda tropikal bir meyve olan muzda besinlerde nadir bulunan bir enzim olan Bromelin vardır. Doğal bir antienflamatuar olan Bromelin, bu özelliğinin yanı sıra sperm sayısını ve hareketliliğini de arttırır. Bu sayede çocuk sahibi olabilme ihtimalini yükseltir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Keçiboynuzu</span></span><br />
Erkek üreme sağlığı için gereken en önemli minerallerden bir tanesi ise çinkodur. Bol miktarda çinko içeren keçiboynuzu, antioksidan özelliği sayesinde kansere karşı koruyucu etki sağlarken aynı zamanda sperm üretiminin sağlıklı bir şekilde devam etmesini ve sperm sayısının yeteri miktarda olmasını sağlar. Ayrıca keçiboynuzu içerisinde bulunan enzimler sperm ile yumurtanın etkileşimini de kolaylaştırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ispanak</span></span><br />
Spermlerin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için vücuda yeterli miktarda folik asit alınması gerekir. Folik asit yeşil yapraklı sebzelerde bol bulunur ve en önemli kaynaklarından biri de ıspanaktır. Erkeklerde folik asit düzeyinin düşük olması sperm sağlığını bozarak spermlerin yumurtaya ulaşma ve yumurta ile etkileşime girme şansını önemli ölçüde düşürür. Aynı zamanda sağlıksız spermlerin genetik anlamda da bozukluklar içeriyor olması nedeniyle folik asit düzeyi düşük olan erkeklerde kromozomsal anomalileri bulunan çocuk sahibi olma ihtimali artacaktır. Bu nedenle düzenli ıspanak tüketimi bu vitaminin vücuda yeterli miktarda alınmasını sağlayarak sperm sağlığı, kalitesi ve miktarını olumlu yönde etkiler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ceviz</span></span><br />
Ceviz, omega 3 yağ asitlerinden en zengin olan bitkisel besinler arasında yer alır. Omega 3 yağ asitleri erkek bireylerde testislere kan akışını hızlandırır. Bu sayede sperm üretimini destekler, sperm sayısının yeterli seviyede olmasına yardımcı olur. Tüm kuru yemişlerde olduğu gibi cevizde de bolca bulunan E vitamini, cinsiyet hormonlarının yapısına katılarak üreme sisteminin düzenli bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. Aynı zamanda arginin içeriği de yüksek olan ceviz meni hacminin arttırılmasını sağlar. İçerdiği antioksidan bileşenler sayesinde üreme organlarının sağlıklı bir şekilde çalışmasına katkıda bulunur, toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar. Bu nedenle çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerin günlük olarak en az 2 adet ceviz tüketmesi oldukça sağlıklıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Balık</span></span><br />
Omega 3 yağ asitlerinden zengin olan bir diğer besin ise balıktır. Özellikle somon, uskumru ve hamsi gibi balıklar bol miktarda omega 3 barındırır. Haftada 2-3 kez balık tüketmek kan lipidlerinin dengesinin korunmasını sağlar, kalp ve damar hastalıklarına ve kansere karşı korur. Hem omega 3 içeriğinin yüksek olması, hem de bol miktarda çinko minerali içermesi nedeniyle balık aynı zamanda sperm artırıcı özellik de sağlar. C, D ve B12 vitaminleri ile demir, bakır, selenyum gibi minerallerden zengin olan balık ve diğer deniz mahsulleri meni hacmini artırırken sperm sağlığı ve kalitesini de olumlu yönde etkiler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sarımsak</span></span><br />
Sperm arttırıcı besinlerden bir diğeri olan sarımsak, içeriğinde bol miktarda selenyum ve B6 vitamini barındırır. Bu bileşenler vücutta sağlıklı ve yeterli şekilde sperm üretilebilmesi için elzemdir. Bunların yanı sıra sarımsakta bulunan kanı temizleyici ögeler arterlerde kan birikimini önler, testislere giden kan miktarını arttırarak sperm üretiminin en sağlıklı şekilde devam ettirilmesi için gerekli olan ortamı hazırlar. Bu nedenle baba olmak isteyen erkeklerin düzenli olarak sarımsak tüketmeleri önerilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Nar</span></span><br />
Sağlıklı ve lezzetli bir meyve olan nar, tarih boyunca doğurganlığı simgeleyen ve çocuk sahibi olmaya yardımcı özelliği ile ün kazanmış bir besindir. Kadın üreme sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinin yanı sıra sperm kalitesi ve miktarı üzerinde de önemli etkilere sahiptir. İçerdiği antioksidan bileşikler sayesinde serbest radikallerle savaşarak tüm hücrelerde olduğu gibi sperm hücrelerinde de sağlığın korunmasına yardımcı olur. Buna ek olarak içerdiği bol miktardaki C vitamini sayesinde spermlerde kalite ve hareketliliğin artırılmasına yardımcı olan nar, spermin yumurta ile etkileşime girmesi olasılığını yükseltir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yumurta</span></span><br />
Örnek bir protein kaynağı olan yumurtada bulunan aminoasitler vücutta yüzde yüz oranda değerlendirilebilir niteliktedir. Bu nedenle vücut fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde yerine getirilebilmesi için her gün 1 adet yumurta tüketmek oldukça faydalıdır. İçerdiği kaliteli protein, vitamin ve mineraller sayesinde yumurta üreme sağlığı üzerinde de olumlu etkilere sahiptir. Yumurtada bulunan değerli aminoasitler üreme sistemini düzenleyen hormonların yapısına katılarak sperm üretiminin sağlıklı bir şekilde devam ettirilmesini sağlar. Bu nedenle çocuk sahibi olmak isteyen erkekler yumurta tüketimine yeterli özeni göstermelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kırmızı Et</span></span><br />
Proteinin en önemli kaynaklarından olan kırmızı et, hormonal düzenin sağlanması için gerekli olan aminoasitlerin vücuda alınmasını sağlar. Kırmızı etin bol miktarda içerdiği L-karnitin, sperm kalitesini ve verimliliğini arttırır. Fakat yapılan araştırmalar kırmızı et tüketiminde aşırıya kaçılmasının da sperm üretimini olumsuz etkilediğini gösterdiğinden, bu konuda ölçülü olunmalıdır. Yüksek kolesterol ve hayvansal yağ içermesi nedeniyle olması gerekenin üzerinde kırmızı et tüketimi sağlık üzerinde olumsuz etkiler de oluşturabildiğinden haftalık 2 gün ile sınırlandırılmalıdır.<br />
<br />
Yukarıda belirtilen besinler düzenli ve aşırıya kaçılmadan tüketildiğinde sperm sağlığını, kalitesini ve hareket kabiliyetini arttırıcı etki gösterirler. Bu nedenle bu besinlerin tüketimi erkeklerde kısırlığın önlenmesi üzerinde oldukça etkilidir.<br />
<br />
Eğer siz de doğal yollardan çocuk sahibi olamadıysanız; öncelikle bir sağlık kuruluşuna başvurarak bunun sebebini öğrenmeye yönelik gerekli muayene ve testlerden geçmelisiniz.<br />
<br />
Sorununuzun nedeninin sperm sayısının yetersiz olması olduğunun tespit edilmesi durumunda, doktorunuz tarafından uygulanacak tıbbi tedaviye ek olarak yukarıdaki tüm bu besinleri tüketmeye de özen göstererek bu sorunu ortadan kaldırabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Op. Dr.</span> Soner Yalçınkaya]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sperm Artırıcı Yiyecekler</span></span></span><br />
<br />
Erkek üreme sağlığı için önem taşıyan konulardan biri sperm miktarıdır. Sperm sayısının yetersiz olması erkeklerde kısırlığın oluşmasına sebep olabilir. Üreme çağındaki her 6 çiftten biri infertilite (kısırlık) sorunu ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu 6 çiftten 1 veya 2 tanesinde ise infertilitenin temelinde sperm sayısının veya kalitesinin düşük olması yatar. Bu sorunla karşı karşıya olan erkekler tıbbi tedavinin yanı sıra birtakım destekleyici önlemler alarak da sperm kalitesini ve miktarını artırabilirler. Yapılan bilimsel araştırmalara bakıldığında sperm sağlığı ve miktarını koruyabilmek için; düzenli egzersiz yapmaya, stresten uzak durmaya, alkol ve sigara kullanımından kaçınmaya, sağlıklı ve dengeli beslenmeye dikkat etmek gerekir.<br />
<br />
Sperm sayısının az olmasına bağlı olarak çocuk sahibi olamayan bireyler doğru besinleri tüketerek sperm sayılarını bir miktar artırabilirler. Sağlıklı ve dengeli beslenmek sağlığın her yönünde olduğu gibi üreme sağlığı üzerinde de oldukça etkilidir. İşte baba olmak isteyen erkeklerin sperm miktarını ve kalitesini artırmak için tüketmesi gereken sperm artırıcı yiyecekler:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bitter Çikolata</span></span><br />
Bitter çikolata, sperm kalitesini ve sayısını en çok arttıran besinlerden bir tanesidir. İçerdiği antioksidan maddeler sayesinde sağlık açısından birçok fayda barındıran bitter çikolata, içerisinde L-Arginin HCL adlı bir aminoasit bulundurur. Bu aminoasit meni hacmini ve dolayısıyla sperm sayısını önemli ölçüde artırır. Dolayısıyla bitter çikolata çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerin tüketmesi gereken besinler arasında ilk sıralarda yer alır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Muz</span></span><br />
Bir diğer sperm artırıcı besin olan muz, sperm verimliliğini ve sağlığını ciddi ölçüde olumlu etkiler. Bunun sebebi içerisinde bol miktarda A, C ve B1 vitaminleri barındırmasıdır. Aynı zamanda tropikal bir meyve olan muzda besinlerde nadir bulunan bir enzim olan Bromelin vardır. Doğal bir antienflamatuar olan Bromelin, bu özelliğinin yanı sıra sperm sayısını ve hareketliliğini de arttırır. Bu sayede çocuk sahibi olabilme ihtimalini yükseltir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Keçiboynuzu</span></span><br />
Erkek üreme sağlığı için gereken en önemli minerallerden bir tanesi ise çinkodur. Bol miktarda çinko içeren keçiboynuzu, antioksidan özelliği sayesinde kansere karşı koruyucu etki sağlarken aynı zamanda sperm üretiminin sağlıklı bir şekilde devam etmesini ve sperm sayısının yeteri miktarda olmasını sağlar. Ayrıca keçiboynuzu içerisinde bulunan enzimler sperm ile yumurtanın etkileşimini de kolaylaştırır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ispanak</span></span><br />
Spermlerin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için vücuda yeterli miktarda folik asit alınması gerekir. Folik asit yeşil yapraklı sebzelerde bol bulunur ve en önemli kaynaklarından biri de ıspanaktır. Erkeklerde folik asit düzeyinin düşük olması sperm sağlığını bozarak spermlerin yumurtaya ulaşma ve yumurta ile etkileşime girme şansını önemli ölçüde düşürür. Aynı zamanda sağlıksız spermlerin genetik anlamda da bozukluklar içeriyor olması nedeniyle folik asit düzeyi düşük olan erkeklerde kromozomsal anomalileri bulunan çocuk sahibi olma ihtimali artacaktır. Bu nedenle düzenli ıspanak tüketimi bu vitaminin vücuda yeterli miktarda alınmasını sağlayarak sperm sağlığı, kalitesi ve miktarını olumlu yönde etkiler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ceviz</span></span><br />
Ceviz, omega 3 yağ asitlerinden en zengin olan bitkisel besinler arasında yer alır. Omega 3 yağ asitleri erkek bireylerde testislere kan akışını hızlandırır. Bu sayede sperm üretimini destekler, sperm sayısının yeterli seviyede olmasına yardımcı olur. Tüm kuru yemişlerde olduğu gibi cevizde de bolca bulunan E vitamini, cinsiyet hormonlarının yapısına katılarak üreme sisteminin düzenli bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. Aynı zamanda arginin içeriği de yüksek olan ceviz meni hacminin arttırılmasını sağlar. İçerdiği antioksidan bileşenler sayesinde üreme organlarının sağlıklı bir şekilde çalışmasına katkıda bulunur, toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar. Bu nedenle çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerin günlük olarak en az 2 adet ceviz tüketmesi oldukça sağlıklıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Balık</span></span><br />
Omega 3 yağ asitlerinden zengin olan bir diğer besin ise balıktır. Özellikle somon, uskumru ve hamsi gibi balıklar bol miktarda omega 3 barındırır. Haftada 2-3 kez balık tüketmek kan lipidlerinin dengesinin korunmasını sağlar, kalp ve damar hastalıklarına ve kansere karşı korur. Hem omega 3 içeriğinin yüksek olması, hem de bol miktarda çinko minerali içermesi nedeniyle balık aynı zamanda sperm artırıcı özellik de sağlar. C, D ve B12 vitaminleri ile demir, bakır, selenyum gibi minerallerden zengin olan balık ve diğer deniz mahsulleri meni hacmini artırırken sperm sağlığı ve kalitesini de olumlu yönde etkiler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sarımsak</span></span><br />
Sperm arttırıcı besinlerden bir diğeri olan sarımsak, içeriğinde bol miktarda selenyum ve B6 vitamini barındırır. Bu bileşenler vücutta sağlıklı ve yeterli şekilde sperm üretilebilmesi için elzemdir. Bunların yanı sıra sarımsakta bulunan kanı temizleyici ögeler arterlerde kan birikimini önler, testislere giden kan miktarını arttırarak sperm üretiminin en sağlıklı şekilde devam ettirilmesi için gerekli olan ortamı hazırlar. Bu nedenle baba olmak isteyen erkeklerin düzenli olarak sarımsak tüketmeleri önerilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Nar</span></span><br />
Sağlıklı ve lezzetli bir meyve olan nar, tarih boyunca doğurganlığı simgeleyen ve çocuk sahibi olmaya yardımcı özelliği ile ün kazanmış bir besindir. Kadın üreme sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinin yanı sıra sperm kalitesi ve miktarı üzerinde de önemli etkilere sahiptir. İçerdiği antioksidan bileşikler sayesinde serbest radikallerle savaşarak tüm hücrelerde olduğu gibi sperm hücrelerinde de sağlığın korunmasına yardımcı olur. Buna ek olarak içerdiği bol miktardaki C vitamini sayesinde spermlerde kalite ve hareketliliğin artırılmasına yardımcı olan nar, spermin yumurta ile etkileşime girmesi olasılığını yükseltir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yumurta</span></span><br />
Örnek bir protein kaynağı olan yumurtada bulunan aminoasitler vücutta yüzde yüz oranda değerlendirilebilir niteliktedir. Bu nedenle vücut fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde yerine getirilebilmesi için her gün 1 adet yumurta tüketmek oldukça faydalıdır. İçerdiği kaliteli protein, vitamin ve mineraller sayesinde yumurta üreme sağlığı üzerinde de olumlu etkilere sahiptir. Yumurtada bulunan değerli aminoasitler üreme sistemini düzenleyen hormonların yapısına katılarak sperm üretiminin sağlıklı bir şekilde devam ettirilmesini sağlar. Bu nedenle çocuk sahibi olmak isteyen erkekler yumurta tüketimine yeterli özeni göstermelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kırmızı Et</span></span><br />
Proteinin en önemli kaynaklarından olan kırmızı et, hormonal düzenin sağlanması için gerekli olan aminoasitlerin vücuda alınmasını sağlar. Kırmızı etin bol miktarda içerdiği L-karnitin, sperm kalitesini ve verimliliğini arttırır. Fakat yapılan araştırmalar kırmızı et tüketiminde aşırıya kaçılmasının da sperm üretimini olumsuz etkilediğini gösterdiğinden, bu konuda ölçülü olunmalıdır. Yüksek kolesterol ve hayvansal yağ içermesi nedeniyle olması gerekenin üzerinde kırmızı et tüketimi sağlık üzerinde olumsuz etkiler de oluşturabildiğinden haftalık 2 gün ile sınırlandırılmalıdır.<br />
<br />
Yukarıda belirtilen besinler düzenli ve aşırıya kaçılmadan tüketildiğinde sperm sağlığını, kalitesini ve hareket kabiliyetini arttırıcı etki gösterirler. Bu nedenle bu besinlerin tüketimi erkeklerde kısırlığın önlenmesi üzerinde oldukça etkilidir.<br />
<br />
Eğer siz de doğal yollardan çocuk sahibi olamadıysanız; öncelikle bir sağlık kuruluşuna başvurarak bunun sebebini öğrenmeye yönelik gerekli muayene ve testlerden geçmelisiniz.<br />
<br />
Sorununuzun nedeninin sperm sayısının yetersiz olması olduğunun tespit edilmesi durumunda, doktorunuz tarafından uygulanacak tıbbi tedaviye ek olarak yukarıdaki tüm bu besinleri tüketmeye de özen göstererek bu sorunu ortadan kaldırabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Op. Dr.</span> Soner Yalçınkaya]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkeklerde Görülen Kısırlığın Nedenleri Ve Tedavi Yöntemleri]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-erkeklerde-gorulen-kisirligin-nedenleri-ve-tedavi-yontemleri.html</link>
			<pubDate>Wed, 05 Jan 2022 20:48:57 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1">şenol</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-erkeklerde-gorulen-kisirligin-nedenleri-ve-tedavi-yontemleri.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Erkeklerde Görülen Kısırlığın Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri</span></span></span><br />
<br />
Çevresel koşulların da olumsuz etkilerine bağlı olarak önemi giderek artan erkek kısırlığı, günümüzde modern yöntemlerle tedavi edilebiliyor.<br />
<br />
“Özellikle evlilik sonrasında ortaya çıkan kısırlık, gerek evlilik hayatında gerekse cinsel hayatta pek çok problemin kaynağı olarak karşımıza çıkıyor. Ancak günümüzde yapılan işlemler sonrasında tüp bebek tedavisine bile gerek kalmadan hastaların çocuk sahibi olması sağlanabiliyor” diyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof.Dr. Yücel Karaman, erkeklerde görülen infertilitenin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında detaylı bilgiler paylaştı.<br />
<br />
<img src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/0x410/61239c5086b2471d18bdaa11.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 61239c5086b2471d18bdaa11.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prof.Dr. Yücel Karaman,</span> “Erkeklerde kısırlık belirtileri, kadınlarda kısırlık belirtilerinden daha az ortaya çıkmaktadır. Kısırlık sorunuyla karşı karşıya olduğunu çoğu erkek bebek sahibi olamadığı için doktora başvurduğunda öğrenir” diyerek erkeklerde görülen kısırlığın sebeplerini şöyle sıraladı:<br />
<br />
-Sperm sayısının ve hareketinin azalması<br />
-Spermin yapısal problemleri<br />
-Menide hiç sperm hücresinin olmaması (Azospermi)<br />
-Kanal tıkanıklıkları<br />
-Spermin dışarı çıkmaması (mesaneye boşalması)<br />
-Hormonal nedenler<br />
-Doğumda ya da doğumdan sonra gerçekleşen inmemiş testis<br />
-Çocukluk çağında geçirilen ateşli hastalıklar, ergenlikte kabakulak gibi hastalıklar<br />
-Genetik hastalıklar<br />
-Varikosel (testise giden damarların genişlemesi)<br />
-Sifiliz, gonore gibi hastalıklar<br />
-Cinsel fonksiyon bozuklukları (sertleşme ve erken boşalma gibi)<br />
-Şeker hastalığı<br />
-Geçirilmiş kanser tedavisi<br />
-Enfeksiyonlar<br />
-Testosteron eksikliği<br />
-Aşırı sigara ya da alkol tüketimi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Azospermi</span> (erkekte hiç canlı sperm hücresinin bulunmaması durumu) tanısı konulmuş erkeklerde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">mikroTESE</span> öncesi ilaç tedavi uygulanıyor mu?<br />
<br />
Hipogonadotropik hipogonadizm gibi bazı hormonal yetersizliklere bağlı ortaya çıkan azospemilerde tanımlanmış tedavi yöntemleri vardır ve başarılı şekilde uygulanmaktadır. Bunun dışında özellikle genetik bir sebebe bağlı olarak ortaya çıkmamış azospermik erkeklerde ise testis içi doğal testesteronu arttırmaya yönelik ilaç tedavilerinin faydası görülmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MicTESE</span> işleminde üroloğun ve embriyoloji laboratuvarının tecrübesi sperm bulunma oranlarına etki ediyor mu?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MikroTESE</span> işleminin başarısı doğrudan hem üroloğun hem de embriyoloji laboratuvarının tecrübesine ve hücre ayrıştırma/analiz yöntemlerine bağlı olarak değişmektedir. Ürologun sperm üretimi olan doğru dokuydu bulabilmesi hem teknik alt yapıya hem de tecrübeye bağlıdır. Nadir Sperm üretimi olan bu özel dokuların işlenmesi ve spermin ayrıştırılması ise embriyoloji laboratuvarının tecrübesine, kullandığı ekipman ve yöntemlerine doğrudan bağlıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erkeklerde görülen kısırlığın nedenleri ve tedavi yöntemleri</span><br />
<br />
Ağır erkek infertilitesinde gelişen embriyolarda genetik analiz yapılmalı mı?<br />
<br />
Gelişen embriyolarda genetik analiz daha çok ileri anne yaşı olan kadınlarda tercih edilmektedir. Son çıkan çalışmalarda ileri derecede sperm bozukluklarının hem embriyo gelişimini olumsuz etkileyebileceği hem de embriyolarda kromozomal problemlerin artışına sebep verebileceği gösterilmiştir. İlk 1-2 tüp bebek denemesinden olumlu sonuç alınamazsa NGS önerilmesinler fayda olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sperm hücrelerinde spermiogram dışında başka ileri testler uygulanıyor mu?</span><br />
<br />
Özellikle spermlerde ağır morfolojik problemlerin olduğu, sayı ve hareketliliğin düşük olduğu ve beraberinde başarışız denemelerde varsa sperm hücrelerinde yüksek DNA kırılması var mı yok mu diye analiz yapmanın faydası olacaktır. Eğer spermde yüksek DNA kırıkları mevcutsa hem embriyo gelişimini olumsuz etkileyebilir hem de erken dönem düşüklere sebebiyet verebilir. Bu nedenle tüp bebek tedavisi öncesi antioksidan kullanılması ve hatta gerekli olmadı durumunda testisten sperm alınması başarı oranlarını arttırmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tüp bebek uygulamalarında sperm seçiminin önemi var mıdır ve hangi seçim yöntemleri başarıyı artırabilir?</span><br />
<br />
Spermin morfolojisiyle içindeki DNA’nın paketlenme kalitesi arasında ilişki olduğunu biliyoruz. Bu nedenle özellikle IMSI dediğimiz ileri görüntüleme ve büyütme yöntemleri kullanarak spermin seçilmesi başarıyı artırmaktadır.<br />
<br />
Özelikle kötü sperm morfolojisine bağlı ortaya çıkabilen düşük döllenme problemini çözmek için hangi laboratuvar yöntemlerini kullanıyorsunuz?<br />
<br />
Kötü sperm kalitesi yumurtalarda düşük döllenmeye sebebiyet verebilir. Bu gibi durumlarda mikroenjeksiyon sonrasında yumurtayı özel kimyasal ya da elektrik aktivasyonu ile uyarmak döllenme oranlarını artıracaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Milliyet</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Erkeklerde Görülen Kısırlığın Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri</span></span></span><br />
<br />
Çevresel koşulların da olumsuz etkilerine bağlı olarak önemi giderek artan erkek kısırlığı, günümüzde modern yöntemlerle tedavi edilebiliyor.<br />
<br />
“Özellikle evlilik sonrasında ortaya çıkan kısırlık, gerek evlilik hayatında gerekse cinsel hayatta pek çok problemin kaynağı olarak karşımıza çıkıyor. Ancak günümüzde yapılan işlemler sonrasında tüp bebek tedavisine bile gerek kalmadan hastaların çocuk sahibi olması sağlanabiliyor” diyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof.Dr. Yücel Karaman, erkeklerde görülen infertilitenin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında detaylı bilgiler paylaştı.<br />
<br />
<img src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/0x410/61239c5086b2471d18bdaa11.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 61239c5086b2471d18bdaa11.jpg]" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Prof.Dr. Yücel Karaman,</span> “Erkeklerde kısırlık belirtileri, kadınlarda kısırlık belirtilerinden daha az ortaya çıkmaktadır. Kısırlık sorunuyla karşı karşıya olduğunu çoğu erkek bebek sahibi olamadığı için doktora başvurduğunda öğrenir” diyerek erkeklerde görülen kısırlığın sebeplerini şöyle sıraladı:<br />
<br />
-Sperm sayısının ve hareketinin azalması<br />
-Spermin yapısal problemleri<br />
-Menide hiç sperm hücresinin olmaması (Azospermi)<br />
-Kanal tıkanıklıkları<br />
-Spermin dışarı çıkmaması (mesaneye boşalması)<br />
-Hormonal nedenler<br />
-Doğumda ya da doğumdan sonra gerçekleşen inmemiş testis<br />
-Çocukluk çağında geçirilen ateşli hastalıklar, ergenlikte kabakulak gibi hastalıklar<br />
-Genetik hastalıklar<br />
-Varikosel (testise giden damarların genişlemesi)<br />
-Sifiliz, gonore gibi hastalıklar<br />
-Cinsel fonksiyon bozuklukları (sertleşme ve erken boşalma gibi)<br />
-Şeker hastalığı<br />
-Geçirilmiş kanser tedavisi<br />
-Enfeksiyonlar<br />
-Testosteron eksikliği<br />
-Aşırı sigara ya da alkol tüketimi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Azospermi</span> (erkekte hiç canlı sperm hücresinin bulunmaması durumu) tanısı konulmuş erkeklerde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">mikroTESE</span> öncesi ilaç tedavi uygulanıyor mu?<br />
<br />
Hipogonadotropik hipogonadizm gibi bazı hormonal yetersizliklere bağlı ortaya çıkan azospemilerde tanımlanmış tedavi yöntemleri vardır ve başarılı şekilde uygulanmaktadır. Bunun dışında özellikle genetik bir sebebe bağlı olarak ortaya çıkmamış azospermik erkeklerde ise testis içi doğal testesteronu arttırmaya yönelik ilaç tedavilerinin faydası görülmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MicTESE</span> işleminde üroloğun ve embriyoloji laboratuvarının tecrübesi sperm bulunma oranlarına etki ediyor mu?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MikroTESE</span> işleminin başarısı doğrudan hem üroloğun hem de embriyoloji laboratuvarının tecrübesine ve hücre ayrıştırma/analiz yöntemlerine bağlı olarak değişmektedir. Ürologun sperm üretimi olan doğru dokuydu bulabilmesi hem teknik alt yapıya hem de tecrübeye bağlıdır. Nadir Sperm üretimi olan bu özel dokuların işlenmesi ve spermin ayrıştırılması ise embriyoloji laboratuvarının tecrübesine, kullandığı ekipman ve yöntemlerine doğrudan bağlıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erkeklerde görülen kısırlığın nedenleri ve tedavi yöntemleri</span><br />
<br />
Ağır erkek infertilitesinde gelişen embriyolarda genetik analiz yapılmalı mı?<br />
<br />
Gelişen embriyolarda genetik analiz daha çok ileri anne yaşı olan kadınlarda tercih edilmektedir. Son çıkan çalışmalarda ileri derecede sperm bozukluklarının hem embriyo gelişimini olumsuz etkileyebileceği hem de embriyolarda kromozomal problemlerin artışına sebep verebileceği gösterilmiştir. İlk 1-2 tüp bebek denemesinden olumlu sonuç alınamazsa NGS önerilmesinler fayda olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sperm hücrelerinde spermiogram dışında başka ileri testler uygulanıyor mu?</span><br />
<br />
Özellikle spermlerde ağır morfolojik problemlerin olduğu, sayı ve hareketliliğin düşük olduğu ve beraberinde başarışız denemelerde varsa sperm hücrelerinde yüksek DNA kırılması var mı yok mu diye analiz yapmanın faydası olacaktır. Eğer spermde yüksek DNA kırıkları mevcutsa hem embriyo gelişimini olumsuz etkileyebilir hem de erken dönem düşüklere sebebiyet verebilir. Bu nedenle tüp bebek tedavisi öncesi antioksidan kullanılması ve hatta gerekli olmadı durumunda testisten sperm alınması başarı oranlarını arttırmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tüp bebek uygulamalarında sperm seçiminin önemi var mıdır ve hangi seçim yöntemleri başarıyı artırabilir?</span><br />
<br />
Spermin morfolojisiyle içindeki DNA’nın paketlenme kalitesi arasında ilişki olduğunu biliyoruz. Bu nedenle özellikle IMSI dediğimiz ileri görüntüleme ve büyütme yöntemleri kullanarak spermin seçilmesi başarıyı artırmaktadır.<br />
<br />
Özelikle kötü sperm morfolojisine bağlı ortaya çıkabilen düşük döllenme problemini çözmek için hangi laboratuvar yöntemlerini kullanıyorsunuz?<br />
<br />
Kötü sperm kalitesi yumurtalarda düşük döllenmeye sebebiyet verebilir. Bu gibi durumlarda mikroenjeksiyon sonrasında yumurtayı özel kimyasal ya da elektrik aktivasyonu ile uyarmak döllenme oranlarını artıracaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Milliyet</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Andropoz Nedir?]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-andropoz-nedir.html</link>
			<pubDate>Wed, 05 Jan 2022 20:46:40 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1">şenol</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-andropoz-nedir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Andropoz Nedir?</span><br />
<br />
Andropoz, erkeğin yaşlanmasına bağlı olarak kan düzeyinde testosteron hormonunun azalmasıyla oluşan bir süreçtir.<br />
<br />
Halk arasında erkeklik hormonu olarak da bilinen testosteron seviyesinin azalmasıyla oluşan bu sürecin en büyük belirtisi, cinsel fonksiyonlardaki azalmadır. Ancak hem kadınlarda hem de erkeklerde bulunan bu hormon, aslında kişinin ruh hâlinin dengelenmesinde de etkilidir. Farklı bir deyişle testosteron hormonu azaldığında, erkeğin yalnızca cinsel performansı değil aynı zamanda psikolojisi de etkilenir. Depresif ruh hâli, uyku bozuklukları, cildin hızla kırışması ve göbek çevresinde yağlanma gibi pek çok probleme yol açan andropoz, yaşlanmaya bağlı olarak testosteron hormon seviyesinin düşmesi olarak da tanımlanabilir. Kadınlardaki menopoz dönemine benzer belirtilere yol açan andropoz, kadın menopozundan farklı olarak her erkekte görülmez. Ancak testosteron eksikliğiyle oluşan andropoz, erkeklerin hayatında ciddi değişimlere yol açar. Terleme, sıcak basması, hâlsizlik, yorgunluk, iktidarsızlık, kas kültesinde azalma, depresyon ve hırçın davranışlara neden olan andropoz döneminde, cinsel isteksizlik ve ereksiyon problemleri de sıklıkla görülür. Testosteron üretiminin azalmasına bağlı olarak gelişen bu durum, çoğunlukla 50 yaşından sonra ortaya çıksa da andropoz döneminin ortaya çıkmasında kesin bir yaş sınırı bulunmaz. Yaşlanan adam sendromu ya da erkek menopozu olarak da anılan andropoz, testosteron replasmanı ile düzenlenebilen bir süreçtir. Testosteron hormon üretiminin azalmasıyla oluşan andropoz belirtileri konusuna geçmeden önce, sıklıkla merak edilen "Andropoz nedir?" sorusunu yanıtlamak gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Andropoz Nedir?</span><br />
Erkeklik hormonu olarak da bilinen testosteron, erkeklerde testisler tarafından salgılanır. Sperm üretiminde oldukça büyük bir rolü bulunan testosteron, gelişim döneminde kas ve kemik gelişimini de etkiler. İlerleyen yaşlarda kas gücü ve kütlesinin korunması, kemik yoğunluğunun dengelenmesi ve saç sağlığının korunması gibi işlevleri bulunur. Erkeklerde cinsel isteğin uyanması ve cinsel fonksiyonların yerine getirilmesiyle de direkt olarak bağlantılı olan testosteron hormonunun kan düzeyinde azalması, erkek vücudunda pek çok değişime yol açar. Testosteron hormon seviyesinin azalmasıyla ortaya çıkan şikayetlerin oluşturduğu durum, andropoz ya da yaşlanan adam sendromu olarak tanımlanır. Erkekler, 40 yaşından 50 yaşına kadar kan düzeyinde bulunan testosteron hormonunun yaklaşık %10'unu, 50 yaşından sonra ise her 10 yılda bir yaklaşık %25'ini kaybeder. Bu durum kişiden kişiye farklılık gösterdiğinden, andropoz döneminin kesin bir başlangıç yaşı da bulunmaz. Ancak andropoz, çoğunlukla 50 yaşından sonra görülen doğal bir süreçtir ve kadınlardaki menopoz dönemine benzer şikayetler oluşmasına yol açar. Andropoz, erkeklerde cinsel işlev bozuklukları, uyku problemleri, kas ve kemik dokusunda azalma, öz güven kaybı, depresif ruh hâli, anksiyete, hırçınlık, enerji ve motivasyon düşüklüğü, vücut tüylerinde azalma, kalp ve damar bozuklukları gibi pek çok farklı sorunun ortaya çıkmasına neden olabilir. Sıklıkla merak edilen sorulardan biri olan "Andropoz ne demek?" sorusu bu şeklide yanıtlanabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Andropoz Nedenleri Nelerdir?</span><br />
Her erkekte testosteron üretimi farklı düzeydedir. Orta yaşa gelen tüm erkeklerin testosteron seviyesinde bir miktar azalma olsa da kişi üzerinde yarattığı etkileri aynı düzeyde olmayabilir. Farklı bir deyişle 40 yaşından sonra erkeklerde testosteron seviyesi gerilese de bu gerileme, her erkekte aynı seviyede olmaz. Bu yönüyle andropoz, kadınlarda görülen menopoz döneminden oldukça farklıdır. Kan dolaşımındaki testosteron hormonunun azalması en önemli andropoz nedeni olarak bilinir. Ancak erkeklerde yaşın ilerlemesiyle birlikte oluşan tek farklılık, testosteron seviyesinin azalması değildir. Özellikle seks hormonu bağlayan globülin (SHBG) de andropoz oluşumunda önemli bir rol oynar. SHBG, kanda bulunan ve vücut için gerekli olan testosteronun bir kısmını bağlayan hormondur. Yaşın ilerlemesiyle birlikte kanda SHBG hormon düzeyi de artar. Bu durum, biyolojik olarak kullanılabilir durumda olan testosteron seviyesinin azalmasına yol açar. Tüm bunlara bağlı olarak testosteron seviyesi geriler ve testosteron ihtiyacı olan doku ve organlar testosteron hormonunu yeterince alamaz. Kişide testosteron eksikliğine bağlı olarak görülen şikayetler oluşmaya başlar ve böylece kişi, andropoz dönemine girmiş olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Andropoz Belirtileri Nelerdir?</span><br />
Erkeğin yaşlanmasına bağlı olarak kan düzeyindeki testosteron seviyesi azalır. Andropoz, pek çok açıdan kadınlarda görülen menopoz dönemine benzese de bu durum, menopozdan oldukça farklıdır. Kadınlarda, menopoz dönemi kaçınılmazken erkeklerde testosteron miktarının her kişide aynı miktarda olmaması ve aynı düzeyde azalmaması söz konusu olabilir. Ancak yine de andropoz belirtileri, bazı açılardan menopoz döneminde görülen semptomlarla benzerlik gösterir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kişinin hem psikolojik hem de fizyolojik açıdan etkilenmesine neden olan andropoz döneminde sıklıkla görülen belirtilerin bir kısmı, şu şekilde sıralanabilir:</span></span><br />
<br />
Aniden gelen ateş basma hissi,<br />
Aşırı terleme,<br />
Ciltte kuruluk hissi ve cilt kırışıklıkların artması,<br />
Vücut tüylerinde azalma,<br />
Yağ kitlesinde artış, (memelerde büyüme, göbek bölgesinde hızlı yağlanma)<br />
Kas ve eklem ağrıları,<br />
Kemik erimesi,<br />
Anemi problemleri,<br />
Konsantrasyon bozuklukları,<br />
Zihinsel faaliyetlerin zayıflaması,<br />
Entelektüel seviyede gerileme,<br />
Yorgunluk ve hâlsizlik hissi,<br />
Ani duygu durum değişimleri,<br />
Depresyon,<br />
Hayattan keyif alamama,<br />
Alınganlığın artması,<br />
Sinirli ve hırçın hissetme,<br />
Uyku problemleri,<br />
Cinsel isteksizlik,<br />
Ereksiyon problemleri,<br />
Erken boşalma,<br />
Testis disfonksiyonu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Andropoz Tanısı Nasıl Koyulur?</span><br />
Andropoz belirtilerinin neden olduğu şikayetlerle kişinin hekime başvurmasının ardından hekim, ayrıntılı olarak kişinin anamnezini alır. Bu sırada hekim, belirtiler hakkında ayrıntılı sorular yönelterek olası diğer hastalıkları eler. Daha sonra hekim, eldeki veriler ışığında andropoz tanısını netleştirmek ve diğer hastalıkları elemek için laboratuvar tetkiklerinin yapılmasını ister. Kan düzeyinde testosteron seviyesinin belirlenmesi için, total testosteron, serbest testosteron, LH, FSH ve prolaktin hormon düzeyleri incelenir. Bu test çoğunlukla testosteron seviyesinin en yüksek düzeyde olduğu sabah 8 ila 11 saatleri arasında yapılır. Test sonuçlarının çıkmasıyla birlikte hekim, andropoz tanısı koyabilir. Andropoz tanısının doğru bir şekilde koyulabilmesi için kişinin hekime karşı açık konuşması ve belirtilerini doğru bir şekilde aktarması son derece önemlidir. Cinsel problemlerin konuşulmaktan çekinilmesi ya da sorulan sorulara yanıltıcı cevaplar verilmesi, yanlış tanı koyulmasına neden olabilir. Hekimle görüşmekten çekinen kişilerin başvurduğu bitkisel tedavi yöntemleri üzerinde yeterli çalışmalar yapılmadığından bu tür tedavilerden uzak durulmalıdır. Bitkisel ilaçların bazı durumlarda, yaşın ilerlemesine bağlı olarak görülen diğer hastalıkların tedavisinde kullanılan medikal ilaçlarla etkileşime girerek farklı sağlık problemleri oluşturabileceği de unutulmamalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Andropoz Tedavisi Yöntemleri Nelerdir?</span><br />
Erkeklerin yaşlanmasına bağlı olarak ortaya çıkan andropoz, yarattığı fiziksel etkilerinin yanı sıra psikolojik etkileriyle de erkeklerin hayattan keyif almalarını engelleyebilen bir durumdur. Bu yüzden andropoz belirtileri ile hekime başvurmak ve tanı almak son derece önemlidir. Andropoz tedavisinde multidisipliner olarak hem bedensel hem de ruhsal etkilerin azaltılması hedeflenir. Kişinin derin ruhsal çöküntü yaşaması durumunda farklı tedavi yöntemleri uygulanabilir. Andropoz tedavisi için uygulanan etkin tedavi yöntemlerinden biri testosteron replasmanıdır. Ancak genel olarak andropoz belirtileri kişinin hayatını zorlaştırmıyorsa andropoz, mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durum değildir. Bu durumda sağlıklı yaşam tarzı benimsenerek, günlük hayata devam edilebilir. Düzenli uyumak, gün içinde fiziksel aktivitelerde bulunmak, aşırı kilo alımından kaçınmak, dengeli ve düzenli beslenmek, kişinin genel sağlığının iyileşmesine de yardımı olur.<br />
<br />
Eğer siz de kendinizde andropoz belirtileri olduğunu düşünüyorsanız ve bu durum hayatınızı olumsuz etkiliyorsa en yakın sağlık kuruluşuna giderek kontrollerinizi yaptırabilir ve testosteron replasmanı hakkında hekiminizle ayrıntılı olarak görüşebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Medicalpark</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Andropoz Nedir?</span><br />
<br />
Andropoz, erkeğin yaşlanmasına bağlı olarak kan düzeyinde testosteron hormonunun azalmasıyla oluşan bir süreçtir.<br />
<br />
Halk arasında erkeklik hormonu olarak da bilinen testosteron seviyesinin azalmasıyla oluşan bu sürecin en büyük belirtisi, cinsel fonksiyonlardaki azalmadır. Ancak hem kadınlarda hem de erkeklerde bulunan bu hormon, aslında kişinin ruh hâlinin dengelenmesinde de etkilidir. Farklı bir deyişle testosteron hormonu azaldığında, erkeğin yalnızca cinsel performansı değil aynı zamanda psikolojisi de etkilenir. Depresif ruh hâli, uyku bozuklukları, cildin hızla kırışması ve göbek çevresinde yağlanma gibi pek çok probleme yol açan andropoz, yaşlanmaya bağlı olarak testosteron hormon seviyesinin düşmesi olarak da tanımlanabilir. Kadınlardaki menopoz dönemine benzer belirtilere yol açan andropoz, kadın menopozundan farklı olarak her erkekte görülmez. Ancak testosteron eksikliğiyle oluşan andropoz, erkeklerin hayatında ciddi değişimlere yol açar. Terleme, sıcak basması, hâlsizlik, yorgunluk, iktidarsızlık, kas kültesinde azalma, depresyon ve hırçın davranışlara neden olan andropoz döneminde, cinsel isteksizlik ve ereksiyon problemleri de sıklıkla görülür. Testosteron üretiminin azalmasına bağlı olarak gelişen bu durum, çoğunlukla 50 yaşından sonra ortaya çıksa da andropoz döneminin ortaya çıkmasında kesin bir yaş sınırı bulunmaz. Yaşlanan adam sendromu ya da erkek menopozu olarak da anılan andropoz, testosteron replasmanı ile düzenlenebilen bir süreçtir. Testosteron hormon üretiminin azalmasıyla oluşan andropoz belirtileri konusuna geçmeden önce, sıklıkla merak edilen "Andropoz nedir?" sorusunu yanıtlamak gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Andropoz Nedir?</span><br />
Erkeklik hormonu olarak da bilinen testosteron, erkeklerde testisler tarafından salgılanır. Sperm üretiminde oldukça büyük bir rolü bulunan testosteron, gelişim döneminde kas ve kemik gelişimini de etkiler. İlerleyen yaşlarda kas gücü ve kütlesinin korunması, kemik yoğunluğunun dengelenmesi ve saç sağlığının korunması gibi işlevleri bulunur. Erkeklerde cinsel isteğin uyanması ve cinsel fonksiyonların yerine getirilmesiyle de direkt olarak bağlantılı olan testosteron hormonunun kan düzeyinde azalması, erkek vücudunda pek çok değişime yol açar. Testosteron hormon seviyesinin azalmasıyla ortaya çıkan şikayetlerin oluşturduğu durum, andropoz ya da yaşlanan adam sendromu olarak tanımlanır. Erkekler, 40 yaşından 50 yaşına kadar kan düzeyinde bulunan testosteron hormonunun yaklaşık %10'unu, 50 yaşından sonra ise her 10 yılda bir yaklaşık %25'ini kaybeder. Bu durum kişiden kişiye farklılık gösterdiğinden, andropoz döneminin kesin bir başlangıç yaşı da bulunmaz. Ancak andropoz, çoğunlukla 50 yaşından sonra görülen doğal bir süreçtir ve kadınlardaki menopoz dönemine benzer şikayetler oluşmasına yol açar. Andropoz, erkeklerde cinsel işlev bozuklukları, uyku problemleri, kas ve kemik dokusunda azalma, öz güven kaybı, depresif ruh hâli, anksiyete, hırçınlık, enerji ve motivasyon düşüklüğü, vücut tüylerinde azalma, kalp ve damar bozuklukları gibi pek çok farklı sorunun ortaya çıkmasına neden olabilir. Sıklıkla merak edilen sorulardan biri olan "Andropoz ne demek?" sorusu bu şeklide yanıtlanabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Andropoz Nedenleri Nelerdir?</span><br />
Her erkekte testosteron üretimi farklı düzeydedir. Orta yaşa gelen tüm erkeklerin testosteron seviyesinde bir miktar azalma olsa da kişi üzerinde yarattığı etkileri aynı düzeyde olmayabilir. Farklı bir deyişle 40 yaşından sonra erkeklerde testosteron seviyesi gerilese de bu gerileme, her erkekte aynı seviyede olmaz. Bu yönüyle andropoz, kadınlarda görülen menopoz döneminden oldukça farklıdır. Kan dolaşımındaki testosteron hormonunun azalması en önemli andropoz nedeni olarak bilinir. Ancak erkeklerde yaşın ilerlemesiyle birlikte oluşan tek farklılık, testosteron seviyesinin azalması değildir. Özellikle seks hormonu bağlayan globülin (SHBG) de andropoz oluşumunda önemli bir rol oynar. SHBG, kanda bulunan ve vücut için gerekli olan testosteronun bir kısmını bağlayan hormondur. Yaşın ilerlemesiyle birlikte kanda SHBG hormon düzeyi de artar. Bu durum, biyolojik olarak kullanılabilir durumda olan testosteron seviyesinin azalmasına yol açar. Tüm bunlara bağlı olarak testosteron seviyesi geriler ve testosteron ihtiyacı olan doku ve organlar testosteron hormonunu yeterince alamaz. Kişide testosteron eksikliğine bağlı olarak görülen şikayetler oluşmaya başlar ve böylece kişi, andropoz dönemine girmiş olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Andropoz Belirtileri Nelerdir?</span><br />
Erkeğin yaşlanmasına bağlı olarak kan düzeyindeki testosteron seviyesi azalır. Andropoz, pek çok açıdan kadınlarda görülen menopoz dönemine benzese de bu durum, menopozdan oldukça farklıdır. Kadınlarda, menopoz dönemi kaçınılmazken erkeklerde testosteron miktarının her kişide aynı miktarda olmaması ve aynı düzeyde azalmaması söz konusu olabilir. Ancak yine de andropoz belirtileri, bazı açılardan menopoz döneminde görülen semptomlarla benzerlik gösterir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kişinin hem psikolojik hem de fizyolojik açıdan etkilenmesine neden olan andropoz döneminde sıklıkla görülen belirtilerin bir kısmı, şu şekilde sıralanabilir:</span></span><br />
<br />
Aniden gelen ateş basma hissi,<br />
Aşırı terleme,<br />
Ciltte kuruluk hissi ve cilt kırışıklıkların artması,<br />
Vücut tüylerinde azalma,<br />
Yağ kitlesinde artış, (memelerde büyüme, göbek bölgesinde hızlı yağlanma)<br />
Kas ve eklem ağrıları,<br />
Kemik erimesi,<br />
Anemi problemleri,<br />
Konsantrasyon bozuklukları,<br />
Zihinsel faaliyetlerin zayıflaması,<br />
Entelektüel seviyede gerileme,<br />
Yorgunluk ve hâlsizlik hissi,<br />
Ani duygu durum değişimleri,<br />
Depresyon,<br />
Hayattan keyif alamama,<br />
Alınganlığın artması,<br />
Sinirli ve hırçın hissetme,<br />
Uyku problemleri,<br />
Cinsel isteksizlik,<br />
Ereksiyon problemleri,<br />
Erken boşalma,<br />
Testis disfonksiyonu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Andropoz Tanısı Nasıl Koyulur?</span><br />
Andropoz belirtilerinin neden olduğu şikayetlerle kişinin hekime başvurmasının ardından hekim, ayrıntılı olarak kişinin anamnezini alır. Bu sırada hekim, belirtiler hakkında ayrıntılı sorular yönelterek olası diğer hastalıkları eler. Daha sonra hekim, eldeki veriler ışığında andropoz tanısını netleştirmek ve diğer hastalıkları elemek için laboratuvar tetkiklerinin yapılmasını ister. Kan düzeyinde testosteron seviyesinin belirlenmesi için, total testosteron, serbest testosteron, LH, FSH ve prolaktin hormon düzeyleri incelenir. Bu test çoğunlukla testosteron seviyesinin en yüksek düzeyde olduğu sabah 8 ila 11 saatleri arasında yapılır. Test sonuçlarının çıkmasıyla birlikte hekim, andropoz tanısı koyabilir. Andropoz tanısının doğru bir şekilde koyulabilmesi için kişinin hekime karşı açık konuşması ve belirtilerini doğru bir şekilde aktarması son derece önemlidir. Cinsel problemlerin konuşulmaktan çekinilmesi ya da sorulan sorulara yanıltıcı cevaplar verilmesi, yanlış tanı koyulmasına neden olabilir. Hekimle görüşmekten çekinen kişilerin başvurduğu bitkisel tedavi yöntemleri üzerinde yeterli çalışmalar yapılmadığından bu tür tedavilerden uzak durulmalıdır. Bitkisel ilaçların bazı durumlarda, yaşın ilerlemesine bağlı olarak görülen diğer hastalıkların tedavisinde kullanılan medikal ilaçlarla etkileşime girerek farklı sağlık problemleri oluşturabileceği de unutulmamalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Andropoz Tedavisi Yöntemleri Nelerdir?</span><br />
Erkeklerin yaşlanmasına bağlı olarak ortaya çıkan andropoz, yarattığı fiziksel etkilerinin yanı sıra psikolojik etkileriyle de erkeklerin hayattan keyif almalarını engelleyebilen bir durumdur. Bu yüzden andropoz belirtileri ile hekime başvurmak ve tanı almak son derece önemlidir. Andropoz tedavisinde multidisipliner olarak hem bedensel hem de ruhsal etkilerin azaltılması hedeflenir. Kişinin derin ruhsal çöküntü yaşaması durumunda farklı tedavi yöntemleri uygulanabilir. Andropoz tedavisi için uygulanan etkin tedavi yöntemlerinden biri testosteron replasmanıdır. Ancak genel olarak andropoz belirtileri kişinin hayatını zorlaştırmıyorsa andropoz, mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durum değildir. Bu durumda sağlıklı yaşam tarzı benimsenerek, günlük hayata devam edilebilir. Düzenli uyumak, gün içinde fiziksel aktivitelerde bulunmak, aşırı kilo alımından kaçınmak, dengeli ve düzenli beslenmek, kişinin genel sağlığının iyileşmesine de yardımı olur.<br />
<br />
Eğer siz de kendinizde andropoz belirtileri olduğunu düşünüyorsanız ve bu durum hayatınızı olumsuz etkiliyorsa en yakın sağlık kuruluşuna giderek kontrollerinizi yaptırabilir ve testosteron replasmanı hakkında hekiminizle ayrıntılı olarak görüşebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Medicalpark</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkeklerde En Sık Görülen Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar]]></title>
			<link>https://www.forumteams.com/konu-erkeklerde-en-sik-gorulen-cinsel-yolla-bulasan-hastaliklar.html</link>
			<pubDate>Fri, 24 Dec 2021 16:05:12 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.forumteams.com/member.php?action=profile&uid=1">şenol</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.forumteams.com/konu-erkeklerde-en-sik-gorulen-cinsel-yolla-bulasan-hastaliklar.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Erkeklerde En Sık Görülen Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar</span></span><br />
<br />
Kadınlarda görülen cinsel yolla bulaşan hastalıklar erkeklerde de görülür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu enfeksiyonlarda erkeklerde görülen belirtiler şöyledir;</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Klamidya:</span> Semptomlar idrar yaparken ağrı, alt karın bölgesinde ağrı ve penis akıntısıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genital Hepes (uçuk):</span> Semptomlar kaşıntı ve ağrı, küçük sıvı dolu veya kırmızı renkli yumrular ve ülserler. Bu ülserler sonunda kabuklaşır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HPV:</span> Bulgular karnabahar şekilli siğiller ve penis çevresinde kaşıntı<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bel soğukluğu:</span> Belirtiler arasında idrara çıkma sırasında yanma, sarı veya yeşil akıntı ve testislerde ağrı bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HIV:</span> Belirtiler ateş, döküntü, boğaz ağrısı ve şişmiş lenf düğümleri şeklindedir. Hastalık ilerledikçe semptomlar kötüleşir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Trikomoniyaz:</span> Semptomlar erkeklerde nadirdir, ancak peniste kaşıntı, ağrılı idrara çıkma ve peniste akıntı şeklindedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cinsel yolla bulaşan hastalıklar nasıl önlenebilir?</span><br />
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılmasını önlemenin yolu güvenli sekstir. Tek cinsel partner seçimi koruyucudur. Seks esnasında prezervatif kullanmak bazı enfeksiyonları önleyebilir. Hepatit B ve HPV aşı ile önlenebilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Erkeklerde En Sık Görülen Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar</span></span><br />
<br />
Kadınlarda görülen cinsel yolla bulaşan hastalıklar erkeklerde de görülür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu enfeksiyonlarda erkeklerde görülen belirtiler şöyledir;</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Klamidya:</span> Semptomlar idrar yaparken ağrı, alt karın bölgesinde ağrı ve penis akıntısıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genital Hepes (uçuk):</span> Semptomlar kaşıntı ve ağrı, küçük sıvı dolu veya kırmızı renkli yumrular ve ülserler. Bu ülserler sonunda kabuklaşır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HPV:</span> Bulgular karnabahar şekilli siğiller ve penis çevresinde kaşıntı<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bel soğukluğu:</span> Belirtiler arasında idrara çıkma sırasında yanma, sarı veya yeşil akıntı ve testislerde ağrı bulunur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HIV:</span> Belirtiler ateş, döküntü, boğaz ağrısı ve şişmiş lenf düğümleri şeklindedir. Hastalık ilerledikçe semptomlar kötüleşir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Trikomoniyaz:</span> Semptomlar erkeklerde nadirdir, ancak peniste kaşıntı, ağrılı idrara çıkma ve peniste akıntı şeklindedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cinsel yolla bulaşan hastalıklar nasıl önlenebilir?</span><br />
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılmasını önlemenin yolu güvenli sekstir. Tek cinsel partner seçimi koruyucudur. Seks esnasında prezervatif kullanmak bazı enfeksiyonları önleyebilir. Hepatit B ve HPV aşı ile önlenebilir.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>